|
ÖZET: Bu karar, başvuranın Sağlık Bakanlığına bağlı bir hastanede sözleşmeli hemşire olarak atanması sürecinde yaşadığı hukuki uyuşmazlıkları ele almaktadır. Başvuran, mahkeme kararı ile kazanmış olduğu mali ve özlük haklarının eksik ödendiğini, idarenin bu karara uygun işlem tesis etmediğini ileri sürmektedir. İdare ise, ek ödemelerin yalnızca başvuranın fiilen çalıştığı günler dikkate alınarak yapıldığını savunmaktadır.
Danıştay, idarenin mahkeme kararlarını uygulama yükümlülüğünü vurgulayarak, başvuranın yoksun kaldığı hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerektiğine karar vermiştir. Anayasa’nın 125. maddesi gereğince, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu belirtilmiştir. Ayrıca, idarelerin yargı kararlarını uygulama konusunda takdir yetkisi bulunmadığı ifade edilmiştir. Sonuç olarak, başvuranın tüm mali ve özlük haklarının mahkeme kararında belirtilen tarihe göre ödenmesi yönünde Sağlık Bakanlığına tavsiyede bulunulmuştur. Bu durum, idarenin hukuka uygun hareket etmesi ve yargı kararlarına saygı göstermesi açısından önem taşımaktadır. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2023/8603-S.23.13995
BAŞVURU NO : 2023/2003
KARAR TARİHİ : 14/07/2023
TAVSİYE KARARI ,TCKN:
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : SAĞLIK BAKANLIĞI
Mali ve sosyal haklarının mahkeme kararında belirtilen şekilde
BAŞVURUNUN KONUSU :
ödenmediği iddiasına ilişkindir.
BAŞVURU TARİHİ : 05/02/2023
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran; mahkeme kararı ile dava sonucu kazandığı parasal ve özlük haklarının tarafına eksik olarak ödendiğini, 20/12/2022 tarihinde tarafına eksik ödenen tutar için
CİMER üzerinden 04/01/2023 tarihinde Sağlık Bakanlığına konu ile ilgili yazışma talebinde bulunduğunu; ancak başvurusuna istinaden yasal süre olan 30 gün içerisinde tarafına dönüş yapılmadığını belirterek konu ile ilgili tarafına dönüş yapılmasını talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzun 15/03/2023 tarihli bilgi belge isteme yazısına istinaden Kastamonu Valiliği İl Sağlık
Müdürlüğü tarafından Sağlık Bakanlığı Yönetim Hizmetleri Genel Müdürlüğüne gönderilen 31/03/2023 tarihli ve sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle; 2.1. Sağlık Bakanlığı Yönetim Hizmetleri Genel Müdürlüğü Hukuk ve Mevzuat Dairesi Başkanlığının
8.03.2023 tarihli ve sayılı yazısı kapsamında Hemşire
’a dair istenmiş olan belgelerin yazı ekinde sunulduğu, Hususları bildirilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 Sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 3.1. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesi;
“Vatandaşlar ve karşılıklılık esası gözetilmek kaydıyla Türkiye’de ikamet eden yabancılar kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikâyetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir… Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.” 3.2. “Yargı yolu” başlıklı 125 inci maddesi; “… İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür.” 3.3. “Mahkemelerin bağımsızlığı” başlıklı 138 inci maddesinin dördüncü fıkrası; “Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez.” 4. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci maddesi; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” 5. 06/01/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Kararların sonuçları” başlıklı 28 inci maddesi; “Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez.” 6. 04/03/2020 tarihli ve 31058 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık
Tesislerinde Görevli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Yönetmeliğin “Temel Esaslar” başlıklı
5 inci maddesi;
“Sağlık tesislerinde görevli personele yapılacak ek ödemeye ilişkin temel esaslar aşağıda belirtilmiştir:
a) Ek ödeme, personele sağlık tesisine fiilen katkı sağladığı sürece verilebilir…”
Hükmünü amirdir.
IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
7. Kamu Denetçisi tarafından, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuru konusuna ilişkin hazırlanan Tavsiye Karar
Önerisi Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 8. Kurumumuza başvuruda bulunan başvuran özetle; 2021/10 Sağlık Bakanlığının Sözleşmeli
Pozisyonlarına Yerleştirme Sonuçları ile Kastamonu Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sözleşmeli hemşire
olarak atanmaya hak kazandığını, idare tarafından atamasının yapılmaması işlemine karşı yargı yoluna başvurduğunu ve açılan dava sonucu kamu görevine başlatılmasına ve yoksun kaldığı mali ve özlük haklarının tarafına iadesine karar verildiğini, yoksun kaldığı mali haklarının Kastamonu Eğitim Araştırma
Hastanesi Mutemetlik Birimi tarafından eksik ödendiğini ve mahkeme kararına uygun işlem tesis edilmediğini belirterek mahkeme kararıyla belirtilen mali haklarının eksiksiz olarak tarafına ödenmesini talep etmektedir.
9. İdare tarafından gönderilen cevabi yazıda ise özetle; Ankara 23. İdare Mahkemesinin 23/06/2022 tarihli ve sayılı kararına istinaden 26/04/2022 tarihinden itibaren maaş ve sabit ödemelerinin yasal faiziyle birlikte ödendiği, 2022 yılı giyim yardımı içinde nakil gelen personellerle birlikte ödendiği, somut uyuşmazlık konusu ek ödemelerin ise Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Tesislerinde Görevli
Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 5 inci maddesinde yer alan “Ek ödeme, personele sağlık tesisine fiilen katkı sağladığı sürece verilir” hükmüne istinaden ek ödemelerin fiilen çalışılan gün ve süreler kapsamında ödendiği hususları ifade edilmiştir.
10. Başvuranın iddiaları ve idarenin cevabi yazısı incelendiğinde uyuşmazlığın; idare tarafından başvurana yapılan ek ödemelerin mahkeme kararında belirtilen tarih yerine başvuranın fiilen görev yaptığı günler dikkate alınarak yapıldığı noktasında toplandığı görülmektedir.
11. Bilindiği üzere, hukuk devleti; insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, hukuki güvenliği sağlayan, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve kanunlarla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlettir.
12. Anayasa Mahkemesi, 03/04/2014 tarihli ve sayılı kararında “mahkemeye erişim hakkının adil yargılanma hakkının unsurlarından biri olduğu ve bir uyuşmazlığı mahkeme önüne götürme, mahkemece verilen kararın uygulanmasını isteme haklarını da kapsadığı” ifade ederek yargı kararlarının uygulanmasını “mahkemeye erişim hakkı” kapsamında değerlendirmiştir. Anayasa Mahkemesi’nin 14/01/2010 tarihli ve E.2009/27, K.2010/9 sayılı kararında da bu yönde değerlendirmeler mevcuttur. Bu kararlar çerçevesinde, Anayasanın 36 ncı maddesinde yer alan hak arama hürriyetinin, yalnızca yargı mercileri karşısında davalı veya davacı olma hakkını değil mahkeme nezdinde verilmiş olan kararın idari mercilerce gereğinin yerine getirilmesini de kapsadığı, mahkeme kararlarının uygulanmasının da yargılama sürecinin devamı niteliğinde görülerek yargılama sürecini tamamlayan ve yargılamanın bir anlam ve sonuç doğurmasını saylayan unsur olarak nitelendirildiği anlaşılmaktadır.
13. Kanun koyucu, Anayasa’nın 138 inci ve İdari Yargılama Usulü Kanun’un 28 inci maddesi ile yargı kararlarının ne olursa olsun uygulanmamasından idareyi sorumlu tutmuş ve idarenin yargı kararlarını uygulaması hususunda idareye Anayasal ve kanuni bir zorunluluk yüklemiştir. Buna göre, idarenin kararı uygulama yükümlülüğü devam ettikçe yargı kararının uygulanmamasından doğan sorumluluğu da devam edecektir. Dolayısıyla, idareler, mahkeme kararlarına uymak zorunda oldukları gibi, bağımsız ve tarafsız mahkemeler tarafından verilmiş kararların yerine getirilmesini de geciktirmemeleri gerekmektedir.
14. Anlaşılacağı üzere, idarenin yargı kararlarını uygulaması hususunda bağlı yetki söz konusudur ve idareye bu konuda hiçbir takdir hakkı verilmemiştir. Danıştay 13. Dairesinin 23/11/2020 tarihli ve
E:2019/3691, K:2020/3281 sayılı kararında; idarelerin, idarî yargı yerlerince verilen kararların uygulanıp uygulanmaması konusunda takdir yetkisine sahip olmadığının, bu kararların doğruluğunu tartışma ve
buna göre uygulama yetkisinin bulunmadığının, idarelerin bu alandaki yetkilerinin bağlı yetki niteliğinde olduğunun açık olduğu ifade edilmiştir.
15. Mahkeme kararlarının nasıl uygulanması gerektiği konusunda ise, Danıştay 5. Dairesinin 27/10/2010 tarihli ve E:2008/1385, K:2010/6441 sayılı kararında; istikrar kazanmış yargısal içtihatlara göre iptal kararları dava konusu işlemi kurulduğu tarihe kadar geriye yürür şekilde ortadan kaldırarak, söz konusu işlemin kurulmasından önceki hukuki durumun geri gelmesini sağlayan nitelikte ve davacıyı işlemin kurulduğu tarihteki konumuna getiren kararlardır. Bu sebeple, idari yargılamada iptal kararlarının hukuki sonuçları itibarıyla başvuruya konu idari işlemin sanki hiç yapılmamış gibi işlem tesis edilmeden önceki duruma geri getirilmesi ve söz konusu hukuka aykırılığın giderilmesinin yargısal bir zorunluk olduğu vurgulanmıştır.
16. Somut olaya ilişkin Ankara 23. İdare Mahkemesinin E:2022/975, K:2022/2214 sayılı kararında; “Dosyanın incelenmesinden; 2021/10 Sağlık Bakanlığının Sözleşmeli Pozisyonlarına Yerleştirme
Sonuçları ile Kastamonu Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sözleşmeli hemşire olarak atanmaya hak kazanan davacı tarafından, 657 sayılı Kanun’un 4/B ve 48. maddeleri uyarınca atanmak için gerekli şartları taşımadığından bahisle atamasının yapılmamasına ilişkin 25.04.2022 tarih ve sayılı işlemin iptali ile işlem nedeniyle mahrum kaldığı parasal ve özlük haklarının yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Buna göre; davacının, 31/12/2021 tarihinde dolacak sözleşme süresini uzatmayacağını bu tarihten önce çalıştığı Üniversiteye bildirdiği, anılan Üniversite tarafından da davacının sözleşmesinin yenilenmemesinin kabul edilerek çalıştığı Üniversite ile olan iş ilişkisini sözleşme süresi sonunda sonlandırdığı, dolayısıyla davacının çalıştığı Üniversitede sözleşme süresinin bitiminde iki tarafın karşılıklı iradesi ile gerçekleşen sözleşmenin yenilenmemesi hali Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin
Esaslar’ın Ek 1. maddesinde öngörülen sözleşme dönemi içinde sözleşmenin tek taraflı feshi olarak kabul edilemeyeceğinden ve sözleşmenin yenilenmemesi durumu Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin
Esaslar’ın Ek 6. maddesi hükmü kapsamında kaldığından bu durumun yeniden sözleşmeli pozisyonda istihdam edilmeye engel oluşturmadığı, bu nedenle davacının KPSS-2022/5 yerleştirme sonuçlarına göre yerleştirildiği Kastamonu Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne 4/B statüsünde sözleşmeli olarak atamasının yapılmamasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Öte yandan, Anayasanın 125. maddesinin son fıkrasında yer alan, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü bulunduğuna ilişkin kural gereğince davacının işlem nedeniyle mahrum kaldığı parasal ve özlük haklarının yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, dava konusu işlemin iptaline, davacının işlem nedeniyle mahrum kaldığı parasal ve özlük haklarının davanın açıldığı 26.04.2022 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine” karar verildiği görülmektedir.
17. İdare tarafından Kurumumuza gönderilen bilgi ve belgeler ile başvuran tarafından dosya kapsamında sunulan belgelerin tetkiki neticesinde; 17.1. Sağlık Bakanlığı Yönetim Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 14/09/2022 tarihli ve sayılı yazısına istinaden, 2022/5 KPSS ataması ile Kastamonu Eğitim ve Araştırma Hastanesi emrine ataması yapılan 45/A Sözleşmeli Hemşire ’ın 26/09/2022 tarihinde hastanedeki görevine başladığı, /
17.2. 15/12/2022 tarihinde düzenlenen Ödeme Emri Belgesinde başvuranın 08/12/2022 tarihli onayına göre geriye dönük maaş ödemelerinin yapıldığı ve 26/09/2022 tarihinde göreve başlayan başvurana 26/04/2022 tarihi esas alınarak toplamda 45.570,87 TL ödeme yapıldığı, 17.3. Sağlık Bakanlığı Yönetim Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 06/12/2022 tarihli ve sayılı yazısında “adı geçenin Kastamonu ilinde göreve devamının sağlanması ile yoksun kaldığı özlük ve parasal hakları ile vekâlet ücretinin mahkeme kararında yer aldığı şekliyle ödenmesi” hususunun belirtildiği, Bilgilerine ulaşılmıştır.
18. İdare tarafından başvurana yapılan ödemelerin dökümü incelendiğinde idare tarafından başvurana görevden uzak kaldığı dönemlere ilişkin maaş ve sabit ödemelerin yapıldığı; ancak başvuran tarafından parasal haklarının tümünün ödenmediği ve ödemelerin eksik yapıldığının iddia edildiği, idare tarafından da fiili çalışma gerekçe gösterilerek bazı mali ve sosyal hakların ödemesinin yapılmadığı anlaşılmaktadır.
19. 16 ncı paragrafta yer alan mahkeme kararı incelendiğinde başvuranın atamasının yapılmamasına ilişkin idare tarafından tesis edilen 25/04/2022 tarihli ve sayılı işlemin hukuka aykırı bulunarak mahkeme tarafından iptal edildiği, dolayısıyla idarenin hukuka aykırı işlemi sebebiyle başvuranın görevine emsallerinden geç olarak 26/09/2022 tarihinde başladığı ve bu sebeple fiili olarak çalışmadığı için çeşitli mali kayıplarının olduğu görülmektedir. Bu kapsamda başvuranın hukuka aykırı şekilde kamu görevine başlatılmamış olduğunun yargı organları tarafından ortaya konulduğu, başvuranın bu zaman zarfında istese dahi fiilen çalışma olanağına sahip olmadığı, sözü edilen idari işlem tesis edilmemiş olsaydı başvuranın fiilen çalışma şartını yerine getiremeyeceği yönünde bir iddianın da bulunmadığı, aksine idarenin hukuka aykırı işlemi olmasaydı başvuranın fiilen çalışma şartını yerine getireceğinin tartışmasız olduğu ve kendisinden kaynaklanmayan nedenlerle fiilen çalışmadığı konusunda tereddüt bulunmamaktadır.
20. Nitekim Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 21/05/2015 tarihli ve E:2013/4416, K:2015/1959 sayılı kararında da, “Anayasanın 125. maddesi gereğince, davacının, hukuka aykırılığı yargı kararıyla saptanarak iptal edilmiş olan işlemden kaynaklanan zararının idarece tazmini zorunlu olup davacının çevre sağlığı teknisyeni olarak “fiilen” çalışamaması, hukuka aykırı bulunan söz konusu işlemden kaynaklandığından, bu işlem sonucu uğradığı zararların bir başka deyişle, alması gereken ancak alamadığı döner sermaye katkı paylarından doğan zararının davalı idarece tazmini zorunlu olduğundan, davacının bu yöndeki başvurusunun (döner sermaye ek ödemelerinin yasal faiziyle ödenmesi yönündeki talebinin) reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.” hükmüne yer verildiği görülmektedir. Bu yaklaşım çerçevesinde, kanun metninde açık bir hüküm bulunmamasına rağmen, Devlet Personel Başkanlığı tarafından da ilgililerin kademe ilerlemelerinin ve derece yükselmelerinin yapılması gerektiği yönünde görüşler verildiği ve idarelerce de bu yönde uygulama yapıldığı, zira kanun maddesinde yer alan işlemin tüm sonuçlarıyla birlikte ortadan kalkması ve mali haklarının ödenmesi, ancak görevlerinin başında olan görev arkadaşlarının elde ettikleri ödeneklerin bu kişilere de görevde olmadıkları dönem boyunca görevini yerine getirmiş sayılarak ödenmesi ile mümkündür.
21. Yukarıda anlatılan hususlar, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat, yargı kararları ve tüm dosya kapsamı birlikte göz önünde bulundurularak Kurumumuzca yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; başvuranın idarenin mahkeme tarafından iptal edilen işlemi nedeniyle kazancından yoksun kaldığı, mahkeme tarafından başvuranın mali ve özlük haklarının 26/04/2022 tarihi esas alınarak ödenmesine karar verilmesine rağmen idare tarafından
bazı mali hak ve ödemelerin fiili çalışma olmadığı gerekçesiyle ödenmediğinin görüldüğü, yukarıdan beri anlatılan mahkeme içtihatları incelendiğinde idarelerin yargı organları tarafından verilen kararlar konusunda takdir yetkisinin bulunmadığı, nitekim Sağlık Bakanlığı Yönetim Hizmetleri
Genel Müdürlüğü tarafından taşra birimine gönderilen 06/12/2022 tarihli yazıda da yapılacak ödemelerin mahkeme kararında belirtildiği şekilde yapılması hususunun ifade edildiği görüldüğünden başvuranın kazancından yoksun kaldığı dönemlere ilişkin tüm mali ve özlük haklarının mahkeme kararında belirtilen tarih esas alınarak ödenmesi yönünde idareye tavsiyede bulunulması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 22. İyi yönetim ilkelerine, Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmeler neticesinde; idarenin, başvurana ilişkin işlemlerle ilgili bilgi ve belgeleri süresi içerisinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderdiği, bu anlamda “kararların gerekçeli olması” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun hareket ettiği; ancak gönderilen bilgi ve belgelere ilişkin Kurumumuza hitaben üst yazı gönderilmediği ve idarenin merkez ve taşra teşkilatları arasında yapılan yazışmaların Kurumumuza iletildiği, ayrıca idarenin başvurana karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi ilkesine uymadığı anlaşılmış olup, idarenin bundan böyle bu ilkeye de uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT
23. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu
Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Kastamonu
İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosyanın kapsamına göre, BAŞVURUNUN KABULÜNE; Başvurana yargı kararında belirtilen tarih esas alınarak tüm mali ve sosyal haklarının ödenmesi yönünde SAĞLIK BAKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca,
SAĞLIK BAKANLIĞI tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde
Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın başvurana ve gereği için SAĞLIK BAKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi