ÖZET: Başvuran, Viyana Büyükelçiliği’nde Türk uyruklu sözleşmeli personel olarak çalışmakta olup, 2023 yılı itibarıyla maaşında yapılan artışın %5 olarak belirlenmesini, diğer personelin %10 artış alması nedeniyle eşitlik ilkesinin ihlal edildiğini öne sürerek, geriye dönük maaş farkları ve sigorta primlerinin ödenmesini talep etmiştir. Başvuranın iddialarına göre, Anayasa’nın eşitlik ilkesine aykırı bir durum söz konusudur.

Dışişleri Bakanlığı, başvuranın sözleşmeli personel olarak istihdam edildiğini ve maaş artışlarının Cumhurbaşkanlığı tarafından belirlenen tavan ücretler çerçevesinde yapıldığını açıklamıştır. Başvuranın maaşında %5 artış yapılmasının gerekçesi olarak, iş performansı ve disiplin eksiklikleri gösterilmiştir. Bakanlık, başvuranın görevini tam olarak yerine getiremediği ve bu nedenle diğer personelle aynı oranda artış yapılmadığını belirtmiştir.

Sonuç olarak, Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın talebinin reddine karar vermiştir. İdarenin takdir yetkisini hukuka uygun bir şekilde kullandığı ve başvuranın performansının artması durumunda gelecekte ücret artışı olabileceği vurgulanmıştır. Başvuran, bu karara karşı yargı yoluna başvurabilecektir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2024/7314-S.24.11444

BAŞVURU NO : 2024/1827

KARAR TARİHİ : 11.07.2024

RET KARARI , –

Adres:

BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ : TCKN:

Adres

DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI

BAŞVURUYA KONU İDARE :

BAŞVURUNUN KONUSU : Maaşının talebi doğrultusunda düzeltilmesi ve geriye dönük maaş farkları ile sigorta primlerinin ödenmesi talebi hk.

BAŞVURU TARİHİ : 02.02.2024

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza yapılan başvuruda; başvuran vekili özetle, müvekkili in (

-AVUSTURYA) 2019 yılının Mart ayında Türk uyruklu sözleşmeli hizmetçi olarak Viyana

Büyükelçiliği’nde çalışmaya başladığını, 2023 yılı Mayıs ayından bu yana da yabancı uyruklu sözleşmeli personel olarak çalışmaya devam ettiğini, 2023 yılında yapılan maaş artışı uygulaması ile müvekkil ile aynı yerde görev yapan hem yabancı uyruklu sözleşmeli personele hem de Türk uyruklu sözleşmeli personelin maaşında %10’luk bir artışa gidilmişken Müvekkile ise yapılan maaş artış oranının %5 olduğu, söz konusu durumun Anayasanın eşitlik ilkesine aykırılık teşkil ettiğini, ayrıca bu durumun geriye dönük olarak maaş ve Sosyal güvenlik prim farklarının ödenmesi suretiyle giderilmesi gerektiğini aksi halde söz konusu durumun Anayasanın 35 inci maddesiyle koruma altına alınan mülkiyet hakkına aykırılık teşkil edeceğini belirterek müvekkilin Viyana Büyükelçiliği’ndeki çalışmaları kapsamında almış olduğu maaşının talebi doğrultusunda düzeltilmesini ve geriye dönük maaş farkları ile sigorta primlerinin ödenmesi yönünde karar verilmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzun 05/03/2024 tarih ve S. sayılı bilgi ve belge isteme yazısına istinaden Dışişleri

Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü tarafından kurumumuz kayıtlarına 19/04/2024 tarihinde giren

Z- – – sayılı yazı ve eklerinde özetle;

2.1. Başvuranın Bakanlığın yurtdışı teşkilatında görevli sözleşmeli personel olarak 657 sayılı Devlet

Memurları Kanununun 4/B maddesi ile 06.06.1978 tarihli ve 7/15754 sayılı Bakanları Kurulu Kararı ile yürürlüğe giren Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar çerçevesinde istihdam edilmekte olduğu, 2.2. Sözleşmeli personelin ücretlerinin 06.06.1978 tarihli ve 7/15754 sayılı Bakanları Kurulu Kararı ile yürürlüğe giren Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esasların 3. Maddesinde yer alan: “Sözleşmeli personelin ücreti; pozisyon unvanı, bu unvana ilişkin eğitim düzeyi, kamu kurum ve kuruluşlarında aynı kadro veya pozisyon unvanında geçen hizmet süresi dikkate alınarak tespit edilir” hükmü kapsamında düzenlendiği, 2.3. Bakanlığın yurtdışı teşkilatında ihdas edilen sözleşmeli personel pozisyonlarının tavan ücretlerinin de keza Cumhurbaşkanlığı tarafından tayin edilmekte olduğu, 2.4. Yurtdışı sözleşmeli personele ödenecek sözleşme ücretinin, Cumhurbaşkanlığınca tayin edilen tavan ücretlere ait kayıtlı skalada hizmet yılına göre tespit edilen oranlar uygulanmak suretiyle belirlendiği,

2.5. Bahsedilen ücret skalasının:

HİZMET YILI: ORAN (%):

1 yıldan az olanlar 70

1 yıldan 3 yıla kadar olanlar 75

3 yıldan 6 yıla kadar olanlar 80

6 yıldan 9 yıla kadar olanlar 85

9 yıldan 12 yıla kadar olanlar 90

12 yıldan 15 yıla kadar olanlar 95

15 yıldan fazla olanlar 100

Olarak düzenlendiği, bununla birlikte, Bakanlığın takdir yetkisi dairesinde, tespit edilen ücretlerin altında ödeme yapma yetkisine haiz olduğu, 2.6. Başvuran ile imzalanan son hizmet sözleşmesinin örneğinin ekte sunulduğu, başvuranın ilgili mevzuatı çerçevesinde, 01.03.2019 tarihinden bu yana Viyana Büyükelçiliğinde sözleşmeli personel pozisyonunda (hizmetçi) istihdam edilerek aylık net sözleşme ücretinin 1.573,- Avro olduğu ve başvuranın 1 Nisan 2024 tarihi itibarıyla, 4 yıl 1 aylık hizmet geçmişi bulunduğundan mezkur skalası tavan sisteminde 3. skalada yer aldığı, işgal ettiği pozisyonun sözleşme tavan ücretinin ise 2.061,- Avro olup, 3. skalada alabileceği en yüksek sözleşme ücretinin 1.648,- Avro olması dolayısıyla halihazırda aylık sözleşme ücreti ile bulunduğu skalanın tavan ücreti arasında 75 Avro fark bulunduğu, 2.7. 09.08.2023 tarihli ve 375 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile, Bakanlık yurtdışı teşkilatında ihdas edilmiş olan sözleşmeli personel pozisyonlarının ücretlerinin yeniden belirlenmesine 2 sayılı Genel Kadro ve Usulü

Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 8. maddesi gereğince karar verilmesi neticesinde: Viyana

Büyükelçiliğindeki sözleşmeli personel pozisyonlarının tavan ücretlerinde 1 Eylül 2023 tarihi itibarıyla

%10 oranında artış yapıldığı, başvuranın net sözleşme ücretinde ise misyonun talebi üzerine %5 oranında artış yapılarak başvuran ile yeni ücreti üzerinden sözleşme imzalandığı,

2.8. Bakanlığın yurtdışı teşkilatında görevli sözleşmeli personel ile imzalanan Hizmet Sözleşmelerinin mali yıl ile sınırlı olarak her sene başında yenilendiği, öte yandan, sözleşmeli personelin bir üst skalaya geçmesi veya Cumhurbaşkanlığınca skala tavanlarında artış yapılması durumunda hizmet sözleşmelerinin güncellendiği, sözleşme ücretlerinin artışına ilişkin olarak Bakanlıkça yapılan tüm işlemlerin, idarenin takdir yetkisi dairesinde tesis edildiği, 2.9. Başvuranın hem yabancı uyruklu sözleşmeli personele hem de Türk uyruklu sözleşmeli personelin maaşında %10’luk bir artışa gidilmişken şahsına %5 oranında zam yapıldığı yönündeki iddiaları bakımından: başvuranın göreve başladığı 2019 yılından itibaren gerek iş performansı gerek iş disiplini açısından hizmetin gerekliliklerini tam olarak yerine getiremediği ve Viyana Büyükelçiliğine sorunlar yaşattığı, bu kapsamda, 11 Kasım 2021 tarihinde Büyükelçilikte düzenlenen bir etkinlikte görevli olmasına karşın görev yerini izinsiz terk ettiği, 30 Ağustos 2022 tarihinde Zafer Bayramı vesilesiyle düzenlenen resepsiyonda görevli olmasına karşın mazeret bildirmeden görev yerini terk ettiği, 2.10. Bakanlığın yurtdışı teşkilatında ihdas edilmiş sözleşmeli personel pozisyonlarının tavan ücretlerinde yapılan artışın, idarenin takdir yetkisi dairesinde yapıldığı, bu bağlamda genel anlamda, sözleşmeli personelin, çalışma performansını artırması halinde, idarenin takdir yetkisi dahilinde, sözleşme ücretlerinde artış yapılmasına engel teşkil edecek herhangi bir durumun bulunmadığı, başvuranın çalışmalarının olumlu yönde gelişmesi halinde tekrar bir fırsat olduğu takdirde kendisi için ücret artışı yapılabileceğinin başvurana bildirildiği, Açıklamalarına yer verildiği görülmüştür.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde, “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…” hükmüne, 4. 14/6/2012 tarih ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı

5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü

eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” hükmüne, 5. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4/B maddesinde: “sözleşmeli personel, kalkınma planı, yıllık program ve iş programlarında yer alan önemli projelerin hazırlanması, gerçekleştirilmesi, işletilmesi ve işlerliği için şart olan, zaruri ve istisnai hallere münhasır olmak üzere özel bir meslek bilgisine ve ihtisasına ihtiyaç gösteren geçici işlerde, Cumhurbaşkanınca belirlenen esas ve usuller çerçevesinde, ihdas edilen pozisyonlarda, mali yılla sınırlı olarak sözleşme ile çalıştırılmasına karar verilen ve işçi sayılmayan kamu hizmeti görevlileridir.” hükmü, 6. 2 sayılı Genel Kadro ve Usulü Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 8/2-a maddesi, “Sözleşmeli personel pozisyonları; sayı, unvan, nitelik, sözleşme ücreti ve sürelerinin belirlenmesi suretiyle merkezde toplam sayı olarak, taşrada ise bölge veya il bazında Cumhurbaşkanınca ihdas edilebilir.” hükmü

7. 06.06.1978 tarihli ve 7/15754 sayılı Bakanları Kurulu Kararı ile yürürlüğe giren Sözleşmeli

Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esasların 3. maddesi, “Sözleşmeli personelin ücreti; pozisyon unvanı, bu unvana ilişkin eğitim düzeyi, kamu kurum ve kuruluşlarında aynı kadro veya pozisyon unvanında geçen hizmet süresi dikkate alınarak tespit edilir” hükmü, 8. Anılan Esasların 5. maddesi ise “Sözleşmeli personel ile imzalanacak hizmet sözleşmesi örneği

Cumhurbaşkanlığınca vize edilir” hükmü, Düzenlemesine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ SN. CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE

ÖNERİSİ

9. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın iddiaları, İdarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Ret

Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 10. Başvuran vekili, 2023 yılında yapılan maaş artışı uygulaması ile müvekkil ile aynı yerde görev yapan hem yabancı uyruklu sözleşmeli personele hem de Türk uyruklu sözleşmeli personelin maaşında %10’luk bir artışa gidilmişken müvekkiline yapılan maaş artış oranının %5 olduğu, söz konusu durumun Anayasanın eşitlik ilkesine aykırılık teşkil ettiği belirterek müvekkilin Viyana Büyükelçiliği’ndeki çalışmaları kapsamında almış olduğu maaşının talebi doğrultusunda (%10 zamlı olarak) düzeltilmesini ve geriye dönük maaş farkları ile sigorta primlerinin ödenmesi yönünde karar verilmesini talep etmektedir.

11. Başvuruya konu idare olan Dışişleri Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü tarafından ise, 09.08.2023 tarihli ve 375 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile, Bakanlık yurtdışı teşkilatında ihdas edilmiş olan sözleşmeli personel pozisyonlarının ücretlerinin yeniden belirlenmesine 2 sayılı Genel Kadro ve Usulü Hakkında

Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 8. maddesi gereğince karar verilmesi neticesinde: Viyana

Büyükelçiliğindeki sözleşmeli personel pozisyonlarının tavan ücretlerinde 1 Eylül 2023 tarihi itibarıyla

%10 oranında artış yapıldığı, başvuranın net sözleşme ücretinde ise misyonun talebi üzerine %5 oranında artış yapılarak başvuran ile yeni ücreti üzerinden sözleşme imzalandığı, 11.1. Bakanlığın yurtdışı teşkilatında görevli sözleşmeli personel ile imzalanan Hizmet Sözleşmelerinin mali yıl ile sınırlı olarak her sene başında yenilendiği, öte yandan, sözleşmeli personelin bir üst skalaya geçmesi veya Cumhurbaşkanlığınca skala tavanlarında artış yapılması durumunda hizmet sözleşmelerinin güncellendiği, sözleşme ücretlerinin artışına ilişkin olarak Bakanlıkça yapılan tüm işlemlerin, idarenin takdir yetkisi dairesinde tesis edildiği, 11.2. Başvuranın hem yabancı uyruklu sözleşmeli personele hem de Türk uyruklu sözleşmeli personelin maaşında %10’luk bir artışa gidilmişken şahsına %5 oranında zam yapıldığı yönündeki iddiaları bakımından; başvuranın göreve başladığı 2019 yılından itibaren gerek iş performansı gerek iş disiplini açısından hizmetin gerekliliklerini tam olarak yerine getiremediği yönünde hakkında kanıya varıldığı, öte yandan Viyana Büyükelçiliğinde sözleşme ücretlerinde %10 oranında artış yapılan diğer sözleşmeli personelin ise mesai içinde ve sonrasında kendilerine verilen görevleri tam olarak yerine getirdikleri ve

özverili şekilde Büyükelçilik mesaisine büyük katkı sağladıklarından bahisle Bakanlığın yurtdışı teşkilatında ihdas edilmiş sözleşmeli personel pozisyonlarının tavan ücretlerinde yapılan artışın, idarenin takdir yetkisi dairesinde yapıldığı ve başvuranın çalışmalarının olumlu yönde gelişmesi halinde tekrar bir fırsat olduğu takdirde kendisi için ücret artışı yapılabileceğinin başvurana bildirildiği, açıklamalarına yer verilmektedir.

12. Başvuru konusuna ilişkin yasal mevzuat incelendiğinde, Dışişleri Bakanlığının yurtdışı teşkilatında ihdas edilmiş sözleşmeli personelin sözleşmelerinin güncellenmesinde artışın oransal olarak belirlenmesine ilişkin herhangi bir düzenlemeye veya sınırlamaya rastlanmadığından, söz konusu kararın idarenin takdir yetkisi kapsamında olup olmadığı bakımından değerlendirilmesi gerekmektedir.

13. Bu bağlamda uyuşmazlığın Viyana Büyükelçiliğinde çalışmakta olan personele %10 oranında zam yapılırken başvurana %5 oranında zam yapılmasında idarenin takdir yetkisinin olup olmadığı noktasında düğümlendiği, bu noktada söz konusu takdir yetkisinin hukuka ve hakkaniyete uygun kullanılıp kullanılmadığının irdelenmesi gerektiği anlaşılmaktadır.

14. Başvuranın iddiaları, ilgili idarenin açıklamaları kapsamında Dışişleri Bakanlığının yurtdışı teşkilatında görevli sözleşmeli personel ile imzalanan hizmet sözleşmelerinin mali yıl ile sınırlı olarak her sene başında yenilendiği, bu bağlamda ilgili mevzuatı gereğince Viyana Büyükelçiliğindeki sözleşmeli personel pozisyonlarının tavan ücretlerinde 1 Eylül 2023 tarihi itibarıyla %10 oranında artış yapılarak sözleşmelerin güncellendiği, başvuranın net sözleşme ücretinde ise misyonun talebi üzerine %5 oranında artış yapılarak başvuran ile yeni ücreti üzerinden sözleşme imzalanmak suretiyle hizmet sözleşmesinin güncellendiği görülmektedir.

15. Öğretide, idarenin takdir yetkisinden söz edilebilmesi için gerekli olduğu konusunda görüş birliği sağlanan unsurların; idareye verilen yetkinin nasıl ve ne şekilde kullanılacağının mevzuatta açıkça gösterilmemiş olması, bir işlem ya da fiilin yapılmasında kanunen geçerli birden fazla yolun bulunması ve idarenin bu yollardan dilediğini seçebilmesi şeklinde olduğu ifade edilmiştir (Halil KALABALIK, “İdare

Hukukunda Takdir Yetkisi Kavramı ve Benzer Kurumlarla Karşılaştırılması”, Gazi Üniversitesi Hukuk

Fakültesi Dergisi, C: 1, S. 2, 1997).

16. Bu bağlamda idare tarafından gerçekleştirilen artış oranlarının sözleşme ile belirlenen bir zam oranı olmayıp sözleşmelerin güncellenmesi kapsamında olduğu bu noktada anılan güncelleme kapsamında ücretlerin yeniden belirlenmesine yönelik kararın her hangi bir oransal artış belirtilmeden Cumhurbaşkanı tarafından alındığı, Bakanlığın yurtdışı teşkilatında sözleşmeli olarak istihdam edilen personelinin sözleşme ücretinin, Cumhurbaşkanlığınca tayin edilen tavan ücretlere hizmet yılına göre tespit edilen azami oranlar uygulanmak suretiyle Bakanlıkça belirlendiği, bu bağlamda söz konusu ücret güncellemelerinde oransal artışın idarenin takdir yetkisi kapsamında olduğu değerlendirilmektedir.

17. Kamu hizmetlerinin hangi koşullar altında ve nasıl yürütüleceğini önceden saptamanın her zaman mümkün olmaması, yasama organının çalışma süresi ve usullerinin hızlı karar almaya imkân vermemesi, bazı konuların teknik bilgi, deneyim ve uzmanlık gerektirmesi göz önüne alındığında, modern ve dinamik toplum hayatında gelişen durumlara ayak uydurma ve ortaya çıkan ihtiyaçları karşılayabilme, hizmette etkinliğin ve verimliliğin sağlanması için gerekli önlemleri alma amacıyla idarelere takdir yetkisi tanınması gerekli ve kaçınılmazdır.

18. İdareye belli konularda takdir yetkisinin tanınması idarenin görevlerinin niteliği gereği zorunlu olmakla birlikte söz konusu takdir yetkisinin idarenin keyfi olarak hareket edebileceği anlamına gelmeyeceği

/

açıktır. Nitekim yerleşmiş yargısal içtihatlarda, takdir yetkisinin; normlar hiyerarşisi, kamu yararı ve hizmet gerekleri göz önünde bulundurularak kullanılmasının zorunlu olduğu kabul edilmiştir.

19. Bununla birlikte takdir yetkisinin kullanılmasında keyfi bir yaklaşımın olup olmadığı, idari işlemin gerekçeli olması ile yakından ilgilidir. Zira idare, takdir yetkisini belli bir şekilde kullanmasının sebebini gerekçede ortaya koymaktadır. İdarelerin takdir yetkisine dayalı olarak tesis ettikleri bireysel ya da düzenleyici işlemlerin hukuken geçerli, makul ve objektif bir sebep ve gerekçeye dayanması hukuk devleti olmanın bir gereğidir.

20. Dosya kapsamı, ilgili mevzuat ile idarenin açıklamalarının değerlendirilmesi neticesinde; , Dışişleri

Bakanlığının yurtdışı teşkilatında ihdas edilmiş sözleşmeli personelin sözleşmelerinin güncellenmesinde artışın oransal olarak belirlenmesine ilişkin herhangi bir düzenleme bulunmadığı, bu noktada anılan güncelleme kapsamında ücretlerin yeniden belirlenmesine yönelik kararın her hangi bir oransal artış belirtilmeden Cumhurbaşkanı tarafından alındığı, akabinde söz konusu ücret güncellemelerinde oransal artışın idare tarafından takdir yetkisi kapsamında belirlendiği, 20.1. Başvurana idare tarafından diğer personelden farklı olarak %5 oranında ücret güncellemesi yapılmasına yönelik işlemin, başvuranın göreve başladığı 2019 yılından itibaren gerek iş performansı gerek iş disiplini açısından hizmetin gerekliliklerini tam olarak yerine getiremediği dikkate alınarak takdir yetkisini hukuken geçerli, makul ve objektif bir sebep ve gerekçeye dayandırdığı, 20.2. Öte yandan başvuranın yıllık olarak imzalamış olduğu hizmet sözleşmesinde tarafına ödenecek ücret başta olmak üzere sözleşmede yer alan tüm koşulları baştan kabul ederek buna göre görev ifa ettiği, Bakanlığın idareye verilen takdir yetkisi çerçevesinde tespit edilen ücretlerin altında ödeme yapma yetkisine de sahip bulunmakla birlikte takdir yetkisinin kamu hizmetinin gereklerine aykırı kullanıldığı tespit edilemediğinden idarece gerçekleştirilen işlemin hukuka ve hakkaniyete aykırı olmadığı sonuç ve kanaatine varılmaktadır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 21. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmede, şikayet başvurusu kapsamında, idarenin, başvurana ilişkin işlemlerle ilgili bilgi ve belgeleri süresi içerisinde ve gerekçeli olarak kurumumuza gönderdiği, bu anlamda “kararların gerekçeli olması”, “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ve “makul sürede karar verme” ilkelerine uygun hareket ettiği ancak, başvuru sahibine verdiği cevapta idari işleme karşı hangi sürede hangi mercie başvurabileceğini göstermediği bu nedenle de karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, idarenin bahse konu ilkeye de uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

22. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret

Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idare işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, Ankara idare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle; /

Başvuranın talebinin REDDİNE, Kararın BAŞVURANA ve DIŞİŞLERİ BAKANLIĞINA tebliğine; Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi

/