|
ÖZET: Başvuran, Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığı’na açtığı davayı kaybetmesi sonucu mahkemece kendisine yüklenen 990 TL avukatlık ücretinin ödenmesi için zamanında tebligat yapılmadığını, bu nedenle 5 yıllık faizle birlikte toplamda 1.480 TL ödeme yapmak zorunda kaldığını iddia ederek, fazla ödediği 490 TL faizin iadesini talep etmiştir. İdare, borcun muacceliyet tarihinin 21/04/2017 olduğunu, bu tarihten itibaren yasal faiz uygulanması gerektiğini savunarak başvurunun reddini istemiştir.
Danıştay, başvuranın borcunun muacceliyet tarihinin, mahkeme kararının verildiği tarih olduğunu ve bu tarihten itibaren ödeme yükümlülüğünün doğduğunu belirterek, idarenin 5 yıl sonra gönderdiği ödeme davetinin gecikmesinin başvuranın sorumluluğunda olmadığını kabul etmemiştir. Sonuç olarak, başvuranın talebinin hukuka aykırı olmadığına ve idarenin yasal faizi talep etmesinin uygun olduğuna karar verilmiştir. Başvuru, bu gerekçelerle reddedilmiştir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2023/14548-S.23.23005
BAŞVURU NO : 2023/7357
KARAR TARİHİ : 13/11/2023
RET KARARI ,TCKN:
Adres
BAŞVURUYA KONU İDARE : ÖLÇME, SEÇME VE YERLEŞTİRME MERKEZİ BAŞKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın fazla tahsil edildiğini iddia ettiği vekalet ücreti faizinin tarafına iade edilmesi talebi hakkındadır
BAŞVURU TARİHİ : 27/05/2023
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran özetle; Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi
Başkanlığı’na 2016 yılında Ankara 10. İdare Mahkemesi’nde dava açtığını, 2017 yılında bu davayı kaybettiğini ve Ankara 10. İdare Mahkemesinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 990,00 (dokuzyüzdoksan) TL avukatlık ücretini davalı idareye ödemesine hükmettiğini, fakat kendisine ödeme yapılması talepli herhangi bir tebligat gelmediğini, kendisinin de bu parayı nasıl, ne şekilde ve hangi hesaba yatıracağını bilmediğini, Ösym çağrı merkezini aradığında da herhangi bir bilgi alamadığını, Ankara’da yaşamadığı için kuruma fiziken gidip sorma imkânının da olmadığını, son olarak 02/09/2022 tarih ve sayılı vekâlet ücret talebiyle ilgili bir tebligat aldığını, tebligatın hemen ardından vekâlet ücretini yatırdığını, ama 5 yıllık faiziyle beraber 1.480,00 (bindörtyüzseksen) TL yatırmak zorunda kaldığını, yani 490 (dörtyüzdoksan) TL faiz ödemek durumunda kaldığını, kendisine zamanında tebligat yapılsaydı 5 yıllık faizi ödemesinin gerekmeyeceğini, zamanında yapılmayan tebligatın sorumlusunun kendisi değil Ölçme Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığı olduğunu, bu konuyla ilgili idareye 11/10/2022 tarihinde bir dilekçe yazdığını, ÖSYM’nin 01/11/2022 tarih ve sayılı yazıyla dilekçesine olumsuz cevap verdiğini iddia ve şikâyet ederek vadenin gecikmesi nedeniyle ödediği faizin (490 TL) iadesi talebi ile Kurumumuza başvuruda bulunmaktadır.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuz 15/06/2023 tarihli ve sayılı ile şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Ölçme Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığından bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur.
/
Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr
Adı geçen Başkanlık tarafından gönderilen 05/07/2023 tarih ve sayılı yazısı ve eklerinde özetle; 2.1. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’na göre Ankara 10. İdare Mahkemesinin 21.04.2017 tarihli ve sayılı kararı (Ek-3) ile Başkanlığımız lehine hükmedilen vekâlet ücreti, karar tarihi olan 21.04.2017 tarihinde muaccel olmuş olup davacının bu tarihten itibaren Başkanlığımıza ödeme yapma yükümlülüğünün doğduğu,
04.12.1984 tarihli ve 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun’a göre Başkanlık lehine hükmedilen
vekâlet ücretine, muacceliyet tarihi olan 21.04.2017 tarihinden itibaren ödeme tarihine karar kanuni faiz yürütülmesi gerektiği, nitekim Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 17.04.2017 tarihli ve sayılı kararında da (Ek-4) ilama bağlanan avukatlık ücreti alacağının karar tarihinde muaccel olduğu ve faizin karar tarihinden itibaren istenebileceğine hükmedildiği, 2.2. Başvuranın borcunun, 21.04.2017 tarihinde muaccel olmasına rağmen herhangi bir ödeme girişiminde bulunmaması üzerine vekâlet ücreti borcunu ödemesi gerektiği, aksi takdirde icra takibi başlatılacağına dair yazının (Ek-1) 02.09.2022 tarihinde başvurana gönderilerek 16.09.2022 tarihinde başvurana tebliğ edildiği, 2.3. Bu itibarla başvuranın borcunun 21.04.2017 tarihinde muaccel olduğu, muaccel olan borcu ödeme yükümlülüğünün başvurana ait olduğu, başvuranın borcunu ifa etme maksadıyla Başkanlığa herhangi bir başvurusunun mevcut olmadığı, borcunu ifa girişiminde bulunmayan başvurana Başkanlıkça gönderilen
02.09.2022 tarihli yazının icra takibi öncesi ihtar mahiyetinde bir yazı olduğu dikkate alınarak hukuka
uyarlık bulunmayan başvurunun reddinin talep edildiği, İfade edilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın “Cumhuriyetin nitelikleri” başlıklı 2’nci maddesinde; “Türkiye
Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk
Devletidir”, 3.1. “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36’ncı maddesinde; “Herkes, meşrû vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz”, 3.2. “Temel hak ve hürriyetlerin korunması” başlıklı 40’ncı maddesinde; “ Anayasa ile tanınmış hak ve hürriyetleri ihlal edilen herkes, yetkili makama geciktirilmeden başvurma imkanının sağlanmasını isteme hakkına sahiptir. Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır. Kişinin, Resmî görevliler tarafından vaki haksız işlemler sonucu uğradığı zarar da, kanuna göre, Devletçe tazmin edilir. Devletin sorumlu olan ilgili görevliye rücu hakkı saklıdır.”, 3.3. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkrasında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”, 3.4. “Yargı yolu” kenar başlıklı 125’nci maddesinde; “…İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan
/
Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr
zararı ödemekle yükümlüdür.”, 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5’inci maddesinde;
“Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir…”, 5. 2004 Sayılı İcra İflas Kanunu’nun;
5.1 “Para borcu ve teminat için takip” başlıklı 42. maddesinde; “Bir paranın ödenmesine veya bir
teminatın verilmesine dair olan cebri icralar takip talebiyle başlar ve haciz yoluyla veya rehinin paraya çevrilmesi yahut iflas suretiyle cereyan eder…”,
5.2 “Hukuku amme borçları” başlıklı 47. maddesinde; “ Para cezasıyla diğer hukuku amme borçlarının
takibi hakkındaki kanunlar hükmü mahfuzdur. Şu kadar ki, Devletin bir akitten veya haksız bir fiilden doğan alacakları hakkında bu kanunun hükümleri cereyan eder.”,
5.3 “Ödeme emri ve muhtevası” başlıklı 60. maddesinde; “İcra müdürü takip talebinin bu Kanunda
öngörülen şartları içerdiğine karar verirse ödeme emri düzenler. Talebin kabul edilmemesi halinde verilen karar tutanağa yazılır. Emir:… Borcun ve masrafların yedi gün içinde icra dairesine ait ödeme emrinde yazılı olan banka hesabına ödenmesi, borç, teminat verilmesi mükellefiyeti ise teminatın bu süre içinde gösterilmesi ihtarını,3. Takibin dayandığı senet altındaki imza kendisine ait değilse yine bu yedi gün içinde bu cihetin ayrıca ve açıkça bildirilmesi; aksi halde icra takibinde senedin kendisinden sadır sayılacağı, Senet altındaki imzayı reddettiği takdirde icra mahkemesi önünde yapılacak duruşmada hazır bulunması; buna uymazsa vaki itirazın muvakkaten kaldırılmasına karar verileceği, Borcun tamamına veya bir kısmına yahut alacaklının takibat icrası hakkına dair bir itirazı varsa bunu da aynı süre içinde beyan etmesi ihtarını…5.
Borç ödenmez veya itiraz olunmazsa cebri icraya devam edileceği beyanını ihtiva eder.”,
5.4 “Paraların Paylaştırılması Zamanı, Masraflar ve Vekalet Ücreti” başlıklı 138. maddesinde;
“…Vekil vasıtasıyla yapılan takiplerde vekalet ücretinin miktarı, alacaklı ile borçlu arasında yapılmış sözleşmeye bakılmaksızın, icra memuru tarafından avukatlık ücret tarifesine göre hesaplanır. Bu şekilde tayin olunan vekalet ücreti de takip masraflarına dahildir…”, 6. Avukatlık Kanunu’nun “Avukatlık Ücreti” başlıklı 164. maddesinde; “Avukatlık ücreti, avukatın hukukî yardımının karşılığı olan meblâğı veya değeri ifade eder…Dava sonunda, kararla tarifeye dayanılarak karşı tarafa yüklenecek vekâlet ücreti avukata aittir. Bu ücret, iş sahibinin borcu nedeniyle takas ve mahsup edilemez, haczedilemez.”, 7. 659 Sayılı Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu İdareleri ve Özel Bütçeli İdarelerde Hukuk
Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin;
7.1 “Amaç ve Kapsam” başlıklı 1. maddesinde; “Bu Kanun Hükmünde Kararnamenin amacı; genel
bütçe kapsamındaki kamu idareleri (Türkiye Büyük Millet Meclisi, Cumhurbaşkanlığı, Anayasa
Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu ve Sayıştay dâhil) ve özel bütçeli idarelerin hukuk hizmetlerinin etkili, verimli ve usul ekonomisine uygun şekilde yerine getirilmesine ve bu hizmetlerin yürütülmesinde uygulama birliğinin sağlanmasına yönelik usul ve esasların belirlenmesidir.”
7.2 “Tanımlar” başlıklı 2. maddesinde; “…ç) İdare: 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî
Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr
Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli (I) ve (II) sayılı cetvellerde belirtilen kamu idarelerini…”
7.3 “Takip ve temsil yetkileri ile bunların kapsamı, niteliği ve kullanılması” başlıklı 6. maddesinde;
“İdareler, kendi iş ve işlemleriyle ilgili olarak açılacak adli ve idari davalar ile tahkim yargılaması ve icra işlemlerinde taraf sıfatını haizdir. İdareleri adli ve idari yargıda, icra mercileri ve hakemler nezdinde vekil sıfatıyla doğrudan temsil yetkisi; hukuk birimi amirleri, hukuk müşavirleri, muhakemat müdürleri ve avukatlara aittir…”
7.4 “Davaların açılması” başlıklı 8. maddesinde; “ İdareler adına dava açma veya icra takibine başlama
talebi, üst yönetici veya iş ve işlemle ilgili merkez veya taşra birim amiri tarafından yapılır. Merkez veya taşra birim amirince yapılan talep üzerine davayı açmakla yetkili ve görevli olanlarca, maddi ve hukuki sebeplerle dava açılmasında kamu menfaati bulunmadığı yönünde görüş belirtilmesi halinde, üst yöneticinin talimatına göre işlem yapılır. Dava açılması veya icra takibinde bulunulmasını isteyen idare veya birim, dava açılması talebi ile birlikte davaya dair bilgi ve belgeleri zamanaşımı ve hak düşürücü süreleri dikkate alarak hukuk birimine gönderir. Süresinde gönderilmeyen veya eksik ya da yanlış gönderilen bilgi ve belgeden kaynaklanan sorumluluk bunu gönderen idareye veya birime aittir…”
7.5 “Adli uyuşmazlıklarda sulh” başlıklı 9. maddesinde; “İdarelerin adli yargıda dava açmadan veya
icra takibine başlamadan önce karşı tarafı sulhe davet etmesi esastır. İdareler, kendi aleyhlerine dava açılacağını veya icra takibine başlanılacağını öğrenmeleri durumunda da karşı tarafı sulhe davet edebilirler. Sulhe davet, uyuşmazlığın tarafı olan gerçek veya tüzel kişilerce de yapılabilir. İlgili mevzuatında daha uzun bir süre öngörülmediği takdirde, sulhe davette karşı tarafa, ifa, itiraz veya sulh teklifinde bulunmak üzere otuz güne kadar süre verilir. Gecikmesinde sakınca bulunan veya işin mahiyeti gereği süre verilmesinde fayda görülmeyen hallerde doğrudan dava ve icra yoluna başvurulabilir. Dava konusu edilmiş veya icraya intikal etmiş uyuşmazlıklarda da taraflarca sulh teklifinde bulunulabilir.
21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun kapsamı dışında kalan tüm taksit tekliflerinin değerlendirilmesi de bu madde kapsamında yapılır. Sulh başvurularının altmış gün içinde sonuçlandırılması zorunludur. Sulh başvurusu altmış gün içinde sonuçlandırılmamışsa istek reddedilmiş sayılır”
7.6 “Adli uyuşmazlıklarda sulhün usul ve esasları” başlıklı 10. maddesinde; “…Tarafların sulhe davet
yazısının diğer tarafa tebliği ile uyuşmazlık konusu hak ve alacağın tabi olduğu kanuni süreler durur.
Sulhün sağlanamaması halinde bu husus tutanağa bağlanır, tutanak tarihinden itibaren uyuşmazlığın niteliğine göre kanuni süreler yeniden işlemeye başlar. Mücbir sebep halinde genel hükümlere göre işlem yapılır.”
7.7 “Adli uyuşmazlıkların sulh yoluyla halli, uzlaşma ve vazgeçme yetkileri” başlıklı 11. maddesinde;
“…nci maddeye göre başka idare tarafından takip edilen davalar ile Maliye Bakanlığı tarafından takip edilen diğer idarelere ait dava ve icra işlerindeki vazgeçme, feragat ve kabul işlemleri ile yargıya intikal etmiş uyuşmazlıkların sulhen çözümlenmesine ilişkin işlemler, dava veya icra dosyasını takip eden idarenin tabi olduğu usulde yapılır.”
7.8 “Davalardaki temsilin niteliği ve vekalet ücretine hükmedilmesi ve dağıtımı” başlıklı 14.
maddesinde; “Tahkim usulüne tabi olanlar dahil adli ve idari davalar ile icra dairelerinde idarelerin vekili sıfatıyla hukuk birimi amirleri, muhakemat müdürleri, hukuk müşavirleri ve avukatlar tarafından yapılan takip ve duruşmalar için, bu davaların idareler lehine neticelenmesi halinde, bunlar tarafından
Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr
temsil ve takip edilen dava ve işlerde ilgili mevzuata göre hükmedilmesi gereken tutar üzerinden idareler lehine vekalet ücreti takdir edilir…”
7.9 “Yönetmelik” başlıklı 16. maddesinde; “Bu Kanun Hükmünde Kararname kapsamında hukuki
uyuşmazlık değerlendirme komisyonunun çalışma usul ve esasları, avukatlık hizmeti satın alınmasıyla ilgili usul ve esaslar ile bunların takip ve denetimine ilişkin hususlar ve vekalet ücretlerinin dağıtımına dair usuller Cumhurbaşkanınca yürürlüğe konulan yönetmelikle belirlenir”
7.10 “Yürürlükten kaldırılan ve uygulanmayacak hükümler ile atıflar” başlıklı 18. maddesinde;
“…İdarelerin hukuk hizmetlerine, uyuşmazlıkların sulh yoluyla halline, avukatlık hizmeti satın alınmasına ve davalarla ilgili vazgeçme yetkilerine dair diğer kanunlarda yer alan hükümlerden bu Kanun Hükmünde
Kararname hükümlerine aykırı olanlar uygulanmaz…” düzenlemelerine yer verilmiştir.
8. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun; 8.1. “On yıllık zamanaşımı” başlıklı 146. maddesinin birinci fıkrasında; “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir.” 8.2. “Borcun ikrar edilmesi veya karara bağlanması hâlinde” başlıklı 156. Maddesinin 2’nci fıkrasında; “Borç bir senetle ikrar edilmiş veya bir mahkeme ya da hakem kararına bağlanmış ise, yeni süre her zaman on yıldır.” düzenlemesi yer almaktadır.
9. 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanunun; 9.1. “Kanuni faiz” başlıklı 1’inci maddesinde; “Borçlar Kanunu ve Türk Ticaret Kanununa göre faiz ödenmesi gereken hallerde, miktarı sözleşme ile tespit edilmemişse bu ödeme yıllık yüzde oniki oranı üzerinden yapılır.
Cumhurbaşkanı, bu oranı aylık olarak belirlemeye, yüzde onuna kadar indirmeye veya bir katına kadar artırmaya yetkilidir.”, Düzenlemesi yer almaktadır.
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
10. İlgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, başvuru konusuna ilişkin “Ret Karar
Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 11. Başvuran, 1 numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen başvurusunda; Ölçme, Seçme ve
Yerleştirme Merkezi Başkanlığı’na açtığı davayı kaybetmesi nedeniyle Ankara 10. İdare
Mahkemesince aleyhine hükmolunan 990,00 (dokuzyüzdoksan) TL avukatlık ücretini ödemesi için kendisine bir bildirim yapılmadığını, son olarak 02/09/2022 tarih ve sayılı vekâlet ücret talebiyle ilgili bir tebligat aldığını, tebligatın hemen ardından vekâlet ücretini yatırdığını, ama 5 yıllık faiziyle beraber 1.480,00 (bindörtyüzseksen) TL yatırmak zorunda kaldığını,
Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr
yani 490,00 (dörtyüzdoksan) TL faiz ödemek durumunda kaldığını, kendisine zamanında tebligat yapılsaydı 5 yıllık faizi ödemesinin gerekmeyeceğini iddia ederek vadenin gecikmesi nedeniyle ödediği faizin(490,00 TL) iadesini talep etmektedir.
12. “Hukuk devleti; insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, hukuki güvenliği sağlayan, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve kanunlarla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlettir.” (Anayasa
Mahkemesi E.2013/44, K.2013/59, Resmi Gazete Tarihi: 02/05/2013)
13. İdare eylem ve işlemlerinde kanunun çizdiği sınırlar içerisinde kalmak zorundadır. Anayasanın 8.
maddesinde bu husus yürütme yetkisi ve görevi Anayasa ve Kanunlara uygun olarak kullanılır ve yerine getirilir denilerek ifade edilmiştir. (Kemal Gözler- Gürsel Kaplan İdare Hukukuna Giriş Ekin Basın Yayın
Dağıtım Ağustos 2017, s.28)
14. Genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri (Türkiye Büyük Millet Meclisi, Cumhurbaşkanlığı, Anayasa
Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu ve Sayıştay dâhil) ve özel bütçeli idarelerin hukuk hizmetlerinin etkili, verimli ve usul ekonomisine uygun şekilde yerine getirilmesine ve bu hizmetlerin yürütülmesinde uygulama birliğinin sağlanmasına yönelik usul ve esasların belirlenmesi amacıyla 659 Sayılı Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu İdareleri ve Özel Bütçeli İdarelerde Hukuk
Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Kanun Hükmünde Kararname yürürlüğe girmiştir. Kararnamenin genel gerekçesinde; Kamuda hukuk hizmetinin yürütülmesine ilişkin farklı ve pek çok sayıdaki hukuki düzenleme yerine tek bir kanuni düzenleme yapılarak hukuk hizmetlerinde uygulama birliğinin ve sadeleşmenin sağlanmasının hedeflendiği, ayrıca idarelere sulhe davet mekanizması getirilmekle kamu idarelerinin vatandaşla olan uyuşmazlıklarda dava açmadan önce karşı tarafı sulhe davet etmesi öngörülerek vatandaşın hak ve menfaatini gözetecek şekilde uyuşmazlığın öncelikle sulh yoluyla çözümlenmesi, tarafların sulh koşullarında anlaşamamaları halinde uyuşmazlıkların yargıya intikal ettirilmesinin yolunun açılacağı, bu düzenlemeler ile idarelere karşı açılacak davaların azalacağı gibi davaların kısa sürede bitirilmesinin de sağlanarak gerek idarelerdeki gerekse yargı mercilerindeki iş yükünün azaltılmasına katkı sağlanacağının belirtildiği görülmektedir.
15. Kanuni faiz oranı, 19/12/2005 tarihli ve 2005/9831 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile 1/1/2006 tarihinden geçerli olmak üzere yıllık % 12’den % 9’a indirilmiştir.
16. Somut olayda idare tarafından gönderilen bilgi ve belgelerin incelenmesinde; “ 16.1. Başvuranın şikayete konu idare aleyhine merkezi sınavlarda görev alma talebinin reddi işleminin iptali talepli dava açtığı, Ankara 10. İdare Mahkemesinin 21/04/2017 tarih, esas ve karar sayılı kararı ile “Davanın reddine, 990,00 TL avukatlık ücretinin davacı başvurandan alınarak davalı idareye verilmesine,” karar verildiği, 16.2. İdarenin ilama konu 990,00 TL avukatlık ücreti alacağını ödemesi için 02/09/2022 tarih ve sayılı yazısı ile başvurana(borçluya) ödemeye davet yazısı gönderdiği, başvuranın 21/09/2022 tarihinde 1.400,00 TL(990,00 TL asıl alacak, 490,00TL fazi) vekâlet ücreti ödemesi yaptığı, başvuranın 18/10/2022 tarih ve kayıt numaralı dilekçesiyle ödemeye davet yazısının geç gönderilmesi nedeniyle 5 yıllık faiz ödemek zorunda kaldığını, bu durumun hukuka aykırı olduğunu ve
/
Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr
fazladan ödediği 5 yıllık faiz tutarı olan 490,00 TL’nin tarafına iade edilmesini talep ettiği, idare 01/11/2022 tarih ve sayılı cevabi yazısı ile başvuranın talebini reddettiği, 16.3. Başvuruya konu idarenin; şikayete konu olayda ilamdan doğan 990,00 TL vekalet ücreti alacağının, karar tarihi olan 21.04.2017 tarihinde muaccel olduğunu, davacının bu tarihten itibaren ödeme yapma yükümlülüğünün doğduğunu, 04.12.1984 tarihli ve 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin
Kanun’a göre hükmedilen vekâlet ücretine, muacceliyet tarihi olan 21.04.2017 tarihinden itibaren ödeme tarihine karar kanuni faiz yürütülmesi gerektiği, nitekim Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 17.04.2017 tarihli ve sayılı kararında da ilama bağlanan avukatlık ücreti alacağının karar tarihinde muaccel olduğu ve faizin karar tarihinden itibaren istenebileceğine hükmedildiğini ifade ederek başvurunun reddini talep ettiği görülmüştür.
17. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 146 maddesinin 1’inci fıkrasındaki “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir.” Hüküm ile anılan kanunun 156 maddesinin 2’nci fıkrasındaki “Borç bir senetle ikrar edilmiş veya bir mahkeme ya da hakem kararına bağlanmış ise, yeni süre her zaman on yıldır.” Hükmü birlikte değerlendirildiğinde ilamların icrasının on yıllık zamanaşımına tabi olduğu görülecektir. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun istikrar kazanmış değerlendirmesi de bu doğrultudadır (YHGK., T.:22.02.2023 E.:2020/705, K.:2022/172, YHGK., T.:22.02.2023
E.:2020/711, K.:2022/178.).
18. Şikayete konu idare, mahkeme ilamındaki karar tarihinin muacceliyet tarihi olduğunu, borçlunun bu tarihten itibaren borcunu ödemekle yükümlü olduğunu, 3095 sayılı Kanuni faiz ve Temerrüt Faizine Dair
Kanun uyarınca başvuranın karar tarihi olan 21/04/2017 tarihinden itibaren yasal faiz ödemesi gerektiğini ifade etmiş ve emsal kararlar sunmuştur.
19. Başvuran tarafından her ne kadar ödemeye davet yazısının geç gönderilmesi nedeniyle 5 yıllık faiz (490,00 TL) ödemek zorunda kaldığı iddia edilmiş ise de, Ankara 10. İdare Mahkemesince verilen davanın reddi ile başvuranın idareye 990,00 TL vekâlet ücreti ödemesini öngören kararın 21/04/2017 tarihinde verildiği, karar tarihi itibariyle başvuranın ilama dayanak borucunu ödeme yükümlülüğünün doğduğu, yerleşik Yargıtay içtihatlarında da mahkeme kararında ayrıca bir hüküm bulunmaması halinde vekalet ücretine, karar tarihinden itibaren yasal faiz işletilebileceğinin kabul edildiği, yine Yargıtay içtihatlarında kesinleşmeden infaz edilemeyecek kararlar yönünden faiz başlangıç tarihinin kesinleşme tarihi olması gerektiğinin kabul edildiği, ancak başvuruya konu kararın türü itibariyle kesinleşmeden infaz edilemeyecek nitelikte olmadığı anlaşılmıştır (Y., 12.HD., T.:21.03.2019., E.:2018/6150., K.:2019/5015., Y., 17.04.2017, E.:2015/4367,
K.:2017/5553., YHGK., 24.11.1995, E.:1994/2, K.:1995/2., YHGK., T.: 05.04.2000, E.:2000/12-739, K.:2000/746.)
20. Başvuranın iddiaları, idarenin konuyla ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat, yargı kararları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuran her ne kadar Ankara 10. İdare Mahkemesinin 21/04/2017 tarih, esas ve karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilerek 990,00
TL avukatlık ücretini ödemesi için idarenin yaklaşık 5 yıl sonra ödemeye davet yazısı göndermesi nedeniyle fazladan 490,00 TL faiz ödemesi yapmak zorunda kaldığını, bu durumun idarenin kusurundan kaynaklandığını iddia etmiş ise de, başvuranın karar tarihinden itibaren vekâlet ücretini ödeme yükümlülüğünün doğduğu, ilama konu alacağın 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 146/1 ve 156/2 maddeleri uyarınca 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğu, şikâyet edilen idarenin zamanaşımı süresi içerisinde alacağın tahsili amacıyla ödemeye davet yazısı gönderdiği, başvuranın da bu davet üzerine ödeme yaptığı, idarenin
Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr
ilama konu 990,00 TL vekâlet ücretine 3095 sayılı Kanunun 1’inci maddesi uyarınca karar tarihinden itibaren yasal faiz işleterek başvurandan tahsil etmesinde hukuka aykırı bir yön tespit edilemediğinden şikâyetin reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 21. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup, idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak
Kurumumuza gönderildiği anlaşılmıştır.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
22. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin birincisi fıkrası uyarınca, bu
Ret Kararının başvurana tebliğ edildiği tarihten itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Ankara İdare Mahkemesi nezdinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçelerle; BAŞVURUNUN REDDİNE, Kararın Başvurana ve Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığına tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi
Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr