|
ÖZET: Başvuran, İzmir’in Çeşme ilçesindeki maden ruhsatı kapsamında yürütülen madencilik faaliyetlerinin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından durdurulmasına itiraz etmiştir. Başvurusunda, dekoratif taş üretim alanında herhangi bir olumsuzluk olmadığını ve bu nedenle durdurma işleminin hukuka aykırı olduğunu belirtmiştir. Ayrıca, ruhsatın ardından alanın kültür ve turizm koruma bölgesi olarak ilan edilmesinin kazanılmış haklarını ihlal ettiğini savunmuştur. Ek dilekçesinde ise, benzer özelliklere sahip diğer ruhsatların faaliyetlerine devam ettiğini vurgulamıştır.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, kalker üretim alanındaki tehlikeler nedeniyle durdurma işleminin gerekli olduğunu ifade ederken, dekoratif taş alanında ise izin alınması gerektiğini belirtmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, kalker ocağındaki durdurma işleminin hukuka uygun olduğunu, ancak dekoratif taş üretim faaliyetinin durdurulmasının kazanılmış haklar ve hukukun genel ilkeleri açısından haksız olduğunu tespit etmiştir. Bu nedenle, dekoratif taş üretim faaliyetinin durdurulması işleminin geri alınması önerilmiştir. Sonuç olarak, kalker ocağına yönelik durdurma işlemi onaylanmış, dekoratif taş üretim faaliyetinin durdurulması ise hukuka aykırı bulunarak Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na tavsiye edilmiştir. Kararın, ilgili taraflara tebliğ edilmesi ve Bakanlığın bu karar doğrultusunda işlem yapması için 30 gün süresi bulunmaktadır. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2020/89516-S.20.98039
BAŞVURU NO : 2020/70828
KARAR TARİHİ : 14/12/2020
KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI
BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ :
BAŞVURUYA KONU İDARE : ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Maden faaliyetlerinin durdurulmasına itiraz hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 15/06/2020
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran, İzmir İli, Çeşme İlçesi, Alaçatı Mahallesi, Akçakaya mevkiinde bulunan Sicil:
sayılı II (a) grubu maden ruhsatına dayalı madencilik faaliyetlerinin Maden ve Petrol
İşleri Genel Müdürlüğü (MAPEG) tarafından 14/04/2020 tarih ve sayılı işlem ile durdurulduğunu, maden ruhsatı içinde dekoratif taş üretim izin alanı ve kalker üretim izin alanı olmak üzere iki poligon halinde işletme izni mevcut olduğunu, kalker üretim alanında kuralına göre üretim için kademelendirme çalışmaları yapılırken dekoratif taş üretim alanında bir olumsuzluk bulunmadığını, bu nedenle dekoratif taş üretim alanı için üretim faaliyetinin durdurulmaması gerektiği, bununla birlikte ruhsat ve izin tarihlerinden sonra alanın kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgesi olarak ilan edildiği, sonradan gerçekleşen bu değişikliğe dayanarak işlem yapılmasının kazanılmış haklarını elinden aldığını belirterek kazanılmış hakların korunması ve hukuki güvenlik ilkesi kapsamında durdurma işleminin iptalini talep etmektedir.
2. Başvuran 18/11/2020 tarihli ek dilekçesinde, aynı grup ve özelliğe sahip olmaları ve İzmir ili, Çeşme ilçesi sınırları dahilinde ilan edilen Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi içinde bulunmalarına rağmen müvekkil ‘nun faaliyeti MAPEG tarafından durdurulmuş olmasına karşılık diğer ruhsatlarda madencilik faaliyetlerinin devam ettiğini belirtmektedir. Bu kapsamda üç adet madenin faaliyet durumunu gösterir belge sunmuştur.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
3. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Hukuk Hizmetleri Genel Müdürlüğünün
sayılı ve 18.09.2020 tarihli yazısında, “…konuya ilişkin Bakanlığımızda yapılan incelemede:
Başvuran ‘NUN kalker üretim alanında kuralına göre üretim için kademelendirme çalışmalarının devam ettiği iddiası dikkate alındığında hem kalker hem dekoratif taş üretim alanındaki faaliyetlere yönelik durdurma işleminin yapılmasının gerekçesi ile ilgili olarak, başvuranın Ruhsat sahası Makamın 17/12/2019 tarih ve sayılı Olur’u kapsamında mahallinde tetkik edilmiş olup heyet üyelerinin yazımız ekinde yer alan 13/01/2020 tarihli raporlarında, ruhsat sahası dahilinde yer alan Y: X: koordinatlarındaki
kalker ocağında kademelerin işletme açısından tehlike arz ettiği, Y: X:
koordinatlarında yer alan dekoratif ocağında ise faaliyetlerin işletme projesine uygun yürütüldüğü, tetkik tarihi itibari ile herhangi bir olumsuz durumun bulunmadığı belirtilmediği,
4. Heyet tespitleri doğrultusunda, ruhsat sahibine yazılan 08/05/2020 tarih ve sayılı yazımızda, Maden Kamımın 29. Maddesinin birinci fıkrasına göre kalker ocağında işletme açısından tehlike arz eden durumların giderilmesine yönelik faaliyetlere devam edilmesi gerektiği ancak üretime yönelik herhangi bir faaliyette bulunulmaması gerektiği belirtilmiştir.
Dekoratif taş izin alanı ile ilgili olarak ise Kültür ve Turizm Bakanlığından gelen 03/03/2020 tarih ve sayılı yazı gereği Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü Özel Alanlar, Kurul
İşleri ve Harita Dairesi Başkanlığının 12/03/2020 tarih ve sayılı yazısı gereği 12.016,67 hektar alanı İçinde Kültür ve Turizm Bakanlığının izninin olmaması nedeniyle dekoratif taş iznine ilişkin faaliyetler Kültür ve Turizm Bakanlığından izin alınıncaya kadar durdurulduğu,
5. Başvuranın faaliyet yürüttüğü kalker izin alanı ile bitişik yahut yakın konumda olan
Karayolları Genel Müdürlüğü hammadde üretim izni alanının mevcut yakın durumu ve hukuki gerekliliklerinin farklılaşmasından doğan ve iş güvenliği için gerekli sayılan kademelendirme faaliyetlerinin de durdurulmasının gerekçesi olarak başvuranın faaliyet yürüttüğü kalker izin alanı ile bitişik yahut yakın konumda olan Karayolları Genel Müdürlüğü uhdesindeki
HÜİB:35/2005-02 sayılı hammadde üretim izni alanının Maden ve Petrol İşleri Genel
Müdürlüğünün 08/0812018 tarih ve sayılı yazısı ile projesine uygun şev yüksekliği olmaması ve mevcut kademelerin tehlike arz etmesi sebebiyle üretim faaliyetleri durdurulduğu tespit edilmiştir.” ifadelerine yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
6. Anayasanın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler”,
7. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir”,
8. 3213 sayılı Maden Kanununun ‘Tanımlar’ başlıklı 3 üncü maddesinde, “ Kanunda geçen deyimler aşağıda açıklanmıştır: Ruhsat Hukuku: Ruhsat sahiplerinin ruhsattan doğan hak ve yükümlülükleri. Arama Ruhsatı: Belirli bir alanda maden arama faaliyetlerinde bulunulabilmesi için verilen yetki belgesi. İşletme Ruhsatı: İşletme faaliyetlerinin yürütülebilmesi için verilen yetki belgesi. İşletme İzni: Bir madenin işletmeye alınabilmesi için izin. Ruhsat: Madenlerin aranması ve işletilmesi için yönetmelikte belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde Genel Müdürlükçe verilen belge. Beyan: İlgililerin resmi kuruluşlara herhangi bir durumu belirlemek veya açıklamak maksadı ile yazılı ve/veya elektronik ortamda vermiş oldukları belge. Maden İşletme Faaliyetleri: Üretime yönelik hazırlık çalışmaları ve üretim için yapılan faaliyetler. Madencilik Faaliyetleri: Madenlerin aranması, üretime yönelik hazırlık çalışmaları, üretilmesi, sevkiyatı, cevher hazırlama ve zenginleştirme, atıkların bertarafı, ruhsat sahasındaki stoklama/depolama işlemleri, maden işletmelerinin kapatılması ve çevre ile uyumlu hale getirilmesi ile ilgili tüm faaliyetler ve bu faaliyetlere yönelik geçici tesislerin yapılması.”, Madencilik faaliyetlerinde izinler başlıklı 7 inci maddesinde, “ (1)… Bu Kanun dışında madencilik faaliyetleri ile ilgili olarak yapılacak her türlü kısıtlama ancak kanun ile düzenlenir. Madencilik faaliyeti yapılan alanların, izne tabi alan olmaları halinde, ilgili olduğu kanun hükümlerine göre gerekli izinlerin alınması zorunludur. Ancak, Genel Müdürlükçe işletme ruhsatı verildikten sonra, işletme ruhsat alanının diğer kanunlara göre izne tabi alan haline gelmesi durumunda ilgili kanunların öngördüğü yükümlülüklerin yerine getirilmesi suretiyle kazanılmış haklar korunarak faaliyetler sürdürülür. Diğer kanunlara göre izne tabi alanlar, Genel Müdürlüğün görüşü alınarak belirlenir. (10) İlgili bakanlıkların mevzuatı gereği yapacakları inceleme ve denetimlerde; ruhsat alanlarında ilgili Kanun esaslarına uygun çalışılmadığının tespiti halinde, mevzuat çerçevesinde yapılacak işlemler Genel Müdürlüğe bildirilir. Çevre ve insan sağlığına zarar verdiği tespit edilen madencilik faaliyetleri gerekli önlemler alınıncaya kadar durdurulur.”,
9. 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanununun Tanımlar başlıklı 3 üncü maddesinde, “Bu
Kanunda yer alan; … Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgeleri: Tarihi ve kültürel değerlerin yoğun olarak yer aldığı ve/veya turizm potansiyelinin yüksek olduğu yöreleri korumak, kullanmak, sektörel kalkınmayı ve planlı gelişimi sağlamak amacıyla değerlendirmek üzere sınırları Cumhurbaşkanı kararıyla tespit ve ilan edilen bölgeleri, … ifade eder.”,
10. 25852 sayı ve 21.06.2005 tarihte yayımlanan Madencilik Faaliyetleri İzin
Yönetmeliğinin ‘İzinlerle ilgili temel ilke’ başlıklı 5 inci maddesinde, “…Bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşları, madencilik faaliyetleri için bu Yönetmelik kapsamında izin verme ve süre uzatılmasına ilişkin görev ve yetkilerini kullanırken, kanunlarında, uluslararası sözleşmelerde ve bu Yönetmelikte öngörülmemiş ise başka kuruluşların görev, yetki ve sorumluluk alanına giren hususlara dayalı olarak işlem yapamaz. Bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşları, izin taleplerini, kanunlarındaki ve bu Yönetmelikteki hükümlere göre sonuçlandırır. Bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşlarınca, bu Yönetmelik hükümlerinde belirtilen haller ve diğer kanunların ilgili hükümleri dışında, madencilik faaliyetleri engellenemez ve çıkarılacak yönetmeliklerde bu Yönetmelikte belirtilen kısıtlamaların dışında bir kısıtlama getirilemez.”, ‘Müktesep haklar’ başlıklı 18 inci maddesinde, “- Kanunun 7 nci maddesinde ve bu Yönetmelikte belirtilen yerlerde yapılan madencilik faaliyetleri ile bu faaliyetlere bağlı tesisler için verilmiş olan izinler, müktesep hak olarak ruhsat hukuku devam ettiği sürece geçerlidir. Alınan izinler, ruhsatın temdit edilmesi halinde uzatılır. İşletme ruhsatı sınırları dahilinde işletme izni alınan diğer alanlar için de izin verilir.”, Kültür ve Turizm
Koruma ve Gelişim Bölgeleri ve Turizm Merkezlerinde Madencilik Faaliyetleri başlıklı
Onikinci Bölümde yer alan ‘Arama faaliyetleri’ başlıklı 69 uncu maddesinde, “Maden ruhsat sahibi, kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgeleri ile turizm merkezlerinin bulunduğu alanlarda; … maden arama faaliyetleri yapmadan önce gerekli belgelerle valiliği veya Kültür ve Turizm Bakanlığını bilgilendirerek arama faaliyetlerinde bulunur. Maden ruhsat sahibi, kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgeleri ile turizm merkezlerinin bulunduğu alanlarda; …
maden arama faaliyetleri yapılmadan önce gerekli belgelerle valiliğe veya Kültür ve Turizm
Bakanlığına bir dilekçe ile başvurur. Başvuru tarihinden itibaren bir ay içinde yapılacak değerlendirme sonucuna göre maden ruhsat sahibinin faaliyeti süresince uyulması gerekli esaslar belirlenerek Kültür ve Turizm Bakanlığınca izin verilir.”, ‘Üretim faaliyetleri’ başlıklı
Madde 70 inci maddesinde, “Maden üretim faaliyetinde bulunmak isteyen maden ruhsat sahibi; gerekli belgelerle valiliğe veya Kültür ve Turizm Bakanlığına müracaat eder. İzin talep edilen alanda çevresel etki değerlendirmesi prosedürü kapsamında belirlenen esaslar doğrultusunda madencilik faaliyetlerine Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından izin verilir.
Çevresel etki değerlendirmesi prosedürüne tabi olmayan madencilik faaliyetlerinde Kültür ve
Turizm Bakanlığı tarafından belirlenecek esaslara göre üretim faaliyeti yapılır. Çevresel etki değerlendirmesi prosedürüne tabi olmayan madencilik faaliyetlerinde, maden ruhsat sahiplerinin müracaatına istinaden, yapılacak işlemler bir ay içinde tamamlanır.”, ‘Görüş alınması’ başlıklı 71 inci maddesinde, “Kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgeleri ile turizm merkezleri belirlenmeden önce Bakanlığın görüşü alınır.”,
11. 30187 sayı ve 21.09.2017 tarihli Maden Yönetmeliğinin ‘Genel ilkeler’ başlıklı 104 üncü maddesinde, “(2) Madencilik faaliyeti yapılan alanların, izne tabi alan olmaları halinde, ilgili olduğu kanun hükümlerine göre gerekli izinlerin alınması zorunludur. Ancak, Genel
Müdürlükçe işletme ruhsatı verildikten sonra, işletme ruhsat alanının diğer kanunlara göre izne tabi alan haline gelmesi durumunda ilgili kanunların öngördüğü yükümlülüklerin yerine getirilmesi suretiyle kazanılmış haklar korunarak faaliyetler sürdürülür. Diğer kanunlara göre izne tabi alanlar, Genel Müdürlüğün görüşü alınarak belirlenir. (3) Tarım toprağı, sit alanı, milli parklar, tabiat parkları, tabiat anıtı ve tabiatı koruma alanları, mera alanları ve sulak alanlar, özel çevre koruma bölgeleri, milli parklar, yaban hayatı koruma ve geliştirme sahaları, muhafaza ormanları, 4/4/1990 tarihli ve 3621 sayılı Kıyı Kanununa göre korunması gerekli alanlar, 1 inci derece askeri yasak bölgeler, 1/5000 ölçekli imar planı onaylanmış alanlar, 1 inci derece sit alanları, 25/6/2010 tarihli ve 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün
Teşkilat ve Görevleri Hakkındaki Kanunda belirtilen alanlar, korunması gerekli taşınmaz kültür varlıkları, tabiat anıtları, tabiat koruma alanları, tabiat parkları, kent ormanları, gen koruma alanları, tohum mescere alanları, endemik ve korunması gereken nadir eko sistem alanları, sulak alanlar, su havzaları, mesire alanları, tarihi yapılar, tarihi sit alanları, su ürünleri üreme ve istihsal alanları gibi izne tabi alanlarda izin alınmadan veya ÇED, gayrisıhhi müessese izinlerinin sınıfı dışındaki izinler olmadan faaliyette bulunulduğunun tespiti halinde işletme faaliyetleri durdurulur. ÇED, gayrisıhhi müessese izni ve mülkiyete ait izin alınmadan işletme faaliyetinde bulunulduğunun tespiti halinde Kanunun 7 nci maddesinin yirmi birinci fıkrası gereğince işlem tesis edilir.” ‘İzinler için müracaat’ başlıklı 105 inci maddesinde, “(1) İzin almak için ruhsat sahipleri tarafından gerekli belgelerle ilgili kamu kurum ve kuruluşuna müracaat edilir. ÇED işlemleri Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından, diğer izinlere ilişkin işlemler de ilgili bakanlıklar ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarınca ÇED sürecinde en geç üç ay içinde bitirilir. Bakanlık ve diğer bakanlıkların mevzuatının gerektirdiği maddi yükümlülükler ruhsat sahibi tarafından karşılanır.”, ‘Özel alanlardaki değişiklikler’ başlıklı 108 inci maddesinde, “(1) İlgili kurumlar tarafından özel alan olarak Genel
Müdürlüğe bildirilen alanlarda değişiklik yapılması halinde bu değişiklik ilgili kurum tarafından Genel Müdürlüğe bildirilmek zorundadır. Aksi takdirde doğabilecek hukuki sorumluluk ilgili kuruma aittir.”, ‘Kazanılmış haklar’ başlıklı 109 uncu maddesinde, “(1)
Madencilik faaliyetleri ile bu faaliyetlere bağlı tesisler için verilmiş olan izinler, müktesep hak olarak ruhsat hukuku devam ettiği sürece geçerlidir. Alınan izinler, ruhsatın temdit edilmesi halinde uzatılır. İşletme ruhsatı sınırları dahilinde işletme izni genişletilen diğer alanlar için de diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından izin verilir. (2) Madencilik faaliyetlerinin yapılması ve ruhsatlandırma işlemlerinin yürütülmesi ile ilgili olarak yeni verilecek ruhsat alanlarına maden işletme yöntemi, faaliyetin yapıldığı bölge, madenin cinsi, yapılacak yatırımın çevresel etkileri, şehirleşme gibi hususlar dikkate alınarak, temdit talepleri dahil ruhsat verilen alanlarda Bakanlık tarafından kısıtlama getirilirken kazanılmış haklar korunur.
(3) İşletme ruhsat sahalarında, madencilik faaliyeti yapılan alanların, Kanunun 7 nci maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen alanlarla çakışması durumunda, işletme ruhsatının yürürlük tarihi ile izne tabi bu alanların Genel Müdürlüğe bildirildiği tarih esas alınarak değerlendirme yapılır. (4) İşletme ruhsatı yürürlük tarihinin, Kanunun 7 nci maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen izne tabi alanın Genel Müdürlüğe bildirildiği tarihten önce olması durumunda, ilgili kanunların öngördüğü yükümlülüklerin yerine getirilmesi suretiyle kazanılmış haklar korunarak faaliyetler sürdürülür. Aksi halde üretim faaliyetleri durdurulur.(5) İşletme ruhsatı yürürlük tarihinin, Kanunun 7 nci maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen izne tabi alanın Genel Müdürlüğe bildirildiği tarihten sonra olması durumunda, ilgili kurumdan izin alınması zorunludur. İlgili kurumdan izin alınmadan üretim yapılması halinde, faaliyet durdurulur. (7) Genel Müdürlükçe işletme ruhsatı verildikten sonra, işletme ruhsat alanının diğer kanunlara göre izne tabi alan haline gelmesi durumunda ilgili kanunların öngördüğü yükümlülüklerin yerine getirilmesi suretiyle kazanılmış haklar korunarak madencilik faaliyetleri sürdürülür.” hükümleri bulunmaktadır.
IV. KAMU DENETÇİSİ ARİF DÜLGER’İN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ
Kalker ocağına yönelik faaliyet durdurma işleminin hukuka uygun olduğu gerekçesiyle bu talebin reddi, dekoratif taş üretim faaliyetinin ise kazanılmış hak ve genel ilkeler doğrultusunda hukuka ve hakkaniyete aykırı olarak durdurulduğu gerekçesiyle üretim faaliyetinin durdurulması işleminin geri alınması önerilmiştir.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden 12. Başvuran, dekoratif taş üretim ve kalker üretim izin alanı olmak üzere iki poligon halinde işletme izni mevcut olduğunu, kalker üretim alanında kuralına göre üretim için kademelendirme çalışmaları yapılırken dekoratif taş üretim alanında bir olumsuzluk bulunmadığını, ayrıca alanın sonradan kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgesi olarak ilan edildiği, sonradan gerçekleşen bu değişikliğe dayanarak işlem yapılmasının kazanılmış haklarını elinden aldığını belirterek kazanılmış hakların korunması ve hukuki güvenlik ilkesi kapsamında durdurma işleminin iptalini talep etmektedir.
13. İlgili idare, kalker alanında kademelerdeki tehlikeli durumun giderilmesi amacıyla tehlike giderilene kadar üretimin durdurulduğunu ve dekoratif taş alanında ise alanın koruma ve gelişim bölgesi ilan edildiği gerekçesi ile izin alınması gerektiğini belirtmektedir.
14. Dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelere göre; başvurana ait kalker ve dekoratif taş üretimine yönelik iki alanda maden ocağı bulunduğu, kalker ocağında kademelerin işletme açısından tehlike arz ettiğinin idare tarafından tespit edildiği ve bu gerekçe ile üretim faaliyetlerinin durdurulduğu, bununla birlikte kalker ocağında işletme açısından tehlike arz eden durumların giderilmesine yönelik faaliyetlere devam edilmesi gerektiği ancak üretime yönelik herhangi bir faaliyette bulunulmaması gerektiğinin belirtildiği, dekoratif ocağında ise faaliyetlerin işletme projesine uygun yürütüldüğü ve tetkik tarihi itibari ile herhangi bir olumsuz durumun bulunmadığının belirtildiği, 13/09/2019 tarih ve 30887 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı doğrultusunda alanın Çeşme Kültür ve Turizm Koruma ve
Gelişim Bölgesi olarak tespit ve ilan edilmesi ve İzmir Alaçatı Turizm Merkezinin sınırlarının değiştirilmesinden sonra Kültür ve Turizm Bakanlığının izninin olmaması nedeniyle dekoratif taş iznine ilişkin faaliyetlerin Kültür ve Turizm Bakanlığından izin alınıncaya kadar durdurulduğu, başvuranın faaliyet yürüttüğü kalker izin alanı ile bitişik yahut yakın konumda olan Karayolları Genel Müdürlüğü hammadde üretim izni alanının projesine uygun şev yüksekliği olmaması ve mevcut kademelerin tehlike arz etmesi sebebiyle üretim faaliyetlerinin durdurulduğu anlaşılmıştır.
15. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde, Mevzuata göre madencilik faaliyeti yapılan alanların, izne tabi alan olmaları halinde, ilgili olduğu kanun hükümlerine göre gerekli izinlerin alınması gerektiği, başvuranın kuruluş aşaması ruhsat ve izin konularında eksiklik bulunmadığı, Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgeleri ve Turizm Merkezlerinde madencilik arama ve üretim faaliyetleri yapmadan önce valiliğe veya Kültür ve Turizm
Bakanlığına dilekçe ile başvurma ve izin alma zorunluluğu bulunduğu, bu zorunluluğun faaliyete başlamadan önce veya faaliyet sırasında doğabileceği, böylece hassas ve korunmaya değer alanların korunmasının amaçlandığı, bununla birlikte işletme ruhsatı verildikten sonra, işletme ruhsat alanının diğer kanunlara göre izne tabi alan haline gelmesi durumunda ilgili kanunların öngördüğü yükümlülüklerin yerine getirilmesi suretiyle kazanılmış haklar korunarak faaliyetlerin sürdürüleceğinin açıkça hüküm altına alındığı, alanın sonradan Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi olarak ilan edilmesi ile başvuran tarafından hangi yükümlülüklerin yerine getirilmesinin beklendiğine yukarıda yer verilen mevzuatta yer verilmediği, diğer kanunlara göre izne tabi alanların, Genel Müdürlüğün (Maden ve Petrol İşleri
Genel Müdürlüğü) görüşü alınarak belirleneceği, bu süreç sonrasında sonradan ilan edilen yerlerde bulunan maden işletme sahiplerine ilgili idareler tarafından bildirimde bulunularak söz konusu iznin alınması için makul bir süre verilmesinin hakkaniyete daha uygun olacağı (Benzer yönde bakınız; Danıştay Sekizinci Daire Esas: 2011/3128 Karar: 2015/5749 Tarih: 09.06.2015, Kaynak, www.corpus.com.tr), ayrıca mevzuatta yer verilen genel ilkeler ve kazanılmış haklar kapsamında madencilik faaliyetleri ile bu faaliyetlere bağlı tesisler için verilmiş olan izinlerin, müktesep hak olarak ruhsat hukuku devam ettiği sürece geçerli olacağı ve ilgili kanunların öngördüğü yükümlülüklerin yerine getirilmesi suretiyle kazanılmış hakların korunarak faaliyetlerin sürdürüleceğine yer verildiği, başvuranın da ruhsat sahipliğinden doğan hak kapsamında müktesep hakka sahip olduğu ve bu hakkın korunması gerektiği, ilgili idareler tarafından bildirimde bulunulmaksızın faaliyetinin durdurulmasının ölçüsüz olduğu hususları dikkate alındığında dekoratif taş üretim faaliyetinin durdurulması işleminin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu,
16. Kalker ocağında ise kademelerin işletme açısından tehlike arz ettiğinin ilgili idare tarafından tespit edildiği, kalker ocağında işletme açısından tehlike arz eden durumların giderilmesine yönelik faaliyetlere devam edilmesine izin verildiği ancak üretime yönelik herhangi bir faaliyette bulunulmasına izin verilmediği, işletme faaliyetinin işletme projesine uygun olması şartının mevzuattan kaynaklandığı hususları birlikte değerlendirildiğinde kalker ocağına yönelik faaliyet durdurma işleminin hukuka uygun olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden 17. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarenin, karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, İdarenin bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT
18. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca başvurunun Kurumumuz tarafından reddedilmesi hâlinde, durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır. 21 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca ise tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır.
Buna göre; ilgili idarenin eylem ve işlemlerine karşı dava açma süresinden arta kalan sürede
Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle; Kalker ocağına yönelik faaliyet durdurma işleminin hukuka uygun olduğu gerekçesiyle başvuranın talebin REDDİNE;
Dekoratif taş üretim faaliyetinin ise kazanılmış hak ve genel ilkeler doğrultusunda hukuka ve hakkaniyete aykırı olarak durdurulduğu dikkate alındığında dekoratif taş üretim faaliyetinin durdurulması işleminin geri alınması hususunda ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR
BAKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA
Kararın BAŞVURANA ve ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANLIĞINA tebliğ edilmesine,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca,
ilgili idare tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi