|
ÖZET: Başvuran, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na yönelik olarak, eksik mali haklarının ödenmesi, mahkeme kararının uygulanmaması nedeniyle soruşturma talebi ve ödeme belgelerinin kendisine iletilmesi konularında başvuruda bulunmuştur. Başvuran, 11.04.2022 tarihinde görevden alındığını, ardından mahkeme tarafından özlük ve mali haklarının ödenmesine karar verildiğini, ancak bu kararın tam olarak yerine getirilmediğini iddia etmektedir. İdare, başvuranın atama işlemlerinin ve hak kaybının yasal çerçevede değerlendirildiğini, mahkeme kararının gereği gibi uygulandığını belirtmiştir.
İdare, başvuranın 11.04.2022 tarihinden itibaren Araştırmacı olarak atandığını ve 05.05.2022 tarihinde göreve başladığını ifade etmiştir. Mahkeme kararı gereği başvuranın hak ettiği ödemelerin 21.04.2022 tarihinden itibaren yapılması gerektiği yönündeki talebi ise reddedilmiştir. Ancak, başvuranın talep ettiği ödeme belgelerinin Bilgi Edinme Hakkı kapsamında değerlendirilmesi için ilgili bakanlığa tavsiyede bulunulmuştur. Sonuç olarak, başvuranın geriye dönük ödemelerle ilgili talebi reddedilmiş, ancak bilgi edinme taleplerinin karşılanması için gerekli adımların atılması önerilmiştir. İlgili idarenin bu karar doğrultusunda işlem yapması için otuz gün süre verilmiştir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2024/11863-S.24.18031
BAŞVURU NO : 2024/8391
KARAR TARİHİ : 31.10.2024
KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI ,TCKN:
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Eksik kalan mali hakların ödenmesi, mahkeme kararını yerine getirmeyenler hakkında soruşturma açılması ve ödeme belgelerinin tarafına iletilmesi talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 08.07.2024
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran, Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürü iken hukuksuz ve kasıtlı şekilde 11.4.2022 tarihinde il müdürü görevinden alındığını, 21.4.2022 tarihinde ilişik kestiğini, İşkur emrinde araştırmacı olarak göreve başladığını, görevden alınmış olması nedeniyle Bakanlıkça ve Türkiye İş Kurumu
Genel Müdürlüğünce hakkında tesis ettikleri işlemin iptali için idari yargıya başvurduğunu, 3.İdare mahkemesi başkanlığı 11.3 2024 tarihinde oy birliği ile karar vererek işlemin iptaline ve mahrum bırakıldığı özlük ve mali haklarının ödenmesine karar verdiğini, ancak mahkeme kararının eksik uygulandığını Mahkeme karında yer alan özlük ve mali haklarının eksiksiz ödenmesi için 29.04.2024 tarihinde belgelerin onaylı suretlerinin tarafına gönderilmesini bilgi edinme kanunu gereği talep ettiğini, ancak belge ve cevap verilmediğini, idare tarafından Avukatlık vekalet ücretini ve Göreve iade atama onayını gecikmeli olarak yerine getirdiğini, Özlük ve mali haklarını ise iade etmediklerini atama işleminden sonra tekrar görevden alındığını, feragat dilekçesi vermek zorunda kaldığını, Özlük ve Mali haklarının başlangıç tarihinin 21.4.2022 olduğunu, idarenin 2023 Temmuz ayından Nisan 2024 tarihine kadar geçen süreler için çalışma yapıldığının gösterildiği, İl Müdürü iken zorunlu ve mevzuat gereğince katıldığı il istihdam toplantıları, il müdürü için tanınan temsil tören ağırlama giderleri ile 6 şubat depremi nedeniyle
11 il için kamu görevlilerine ödenen tazminat ve fazla çalışmalara ilişkin ödentilere yönelik belge talep
edip ödemeye esas belge oluşturmak amacıyla yapılmasına rağmen kendisine gönderilmediğini belirterek mahkeme kararı gereğince mahrum bırakıldığı özlük ve mali haklarının 21.4.2022 tarihinden ödemenin yapılacağı tarihe kadar geçecek süreler için ana para ve yasal faizi ile birlikte ödenmesini, mahkeme
/
kararının eksiksiz şekilde uygulanması ve bilinçli şekilde zamanında uygulamayanlar hakkında yasal işlemin yapılmasının sağlanmasını, ilgili idareden talep ettiği onaylı belgelerin eksiksiz şekilde tarafına gönderilmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzun bilgi belge isteme yazısına istinaden 07/08/2024 tarihli ve E- – sayılı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından gönderilen cevabi yazı ve eklerinde özetle;
2.1.Başvuranın Bakanlığı bünyesinde Muhasebe Müdürü kadrosunda iken 12.08.2011 tarihli dilekçesiyle Kuruma naklen atanma istemiyle başvuruda bulunduğu, 15.08.2011 tarihli yazıyla naklen atanması düşünüldüğünden Bakanlığından muvafakatinin verilmesi istenildiği, Bakanlığının 26.09.2011 tarihli sayılı yazısıyla adı geçenin naklen atanmasında bir sakınca bulunmadığından muvafakatinin verildiği,. Bakanlığımızın 08.02.2012 tarihli ve sayılı Oluru ile
İl Müdürlüğümüzde boş bulunan 1. dereceli İl Müdürü kadrosuna atandığı, anılan İl
Müdürlüğünde 05.03.2012 tarihinde görevine başladığı,
2.2. daha sonra adı geçen Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürü iken Bakanlık Makamının 11.04.2022 tarihli ve sayılı Oluru ile İl Müdürlüğünde 703 sayılı KHK’nın Geçici 1. maddesinin 4.
fıkrası gereği (mülga 375 sayılı KHK’nın ek 18. maddesi kapsamında) ihdas edilmiş sayılan 1. dereceli
Araştırmacı kadrosuna, 657 sayılı kanunun 43 ve 76’ncı maddeleri, 3 nolu Cumhurbaşkanlığı
Kararnamesi‘nin 2’nci maddesi ile Bakanlığın İmza Yetkileri Yönergesinin 11’inci maddesi gereğince atandığı, ilgilinin 05.05.2022 tarihi itibariyle İl Müdürlüğünde görevine başladığı,
2.3. ilgili hakkında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Müfettişlerince soruşturma yürütülmüş olup
09.05.2018 tarihli ve – / / – sayılı Soruşturma Raporu 22.04.2022 tarihli ve sayılı
yazı ile Kuruma iletildiği, anılan raporda belirtilen birçok hususun yanında adı geçenin bilerek ve isteyerek, gerçeğe aykırı belgelere dayanarak işlem yaparak ve bunlara onay vererek 8 ay boyunca Devletin … TL
‘sinin yersiz yere harcanmasına sebep olduğunun sabit olduğunun belirtildiği, bu durumun İl Müdürlüğü göreviyle bağdaşmadığının ifade edildiği, sonuç itibariyle adı geçenin gerek İl Müdürlüğünde huzur ve sükunu bozan davranışları alışkanlık edindiği, gerek kendisinin gerek üçüncü şahısların haksız yararını hedef tutan keyfi tutum ve davranışların İl Müdürlüğü göreviyle bağdaşmadığı gibi nedenlerle kamu yararı ve hizmetin gereği olarak İl Müdürlüğü görevinden alındığı,
2.4. ayrıca, adı geçen hakkında 17. Asliye Ceza Mahkemesinin E. / nolu dosyada
TCK’nın 235. maddesi gereği İhaleye Fesat Karıştırma suçu isnadı ile dava açıldığı, soruşturma raporu 22/04/2022 tarihli yazıyla Genel Müdürlüğe intikal etse de soruşturmayı Bakanlık yürüttüğü için Bakanlık
Makamınca; adı geçenin yukarıda izah edilen adli ve idari soruşturmaları Araştırmacı (6639) kadrosuna atanırken bilindiği,
2.5.657 sayılı kanunun 3. maddesinde “Kariyer” ve “Liyakat” ilkesi tanımlanmış, anılan tanımda Devletin
kamu hizmetlerine girmeyi, sınıflar içerisinde ilerleme ve yükselmeyi, görevin sona erdirilmesini liyakat
/
sistemine dayandırmak ve bu sistemi eşit olarak uygulayarak memurları bir güvenliğe sahip kılmak olduğu, takdir yetkisinin sınırları dâhilinde idarelere nitelikleri eşit düzeyde bulunan personel arasından belli bir kadroya atama yapma serbestisinin bulunması amaçlandığı, aksinin kabulü halinde, göreve atamaya ilişkin olarak herhangi bir değerlendirme yapamayan veya bir makamda bulunan kamu görevlisini kendisi istemediği, emekliye ayrılmadığı, bir üst veya başka göreve geçmediği sürece görevden alamayan bir idarenin etkinliğinin olmadığı, hizmetlerin daha aktif ve verimli yürütülmesinin de sağlanmasının imkânı bulunmadığı gibi; dinamik, donanımlı, aktif personelinde değerlendirilmesine fırsat verilmesinin önünü de açamayacağı, bunun da hem personelin motivasyonunun düşmesine hem de hizmetlerin aktif ve verimli yürütülmemesine etkisinin olacağı,
2.6. Nitekim Anayasa Mahkemesinin E.2015/61 K.2016/172 sayılı 6639 sayılı kanunun iptal isteminin incelendiği kararında da “122. İdarenin, yönetici kadro veya pozisyonlarına atadığı kişileri meslek hayatları boyunca bu kadrolarda çalıştırma gibi bir zorunluluğu bulunmamaktadır. Bu nedenle, yönetici kadro veya pozisyonlarına atanan kişiler yönünden bulunduğu statülerden doğan, tahakkuk etmiş ve kendileri yönünden kesinleşmiş ve kişisel alacak niteliğine dönüşmüş haklardan yahut bu durumunun devam edeceği yönündeki haklı beklentiden söz edilemez. Dolayısıyla, yönetici kadro veya pozisyonunda görev yapmakta iken görev süresi dolan veya görevden alınan kamu görevlilerinin atanacakları kadroları belirleyen dava konusu kuralın kazanılmış hak veya genel olarak hukuk güvenliği ilkesini ihlal eden bir yönü bulunmamaktadır.” görüşünü belirterek anılan kanun Anayasa’nın 2., 36., 125. ve 128’inci maddelerine aykırı olmadığı belirtilmiştir. 657 sayılı Kanunun 76’ncı maddesi ise “Kurumlar, görev ve unvan eşitliği gözetmeden kazanılmış hak aylık dereceleriyle memurları bulundukları kadro derecelerine eşit veya 68.
maddedeki esaslar çerçevesinde daha üst, kurum içinde aynı veya başka yerlerdeki diğer kadrolara naklen atayabilirler.” hükmüne amir bulunduğu, bu sebeple adı geçen anılan madde hükümleri çerçevesinde makamın takdirleri ile hak kaybına uğramadan ihdas edilmiş sayılan Araştırmacı kadrosuna atandığı,
2.7. Söz konusu atamanın iptali ve yoksun kaldığı parasal haklarının ödenmesi istemiyle 3. İdare
Mahkemesinin / Esasına kayden açılan dava devam ederken adı geçenin
Üniversitesi Rektörlüğü emrine naklen atanmak istediği, Anılan Rektörlükçe 17.04.2023 tarihli ve sayılı yazı ile ilgilinin muvafakatı istenildiği, 15.05.2023 tarihli ve sayılı yazımız ile adı geçenin görevinden ayrılmasında sakınca görülmediğinin anılan Rektörlüğe bildirildiği, 03.07.2023 tarihinde Kurumdaki görevinden ayrılarak 11.07.2023 tarihinde
Üniversitesi Rektörlüğündeki görevine başladığı,
2.8. Anılan mahkeme tarafından yapılan yargılama sonucunda verilen 11.03.2024 tarihli ve / Karar sayılı “dava konusu işlemin iptaline, davacının dava konusu işlem nedeniyle mahrum kaldığı özlük ve parasal haklarının iadesi isteminin kabulüne, dava konusu işlem nedeniyle davacının mahrum kaldığı parasal haklarının davalı idarece hesaplanarak davacıya ödenmesine” dair karar verildiği, Kuruma
21.03.2024 tarihinde e-tebligat yolu ile tebliğ edildiği, Anılan mahkeme kararının uygulanmasını teminen,
İYUK’nun 28’inci maddesi gereğince Kuruma tebliğinden başlayarak otuz günlük süre içerisinde, adı geçenin atamasının tesis edilmesi için muvafakatı 19.04.2024 tarihli ve sayılı yazımız ile
Üniversitesi Rektörlüğünden istenmiş olup anılan Rektörlükten alınan
15.05.2024 tarihli ve sayılı cevabı yazıda ilgilinin muvafakatının verildiği bildirildiği,
ilgilinin, verilen muvafakatına istinaden Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğüne İl Müdürü olarak
ataması Bakanlık Makamının 27.05.2024 tarihli ve sayılı Oluru ile uygun görüldüğü, 28.05.2024 tarihli sayılı yazımız ile anılan Rektörlüğe ilgilinin atamasının yapıldığı ve mahkeme kararının yerine getirildiği, başvuranın 11.06.2024 tarihli dilekçesinde Çalışma ve İş Kurumu İl
Müdürlüğüne İl Müdürü olarak atanmasına ilişkin hakkından feragat ettiğini, atama onayı ve mahkeme kararı gereğince İl Müdürü olarak ilişik kestiği 21.04.2022 tarihinden itibaren mahkeme kararı ile atama onayında belirtilen özlük ve mali haklarının bugüne kadar hesaplanarak faiziyle birlikte tarafına ödenmesini talep etmesi üzerine Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğüne İl Müdürü olarak atanmasına ilişkin işlemin iptali Bakanlık Makamının 25.06.2024 tarih ve sayılı Oluru uygun görüldüğü, atama iptali 25.06.2024 tarihli ve sayılı yazı ile anılan Rektörlüğe ve 25.06.2024 tarih ve sayılı yazı ile anılan İl Müdürlüğüne bildirildiği,.
2.9. 375 sayılı KHK’nın ek 18 maddesinin (ç) fıkrası gereğince araştırmacı kadrosuna atananlardan yönetici kadro veya pozisyonlarında kesintisiz olarak en az iki yıl fiilen görev yapmış olanların mali hakları, atandıkları söz konusu kadro veya pozisyonlarda bulunmaları kaydıyla, atandıkları tarihi takip eden ay başından itibaren ikinci yılın sonuna kadar fiili çalışmaya bağlı ödemeler hariç olarak verilmeye devam edileceğinin düzenlendiği, benzer bir konudaki davada verilen kararın nasıl ifa edileceğine ilişkin Hukuk
Müşavirliği tarafından verilen mütalaada; iptal edilen idari işlemin tarihi ile naklen atanma tarihine kadar geçen süre bakımından mahkeme kararı gereği atanması yapılmış gibi işlem tesis edilmesi ve davacının müktesep ve sübjektif hakları bakımından gerekli işlemlerin yapılması gerektiğinin belirtildiği,
2.10. Nitekim Danıştay 3. Dairesinin 09.03.1978 tarih ve 1978/151-E, 1978/199-K sayılı kararında ”…
ancak, verilmiş bulunan iptal kararının da davacının isteği ile emekliye ayrıldığı veya başka bir göreve atandığı tarihe kadar ki müktesep ve subjektif haklarına ilişkin kısımlarının uygulanması zorunludur…” şeklinde kararın bulunduğu, bu nedenle adı geçenin Kurumumuzda Araştırmacı olarak görev yapmış olduğu 05.05.2022-11.07.2023 tarihleri arasında ilgiliye İl Müdürü maaşı ödendiği, mali ve sosyal hakları verilmiş olduğundan adı geçenin herhangi bir mağduriyeti bulunmadığı, dava konusu işlem nedeniyle mahrum kaldığı fark alacağın olmadığı anlaşıldığı, hususları ifade edilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın;
3.1. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”
4. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrası; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”
5. İdari Yargılama Usulü Kanununun “kararların sonuçları” başlıklı 28 inci maddesinde; “Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur.
Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez. Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemeleri kararlarına göre işlem tesis edilmeyen veya eylemde bulunulmayan hallerde idare aleyhine Danıştay ve ilgili idari mahkemede maddi ve manevi tazminat davası açılabilir. Mahkeme kararlarının süresi içinde kamu görevlilerince yerine getirilmemesi hâlinde tazminat davası ancak ilgili idare aleyhine açılabilir.”
6. Bilgi Edinme Hakkı Kanununun
6.1.“Bilgi verme yükümlülüğü” başlıklı 5 inci maddesinde “Kurum ve kuruluşlar, bu Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doğru sonuçlandırmak üzere, gerekli idarî ve teknik tedbirleri almakla yükümlüdürler.
Bu Kanun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren diğer kanunların bu Kanuna aykırı hükümleri uygulanmaz.”
6.2. “Başvuruların cevaplandırılması” başlıklı12 inci maddesinde “Kurum ve kuruluşlar, bilgi edinme başvurularıyla ilgili cevaplarını yazılı olarak veya elektronik ortamda başvuru sahibine bildirirler.
Başvurunun reddedilmesi hâlinde bu kararın gerekçesi ve buna karşı başvuru yolları belirtilir.” 7. “Görev yeri değiştirilen memurların aylıkları” başlıklı 169 uncu maddesinde “Bulundukları yerden başka yerlerdeki görevlere nakledilen ve 62 nci maddede belirtilen süre içinde yeni görevlerinde işe başlayan memurlarla, yer değiştirme suretiyle başka kurumlara atanan memurların aylıkları, işe başladıkları tarihi takip eden aybaşından itibaren yeni görev yerinde ödenir. Eski görev yerinde alınan aylıklar için kurumlar arasında herhangi bir hesaplaşma yapılmaz.” hükümlerini amirdir.
IV. KAMU DENETÇİSİ SN. SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ
8. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; Başvuranın iddiaları, İdarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan
Kısmen Tavsiye Kısmen Ret Karar Önerisi Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
9. Başvuran, mahkeme kararı gereği 21.04.2022 tarihinden itibaren ödeme yapılmasını, bilinçli bir şekilde mahkeme kararını uygulamayanlar hakkında işlem yapılmasını ve idareden talep ettiği ödeme belgelerinin gönderilmesini talep etmektedir.
10. İdarenin verdiği cevap incelenmiş olup, başvuranın 11.04.2022 tarihinde İl Müdürlüğünde
Araştırmacı görevine atandığı, 05.05.2022 tarihinde de göreve başladığı, başvuranın İl Müdürlüğünden alınmasına ilişkin işleme karşı iptal davası açtığı ilgili iptal kararının 21.03.2024 tarihinde tebliğ edildiği, yargılama devam ederken başvuranın Üniversitesine geçmesi nedeniyle 19.04.2024 tarihinde yani mahkeme kararının uygulanması için tanınan 30 günlük süre dolmadan
İl Müdürlüğü için atanması amacıyla muvafakatin istendiği anlaşılmıştır. Mahkeme kararının gecikmeksizin yerine getirildiği değerlendirilmiştir.
11. Başvuran hak ettiği ödemelerin 21.04.2022 tarihinden itibaren başladığını iddia etse de 11.04.2024 tarihinde İl Müdürü olarak atamasının yapıldığı, 05.05.2022 tarihinde ise göreve başladığı anlaşılmış olup, İlinden İline görevlendirilen başvuranın aylığın ödenmesinde 657 sayılı Devlet Memurları
Kanunun 169 uncu maddesi gereği göreve başlama tarihinin esas alınacağı, bu nedenle 05.05.2022 tarihinden itibaren başvuranın kendi rızası ile Üniversitedeki göreve başladığı 11.07.2023 tarihine kadarki sürede fiili çalışmayı gerektiren işler hariç ödemenin yapılması gerektiği değerlendirilmiştir.
12. Mahkeme tarafından ilgili atama işleminin daha önceden iptal edilmiş olması akabinde idare tarafından mahkeme kararına uyarak ilgilinin atamasının iptal edilmesi ve sonradan ortaya çıkan nedenlerden dolayı takdir yetkisini tekrar ilgiliyi görevden almak yönünde kullanmasında mahkeme kararına aykırılık olmayacağı gibi aksi düşünüldüğünde idareyi takdir yetkisini kullanamaz, pasif ve neticede hizmet verme noktasında işlevsiz bırakılacağı değerlendirilmiştir. Bu nedenle idare tarafından söz konusu mahkeme kararlarını yerine getirildiği açık olduğundan hizmet kusurunun varlığından bahsedilemeyecek olup, ilgililer hakkında soruşturma açılmasını gerektirecek herhangi bir sebep olmadığı kanaatine varılmıştır.
13. Başvuranın ödemeye ilişkin belgelerin tarafına verilmesi talebine ilişkin olarak da Bilgi Edinme Hakkı
Kanunun ilgili maddesine göre istisna kapsamına girmeyen ödeme bilgilerinin başvurana verilmesi gerektiği değerlendirilmiştir.
14. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; İdare tarafından mahkeme kararlarının yerine getirildiği, bu nedenle herhangi bir hizmet kusuru bulunmadığı, geriye dönük mali ödemeyi mahkeme kararına uygun olarak yaptığı anlaşılmış olup bu hususlarda mevzuata aykırılık saptanmadığı, ancak ödeme bilgilerinin başvurana kanunen bildirilmesi gerektiği değerlendirilmiştir.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
15. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmede, söz konusu ilkelere aykırılık saptanamamıştır.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
16. 6328 sayılı Kanun’un 21’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca başvurunun Kurumumuz tarafından reddedilmesi hâlinde, durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır. 21’inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca ise tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır. Buna göre, ilgili idarenin eylem ve işlemlerine karşı (varsa)
dava açma süresinden arta kalan sürede İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre,
Başvuranın, geriye dönük ödemenin 21.04.2022 tarihinden itibaren yapılması ve ilgililer hakkında soruşturma açılması yönündeki talebinin REDDİNE, Başvuranın talep ettiği ödeme belgelerinin Bilgi Edinme Hakkı kapsamında değerlendirilmesi için
ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kanunun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, ilgili idare tarafından bu karar üzerine
tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğu,
Kararın BAŞVURANA ve ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAKANLIĞINA tebliğine,
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi