TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2019/2259-S.3320
BAŞVURU NO : 2018/17909
KARAR TARİHİ : 07/05/2019
TAVSİYE KARARI
ANKARA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI
BAŞVURUYA KONU İDARE :
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın mahkeme tarafından hükmedilen bedelin ödenmesi talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 25/12/2018
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza başvuruda bulunan Av. …, müvekkili … adına açmış olduğu davada
Ankara 12. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 27/02/2018 tarih ve 2016/… sayılı kararında müvekkili ile davalı idare arasında akdedilen sözleşmenin iptali ile kararda belirtilen bedelin faizi ile birlikte ödenmesine karar verildiğini, ancak davalı idarece herhangi bir ödeme yapılmadığı için 30/05/2018 tarihinde Ankara 32. İcra Müdürlüğünün 2018/… sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, icra takibine rağmen İcra ve İflas Kanununun 82. maddesinde düzenlenen devlet mallarının haczedilmezliği hükmüne dayanarak aradan uzun zaman geçmesine rağmen idarenin borcunu ödemekten kaçındığını belirterek söz konusu mahkeme kararına istinaden müvekkilinin kesinleşmiş alacağı ve ferilerinin Ankara 32. İcra
Müdürlüğünün 2018/… sayılı dosyasına ödenerek mağduriyetin giderilmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzun 31/01/2019 tarihli ve … sayılı bilgi ve belge isteme yazısına istinaden
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nın 26/02/2019 tarihli ve … sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle; 2.1. … vekili … tarafından açılan davada Ankara 12. Asliye Hukuk Mahkemesinin … sayılı kararın istinaf mahkemesinde olduğu ve henüz kesinleşmediği, 2.2. Söz konusu kamulaştırmasız el atma alacağına ilişkin tahakkuk 02/07/2018 tarihinde
…yevmiye numarası ile Emanet hesabına alındığı ancak henüz herhangi bir ödeme yapılmadığı, alacağın 2018 yılında muhasebe kayıtlarına alındığı, Belediye Bütçesi imkanları dahilinde ödeneceği, halen 2015 yılı muhasebe kayıtlarına alınan kamulaştırmasız el atma dava dosyalarına ait alacakların ödemelerine başlanılacağı, 2.3. 11/03/2015 tarih, 29294 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren Anayasa
Mahkemesinin 12/11/2014 tarih, 2013/95 Esas, 2014/176 Karar sayılı ilamı ile 6487 sayılı yasa
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
ile değiştirilen 2942 sayılı yasanın geçici 6. maddesinin 12. ve 13. fıkralarının iptal edildiği ve iptal hükmünün Resmi Gazetede yayımlanmasından başlayarak altı ay sonra yürürlüğe gireceğinin belirtildiği, buna istinaden, 1983 öncesi ve 1983 sonrası kamulaştırmasız el koymadan kaynaklanan alacakları tespit etmek üzere; Mali Hizmetler Daire Başkanlığı ve
Emlak ve İstimlâk Dairesi Başkanlığı ile Özel Projeler Dairesi Başkanlığı koordinasyonunda arşiv çalışmaları yapıldığı, dosyaların 1983 yılı öncesi ve 1983 yılı sonrası olarak tasnif edildiği, 2.4. Yapılan çalışmalar sonrası söz konusu kamulaştırmasız el atma dava dosyanın 1983 yılı sonrası kamulaştırmasız el koymadan kaynaklanan alacak olduğunun bildirildiği, bu doğrultuda
5018 sayılı Kanunun 34. maddesinin ikinci fıkrasında; “Kamu idarelerinin nakit mevcudunun
tüm ödemeleri karşılayamaması halinde giderler, muhasebe kayıtlarına alınma sırasına göre ödenir. Ancak, sırasıyla kanunları gereğince diğer kamu idarelerine ödenmesi gereken vergi, resim, harç, prim, fon kesintisi, pay ve benzeri tutarlara, tarifeye bağlı ödemelere, ilama bağlı borçlara, ödenmemesi halinde gecikme cezası veya faiz gibi ek yük getirecek borçlara ve ödenmesi talep edilen emanet hesaplarındaki tutarlara öncelik verilir.” hükmü gereğince söz konusu kamulaştırmasız el atma dava dosyanın ödemesinin, Mali Hizmetler Dairesi
Başkanlığına geliş tarihi ve yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri dikkate alınarak, Belediye bütçesi imkânları dâhilinde yapılacağı, ifade edilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin 17 nci maddesinde; “hiç kimsenin keyfi olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılamayacağı” düzenlenmiştir.
4. Avrupa Birliği Temel Haklar Şartı’nın “Mülkiyet hakkı” başlıklı 17 nci maddesinde; “mülkten yoksun bırakılma sonucunda, zamanında ödenecek adil tazminat” koşuluna yer verilmiştir.
5. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi 1 No’lu Ek Protokol’ün “Mülkiyetin korunması” başlıklı 1 nci maddesinde; “Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir.” şeklinde bir düzenlemeye gidilmiştir.
6. 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın, 6.1. “Cumhuriyetin nitelikleri” başlıklı 2 nci maddesinde; “Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir.”, 6.2. “Mülkiyet hakkı” kenar başlıklı 35 inci maddesinde; “Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.”, 6.3. “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36 ncı maddesinde; “Herkes, meşrû vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
adil yargılanma hakkına sahiptir.
Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz.”, 6.4. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkrasında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan
Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”, 6.5. “Yargı yolu” kenar başlıklı 125 inci maddesinde; “…İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür.”, 6.6. “Mahkemelerin bağımsızlığı” başlıklı 138 inci maddesinin son fıkrasında; “Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez.”, 7. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinde; “(1) Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” 8. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 28 inci maddesinde: “(1)Danıştay, Bölge
İdare Mahkemeleri, İdare ve Vergi Mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz (30)
günü geçemez.
(2)Konusu belli bir miktar paranın ödenmesini gerektiren davalarda hükmedilen miktar ile her türlü davalarda hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama giderleri, davacının veya vekilinin davalı idareye yazılı şekilde bildireceği banka hesap numarasına, bu bildirim tarihinden itibaren, birinci fıkrada belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde yatırılır. Birinci fıkrada belirtilen süreler içinde ödeme yapılmaması halinde, genel hükümler dairesinde infaz ve icra olunur.”, 9. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun, 9.1. “Amaç ve kapsam” başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Kanun; kamu yararının gerektirdiği hallerde gerçek ve özel hukuk tüzelkişilerinin mülkiyetinde bulunan taşınmaz malların, Devlet ve kamu tüzelkişilerince kamulaştırılmasında yapılacak işlemleri, kamulaştırma bedelinin hesaplanmasını, taşınmaz malın ve irtifak hakkının idare adına tescilini, kullanılmayan taşınmaz malın geri alınmasını, idareler arasında taşınmaz malların devir işlemlerini, karşılıklı hak ve yükümlülükler ile bunlara dayalı uyuşmazlıkların çözüm usul ve yöntemlerini düzenler.
…”, 9.2. “Kamulaştırılmaksızın kamu hizmetine ayrılan taşınmazların bedel tespiti” başlıklı geçici 6 ncı maddesinin birinci fıkrasında; “Kamulaştırma işlemleri tamamlanmamış veya kamulaştırması hiç yapılmamış olmasına rağmen 9/10/1956 tarihi ile 4/11/1983 tarihi arasında fiilen kamu hizmetine ayrılan veya kamu yararına ilişkin bir ihtiyaca tahsis edilerek üzerinde tesis yapılan taşınmazlara veya kaynaklara kısmen veya tamamen veyahut irtifak hakkı tesis
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
etmek suretiyle malikin rızası olmaksızın fiili olarak el konulması sebebiyle, mülkiyet hakkından doğan talepler, bedel talep edilmesi hâlinde bedel tespiti ve diğer işlemler bu madde hükümlerine göre yapılır. Bu maddeye göre yapılacak işlemlerde öncelikle uzlaşma usulünün uygulanması dava şartıdır.” 10. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi Kontrol Kanununun; “Ödenemeyen giderler ve bütçeleştirilmiş borçlar” başlıklı 34 üncü maddesinin ikinci fıkrasında; “Kamu idarelerinin nakit mevcudunun tüm ödemeleri karşılayamaması halinde giderler, muhasebe kayıtlarına alınma sırasına göre ödenir. Ancak, sırasıyla kanunları gereğince diğer kamu idarelerine ödenmesi gereken vergi, resim, harç, prim, fon kesintisi, pay ve benzeri tutarlara, tarifeye bağlı ödemelere, ilama bağlı borçlara, ödenmemesi halinde gecikme cezası veya faiz gibi ek yük getirecek borçlara ve ödenmesi talep edilen emanet hesaplarındaki tutarlara öncelik verilir.” düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
11. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Tavsiye Kararı Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 12. Başvuran, 1 no.lu paragrafta açıklandığı üzere, mahkeme tarafından hükmedilen bedelin ödenmesini talep etmektedir.
13. Dosya kapsamında, Ankara İli Çankaya İlçesi Dikmen Mahallesi … sayılı parselde yer alan 2 taşınmazda 430 m hissesi bulunmakta iken söz konusu taşınmazın Dikmen Vadisi … etap kentsel dönüşüm projesi kapsamında kaldığı, davalı Belediye ile davacı arasında imzalanan 18/07/2006 tarihli sözleşme ile hissenin idareye devri karşılığında taşınmaz üzerine inşa edilecek konutlardan bir adet dairenin davacı adına tescili konusunda anlaşıldığı, davacı 2 tarafından 430 m hissenin idareye devredilmesine ve aradan 10 yıl zaman geçmesine rağmen dairenin teslim edilmemesi üzerine 12/02/2016 tarihinde Ankara 12. Asliye Hukuk
Mahkemesinde dava açıldığı, Mahkemenin 27/02/2018 tarihli ve … sayılı kararında; “…sözleşme tarihinin 18/07/2006 olduğu, dava tarihinin 12/02/2016 tarihi olduğu, aradan 10 yıla yakın bir zaman geçtiği, davaya konu hisselerin Ankara Büyükşehir Belediyesi adına tescil edildiği tespit edildiği,(…)Dikmen Vadisi Projesinin kapsamlı bir proje olduğu, bu nedenle etaplı yapılmasının kaçınılmaz olduğu, fiili durum itibariyle el atma olgusunun gerçekleştiğinin kabul edilmesi gerektiği, proje kapsamında yer alan davaya konu taşınmaza el atıldığının tespit edildiği, … Sayılı Kamulaştırma Yasasının ilgili madde hükümleri çerçevesinde dava konusu taşınmazın kıymetini etkileyebilecek bütün nitelik ve unsurlar, tarafların iddia ve talepleri, değerlendirmeye esas tarihten önceki tarihlerde satışları gerçekleşen ve özel amaçlı satış olmayan emsallerin alım satım rayiçleri, üstün ve eksik yönleri belirtilerek yapılan mukayeseleri, piyasa kabiliyetleri, TÜİK-ÜFE Endeks Bültenlerindeki artış oranları ile bedelin tespitinde etkili olabilecek tüm objektif ölçüler dikkate alınarak yapılan hesaplamaya göre 10 yıla yakın bir zaman geçmesine rağmen halen sözleşme ile vadedilen 2 dairenin davacıya teslim edilmediği,(…)tüm bunlara göre 18/07/2006 tarihli 400 m ‘lik yere ilişkin sözleşmenin iptali ile dava tarihi itibarıyla halen sözleşmenin yerine getirilmediği
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
2 dikkate alınarak taşınmazın m bedelinin 1.820 TL kabul edilerek 728.000 TL’nin dava tarihin
den itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine…” hükmedildiği, söz konusu karara ilişkin istinaf yoluna başvurulduğu, Ankara 32. İcra
Müdürlüğünün … sayılı dosyası kapsamında icra takibine konulduğu ve ilgili İdare tarafından bugüne kadar bedelin ödenmediği anlaşılmıştır.
14. “Hukuk devleti; insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, hukuki güvenliği sağlayan, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve kanunlarla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlettir.” (Anayasa Mahkemesi E.2013/44, K. 2013/59, Resmi Gazete
Tarihi: 02/05/2013). Kanun koyucu, Anayasa’nın 138. ve İdari Yargılama Usulü Kanunun 28.
maddesi ile yargı kararlarının ne olursa olsun uygulanmamasından idareyi sorumlu tutmuş ve idarenin yargı kararlarını uygulaması hususunda idareye anayasal ve kanuni bir zorunluluk yüklenmiş olup, idarenin kararı uygulama yükümlülüğü devam ettikçe, yargı kararının uygulanmamasından doğan sorumluluğun da devam edeceği vurgulanmıştır (Bkz: 2017/5018 başvuru numaralı ve 24/10/2017 tarihli Tavsiye Kararı). Dolayısıyla idareler, mahkeme kararlarına uymak zorunda oldukları gibi bağımsız ve tarafsız mahkemeler tarafından verilmiş kararların yerine getirilmesini de geciktiremeyeceklerdir.
15. Anayasa Mahkemesinin 14/01/2010 tarihli ve E. 2009/27, K. 2010/9 sayılı kararında; “Anayasa’nın 36. maddesinde ifade edilen hak arama özgürlüğü, diğer temel hak ve özgürlüklerden gereken şekilde yararlanılmasını ve bunların korunmasını sağlayan en etkili güvencelerden biri olmakla birlikte aynı zamanda toplumsal barışı güçlendiren, bireyin adaleti bulma, hakkı olanı elde etme, haksızlığı önleme uğraşının da aracıdır. Hak arama özgürlüğü ve adil yargılanma hakkı, sadece yargı mercileri önünde davacı ve davalı olarak iddia ve savunmada bulunma hakkını değil, yargılama sonunda hakkı olanı elde etmeyi de kapsayan bir haktır.” ifadeleri kullanılmıştır.
16. Başvurucuların, Mahkeme ilamına dayalı icra takibine rağmen hükmedilen bedellerin ödenmediği, kamu mallarının haciz edilemezliğine dayalı kanun hükümlerine dayanarak ödemeden kaçınıldığından bahisle, mülkiyet ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini ileri sürdükleri davada Anayasa Mahkemesi; “mahkemeye erişim hakkının adil yargılanma hakkının unsurlarından biri olduğu ve bir uyuşmazlığı mahkeme önüne götürme, mahkemece verilen kararın uygulanmasını isteme haklarını da kapsadığı” ifade ederek yargı kararlarının uygulanmasını “mahkemeye erişim hakkı” kapsamında değerlendirmiş, ayrıca Devletin bir kurumunun aleyhinde verilen nihai ve bağlayıcı mahkeme kararı ile ortaya konulan borcunu ekonomik kaynak yokluğunu ileri sürerek makul sürede ifa etmekten kaçınamayacağı,
bunun adil yargılanma hakkının ihlali sonucunu doğuracağını açıkça ifade etmiştir (Bkz:
Anayasa Mahkemesi’nin 03/04/2014 tarih ve 2013/711 sayılı Bireysel Başvuru Kararı).
17. Diğer yandan, Anayasa’nın 138 inci maddesi ve İdari Yargılama Usulü Kanunu ile yargı kararlarının ne olursa olsun uygulanmamasından idare sorumlu tutulmuştur. Dolayısıyla, İdarenin mahkeme kararlarını uygulaması Anayasal ve kanuni bir zorunluluktur.
İdarenin kararı uygulama yükümlülüğü devam ettikçe, yargı kararının uygulanmamasından doğan sorumluluğu da devam edecektir. Yukarıda anılan Anayasa Mahkemesi kararlarına bakıldığında Anayasamızın 36 ncı maddesinde yer alan “hak arama hürriyeti”nin yalnızca yargı mercileri karşısında davalı veya davacı olma sıfatını değil aynı zamanda mahkeme nezdinde verilmiş olan kararın idari mercilerce gereğinin yerine getirilmesini de
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
kapsadığı belirtilmekte, ayrıca mahkeme kararlarının uygulanmasını yargılama sürecinin devamı niteliğinde görerek yargılama sürecini tamamlayan ve yargılamanın bir anlam ve sonuç doğurmasını saylayan unsur olarak nitelendirmektedir.
18. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi 1 No’lu Ek Protokolün 1 inci maddesine bakıldığında
AİHM kararları ışığında üç temel ilkeyi işaret ettiği görülmektedir. Bunlar; mülkiyete saygı, mülkiyetten yoksun bırakılmama, mülkiyetin kullanımının belli şartlarda devletlerce kısıtlanabileceği ilkeleridir. Anayasamızın 35 inci maddesi de bu ilkelerle paralel şekilde hüküm ifade etmektedir. Nitekim 16. paragrafta yer verilen Yüksek Mahkemenin kararında
“AİHM’nin yargı kararlarının uygulanmasının geciktirilmesini yahut hiç uygulanmamasını mülkiyete saygı ve mülkten barışçıl yararlanma hakkına müdahale” olarak kabul ettiği vurgulanmıştır.
19. İdare yapmış olduğu açıklamalarında ilk derece mahkemesi kararının istinaf mahkemesinde görülmekte olduğu dolayısıyla kesinleşmediğini ifade etmiştir. Benzer bir konuya ilişkin olarak
Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 13/10/2014 tarihli ve E. 2014/210, K. 2014/18097 sayılı kararında; “Takibe konu Sakarya 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/425 E.-2013/187 K.
sayılı ilamı ile başlatılan ilamlı icra takibinde; borçlu tarafından kamulaştırmasız el atma nedeniyle verilen tazminata ilişkin hükmü içeren ilama dayalı takiplerde 2942 sayılı
Kamulaştırma Kanununun Geçici altıncı maddesi ve 6111 sayılı Kanunun Geçici ikinci maddesi gereğince haciz yasağı getirilmiş olması nedeniyle kesinleşmeden takibe konulamayacağı ileri sürülerek takibin iptali talep edilmiştir. 6100 HMK’nun Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 443. maddesi uyarınca gayrimenkule ve buna ilişkin ayni haklara dair hükümler kesinleşmedikçe infaz edilemez. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun
Geçici 6. maddesinde ve 6111 sayılı Kanunun Geçici 2. maddesi ile getirilen değişiklik haciz yasağı ile ilgili olup yasada, kamulaştırmasız el atma nedeniyle verilen tazminata ilişkin ilamların kesinleşmeden veya kesinleştikten sonra takibe konulmasına engel bir hüküm bulunmamaktadır. Somut olayda kamulaştırmasız el atma nedeniyle verilen tazminata ilişkin ilamda taşınmazın mülkiyeti tartışma konusu yapılmayıp tazminat hususu tartışıldığından ilam taşınmazın aynı ile ilgili kabul edilemez ve HUMK’nun 443. maddesi kapsamına da girmediğinden kesinleşmeden takip konusu yapılabilir. Bu durumda mahkemece şikayetin reddi yerine yazılı şekilde kabulü ile takibin iptaline karar verilmesi isabetsizdir. …” ifadelerine yer verilmiştir. Bu bağlamda, sözleşmeye uyulmadığı dolayısıyla fiili durum itibari ile el atma olgusunun gerçekleştiğinin kabul edildiğinden bahisle mahkeme tarafından hükmedilen tazminat bedelinin kesinleşmeden takip konusu yapılabilmesinin mümkün olduğu değerlendirilmiştir.
20. Yukarıda yapılan açıklamalar, anılan mevzuat hükümleri ve tüm dosya kapsamı çerçevesinde; İdarenin sözleşmeye uygun işlem tesis etmemesi nedeniyle açılan davada mahkeme, idare tarafından sözleşme hükümleri yerine getirilmediğinden fiili durum itibari ile el atma olgusunun gerçekleştiğini, proje kapsamında yer alan davaya konu taşınmaza el atıldığını kabul ederek sözleşmenin iptali ile taşınmaz bedelinin davacıya ödenmesine hükmetmişken, idarece söz konusu bedel ödenmeyerek adil yargılanma ve mülkiyet haklarının ihlal edildiği değerlendirildiğinden, bedelin ödenmemesi işleminin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
21. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; Kurumumuzun bilgi ve belge talebine süresi içinde cevap verildiği, İdarenin başvuranla ilgili işlemlerinde “kanunlara uygunluk”, “makul sürede karar verme”, “hesap verilebilirlik”, “şeffaflık”, “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, ancak
İdarenin, şikâyetçiye verdiği cevapta hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği bu nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, İdarenin bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
22. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Ankara
İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULÜNE, Başvuranın mahkeme ilamına göre alacağının tamamının en kısa sürede ödenmesi hususunda ANKARA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞINA TAVSİYEDE
BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kanunun 20’nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Ankara Büyükşehir
Belediye Başkanlığınca bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde
Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın BAŞVURANA ve ANKARA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.