ÖZET: Bu karar, Cumhuriyet Savcısı olarak görev yapan başvuranın, lise öğrenimindeki 1 yıl hazırlık eğitimi nedeniyle kademe ilerlemesi talebinin reddine ilişkindir. Başvuran, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 36. maddesi uyarınca bir kademe ilerlemesi talep etmekte, ancak 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu’nun hükümlerinin bu talebi geçersiz kıldığı belirtilmektedir. İlgili mevzuat incelendiğinde, hakim ve savcı yardımcılarının Devlet Memurları Kanunu’na tabi olduğu, ancak bu dönemdeki hizmetlerin kademe ilerlemesi açısından dikkate alınamayacağı ifade edilmektedir.

Kararda, idarenin hukuka bağlılık ilkesi gereği, işlemlerinin belirli bir sebebe dayanması gerektiği vurgulanmakta ve başvuranın talebinin 2802 sayılı Kanun çerçevesinde değerlendirilmediği sonucuna varılmaktadır. Bu durum, başvuranın daha önceki memuriyet statüsünün, hakim ve savcı olarak atama sürecinde dikkate alınamayacağını ortaya koymaktadır. Sonuç olarak, başvuranın kademe ilerlemesi talebinin hukuken yerinde olmadığına karar verilmiştir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2023/6460-S.23.10661

BAŞVURU NO : 2022/18065

KARAR TARİHİ : 29/05/2023

RET KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : HAKİMLER VE SAVCILAR KURULU BAŞKANLIĞI

Cumhuriyet savcısı başvuranın lise öğrenimindeki 1 yıl hazırlık

BAŞVURUNUN KONUSU :

eğitimi nedeniyle hakkında uygulanmayan kademe ilerlemesinin uygulanması talebi hk.

BAŞVURU TARİHİ : 07/12/2022

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran, Silifke Adliyesi’nde sicil numarası ile Cumhuriyet Savcısı olarak görev yapmakta olduğunu, Hakimler ve Savcılar Kuruluna başvuru yaparak 2001-2005 yılları arasında tamamlamış olduğu

Bandırma Kemal Pireci Yabancı Dil Ağırlıklı Lisesi’nde 1 yıl hazırlık sınıfı okuduğu için, 657 sayılı Devlet

Memurları Kanunu’nun 36. maddesinde bulunan “Ortaokul ve dengi, lise ve dengi okulların, normal öğrenim süresinden fazla olması halinde, başarılı her öğrenim yılı için bir kademe ilerlemesi uygulanır” hüküm uyarınca bir kademe ilerlemesinin memuriyet derecesinde uygulanmasını talep ettiğini, ayrıca mezkur talebinde; Cumhuriyet Savcısı Stajyerliği boyunca 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun Genel

İdari Hizmetler Sınıfına tabi personel statüsünde görev yaptığını, bu dönemde mezkur kademe ilerlemesinin memuriyetinde değerlendirilmesi gerektiğini ve yine 2802 sayılı Kanunda boşluk bulunması halinde 657 sayılı Kanunun uygulanması gerektiğinden kademe ilerlemesinin yapılmasının gerekliliğini belirttiğini, fakat Hakimler ve Savcılar Kurulunca talebinin reddedildiğini belirterek lise öğrenimindeki 1 yıl hazırlık eğitimi nedeniyle hakkında uygulanmayan kademe ilerlemesinin uygulanmasını talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Başvuruya ilişkin başvuran tarafından verilen dilekçeye istinaden Hakimler ve Savcılar

Kurulunun İkinci Dairenin13/10/2022 tarihli ve sayılı Kararında,

2.1. İlgilinin sicilinin incelenmesinden; 28.07.2017 tarihinde 9’uncu derecenin l’inci kademesiyle Bandırma

Adli Yargı Hâkim ve Savcı Adaylığına atandığı, 02.11.2018 tarihinde 8’inci derecenin l’inci kademesiyle

Enez (Edime) Cumhuriyet Savcısı olarak mesleğe başladığı,

2.2. 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanununun sadece 54, 56 ve 11’inci maddelerinde çalışma saatleri, izinler ve sosyal yardımlarla ilgili olarak 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa atıf yapılmış olup aynı

Kanunun 13, 14, 31 ve 32’nci maddelerinde hâkim ve Cumhuriyet savcılarının kademe ilerlemeleri ve derece yükselmelerinde sayılabilecek hizmetleri, aday fazlalığı, avukatlık stajının mahkemelerde geçen altı aylık bölümü, muvazzaf askerlik hizmeti, fiilen avukatlıkta geçen sürenin üçte ikisi, yüksek lisans ve doktora öğrenimi olarak gösterildiği, bunların dışında 657 sayılı Kanununda öngörülen bir hizmet yada sürenin Hâkim ve Cumhuriyet savcılarının terfiinde değerlendirilmesi yasal olarak mümkün olmadığı, buna göre; ilgilinin 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 36’ncı maddesi uyarınca Bandırma Kemal Pireci

Yabancı Dil Ağırlıklı Lisesinde fazladan okuduğu bir yıllık sürenin terfiinde değerlendirilmesine ilişkin isteminin reddine oy birliği ile karar verildiği,

3. Başvuru konusu hakkında bilgi-belge talebimize istinaden Adalet Bakanlığının 27/2/2023 tarihli ve – – sayılı cevabi yazısında özetle;

3.1. 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu’nun 7413 sayılı Yasa ile getirilen değişiklikten önceki

“Adaylık” başlıklı 7’nci maddesi, “Atama” başlıklı 13’üncü maddesi ile 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar

Kanununun 18’inci, 19 uncu ve 20 nci maddeleri gereğince, hâkim ve Cumhuriyet savcılarının kademe ilerlemelerinin 657 sayılı Devlet Memurları Kanunundaki şartlardan farklı olarak özel bir düzenlemeye tabi tutulduğu ve mezkûr kanuna herhangi bir atıf yapılmadığı, ayrıca 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun

“Adayların aylıkları” başlıklı 158 inci maddenin 2’nci fıkrasında; “Aday memurlara, asaletleri tasdik edilinceye kadar kademe ilerlemesi uygulanmaz.” hükmünün yer aldığı

açıklamalarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

4. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasasının

4.1. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “…

Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi

Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”,

4.2. “Hakimlik ve savcılık mesleği” başlıklı 140 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında, “Hakim ve savcıların nitelikleri, atanmaları, hakları ve ödevleri, aylık ve ödenekleri, meslekte ilerlemeleri, görevlerinin ve görev yerlerinin geçici veya sürekli olarak değiştirilmesi, haklarında disiplin kovuşturması açılması ve disiplin cezası verilmesi, görevleriyle ilgili veya görevleri sırasında işledikleri suçlarından dolayı soruşturma yapılması ve yargılanmalarına karar verilmesi, meslekten çıkarmayı gerektiren suçluluk

veya yetersizlik halleri ve meslek içi eğitimleri ile diğer özlük işleri mahkemelerin bağımsızlığı ve hakimlik teminatı esaslarına göre kanunla düzenlenir.”,

5. 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı

5 inci maddesinin birinci fıkrasında, “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü

eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” hükmüne yer verilmiştir.

6. 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanununun

6.1. “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde, “Bu Kanunun amacı; a) Adli ve idari yargı hakim ve savcılarının niteliklerini, atanmalarını, hak ve ödevlerini, aylık ve ödeneklerini, meslekte ilerlemelerini, görevlerinin ve görev yerlerinin geçici veya sürekli olarak değiştirilmesini, haklarında disiplin kovuşturması açılmasını ve disiplin cezası verilmesini, görevleriyle ilgili veya görevleri sırasında işledikleri veya kişisel suçlarından dolayı soruşturma yapılmasını ve yargılamalarına karar verilmesini, meslekten çıkarılmayı gerektiren suçluluk veya yetersizlik hallerini, meslek içi eğitimlerini ve diğer özlük işlerini, … Düzenlemektir.”,

6.2. “Hâkim ve savcı yardımcılığı” başlıklı 7 nci maddesinde, “Hâkim ve savcı yardımcılığı dönemini geçirip aşağıdaki koşullara uygun olarak ehliyetini kanıtlamış olmadıkça, hiç kimse hakimlik ve savcılığa atanamaz.

39 uncu madde hükmü saklıdır.

Hâkim ve savcı yardımcıları, Devlet Memurları Kanunundaki Genel İdare Hizmetleri Sınıfına dahil olup, hakimlik ve savcılığın sınıf ve derecelerine dahil değildirler ve haklarında, Devlet Memurları Kanununun bu Kanuna aykırı olmayan hükümleri uygulanır.”,

6.3. “Atama” başlıklı 13 üncü maddesinde, “…Atamalar, ilgililerin hâkim ve savcı yardımcılığına giriş derece ve kademesine bir derece ilâve edilmek suretiyle bulunacak derece ve kademeler üzerinden

Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca yapılır. Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun atamaya ilişkin tüm kararları Resmî Gazetede yayımlanır.

Ayrıca hâkim ve savcı yardımcılığında geçen sürenin tamamı ile avukat adaylığında mahkemelerde yapılmış olan staj süresi, kademe ilerlemesi ve derece yükselmesinde değerlendirilir.”,

6.4. “Muvazzaf askerlik hizmetinin değerlendirilmesi” başlıklı 14 üncü maddesinde, “Muvazzaf askerlik hizmetini yaptıktan sonra hakimlik ve savcılığa atananların askerlikte geçen süreleri kademe ilerlemesi ve derece yükselmesinde değerlendirilir.”

6.5. “Sınıflar ve kıdem” başlıklı 15 inci maddesinde, “Hâkimlik ve savcılık mesleği; üçüncü sınıf, ikinci sınıf, birinci sınıfa ayrılmış ve birinci sınıf olmak üzere dört sınıfa ayrılır.

Birinci sınıfa ayrıldığı tarihten itibaren üç yıl süre ile başarılı görev yapmış ve birinci sınıfa ayrılma niteliklerini yitirmemiş hâkim ve savcılar birinci sınıf olurlar.

Hâkim ve savcıların kıdemleri, bulundukları sınıf ve dereceye göre belirlenir ve o sınıf ve dereceye atandıkları tarihten itibaren hesaplanır. Bir üst sınıf veya derecede bulunanlar alt sınıf veya derecede bulunanlardan kıdemli sayılırlar. Ancak, bu hesaplama yapılırken, 9 uncu maddenin ikinci fıkrasına göre hâkim ve savcı yardımcılığına diğer kamu görevlerinde iktisap ettikleri derece ve kademe üzerinden atananların, bu derece ve kademeleri ile o görevlerde geçen süreleri dikkate alınmaz.

Bulunulan sınıf ve derecenin aynı olması hâlinde sırasıyla, bu sınıf veya dereceye yükselme tarihi, hâkim ve savcı yardımcılığına başlama tarihi, mesleğe başlama tarihi, hâkim ve savcı yardımcılığı sonu başarı puanı dikkate alınarak kıdem durumu belirlenir. Bunların da aynı olması hâlinde, doğum tarihi önce olan kıdemli sayılır.”,

6.6. “Genel Kural” başlıklı 18 inci maddesinde, “Hakimlik ve savcılık mesleğinde bulunanlar aşağıdaki maddelerde gösterilen usul ve esaslar uyarınca her yıl kademe ilerlemesi ve her iki yılda bir derece yükselmesi yaparlar. Süresini dolduranların kademe ilerlemeleri 20 inci madde hükümleri dairesinde yapılır. Derece yükselmeleri ise, yılın Nisan, Ağustos ve Aralık aylarının son günlerinden geçerli olmak üzere Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca yapılır.”,

6.7. “Lisansüstü öğrenim ve uzmanlık eğitimi” başlıklı 31 inci maddesinde, “…Yüksek lisans öğrenimi ile Türkiye ve Ortadoğu Amme İdaresi Enstitüsünün yüksek lisans programını bitirenlere bir kademe ilerlemesi, doktora yapanlara bir derece yükselmesi uygulanır. Ancak, yüksek lisans öğrenimi ile Türkiye ve Ortadoğu Amme İdaresi Enstitüsünün yüksek lisans programını bitirip bir kademe ilerlemesinden yararlananlara, doktora yapmaları hâlinde bir kademe ilerlemesi uygulanır. Türkiye Adalet Akademisinde düzenlenen uzmanlık programlarında başarı ile geçirilen süreler, iki yılı aşmamak üzere, kademe ilerlemesi ve derece yükselmesi incelemesinde değerlendirilir. Bu uygulamada alt derece ve kademede geçen süre, üst derece ve kademede geçmiş sayılır.”,

6.8. “Birinci sınıfa ayrılma koşulları” başlıklı 32 nci maddesinin ikinci fıkrasında, “Meslekleriyle ilgili yüksek lisans öğrenimi yapmış olanlarla Türkiye ve Ortadoğu Amme İdaresi Enstitüsünün yüksek lisans programını ve Türkiye Adalet Akademisinde bir akademik yıldan az olmamak üzere düzenlenen uzmanlık eğitim programını başarıyla bitirenler için dokuz, meslekleriyle ilgili öğrenim dallarında doktora yapanlar için sekiz yıllık meslek kıdemi, birinci sınıfa ayrılmada yeterli sayılır. Ayrıca fiilen avukatlıkta geçen sürenin üçte ikisi, hâkim ve savcı yardımcılarının yardımcılık süresini aşan süreleri, avukatlık stajının üçte ikisi ve askerlik hizmetinde geçen sürenin yarısı, birinci sınıfa ayrılmaya esas sürenin hesabında dikkate alınır. Ancak birinci sınıfa ayrılabilmek için her halde meslekte fiilen üç terfi dönemi çalışmak zorunludur.”,

7. 14/07/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 36 ncı maddesinin A bendinin 6 nolu alt bendinde, “b) Ortaokul ve dengi, lise ve dengi okulların, normal öğrenim süresinden fazla olması halinde, başarılı her öğrenim yılı için bir kademe ilerlemesi uygulanır.”,

hükümleri düzenlenmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

8. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvurunun reddi yönündeki öneri

Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

9. Cumhuriyet Savcısı olarak görev yapmakta olan başvuran, 2001-2005 yılları arasında tamamlamış olduğu Bandırma Kemal Pireci Yabancı Dil Ağırlıklı Lisesi’nde 1 yıl hazırlık sınıfı okuduğu için 657 sayılı

Devlet Memurları Kanununun 36 ncı maddesinin A/6 bendi uyarınca bir kademe ilerlemesinin uygulanmasını talep etmektedir.

10. Bilindiği üzere, idarenin işlem tesis ederken hukuka bağlı olması ve hukuk kuralları içinde hareket etmesi hukuk devletinin ilkelerinden biridir. Bu kapsamda, idari işlemin belli bir sebebe dayanması gerektiği açık bir kuraldır. İdari işlemin dayanağı olan sebebin açıkça kanunlarda gösterilerek bağlı yetkinin bulunduğu durumlarda idarenin, kanunun koyduğu sınırlar içinde kalması, sebep ve konu yönünden kanun ile belirtilen koşullara uyması gerekir.

11. Dosya kapsamında, başvuran, 2802 sayılı Kanunda boşluk bulunması halinde 657 sayılı Kanunun uygulanması gerektiğinden Cumhuriyet Savcısı Stajyerliği boyunca 657 sayılı Devlet Memurları

Kanununun Genel İdari Hizmetler Sınıfına tabi personel statüsünde görev yaptığını, bu dönemde lise öğrenimindeki 1 yıl hazırlık eğitimi nedeniyle 657 sayılı Kanunun 36 ncı maddesinin A/6-b bendinde yer verilen “Ortaokul ve dengi, lise ve dengi okulların, normal öğrenim süresinden fazla olması halinde, başarılı her öğrenim yılı için bir kademe ilerlemesi uygulanır.” hükmü kapsamında kademe ilerlemesinin uygulanması gerektiğini iddia etmektedir.

12. Başvuruya esas mevzuat incelendiğinde ise, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu kapsamında hakim ve savcı yardımcılarının Devlet Memurları Kanunundaki Genel İdare Hizmetleri Sınıfına dahil oldukları, hakimlik ve savcılığın sınıf ve derecelerine dahil olmadıkları ve haklarında, Devlet Memurları

Kanununun bu Kanuna aykırı olmayan hükümleri uygulanacağı düzenlenmiş olmakla birlikte, ilgililerin hakim ve savcı olarak atanmak için gerekli ehliyeti taşıdıklarına ilişkin gerekli koşulların yerine getirilmesi için öngörülen hakim ve savcı yardımcılığı döneminin, asıl atamanın yapılacağı hakim ve savcı statüsüne atanmak için geçici bir süreç olduğu, bu dönemde bu kişilerin Devlet memuru statüsünü ihraz ettiği ve bu statünün kazanılmış hak teşkil ettiği yönünde değerlendirilemeyeceği ve bu açıdan bir Devlet memuru açısından uygulanması öngörülen intibak ve hizmet birleştirme gibi hükümlerin hakim ve savcı yardımcılığı dönemindeki bir kişi hakkında uygulanmasının mümkün olmadığı değerlendirilmektedir.

13. Zira, ilgililer hakkında 2802 sayılı Kanunun uygulanması esas olmakla birlikte bu Kanuna aykırı olmayan Devlet Memurları Kanunu hükümlerinin uygulanabileceği, 2802 sayılı Kanun kapsamında hakim ve savcıların ilerleme, yükselme, intibak, hizmet birleştirmesi gibi hususların ayrıntılı bir şekilde düzenlendiği, başvuranın da belirttiği üzere söz konusu Kanunda 657 sayılı Kanuna atıf yapılan yerlerin son derece sınırlı olduğu, ayrıca hakim ve savcı yardımcılığı süresinin hakim ve savcı olarak atama yapıldıktan sonra ilerleme ve yükselmede değerlendirildiği, bunun haricinde askerlik, avukatlık hizmeti, lisans üstü öğrenim ve uzmanlık eğitimi gibi kademe ilerlemesi ve derece yükselmesine imkan veren hallerin de ayrı ve özel olarak düzenlendiği dikkate alındığında başvuranın uygulanmasını talep ettiği hususun bu Kanun kapsamında düzenlenmemesi yoluna gidildiği açık olup 2802 sayılı Kanunda boşluk olduğu iddiasının yerinde olmadığı anlaşıldığından Cumhuriyet savcısı unvanını ihraz eden başvuran hakkında 657 sayılı Kanun gereğince 1 kademe ilerlemesinin uygulanmasının hukuken yerinde olmadığı değerlendirilmektedir.

14. Ayrıca, başvuran tarafından, meslekte bulunan diğer Cumhuriyet savcıları ve hakimlerinin bazılarının, daha önce görev yaptıkları memuriyet hizmetleri nedeniyle lise öğrenimlerindeki 1 yıl hazırlık eğitimlerini kademe ilerlemesi olarak saydırarak mesleğe intikal etmelerine karşın kendisi gibi bu kademe

ilerlemesinden faydalanmayanlar ile bu kişiler arasında Anayasamızın eşitsizlik ilkesine aykırı olarak çalışma barışı adına olumsuz bir durumun oluşacağı iddia edilmektedir.

15. Bilindiği üzere, 2802 sayılı Kanun gereğince, hâkim ve savcıların kıdemlerinin, bulundukları sınıf ve dereceye göre belirleneceği ve o sınıf ve dereceye atandıkları tarihten itibaren hesaplanacağı, bu hesaplama yapılırken, hâkim ve savcı yardımcılığına diğer kamu görevlerinde iktisap ettikleri derece ve kademe üzerinden atananların, bu derece ve kademeleri ile o görevlerde geçen sürelerinin dikkate alınmayacağı öngörülmektedir.

16. Anayasa Mahkemesi’nin pek çok kararında da vurgulandığı gibi, yasa önünde eşitlik ise herkesin her yönden aynı kurallara bağlı olacağı anlamına gelmez. Kimilerinin haklı bir nedene dayanarak değişik kurallara bağlı tutulmaları eşitlik ilkesine aykırılık oluşturmaz. Durum ve konumlarındaki özellikler, kimi kişiler ya da topluluklar için değişik kuralları ve değişik uygulamaları gerekli kılabilir. Özelliklere, ayrılıklara dayandığı için haklı olan nedenler, ayrı uygulamayı aykırı değil, geçerli kılar. Başka bir anlatımla, kişisel durumları özdeş olanlar arasında, yasalara konulan kurallara dayanılarak değişik uygulamalar yapılamaz.

17. Bu kapsamda, başvuranın daha önce Devlet memuru olarak atamasının yapılmadığı dikkate alındığında, hakim ve savcılığa ataması yapılmadan önce Devlet memuru olarak ataması yapılan ve bu statüde görev yapmış olanlar hakkında 657 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması nedeniyle ilgililerin bu derece ve kademeleri üzerinden hakim ve savcı olarak atamalarının yapıldığı ve ayrıca ilgililerin söz konusu hizmetlerinin hakim ve savcıların kıdemlerinde dikkate alınmadığı anlaşıldığından başvuru konusunda eşitlik ve hakkaniyet ilkellerine aykırılık teşkil edecek bir durumun oluşmadığı soncuna ulaşılmıştır.

18. Yukarı anlatılan hususlar, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Cumhuriyet savcısı olarak görev yapmakta olan başvuranın lise öğrenimindeki 1 yıl hazırlık eğitimi nedeniyle hakkında uygulanmayan kademe ilerlemesinin uygulanması yönündeki başvurunun reddi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

19. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; başvurana verilen cevaplarda hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği bu nedenlerle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup, idareden bundan böyle bu ilkeye de uyması beklenmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

20. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Ankara İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN REDDİNE,

Bu kararın BAŞVURANA ve HAKİMLER VE SAVCILAR KURULU BAŞKANLIĞINA tebliğine,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi