ÖZET: Başvuran, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve 4458 sayılı Gümrük Kanunu çerçevesinde aldığı maaş ve fazla çalışma ücretinin ayrı ayrı vergilendirilmesi gerektiğini savunarak, iki ödemenin tek işveren tarafından yapıldığı gerekçesiyle mağduriyet yaşadığını belirtmiştir. Bu nedenle, 2015-2019 yılları arasında kendisinden fazla tahsil edilen 8.528 TL’nin faiziyle birlikte iadesini talep etmiştir. Ticaret Bakanlığı, başvuranın maaş ve fazla çalışma ücretinin aynı tahakkuk birimi tarafından ödendiğini, dolayısıyla bu ödemelerin birlikte vergilendirilmesinin gerektiğini ifade ederek talebi reddetmiştir.

Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın açıklamalarına göre, başvurana yapılan maaş ve fazla çalışma ödemeleri Ticaret Bakanlığı bütçesinden yapılmakta olup, Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın bu ödemelerle bir ilgisi bulunmamaktadır. Başvurunun esas noktası, maaş ve fazla çalışma ücretinin farklı işverenler tarafından ödenip ödenmediğidir. Gelir Vergisi Kanunu’na göre, tek işverenden alınan ücretlerin birleştirilerek vergilendirilmesi gerektiği belirtilmiştir. Sonuç olarak, başvuranın talepleri hukuka aykırı bulunarak reddedilmiştir.

Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın talebinin reddedilmesiyle ilgili süreçte, idarenin başvuru yollarını belirtmediğini tespit etmiş ve bu durumun iyi yönetim ilkelerine aykırı olduğunu vurgulamıştır. İdarenin, gelecekte bu ilkelere uygun hareket etmesi önerilmiştir. Başvuran, bu karara karşı yargı yoluna başvurma hakkına sahiptir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2021/8545-S.21.13768

BAŞVURU NO : 2021/67

KARAR TARİHİ : 07/06/2021

RET KARARI ,TCKN:

Adres:

BAŞVURUYA KONU İDARE : TİCARET BAKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Elde edilen ücret gelirlerinin vergilendirilmesi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 02/01/2021

I.BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza yapılmış olan başvuruda, başvuran özetle; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu uyarınca almış olduğu maaş ile 4458 sayılı Gümrük Kanununun 221 nci maddesi gereğince fazla çalışma karşılığı yükümlülerin ödemiş oldukları tutarlar üzerinden almış olduğu fazla çalışma ücretinin ilgili mevzuat ve emsal yargı kararları gereğince ayrı ayrı vergilendirilmesi gerekirken iki ödemenin de tek işveren tarafından yapıldığından bahisle bu ödemelerin toplama yapılmak suretiyle vergilendirildiğini ve dolayısıyla mağdur edildiğini belirterek mağduriyetinin giderilmesi için 2015-2019 yıllarında kendisinden fazlaca tahsil edilen

8.528 TL.’nin faizi ile birlikte tarafına iade edilmesini talep etmektedir.

II.İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2.Kurumumuz tarafından gönderilen bilgi-belge isteme yazısına istinaden Ticaret Bakanlığı Strateji

Geliştirme Başkanlığından alınan cevabi yazıda;

-Başvuranın, Bakanlıklarından emekli olmadan önce son görev yerinde – tarihleri arasında Doğu Anadolu Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlüğü emrinde Gümrük Müdür Yardımcısı unvanında Şube Müdürü Vekili olarak görev yapmış olduğu,

-4458 sayılı Gümrük Kanununun fazla çalışma ücretini düzenleyen 221 inci maddesi gereği, başvurana fazla çalışma ücreti ödemesi yapıldığı,

-4458 sayılı Gümrük Kanununun fazla çalışma (mesai) ücretini düzenleyen 221 inci maddesi kapsamında, fazla çalışma (mesai) ücretinin; gümrük idarelerinin normal çalışma saatlerinin dışında yapmış olduğu görev ve hizmet nedeniyle mükelleflerden tahsil edilen tutarlar ile “Bu madde kapsamında personele yapılması gereken ödemelerin Ankara Gümrük Muhasebe Birimi hesabına aktarılan tutarı aşması hâlinde, aradaki fark Maliye Bakanlığı tarafından personel giderlerini karşılama ödeneğinden Bakanlık bütçesine

bu amaçla aktarılacak ödenekten karşılanır” maddesi hükmü gereğince, söz konusu tutarların personele yapılan ödemeler için yeterli gelmemesi nedeniyle Bakanlığın bütçe ödeneklerinden ödenek kullanmak suretiyle, Bakanlığın ilgili tahakkuk birimlerince ekli Usul ve Esaslara göre ödenmekte olduğu, söz konusu

Usul ve Esasların Hazine ve Maliye Bakanlığının uygun görüşü ve Bakan Onayı ile yürürlüğe girmekte olduğu,

-“Fazla Çalışma (Mesai) Ücreti Ödemesi” 4458 sayılı Kanunun 221 inci maddesi uyarınca, mükelleflerden tahsil edilen tutarlar ile Bakanlık bütçesinden karşılanan ödeneklerin toplamından oluşan kaynaktan ödenmekte olduğu,

-Bahsi geçen ödemenin kaynağını oluşturan tutarların (mükelleflerden tahsil edilen tutarlar ve bütçe ödeneği), Ankara Gümrük Muhasebe Birimince emanet hesabında muhasebeleştirilmekte olduğu, söz konusu Muhasebe Birimi tarafından personelin görev yaptığı birimin Muhasebe Müdürlüğüne, “muhasebe birimleri arası işlemler hesabı” kullanılarak kaynak aktarılması yapılmak suretiyle gönderildiği,

-Başvuranın fazla çalışma ücretinin, Ankara Gümrük Muhasebe Birimince, Van Defterdarlığı Muhasebe

Müdürlüğüne gönderilen kaynak aktarma işlemi sonucunda, ilgili Doğu Anadolu Gümrük ve Dış Ticaret

Bölge Müdürlüğünün talimatı ile Van Defterdarlığı Muhasebe Müdürlüğünce yapılan muhasebe işlemi sonucunda personelin banka hesaplarına aktarılmak suretiyle ödendiği, – 4458 sayılı Kanunun 221 inci maddesi gereği yapılan ödemelerin kaynağının ne kadarının mükelleflerden tahsil edilen tutar ne kadarının ise bütçe ödeneğinden meydana geldiği 2019 yılı tutarları ile belirtildiğinde ise, 2019 yılında 4458 sayılı Kanunun 221 inci maddesi gereği yapılan personel ödemeleri için kullanılan kaynağın yaklaşık 555 milyon Türk Lirası olduğu, 2019 yılında ödemenin kaynağını oluşturan bu tutarın

“mükelleflerden tahsil edilen fazla çalışma ücreti kaynağı toplam 295 milyon Türk Lirası” olduğu, “bütçe ödeneği olarak 260 milyon Türk Lirası ise ödenek” kullanılarak söz konusu ödemeler gerçekleştirildiği,

-Başvurana yapılan maaş ödemesinin, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununu ve her yıl yayınlanan Merkezi Yönetim Bütçe Kanunları uyarınca Bakanlıklarına tahsis edilen bütçeden ilgili Bölge

Müdürlüğünce ödendiği,

-5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 3 üncü, 12 nci, 20 nci, 31 inci ve müteakip maddeleri çerçevesinde, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile kurulan Bakanlıkları ve Bakanlığa bağlı taşra teşkilatı olan Bölge Müdürlükleri ile Gümrük Müdürlüklerinin genel bütçe kapsamındaki 5018 sayılı Kanun eki (I) sayılı cetvelin 22 inci sırasında yer alan Devlet tüzel kişiliğine haiz genel bütçeli kamu idaresi olduğu, ayrıca Bakanlığın daha önceki yapılanmalarında da, Başbakanlığa bağlı Gümrük

Müsteşarlığı ve Gümrük ve Ticaret Bakanlığı iken Devlet tüzel kişiliğine haiz genel bütçeli bir kamu idaresi olduğu,

-Başvuranın talebine ilişkin dönem gerek öncesinde gerek sonrasında ve hali hazırda Bakanlığın bu niteliğinin hiçbir zaman değişmediği, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu ve yılı Merkezi

Yönetim Bütçe Kanunları ile Bakanlığa her yıl bütçe tahsis edilmekte olduğu,

-Ödenek tahsis edilen ve kadro ihdas edilen 5018 sayılı Kanunun (I) sayılı cetvelinde yer alan genel bütçeli kamu idareleri kapsamında olan Bakanlığın Gelir Vergisi Kanunu’nun 61 inci maddesi kapsamında işveren statüsünde olduğu, idarelerinin kendi bütçesinden personeline ücret ve benzeri ödemeleri yapmakta olduğu,

– Bakanlığın personeline yapılan maaş ve fazla çalışma (mesai) ücreti ödemelerinin her ikisinin de

Bakanlığın bütçesi ödenekleri ile ödenmekte olduğu,

-Başvuranın maaş ödemeleri ile fazla çalışma (mesai) ücreti ödemelerinin her ikisinin de Bakanlığın ilgili birimi tarafından yapıldığı, sorumlu/yetkili harcama yetkilisince imzalandığı,

– Başvurana yapılan, “Maaş ödemesi” 5018 sayılı Kanun ve Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu uyarınca

Bakanlıklarına tahsis edilen bütçeden Bakanlıklarının ilgili Harcama (Tahakkuk) Birimince ödendiği, “Fazla Çalışma (Mesai) Ücreti Ödemesi” nin ise 4458 sayılı Kanunun 221 inci maddesi uyarınca tahsil edilen fazla çalışma ücreti kaynağı ile 5018 sayılı Kanun ve Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu uyarınca

Bakanlığa tahsis edilen bütçe ödeneğinden Bakanlığın ilgili harcama (Tahakkuk) birimince ödendiği,

-Başvurana yapılan fazla çalışma ücreti ve maaş ödemesi işlemlerine ilişkin gelir vergisi uygulamasının, Hazine ve Maliye Bakanlığının ekli yazılarında belirtilen açıklamalar doğrultusunda ve ilgili belirtilen mevzuata göre gerçekleştirildiği,

-193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun ilgili hükümleri uyarınca, aynı işveren tarafından aynı vergilendirme dönemi içinde yapılan ücret ödemelerinin adı ne olursa olsan toplamı, yürürlükte olan gelir vergisi tarifesinin gelir dilimlerine göre vergilendirilmekte olduğu,

-28.11.1989 tarihli ve 20349 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 160 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel

Tebliğinin “Genel ve Katma Bütçeli İdareler ile Döner Sermayeden Ödenen Ücretlerin Vergilendirilmesi” başlıklı (I) inci bölümünde açıklandığı üzere, Bakanlıklar, bağlı kuruluşlar ve üniversiteler ile bu kuruluşlar bünyesindeki döner sermaye işletmelerinin, 1/1/1990 tarihinden geçerli olmak üzere, tek işveren olarak kabul edilmekte olduğu,

-Yukarıdaki hükme göre Bakanlığın (ilgili Bölge Müdürlüğü) personeline aynı tahakkuk birimince ödenen maaş ve fazla çalışma (mesai) ücreti ödemelerinin tek işverenden yani Bakanlıktan elde edilen ücret geliri olması nedeniyle, kümülatif matrah üzerinden gelir vergisi tarifesi uygulanmakta olduğu,

-Başvurana 5018 sayılı Kanun ve Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu ile Bakanlıklarına tahsis edilen bütçeden

Bakanlığın kadrolu personeli olması ve Bakanlık emrinde görev yapması nedenleriyle maaş ve 4458 sayılı

Kanun’un 221 inci maddesi kapsamında olması nedeniyle fazla çalışma (mesai) ücretinin Bakanlıklarınca ödendiği, bu nedenle Gelir Vergisi Kanununun ilgili maddeleri gereğince yapılan maaş ödemesi ile fazla çalışma (mesai) ücretinin birlikte vergilendirilmesi gerekmekte olduğu, birleştirilerek yapılan vergilendirme işleminin mevzuata uygun olarak yapıldığı,

-Ayrıca uygulamada, Hazine ve Maliye Bakanlığının uygun görüşü üzerine Bakanın Onayı ile yürürlüğe giren 4458 Sayılı Gümrük Kanununun 221 İnci Maddesi Uyarınca Ödenecek Fazla Çalışma Ücretine İlişkin

Usul ve Esasların “Fazla çalışma ücretinin ödenmesi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasının c bendinde yer alan “c) Gelir Vergisi Kanunu hükümleri uyarınca ilgililerin vergi matrahı ve vergi dilim değişikliklerinin takibinin Kamu Harcama ve Muhasebe Bilişim Sisteminden (KBS-say2000i)

yapılabilmesi için, bu bilgiler ayın 6’sı akşamına kadar (bu günün resmi tatile rastlaması halinde, tatilden sonraki ilk iş günü) elektronik ortamda Muhasebat Genel Müdürlüğüne gönderilir.” düzenlemesi gereği; fazla çalışma ücretine ilişkin vergi matrahları, vergi matrahlarının birleştirilmesini teminen Kamu Harcama ve Muhasebe Bilişim Sistemine (KBS-say2000i) veri olarak gönderilmekte, Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından da maaşlara ilişkin vergi matrahları fazla çalışma ücreti hesaplamasının yapıldığı SGB.net sistemine gönderilerek vergi matrahları birleştirilmekte olduğu,

-Başvuranın konuya ilişkin olarak, 09.07.2020 tarihli kayıt sayılı dilekçesi ile yaptığı başvurusuna Doğu Anadolu Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlüğü tarafından 21.07.2020 tarih ve sayılı yazı cevap verildiği,

-Başvuranın talebinin ücretin vergilendirilmesine ilişkin olduğu, Bakanlığın uygulamasıın Kanun hükümleri ile Hazine ve Maliye Bakanlığının (Gelir İdaresi Başkanlığı) görüşlerine göre yapılmakta olduğu,

Belirtilmiştir.

3.Kurumumuz tarafından bilgi-belge isteme yazısına istinaden T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı

Gelir İdaresi Başkanlığı’ndan alınan cevabi yazıda;

-Başvurana yapılan ödemelerin vergilendirme ve hesap hatalarının hiçbirisinin kapsamına girmediği,

-213 sayılı Vergi Usul Kanununun “Vergi Hatalarını Düzeltme” başlıklı 3 üncü bölümünün 116 ncı maddesinde vergi hatasının, vergiye müteallik hesaplarda veya vergilendirmede yapılan hatalar yüzünden haksız yere fazla veya eksik vergi istenmesi veya alınması şeklinde tanımlandığı, 117 nci maddesinde hesap hatalarının, 118 inci maddesinde de vergilendirme hatalarının neler olduğu sayıldığı,

-Başvuru konusu olayda talepte bulunana yapılan ödemelerin farklı işverenlerce yapılıp yapılmadığının, tahakkuk ve ödemelerinin nasıl yapıldığının netleştirilmesi, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 61, 62, 86/1-b, 94 ve 103 üncü maddeleri ile 160 seri no.lu Gelir Vergisi Tebliğinde yer alan açıklamaların yorumlanmasını gerektirdiği,

-Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 10/06/1993 tarihli ve E.No: 1992/1, K.No: 1993/2 sayılı

Kararında da konuyla ilgili olarak “…. işleminde, Vergi Usul Kanununun 118 inci maddesinin 2 nci ve 3 üncü fıkralarında yer alan “açık olarak” deyimine uygun şekilde bir hata, yani “vergi hatası” bulunmadığı, vergilendirme işlemlerinde her zaman bazı hatalar yapılabileceği, fakat her hatanın Vergi Usul Kanununun

117 nci ve 118 inci maddelerinde sayılan hatalar kapsamında olmadığı, bu kapsamda olmayan hataların ise,

“düzeltme ve şikâyet yoluyla düzeltilemez.” denildiği,

-Talepte bulunanın başvurusuna ilişkin dilekçesinde ileri sürdüğü hususların, 213 sayılı Vergi Usul

Kanununun “Vergi Hatalarını Düzeltme” başlıklı bölümünde düzenlenen vergilendirme ve hesap hatalarının hiçbirisinin kapsamına girmemekte olduğu, tarhiyatın esasına yönelik iddialar içermesi ve hukuki bir ihtilaf olması nedeniyle, olayda düzeltme hükümlerinin uygulanması mümkün olmadığı,

-Konu ile ilgili olarak, bir gümrük çalışanının aynı konuda açtığı davada İzmir 3. Vergi Mahkemesince verilen 16.06.2020 tarihli ve E:2019/1539, K:2020/540 sayılı kararda “Yukarıda yer verilen mevzuat hükümler uyarınca düzeltme şikayet başvurusu kapsamındaki vergi hataları sayma yoluyla açıkça düzenlenmiştir. Düzeltme şikâyet başvurusuna konu olaya ilişkin olarak davacı tarafından ileri sürülen itirazların, yukarıda sayılan vergi hataları kapsamanda olmadığı, aksine hukuki yorum gerektiren bir ihtilaf olduğu sonucuna varılmıştır. İhtilafın çözümüne yönelik bu inceleme ise konuya ilişkin mevzuat hükümleri ile davacıya yapılan maaş ödemesi ve fazla çalışma ücretlerinin tek işveren tarafından yapılıp yapılmadığı hususu ile anılan ödemelerin birlikte vergilendirilip vergilendirilmeyeceği hususunun incelenmesine bağlı olduğu, bu değerlendirmenin de mevzuat hükümleri ve ayrıca maddi olayın yorumlanmasını gerektirdiğinden, buna ilişkin incelemenin de ancak gelir vergisi kesintisinin yapıldığı tarihi izleyen tarihten itibaren yasal dava aşma süresi içinde açılacak davalarda yapılabileceği tabidir. Dolayısıyla, hukuki ihtilaf

niteliğindeki dava konusu uyuşmazlığın vergi hatası kapsamında incelenmesi mümkün olmadığından, düzeltme şikâyet başvurusunun reddine ilişkin davalı idare işleminde yasal isabetsizlik görülmemiştir.

Nitekim Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunun 01.10.2014 tarih ve E:2014/490, K:2014/822 sayılı kararı da bu yöndedir.” gerekçesiyle davanın reddedildiği, bu kararın İzmir Bölge İdare Mahkemesi 1. Vergi

Dava Dairesince verilen 02.12.2020 tarihli ve E:2020/1038, K:2020/1059 sayılı kararla onandığı,

-İzmir 3. Vergi Mahkemesi tarafından verilen; 16.06.2020 tarihli ve E:2019/1539, K:2020/540 sayılı,

16.06.2020 tarihli ve E:2019/1541, K:2020/541 sayılı, 17.06.2020 tarihli ve E:2019/1542, K:2020/563

sayılı, 17/06/2020 tarihli ve E:2019/1544, K:2020/562 sayılı, 17/06/2020 tarihli ve E:2019/1545, K:2020/564 sayılı, 03/07/2020 tarihli ve E:2019/1538, K:2020/643 sayılı kararların da bu yönde olduğu,

-Maaş ve mesai ödemeleri aynı tahakkuk birimi (tek işveren) tarafından yapıldığı,

-193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasında, tevkifat yapmakla sorumlu olanlar sayıldığı ve aynı fıkranın (1) numaralı bendinde, hizmet erbabına ödenen ücretler ile 61 inci maddede yazılı olup ücret sayılan ödemelerden (istisnadan faydalananlar hariç), 103 ve 104 üncü maddelere göre, tevkifat yapılacağı hüküm altına alındığı,

-Söz konusu hüküm uyarınca, aynı işveren tarafından aynı vergilendirme dönemi içinde yapılan ücret ödemelerinin adı ne olursa olsun toplamı, yürürlükte olan gelir vergisi tarifesinin gelir dilimlerine göre vergilendirilmekte olduğu,

-28.11.1989 tarihli ve 20349 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 160 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel

Tebliğinin “Genel ve Katma Bütçeli İdareler ile Döner Sermayeden Ödenen Ücretlerin Vergilendirilmesi” başlıklı (I) inci bölümünde açıklandığı üzere bakanlıklar, bağlı kuruluşlar ve üniversiteler ile bu kuruluşlar bünyesindeki döner sermaye işletmelerinin, 1/1/1990 tarihinden geçerli olmak üzere, tek işveren olarak kabul edildiği,

-Açıklamalar çerçevesinde, Ticaret Bakanlığı (Gümrük İdaresi) personeline aynı tahakkuk birimince ödenen maaş ve mesai ödemelerinin tek işverenden (Ticaret Bakanlığından) elde edilen ücret geliri olduğu ve kümülatif matrah üzerinden gelir vergisi tarifesinin uygulanması gerektiği,

-Maaş ücretlerinin Ticaret Bakanlığınca, mesai ödemelerinin ise Hazine ve Maliye Bakanlığınca ödendiği iddiası doğru olmadığı, her iki ödeme Ticaret Bakanlığınca aynı tahakkuk birimi üzerinden gerçekleştirildiği,

-5018 sayılı Kamu Mali Yönetim ve Kontrol Kanununun 3 üncü, 12 inci, 20 nci, 31 inci ve müteakip maddelerin hükümlerine göre ödenek tahsis edilen ve kadro ihdas edilen 5018 sayılı Kanunun (I) sayılı cetvelinde yer alan genel bütçeli kamu idarelerinin Gelir Vergisi Kanununun 61 inci maddesi kapsamında işveren statüsünde olduğu, söz konusu idareler kendi bütçelerinden personellerine ücret ve benzeri ödemeler yapıldığı,

-1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile kurulan Ticaret Bakanlığı ve Bakanlığa bağlı taşra teşkilatı olan Bölge Müdürlükleri ile Gümrük Müdürlükleri genel bütçe kapsamındaki (I) sayılı cetvelin 28 inci sırasında yer alan Devlet tüzel kişiliğine haiz genel bütçeli kamu idaresi olduğu,

-Ticaret Bakanlığının daha önceki yapılanmalarında da, Başbakanlığa bağlı Gümrük Müsteşarlığı ve

Gümrük ve Ticaret Bakanlığı iken Devlet tüzel kişiliğine haiz genel bütçeli bir kamu idaresi olduğu, Ticaret

/

Bakanlığının bu niteliğinin hiçbir zaman değişmediği, bu kapsamda 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve

Kontrol Kanunu ve yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunları ile Ticaret Bakanlığına her yıl bütçe tahsis edildiği, -Hazine ve Maliye Bakanlığının ise sadece kendi personelinin maaşlarını kendi bütçesinden ödemekte olduğu, başka kurumların personelinin maaşlarını ödemesinin söz konusu olmadığı,

-Diğer kamu kuruluşları personelinin maaşlarının ödenmesinde, Hazine ve Maliye Bakanlığın görevlerinin, Muhasebat Genel Müdürlüğü aracılığıyla 5018 sayılı Kanunun 33 üncü maddesi kapsamında sadece tüm kamu personelinin maaşlarının tek bir merkezi sistem olarak kurgulanan Kamu Harcama Bilişim Sistemine (KBS) ödemeyi yapacak kurumca veri girişi yapılmasını temin etmekten ibaret olduğu,

-Ticaret Bakanlığı personeline yapılan maaş ve fazla çalışma ücreti ödemelerinin her ikisinin de Ticaret

Bakanlığının (Gümrük İdaresi) bütçesinden ödenmekte olduğu, Hazine ve Maliye Bakanlığınca Gümrük

İdaresi personeline yapılan herhangi bir ödeme bulunmadığı,

-Talepte bulunanın Gümrük çalışanı olduğu, gümrük çalışanlarına maaş ödemelerinin Gümrük ve Ticaret

Bakanlığı tarafından yapılmakta olduğu, gümrük çalışanlarına diğer bakanlık çalışanlarına ödenmeyen bir mesai ödemesi de yapıldığı, mesai ödemesinin Gümrük İdaresinin bir birimi olan Ankara Gümrük

Muhasebe Birimi tarafından yapılmakta olduğu, yapılacak ödeme miktarının Gümrük ve Ticaret Bakanı tarafından belirlendiği, hal böyle iken gümrük personeline yapılan ücret (maaş) ödemelerinin Hazine ve

Maliye Bakanlığınca yapıldığının iddia edilmesinin tamamen yanlış anlaşılmadan kaynaklanmakta olduğu, aksinin düşünülmesinin ise Hazine ve Maliye Bakanlığının bütçe hazırlanması ve kamu kurumlarına ödenek aktarımı görevleri nedeniyle bütün bakanlıkların ücret ve ek ödemelerinin Hazine ve Maliye

Bakanlığı tarafından yapıldığı gibi garip bir anlayışa sebebiyet vereceği, bu şekildeki tuhaf bir anlayışta bile tüm kamu personelinin ücretlerinin Hazine ve Maliye Bakanlığınca ödeniyor ise o zaman işveren de tek olup, birden fazla işverenden ücret alındığı iddiası dayanaksız kalmakta olduğu,

-Bir gümrük çalışanının aynı konuda açtığı bir davada, Tekirdağ Vergi Mahkemesince verilen

05.06.2020 tarih ve E:2019/574, K:2020/160 sayılı kararda, “…her ne kadar davacı tarafından iki ayrı

işverenden ödeme aldığı, söz konusu ödemelerin ayrı ayrı vergilendirilmesi gerektiği ileri sürülse de gerek davacıya yapılan maaş ödemesinin gerek fazla çalışma ödemesinin Ticaret Bakanlığı tarafından yapıldığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından davacıya herhangi bir ödeme yapılmadığı, tüm kamu kurum ve kuruluşları gibi Ticaret Bakanlığı’nın da kendi personelinin maaş işlemlerini gerçekleştirirken Hazine ve

Maliye Bakanlığının tek bir merkezi sistem olarak koordine ettiği Kamu Harcama Bilişim Sistemi’ni (KBS)

kullandığı, bu husus haricinde Hazine ve Maliye Bakanlığının konuyla bir ilgisinin bulunmadığı, bu sebeple tek bir işveren tarafından yapılan maaş ve fazla çalışma ücreti ödemelerinin vergilendirilmesinin, Gelir

Vergisi Kanununun 85 nci maddesi uyarınca gelirlerin toplanması suretiyle yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılmış olup, davacıya yapılan aylık maaş ödemesi ile 4458 sayılı Gümrük Kanununun 221 nci maddesi uyarınca ödenen fazla çalışma ücreti ödemesinin gelir vergisi matrahının tespitinde birleştirilmesi suretiyle vergilendirilmesi işleminde ve buna istinaden yapılan gelir vergisi kesintisinde hukuka aykırılık bulunmadığı” gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, aynı Mahkeme tarafından verilen 07.07.2020 tarihli ve E:2020/45, K:2020/216 sayılı kararın da bu yönde olduğu,

-Aynı şekilde İstanbul 4. Vergi Mahkemesince verilen 14.07.2020 tarihli ve E:2019/2598, K:2020/1583 sayılı kararda; “… davacının almış olduğu maaşın her ne kadar Maliye Bakanlığı KBS sistemine girişi yapılsa da Maliye Bakanlığı bütçesinden ödenmediği, Ticaret Bakanlığının bütçesinden ödendiği fazla çalışma ticaretinin de Ticaret Bakanlığı bütçesinden karşılanmak üzere, çalıştığı Gümrük Müdürlüğü tarafından tahakkuk ettirilmek suretiyle ödendiği sonuç olarak maaş ve fazla çalışma ücretlerinin ayrı

/

işverenler tarafından ödenmediği anlaşılmış olduğundan, davacıya yapılan maaş ve fazla çalışma ücreti ödemelerinin birleştirilmek suretiyle vergilendirilmesinde ve davacının maaş ve fazla mesai ücretinin birleştirilerek vergilendirilmesi sonucunda, davacıdan fazladan gelir vergisi kesintisi yapıldığı iddia edilerek, fazladan yapılan gelir vergisi kesintilerinin 13/06/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte iadesi talebiyle Gelir İdaresi Başkanlığına yapılan şikayet başvurusunun reddine dair 04/10/2019 tarihli ve E:137407 sayılı işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.” gerekçesiyle davanın reddedildiği,

-İstanbul 8. Vergi Mahkemesince verilen 06.11.2020 tarihli ve E:2020/225, K:2020/3015 sayılı kararda, “….her ne kadar davacı tarafından iki ayrı işverenden ücret alındığı, söz konusu ödemelerinin ayrı ayrı vergilendirilmesi gerektiği ileri sürülse de, gerek davacıya yapılan maaş ödemesinin gerekse mesai ödemesinin Ticaret Bakanlığından yapıldığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından davacıya herhangi bir ödeme yapılmadığı, tüm kamu kurum ve kuruluşları gibi Ticaret Bakanlığının kendi personel maaş işlemlerini gerçekleştirirken Hazine ve Maliye Bakanlığının tek bir merkezi sistem olarak koordine ettiği

Kamu Harcama Bilişim Sistemi’ni (KBS) kullandığı, bu husus haricinde Hazine ve Maliye Bakanlığının konuyla bir ilgisinin bulunmadığı, bu sebeple tek bir işveren tarafından yapılan maaş ve fazla çalışma ücreti ödemelerinin vergilendirilmesinin, 193 sayılı Kanun’un 85. maddesi uyarınca gelirlerin toplanması suretiyle yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılmış olup, davacıya yapılan aylık maaş ödemesi ile 4458 sayılı

Gümrük Kanunu’nun 221. Maddesi uyarınca ödenen fazla çalışma ücreti ödemesinin gelir vergisi matrahının birleştirilmesi suretiyle vergilendirilmesi işleminde ve buna istinaden yapılan gelir vergisi kesintisinde, dolayısıyla şikayet işleminin zımmen reddinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.” gerekçesiyle davanın reddedildiği,

-İstanbul 10. Vergi Mahkemesince verilen 29.09.2020 tarihli ve E:2019/2387, K:2020/2088 sayılı kararda; “Buna göre, kendisine bu şekilde ödenek tahsis edilen her bir bakanlık kendi personelinin ücret ve benzeri diğer ödemelerini kendi bütçesinden yapmaktadır. Dolayısıyla, diğer bakanlıkların personel ödemelerinin Hazine ve Maliye Bakanlığınca yapılması söz konusu olmayıp; Hazine ve Maliye Bakanlığı yalnızca kendi personelinin ödemesini kendi bütçesinden yapmaktadır. Bu sebeple davacının farklı işverenden ücret aldığı savının hareket noktasını oluşturan maaşını Hazine ve Maliye Bakanlığından aldığı iddiasında da isabet bulunmamaktadır. Bu durumda, gerek maaş ödemelerinin gerekse fazla çalışma ücretlerinin aynı istihdam ilişkisi gereğince aynı işveren tarafından ödendiği açık olduğundan, talepte davacının gelir vergisinin, elde ettiği ücretler birleştirilerek tek bir matrah üzerinden hesaplanması mevzuat gereği olup, davacıdan kesilen gelir vergisinde herhangi bir vergi hatası bulunmadığından, davalı idarenin zımnen ret işleminde hukuka aykırılık görülmemiştir.” gerekçesiyle davanın reddedildiği,

-Antalya 1. Vergi Mahkemesince verilen 15.08.2020 tarihli ve E:2019/1097, K:2020/718 sayılı kararda; “Olayda iki farklı işverenden alınan ücretin söz konusu olduğundan bahisle, alınan ücretlerin ayrı ayrı vergilendirilmesi gerektiği iddia edilmekte ise de; davacının maaşının 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’na ekli (I) sayılı cetvelde genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri arasında sayılan davalı Ticaret Bakanlığına ait bütçe içerisinden ödendiği, yine davacıya ödenen fazla mesai ücretinin de

Ticaret Bakanlığına bağlı taşra birimi olan Gümrük İdaresi bütçesinden ödendiği görülmüş olup kendine ödenek tahsis edilen ve kadro ihdas edilen her bir kamu idaresi ayrı işveren statüsünde olduğu ve kendi bütçesinden personelinin ücret ve benzeri diğer ödemelerini yaptığı dikkate alındığında, Ticaret Bakanlığı personeli olan davacının maaşının Maliye Bakanlığı bütçesinden yapılması söz konusu olmayıp Maliye

Bakanlığınca sadece kendi içinde çalışıp personelin maaşlarının kendi bütçesinden ödendiği, diğer kamu kuruluşlarının personelinin maaşlarının ödenmesinde Maliye Bakanlığı’nın rolünün sadece tüm kamu personelinin maaşlarının tek bir merkezi sistem olarak kurgulanan Kamu Harcama Muhasebe Bilişim

Sistemi (KBS)’ne ödemeyi yapacak kurumca veri girişi sağlanmasını temin etmekten ibaret olduğu

anlaşıldığından dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği” gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği,

-Van Vergi Mahkemesinin 16/10/2020 tarihli ve E:2020/589, K:2020/1003 sayılı kararında, “Bu hükümlere göre, kendine ödenek tahsis edilen ve kadro ihdas edilen her bir kamu idaresi ayrı işveren statüsünde olup, kendi bütçesinden personelinin ücret ve benzeri diğer ödemelerini yapmaktadır. Bu kurumların personelinin maaşlarının Hazine ve Maliye Bakanlığı bütçesinden yapılması söz konusu olmayıp; Hazine ve Maliye Bakanlığınca sadece kendi içinde çalışan personelin maaşları kendi bütçesinden ödenmektedir. Diğer kamu kuruluşlarının personelinin maaşlarının ödenmesinde Hazine ve Maliye

Bakanlığının rolü sadece tüm kamu personelinin maaşlarının tek bir merkezi sistem olarak kurgulanan

Kamu Harcama Muhasebe Bilişim Sistemi (KBS)’ne ödemeyi yapacak kurumca veri girişi sağlanmasını temin etmekten ibaret olup, başka bir kurumda çalışan bir personelin maaşlarının Hazine ve Maliye

Bakanlığı bütçesinden ödenmesi söz konusu olmamaktadır. Dava konusu olayda Gelir Vergisi Kanunu’nun 94. maddesi gereği kamu idare ve müesseseleri, iktisadi kamu müesseseleri ve sair kurumların hizmet erbabına ödedikleri ücretler ile aynı Kanun’un 61. maddesinde belirtilen ücret sayılan ödemelerden (istisnadan faydalananlar hariç olmak üzere) 103. ve 104. maddelere göre gelir vergisi tevkifatı yapmak zorunda oldukları, buna göre kendisine ödenek tahsis edilen kamu kuruluşlarının personeline yaptırmış olduğu hizmetler karşılığında ödemiş oldukları her türlü ücret ödemelerinin tek işverenden alınmış ücret olarak kabul edileceği, bu kapsamda davacıya yapılan aylık maaş ödemesi ile 4458 sayılı Gümrük

Kanunu’nun 221. maddesi uyarınca ödenen fazla çalışma ücreti ödemesinin gelir vergisi matrahının tespitinde birleştirilmesi suretiyle vergilendirilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı göz önünde bulundurulduğunda, davacının anılan dönemlere konu gelir vergisinin iadesi istemiyle yapılan düzeltme/şikayet başvurusunun reddine ilişkin işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir.” gerekçesiyle davanın reddedildiği, aynı Mahkeme tarafından verilen 16/10/2020 tarihli ve E:2020/585, K:2020/1005 sayılı, 16/10/2020 tarihli ve E:2020/581, K:2020/1006 sayılı, 09/12/2020 tarihli ve E:2020/616, K:2020/1398 sayılı, 27/11/2020 tarihli ve E:2020/572, K:2020/1315 sayılı, 27/11/2020 tarihli ve

E:2020/564, K:2020/1316 sayılı kararlarının da aynı yönde olduğu,

-Erzurum 2. Vergi Mahkemesince verilen 02/12/2020 tarihli ve E:2020/601 K:2020/1731 sayılı kararında, “Gelir Vergisi Kanunu’nun 94. maddesi gereği, kamu idare ve müesseseleri, iktisadi kamu müesseseleri ve sair kurumlar hizmet erbabına ödedikleri ücretler ile aynı Kanun’un 61. maddesinde belirtilen, ücret sayılan ödemelerden (istisnadan faydalananlar hariç olmak üzere), 103. ve 104. Maddelere göre gelir vergisi tevkifatı yapmak zorunda olduğu, buna göre, kendisine ödenek tahsis edilen kamu kuruluşlarının personeline yaptırmış olduğu hizmetler karşılığında ödemiş oldukları her türlü ücret ödemelerinin tek işverenden alınmış ücret olarak değerlendirilmesi gerektiği sonucuna ulaşıldığından, davacıya yapılan aylık maaş ödemesi ile 4458 sayılı Gümrük Kanununun 221. maddesi uyarınca ödenen fazla çalışma ücreti ödemesinin gelir vergisi matrahının birleştirilmesi suretiyle gelir vergisi kesilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.” gerekçesiyle davanın reddedildiği, Erzurum 2.Vergi Mahkemesince verilen 03/11/2020 tarihli ve E:2020/46, K:2020/1537 sayılı, 03/11/2020 tarihli ve E:2020/47, K:2020/1536 sayılı, 06/11/2020 tarihli ve E:2020/149 K:2020/1559 sayılı, 06/11/2020 tarihli ve E:2020/150

K:2020/1558 sayılı, 02/12/2020 tarihli ve E:2020/598, K:2020/1730 sayılı kararın da bu yönde olduğu,

-Gaziantep 1. Vergi Mahkemesince verilen 05/11/2020 tarihli ve E:2020/283, K:2020/968 sayılı kararında, “Dava konusu olayda, Gelir Vergisi Kanunu’nun 94. maddesi gereği, kamu idare ve müesseseleri, iktisadi kamu müesseseleri ve sair kurumların, hizmet erbabına ödedikleri ücretler ile aynı

Kanun’un 61. maddesinde belirtilen, ücret sayılan ödemelerden (istisnadan faydalananlar hariç olmak üzere), 103. ve 104. Maddelere göre gelir vergisi tevkifatı yapmak zorunda oldukları, buna göre, kendisine ödenek tahsis edilen kamu kuruluşlarının personeline yaptırmış olduğu hizmetler karşılığında ödemiş

oldukları her türlü ücret ödemelerinin tek işverenden alınmış ücret olarak kabul edileceği, bu kapsamda davacıya yapılan aylık maaş ödemesi ile 4458 sayılı Gümrük Kanununun 221. maddesi uyarınca ödenen fazla çalışma ücreti ödemesinin gelir vergisi matrahının birleştirilmesi suretiyle vergilendirilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı göz önünde bulundurulduğunda, davacının düzeltme/şikayet başvurusunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Bu doğrultuda, davacının anılan vergilendirme dönemleri için kesilen gelir vergisinin yasal faiziyle iadesi talebinin de reddi gerekmektedir.” gerekçesiyle davanın reddedildiği, Gaziantep 1. Vergi Mahkemesince verilen 05/11/2020 tarihli ve

E:2020/283, K:2020/968 sayılı kararının da bu yönde olduğu,

-Mardin Vergi Mahkemesinin 30/10/2020 tarihli ve E:2020/460, K:2020/842 sayılı kararında, “Buna göre, kendisine bu şekilde ödenek tahsis edilen her bir bakanlık, kendi personelinin ücret ve benzeri ödemelerini kendi bütçesinden yapmaktadır. Dolayısıyla, diğer bakanlıkların personel ödemelerinin Hazine ve Maliye Bakanlığınca yapılması söz konusu olmayıp, Hazine ve Maliye Bakanlığınca yalnız kendi personelinin ödemesini kendi bütçesinden yapmaktadır. Bu nedenle, davacının farklı işverenlerden ücret aldığı savının hareket noktasını oluşturan maaşını Hazine ve Maliye Bakanlığından aldığı iddiasında da isabet bulunmamaktadır.” gerekçesiyle davanın reddedildiği, anılan Mahkeme tarafından verilen 30/10/2020 tarihli ve E:2020/464, K:2020/843 sayılı kararın da bu yönde olduğu,

-Trabzon Vergi Mahkemesi Başkanlığı tarafından verilen 30/11/2020 tarihli ve E.:2020/343, K:2020/838 sayılı kararında, “Uyuşmazlıkta, Gelir Vergisi Kanunu’nun 94. maddesi gereği kamu idare ve müesseseleri, iktisadi kamu müesseseleri ve sair kurumların hizmet erbabına ödedikleri ücretler ile aynı

Kanun’un 61. maddesinde belirtilen ücret sayılan ödemelerden (istisnadan faydalananlar hariç olmak üzere)

103. ve 104. maddelere göre gelir vergisi tevkifatı yapmak zorunda oldukları, buna göre kendisine ödenek tahsis edilen kamu kuruluşlarının personeline yaptırmış olduğu hizmetler karşılığında ödemiş oldukları her türlü ücret ödemelerinin tek işverenden alınmış ücret olarak kabul edileceği, davacıyla aynı hukuki statüdeki başka bir gümrük personelinin açtığı benzer bir davaya ilişkin E:2020/405 esas sayılı dosyada idarece sunulan fazla çalışma ödemeleri ile maaş ödemelerine ilişkin bordrolar, bordro icmalleri ve ödeme emri belgeleri incelendiğinde, tüm ödemelerin Ticaret Bakanlığı bütçesinden çalışılmakta olan kurum tarafından yapıldığı anlaşılmakta olup, bu kapsamda davacıya yapılan aylık maaş ödemesi ile 4458 sayılı

Gümrük Kanunu’nun 221. maddesi uyarınca ödenen fazla çalışma ücreti ödemesinin gelir vergisi matrahının tespitinde birleştirilmesi suretiyle vergilendirilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşıldığından, dava konusu düzeltme ve şikayet başvurusunun reddine ilişkin işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir.” gerekçesiyle davanın reddedildiği, anılan Mahkeme tarafından verilen 30/11/2020 tarihli ve E:2020/345, K:2020/839 sayılı,30/11/2020 tarihli ve E:2020/348, K:2020/840 sayılı, 30/11/2020 tarihli ve E:2020/360, K:2020/8360 sayılı, 30/11/2020 tarihli ve E:2020/364, K:2020/816 sayılı, 30/11/2020 tarihli ve E:2020/339, K:2020/820 sayılı, 30/11/2020 tarihli ve E:2020/363, K:2020/812 sayılı, 30/11/2020 tarihli ve E:2020/338, K:2020/844 sayılı, 30/11/2020 tarihli ve E:2020/359, K:2020/809 sayılı, 30/11/2020 tarihli ve E:2020/347, K:2020/841 sayılı, 30/11/2020 tarihli ve E:2020/652, K:2020/817 sayılı, 30/11/2020 tarihli ve E:2020/342, K:2020/819 sayılı, 30/11/2020 tarihli ve E:2020/340, K:2020/818 sayılı, 30/11/2020 tarihli ve E:2020/352, K:2020/814 sayılı kararların da bu yönde olduğu,

-Samsun Vergi Mahkemesinin 06/05/2020 tarih ve E:2019/964, K:2020/403 sayılı kararında,”5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nda merkezi yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin, bu kanuna ekli (I), (II) ve (III) sayılı cetvellerde yer alan kamu idareleri olduğu, harcama birimlerinin de kamu idaresi bütçesinde ödenek tahsis edilen ve harcama yetkisi bulunan birimi ifade ettiği, söz konusu kanunda genel yönetim kapsamındaki idarelerin bütçelerinin; merkezi yönetim bütçesi, sosyal güvenlik kurumları bütçeleri ve mahalli idareler bütçeleri olarak hazırlanacağı ve uygulanacağı, kamu idarelerince bunlar dışında herhangi bir ad altında bütçe oluşturulamayacağı, merkezi yönetim bütçesinin, bu kanuna ekli (I),

(II) ve (III) sayılı cetvellerde yer alan kamu idarelerinin bütçelerinden oluşacağı, kamu idarelerinin, bütçelerinde yer alan ödeneklerin üzerinde harcama yapamayacağı, bütçeyle verilen ödeneklerin tahsis edildikleri amaçlar doğrultusunda, yılı içinde yaptırılan iş, satın alınan mal ve hizmetler ile diğer giderlerin karşılanmasında kullanılacağının açıklandığı, 190 sayılı Genel Kadro ve Usulü Hakkında Kararnamede; bu kanun hükmünde kararnamenin 2. maddesinin (a) ve (b) bentlerinde sayılan kamu kurum ve kuruluşlarının kadrolarının kanunla ihdas edileceğinin belirtildiği, bu hükümlere göre, kendine ödenek tahsis edilen ve kadro ihdas edilen her bir kamu idaresinin ayrı işveren statüsünde olup, kendi bütçesinden personelinin ücret ve benzeri diğer ödemelerini yaptığı, bu kurumların personelinin maaşlarının Hazine ve Maliye

Bakanlığı bütçesinden yapılmasının söz konusu olmayıp; Hazine ve Maliye Bakanlığınca sadece kendi bünyesinde çalışan personelin maaşlarının ödendiği, diğer kamu kuruluşlarının personelinin maaşlarının ödenmesinde Hazine ve Maliye Bakanlığının rolünün sadece tüm kamu personelinin maaşlarının tek bir merkezi sistem olarak kurgulanan Kamu Harcama Muhasebe Bilişim Sistemi (KBS)’ne ödemeyi yapacak kurumca veri girişi sağlanmasını temin etmekten ibaret olup, başka bir kurumda çalışan personelin maaşının

Hazine ve Maliye Bakanlığı bütçesinden ödenmesinin söz konusu olmadığı, dava konusu olayda Gelir

Vergisi Kanunu’nun 94. maddesi gereği kamu idare ve müesseseleri, iktisadi kamu müesseseleri ve sair kurumların hizmet erbabına ödedikleri ücretler ile aynı Kanun’un 61. maddesinde belirtilen ücret sayılan ödemelerden (istisnadan faydalananlar hariç olmak üzere) 103. ve 104. maddelere göre gelir vergisi tevkifatı yapmak zorunda oldukları, buna göre kendisine ödenek tahsis edilen kamu kuruluşlarının personeline yaptırmış olduğu hizmetler karşılığında ödemiş oldukları her türlü ücret ödemelerinin tek işverenden alınmış ücret olarak kabul edileceği, bu kapsamda davacıya yapılan aylık maaş ödemesi ile 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 221. maddesi uyarınca ödenen fazla çalışma ücreti ödemesinin gelir vergisi matrahının tespitinde birleştirilmesi suretiyle vergilendirilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı göz önünde bulundurulduğunda, davacının düzeltme/şikayet başvurusunun reddine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı” gerekçesiyle davanın reddedildiği ve davacının istinaf başvurusun da Samsun Bölge

İdare Mahkemesi 1. Vergi Dava Dairesinin 16/10/2020 tarihli ve E:2020/380, K:2020/330 sayılı kararıyla reddedilerek anılan Mahkeme kararı onandığı,

-Samsun Vergi Mahkemesinin aynı gerekçeyle verdiği 12/03/2020 tarihli ve E:2019/965, K:2020/279 sayılı kararı, Samsun Bölge İdare Mahkemesinin 16/10/2020 tarihli ve E:2020/381, K:2020/329 sayılı kararı ile, Samsun Vergi Mahkemesinin aynı gerekçeyle verdiği 16/03/2020 tarihli ve E:2019/961, K:2020/300 sayılı kararı, Samsun Bölge İdare Mahkemesinin 16.10.2020 tarih ve E:2020/383, K:2020/337 sayılı kararı ile onandığı,

Belirtilmiştir.

III.İLGİLİ MEVZUAT

4.Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının,

4.1.“Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde;

“Vatandaşlar… kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikâyetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye

Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir… Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.”,

4.2.“Yargı yolu” başlıklı 125 inci maddesinde;

“…İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür.”,

5.6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun, “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinde;

“Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir”,

6.657 sayılı Devlet Memurları Kanununun, “Aylığın Ödeme Zamanı ve Esasları” başlıklı 164 üncü

maddesi;

“Aylıklarını 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu, 3466 sayılı Uzman Jandarma Kanunu, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu ve 2914 sayılı Yükseköğretim

Personel Kanunu hükümlerine göre almakta bulunan Devlet memurları ve diğer kamu görevlileri (sözleşmeli statüdeki personel dahil) ile kamu ve özel kesimde iş kanunlarına göre istihdam edilen işçilere çeşitli adlar altında yapılan nakdi ve ayni nitelikteki tüm ödemelerin hesaplanma kolaylığını ve basitliğini sağlamak amacıyla, bordro düzenlemesine, tahakkuk ve ödeme işlem ve sürelerine ilişkin esas ve usulleri tespit etmeye, aydan daha kısa ya da daha uzun sürelerde yapılan ödemelerin aylık dönemler itibariyle tahakkuk ettirilmesi ve ödenmesine karar vermeye Maliye ve Gümrük Bakanlığı yetkilidir.

Üçüncü fıkra kapsamına giren personelin her türlü özlük haklarının ve tahakkuk işlemlerinin belli merkezlerden yapılabilmesi ve ödemelerin bankacılık sistemi aracılığı ile gerçekleştirilmesi için gerekli düzenlemeleri yapmaya ve gerekli tedbirleri almaya Maliye Bakanlığı yetkilidir.”,

7.193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun;

7.1.“Mevzuu” başlıklı 1 inci maddesinde;

“Gerçek kişilerin gelirleri gelir vergisine tabidir. Gelir bir gerçek kişinin bir takvim yılı içinde elde ettiği kazanç ve iratların safi tutarıdır.”,

7.2.“Ücretin Tarifi” başlıklı 61 nci maddesinde;

“Ücret, işverene tabi belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir.

Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (Mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunması onun mahiyetini değiştirmez.”,

7.3.“İş verenin tarifi” başlıklı 62 nci maddesinde;

“İş verenler, hizmet erbabını işe alan, emir ve talimatları dahilinde çalıştıran gerçek ve tüzel kişilerdir. 61 inci maddenin 1 ila 6 numaralı bentlerinde yazılı ödemeleri yapanlar bu kanunda yazılı ödevleri yerine getirmek bakımından işveren hükmündedir….”,

7.4. “Gelirin toplanması ve beyan” başlıklı 85 inci maddesinde;

“Mükellefler 2 nci maddede yazılı kaynaklardan bir takvim yılı içinde elde ettikleri kazanç ve iratları için bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça yıllık beyanname verirler. Bu Kanuna göre beyanı gereken gelirlerin yıllık beyannamede toplanması zorunludur…”

7.5.“ Toplama yapılmayan haller” başlıklı 86 ncı maddesinde;

“Aşağıda belirtilen gelirler için yıllık beyanname verilmez, diğer gelirler için beyanname verilmesi halinde bu gelirler beyannameye dahil edilmez.

1. Tam mükellefiyette; …

b) b) Tek işverenden alınmış ve tevkif suretiyle vergilendirilmiş ücretler (birden fazla işverenden ücret almakla beraber, birden sonraki işverenden aldıkları ücretlerinin toplam 103’üncü maddede yazılı tarifenin ikinci gelir diliminde yer alan tutarı aşmayan mükelleflerin, tamamı tevkif suretiyle vergilendirilmiş ücretleri dahil)…”,

8.213 sayılı Vergi Usul Kanununun;

8.1.”Vergi hatası” başlıklı 116 ıncı maddesinde;

“ Vergi hatası, vergiye mütaallik hesaplarda veya vergilendirmede yapılan hatalar yüzünden haksız yere fazla veya eksik vergi istenmesi veya alınmasıdır.”,

8.2.“ Hesap hataları” başlıklı 117 nci maddesinde;

“Hesap hataları şunlardır:

1. Matrah hataları: Vergilendirme ile ilgili beyanname, tahakkuk fişi, ihbarname, tekalif cetveli ve kararlarda matraha ait rakamların veya indirimlerin eksik veya fazla gösterilmiş veya hesaplanmış olmasıdır.

2. Vergi miktarında hatalar: Vergi nispet ve tarifelerinin yanlış uygulanması, mahsupların yapılmamış veya yanlış yapılmış olması, birinci bentte yazılı vesikalarda verginin eksik veya fazla hesaplanmış veya gösterilmiş olmasıdır.

3. Verginin mükerrer olması: Aynı vergi kanununun uygulanmasında belli bir vergilendirme dönemi için aynı matrah üzerinden bir defadan fazla vergi istenmesi veya alınmasıdır” ,

8.3.“ Vergilendirme hataları” başlıklı 118 inci maddesinde;

“Vergilendirme hataları şunlardır:

1. Mükellefin şahsında hata: Bir verginin asıl borçlusu yerine başka bir kişiden istenmesi veya alınmasıdır;

2. Mükellefiyette hata: Açık olarak vergiye tabi olmıyan veya vergiden muaf bulunan kimselerden vergi istenmesi veya alınmasıdır;

3. Mevzuda hata: Açık olarak vergi mevzuuna girmiyen veya vergiden müstesna bulunan gelir, servet, madde, kıymet, evrak ve işlemler üzerinden vergi istenmesi veya alınmasıdır.

4. Vergilendirme veya muafiyet döneminde hata: Aranan verginin ilgili bulunduğu vergilendirme döneminin yanlış gösterilmiş veya süre itibariyle eksik veya fazla hesaplanmış olmasıdır..”,

9. 4458 sayılı Gümrük Kanununun fazla çalışma (mesai) ücretini düzenleyen 221 inci maddesinde; “Yolcuların ve taşıt araçlarının giriş ve çıkışlarına ait işlem dışında, yükleme ve boşaltma ile her türlü gümrük işlemlerinin normal çalışma saatleri içinde yapılması gerekir. Ancak bu saatler dışında veya tatil zamanlarında hizmet talebinde bulunulduğunda, yazılı olarak yapılacak bu talep, işin yapılacağı gümrük idarelerince yerinde görülürse, gerekli önlemler alınmak ve çalışacak personelin fazla çalışma ücreti ve varsa hak sahibine ödenecek kanunî yollukları karşılığı tutarlar, talep sahipleri tarafından ilgili muhasebe birimi hesabına yatırılmak koşuluyla kabul edilir. Fazla çalışma ücretinden yararlanan personel, bu suretle kendilerine verilecek işleri yapmakla görevlidir. Gümrük idare amirleri normal çalışma saatleri dışında verilecek hizmetleri düzenler ve kontrol eder.

Normal çalışma saatleri içinde veya dışında olduğuna bakılmaksızın, çalışma ücretinin yatırılması halinde, özel kurye taşımacılığı gümrük hizmeti ile özel yolcu servisi taleplerinin yetkili gümrük idarelerince karşılanması mümkündür.

İlgililerden tahsil edilecek fazla çalışma ücretlerinin miktarı ve tahsiline ilişkin usul ve esaslar

Cumhurbaşkanınca tespit edilir. Fazla çalışma ücreti olarak yatırılan tutarlar, personelin fazla çalışma süresi, görev yapmış olduğu yer, görevinin önem ve güçlüğü, sınıfı, kadro unvanı gibi hususlar dikkate alınmak suretiyle belirlenecek usul ve esaslar dâhilinde Gümrük ve Ticaret Bakanlığı taşra teşkilatına ait kadro ve pozisyonlarda bulunanlardan ithalat ve ihracat, giriş ve çıkış işlemlerinin yapıldığı gümrük idarelerinde gümrük işlemlerini yürüten memurlar (375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki (II) sayılı

Cetvel kapsamında yer alan kadrolarda bulunanlar hariç) ve 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet

Memurları Kanununun 4 üncü maddesinin (B) fıkrasına göre çalışan sözleşmeli personele ödenmek üzere

Ankara Gümrük Muhasebe Birimi hesabına aktarılır. Söz konusu ödemeler, Maliye Bakanlığının uygun görüşü alınarak aylık miktarı (36.500) gösterge rakamının memur aylık katsayısıyla çarpımı sonucu bulunacak tutarı geçmemek üzere, Gümrük ve Ticaret Bakanı tarafından tespit edilir. Bu fıkra uyarınca personele her ay yapılacak fazla çalışma ücretinin net tutarı, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 9 uncu maddesi uyarınca kadro ve görev unvanı veya pozisyon unvanı itibarıyla tespit edilmiş olan ek ödemenin net tutarından az olamaz. 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 9 uncu maddesi uyarınca Gümrük ve Ticaret Bakanlığı personeline yapılacak ödemeler de Ankara Gümrük Muhasebe

Birimine aktarılan tutarlardan karşılanır. Bu madde uyarınca yapılan ödemelerden sonra yıl sonu itibarıyla hesapta kalan tutar, takip eden ocak ayı sonuna kadar bütçeye gelir kaydedilir. Bu madde kapsamında personele yapılması gereken ödemelerin Ankara Gümrük Muhasebe Birimi hesabına aktarılan tutarı aşması hâlinde, aradaki fark Maliye Bakanlığı tarafından personel giderlerini karşılama ödeneğinden Bakanlık bütçesine bu amaçla aktarılacak ödenekten karşılanır…”

10. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun

10.1. “Tanımlar” başlıklı 3 üncü maddesinde, “Münhasıran bu Kanunun uygulanmasında;

a) Genel yönetim kapsamındaki kamu idareleri: Uluslararası sınıflandırmalara göre belirlenmiş olan, merkezî yönetim kapsamındaki kamu idareleri, sosyal güvenlik kurumları ve mahallî idareleri,

b) Merkezî yönetim kapsamındaki kamu idareleri: Bu Kanuna ekli (I), (II) ve (III) sayılı cetvellerde yer alan kamu idarelerini,

…

f) Bütçe: Belirli bir dönemdeki gelir ve gider tahminleri ile bunların uygulanmasına ilişkin hususları gösteren ve usulüne uygun olarak yürürlüğe konulan belgeyi,

…

k) Harcama birimi: Kamu idaresi bütçesinde ödenek tahsis edilen ve harcama yetkisi bulunan birimi,

… ifade eder.”

10.2. “Bütçe türleri ve kapsamı” başlıklı 12 nci maddesinde, “Genel yönetim kapsamındaki idarelerin bütçeleri; merkezî yönetim bütçesi, sosyal güvenlik kurumları bütçeleri ve mahallî idareler bütçeleri olarak hazırlanır ve uygulanır. Kamu idarelerince bunlar dışında herhangi bir ad altında bütçe oluşturulamaz.

Merkezî yönetim bütçesi, bu Kanuna ekli (I), (II) ve (III) sayılı cetvellerde yer alan kamu idarelerinin bütçelerinden oluşur. Genel bütçe, Devlet tüzel kişiliğine dahil olan ve bu Kanuna ekli (I) sayılı cetvelde yer alan kamu idarelerinin bütçesidir…”

10.3. “Ödeneklerin kullanılması” başlıklı 20 nci maddesinde, “… d) Kamu idareleri, bütçelerinde yer alan ödeneklerin üzerinde harcama yapamaz. Bütçeyle verilen ödenekler, tahsis edildikleri amaçlar doğrultusunda yılı içinde yaptırılan iş, satın alınan mal ve hizmetler ile diğer giderlerin karşılanmasında kullanılır. Ancak, ait olduğu malî yılda ödenemeyen ve emanet hesabına alınamayan zamanaşımına uğramamış geçen yıllar borçları ile ilama bağlı borçlar, ilgili kamu idaresinin cari yıl bütçesinden ödenir.”

10.4. “Harcama yetkilisi” başlıklı 31 inci maddesinde, “Bütçeyle ödenek tahsis edilen her bir harcama biriminin en üst yöneticisi harcama yetkilisidir. Ancak, teşkilât yapısı ve personel durumu gibi nedenlerle harcama yetkililerinin belirlenmesinde güçlük bulunan idareler ile bütçelerinde harcama birimleri sınıflandırılmayan idarelerde harcama yetkisi, üst yönetici veya üst yöneticinin belirleyeceği kişiler tarafından; mahallî idarelerde İçişleri veya Çevre ve Şehircilik Bakanlığının, diğer idarelerde ise Hazine ve Maliye Bakanlığının uygun görüşü üzerine yürütülebilir. Kanunların veya Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin verdiği yetkiye istinaden yönetim kurulu, icra komitesi, komisyon ve benzeri kurul veya komite kararıyla yapılan harcamalarda, harcama yetkisinden doğan sorumluluk kurul, komite veya komisyona ait olur.

…

Genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinde; idareler, merkez ve merkez dışı birimler ve görev unvanları itibarıyla harcama yetkililerinin belirlenmesine, harcama yetkisinin bir üst yönetim kademesinde birleştirilmesine ve devredilmesine ilişkin usûl ve esaslar Hazine ve Maliye Bakanlığınca belirlenir.

Harcama yetkisinin devredilmesi, yetkiyi devredenin idarî sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.

Harcama yetkilileri bütçede öngörülen ödenekleri kadar, ödenek gönderme belgesiyle kendisine ödenek verilen harcama yetkilileri ise tahsis edilen ödenek tutarında harcama yapabilir.”

10.5. “Harcama talimatı ve sorumluluk” başlıklı 32 nci maddesinde, “Bütçelerden harcama yapılabilmesi, harcama yetkilisinin harcama talimatı vermesiyle mümkündür. Harcama talimatlarında hizmet gerekçesi, yapılacak işin konusu ve tutarı, süresi, kullanılabilir ödeneği, gerçekleştirme usulü ile gerçekleştirmeyle görevli olanlara ilişkin bilgiler yer alır.

Harcama yetkilileri, harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun ve diğer mevzuata uygun olmasından, ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından ve bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken diğer işlemlerden sorumludur.”

10.6. “Giderin gerçekleştirilmesi” başlıklı 33 üncü maddesinde, “Bütçelerden bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin, görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanması ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olması gerekir. Giderlerin gerçekleştirilmesi; harcama yetkililerince belirlenen görevli tarafından düzenlenen ödeme emri belgesinin harcama yetkilisince imzalanması ve tutarın hak sahibine ödenmesiyle tamamlanır.

Gerçekleştirme görevlileri, harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürütürler.

Elektronik ortamda oluşturulan ortak bir veri tabanından yararlanmak suretiyle yapılacak harcamalarda, veri giriş işlemleri gerçekleştirme görevi sayılır. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin esas ve usûller Hazine ve Maliye Bakanlığınca belirlenir.

Gerçekleştirme görevlileri, bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken iş ve işlemlerden sorumludurlar.

Kamu borç yönetimine ilişkin olanlar da dahil giderin çeşidine göre aranacak gerçekleştirme belgelerinin şekil ve türleri merkezî yönetim kapsamındaki kamu idareleri için Hazine ve Maliye Bakanlığınca, mahallî idareler için İçişleri veya Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca, sosyal güvenlik kurumları için de bağlı veya ilgili oldukları bakanlıklar tarafından, Hazine ve Maliye Bakanlığının uygun görüşü alınmak suretiyle çıkarılacak yönetmeliklerle belirlenir.”

10.7. Ticaret Bakanlığının, 5018 sayılı Kanunun eki (I) sayılı cetvelin 22 inci sırasında yer alan Devlet tüzel kişiliğine haiz genel bütçeli kamu idaresi olduğu,

11. 28.11.1989 tarihli ve 20349 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 160 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel

Tebliğinin “Genel ve Katma Bütçeli İdareler ile Döner Sermayeden Ödenen Ücretlerin

Vergilendirilmesi” başlıklı (I) inci bölümünde;

“…Müstakâr hâl alan Danıştay kararları karşısında; bakanlıklar, bağlı kuruluşlar ve üniversiteler ile bu kuruluşlar bünyesindeki döner sermaye işletmelerinin, 1/1/1990 tarihinden geçerli olmak üzere, tek işveren olarak kabul edilmesi uygun görülmüştür…”,

12. 4458 Sayılı Gümrük Kanununun 221 inci Maddesi Uyarınca Ödenecek Fazla Çalışma Ücretine

İlişkin Usul Ve Esasların

12.1. “Fazla çalışma ücretinin kaynağı” başlıklı 2 nci maddesinde, “(1) Mesai dışı hizmet talebinde bulunan ilgililer tarafından fazla çalışma ücreti olarak yatırılan tutarlar muhasebe birimlerince emanet hesabına kaydedilir. Her aya ait fazla çalışma ücreti, en geç izleyen ayın üçü akşamına kadar (izleyen ayın üçüncü gününün resmi tatile rastlaması halinde, tatilden sonraki ilk iş günü) muhasebe birimleri arası işlemler hesabı aracılığıyla Ankara Gümrük Muhasebe Birimine aktarılır.

(2) Bu usul ve esaslar kapsamına giren personele, Gümrük Kanununun 221 inci maddesi uyarınca ödenecek fazla çalışma ücreti, Ankara Gümrük Muhasebe Birimi hesabına aktarılan tutardan ödenir.

(3) Personele yapılması gereken ödemelerin Ankara Gümrük Muhasebe Birimi hesabına aktarılan tutarı aşması halinde aradaki fark, Ticaret Bakanlığının en geç ayın 9’una kadar ileteceği talebi üzerine (bu günün resmi tatile rastlaması halinde, tatilden önceki ilk iş günü; personele aylıkların avans olarak ödenmesine karar verildiği aylarda ödeme günü olarak belirlenen günden en az altı iş günü önce) Hazine ve Maliye Bakanlığınca üç iş günü içerisinde personel giderlerini karşılama ödeneğinden Ticaret Bakanlığı bütçesine bu amaçla aktarılacak ödeneğin, Ticaret Bakanlığınca ödeme emri belgesi ve aktarmaya ilişkin talep yazısı ile Ankara Gümrük Muhasebe Birimi hesabına aktarılması suretiyle karşılanır.”

12.2. “Ödemenin usul ve esasları” başlıklı 4 üncü maddesinde, “1) Söz konusu ödemeler aşağıdaki usul ve esaslar çerçevesinde yapılır.

a) Fazla çalışma ücreti, gelir ve damga vergisine tabidir.

b) Başka bir göreve vekâlet edilmesi halinde, vekâletin 657 sayılı Kanunun 86 inci maddesine istinaden yapılmış ve bu hususun onayda belirtilmiş olması, vekâlet görevinin asili atamaya yetkili amir tarafından verilmesi, vekâlet eden personelin asaleten atanmada aranan tüm şartları (asaleten atanmada sınav şartı aranılan kadrolar için bu sınavlara girebilme hakkının elde edilmiş olması dahil) taşıması kaydıyla vekâlet ettikleri kadro için öngörülen fazla çalışma ücretinin, asli kadroları için öngörülen fazla çalışma ücretinden fazla olması halinde aradaki fark, vekâlet görevine başlanıldığı tarihten itibaren ve bu görev fiilen yapıldığı sürece ödenir. Ancak, mehil müddeti, yıllık izin, mazeret izni, hastalık ve refakat izni, geçici görev, vekâlet, görevden uzaklaştırma, hizmet içi eğitim, seminer ve kurs nedenleriyle görevlerinden ayrılanlara vekâlet edenlere, bu şekilde ödeme yapılmaz.

c) Fazla çalışma ücreti, özelleştirme kapsamındaki kurum ve kuruluşlardan naklen tayin edilen personele,

4046 sayılı Kanunun 22 nci maddesi kapsamında ödenen fark tazminatı hesabında dikkate alınır.

ç) Farklı kadro unvanlarına atananların yeni unvana ilişkin ödemesi, göreve başladığı tarihten itibaren yapılır.”

12.3. “Fazla çalışma ücretinin ödenmesi” başlıklı 5 inci maddesinde, “(1) Fazla çalışma ücreti aylık dönemler itibarıyla her ayın 15’inde aşağıda belirtilen şekilde ödenir.

a) Fazla çalışma ücreti, 1 inci madde kapsamındaki birimlerde fiilen görev yapıldığı sürelerle orantılı olarak ödenir. Aynı döneme ilişkin olarak ilgililere 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 9 uncu maddesine göre ek ödeme ile fazla çalışma ücreti birlikte ödenmez.

b) Ticaret Bakanlığının taşra teşkilatı olan Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlükleri ve Bakanlık tarafından uygun görülen diğer Müdürlükler tarafından, 4458 sayılı Kanunun 221 inci maddesi kapsamında yapılacak ödemelerin gerçekleştirilmesi için kullanılan sisteme ödemelere ilişkin veri girişi yapılır. Ödemelerin koordinasyonu ile görevlendirilen merkez birimi tarafından, bu sistemden, hangi birime hangi tutarda kaynak gönderileceğini gösteren liste alınır. Bu liste bir Daire Başkanı ve Birim Amiri tarafından imzalandıktan sonra, resmi yazı ekinde, izleyen ayın en geç 10’u akşamına kadar Ankara Gümrük

Muhasebe Birimine gönderilerek, birim bazındaki tutarların, birimlere hizmet veren muhasebe birimleri hesabına aktarılması istenir. Ankara Gümrük Muhasebe Birimi, (511 Muhasebe Birimleri Arası işlemler

Hesabı ile) en geç 2 işgünü içerisinde gerekli aktarma işlemini gerçekleştirir. Personeline ödeme yapılan birimler tarafından, en geç ayın 10’una kadar, sistemden alınan bordro, harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisi tarafından imzalanarak, resmi yazı ekinde muhasebe birimine gönderilir ve

personele yapılacak net ödeme tutarının, maaş ödemelerinin de gerçekleştirildiği birimin banka hesabına gönderilmesi istenilir. Ödemeye ilişkin belgeler, bu birimler tarafından maaş ödemelerine ait belgelerle birlikte saklanır.

c) Gelir Vergisi Kanunu hükümleri uyarınca ilgililerin vergi matrahı ve vergi dilim değişikliklerinin takibinin Kamu Harcama ve Muhasebe Bilişim Sisteminden (KBS-say2000i) yapılabilmesi için, bu bilgiler ayın 6’sı akşamına kadar elektronik ortamda Muhasebat ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğüne gönderilir.

ç) Alacaklıların, aktarılan tutarların hesaplarına geçip geçmediğini ilgili banka şubeleri nezdinde takip etmeleri, olağanüstü bir gecikme durumunda öncelikle görev yaptıkları birime başvurmaları gerekir.”

hükümlerine yer verilmiştir.

IV.KAMU DENETÇİSİ ARİF DÜLGER’İN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

13.İlgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, başvuru konusuna ilişkin “Ret Karar

Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V.DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A.Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme

14. Başvuran, şikayet başvurusunda özetle; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu uyarınca almış olduğu maaş ile 4458 sayılı Gümrük Kanununun 221. maddesi gereğince fazla çalışma karşılığı yükümlülerin ödemiş oldukları tutarlar üzerinden almış olduğu fazla çalışma ücretinin ilgili mevzuat ve emsal yargı kararları gereğince ayrı ayrı vergilendirilmesi gerekirken iki ödemenin de tek işveren tarafından yapıldığından bahisle bu ödemelerin toplama yapılmak suretiyle vergilendirildiğini ve dolayısıyla mağdur edildiğini belirterek mağduriyetinin giderilmesi için 2015-2019 yıllarında kendisinden fazlaca tahsil edilen

8.528 TL.’nin faizi ile birlikte tarafına iade edilmesini talep etmektedir.

15.Ticaret Bakanlığı Strateji Geliştirme Başkanlığının Kurumumuza verdiği cevabi yazı tetkik edildiğinde, başvuranın Doğu Anadolu Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlüğü emrinde Gümrük Müdür Yardımcısı unvanında Şube Müdürü Vekili olarak görev yapmaktayken emekliye ayrıldığı, akabinde görevde olduğu sürelerde 4458 sayılı Gümrük Kanununun 221 inci maddesi kapsamında kendisine ödenen fazla çalışma ücreti ile maaş ödemelerinin farklı işverenler tarafından yapıldığı, bu nedenle ilgili mevzuat ve emsal yargı kararları gereğince ayrı ayrı vergilendirilmesi gerekirken iki ödemenin de tek işveren tarafından yapıldığı belirtilerek bu ödemelerin toplama yapılmak suretiyle vergilendirildiğini ve dolayısıyla mağdur edildiğini belirterek mağduriyetinin giderilmesi için 2015 yılından itibaren fazlaca tahsil edilen vergilerin faizi ile birlikte tarafına iade edilmesini idareden talep ettiği, ancak söz konusu talebinin bakanlık personeline yapılan maaş ödemesi ve 4458 sayılı Gümrük Kanunun 221 inci maddesi uyarınca ödenen fazla çalışma ücreti ödemesinin aynı tahakkuk birimi tarafından yapılması nedeniyle gelir vergisi matrahının tespitinde birleştirilerek 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 103 üncü maddesindeki tarifeye tabi tutulması gerektiği belirtilerek reddedildiği görülmüştür.

16.T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı’nın Kurumumuza verdiği cevabi yazı tetkik edildiğinde ise, Ticaret Bakanlığı personeline yapılan maaş ve fazla çalışma ücreti ödemelerinin her ikisinin de Ticaret Bakanlığının (Gümrük İdaresi) bütçesinden ödenmekte olduğu, Hazine ve Maliye Bakanlığınca

Gümrük İdaresi personeline yapılan herhangi bir ödeme bulunmadığı, gümrük çalışanlarına maaş

ödemelerinin Ticaret Bakanlığı tarafından yapılmakta olduğu, gümrük çalışanlarına diğer bakanlık çalışanlarına ödenmeyen bir mesai ödemesi de yapıldığı, mesai ödemesinin Gümrük İdaresinin bir birimi olan Ankara Gümrük Muhasebe Birimi tarafından yapılmakta olduğu, yapılacak ödeme miktarının Ticaret

Bakanı tarafından belirlendiği, hal böyle iken gümrük personeline yapılan ücret (maaş) ödemelerinin

Hazine ve Maliye Bakanlığınca yapıldığının iddia edilmesinin tamamen yanlış anlaşılmadan kaynaklanmakta olduğu, aksinin düşünülmesinin ise Hazine ve Maliye Bakanlığının bütçe hazırlanması ve kamu kurumlarına ödenek aktarımı görevleri nedeniyle bütün bakanlıkların ücret ve ek ödemelerinin

Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından yapıldığı gibi garip bir anlayışa sebebiyet vereceği, bu şekildeki tuhaf bir anlayışta bile tüm kamu personelinin ücretlerinin Hazine ve Maliye Bakanlığınca ödeniyor ise o zaman işveren de tek olup, birden fazla işverenden ücret alındığı iddiasının dayanaksız kalmakta olduğunun belirtildiği görülmüştür.

17. Bu çerçevede uyuşmazlığın, başvurana yapılan maaş ücreti ile fazla çalışma ücreti ödemelerinin farklı işverenler tarafından yapılıp yapılmadığı noktasında düğümlendiği görülmektedir.

18.Bilindiği üzere, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunun 1 inci maddesinde, gerçek kişilerin gelirlerinin gelir vergisine tabi olduğu, 61 inci maddesinde “Ücret, işverene tabi belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir. Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (Mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunması onun mahiyetini değiştirmez.” hükmüne yer verilmiş olup 85 inci maddesinde, beyanı gereken gelirlerin beyannamede toplanmasının zorunlu olduğu, 86 ncı maddesinde ise, tek işverenden alınmış ve tevkif suretiyle vergilendirilmiş ücretler için yıllık beyanname verilmeyeceği, diğer gelirler için beyanname verilmesi halinde bu gelirlerin beyannameye dahil edilmeyeceği, tek işverenden alınmış ve tevkif suretiyle vergilendirilmiş ücretlerinde bu kapsamda değerlendirileceği düzenlemesine yer verilmiştir.

19. Yine 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasında, tevkifat yapmakla sorumlu olanlar sayılmış ve aynı fıkranın (1) numaralı bendinde, hizmet erbabına ödenen ücretler ile 61 inci maddede yazılı olup ücret sayılan ödemelerden (istisnadan faydalananlar hariç), 103 ve 104 üncü maddelere göre, tevkifat yapılacağı hüküm altına alınmış olup 104 üncü maddesinde ise yıllık gelir vergisinin, vergiye tabi gelirlerin yıllık toplamından 31 inci maddedeki indirimler düşüldükten sonra 103 üncü maddedeki nispetler uygulanmak suretiyle hesaplanacağı hükme bağlanmıştır.

20. Yukarıda yer verilen madde hükümleri uyarınca, aynı vergilendirme dönemi içinde tek işveren tarafından hangi adla olursa olsun yapılan ücret ödemelerinin toplanmak suretiyle, yürürlükte olan gelir vergisi tarifesinin gelir dilimlerine göre vergilendirilmesi gerektiği açıktır.

21. Öte yandan, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetim ve Kontrol Kanununun 3 üncü maddesinde, merkezî yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin 5018 sayılı Kanuna ekli (I), (II) ve (III) sayılı cetvellerde yer alan kamu idarelerini ifade etmekte olduğu, aynı Kanunun 12 nci maddesinde, genel yönetim kapsamındaki idarelerin bütçelerinin, merkezî yönetim bütçesi, sosyal güvenlik kurumları bütçeleri ve mahallî idareler bütçeleri olarak hazırlanıp uygulanacağı, 20 nci maddesinde, bütçeyle verilen ödeneklerin, tahsis edildikleri amaçlar doğrultusunda yılı içinde yaptırılan iş, satın alınan mal ve hizmetler ile diğer giderlerin karşılanmasında kullanılacağı, 31 inci ve müteakip maddelerinde ise bütçeyle ödenek tahsis edilen her bir harcama birinin en üst yöneticisinin harcama yetkilisi olduğu, bütçeden harcama yapılabilmesi için harcama yetkilisinin harcama talimatı vermesi gerektiği hükümlerine yer verilmiştir.

22. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu, Merkezi Yönetim Bütçe Kanunları ve diğer ilgili mevzuat incelendiğinde; Ticaret Bakanlığının, gerek Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile kurulmasından sonra gerekse daha önce Başbakanlığa bağlı Gümrük Müsteşarlığı ve Gümrük ve Ticaret Bakanlığı iken

Devlet tüzel kişiliğine haiz genel bütçeli bir kamu idaresi olduğu, bu itibarla, 5018 sayılı Kanunun (I) sayılı cetvelinde yer alan genel bütçeli kamu idareleri kapsamında olan ve kendisine ödenek tahsis edilerek kadro ihdas edilen Bakanlığın, Gelir Vergisi Kanununun 61 inci maddesi kapsamında işveren statüsünde olduğu ve kendi bütçesinden personeline ücret ve benzeri ödemeler yaptığı tespit edilmiştir.

23. 28.11.1989 tarihli ve 20349 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 160 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel

Tebliğinde ise “Genel ve Katma Bütçeli İdareler ile Döner Sermayeden Ödenen Ücretlerin

Vergilendirilmesi” başlıklı (I) inci bölümünde açıklandığı üzere, Bakanlıklar, bağlı kuruluşlar ve üniversiteler ile bu kuruluşlar bünyesindeki döner sermaye işletmeleri, 1/1/1990 tarihinden geçerli olmak üzere, tek işveren olarak kabul edilmektedir.

24. Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri ve açıklamalar çerçevesinde; Ticaret Bakanlığı ve taşra teşkilatının, personeline aynı tahakkuk birimince ödenen maaş ve her ne ad altında olursa olsun yapılan diğer ödemelerin tek işverenden elde edilen ücret geliri olarak dikkate alınarak toplanması ve elde edilen kümülatif matrahın gelir vergisi tarifesine tabi tutulması gerektiği ortadadır.

25. Diğer taraftan, 9 nolu paragrafta yer verilen 4458 sayılı Gümrük Kanununun fazla çalışma (mesai)

ücretini düzenleyen 221 inci maddesi ve buna ilişkin alt mevzuat incelendiğinde; fazla çalışma (mesai)

ücretinin, gümrük idarelerinin normal çalışma saatlerinin dışında yapmış olduğu görev ve hizmet nedeniyle mükelleflerden tahsil edilen tutarlar ile bu tutarların personele yapılan ödemeler için yeterli gelmemesi halinde Bakanlığın bütçe ödeneklerinden ödenek kullanmak suretiyle, yine Bakanlığın ilgili tahakkuk birimlerince 4458 Sayılı Gümrük Kanununun 221 inci Maddesi Uyarınca Ödenecek Fazla Çalışma Ücretine

İlişkin Usul Ve Esaslara göre ödenmesi gerektiği görülmüştür.

26. Söz konusu fazla çalışma ücretinin ne şekilde ödeneceğini düzenleyen bahsi geçen Usul ve Esaslara bakıldığında; 2 nci maddesinde, mesai dışı hizmet talebinde bulunan ilgililer tarafından fazla çalışma ücreti olarak yatırılan tutarların muhasebe birimlerince emanet hesabına kaydedileceği, her aya ait fazla çalışma ücretinin, en geç izleyen ayın üçü akşamına kadar muhasebe birimleri arası işlemler hesabı aracılığıyla

Ankara Gümrük Muhasebe Birimine aktarılacağı, kapsama giren personele Gümrük Kanununun 221 inci maddesi uyarınca ödenecek fazla çalışma ücretinin, Ankara Gümrük Muhasebe Birimi hesabına aktarılan tutardan ödeneceği, personele yapılması gereken ödemelerin Ankara Gümrük Muhasebe Birimi hesabına aktarılan tutarı aşması halinde aradaki farkın, Ticaret Bakanlığının en geç ayın 9’una kadar ileteceği talebi üzerine Hazine ve Maliye Bakanlığınca üç iş günü içerisinde personel giderlerini karşılama ödeneğinden

Ticaret Bakanlığı bütçesine bu amaçla aktarılacak ödeneğin, Ticaret Bakanlığınca ödeme emri belgesi ve aktarmaya ilişkin talep yazısı ile Ankara Gümrük Muhasebe Birimi hesabına aktarılması suretiyle karşılanacağı, 4 üncü maddesinde, fazla çalışma ücretinin, gelir ve damga vergisine tabi olduğu, 5 inci maddesinde ise, Gelir Vergisi Kanunu hükümleri uyarınca ilgililerin vergi matrahı ve vergi dilim değişikliklerinin takibinin Kamu Harcama ve Muhasebe Bilişim Sisteminden (KBS-say2000i)

yapılabilmesi için, bilgilerin ayın 6’sı akşamına kadar elektronik ortamda Muhasebat ve Mali Kontrol Genel

Müdürlüğüne gönderileceği hüküm altına alınmıştır.

27. Somut olayla ilgili olarak Ticaret Bakanlığından edinilen bilgi ve belgelerden, “Fazla Çalışma (Mesai)

Ücreti Ödemesinin” 4458 sayılı Kanunun 221 inci maddesi uyarınca, mükelleflerden tahsil edilen tutarlar ile Bakanlıkları bütçesinden karşılanan ödeneklerin toplamından oluşan kaynaktan ödendiği, 2019 yılında

4458 sayılı Kanunun 221 inci maddesi gereği yapılan personel ödemeleri için kullanılan kaynağın yaklaşık

555 milyon Türk Lirası olduğu, 2019 yılında ödemenin kaynağını oluşturan bu tutarın “mükelleflerden

tahsil edilen fazla çalışma ücreti kaynağı toplam 295 milyon Türk Lirası” olduğu, “bütçe ödeneği olarak

260 milyon Türk Lirası ise ödenek” kullanılarak söz konusu ödemelerin gerçekleştirildiği, bu ödeme

kaynağını oluşturan tutarların (mükelleflerden tahsil edilen tutarlar ve bütçe ödeneği), Ankara Gümrük

Muhasebe Birimince emanet hesabında muhasebeleştirildiği, söz konusu Muhasebe Birimi tarafından personelin görev yaptığı birimin Muhasebe Müdürlüğüne, “muhasebe birimleri arası işlemler hesabı” kullanılarak kaynak aktarılması yapılmak suretiyle gönderildiği, başvuranın fazla çalışma ücretinin, Ankara

Gümrük Muhasebe Birimince, Van Defterdarlığı Muhasebe Müdürlüğüne gönderilen kaynak aktarma işlemi sonucunda, ilgili Doğu Anadolu Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlüğünün talimatı ile Van

Defterdarlığı Muhasebe Müdürlüğünce yapılan muhasebe işlemi sonucunda personelin banka hesaplarına aktarılmak suretiyle ödendiği anlaşılmıştır.

28. Yukarıda değinilen ilgili mevzuat hükümleri ile konuya ilişkin yapılan açıklamalar birlikte göz önüne alındığında, kendine ödenek tahsis edilerek kadro ihdas edilen Ticaret Bakanlığının, ayrı bir işveren statüsünde olduğu, kendi bütçesinden personeline ücret ve benzeri diğer ödemelerini yaptığı, dolayısıyla

Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesi gereğince personeline ödediği ücretler ile aynı Kanunun 61 inci maddesinde belirtilen ücret sayılan ödemelerden (istisnadan faydalananlar hariç olmak üzere) 103 üncü ve

104 üncü maddelere göre gelir vergisi tevkifatı yapmak zorunda olduğu, Bakanlığın personeline ödemiş

olduğu her türlü ücret ödemelerinin tek işverenden alınmış ücret olarak kabul edilmesi gerektiği ve dolayısıyla 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunun 85 inci maddesi uyarınca söz konusu ücretlerin toplanmasının zorunlu olduğu hususu karşısında başvurana aynı tahakkuk birimince ödenen aylık maaş ödemesi ile 4458 sayılı Gümrük Kanununun 221 inci maddesi uyarınca ödenen fazla çalışma ücreti ödemesinin gelir vergisi matrahında birleştirilmesi suretiyle vergilendirilmesi işleminde hukuka aykırılık tespit edilememiştir.

Nitekim, 3 nolu paragrafta yer verilen Tekirdağ, İstanbul, Antalya, Van, Erzurum, Gaziantep, Mardin, Trabzon ve Samsun Vergi Mahkemelerince verilen kararlarda bu yöndedir.

29.Tüm bu açıklamalar, mevzuat hükümleri ve yargı kararları birlikte değerlendirildiğinde; başvuranın iddia ve taleplerinin yerinde olmadığı ve reddi gerektiği kanaat ve sonucuna varılmıştır.

B.İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

30.İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiştir. Bu ilkelere göre yapılan değerlendirmede, başvurana idarece verilen cevabi yazıda hangi sürede hangi mercilere başvurabileceği bilgisinin verilmediği görülmüş olup, ilgili İdarenin “Karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı tespit edilmiştir. İdarenin bundan sonra bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir.

VI.HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

31. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren ilgili idare işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, Ankara Vergi Mahkemelerine yargı yolu açıktır.

VII.KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE;

Bu kararın BAŞVURANA ve TİCARET BAKANLIĞINA tebliğine;

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi