|
ÖZET: Bu karar, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’nin mahkeme kararını uygulamaması üzerine yapılan bir başvuruya ilişkindir. Başvuran, mahkeme kararının yerine getirilmesini talep ederken, idarenin yargı kararlarına uymak zorunda olduğu ve bu yükümlülüğün Anayasa ve İdari Yargılama Usulü Kanunu ile belirlendiği vurgulanmıştır. İdarenin, mahkeme kararlarını geciktirmeden uygulama zorunluluğu, hukuk devleti ilkesinin bir gereğidir.
Mahkeme kararının uygulanmaması durumunda idarenin sorumluluğu devam ederken, başvuruya ilişkin yapılan değerlendirmede, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’nin gerekli ödemeyi yaptığı, ancak Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın bu konuda henüz işlem tesis etmediği tespit edilmiştir. Sonuç olarak, başvuranın talebi kısmen reddedilmiş, Bakanlık için ise makul sürede işlem yapılması tavsiye edilmiştir. Bu durum, kamu idarelerinin mahkeme kararlarına karşı yükümlülüklerini yerine getirmeleri gerektiğini bir kez daha ortaya koymaktadır. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2020/257-S.20.358
BAŞVURU NO : 2019/11014
KARAR TARİHİ : 06/01/2020
KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI
BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ :
BAŞVURUYA KONU İDARE : GAZİANTEP BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE
BAŞKANLIĞI
ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın, mahkeme kararının uygulanması talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 10/06/2019
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza tarafından yapılmış olan şikayet başvurusunda; Gaziantep 2. İdare Mahkemesi tarafından karar numarası ile karar verildiği ancak bugüne kadar idareler tarafından herhangi bir ödemenin yapılmadığı belirtilmiş olup; söz konusu mahkeme kararının gereğinin yerine getirilerek mağduriyetinin giderilmesi talep edilmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzun 12/07/2019 tarih ve sayılı yazısı ile şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığından bilgi ve belge talebinde
3.8 Mahkeme kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulduğu belirtilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
4. 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın “Cumhuriyetin nitelikleri” başlıklı 2.maddesinde; “Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir”, 4.1. “Yürütme yetkisi ve görevi” kenar başlıklı 8. Maddesinde; “Yürütme yetkisi ve görevi, (1)
Cumhurbaşkanı (…) tarafından, Anayasaya ve kanunlara uygun olarak kullanılır ve yerine getirilir.”,
4.2 “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesinde; “Herkes, meşrû vasıta ve yollardan
faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz”, 4.3. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkrasında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan
Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”, 4.4. “Yargı yolu” kenar başlıklı 125. Maddesinde; “…İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür.”, 4.5. “Mahkemelerin Bağımsızlığı” başlıklı 138. maddesinin son fıkrasında; “Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez.”, 5. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesine göre; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir. Ancak; Cumhurbaşkanının tek başına yaptığı işlemler ile resen imzaladığı kararlar ve emirler, Yasama yetkisinin kullanılmasına ilişkin işlemler, Yargı yetkisinin kullanılmasına ilişkin kararlar, Türk Silahlı Kuvvetlerinin sırf askerî nitelikteki faaliyetleri, Kurumun görev alanı dışındadır.”, 6. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 28 inci maddesinde: “(1)Danıştay, Bölge
İdare Mahkemeleri, İdare ve Vergi Mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz (30)
günü geçemez.
(2)Konusu belli bir miktar paranın ödenmesini gerektiren davalarda hükmedilen miktar ile her türlü davalarda hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama giderleri, davacının veya vekilinin davalı idareye yazılı şekilde bildireceği banka hesap numarasına, bu bildirim tarihinden itibaren, birinci fıkrada belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde yatırılır. Birinci fıkrada belirtilen süreler içinde ödeme yapılmaması halinde, genel hükümler dairesinde infaz ve icra olunur.” düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ
10. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; hazırlanan “Kısmen Tavsiye Kısmen Ret Karar Önerisi”
Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 11. Başvuran, 1 numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen başvurusunda mahkeme kararının yerine getirilerek mağduriyetin giderilmesini talep etmektedir.
12. “Hukuk devleti; insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, hukuki güvenliği sağlayan, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve kanunlarla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlettir.” (Anayasa Mahkemesi E.2013/44, K.2013/59, Resmi Gazete Tarihi: 02/05/2013)
13. İdare eylem ve işlemlerinde kanunun çizdiği sınırlar içerisinde kalmak zorundadır.
Anayasanın 8. maddesinde bu husus yürütme yetkisi ve görevi Anayasa ve Kanunlara uygun olarak kullanılır ve yerine getirilir denilerek ifade edilmiştir. (Kemal GözlerGürsel Kaplan İdare Hukukuna Giriş Ekin Basın Yayın Dağıtım Ağustos 2017, s.28)
14. Yasama ve yürütme organları ile idareler, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bağımsız ve tarafsız mahkemeler tarafından verilmiş kararlar hiçbir suretle değiştirilemeyeceği gibi idareler bu kararların yerine getirilmesini de geciktiremez.
15. Kanun koyucu, Anayasa’nın 138. ve İdari Yargılama Usulü Kanunun 28. maddesi ile yargı kararlarının ne olursa olsun uygulanmamasından idareyi sorumlu tutmuş ve idarenin yargı kararlarını uygulaması hususunda idareye anayasal ve kanuni bir zorunluluk yüklenmiştir.
Dolayısı ile idarenin kararı uygulama yükümlülüğü devam ettikçe, yargı kararının uygulanmamasından doğan sorumluluğu da devam edecektir. (Bkz: 2017/5018 Başvuru
Numaralı ve 24/10/2017 tarihli Tavsiye Kararı)
16. Başvurucuların, Mahkeme ilamına dayalı icra takibine rağmen hükmedilen bedellerin ödenmediği, kamu mallarının haciz edilemezliğine dayalı kanun hükümlerine dayanarak ödemeden kaçınıldığından bahisle, mülkiyet ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini ileri sürdükleri davada Anayasa Mahkemesi; “mahkemeye erişim hakkının adil yargılanma hakkının unsurlarından biri olduğu ve bir uyuşmazlığı mahkeme önüne götürme, mahkemece verilen kararın uygulanmasını isteme haklarını da kapsadığı” ifade ederek yargı kararlarının uygulanmasını “mahkemeye erişim hakkı” kapsamında değerlendirmiş, ayrıca Devletin bir kurumunun aleyhinde verilen nihai ve bağlayıcı mahkeme kararı ile ortaya konulan borcunu 32.477,80TL. vekalet ücreti ile 960.99TL yasal faizi olmak üzere toplam 33.438,79TL’nin, f)
34.584,20TL icra vekâlet ücreti ile icra giderlerinin icra takip dosyasına yatırılması ve makbuzunun bir örneğinin de gönderilmesi…” nin istendiği, Mali Hizmetler Daire
Başkanlığı tarafından da davacı vekilinin talebi doğrultusunda, 17/04/2018 tarihinde, toplam 233.726,91TL, bedelin icra dosyasına yatırıldığı,
18.3 Söz konusu kararın istinaf kanun yolunda olduğu ve kesinleşmediği anlaşılmıştır.
19. Şikayetçinin gerek Gaziantep Büyükşehir Belediyesine sunduğu dilekçeler gerekse de
Kurumunuza sunduğu dilekçelerinde alacağının eksik ödendiği/ödenmediği iddialarına ilişkin tespitin, teknik bilgiyi gerektirmesi nedeniyle bilirkişi incelemesine başvurulmuş olup 09/12/2019 tarihli ve sayılı bilirkişi özel hesap raporunda;
19.1 Gaziantep 2. İdare Mahkemesi tarafından sayılı ve
14/12/2017 karar tarihli kararının incelemesinde; 14/12/2017 tarihinde davanın
KABULÜNE; 71.616,32-TL maddi tazminat ve 305.000,00-TL manevi olmak üzere toplam 376.616,32TL tazminatı idareye başvuru tarihi olan 27/01/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idarelerce davacılara ödenmesine, 3.258,80TL yargılama giderinin ise davalı idarelerden alınarak davacıya ödenmesine, kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan ve davacılar tarafından ödenen 25.726,66-TL nispi karar harcının davalı idareler tarafından davacılar ödenmesine, kabul edilen maddi tazminat miktarı üzerinden nispi olarak hesaplanan 8.227,80-TL vekalet ücreti ile manevi tazminat miktarı üzerinden nispi olarak hesaplanan 24.250,00-TL vekalet ücretinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine karar verildiği, bu karara karşı davalılar vekillerince, istinaf kanun yoluna başvurulduğu,
19.2 Gaziantep İcra Müdürlüğünün . sayılı dosyası üzerinden, alacaklılar;
vekilleri Avukat tarafından Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ve
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı aleyhine 30/03/2018 tarihinde başlatılan ilamlı takipte 513.337,43TL ödenmesinin talep edildiği,
19.3 Gaziantep Büyükşehir Belediyesi tarafından Gaziantep İcra Müdürlüğü’ne
17/04/2018 tarihinde 233.726,91TL “ / sayılı icra ödemesi” açıklaması ile yatırıldığı,
19.4 Başvuran vekilince borçlu Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanlığına verilen
04/04/2018 tarihli dilekçe uyarınca ödenmesi talep edilen alacakların miktarının kurumca yapılan ödeme tarihi de dikkate alınarak hesaplanmasında;
19.5.1 Gaziantep İcra Müdürlüğünün sayılı icra takibinde takip miktarı
629.284,82-TL üzerinden ve ödeme tarihi 17/04/2018 tarihi olduğundan 2018 AAÜT esas alınarak alacaklı vekili yararına hesaplanan icra avukatlık ücretinin;
Miktar Oran İcra Vek. Üc.
Açıklama 35.000,00 4.200,00 12
İlk 35.000,00-TL 11
Sonra gelen 45.000,00-TL 45.000,00 4.950,00 6.400,00 8
Sonra gelen 80.000,00-TL 80.000,00
Sonra gelen 240.000,00-TL 240.000,00 14.400,00 6
Sonra gelen 600.000,00-TL 4 229.284,82 4.533,10
513.327,43 34.483,10
Takip Miktarı
19.5.2 Belediyenin ödeme yaptığı 17/04/2018 tarihi itibarıyla, alacaklı vekilinin 04/04/2018
tarihli dilekçesinde ödenmesini talep ettiği miktarlar toplamının;
Miktar
Açıklama
Maddi Tazminat 71.616,32
İşlemiş Faizi 14.321,30
Manevi Tazminat 50.000,00
Yargılama Gideri 3.258,80
Harç 25.726,66
Vekalet Ücreti 8.227,80
Vekalet Ücreti 24.250 00
İcra Avukatlık Ücreti 34.483,10
İcra Masrafı 69,40
Toplam Borç Miktarı 231.953,38
19.6 Belediyenin ödeme yaptığı 17/04/2018 tarihi itibarıyla, alacaklı vekilinin 04/04/2018
tarihli dilekçesinde ödenmesini talep ettiği miktarlar toplamının, 231.953,38TL olduğu, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi tarafından 17/04/2018 tarihinde icra dosyasına 233.726,91TL yatırıldığının tespit edildiği anlaşılmıştır.
20. İcra İflas Kanununun 40. maddesi gereğince; bir ilamın nakzının icra muamelelerini olduğu yerde durduracağı hüküm altına alınmıştır. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 2013/4735E.-2013/8423K. Sayılı ve 04/06/2013 karar tarihli ilamında; “ İİK’nın 40/1.
Maddesi gereğince bir ilamın bozulması icra işlemlerini olduğu yerde durduracağına, bu maddenin uygulanmasında hiçbir ilamın istisna tutulmadığına ve takip dayanağı ilamın
Yargıtay Hukuk Dairesi’nin ilamıyla bozularak, anılan ilam takip dosyasına ibraz edildiğine göre, takibe devam edilerek, infaz işleminin gerçekleştirilmesi yasaya aykırıdır. Bu durumda
Mahkemece, şikayetin kabulüyle müdürlük işleminin iptaline karar vermek gerekirken, yazılı ve yasal olmayan gerekçelerle şikayetin reddine karar verilmesi isabetsizdir.” hususları belirtilmiştir.
21. Başvuranın iddiaları, idarenin konuyla ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat, yargı kararları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Gaziantep 2.İdare
Mahkemesi tarafından E.2016/345, K. 2017/2048 karar numarası ile 14/12/2017 tarihinde şikayete konu idareler aleyhine bir tazminata hükmedildiği, Gaziantep Büyükşehir Belediye
Başkanlığı yönünden; başvuran vekilince borçlu Gaziantep Büyükşehir Belediye
Başkanlığına verilen 04/04/2018 tarihli dilekçe ile Gaziantep İcra Dairesinin
Esas sayılı icra dosyasına konu alacaklardan mahkeme kararında geçen maddi tazminat tutarının faizi ile birlikle ödenmesi, her bir davacı için hükmedilen manevi tazminat tutarından dolayı her bir davacı için ayrı ayrı 10.000 TL, ödenmesi, mahkeme ve icra yargılama giderleri ve vekalet ücretinin ödenmesi durumunda, kararın üst mahkemelerce onanmasına kadar belediye aleyhine haciz işlemi yapılmayacağının beyan edildiği, bilirkişi hesap özetinde ödenmesi talep edilen alacakların talep tarihinde toplam miktarının 231.953,38TL olduğu, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi tarafından 17/04/2018 tarihinde icra dosyasına 233.726,91TL yatırıldığı, İcra İflas Kanununun 40. maddesi gereğince; bir ilamın nakzının icra muamelelerini olduğu yerde durduracağı hükmü de dikkate alındığında idarenin işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı, ancak Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı yönünden; Türkiye Cumhuriyeti’nin bir hukuk Devleti olması, Hukuk devleti ve Anayasanın 8. Maddesi hükmü gereğince idari makamların görevlerini yerine getirirken hukuka, kanunlara ve çağdaş hukukta evrensel olarak kabul görmüş ilkelere de uygun hareket etmek zorunda olması, Anayasa’nın 138.
ve İdari Yargılama Usulü Kanunun 28. Maddesi hükmü gereği idarelerin, bağımsız ve tarafsız mahkemeler tarafından verilmiş kararların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği, yargı kararlarının uygulanmasının “mahkemeye erişim hakkı” kapsamında değerlendiren ve Devletin bir kurumunun aleyhinde verilen nihai ve bağlayıcı mahkeme kararı ile ortaya konulan borcunu ekonomik kaynak yokluğunu ileri sürerek makul sürede ifa etmekten kaçınamayacağı, bunun adil yargılanma hakkının ihlali sonucunu doğuracağına yönelik Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Anayasa
Mahkemesinin yerleşik içtihatları, söz konusu yargı kararının gecikmeli yapılmasının hizmet kusuru olduğu ve Anayasa’nın 125. Maddesinde belirtilen “İdarenin, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı da ödemekle yükümlüdür.” hükmü gereğince; idare tarafından mahkeme kararının gereği gibi ifa edilmemesinin hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 22. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup, idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği anlaşılmıştır.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
23. 14/06/2012 tarih ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 17 inci maddesinin sekizinci fıkrasına göre Kamu Denetçiliği Kurumuna, dava açma süresi içinde yapılan başvuru, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurmakta olup, anılan Kanunun “Dava açma süresinin yeniden işlemeye başlaması” başlıklı 21 inci maddesinde, Kamu Denetçiliği Kurumunun inceleme ve araştırmasını, başvuru tarihinden itibaren altı ay içinde sonuçlandıramaması hâlinde durmuş olan dava açma süresinin kaldığı yerden işlemeye başlayacağı belirtilmiş; Kamu Denetçiliği Kurumu
Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 38 inci maddesinin dördüncü fıkrasında da Kurumun inceleme ve araştırmasını, şikâyet başvuru tarihinden itibaren, altı ay içinde sonuçlandıramaması halinde durumun gerekçesiyle birlikte şikâyetçiye tebliğ edileceği ve durmuş olan dava açma süresinin tebliğden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlayacağı belirtilmiştir. Bu kapsamda incelemenin altı ayda bitirilememe gerekçesi ve dava açma süresinin kaldığı yerden yeniden işlemeye başlayacağı hususu şikayetçiye 09/12/2019 tarihli ve sayılı yazı ile bildirilmiştir.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan dosya kapsamına göre, Başvuranın mahkeme kararının yerine getirilmesine ilişkin talebi hakkında GAZİANTEP
BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI tarafından gerekli ödemenin yapıldığı anlaşıldığından talebinin REDDİNE, Söz konusu mahkeme kararının yerine getirilmesine yönelik makul sürede işlem tesisi için
ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca,
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kısmen Tavsiye Kısmen Ret Kararının BAŞVURANA, BAŞVURAN VEKİLİNE, gereği için
ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANLIĞINA ve bilgi için GAZİANTEP BÜYÜKŞEHİR
BELEDİYE BAŞKANLIĞINA tebliğine; Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi