ÖZET: Başvuran, lojman muhasipliği görevini devralmak istemediği için idare tarafından zorla tahliye edilme sürecine maruz kalmıştır. Başvuran, hamileliği ve sağlık sorunları nedeniyle bu görevi üstlenemeyeceğini belirtmiş, ancak idare bu gerekçeleri kabul etmemiştir. İdare, muhasiplik görevinin yerine getirilmemesi durumunda, başvuranın konuttan çıkarılacağına dair tebligatlar yapmıştır.

Danıştay, muhasiplik görevini askeri hizmet niteliğinde görmemiş ve özel hukuk ilişkisi olarak değerlendirmiştir. İlgili mevzuatta muhasiplik görevi için belirli bir düzenleme bulunmadığı, dolayısıyla başvuranın bu görevi kabul etmemesinin hukuken geçerli olduğu sonucuna varılmıştır. Ayrıca, konuttan çıkarılma nedenleri arasında yer almayan bir durumun, genel kurul ve yönetim kuruluna geniş bir takdir hakkı tanınarak uygulanmasının hukuka aykırı olduğu belirtilmiştir.

Sonuç olarak, başvuranın tahliyesine ilişkin işlemlerin geri alınması ve uygun bir konut tahsisi yönünde Milli Savunma Bakanlığı’na tavsiyede bulunulmuştur. Bu karar, başvuranın hak arama özgürlüğüne ve hukukun üstünlüğüne vurgu yapmaktadır.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2020/1636-S.20.2529

BAŞVURU NO : 2019/13703

KARAR TARİHİ : 28/01/2020

TAVSİYE KARARI

MİLLİ SAVUNMA BAKANLIĞI

BAŞVURUYA KONU İDARE :

BAŞVURUNUN KONUSU : Lojman muhasipliği görevi ve lojmandan çıkarılma hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 06/08/2019

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuran Kurumumuza başvurusunda özetle; As.Ş.Bşk.lığının Asal kısmında devlet memuru olarak görev yaptığını, 5’inci Piyade Tugay Komutanlığına bağlı Tümg.

Sitesi Lojmanlarında ikamet ettiğini, 19/04/2019 tarihinde lojman üst yönetim kurulu tarafından muhasip yedeği olarak seçildiğini, seçimin yapıldığı toplantıya ilişkin bilgilendirilmediğini, asil muhasibin lojmandan ayrılması üzerine bu görevi devralmasının istendiğini, kendisinin 9 haftalık hamile olduğunu, hamileliğinde düşük tehlikesi yaşamakta olduğunu, bu nedenlerle muhasiplik görevini yerine getiremeyeceğini beyan ederek muhasiplik görevinden istifa etmek istediğini, başvurularının dikkate alınmadığını, lojman muhasipliğini devralmadığı için lojman kurallarına uymamak ile suçlandığını, muhasiplik görevini devralmadığı takdirde gereken yasal sürecin başlatılacağına dair 05/07/2019 tarihinde tebligat aldığını, haksızlığa ve psikolojik baskıya maruz kaldığını beyan ederek mağduriyetinin giderilmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN ŞİKÂYETE İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Milli Savunma Bakanlığından 24/08/2019 tarih ve sayılı yazımız ile bilgi ve belge talep edilmiş olup yazımıza cevaben İdarenin 16/10/2019 tarih ve sayılı yazısında özetle; 2.1. De.Me. Tümg. Sitesi Lojmanlarında 21/08/2017 tarihinden itibaren oturduğu, 30/04/2019 tarihinde Lojman Genel Kurulu toplantısında muhasip yedeği olarak seçildiği, 30/05/2019 tarihli dilekçesinde yedek muhasiplik görevinin kendisine

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

bildirildiği, başvuranın iş yoğunluğunun fazla olduğu, kadın olarak evindeki sorumluluklarının olduğu, 3.5 yaşında bir çocuğunun olduğundan bahisle lojman muhasipliğini yapamayacağını beyan ederek istifa dilekçesi verdiği, başvuranın istifa dilekçesinin Tümg. Sitesi

Lojman Üst Yönetim Kurulu tarafından incelendiği ve istifa gerekçelerinin kabul edilemediği, bu nedenle görevine devam etmesi gerektiğinin başvurana bildirildiği, 2.2. Başvuranın, 28/06/2019 tarihinde muhasiplik görevinden istifa ettiğine ilişkin yeni bir dilekçe sunduğu, istifa gerekçesi olarak çalıştığı kurumda personel eksikliğinden ötürü mesaisinin yoğun geçtiği, eşinin özel harekât polisi olmasından ötürü ev işlerinin büyük bir kısmını kendisinin yaptığı, üç yaşındaki kızının bakıcıda kaldığı, görev sonrası kızını bakıcıdan alıp eve getirmesi gerektiği, muhasiplik konusunda hiçbir eğitim almadığı ve deneyiminin olmadığını ileri sürdüğü, başvuranın 28/06/2019 tarihli istifa dilekçesine 5’inci.P.Eğt.Tug.K.lığı tarafından 17/07/2019 tarihli verilen cevapta, Türk Silahlı Kuvvetleri

Konut Yönergesi ve Kat Mülkiyeti Kanununun ilgili hükümleri uyarınca Genel Kurul ve

Yönetim Kurulunun kararlarına uymayanlar hakkında Blok Yönetim Kurulu tarafından 1 haftalık süre içerisinde tebligat yapılacağı, tebligatın gereğini yerine getirmeyen kat maliki hakkında konut tahsis makamı tarafından 15 günlük süreyi içeren tebligat yapılacağı, bu kapsamda kat malikinin tebligatın gereklerini yerine getirmemesi halinde konuttan çıkartılacağı hükmünün bildirildiği, 2.3. 26/07/2019 tarihli Olağanüstü Genel Kurul Toplantısında Türk Silahlı Kuvvetleri Konut

Yönergesinin 5’inci bölümünün 4’üncü maddesi kapsamında görevini devralması amacıyla başvurana 1 haftalık süre verildiği, bu kararın Sivas 2’nci Noterliği kanalıyla 05/08/2019 tarihinde başvurana tebliğ edildiği, tebligatta yer alan hususların başvuran tarafından yerine getirilmemesi nedeniyle Lojman Tahsis Makamı tarafından başvurana 15 günlük süre verildiği,

15 günlük süre dolmadan başvuranın konutunu tahliye ettiği,

2.4. Lojman muhasipliği görevinin bedeni çalışmaya dayalı olmayan, kısmi süreli bir çalışma şekli olduğu (ayda 1 veya 2 gün), muhasiplik görevinde manevi bir dayatma söz konusu olmadığı, muhasiplik hizmeti sırasında araç tahsisi yapılabileceği, istifa gerekçesi olarak öne sürülen hususların haklı bir gerekçeye dayanmadığı, başvuranın sunduğu sağlık raporlarının çalışmaya engel oluşturabilecek düzeyde olmadığı ve sağlık raporlarının istifa tarihinden sonra sunulduğu, Türk Silahlı Kuvvetleri Konut Yönergesinin 5’inci bölümünün 3’üncü kısmında

“Her bir konut sakininin Blok Genel Kurulu ve Yönetim Kurulu kararını aynen kabul etmek ve uygulamak, TSK Konut Yönergesi hükümlerinin uygulanmasında görevlilere yardımcı olması gerekmektedir.” hükmünün amir olduğu, muhasiplik görevini yerine getirecek kişinin konuttan yararlananlar arasından seçildiği, 2.5. Başvuranın üzerine düşen görevi yapmaması sonucunda Tümg. Sitesi

Lojmanlarında çalışan kapıcıların maaşları ve Sosyal Güvenlik Kurumu primleri ödenemediği, lojman olağan bakımlarının yapılamadığı, başvuranın görevi kabul etmemek için uğraştığı, başvurana karşı yapılan işlemlerin Anayasa, kanun, yönetmelik ve yönergelere uygun olduğu, ifade edilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

3. 1982 Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinde: “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği

Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”, 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasında: “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 5. 2946 sayılı Kamu Konutları Kanununun; 5.1. “Amaç” başlıklı 1’inci maddesinde: “Bu Kanunun amacı; kamu konutlarının tahsis biçimi, oturma süresi, kira, bakım, onarım ve yönetimine ilişkin temel ilkeleri belirlemektir.”, 5.2. “Kapsam” başlıklı 2’inci maddesinde: “ Bu Kanun; a) Genel bütçeye giren daireler, katma bütçeli kurumlar, il özel idareleri, belediyeler, il özel idareleri ve belediyelerin kurdukları birlikler ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlar,…”, 5.3. “Konuttan çıkarılma” başlıklı 8’inci maddesinde: “ Konutlar, 7’nci maddede belirtilen süreler sonunda boşaltılmaz ise, tahsise yetkili makam tarafından ilgili mülki veya askeri makamlara başvurulur. Bu başvuru üzerine konut başka bir bildirime gerek kalmaksızın, kolluk kuvveti kullanılarak bir hafta içinde zorla boşalttırılır. Zorla boşalttırmaya karşı, idareye ve yargı mercilerine yapılacak başvuru boşalttırma işleminin icra ve infazını durdurmaz.

Konut tahsisine yetkili makam tarafından kendilerine tahsis yapılmadan konutları işgal edenler veya tahsis yapıldıktan sonra gerçeğe aykırı beyanda bulunduğu anlaşılanlar, konut blok veya gruplarındaki diğer konut sakinlerinin huzur ve sükünunu bozucu, genel ahlak değerlerini zedeleyici tutum ve davranışlarda bulunmakta ısrar ettiği tesbit olunanlar hakkında da yukarıdaki fıkra hükmüne göre işlem yapılır.”, 6. 23.9.1984 tarih ve 18524 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe konulmuş

Kamu Konutları Yönetmeliğinin; 6.1. “Amaç” başlıklı 1’inci maddesinde: “Bu Yönetmeliğin amacı, 2946 sayılı Kamu

Konutları Kanununun 2’nci maddesinde belirtilen kurum personeline kamu konutlarının tahsis şekli, oturma süresi, kira, bakım, onarım ve yönetimine ait usül, esas ve şartlar ile uygulamaya dair diğer hususları tespit etmektir.”, 6.2. “Konuttan çıkarılma” kenar başlıklı 34’üncü maddesinin 2’inci fıkrasında: “Konutun tahsisine yetkili makam tarafından kendilerine tahsis yapılmadan konutları işgal edenler veya tahsis yapıldıktan sonra gerçeğe aykırı beyanda bulunduğu anlaşılanlar, konut blok veya gruplarındaki diğer konut sakinlerinin huzur ve sükûnunu bozucu, genel ahlak değerlerini zedeleyici tutum ve davranışlarda bulunanlar ile yönetici veya idare tarafından alınan kararlara uymayanlar ve kendisine yapılan yazılı uyarılara rağmen bu davranışlarında ısrar ettiği tespit edilenler hakkında da yukarıdaki fıkra hükmü uygulanır.”,

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

.

6.3. “Konutlarda Oturanların Uyması Gerekli Esaslar” kenar başlıklı 40’ıncı maddesinin 2’inci fıkrasında: “Yukarıda belirtilen esaslara uymayanlar, yönetici veya kiracılar tarafından ilgili kuruma bildirilir. İdarece bir yazı ile uyarılan ilgilinin aykırı tutum ve davranışını değiştirmemekte ısrar ettiği tutanakla tesbit edilmesi halinde konut tahsis kararı iptal edilerek konuttan çıkartılırlar.”, 7. 319-2 (B) sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Konut Yönergesinin;

7.1. “Genel Esaslar” başlıklı 1’inci bölümünün “Amaç” kenar başlıklı 1’inci maddesinde:

“Bu Yönerge’nin amacı, 23 Eylül 1984 tarih ve 18524 Sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Kamu

Konutları Yönetmeliği gereğince Türk Silahlı Kuvvetleri personeli için Millî Savunma ve

İçişleri Bakanlıklarınca yaptırılan, satın alınan, kiralanan veya bu bakanlıklara tahsis edilen kamu konutlarının; puanlama, tahsis, konuttan çıkarılma ve konutların yönetimine ilişkin esasları belirlemektir.”, 7.2. “Konuttan Yararlanacaklar, Konutta Oturanların Uyması Gereken Esaslar” başlıklı

5’inci bölümün “Konutlardan Yararlanacak Personel” kenar başlıklı 1’inci maddesinde:

“Konutlar, Türk Silahlı Kuvvetleri mensubu evli, bekâr veya dul; subay, istisnai memur/atamalı veya sözleşmeli sivil öğretim elemanı, astsubay, sivil memur, uzman jandarma ve uzman erbaşlardan bakmakla yükümlü olduğu aile fertleri ile birlikte oturacağını beyan edenlere tahsis edilir.”, 7.3. “Konuttan Yararlanacaklar, Konutta Oturanların Uyması Gereken Esaslar” başlıklı

5’inci bölümün “Konutlardan Yararlanamayacaklar” kenar başlıklı 2’inci maddesinde:

“Durumu aşağıda belirtilen personel: a. Başka bir kamu kurum veya kuruluşunda çalışan eşine tahsis edilen konutta oturan personel, bu konutta oturduğu sürece, b. Bu bölümün 3’üncü maddesinde belirtilen esaslara uymadığından konuttan çıkarılan personel aynı garnizonda tüm garnizonlarda bir yıl süreyle, c. Evli, bekar veya dul olup, bakmakla yükümlü aile fertleri ile beraber oturmayan personel bu durumunun devamı süresince, konutlardan yararlanamaz.”, 7.4. “Konuttan Yararlanacaklar, Konutta Oturanların Uyması Gereken Esaslar” başlıklı 5’inci bölümün “Konutlarda Oturanların Uyması Gereken Esaslar” başlıklı 3’üncü maddesinde: Kendisine konut tahsis edilen personel görev ve hastalık durumları hariç konutta oturmakla yükümlüdür. Konut sakinleri; a. Konutlar hakkında Kanun, Yönetmelik, Yönerge, Özel Yönerge, emir hükümlerine ve genel kurul ile yönetim kurulu kararlarına uymak,…

p. TSK Konut Yönerge’si hükümlerinin uygulanmasında görevlilere yardımcı olmak, daire içerisinde yapılması gereken onarımlara müsaade etmek ve gerektiğinde alt veya üst kattaki onarım için kendi dairesinde yapılacak çalışmalara imkân vermek, r. Olağan veya olağanüstü konut toplantılarına katılmak, genel kurul ve yönetim kurulu kararlarına ve ortak hizmetlerin yürütülmesinde garnizon özel Talimatına ve yetkililerce yapılacak bildirilere uymak,…

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

zorundadırlar.”, 7.5. “Konuttan Yararlanacaklar, Konutta Oturanların Uyması Gereken Esaslar” başlıklı

5’inci bölümün “Kurallara uymayanlara yapılacak işlemler” başlıklı 4’üncü maddesinde:

“Kanun, Yönetmelik, Yönerge, Talimat, emir ve bu bölümün 3’üncü maddesinde belirtilen esaslara, genel kurul ve yönetim kurulunun kararlarına uymayanlara, blok yönetim kurulunca yapılacak inceleme sonucunda durumları tutanakla tespit edilerek kurallara uyması için yazılı tebligat yapılır ve ifası için bir haftalık süre verilir. Bir hafta içinde tebligat konusunu yerine getirmeyen personel, derhal konut tahsis makamına bildirilir. Bu makam tarafından da tebligat konusunun yerine getirilmesi personele tebliğ edilir ve onbeş günlük süre verilir. Personelin bu makamın verdiği süre içerisinde de tebligat konusunu yerine getirmediği blok yönetim kurulunca tutanakla tespit edilmesi halinde, konuttan çıkartılır. Ayrıca, Kanun Yönetmelik, Yönerge, Talimat, emir ve bu bölümün 3’ncü maddesinde belirtilen esasları ihlal etme, genel kurul ve yönetim kurulunun kararlarına uymama şeklindeki davranışlarını farklı konularda bile olsa tekrar edenler hakkında tahsis makamınca konuttan çıkartılma dâhil gerekli idari tedbirler alınır. Blok grupları genel kurul ve yönetim kurulunun Kanun, Yönetmelik, Yönerge, Talimat ve idarece verilen emirler çerçevesinde aldığı karar ve düzenlemelerine uymayan blok yönetim kurulu üyeleri hakkında da yukarıdaki esaslarla işlem yapılır.”, 7.6. “Konuttan Yararlanacaklar, Konutta Oturanların Uyması Gereken Esaslar” başlıklı 5’inci bölümün “Blok Yöneticisi/Yönetim Kurulunun Görevleri” kenar başlıklı 5’inci maddesinde: “b. Ortak hizmetleri yürütmek ve yürütülmesini sağlamak, c. Ortak hizmetlerin yapılmasını temin için gerekli aidatı konutta oturan personelden toplamak ve yerinde harcamak, aidatını ödemeyen personelin ödemede geciktiği günler için aylık yüzde on hesabıyla gecikme tazminatını almak, g. Kapıcı-kaloriferci ve işletme ile ilgili istihdam edilenlerin ilgili mevzuat hükümlerine uygun olarak sigorta ve her türlü özlük işlemlerini yürütmek, j. Konutta oturan personelden toplanacak aidatın alınışı, muhafazası ve harcama şekillerini tespit etmek, n. Topladığı paraları yatırmak ve gerektiğinde almak üzere muteber bir bankada apartman yöneticisi sıfatıyla hesap açtırmaktır.”, 7.7. “Blok ve Blok Gruplarının Yönetim Esası” başlıklı 6’ıncı bölümünün “Blok Yönetim

Kurulunun Kurulması” kenar başlıklı 4’üncü maddesinde: “a. Blok yönetim kurulu en az üç asil ve iki yedek üyeden kurulur, asil üyelerin en kıdemlisi başkandır. Blok yönetim kurulu, genel kurul aksine karar almadıkça bir yıl görev yapmak üzere her yıl Ekim ayında yapılacak genel kurul toplantısında seçilir. Aynı konutta oturup da daha önce blok yönetim kurulunda görev alanlar istekli olmadığı takdirde blok yönetim kurullarına seçilemezler.

Ancak, blok yönetim kuruluna bu nedenle seçilecek kimse bulunmadığı takdirde yeniden blok yönetim kurullarına seçilebilirler.

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

b. Blok yönetim kurulu tam mevcut ile toplanır. Kararlar çoğunlukla alınır ve karar defterine geçirilir. Kararların uygulanması ve yönetim kurulunun temsili, biri başkan olmak üzere iki asıl üyenin imzası ile olur.

c. Asil üyelerden bulunmayanların yerine yedekleri katılır. Başkanın yerine yedek üyenin katılması halinde Yönetim Kuruluna en kıdemli üye başkanlık eder.

ç. Sekiz veya daha az konutu olan bloklarda yönetim kurulunun yerine görev yapmak üzere bir asil, bir yedek yönetici seçilir.”, 7.8. “Blok ve Blok Gruplarının Yönetim Esası” başlıklı 6’ıncı bölümünün “Diğer

Hususlar” kenar başlıklı 13’üncü maddesinde: “Blok ve blok gruplarının müşterek hizmet ve giderlerinin karşılanması ile ilgili olarak, bu Yönerge’de belirtilmeyen hususlarda

634 Sayılı Kat Mülkiyeti Kanununun ilgili hükümleri uygulanır.”,

düzenlemeleri yer almaktadır.

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ

8. Yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek başvurunun kabulü yönünde hazırlanan Tavsiye Karar Önerisi Kamu Başdenetçisine sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 9. Bir numaralı paragrafta yer verildiği üzere başvuran, 5’inci Piyade Tugay Komutanlığına bağlı Tümg. Sitesi Lojmanlarında ikamet ettiğini, 19/04/2019 tarihinde lojman üst yönetim kurulu tarafından muhasip yedeği olarak seçildiğini, asil muhasibin lojmandan ayrılması üzerine bu görevi devralmasının istendiğini, sağlık engelleri nedeniyle muhasiplik görevini yerine getiremeyeceğini beyan ederek muhasiplik görevinden istifa etmek istediğini, başvurularının dikkate alınmadığını, lojman muhasipliğini devralmadığı için lojman kurallarına uymamak ile suçlandığını ve lojmandan ayrılmak zorunda kaldığını beyan ederek yaşadığı mağduriyetin giderilmesini talep etmektedir.

10. Somut olayda; başvuranın, 21/08/2017 tarihinden itibaren Tümg. Sitesi

Lojmanlarında ikamet etmeye başladığı, 30/04/2019 tarihinde lojman genel kurulu toplantısında muhasip yedeği olarak seçildiği, asil muhasibin tayin olacağını öğrenmesi üzerine 30/05/2019 tarihinde yedek muhasiplik görevinden istifa ettiğine ilişkin dilekçesini idareye sunduğu, ancak yönetim kurulunca istifa gerekçelerinin kabul edilmediği, daha sonra muhasiplik konusunda eğitiminin olmaması, daha önce muhasiplik deneyiminin olmaması, mesaisinin yoğun geçmekte olması, eşinin özel harekât polisi olması ve 3.5 yaşındaki çocuğunun bakım ve gözetimiyle ilgilenmek zorunda olması gerekçeleriyle 28/06/2019 tarihinde muhasiplik görevinden istifa ettiğine ilişkin yeni dilekçesini idareye sunduğu, ancak 17/07/2019 tarihinde verilen cevapta istifasının kabul edilmediği, 26/07/2019 tarihinde yapılan

Olağanüstü Genel Kurul Toplantısıyla muhasiplik görevini devralması için başvurana 1 haftalık süre verildiği, ayrıca Sivas 2’nci Noterliği tarafından 05/08/2019 tarihinde başvurana tebliğ yapıldığı, başvuranın muhasiplik görevini devralmaması üzerine lojman tahsis makamı

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

tarafından başvurana 15 günlük süre verildiği, bunun üzerine başvuranın lojmanı boşaltmak zorunda kaldığı incelenen belgelerden anlaşılmıştır.

11. 319-2 (B) sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Konut Yönergesinde Blok yönetim kurulunun en az üç asil ve iki yedek üyeden kurulacağı, blok yönetim kurulunun, genel kurul aksine karar almadıkça bir yıl görev yapmak üzere her yıl Ekim ayında yapılacak genel kurul toplantısında seçileceği düzenlenmiştir.

12. İlgili Konut Yönergesinde, blok yönetim kurulunun görevleri düzenlenmiştir. Ortak hizmetlerin yapılmasını temin için gerekli aidatı konutta oturan personelden toplamak ve yerinde harcamak, kapıcı-kaloriferci ve işletme ile ilgili istihdam edilenlerin ilgili mevzuat hükümlerine uygun olarak sigorta ve her türlü özlük işlemlerini yürütmek, kaloriferleri hava ısısına ve mahalli belediye nizamına, yönerge ve emirlere göre yaktırmak, kontrolünü yapmak, gerektiğinde kaloriferciyi uyarmak ve durumu ilgililere bildirmek, konutta oturan personelden toplanacak aidatın alınışı, muhafazası ve harcama şekillerini tespit etmek, topladığı paraları yatırmak ve gerektiğinde almak üzere muteber bir bankada apartman yöneticisi sıfatıyla hesap açtırmak gibi görev ve sorumluluklar blok yönetim kurulunun görevleri arasında sayılmıştır.

13. Bahse konu Konut Yönergesinde, muhasiplik görevine ilişkin düzenlemenin yer almadığı, yani muhasip seçiminin yapılıp yapılamayacağı, yapılacaksa hangi usullerde seçileceği, genel kurul açısından böyle bir görevlendirmenin zorunluluk teşkil edip etmediğine ilişkin hükmün bulunmadığı anlaşılmıştır. Bununla birlikte ilgili Yönergeye göre, lojman genel kurulu tarafından muhasibe verilen görev ve sorumluluklar, yönetim kurulunun asli ve sürekli görevleri arasında düzenlenmiştir. İdare tarafından bilgi ve belge talebimize verilen cevapta, başvuranın muhasiplik görevini devralmamasının lojmanlarında çalışan kapıcıların maaşları ve

Sosyal Güvenlik Kurumu primlerinin ödenememesine, lojman olağan bakımlarının yapılamamasına neden olduğu ileri sürülmüştür. Oysa açıklandığı gibi bu işlemleri yerine getirme görevi, ilgili Yönerge hükümleri uyarınca yönetim kuruluna verilmiştir.

14. Kurumumuzun bilgi ve belge talebine İdare tarafından verilen cevapta, muhasiplik görevinin başvurana verilmesine dayanak olarak ilgili Konut Yönergesinde yer alan; “Her bir konut sakininin Blok Genel Kurulu ve Yönetim Kurulu kararını aynen kabul etmek ve uygulamak. TSK Konut Yönergesi hükümlerinin uygulanmasında görevlilere yardımcı olması gerekmektedir.” hükmü gösterilmiş ve muhasibin konuttan yararlananlar arasından seçildiği, muhasiplik görevinin verilmesinde manevi bir dayatmanın söz konusu olmadığı bildirilmiştir.

15. İdare, başvuranın muhasiplik görevini devralmamak için sunduğu istifa dilekçelerini kabul etmeyerek, sunulan gerekçelerin muhasiplik görevini yerine getirmek için engel teşkil etmediği değerlendirmesini yapmıştır. Başvuranın muhasiplik görevini üstlenmemesi üzerine ise ilgili

Konut Yönergesinin 5’inci bölümünün 4’üncü maddesi kapsamında, tahliyeye giden süreci işleterek, bir nevi zorla bu görevi üstlenmesini sağlamaya yönelik işlem tesis etmiştir.

16. Muhasiplik görevi askeri hizmet niteliğinde olmayıp özel hukuka dayalı bir ilişkiyi ifade etmektedir. Nitekim muhasiplik görevine ilişkin olarak Askeri Yargıtay 1’inci Dairesinin 2005/891 E., 2005/876 K. sayılı ve 14/09/2005 tarihli kararında: “Sanığın üstlendiği lojman yönetim kurulu muhasiplik görevi, askeri hizmet niteliğinde olmayıp, su parasını ödeyen

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

lojman sakinleri ile sanık arasındaki özel hukuka dayalı bir ilişki mahiyetinde bulunmaktadır…” şeklinde bir değerlendirmede bulunulduğu görülmüştür. Bilindiği üzere özel hukuk ilişkilerinde, taraflar birbirleri ile eşit konumda bulunur ve bu alandaki ilişkiler irade serbestisi esasında kurulur ve biçimlenir. Oysa somut olayda başvuran bu görevi üstlenmek istememesi üzerine manevi dayatmaya maruz bırakılmış ve bu manevi dayatma başvuranın konutunu tahliye etmeye mecbur bırakılmasına kadar gitmiştir.

17. Diğer taraftan Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Birinci Dairesinin 1997/380 Esas, 1997/742

Karar sayılı kararında; “Kamu konutundan faydalanma, bunun süresi, tahsis şekli, konuttan çıkma ve çıkarılma ile ilgili diğer önemli hususların genel esasları 2946 sayılı Kamu Konutları

Kanunu ile bu kanunun 2. maddesi gereğince kanunun uygulamasını göstermek amacıyla çıkarılan ve Bakanlar Kurulunca onaylanarak 23.9.1984 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan kamu konutları yönetmeliğinde düzenlenmiştir. TSK Konut Yönergesi ise bu normlar esas ve dayanak alınarak ve bazı alanlarda Silahlı Kuvvetlerin ve personelinin özellikleri dikkate alınarak idare tarafından hazırlanan ve üçüncü şahısların sübjektif haklarını etkileyen bir düzenleyici işlemdir.” denilmek suretiyle kamu konutlarından çıkarılma konusunda uygulanacak mevzuat hükümleri belirlenmiştir.

18. Kamu konutlarında ikamet edenlerin tahliyesine ilişkin olarak 2946 sayılı Kamu Konutları

Kanununun “Konuttan çıkarılma” başlıklı 8’inci maddesindeki düzenlemeyle; konut tahsisine yetkili makam tarafından kendilerine tahsis yapılmadan konutları işgal edenlerin, tahsis yapıldıktan sonra gerçeğe aykırı beyanda bulunduğu anlaşılanların, konut blok veya gruplarındaki diğer konut sakinlerinin huzur ve sükûnunu bozucu, genel ahlak değerlerini zedeleyici tutum ve davranışlarda bulunmakta ısrar ettiği tespit olunanların ikamet ettikleri kamu konutlarından tahliye edilecekleri düzenlenmiştir.

19. Benzer şekilde 23/09/1984 tarih ve 18524 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe konulmuş olan Kamu Konutları Yönetmeliğinin “Konuttan çıkarılma” kenar başlıklı 34’üncü maddesinde, 2946 sayılı Kamu Konutları Kanunundaki nedenlere ek olarak; yönetici veya idare tarafından alınan kararlara uymayanlar ve kendisine yapılan yazılı uyarılara rağmen bu davranışlarında ısrar ettiği tespit edilenlerin de kamu konutlarından tahliye edileceği düzenlenmiştir.

20. Bu konuya ilişkin olarak 319-2 (B) sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Konut Yönergesinin

“Konuttan Yararlanacaklar, Konutta Oturanların Uyması Gereken Esaslar” başlıklı 5’inci bölümün “Kurallara uymayanlara yapılacak işlemler” başlıklı 4’üncü maddesindeki düzenlemede ise; genel kurul ve yönetim kurulunun kararlarına uymayanlara, blok yönetim kurulunca yapılacak inceleme sonucunda durumları tutanakla tespit edilerek kurallara uyması için yazılı tebligat yapılacağı ve kuralların ifası için bir haftalık süre verileceği, verilen bir haftalık süre içinde bu tebligatın gereğini yerine getirmeyenlere tahsis makamı tarafından tebligat konusunun yerine getirilmesi için on beş günlük süre verileceği, bu süre içinde de tebligat konusunun yerine getirilmediğinin blok yönetim kurulunca tutanakla tespit edilmesi halinde, ilgilinin konuttan çıkartılacağı düzenlenmiştir.

21. Bilindiği üzere yönetmelikler kanunların uygulanmasını sağlamak amacıyla kanunlara aykırı olmamak şartıyla çıkarılan yazılı hukuk kurallarıdır. Yönergeler ise bir kuruluşta

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

.

çalışanların uyacakları hususları bildiren talimatları düzenlemektedir. Anayasa Mahkemesi’nin

E.2005/5, K.2008/93 sayılı kararında; “Anayasa’nın 2. maddesinde yer alan hukuk devletinin temel ilkelerinden biri “belirlilik”tir. Bu ilkeye göre, yasal düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır, uygulanabilir ve nesnel olması, ayrıca kamu otoritelerinin keyfi uygulamalarına karşı koruyucu önlem içermesi de gereklidir. Belirlilik ilkesi, hukuksal güvenlikle bağlantılı olup birey, yasadan, belirli bir kesinlik içinde, hangi somut eylem ve olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını, bunların idareye hangi müdahale yetkisini doğurduğunu bilmelidir. Ancak bu durumda kendisine düşen yükümlülükleri öngörebilir ve davranışlarını ayarlar. Hukuk güvenliği, normların öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar.” değerlendirmesine yer verilerek, hukuk devletinin temel ilkelerinden belirlilik ilkesi ve kapsamı açıklanmıştır.

22. Öte yandan kamu konutlarından çıkarılma nedenleri 2946 sayılı Kamu Konutları

Kanununda tahdidi olarak düzenlenmiştir. Kanunun düzenlediği nedenlerin yanında 19 ve 20’inci paragraflarda aktarılan hususlar, Kamu Konutları Yönetmeliği ve Türk Silahlı

Kuvvetleri Konut Yönergesindeki düzenlemelerle çıkarılma nedenleri arasına eklenmiştir. Türk

Silahlı Kuvvetleri Konut Yönergesinde yer alan “Kurallara uymayanlara yapılacak işlemler” kenar başlıklı düzenlemede, genel kurul ve yönetim kurulunun kararlarına uymayanların konuttan çıkarılabileceği düzenlenmiş ancak konuttan çıkarılma sonucu doğuran kararların kapsamı ve niteliğine ilişkin belirleme yapılmamıştır. Belirlilik ilkesine göre ilgili madde uyarınca tahliye işlemine konu edilebilecek genel kurul kararlarının; meşru, öngörülebilir, açık ve kanuni bir dayanağa sahip olması gereklidir. Bu bağlamda ilgili yönerge maddesinin; genel kurul ve yönetim kurulu tarafından verilen her türlü kararın yerine getirilmemesi şeklinde uygulanması, Anayasanın belirlilik ve hukuki güvenlik ilkelerine aykırılık oluşturacaktır.

Ayrıca 2946 sayılı Kamu Konutları Kanunundaki kamu konutlarından çıkarılma nedenleri arasında sayılmayan bir hususun, genel kurula ve yönetim kuruluna geniş bir takdir hakkı tanınarak bahse konu Yönergeye eklenmesinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Bu sebeple ilerde yapılacak yönerge değişiklik çalışmalarında bu durumun idare tarafından göz önünde bulundurulmasının yerinde olacağı değerlendirilmektedir.

23. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; muhasiplik görevinin askeri faaliyet niteliğinde olmayıp özel hukuk ilişkisi olduğu, özel hukuk ilişkilerinin ancak tarafların irade serbestisi ile kurulabileceği, ilgili kanun, yönetmelik ve yönergede muhasiplik görevine ilişkin bir düzenlemenin bulunmadığı, İdare tarafından muhasibin yerine getireceği belirlenen görevlerin, aktarılan mevzuat hükümlerine göre yönetim kurulunun görev ve sorumlulukları arasında sayıldığı; bunun yanında 2946 sayılı Kamu Konutları Kanununda konuttan çıkarılma nedenleri arasında yer almayan bir hususun “genel kurul ve yönetim kurulunun kararlarına uymayanlara” lojmandan çıkarma yaptırımının uygulanması şeklinde ilgili Yönergede düzenlenmesinin hukuka uygun olmadığı; bu çerçevede özel hukuk ilişkisine dayalı bir görevi üstlenmediği için başvuranın lojmandan çıkarılması şeklindeki idarenin takdir yetkisi

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

.

kullandığı işlemde kamu yararı ve hizmet gereklerine uygunluk bulunmadığı kanaat ve sonucuna varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 24. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; başvuru kapsamında ilgili idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği görülmüştür.

25. İdarenin başvuranla ilgili işlemleri incelendiğinde; başvuranın muhasiplik görevinden istifa ettiğine ilişkin dilekçesine Tümgeneral Sitesi Lojman Üst Yönetim Kurulu

Başkanı tarafından verilen 17/06/2019 tarih ve 36059764-198.05-10 sayılı cevabi yazıda; “ Adı geçen lojmanda oturabiliyor olmanızın sebebi zaten Sivas Askerlik Şubesi Başkanlığında görev yapıyor olmanızdır. Orada görev yapmıyor olsaydınız bu görev size tefrik edilemezdi. Dolayısı ile böyle bir gerekçeniz olamaz; ‘İş hususunun yoğun olması’ gerekçeniz dikkate alınarak bu görevi yapamayacaksanız, yerinize seçilecek kişi aynı gerekçe ile istifa edebilir. Dolayısı ile bu gerekçeniz geçerli görülmemiştir; ‘Bayan olarak evinizdeki sorumlulukların da üzerinizde olması’ şeklinde belirttiğiniz gerekçe, adı geçen lojmanda ikamet eden tüm erkek personelin hiçbir sorumluluğu olmadığı şeklinde anlaşılmıştır. Dolayısı ile bu gerekçe ile sizin dilekçenizin kabul edilmesi mümkün görülmemiştir; ‘3,5 yaşında çocuğunuzun olması’ şeklinde belirttiğiniz gerekçe ile dilekçenizin kabul edilmesi halinde, bu durum iki ve daha fazla çocuğu olan lojman sakinlerine izah edilemez bir durum olarak değerlendirilmiştir; sonuç olarak, seçim sonucunun ve yeni görevinizin size ve ailenize hayırlı olmasını diler, aynı zamanda görevi devralacağınız personel ile devir teslim yapmanız ve işi öğrenmenizin uygun olacağı değerlendirilmektedir.” şeklinde cevap verildiği tespit edilmiştir.

26. İyi yönetim ilkelerinden “ölçülülük” ilkesi; idarenin tesis ettiği işlemlerde bireysel menfaat ile kamusal menfaat arasındaki dengenin korunmasını, yani idarenin tüm faaliyetlerinde, amaçlanan kamu yararı ile gerçek ve tüzel kişilerin özel menfaatlerinin belli bir düzeyde uyumlaştırılmasını ve bu suretle hakkaniyete uygun adil bir sonuca ulaşılmasını; “yetkinin kötüye kullanılmaması” ilkesi; yasalarca tanınmış karar alma gücü olan yetkinin, kamu yararı ve kamu hizmeti gereklerine uygun olarak, kişisel, siyasi vb. bir amaç güdülmeksizin, veriliş amacı doğrultusunda kullanılmasını; “nezaket” ilkesi ise; kamu görevlilerinin her türlü faaliyetlerinde, tutum ve davranışlarında saygılı ve kibar davranmasını, ifade etmektedir.

27. Bu itibarla başvuranın muhasiplik görevini kabul etmemesi üzerine lojman genel kurulu ve yönetim kurulu kararına uymadığı gerekçesiyle, hakkında lojmandan çıkarma yaptırımı uygulanmasının iyi yönetim ilkelerinden “ölçülülük” ve “yetkinin kötüye kullanılmaması” ilkelerine; ayrıca ayrıntısına yukarıda yer verilen idarenin başvuruna hitaplı yazısında kullanılan yazışma dilinin iyi yönetim ilkelerinden “nezaket” ilkesine uygun olmadığı; ayrıca başvurana verdiği cevaplarda hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği bu nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine de uymadığı anlaşılmış olup, idareden bundan böyle bu ilkelere uygun hareket etmesi beklenmektedir.

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

28. 6328 sayılı Kanunun 21’inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse dava açma süresinden (varsa) arta kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Sivas İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULUNE; Başvuranın tahliyesine ilişkin işlemlerin geri alınarak, başvurana tahliye ettiği veya durumuna uygun başka bir konutun tahsisi yönünde işlem tesis etmesi için MİLLİ SAVUNMA

BAKANLIĞINA TAVSİYEDE bulunulmasına, Kararın BAŞVURANA ve MİLLİ SAVUNMA BAKANLIĞINA tebliğine,

6328 sayılı Kanunun 20’nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, MİLLİ SAVUNMA

BAKANLIĞINCA bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi