ÖZET: Başvuran, Hamburg Üniversitesi’nde doktora tezi araştırmaları için İzmir Bakırçay Üniversitesi’nden görevlendirme talep etmiş, ancak Tübitak bursu alması nedeniyle maaşsız görevlendirilmesine karar verilmiştir. Bu durumun eğitim hakkını kısıtladığını ve ekonomik açıdan olumsuz etkilediğini belirterek, İzmir 8. İdare Mahkemesi’nde yürütmenin durdurulması talebiyle dava açmıştır. Mahkeme, başvuranın talebini kabul ederek ilgili işlemin yürütmesini durdurmuş ve üniversitenin itirazı da reddedilmiştir. Başvuran, mahkeme kararının uygulanmasını ve maaşlı görevlendirme yapılmasını istemektedir.

Bakırçay Üniversitesi Rektörlüğü, başvuranın yurt dışında yolluksuz ve yevmiyesiz görevlendirilmesinin uygun görüldüğünü, ancak 2024/7 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi gereği yeniden değerlendirme yapılması gerektiğini ifade etmiştir. İdare, başvuranın maaşının kesilmesinin gerekçesini bu genelgeye dayandırmakta, ancak başvuranın yurt dışında geçimini sağlamak için gerekli olan maddi destekten yoksun kalmasının adalet anlayışına aykırı olduğu belirtilmiştir.

Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın iddialarını ve idarenin açıklamalarını değerlendirerek, mahkeme kararının uygulanması gerektiği yönünde tavsiyede bulunmuştur. İdarenin, mahkeme kararına uymadığı sonucuna varılarak, başvuranın maaş ödemesinin yapılması gerektiği vurgulanmıştır. Bu tavsiye kararı, idarenin 30 gün içinde gerekli işlemleri bildirmesi zorunluluğunu da içermektedir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2025/1160-S.25.1793

BAŞVURU NO : 2024/14151

KARAR TARİHİ : 04.02.2025

TAVSİYE KARARI ,TCKN:

Adres:

BAŞVURUYA KONU İDARE : İZMİR BAKIRÇAY ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜ

Mahkeme kararına uyulması taleplidir.

BAŞVURUNUN KONUSU :

BAŞVURU TARİHİ : 18.11.2024

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1) Başvuran, Doktora tezi araştırmaları kapsamında Hamburg Üniversitesinden kabul aldığını, kurumundan

görevlendirme talep ettiğini, talebinin kabul edilmesinden sonra Tübitaktan burs alınca maaşsız görevlendirilmesine karar verildiğini, yürütmenin durdurulması talepli dava açtığını, İzmir 8. İdare

Mahkemesinin ilgili işlemin eğitim hakkını kısıtladığı ve ekonomik durumunu olumsuz olarak etkilediği, telafisi güç veya imkansız zararlara sebebiyet verebileceği, haksız ve geçersiz olduğu gerekçesiyle ilgili işlemin yürütülmesinin durdurulmasına karar verdiğini, Üniversite tarafından yapılan itirazın da İzmir

B.İ.M 5. İ.D. D. tarafından kesin olarak reddedildiğini, belirterek ilgili mahkeme kararının yerine getirilmesini ve maaşlı görevlendirmenin yapılmasını talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Bakırçay Üniversitesi Rektörlüğü tarafından gönderilen 29.11.2024 tarihli ve E- -900sayılı cevabi yazıda özetle; 2.1. başvurucunun Üniversitenin Hukuk Fakültesi İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku Anabilim Dalında araştırma görevlisi kadrosunda olduğu, devam etmekte olan doktora tezi kapsamında araştırma yapmak üzere 01.10.2024 – 30.06.2025 tarihleri arasında yolluksuz ve yevmiyesiz olarak 2547 sayılı Kanunun 39.

maddesi kapsamında Hamburg/ Almanya’da görevlendirilmesi 20.09.2023 tarih ve / sayılı Yönetim

Kurulu kararı ile uygun görüldüğü, 25.09.2023 tarih ve sayılı Rektörlük onayı ile onaylandığı, Üniversitenin Hukuk Fakültesi Yönetim Kurulunun 07.09.2023 tarihli / Toplantı Numaralı kararıyla

/

başvurucunun 01.10.2024 – 30.06.2025 tarihleri arasında yolluk – yevmiye almaksızın, izinli maaşlı yurt dışında görevlendirilmesinin uygunluğuna karar vermek üzere Rektörlüğe arzına karar verildiği, 2.2. 17.05.2024 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanan 2024/7 sayılı Tasarruf Tedbirleri konulu

Cumhurbaşkanlığı Genelgesi’nin yayım tarihinden itibaren 3 ay içerisinde yeniden değerlendirme yapılacağına dair hükmü uyarınca yeniden işlem tesisi gerektiği, 2547 sayılı Kanunun 13. maddesinde, Rektörlere Üniversite kurullarına başkanlık etmek, üniversite kurullarının önerilerini inceleyerek karara bağlamak, üniversitenin birimleri ve her düzeydeki personeli üzerinde genel gözetim ve denetim görevini yapmak görevleri verildiği, 2024/7 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi uyarınca Rektöre, tasarruf tedbirlerinin alınması ve uygulanmasında büyük bir sorumluluk verildiği, bu sorumluluk kapsamında

Kanunda verilen yetkilerin kullanıldığı, 2.3.İzmir 8. İdare Mahkemesi / E. sayılı dosyasında 26.09.2024 tarihli yürütmeyi durdurma kararı verildiği, mahkemenin kararını iptali istenen idari işlemin Yurtiçinde ve Yurtdışında Görevlendirmelerde

Uyulacak Esaslara İlişkin Yönetmelik hükümlerine dayandırdığı, buna göre yurtdışında üç ay ve daha fazla süreyle görevlendirilen öğretim elemanlarının aylıklı veya aylıksız görevlendirilmesi, öğretim elemanının burs veya ücret sağlayıp sağlamadığı ve temin edilen burs veya ücretin geçimini sağlayıp sağlamayacağı esas alınarak karara bağlanır.” hükmünü esas alarak idarenin böyle bir araştırma yapmadan işlem tesis etmesini açık hukuka aykırılık olarak değerlendirdiği, İYUK 28 Maddesi’ne istinaden kararının gerekçeleri doğrultusunda değerlendirme yapılarak 30.10.2024 tarihli ve / Numaralı toplantıda yeniden işlem tesis edildiği, ilgilinin yol gidersiz, yevmiyesiz ve maaşsız olarak görevlendirilmesinin uygunluğuna karar verildiği, Türkiye Bilimsel ve Akademik Araştırma Kurumu, Bilim İnsanı Destek Programları

Başkanlığı’nca yürütülmekte olan 2214/A Yurtdışı Doktora Sırası Araştırma Burs Programı kapsamında, başvurucuya araştırma çalışmaları için, toplam 9 ay x EUR1700 = 15300 burs ve uçak bileti tahsis ettiği, başvurucu bu olanaklardan yararlanarak HAMBURG UNIVERSITY Almanya’ya gideceği, Uçak bileti hariç olmak üzere aylık 1700 AVRO’nun doktora sırası araştırma yapmak üzere Almanya’ya giden bir doktora öğrencisinin geçimini rahatlıkla karşılayacağı açık olduğu, 2.4. Bir başka referans olacak verinin ise Almanya’daki asgari ücret olduğu, Almanya’da asgari ücret 1

Ocak 2024 tarihinden itibaren saatinin 12,41 AVRO olduğu, haftalık çalışma saati ise 40 saat olduğu, başvurucunun Hukuk Fakültesinde Araştırma Görevlisi kadrosunda çalıştığı, Dokuz Eylül Üniversitesi’nde doktora çalışmalarını sürdürdüğü, doktora sırası araştırma bursiyeri olarak Almanya’ya gittiği, 2547 sayılı

Kanun’un 33. maddesinde “Araştırma görevlileri, yükseköğretim kurumlarında yapılan araştırma, inceleme ve deneylerde yardımcı olan ve yetkili organlarca verilen ilgili diğer görevleri yapan öğretim elemanıdır.” olarak tanımlandığı, Araştırma görevlilerinin akademik çalışmalarının yanında kendilerine verilen ve eğitim öğretim faaliyetlerinin düzenlenmesi ve bir takım idari işlerin devamı için yürüttükleri görevleri bulunduğu, Rektörlüğün bünyesinde görevli olan ancak Dokuz Eylül Üniversitesi’nde doktora eğitimine devam eden başvurucunun hizmetinden Almanya’da olduğu süre boyunca yararlanmasının mümkün olmadığı, 9 ay boyunca başvurucu araştırma görevlisi olarak hizmet etmeyeceği, belirtilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3) 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve

kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında;

“Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi

/

Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.” hükmü bulunmaktadır.

4) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinde;

“Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” hükmü mevcuttur.

5) İdari Yargılama Usul Kanununun

5.1. “Yürütmenin Durdurulması” başlıklı 27 inci maddesinde “Danıştayda veya idari mahkemelerde dava açılması dava edilen idari işlemin yürütülmesini durdurmaz.

2. (Değişik: 2/7/2012-6352/57 md.) Danıştay veya idari mahkemeler, idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda, davalı idarenin savunması alındıktan veya savunma süresi geçtikten sonra gerekçe göstererek yürütmenin durdurulmasına karar verebilirler. Uygulanmakla etkisi tükenecek olan idari işlemlerin yürütülmesi, savunma alındıktan sonra yeniden karar verilmek üzere, idarenin savunması alınmaksızın da durdurulabilir. (Ek cümle: 21/2/2014-6526/17 md.) Ancak, kamu görevlileri hakkında tesis edilen atama, naklen atama, görev ve unvan değişikliği, geçici veya sürekli görevlendirmelere ilişkin idari işlemler, uygulanmakla etkisi tükenecek olan idari işlemlerden sayılmaz. Yürütmenin durdurulması kararlarında idari işlemin hangi gerekçelerle hukuka açıkça aykırı olduğu ve işlemin uygulanması halinde doğacak telafisi güç veya imkânsız zararların neler olduğunun belirtilmesi zorunludur. Sadece ilgili kanun veya

Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi hükmünün iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine başvurulduğu

[20] gerekçesiyle yürütmenin durdurulması kararı verilemez.

3. (Ek: 2/7/2012-6352/57 md.) Dava dilekçesi ve eklerinden yürütmenin durdurulması isteminin yerinde olmadığı anlaşılırsa, davalı idarenin savunması alınmaksızın istem reddedilebilir.

4. Vergi mahkemelerinde, vergi uyuşmazlıklarından doğan davaların açılması, tarh edilen vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümlerin ve bunların zam ve cezalarının dava konusu edilen bölümünün tahsil işlemlerini durdurur. Ancak, 26 ncı maddenin 3 üncü fıkrasına göre işlemden kaldırılan vergi davası dosyalarında tahsil işlemi devam eder. Bu şekilde işlemden kaldırılan dosyanın yeniden işleme konulması ile ihtirazi kayıtla verilen beyannameler üzerine yapılan işlemlerle tahsilat işlemlerinden dolayı açılan davalar, tahsil işlemini durdurmaz. Bunlar hakkında yürütmenin durdurulması istenebilir. (Ek cümle: 19/1/20227351/2 md.) (İptal cümle:Anayasa Mahkemesi’nin 1/6/2022 tarihli ve E.: 2022/14, K.: 2022/70 sayılı Kararı ile.)

5. Yürütmenin durdurulması istemli davalarda 16 ncı maddede yazılı süreler kısaltılabileceği gibi, tebliğin memur eliyle yapılmasına da karar verilebilir.

6. Yürütmenin durdurulması kararları teminat karşılığında verilir; ancak, durumun gereklerine göre teminat aranmayabilir. Taraflar arasında teminata ilişkin olarak çıkan anlaşmazlıklar, yürütmenin durdurulması hakkında karar veren daire, mahkeme veya hakim tarafından çözümlenir. İdareden ve adli yardımdan faydalanan kimselerden teminat alınmaz.

7. Yürütmenin durdurulması istemleri hakkında verilen kararlar; Danıştay dava dairelerince verilmişse konusuna göre İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurullarına, bölge idare mahkemesi kararlarına karşı en

/

yakın bölge idare mahkemesine, idare ve vergi mahkemeleri ile tek hakim tarafından verilen kararlara karşı

[21] bölge idare mahkemesine (…) kararın tebliğini izleyen günden itibaren yedi gün içinde bir defaya mahsus olmak üzere itiraz edilebilir. İtiraz edilen merciler, dosyanın kendisine gelişinden itibaren yedi gün içinde karar vermek zorundadır. İtiraz üzerine verilen kararlar kesindir.

8. Yürütmenin durdurulması kararı verilen dava dosyaları öncelikle incelenir ve karara bağlanır.

9. (Ek: 2/7/2012-6352/57 md.) Yürütmenin durdurulmasına dair verilen kararlar onbeş gün içinde yazılır ve imzalanır.

10. (Ek: 2/7/2012-6352/57 md.) Aynı sebeplere dayanılarak ikinci kez yürütmenin durdurulması isteminde bulunulamaz.

5.2. “Kararların Sonuçları” başlıklı 28 inci maddesinde “Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez. (İptal cümle: Anayasa Mahkemesi’nin 10/7/2013 tarihli ve E.: 2012/107 K.: 2013/90 sayılı Kararı ile.) (…) (Ek cümleler: 21/2/2014-6526/18 md.; Değişik üçüncü ve dördüncü cümleler: 10/9/2014-6552/97 md.; İptal üçüncü cümle: Anayasa 22

Mahkemesi’nin 25/11/2015 tarihli ve E.: 2014/86, K.: 2015/109 sayılı Kararı ile.) (…) (İptal dördüncü cümle: Anayasa Mahkemesi’nin 25/11/2015 tarihli ve E.: 2014/86, K.: 2015/109 sayılı Kararı ile.) (Ek 22 cümle: 10/9/2014-6552/97 md.) (…) ancak disiplin hükümleri saklıdır.

2. (Değişik: 2/7/2012-6352/58 md.) Konusu belli bir miktar paranın ödenmesini gerektiren davalarda hükmedilen miktar ile her türlü davalarda hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama giderleri, davacının veya vekilinin davalı idareye yazılı şekilde bildireceği banka hesap numarasına, bu bildirim tarihinden itibaren, birinci fıkrada belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde yatırılır. Birinci fıkrada belirtilen süreler içinde ödeme yapılmaması halinde, genel hükümler dairesinde infaz ve icra olunur.

3. Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemeleri kararlarına göre işlem tesis edilmeyen veya eylemde bulunulmayan hallerde idare aleyhine Danıştay ve ilgili idari mahkemede maddi ve manevi tazminat davası açılabilir.

4. (Değişik: 21/2/2014-6526/18 md.) Mahkeme kararlarının süresi içinde kamu görevlilerince yerine getirilmemesi hâlinde tazminat davası ancak ilgili idare aleyhine açılabilir.

5. Vergi uyuşmazlıklarına ilişkin mahkeme kararlarının idareye tebliğinden sonra bu kararlara göre tespit edilecek vergi, resim, harçlar ve benzeri mali yükümler ile zam ve cezaların miktarı ilgili idarece mükellefe bildirilir.

6. (Değişik: 2/7/2012-6352/58 md.) Tazminat ve vergi davalarında idarece, mahkeme kararının tebliğ tarihi ile ödeme tarihi arasındaki süreye 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü

Hakkında Kanunun 48 inci maddesine göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanacak faiz ödenir. Ancak mahkeme kararının davacıya tebliği ile banka hesap numarasının idareye bildirildiği tarih arasında geçecek süre için faiz işlemez.”

6. Yurtiçinde ve Yurtdışında Görevlendirmelerde Uyulacak Esaslara İlişkin Yönetmeliğin 5 inci

Maddesinin e bendinde “ Yurtdışında üç ay ve daha fazla süreyle görevlendirilen öğretim elemanlarına genel hükümlere göre mecburi hizmet yüklenir. Yurtdışında görevlendirilen öğretim elemanlarının aylıklı veya aylıksız görevlendirilmesi, öğretim elemanının burs veya ücret sağlayıp sağlamadığı ve temin edilen burs veya ücretin geçimini sağlayıp sağlayamayacağı esas alınarak karara bağlanır.”

/

hükümlerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

7) Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; Başvuranın iddiaları, İdarenin

konu ile açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya birlikte değerlendirilerek hazırlanan Tavsiye Karar

Önerisi Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

8) Başvuran, mahkeme kararının yerine getirilmesini talep etmektedir.

9) Dosya kapsamındaki belgelerden, başvuranın Hamburg Üniversitesinde Doktora çalışmasını

tamamlamak için görevlendirildiği, ancak Tübitak bursu aldığı için maaşının kendisine verilmediği bu nedenle dava açtığı, ilk derece mahkemesi tarafından Yurtiçinde ve Yurtdışında Görevlendirmelerde

Uyulacak Esaslara İlişkin Yönetmeliğin ilgili maddesi kapsamında işlem tesis edilmediği için ilgili işlemin açıkça hukuka aykırı olduğu, telafisi güç ve imkansız zarar doğması ihtimalini de gözeterek yürütmenin durdurulması kararı verildiği, idare tarafından ilgili karara itiraz edildiği itiraz sonucunda da yürütmenin durdurulması kararının kesinleştiği, ancak idarenin ilgili yönetmeliğin söz konusu maddesine göre yeniden değerlendirme yaparak ilgilinin maaşını ödemediği mahkeme kararını da yerine getirdiğini iddia ettiği görülmektedir.

10) İdari Yargılama Usul Kanunun Yürütmenin Durdurulması” başlıklı 27 inci maddesinde “Danıştayda

veya idari mahkemelerde dava açılması dava edilen idari işlemin yürütülmesini durdurmaz. (Değişik:

2/7/2012-6352/57 md.) Danıştay veya idari mahkemeler, idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda, davalı idarenin savunması alındıktan veya savunma süresi geçtikten sonra gerekçe göstererek yürütmenin durdurulmasına karar verebilirler.” “ kararın sonuçları” başlıklı 28 inci maddesinde “Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez” hükümleri mevcuttur. Söz konusu maddelerden de anlaşılacağı üzere “Yürütmenin Durdurulması” kararı, ilgili idari işleme karşı açılan davanın, ilgili idari işlemin yürütülmesini durdurmayacağı, yani hukuk alemindeki sonuçlarını doğurmaya devam edeceği ilkesine istinaden esas karar verilinceye kadar idari işlemin sonuçlarını ortadan kaldırmayı amaçlamaktadır. Ayrıca “Yürütmenin Durdurulması Kararı” müessesi adaletin gecikmeksizin yerine getirilmesi ve hukuk devleti ilkesinin de bir sonucudur.

11) İdare başvuranın maaşını kesmesinin nedenini Cumhurbaşkanlığının 2024/7 sayılı tasarruf tedbirleri

genelgesine dayandırmakla birlikte, ilgili genelgenin personel giderleri başlıklı bölümünde “ Kamu Kurum

ve Kuruluşlarının hizmet içi eğitim, konferans, seminer, çalıştay, sempozyum, toplantı, organizasyon ve benzeri her türlü faaliyetlerin uzaktan erişim yöntemleriyle yapılması esastır. Söz konusu faaliyetlerin yüz yüze yapılmasının zorunluluk arz ettiği durumlarda kamu tesisleri kullanılacak, bu faaliyetler mümkün olduğunca kamu personeli tarafından yürütülecek, görev süresi ve görevli sayısı asgari seviyede tutulacaktır.

Zorunlu hallerde yapılacak yurt dışı geçici görevlendirmeler, bu amaçla tahsis edilmiş başlangıç ödeneğini aşmamak kaydıyla, görevin süresi ve görevli sayısı en az seviyede tutularak bakanlıklar, bağlı, ilgili ve ilişkili kuruluşlarda bakan, diğer idarelerde üst yönetici onayı ile yapılacaktır. Söz konusu görevlendirme onayları ile görevlendirme sonucuna ilişkin raporlar, görevlendirmenin bitimi tarihinden itibaren 15 gün içerisinde Kamu Personeli Bilgi Sisteminde yer alan modül aracılığıyla Cumhurbaşkanlığına bildirilecektir.

Bu kapsamda yapılacak görevlendirmelerde; il özel idareleri bakımından İçişleri Bakanlığınca yayımlanan veya yayımlanacak genelge hükümleri uygulanacaktır.

Kamu kurum ve kuruluşları, yurt dışı temsilcilikleri uhdesindeki hizmet sunumu ihtiyacını gözetecek ve görevlendireceği personel sayısını asgari seviyede tutmaya özen gösterecektir. Bu kapsamda mümkün olduğu ölçüde bir kamu kurum ve kuruluşunun yurt dışında görevlendirdiği temsilci/temsilciler, o temsilcilikte diğer kurum ve kuruluşlara ait görevleri de yerine getirebilecektir.” Şeklinde düzenleme yapılmış olup, asıl amacın fazladan yapılacak olan harcamaları önleme olduğu, dolayısıyla öğretim görevlisini zaten halihazırda aldığı maaşın ödenmesinin ilgili genelgeye aykırılık teşkil etmeyeceği açıktır.

Ayrıca Türkiye Cumhuriyeti Devletini temsilen yurt dışında görevlendirilen bir kişinin ortalama yaşam standardına uygun olarak yaşamını idame ettirebilmesi de Ülkemizin yurt dışında temsilinde önemlidir.

12) İlgili idarenin vermiş olduğu cevapta, Yurt dışında ortalama standartta yaşamını idame ettirebilmek için

ev kirası ve diğer giderler de dahil olmak üzere ne kadar masraf yapılması gerektiğine ilişkin bir değerlendirme yapmadığı da görülmüştür.

13) İlgili öğretim görevlisi halihazırda söz konusu üniversitede fiili imkansızlık nedeniyle hizmet

veremiyor olsa da kadrosunun halen ilgili Üniversitede bulunması ve ilgilinin doktora çalışmalarından ders verdirmek, sempozyum vb. faaliyetlerde faydalanabileceği, neticede nimet külfet dengesi kapsamında da yine ilgili maaş ödemesinin yapılması gerektiği anlaşılmaktadır.

14) Yukarıdan beri anlatılan hususlar, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları,

ilgili mevzuat, yargı kararları ve Kurumumuzun emsal tavsiye kararı birlikte değerlendirildiğinde;

Yürütmenin durdurulması kararının esas karar verilinceye kadar açıkça hukuka aykırılık ve telafisi güç ve imkansız zararların doğması nedenlerine dayanarak adaletin gecikmeksizin sağlanması ilkesi nedeniyle düzenlendiği ve ilgili idari işlemin hukuk aleminde sonuç doğurmasını engellediği açıktır. Bu kapsamda esas karar verilinceye kadar idare tarafından maaş verilmeksizin ilgilinin görevlendirilmesi işleminin yürütmeyi durdurması ve maaş ödemesine başlaması gerekmektedir.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

15) İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmeler neticesinde; idarenin herhangi bir ilkeye aykırı davranışı tespit edilememiştir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

16) 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ

tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa)

dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, İzmir İdare Mahkemesine yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN KABULÜNE;

Başvurana mahkeme kararına uymadığı sonucuna varılan idarenin ilgilinin maaş ödemesini yapması yönünde BAKIRÇAY ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜNE TAVSİYEDE BULUNULMASINA;

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca; idare

tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın BAŞVURANA, BAKIRÇAY ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜNE tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Mehmet AKARCA

Kamu Başdenetçisi

/