ÖZET: Başvuru, Güdül Belediyesi tarafından inşaat izni verilmesine rağmen inşaatın durdurulması ve mahkeme kararının uygulanmaması üzerine yapılmıştır. Başvuran, inşaatının keyfi olarak durdurulduğunu, mahkeme kararına rağmen engellemelerin devam ettiğini ve bu durumun kendisini mağdur ettiğini ifade etmiştir. Güdül Belediye Başkanlığı, başvuranın iddialarına karşılık olarak, mahkeme kararlarının gereğinin yerine getirilmediğini ve inşaatın hukuka aykırı olduğunu savunmuştur.

Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuruyu değerlendirerek, Güdül Belediyesi’nin mahkeme kararına uymadığına ve başvuranın haklarının ihlal edildiğine kanaat getirmiştir. İdarenin, mahkeme kararının gereklerini yerine getirmediği ve imar düzenlemeleri doğrultusunda yeniden tespit yapılması gerektiği belirtilmiştir. Bu bağlamda, Güdül Belediye Başkanlığı’na, yürürlükteki imar düzenlemelerine uygun olarak gerekli işlemleri yapması için tavsiyede bulunulmuştur.

Sonuç olarak, başvurunun kabul edilmesiyle birlikte, Güdül Belediyesi’nin inşaat faaliyeti ile ilgili olarak mahkeme kararına uygun hareket etmesi gerektiği vurgulanmıştır. İdarenin, tavsiye kararına otuz gün içinde yanıt vermesi zorunludur.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2024/2896-S.24.4599

BAŞVURU NO : 2023/14813

KARAR TARİHİ : 13.03.2024

TAVSİYE KARARI ,TCKN:

Adres:

BAŞVURUYA KONU İDARE : GÜDÜL BELEDİYE BAŞKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Mahkeme kararının uygulanması talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 15.09.2023

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1) Kurumumuza tarihinde yapılan başvuruda, şikayetçi tarafından “Şikayet Konusu”

başlığı altında; “Güdül Belediyesi tarafından onaylanarak harç adı altında bağış yaptırılmak zorunda bırakılarak almış olduğumuz inşaat izin belgesine rağmen sebep gösterilmeden keyfi olarak inşaatımız durdurulmuştur. Açılan dava sonuçlanmış ve kesinleşmiştir. Buna rağmen inşaatıma başlayamadım ve kamu gücü kullanılarak Belediye personel ve zabıtaları vasıtasıyla engellenme ve tacize uğramaktayım.

Vesayet siyasetinin bittiği bir ortamda hala bu uygulamalarla karşı karşıyayım bu haksızlığı ve mağduriyetimin giderilmesini rica ederim.”, “Şikayet İle İlgili Talep” başlığı altında ise “Mahkeme kararına rağmen engellemelerin ve tacizlerin sonlandırılmasını, inşaatın yapılmasına müsaade edilmesini rica ederim.” ifadeleriyle talepte bulunulmaktadır.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2) Kamu Denetçiliği Kurumumuzca şikayet edilen idareden 24/10/2023 tarih ve S. sayılı bilgi

ve belge talebinde bulunulmuştur. Güdül Belediye Başkanlığından alınan 22/11/2023 tarih ve E– – sayılı cevabi yazıda özetle;

2.1) Başvuran idari para cezası ve yıkım kararı verilmesine ilişkin 19/02/2021

tarih ve sayılı Güdül Belediye Encümeni kararına karşı söz konusu işlemlerin iptaliyle istemiyle Ankara 6. İdare Mahkemesi’nin / Esas sayılı dosyası nezdinde açtığı davada öncelikle 21/05/2021 tarihli ara kararla söz konusu idari işlemlerin yürütmelerinin durdurulmasına karar verildiği, söz konusu

yürütmeyi durdurma kararı üzerine Belediyece idari işlemlerin icrasının durdurulduğu, söz konusu yürütmeyi durdurma kararına karşı yapılan itiraz başvurusunun da Ankara Bölge İdare Mahkemesi 6. İdari

Dava Dairesi’nin / Y.D İtiraz No’lu, 16/06/2021 tarihi kararı ile reddedildiği,

2.2) Ankara 6. İdare Mahkemesi’nin / Esas sayılı dosya nezdinde yapılan yargılama neticesinde

30/09/2021 tarih ve Karar No’lu kararı ile davanın kabulüne ve idari işlemlerin iptaline karar verdiği; mahkeme gerekçesinde, yapı tatil tutanağında aykırılık nedenlerinin belirtilmediği, ayrıca aykırılıktan etkilenen toplam alanın 3194 sayılı Kanunu’nun 42’nci maddesi uyarınca temel cezayı etkileyen nitelikte olduğu, temel ceza miktarı üzerinden artırım oranlarının hesaplanması neticesinde toplam ceza miktarının bulunacağı göz önüne alındığında dava konusu işlemin dayanağı olan yapı tatil tutanağında aykırılıktan etkilenen alanın yüzölçümünün de yazılı olmadığı, dolayısıyla yapının yıkılması ve para cezası uygulamasına ilişkin olarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığı, bu gerekçelerden dava konusu işlemin şekil yönünden değerlendirilerek iptal edildiği, esasa ilişkin bir değerlendirme yapılmadığı,

2.3) İlk derece Mahkemesinin iptal kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulduğu, Ankara Bölge İdare

Mahkemesi 6. İdari Dava Dairesi’nin 08/12/2022 tarih ve E. / – K. / sayılı kararı ile istinaf başvurusunun reddine KESİN olarak karar verildiği,

2.4) Davada mahkeme ilamının yerine getirilmesi gereken herhangi bir icrai hüküm içermediği, idari

işlemlerin iptaline karar karar verildiğinin anlaşıldığı, dolayısıyla dava konusu idari işlemlere dair Belediye tarafından herhangi bir icrai işlem yapılmadığı,

2.5) Bahsedilen mahkeme ilamı ile Belediyenin işlemlerinin kesin olarak iptal edilmesi üzerine Belediye

ekiplerince, başvurana ait Ankara ili Güdül ilçesi Mahallesi ada parsel sayılı taşınmazda başlatılan inşaata 30/12/2020 tarihinde gidilerek yeniden tespitlerde bulunulduğu, / tarihli yapı tatil zaptı düzenlendiği, başvurucunun inşaatı mevzuata uygun yapmak ve yürütmek yerine Kurumu meşgul eden taleplerde bulunduğu, inşaatın kamu gücü kullanılarak yapılmasına müsaade edilmediği iddialarının gerçek dışı olduğu,

2.6) Bahse konu alanda başvuran tarafından Belediyeye sunulan projede yapı parselin, kuzey batısında 123

2 2

m ’lik inşaat alanı olmasına rağmen Belediye ekiplerince yapılan incelemede 166 m ’lik yapı alanın tespit edildiği, zeminin de parselin doğu cephesinde olduğunu, parsel sınırları çevrilirken komşu parsele ve yola tecavüz edildiği, yapının komşu parsele çekme mesafeleri kurtarmadığının tespit edildiği,

2.7) Belediye Meclisinin tarafından bu bölgede arsa vasıflı taşınmazların olması sebebiyle yapılaşma

koşullarının belirlendiği ancak Büyükşehir Belediyesince uygun görülmediği, yine aynı bölgede arsa vasıflı taşınmazların ve yapıların önü açılması amacıyla bölgenin Kırsal Yerleşim Alanı sınırları içerisine alınması yönünde Güdül Belediye Meclisi’nce karar alındığı fakat Ankara Büyükşehir Belediyesi’nce tekrar kararın kabul görmediği,

2.8) Aynı alanda DSİ’ye ait yer altından sulama sistemi bulunması, taşınmazın sulama sahası alanında

bulunması sebepleri ile izin verilmediği, açıklamalarına yer verilmiştir.

/

III. İLGİLİ MEVZUAT

3) Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın;

3.1) “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesi;

“…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi

Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”

3.2) “Mahkemelerin bağımsızlığı” başlıklı 138’inci maddesi; “Yasama ve yürütme organları ile idare,

mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez.”

4) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun;

4.1) “Kurumun görevi” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrası; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili

şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”

4.2) “İnceleme ve araştırma” başlıklı 20’nci maddesinin birinci fıkrası; “(1) Kurum, inceleme ve

araştırmasını başvuru tarihinden itibaren en geç altı ay içinde sonuçlandırır.”

5) 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun;

5.1) “İdari dava türleri ve idari yargı yetkisinin sınırı” başlıklı 2’nci maddesi;

İdari dava türleri şunlardır:

“İdarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan iptal davaları…”

5.2) “Yürütmenin durdurulması” başlıklı 27’nci maddesi;

“(Değişik: 10/6/1994-4001/12 md.)

1. Danıştayda veya idari mahkemelerde dava açılması dava edilen idari işlemin yürütülmesini durdurmaz.

2. (Değişik: 2/7/2012-6352/57 md.) Danıştay veya idari mahkemeler, idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda, davalı idarenin savunması alındıktan veya savunma süresi geçtikten sonra gerekçe göstererek yürütmenin durdurulmasına karar verebilirler…”

5.3) “Kararların sonuçları” başlıklı 28’inci maddesi;

“1. Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez…” hükmüne yer verilmiştir.

/

… 3. Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemeleri kararlarına göre işlem tesis edilmeyen veya eylemde bulunulmayan hallerde idare aleyhine Danıştay ve ilgili idari mahkemede maddi ve manevi tazminat davası açılabilir.

4. (Değişik: 21/2/2014-6526/18 md.) Mahkeme kararlarının süresi içinde kamu görevlilerince yerine getirilmemesi hâlinde tazminat davası ancak ilgili idare aleyhine açılabilir…”

6) 3194 sayılı İmar Kanunu’nun;

6.1) “Ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı olarak başlanan yapılar” başlıklı 32’nci maddesi;

“ Bu Kanun hükümlerine göre; ruhsat alınmadan yapıya başlandığı veya ruhsat ve eklerine veya ruhsat alınmadan yapılabilecek yapılarda projelerine ve ilgili mevzuatına aykırı yapı yapıldığı ilgili idarece tespiti, fenni mesulce tespiti ve ihbarı veya herhangi bir şekilde bu duruma muttali olunması üzerine, belediye veya valiliklerce o andaki inşaat durumu tespit edilir. Yapı mühürlenerek inşaat derhal durdurulur. Yapının imar mevzuatına aykırı olduğuna dair bilgi, tapu kayıtlarının beyanlar hanesine kaydedilmek üzere ilgili idaresince tapu dairesine en geç yedi gün içinde yazılı olarak bildirilir. Aykırılığın giderildiğine dair ilgili idaresince tapu dairesine bildirim yapılmadan beyanlar hanesindeki kayıt kaldırılamaz. Durdurma, yapı tatil zaptının yapı yerine asılmasıyla yapı sahibine tebliğ edilmiş sayılır. Bu tebligatın bir nüshası muhtara bırakılır, bir nüshası da Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne gönderilir.

Bu tarihten itibaren en çok bir ay içinde yapı sahibi, yapısını ruhsata uygun hale getirerek veya ruhsat alarak, belediyeden veya valilikten mühürün kaldırılmasını ister.

Ruhsata aykırılık olan yapıda, bu aykırılığın giderilmiş olduğu veya ruhsat alındığı ve yapının bu ruhsata uygunluğu, inceleme sonunda anlaşılırsa, mühür, belediye veya valilikçe kaldırılır ve inşaatın devamına izin verilir.

Aksi takdirde, ruhsat iptal edilir, ruhsata aykırı veya ruhsatsız yapılan bina, belediye encümeni veya il idare kurulu kararını müteakip, belediye veya valilikçe yıktırılır ve masrafı yapı sahibinden tahsil edilir…”

6.2) “İdari müeyyideler” başlıklı 42’nci maddesi;

“Bu maddede belirtilen ve imar mevzuatına aykırılık teşkil eden fiil ve hallerin tespit edildiği tarihten itibaren on iş günü içinde ilgili idare encümenince sorumlular hakkında, üstlenilen her bir sorumluluk için ayrı ayrı olarak bu maddede belirtilen idari müeyyideler uygulanır.

Ruhsat alınmaksızın veya ruhsata, ruhsat eki etüt ve projelere ve imar mevzuatına aykırı olarak yapılan ya da 27 nci madde kapsamında ruhsat alınmadan yapılabilen yapılardan aynı maddede belirtilen koşullar sağlanmadan yapılanların sahibine, yapı müteahhidine ve aykırılığı altı iş günü içinde idareye bildirmeyen ilgili fenni mesullere, yapının mülkiyet durumuna, bulunduğu alanın özelliğine, durumuna, niteliğine ve sınıfına, yerleşmeye ve çevreye etkisine, can ve mal emniyetini tehdit edip etmediğine ve aykırılığın büyüklüğüne göre, bin Türk lirasından az olmamak üzere… idari para cezaları uygulanır.”

/

IV. KAMU DENETÇİSİ FATMA BENLİ YALÇIN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

7) Başvuranın iddia ve talepleri, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı

birlikte değerlendirildiğinde; başvurunun kabulü yönünde hazırlanan “Tavsiye Kararı Önerisi” Kamu

Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

8) Başvuran işbu kararın 1 numaralı paragrafındaki “Başvuranın İddia ve Talepleri” bölümünde yer

verildiği üzere özetle; mahkeme kararı doğrultusunda inşaat faaliyetine yönelik devam eden engellemelerin sonlandırılması ve inşaat yapılmasına müsaade edilmesi talebinde bulunmaktadır.

9) İdare tarafından Kurumumuza sunulan bilgi ve belgelerin tetkik edilmesinden;

9.1) Başvuru konusu Mahallesi ada sayılı parselde yer alan yapı ile ilgili olarak 30/12/2020

tarihinde Belediye ekiplerince yerinde yapılan incelemeler sonucunda, devam etmekte olan inşaatın Güdül

Belediye Meclisi kararına uygun olmadığının tespit edildiği, çalışmanın 1 ay süre içerisinde yasal hale getirilmesi ve Belediye’ye bilgi verilmesi hususlarının Yapı Tatil Zaptında kayıt altına alındığı,

9.2) Güdül Belediyesi Encümeninin 19/02/2021 tarihli ve sayılı kararında; 30/12/2020 tarihinde Yapı

Tatil Zaptı tutulmuş olan yapının, 3194 sayılı İmar Kanunun 32’nci maddesine göre masrafı mal sahibinden tahsil edilmek suretiyle yıkımının yapılacağı ve aynı Kanunun 42’nci maddesine göre 41.724,25 TL para cezası verilmesine hükmedildiği,

9.3) 19/02/2021 tarih ve sayılı Güdül Belediye Encümeni kararının iptali istemiyle başvuran tarafından

açılan davaya ilişkin Ankara 6. İdare Mahkemesinin 30/09/2021 tarih ve E. / K. / sayılı kararında;

9.3.1) Dava konusu işlemin dayanağı niteliğindeki 30.12.2020 tarihli yapı tatil tutanağında “devam etmekte

olan inşaatın belediye meclisi kararına uygun olmadığı” ibaresinde belediye meclis kararına aykırılık içeren hususlarının belirtilmediği,

9.3.2) Hangi tarih ve sayılı belediye meclis kararına binaen hangi aykırılıkların bulunduğunun tutanakta

açıkça belirtilmesi gerekirken bu hususta herhangi bir tespite yer verilmediği, 2

9.3.3) Aykırılığa konu alanın m bilgisinin de tutanakta yer almadığı, davalı idarece yapı tatil tutanağında

ek olarak ibraz edilen imar cezası hesaplama raporunda da imara aykırılıkların nelerden ibaret olduğu

2 2

belirtilmeksizin aykırılıktan etkilenen alanın 156 m olarak gösterildiği, para cezasının bu m üzerinden hesaplandığının görülmekte olduğu,

9.3.4) Her ne kadar davalı idarece Belediye Meclisi kararıyla onaylanan mimari projeye aykırılık nedeniyle

işlem tesis edildiği ileri sürülmekte ise de yapı tatil tutanağında aykırılık nedenlerinin belirtilmediği, ayrıca aykırılıktan etkilenen toplam alanın 3194 sayılı Kanun’un 42’nci maddesi uyarınca temel cezayı etkileyen nitelikte olduğu, dava konusu işlemin dayanağı olan yapı tatil tutanağında aykırılıktan etkilenen alanın yüzölçümünün de yazılı olmadığı, dolayısıyla yapının yıkılması ve para cezası uygulamasına ilişkin olarak

/

tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verildiği,

9.4) Davalı idare tarafından Ankara 6. İdare Mahkemesince verilen 30/09/2021 tarih ve E. /

K. / sayılı karara karşın istinaf kanun yoluna başvurulduğu, Ankara Bölge İdare Mahkemesinin 08/12/2022 tarih ve / Esas, / Karar No’lu kararında; Ankara 6. İdare Mahkemesince verilen 30/09/2021 tarih ve E. / K. / sayılı kararının usul ve hukuka uygun olduğundan ve kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından istinaf başvurusunun kesin olarak reddine karar verildiği,

9.5) Başvuru konusu parsel üzerindeki inşaat faaliyeti ile ilgili yıkım kararı verilmesi ve idari para cezası

kesilmesine ilişkin encümen kararının kesin olarak mahkeme kararı ile iptal edilmesi üzerine idare tarafından yeniden tespitte bulunulduğu ve yapı tatil zaptı düzenlendiği ifade edilmiş ise de tespit tarihi olarak ilk tespit tarihi olan 30/12/2020 tarihine yer verildiği, Bölge İdare Mahkemesi kararından sonra yapılmış bir tespite ilişkin bir belgenin yazı ekinde de sunulmadığı anlaşılmıştır.

9.6) İdare tarafından mahkeme kararının gereğinin yerine getirilmesi ile ilgili olarak “… mahkeme ilamının

yerine getirilmesi gereken herhangi bir icrai hüküm içermediği, idari işlemlerin iptaline karar verildiği anlaşılmaktadır. Dolayısıyla dava konusu idari işlemlere dair Belediyemize herhangi bir işlem de yapılmamıştır.” şeklinde açıklamada bulunulmuştur.

10) 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2’nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, iptal

davaları; idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı, iptalleri için, menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalar olarak tanımlanmıştır. Davanın konusu idari işlem olmakta, bununla amaç hukuka aykırı olarak nitelendirilen dava konusu idari işlemin, tesis edildiği tarih itibariyle ortadan kaldırılmasının sağlanması, idari işlem hiç yapılmamış, hiç doğmamış hale getirilmesidir. Özetle iptal kararları, idari işlemin hukuka aykırılığı nedeniyle, kesin bir hükümle işlemin geriye yürür bir şekilde ortadan kalkmasını sağlayan yargı kararlarıdır.

11) İptal kararı sonucunda idari işlem yapıldığı ilk tarihten itibaren ortadan kalkmakta, iptal kararının

sonucu geriye yürüyerek idari işlem en baştan itibaren hiç yapılmamış sayılmaktadır. Somut olayda Güdül

Belediye Encümeni’nin 19/02/2021 tarihli ve sayılı kararı Ankara 6. İdare Mahkemesince iptal edildiğinden ve iptal kararına yönelik idare tarafından yapılan itiraz da Ankara Bölge İdare Mahkemesi 6.

İdari Dava Dairesince reddedildiğinden dolayı mahkeme kararının gerekçesinde yer verildiği üzere yürürlükteki imar düzenlemelerine göre yeniden tespit yapılması, varsa imar aykırılıklarının gerekçeli olarak yapılacak tespitte tutanağa bağlanması ve imar düzenlemeleri kapsamındaki işlemlerin yeniden tesis edilmesi gerekirken idare tarafından mahkeme kararının gereklerinin yerine getirildiğine ilişkin gerekli bilgi ve belgeler Kurumumuza sunulamamıştır.

12) 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Kararların sonuçları” başlıklı 28’inci maddesinde;

Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idarenin, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur olduğu, bu sürenin hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemeyeceği hüküm altına alınmıştır. Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin kararlarına göre

/

işlem tesis edilmemesi ve eylemde bulunulmaması yasal olarak idare aleyhine maddi ve manevi tazminat yükümlülüğünü doğurabilecektir.

13) Yapılan değerlendirme neticesinde; 19/02/2021 tarihli ve sayılı Güdül Belediye Encümeni

kararının Ankara 6. İdare Mahkemesinin 21/05/2021 tarihli kararı ile yukarıda yer verilen gerekçelerle iptal edilmesi ve iptal kararına yönelik idare tarafından Ankara Bölge İdare Mahkemesine yapılan itirazın 08/12/2022 tarihinde kesin olarak reddedilmesi üzerine, yürürlükteki imar düzenlemelerine göre yeniden tespit yapılması, varsa imar aykırılıklarının gerekçeli olarak yapılacak tespitte tutanağa bağlanması ve imar düzenlemeleri kapsamındaki işlemlerin gerekçeli mahkeme kararındaki tespitler yerine getirilmek suretiyle yeniden tesis edilmesi gerekirken idare tarafından mahkeme kararının gereklerinin yerine getirildiğine ilişkin bir tespitte bulunulamadığından mahkeme kararının gereğinin yerine getirilmesi hususunda idareye tavsiyede bulunulması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

14) İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiştir. Bu kapsamda yapılan incelemede, Kurumumuzun bilgi ve belge taleplerinin süresi içerisinde karşılandığı, bununla birlikte mahkeme kararları doğrultusunda tesis edilen işlemlerde “kanunlara uygunluk” ilkesine uyulmadığı tespit edilmiştir. İdare tarafından bahse konu ilkeye riayet edilmesi beklenmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

15) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 21’inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca, tavsiye

kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise (varsa) durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup idarenin işlem ya da eylemine karşı

Ankara İdare Mahkemesi nezdinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

İlgili mevzuat hükümleri, yukarıda yer verilen açıklamalar ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN

KABULÜNE,

Başvuru konusu parsel üzerindeki inşaat faaliyeti ile ilgili olarak yürürlükteki imar düzenlemelerine göre yeniden tespit yapılması, varsa imar aykırılıklarının gerekçeli olarak yapılacak tespitte tutanağa bağlanması ve imar düzenlemeleri kapsamındaki işlemlerin gerekçeli mahkeme kararındaki tespitler yerine getirilmek suretiyle yeniden tesis edilmesi suretiyle Ankara 6. İdare Mahkemesinin 30/09/2021 tarih ve E. /

K. / sayılı kararının gereklerinin yerine getirilmesi hususunda GÜDÜL BELEDİYE

BAŞKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

Kararın BAŞVURANA ve GÜDÜL BELEDİYE BAŞKANLIĞINA tebliğ edilmesine, /

6328 sayılı Kanunun 20’nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, idare tarafından bu karar üzerine tesis

edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi

/