ÖZET: Başvuru, Şanlıurfa 2 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda görevli bir infaz ve koruma memurunun, Dinar T Tipi Ceza İnfaz Kurumuna naklen atanmasına ilişkin işlemin iptali talebiyle yapılmıştır. Başvuran, mahkeme kararının kendisinin aynı yerde görev yapmasına engel olmadığını belirtmesine rağmen, Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü tarafından farklı bir kuruma atanmıştır. Başvuran, bu durumun hukuka aykırı olduğunu ve maddi zorluklar yaşadığını ifade ederek, Şanlıurfa’daki bir ceza infaz kurumuna atanmasını talep etmiştir.

Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü, başvuranın Dinar T Tipi Ceza İnfaz Kurumuna atanmasının hukuka uygun olduğunu savunmuş ve mahkeme kararının uygulanması doğrultusunda Siverek 2 Nolu Ceza İnfaz Kurumuna atamasının yapıldığını belirtmiştir. İdare, başvuranın görev yaptığı yerde hizmetine ihtiyaç duyulduğunu ifade ederken, mahkeme kararının gerekliliklerini yerine getirdiğini öne sürmüştür. Ancak, başvuranın iddiaları ve idarenin açıklamaları göz önünde bulundurulduğunda, başvurunun reddedilmesine karar verilmiştir.

Sonuç olarak, Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın talebinin hukuka uygun olmadığını belirterek, başvurunun reddine karar vermiştir. İlgili idarenin, mahkeme kararlarını uygulama yükümlülüğüne dikkat çekilmiş ve başvuranın yargı yoluna başvurma hakkının devam ettiği vurgulanmıştır.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2024/11094-S.24.16901

BAŞVURU NO : 2024/6084

KARAR TARİHİ : 11.10.2024

RET KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : CEZA VE TEVKİFEVLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

Naklen atanma talebi hakkındadır.

BAŞVURUNUN KONUSU :

BAŞVURU TARİHİ : 11.05.2024

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran; Şanlıurfa 2 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda görev yapmakta iken 14.11.2022 tarihinde Dinar T Tipi Ceza İnfaz Kurumuna naklen tayin edildiğini, kararın iptali için Afyonkarahisar İdare Mahkemesine dava açtığını, Afyonkarahisar İdare Mahkemesinin E: / , K: / numaralı kararında “davacının aynı yerde görevine devam etmesi halinde kurumdaki huzurlu ve verimli çalışma ortamın zedeleneceği yönünde bir değerlendirme yapılamayacağı, davacının karıştığı eylemin niteliği ile atamanın yapıldığı iller arası mesafe gözetildiğinde naklen atama idari tedbirinin ölçülü olmadığı, dolayısıyla davacının il dışına naklen atama konusu işlemde hukuka uyarlılık bulunmadığı” ifadelerine yer verilerek dava konusu işlemin iptaline karar verildiğini, idare tarafından istinaf yoluna başvurulmasına rağmen

Konya Bölge İdare Mahkemesinin 17.05.2023 tarihli kararıyla istinaf isteminin reddine karar verildiğini, mahkeme tarafından aynı yerde görev yapması konusunda bir sakınca bulunmadığı belirtilmesine rağmen mahkeme kararına aykırı olarak farklı bir komisyon olan Siverek 2 Nolu Ceza İnfaz Kurumuna tayininin yapıldığını, konuyla ilgili Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğüne başvuruda bulunduğunu, idare tarafından gönderilen cevabi yazıda “mahkeme kararı doğrultusunda işlem tesis edildiği anlaşıldığından ve görev yaptığı kurumda hizmetine ihtiyaç duyulması nedeniyle atanma talebi uygun görülmemiştir.” ifadesine yer verildiğini, mahkeme kararında davacının aynı yerde görev yapmasının huzur ve çalışma ortamının zedeleneceği yönünde bir değerlendirmenin yapılamayacağı ifadesi yer alırken Genel Müdürlüğün bu ibareyi görmezden geldiğini, ‘çalıştığı yerde hizmetine ihtiyaç duyulduğu’ belirtilmesine rağmen Siverek 1 Nolu Ceza İnfaz Kurumunun tadilat sebebiyle kapalı olduğu ve personelin büyük çoğunluğunun Siverek 2 Nolu Ceza İnfaz Kurumunda görev yaptığını, hâlihazırda bu yıl içerisinde birçok personelin mazeret sebebiyle Şanlıurfa Komisyonuna geçiş yaptığını, 13.02.2024 tarihinde Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğüne konu ile ilgili tekrar başvuruda bulunduğunu, başvurusuna cevap verilmemesi üzerine CİMER aracılığıyla da başvurusunu yinelediğini, son olarak 07.04.2024 tarihinde UYAP üzerinden başvuru yapmasına rağmen bu başvurusuna da cevap verilmediğini, Siverek ilçesine gidiş geliş masraflarının maddi olarak kendisini zor durumda bıraktığını

belirterek Şanlıurfa Adalet Komisyonuna bağlı herhangi bir ceza infaz kurumunda görevlendirilmek üzere tayininin yapılmasını talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzun 16.05.2024 tarihli bilgi belge isteme yazısına istinaden Adalet Bakanlığı Ceza ve

Tevkifevleri Genel Müdürlüğü tarafından gönderilen 03.06.2024 tarihli ve E- – – – sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle; 2.1. Adı geçenin, Şanlıurfa 2 No.1u T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda infaz ve koruma memuru olarak görev yapmakta iken 24.10.2022 tarihli ve / sayılı Bakanlık Olur’u ile hizmet gereği Dinar T Tipi Kapalı

Ceza İnfaz Kurumuna atandığı, adı geçen tarafından söz konusu atama işleminin iptali istemiyle Bakanlık aleyhine açılan dava sonucunda Afyonkarahisar İdare Mahkemesince 31.03.2023 tarihli ve E: / , K: / sayılı kararda, “dava konusu işlemin iptaline” karar verildiği, söz konusu mahkeme kararında

“davacının karıştığı eylemin niteliği ile atamanın yapıldığı iller arasında mesafe gözetildiğinde naklen alama idari tedbirinin ölçülü olmadığı, dolayısıyla davacının il dışına naklen atanmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı ” gerekçesiyle iptal edildiği dikkate alınarak, ilgilinin görev yaptığı yerin kampüs niteliğinde olduğu, bu kapsamda ifade edilen mahkeme kararındaki tespitler ışığında ve takdir yetkisi dikkate alınarak 24.05.2023 tarihli ve / sayılı Bakanlık Olur’u ile mahkeme kararının uygulanmasını teminen

Siverek 2 No.1u T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna atamasının yapıldığı, bu aşamada yapılacak başkaca bir işlem bulunmadığı, 2.2. Adı geçenin, hâlen Siverek 2 No.1u T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu uhdesinde bulunan 7 nci derece infaz ve koruma memuru kadrosunda görev yaptığı, başvurana ait güncel hizmet belgesinin yazı ekinde gönderildiği, 2.3. Adı geçenin, 7433 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesi ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na eklenen

Geçici 48 inci maddesi gereğince, 15.04.2023 tarihi itibarıyla sözleşmeli pozisyondan kadroya atanması nedeniyle sözleşmeli pozisyon bağlamında tasarrufta bulunulmasına imkân bulunmamakta olup Şanlıurfa Adli

Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonu Başkanlığına bağlı ceza infaz kurumlarına ilişkin kadro cetvelinin yazı ekinde gönderildiği 2.4. Şanlıurfa 2 No.1u T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda görev yapmakta iken aynı eylemden dolayı

24.10.2022 tarihli ve / sayılı Bakanlık Olur’u ile hizmet gereği Diyarbakır 1 No.1u T Tipi Kapalı

Ceza İnfaz Kurumuna atanan infaz ve koruma memuru ( ) . . tarafından Genel Müdürlüğün 24.10.2022 tarihli ve sayılı işleminin iptali ve yürütmesinin durdurulması istemiyle Bakanlık aleyhine açılan dava sonucunda Diyarbakır 2. İdare Mahkemesinin 10.07.2023 tarihli ve E: / ; K: / sayılı kararı ile “davanın reddine” karar verildiği 2.5. Şikâyete konu talebe ilişkin olarak yukarıda izah edilen dava dışında herhangi bir davaya rastlanılmadığı, Hususları bildirilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 18.10.1982 tarihli ve 2709 Sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın; 3.1. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesi; “Vatandaşlar ve karşılıklılık esası gözetilmek kaydıyla Türkiye’de ikamet eden yabancılar kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikâyetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir… Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”

3.2. “Kamu hizmeti görevlileriyle ilgili hükümler” bölümünün “Genel ilkeler” başlıklı 128 inci maddesi; “…Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir… “ 3.2. “Yargı yolu” başlıklı 125 inci maddesi; “İdarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır.

…

İdari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkansız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda gerekçe gösterilerek yürütmenin durdurulmasına karar verilebilir.

…

İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür.” 3.4. “Mahkemelerin bağımsızlığı” başlıklı 138 inci maddesi; “…Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez.” 4. 14.06.2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun, “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci maddesi; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir”, 5. 14.07.1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “Memurların kurumlarınca görevlerinin ve yerlerinin değiştirilmesi” başlıklı 76 ncı maddesi; “Kurumlar, görev ve unvan eşitliği gözetmeden kazanılmış hak aylık dereceleriyle memurları bulundukları kadro derecelerine eşit veya 68 inci maddedeki esaslar çerçevesinde daha üst, kurum içinde aynı veya başka yerlerdeki diğer kadrolara naklen atayabilirler.” 6. 24.02.1983 tarihli ve 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu’nun; 6.1. “Görevleri” başlıklı 114 üncü maddesi;

“Adalet komisyonlarının görevleri şunlardır:

a) Atamaları doğrudan Bakanlıkça yapılanlar dışındaki adlî ve idarî yargı ile ceza infaz kurumları ve tutukevleri personelinin;

1) İlk defa Devlet memurluğuna atanacaklardan merkezî sınavda başarılı olanların ilgili yönetmelik

hükümlerine göre düzenlenecek sözlü ve gerektiğinde uygulamalı sınavlarını yapmak, hukuk fakültesi, adalet meslek yüksekokulu veya meslek yüksekokullarının adalet veya ceza infaz ve güvenlik hizmetleri programı, lise veya meslek liselerinin adalet alanı ve ilgili mevzuat uyarınca bunlara denkliği kabul edilen program veya alan mezunlarına öncelik tanımak kaydıyla başarılı olanların atanmalarını teklif etmek.

2) Aslî Devlet memurluğuna atanmaları, sicil ve disiplin işlemleri, görevden uzaklaştırılmaları, aylık ve

ödenekleri ile diğer özlük işlemlerini bu Kanun ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile ilgili mevzuat hükümlerine göre yerine getirmek.

3) Naklen veya hizmet gereği atamasını, ilgili mahkeme başkanı, hâkim veya Cumhuriyet savcısının görüşünü

alarak, yetki alanı içerisinde yapmak.

4) Geçici olarak görevlendirmesini, yetki alanı içerisinde altı ayı geçmemek üzere yapmak.

b) Kanunlarla verilen diğer görevleri yerine getirmek.

…

Bu madde kapsamındaki personeli, ilgili adalet komisyonunun muvafakati, teklifi veya hizmetin gereği olarak başka bir adalet komisyonunun yetki alanına naklen atama veya geçici olarak görevlendirme yetkisi Adalet

Bakanlığına aittir.” 7. 06.01.1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun; 7.1. “Kararların sonuçları” başlıklı 28 inci maddesi; “Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez.” 7.2. “Temyiz veya istinaf istemlerinde yürütmenin durdurulması” başlıklı 52 nci maddesi; “Temyiz veya istinaf yoluna başvurulmuş olması, hâkim, mahkeme veya Danıştay kararlarının yürütülmesini durdurmaz.” 8. 10.07.2003 tarihli ve 25164 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Adalet Bakanlığı Memur Sınav, Atama ve Nakil Yönetmeliğinin; 8.1. “Naklen atanma esasları” başlıklı 22 nci maddesi; “Bu Yönetmelik kapsamındaki memurların unvan ve sınıf değişikliği olmaksızın naklen atanabilmeleri için; a) Görev yaptıkları adalet komisyonları yetki alanı içerisinde en az iki yıl hizmet etmiş olmaları, b) Atanmak istedikleri veya atanacakları yerlerde durumlarına uygun bir kadro ve ihtiyaç bulunması, c) (Ek: RG-30/6/2018-30464) Son görev yerindeki eylemi ile ilgili olarak son iki yıl içerisinde uyarma ve kınama dışında herhangi bir disiplin cezası almamış bulunması, gerekir.” 8.2. “Hizmet gereği atama” başlıklı 29 uncu maddesi; “Adlî veya idarî soruşturma ya da denetim elemanlarınca düzenlenen raporlara göre olumsuzluğu tespit edilmiş olanlar veya tutum ve davranışları nedeniyle o yerde kalmaları, ilgisine göre Bakanlıktaki birim amiri, Cumhuriyet başsavcısı, bölge idare mahkemesi başkanı veya Adlî Tıp Kurumu Başkanınca uygun görülmeyip gerekçeli olarak atanmaları teklif edilenler, bu Yönetmelikte belirtilen zorunlu çalışma sürelerini tamamlamadan (Değişik ibare: RG-21/11/2015-29539) ve yer değiştirme sureti ile atanma

dönemi beklenmeksizin hizmet gereği olarak başka bir yere atanabilirler. Memurun görev yaptığı yerde ihtiyaç bulunmaması halinde diğer yerlere de ataması yapılabilir.

Atamaları adalet komisyonlarınca teklif edilenler komisyonlarca komisyon merkez veya mülhakatlarına atanabilecekleri gibi komisyonların teklifi üzerine Bakanlık onayı ile başka yerlere de atanabilirler.”

Hükmünü amirdir.

IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

9. Kamu Denetçisi tarafından, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuru konusuna ilişkin hazırlanan Ret Karar Önerisi

Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 10. Kurumumuza başvuruda bulunan başvuran özetle; Şanlıurfa 2 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz

Kurumunda görev yapmakta iken 14.11.2022 tarihinde Dinar T Tipi Ceza İnfaz Kurumuna naklen tayin edildiğini, kararın iptali için Afyonkarahisar İdare Mahkemesine dava açtığını, Afyonkarahisar İdare

Mahkemesinin E: / , K: / numaralı kararı ile dava konusu işlemin iptaline karar verildiğini, idare tarafından istinaf yoluna başvurulmasına rağmen Konya Bölge İdare Mahkemesinin 17.05.2023 tarihli kararıyla istinaf isteminin reddine karar verildiğini, mahkeme tarafından aynı yerde görev yapması konusunda bir sakınca bulunmadığı belirtilmesine rağmen mahkeme kararına aykırı olarak farklı bir komisyon olan Siverek 2 Nolu Ceza İnfaz Kurumuna tayininin yapıldığını, konuyla ilgili Ceza ve

Tevkifevleri Genel Müdürlüğüne başvuruda bulunduğunu, idare tarafından gönderilen cevabi yazıda

“mahkeme kararı doğrultusunda işlem tesis edildiği anlaşıldığından ve görev yaptığı kurumda hizmetine ihtiyaç duyulması nedeniyle atanma talebi uygun görülmemiştir.” ifadesine yer verildiğini, Siverek ilçesine gidiş geliş masraflarının maddi olarak kendisini zor durumda bıraktığını belirterek Şanlıurfa Adalet

Komisyonuna bağlı her hangi bir ceza infaz kurumunda görevlendirilmek üzere tayininin yapılmasını talep etmektedir.

11. Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü tarafından gönderilen cevabi yazıda ise özetle; başvuranın

Dinar T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna atanma işleminin iptali istemiyle Bakanlık aleyhine açılan dava sonucunda Afyonkarahisar İdare Mahkemesince 31.03.2023 tarihli ve E: / , K: / sayılı kararda, “dava konusu işlemin iptaline” karar verildiği, söz konusu mahkeme kararında “davacının karıştığı eylemin niteliği ile atamanın yapıldığı iller arasında mesafe gözetildiğinde naklen alama idari tedbirinin ölçülü olmadığı, dolayısıyla davacının il dışına naklen atanmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı ” gerekçesiyle iptal edildiği dikkate alınarak, ilgilinin görev yaptığı yerin kampüs niteliğinde olduğu, bu kapsamda ifade edilen mahkeme kararındaki tespitler ışığında ve takdir yetkisi dikkate alınarak 24.05.2023 tarihli ve / sayılı Bakanlık Olur’u ile mahkeme kararının uygulanmasını teminen Siverek 2 No.1u T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna atamasının yapıldığı hususları ifade edilmiştir.

12. Başvuranın iddiaları ve idarenin cevabi yazısı incelendiğinde, uyuşmazlık konusunun, esas olarak daha önce idare mahkemesinde karara bağlandığı göz önünde bulundurulduğunda, mahkeme kararı sonucu uygun bir idari işlem tesis edilip edilmediği noktasında toplandığı görülmektedir.

13. Somut olayda başvuranın hizmet belgesi incelendiğinde; Hilvan K1 Tipi Kapalı Ceza İnfaz

Kurumunda 657 sayılı Kanun’un 4/B maddesi kapsamında sözleşmeli İnfaz ve Koruma Memuru olarak

27.08.2016 tarihinde kamu görevine başladığı, 25.08.2017 tarihinde kapatılan cezaevinden nakil

kapsamında Siverek 1 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda görevlendirildiği, 25.06.2020 tarihinde

Şanlıurfa, 2 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna naklinin yapıldığı, 14.11.2022 tarihinde hizmet gereği Dinar T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda görevlendirildiği, 09.06.2023 tarihinde ise mahkeme kararı gereğince Siverek 2 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna atamasının yapıldığı ve hâlihazırda

Siverek 2 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda kamu görevini sürdürdüğü bilgisi edinilmiştir.

14. İdare tarafından Kurumumuza gönderilen bilgi ve belgeler ile başvuran tarafından sunulan belgelerin tetkiki kapsamında; 14.1. Başvuranın Şanlıurfa 2 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünde infaz koruma memuru olarak görev yapmakta iken 08.02.2022 tarihinde cezaevinde 1. Kısım A Blok görevlisi olduğu, hükümlü

I.O.’nun açık görüşte ağabeyinden uyuşturucu madde alarak koğuşa getirmesi olayında davacının detaylı üst aramasını yeteri kadar sürede ve usulüne uygun biçimde yapmadığının tespit edilmesi üzerine hakkında açılan disiplin soruşturması neticesinde bir alt ceza uygulanmak suretiyle uyarma cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, 14.2. Başvuran hakkında görevi kötüye kullanmak suçundan Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen iddianame kabul edilerek açılan davada Şanlıurfa 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 30.01.2023 tarihli E: , K: / sayılı kararıyla davacının beraatine karar verildiği, 14.3. Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü tarafından Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilen

15.09.2022 tarihli ve sayılı yazıda başvuran ve . . hakkında başlatılan soruşturmaya konu eylemin

niteliği dikkate alınarak Adalet Bakanlığı Memur Sınav, Atama ve Nakil Yönetmeliğinin 29 uncu maddesine göre yargı çevresi dışında başka bir yere yerleştirmelerine dair karar alınması gerektiğinin ifade edildiği, 14.4. Başvuranın başka bir yere atanmasının 21.09.2022 tarih ve / sayılı Şanlıurfa Adli Yargı Ilk

Derece Mahkemesi Adalet Komisyonu Başkanlığı işlemiyle teklif edildiği, bu teklif uyarınca Dinar T Tipi

Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü emrine atanmasına ilişkin Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü işleminin tesis edildiği, bilgilerine ulaşılmıştır.

15. Başvuranın ‘Dinar T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğüne atanmasına ilişkin işlemin iptali’ istemi kapsamında Afyonkarahisar İdare Mahkemesine açtığı dava üzerine mahkemenin 31.03.2023 tarihli ve E: / , K: / sayılı kararda; “Dosya kapsamında bulunan bilgi ve belgeler ile atama işleminin dayanağını oluşturan Şanlıurfa Adli

Yargı Ilk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonu’nun incelenmesinden; davacı hakkında atanmaya sebep olaydan önce yapılan tek soruşturmanın 2020 tarihli olduğu ve bu soruşturmada da ceza verilmesine yer olmadığına karar verildiği, bunun yanında görevi ile ilgili konularda yetersiz kalması ve bilgi becerisinin olmaması, tutum ve davranışlarının görev yaptığı diğer personeller arasında huzursuzluk yaratması, güven duygusunu sarsması gibi gerekçelerin ve bu hususlara ilişkin somut delillerin ileri sürülmediği, nitekim dava konusu atama işlemine gerekçe olan olay nedeniyle verilen disiplin cezasının da davacının geçmiş çalışmaları gözetilerek bir alt ceza uygulanmak suretiyle uyarma olarak verildiği, davacıya verilen disiplin cezasının niteliği ve olaya ilişkin ceza kovuşturmasında beraat ettiği hususlarının birlikte dikkate alındığında davacının aynı yerde görevine devam etmesi halinde kurumdaki huzurlu ve verimli çalışma ortamının zedeleneceği yönünde bir değerlendirme yapılamayacağı, davacının karıştığı eylemin niteliği ile

atamanın yapıldığı iller arası mesafe gözetildiğinde naklen atama idari tedbirinin ölçülü olmadığı, dolayısı ile davacının il dışına naklen atanmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı” ifadelerine yer verilmek suretiyle başvuranın Dinar T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğüne atanmasına ilişkin işlemin iptaline karar verildiği, idare tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine ise

Konya Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesince istinaf başvurusunun reddedilerek kararın kesinleştiği görülmektedir.

16. Mezkûr mahkeme kararı sonrası; karardaki tespitler ve takdir yetkisi dikkate alınarak

24.05.2023 tarihli ve sayılı Bakanlık Oluru ile mahkeme kararının uygulanmasını

teminen başvuranın Siverek 2 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna atamasının yapıldığı, bu işlem üzerine başvuranın 13.02.2024 tarihli dilekçesi ile mahkeme kararları dikkate alınarak

Şanlıurfa Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonunun yer aldığı herhangi bir ceza infaz kurumuna atamasının yapılması talebi ile idareye başvuruda bulunduğu; ancak talebinin reddedildiği tespitlerine ulaşılmıştır.

17. Anayasamızın 2 nci maddesinde belirtilen “hukuk devleti” ilkesi, vatandaşlarına hukuk güvenliğini sağlayan, idarenin hukuka bağlılığını amaç edinen, buna karşılık kamu gücünün sınırsız, ölçüsüz ve keyfi kullanılmasını önleyen en önemli unsurlardan biridir. Anayasanın 125 inci maddesinde de, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu kuralına yer verilmiştir.

18. Kanun koyucu, Anayasanın 138 inci ve İdari Yargılama Usulü Kanununun 28 inci maddesi ile yargı kararlarının her ne gerekçe ile olursa olsun uygulanmamasından idareyi sorumlu tutmuş ve idarenin yargı kararlarını uygulaması hususunda idareye anayasal ve kanuni bir zorunluluk yüklenmiş olup, idarenin kararı uygulama yükümlülüğü devam ettikçe, yargı kararının uygulanmamasından doğan sorumluluğun da devam edeceği vurgulanmıştır. Dolayısıyla idareler, mahkeme kararlarına uymak zorunda oldukları gibi bağımsız ve tarafsız mahkemeler tarafından verilmiş kararların yerine getirilmesini de geciktiremeyeceklerdir.

19. İdarenin yargı kararlarını uygulaması hususunda bağlı yetki söz konusudur ve idareye bu konuda hiçbir takdir hakkı verilmemiştir. İdarenin kararı uygulama yükümlülüğü devam ettikçe, yargı kararının uygulanmamasından doğan sorumluluğu da devam edecektir. Yukarıda anılan Anayasa

Mahkemesi kararına da bakıldığında Anayasamızın 36 ncı) maddesinde yer alan ‘hak arama hürriyeti’ nin yalnızca yargı mercileri karşısında davalı veya davacı olma sıfatını değil aynı zamanda mahkeme nezdinde verilmiş olan kararın idari mercilerce gereğinin yerine getirilmesini de kapsadığı belirtilmekte, ayrıca mahkeme kararlarının uygulanmasını yargılama sürecinin devamı niteliğinde görerek yargılama sürecini tamamlayan ve yargılamanın bir anlam ve sonuç doğurmasını saylayan unsur olarak nitelendirmektedir.

20. Somut olayda; Afyonkarahisar İdare Mahkemesinin E: / , K: / sayılı Kararında “…

davacıya verilen disiplin cezasının niteliği ve olaya ilişkin ceza kovuşturmasında beraat ettiği hususlarının birlikte dikkate alındığında davacının aynı yerde görevine devam etmesi halinde kurumdaki huzurlu ve verimli çalışma ortamının zedeleneceği yönünde bir değerlendirme yapılamayacağı, davacının karıştığı eylemin niteliği ile atamanın yapıldığı iller arası mesafe gözetildiğinde naklen atama idari tedbirinin ölçülü olmadığı, dolayısı ile davacının il dışına naklen atanmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı.” ifadelerine yer verilmek suretiyle, başvuranın naklen atanma işleminin yeniden değerlendirilmesi gerektiğine hükmedildiği, Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünün de anılan Karar üzerine 20.03.2024 tarihli ve E- – – sayılı yazısında “Şanlıurfa 2 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu İnfaz ve Koruma Memuru iken 24.10.2022 tarihli ve sayılı Bakanlık Olur’u ile hizmet gereği Dinar T Tipi Kapalı Ceza

_nfaz Kurumuna ataması yapılan ilgili tarafından, söz konusu atama işleminin iptali istemiyle

Bakanlığımız aleyhine açılan dava sonucunda Afyonkarahisar İdare Mahkemesince 31.03.2023 tarihli

ve E:2 / , K:2 / sayılı “dava konusu işlemin iptaline” dair karar verildiği ve söz konusu mahkeme kararında “davacının karıştığı eylemin niteliği ile atamanın yapıldığı iller arasında mesafe gözetildiğinde naklen atama idari tedbirinin ölçülü olmadığı, dolayısıyla davacının il dışına naklen atanmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı” gerekçesine yer verildiği anlaşıldığından, ilgilinin 8’inci derece kadroda almakta olduğu 8’inci derecenin 2’nci kademesi maaş ve kadrosuyla birlikte Siverek 2 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna naklen atanması.” hususları ifade edilerek başvuranın mahkeme kararı gereği Siverek 2 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna atamasının yapıldığı görülmektedir.

21. Somut olay kapsamında, hem ilgili mevzuatta hem de Afyonkarahisar İdare Mahkemesinin

E: / , K:2 / sayılı Kararında idareye tanınmış olan takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleri kriterlerinin dikkate alınması suretiyle kullanılıp kullanılmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir. Takdir yetkisi, idarenin belli şart ve durumların meydana gelmesi halinde belli bir kararı alıp almamak veya kanunda öngörülen değişik çözümler arasında bir seçim yapmak konusunda tanınan bir serbestiye ya da belirli bir konuda karar alabilmek için hangi şart ve durumların ortaya çıkması gerektiğini tespit etmek imkânına sahip olması olarak tanımlanmaktadır. İdari işlemler tesis edilirken, İdareler, bağlı yetki veya takdir yetkisi çerçevesinde karar alırlar. Bu doğrultuda, idari işlemin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurlarının tümünün hukuk kuralları tarafından önceden belirlenerek, idareye belli bir yönde hareket etme hususunda bir tercih tanınmamışsa veya idareye belli bir tasarrufta bulunması kesin olarak emredilmişse bağlı yetkiden, idarenin nerede ve nasıl bir tasarrufta bulunacağının hukuk kuralları ile önceden kesin bir şekilde belirlenmediği durumlarda ise idarenin takdir yetkisinden söz edilmektedir. (Halil Kalabalık, İdare Hukukunda Takdir Yetkisi Kavramı ve Benzer Kurumlarla

Karşılaştırılması, Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi Cilt 1, Sayı 2, Aralık 1997)

22. Anayasa Mahkemesinin 20.02.2014 tarihli ve 2012/606 Başvuru Numaralı Kararında da; “..Kişilerin sağlık veya aile birliği gibi “bir takım mazeretler çerçevesinde başka yere atanma konusunda talep hakları var ise de, atamaya ilişkin mazeretlerini değerlendirip karara bağlayacak olan idarenin, kendi mevzuatı çerçevesinde, ifa edilen kamu hizmetinin gerekleri, insan kaynaklarının verimli kullanılması, teşkilat yapısının elverişliliği ve benzeri faktörleri dikkate alması kaçınılmazdır. Zira kamu hizmetinin sağlıklı ve kesintisiz bir şekilde yerine getirilmesi için gerekli tedbirleri almak, ilgili idarenin öncelikli görevi ve sorumluluğu olduğu…” ifade edilmiştir.

23. Yine, takdir yetkisinin sınırsız bir yetki olmadığı ve idarenin keyfi davranması anlamına gelmediği, öncelikli görevi ve sorumluluğu kamu hizmetinin sağlıklı ve kesintisiz bir şekilde yerine getirilmesi için gerekli tedbirleri almak olan idarenin, sahip olduğu takdir yetkisini kullanırken, kendi mevzuatı çerçevesinde, kamu yararını gözetmesi, hizmet gereklerini dikkate alması, insan kaynaklarının verimli kullanması, teşkilat yapısının elverişliliğini ve benzeri faktörleri dikkate alması gerektiği izahtan varestedir 24. Ayrıca, Danıştay’ın yerleşmiş içtihatlarına göre, idarelerin boş bulunan bir kadroya kamu yararı ve hizmet gereklerini gözeterek atama yapma konusunda takdir yetkisine sahip olduklarından, bu yetkisini belirli bir kişi lehine kullanmaya yargı kararı ile dahi zorlanamamakta, takdir yetkisine dayanılarak tesis edilen işlemler üzerindeki yargı denetimi hukuka uygunluk unsuru ile sınırlı bulunmakta, idarenin takdir yetkisini ortadan kaldıracak biçimde yargı kararı verilememekte ve yerindelik denetimi yapılamamakta, yargısal denetimde işlemin diğer unsurları yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı sürece, idarenin işlemi haklı kılacak hukuken kabul edilebilir bir neden gösteremediği gerekçesine dayanılarak iptal kararı verilememektedir. (Bakınız, Danıştay 5 inci Dairesinin 27.02.2006 tarihli ve E:2004/5066, K:2006/751 sayılı kararı)

25. 21.10.2022 tarih ve sayılı Disiplin Soruşturması neticesinde başvuranın ‘uyarma’ disiplin cezası ile tecziye edildiği, Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü tarafından Şanlıurfa Cumhuriyet

Başsavcılığına gönderilen 15.09.2022 tarihli ve sayılı yazı ile yargı çevresi dışında başka bir yere yerleştirmelerine dair karar alınması gerektiğinin ifade edildiği ve başvuranın bu kapsamda Dinar T Tipi

Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğüne atamasının yapıldığı görülmektedir. Nitekim aynı disiplin soruşturması neticesinde Şanlıurfa 2 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda görev yapan . .’nin de

“Şanlıurfa Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonu Başkanlığının 21/09/2022 tarihli ve sayılı kararında; adı geçen hakkında “görevi kötüye kullanmak” suçundan yapılan disiplin soruşturması sonucunda Şanlıurfa Asliye Ceza Mahkemesine 09/08/2022 tarihli ve Sor: / , E: / sayılı iddianame ile açılan kamu davasında yargılamanın ve disiplin soruşturmasının halen devam ettiği belirtilerek ilgili hakkında başlatılan soruşturmaya konu eylemin niteliği dikkate alınarak yargı çevresi dışında başka bir ceza infaz kurumuna hizmet gereği yerleştirilmesi talep edildiğinden ilgilinin hizmet gereği Diyarbakır 1 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Sözleşmeli İnfaz ve Koruma

Memurluğu pozisyonuna ( ) yerleştirilmesinin” teklif edildiği ve ilgilinin bu teklif uyarınca

Diyarbakır 1 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü emrine atandığı bilgisine ulaşılmıştır.

26. . . tarafından Diyarbakır 1 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü emrine atanma işlemine ilişkin açılan dava neticesinde Diyarbakır 2. İdare Mahkemesi tarafından verilen 10.07.2023 tarihli ve E: / , K: sayılı Kararda; “Uyuşmazlık konusu olayda, UYAP kaydının incelenmesinden, davacının, 657 sayılı Devlet Memurları

Kanunu’nun 125. maddesinin B fıkrasının (a) bendinde yer alan “Verilen emir ve görevlerin tam ve zamanında yapılmasında, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde, görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçlerin korunması, kullanılması ve bakımında kusurlu davranmak, …” fiilini gerçekleştirdiğinden bahisle alt ceza uygulanmak suretiyle uyarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin isleme karsı dava açmadığı, ancak her ne kadar; dava açmanın, davacının Anayasal bir hakkı olduğu ve bu hakkın kullanılmamasının davacı aleyhine yorumlanmasının hukuken mümkün olmadığı ve davacı hakkında görevi kötüye kullanmak suçundan Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığı’nca düzenlenen iddianame kabul edilerek açılan davada Şanlıurfa 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 30/01/2023 tarihli E: / , K: / sayılı kararıyla davacının beraatine karar verildiği anlaşılmakta ise de; ceza infaz ve koruma memurluğu, görevin önem ve özelliği gereği, belli bir düzen ve görev disiplinini mutlak olarak bünyesinde barındırmak zorundadır. Aksi durumların varlığının ise, büyük ölçüde telafi edilemez olumsuzlukları beraberinde getireceği tartışma götürmeyecek kadar açıktır.

Bu durumda, davacının atanmasına ilişkin işlemin somut ve yeterli dayanağa sahip olduğu, davacının görev yaptığı kurumda hâsıl olacak en ufak bir otorite boşluğunun, disiplinsizliğin ve personel zafiyetinin vahim sonuçlar doğurabileceği hususları göz önüne alındığında, davacının aynı yerde çalışmasının kamu hizmetini etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesine engel olacağı, davacının aynı kadro, derece ve kademesi ile ünvanı korunarak atandığı, dolayısıyla söz konusu atama işleminin kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda, idarenin sahip olduğu takdir yetkisinin hukuka uygun bir şekilde kullanılması suretiyle tesis edildiği sonuç ve kanaatine varıldığından dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık görülmemiştir.” ifadelerine yer verildiği ve ilgilinin Şanlıurfa 2 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz

Kurumundan Diyarbakır 1 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna atanması işleminin takdir yetkisi sınırları içerisinde değerlendirildiği görülmektedir.

27.Yukarıda yer verilen mahkeme kararları incelendiğinde; uyuşmazlık konusu naklen atanma işlemlerine ilişkin idareye takdir yetkisi verilmiş olduğunun açık olduğu, idarenin ihtiyaçları doğrultusunda personel politikasını belirleyebileceği, idarenin takdir yetkisine dayalı bahse konu işlemlerinin kamu yararına ve

hizmetin gereklerine uygun şekilde, objektif, makul ve geçerli neden ve gerekçelere dayalı olarak tesis edilmiş olması gerektiği, nitekim yargı organları tarafından da Şanlıurfa ilinden Afyonkarahisar iline yapılan naklen atama işleminin ölçülü olmadığının değerlendirildiği; ancak Şanlıurfa ilinden

Diyarbakır iline yapılan atma işleminin ise takdir yetkisi sınırları içerisinde olduğunun değerlendirildiği tespitlerine ulaşılmıştır.

28. Yukarıda anlatılan hususlar, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte göz önünde bulundurularak Kurumumuzca yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; ilgili mevzuatta ve uyuşmazlık konusuna ilişkin mahkeme kararlarında ilgili idareye takdir yetkisi tanındığı, takdir yetkisinin sınırsız bir yetki olmadığı ve idarenin keyfi davranması anlamına gelmediği, başvuranın Dinar T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna atama işlemi ile yargı organı tarafınca ölçülü olmadığı gerekçesiyle iptal edilirken, aynı ceza infaz kurumunda görevli . .’nin Diyarbakır 1 Nolu T Tipi Ceza İnfaz Kurumuna atama işleminin takdir yetkisi sınırları içerisinde değerlendirildiği, idarenin de bu kapsamda yeni bir işlem tesis ederek mahkeme kararı ve takdir yetkisi kapsamında başvuranın Siverek 2 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz

Kurumuna naklen atamasının yapıldığı, bu kapsamda idare tarafından kamu yararına ve hizmet gereklerine uygun bir değerlendirme yapıldığına ilişkin dosya kapsamında somut, nesnel ve ölçülebilir kriterlere yer verildiği anlaşıldığından başvurunun reddi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 29. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmeler neticesinde; İdarenin “karara karşı başvuru yolları gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup, idareden bundan böyle bu ilkelere de uygun hareket etmesi önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT

30. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret

Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Şanlıurfa İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN REDDİNE, Kararın başvurana ve CEZA ve TEVKİFEVLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi

/