TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2021/5029-S.21.8171

BAŞVURU NO : 2020/98552

KARAR TARİHİ : 29/03/2021

TAVSİYE KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : HAKKARİ BELEDİYE BAŞKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın, mahkeme kararının uygulanması talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 15/10/2020

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza vekili aracılığıyla şikayet başvurusunda bulunan (T.C

Kimlik No: ) özetle; Hakkari Asliye Hukuk Mahkemesi’nin Esas sayılı, karar sayılı ilamı neticesinde tazminat ödemesine karar verildiğini, söz konusu kararın kesinleştiğini, Hakkari İcra Müdürlüğü’nün sayılı dosyası ile takibe konulduğunu, fakat bugüne kadar idare tarafından herhangi bir ödemenin yapılmadığını belirterek; icra dosya borcunun ödenerek mağduriyetinin giderilmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzun 27/10/2020 tarih ve S sayılı yazısı ile şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Hakkari Belediye Başkanlığından bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur. Hakkari Belediye Başkanlığı Hukuk İşleri Müdürlüğü tarafından gönderilen 20/11/2020 tarih, sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle;

2.1 Hakkari Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 26.05.2016 tarih ve Esas Karar

sayılı kararının 06/04/2019 tarihinde tebliğ edildiği, Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 04/04/2019 tarih ve Esas Karar Sayılı Onama kararı ile kesinleştiği,

2.2 Mahkeme kararının yerine getirilmesi hususunda şikayetçi tarafından Hakkari İcra

Müdürlüğü’nün Esas Sayılı dosyası ile 22/10/2019 tarihinde ilamlı icra takibi ile işlem başlatıldığı,

2.3 Başvuran tarafından Hakkari Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 26/05/2016 tarih ve

Esas – Karar sayılı kararı ile Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 04/04/2019 tarih ve

Esas- Karar Sayılı Onama kararına konu Hakkari İli, Merkez İlçesi, Mahallesi, ada parsel numaralı taşınmazın Atıksu Arıtma Tesisi yapılması amacıyla kamulaştırıldığı, Hakkari Belediyesi’nin 14/08/2014 tarihli ve sayılı encümen kararıyla vazgeçme kararı aldığı, 2942 Sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 21. maddesinde idarenin kamulaştırmadan tek taraflı olarak kısmen veya tamamen vazgeçebileceği,

2.4 Mahkeme dosyası ile yine mahkemenin Esas, Esas,

Esas, Esas, Esas, Esas, Esas, 1 Esas, Esas, sayılı dava dosyalarının bu dava dosyası ile birleştirmelerine karar verilmiş olduğu, aynı parselde hissedar olan maliklerden biri tarafından kamulaştırma bedelinin ödenmesi talebiyle açılan davanın yargılamasının devam ettiği,

2.5 Hakkari Belediyesinin şikayete konu kamulaştırma işleminden Hakkari Belediyesi’nin

14/08/2014 tarihli ve sayılı encümen kararıyla vazgeçme kararı aldığı, hissedar olan maliklerden biri tarafından kamulaştırma bedelinin ödenmesi talebiyle açılan davada verilecek kararın taşınmazın tamamı ile ilgili sonuçlar doğuracağı öngörüldüğünden Hakkari Asliye

Hukuk Mahkemesinde açılan 01/03/2018 tarih Esas – Karar sayılı kararın sonucunun beklenildiği,

2.6 Hakkari Belediyesinin içerisinde bulunduğu bu ekonomik darboğaz içerisinde başvurana

tazminat ödenmesinin sonucu beklenilen yargılamada verilecek lehe bir karar durumunda ödenen meblağın iade alınmasının günümüz ekonomik koşullarında zor olduğu belirtilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın “Cumhuriyetin nitelikleri” başlıklı 2.maddesinde; “Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir”,

3.1 “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesinde; “Herkes, meşrû vasıta ve yollardan

faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz”,

3.2 “Temel hak ve hürriyetlerin korunması” başlıklı 40. maddesinde; “ Anayasa ile

tanınmış hak ve hürriyetleri ihlal edilen herkes, yetkili makama geciktirilmeden başvurma imkanının sağlanmasını isteme hakkına sahiptir. Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır. Kişinin, Resmî görevliler tarafından vaki haksız işlemler sonucu uğradığı zarar da, kanuna göre, Devletçe tazmin edilir. Devletin sorumlu olan ilgili görevliye rücu hakkı saklıdır.”,

3.3 ”Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74. maddesinin

üçüncü ve dördüncü fıkrasında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu

Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”,

3.4 “Yargı yolu” kenar başlıklı 125. maddesinde; “…İdare, kendi eylem ve işlemlerinden

doğan zararı ödemekle yükümlüdür.”, 3.5. “Mahkemelerin Bağımsızlığı” başlıklı 138. maddesinin son fıkrasında; “Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez.”, 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesine göre; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir. …”, Düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ

5. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; hazırlanan “Tavsiye Karar Önerisi” Kamu

Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 6. Başvuran, 1 numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen başvurusunda mahkeme kararının yerine getirilerek mağduriyetin giderilmesini talep etmektedir.

7. Somut olayda; idare tarafından gönderilen bilgi ve belgelerin incelenmesinde;

7.1 Hakkari İli, Merkez İlçesi, Mahallesi, ada parsel numaralı taşınmazın Atıksu

Arıtma Tesisi yapılması amacıyla kamulaştırılarak tapuya kayıt edildiği,

7.2 Kamulaştırma bedelinin ödenmemesi üzerine dava açıldığı ve Hakkari Asliye Hukuk

Mahkemesinin E, K sayılı kararı ile kesinleşen kamulaştırma işlemi uyarınca davacıya beyan edilen kamulaştırma bedelinin ödenmesine karar verildiği, söz konusu kararın

Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 04/04/2019 tarih ve Esas Karar Sayılı

Onama kararı ile kesinleştiği,

7.3 Alacağın tahsili amacıyla Hakkari İcra Müdürlüğü’nün Esas Sayılı dosyası ile

22/10/2019 tarihinde ilamlı icra takibi başlatıldığı,

7.4 İdare tarafından, söz konusu alacağın, şikayete konu kamulaştırma işleminden Hakkari

Belediyesi’nin 14/08/2014 tarihli ve sayılı encümen kararıyla vazgeçme kararı alındığı, parselde hissedar olan maliklerden bir diğeri tarafından kamulaştırma bedelinin ödenmesi talebiyle açılan davanın yargılamasının devam ettiği ve ödenek bulunmadığı gerekçesiyle icra dosyasına ödemenin yapılamadığı anlaşılmıştır.

8. “Hukuk devleti; insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, hukuki güvenliği sağlayan, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve kanunlarla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlettir.” (Anayasa Mahkemesi E.2013/44, K.2013/59, Resmi Gazete

Tarihi: 02/05/2013)

9. İdare eylem ve işlemlerinde kanunun çizdiği sınırlar içerisinde kalmak zorundadır.

Anayasanın 8. maddesinde bu husus yürütme yetkisi ve görevi Anayasa ve Kanunlara uygun olarak kullanılır ve yerine getirilir denilerek ifade edilmiştir. (Kemal GözlerGürsel Kaplan İdare Hukukuna Giriş Ekin Basın Yayın Dağıtım Ağustos 2017, s.28)

10. Yasama ve yürütme organları ile idareler, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bağımsız ve tarafsız mahkemeler tarafından verilmiş kararlar hiçbir suretle değiştirilemeyeceği gibi idareler bu kararların yerine getirilmesini de geciktiremez.

11. Kanun koyucu, Anayasa’nın 138. ve İdari Yargılama Usulü Kanunun 28. maddesi ile yargı kararlarının ne olursa olsun uygulanmamasından idareyi sorumlu tutmuş ve idarenin yargı kararlarını uygulaması hususunda idareye anayasal ve kanuni bir zorunluluk yüklenmiştir.

Dolayısı ile idarenin kararı uygulama yükümlülüğü devam ettikçe, yargı kararının uygulanmamasından doğan sorumluluğu da devam edecektir. (Bkz: 2017/5018 Başvuru

Numaralı ve 24/10/2017 tarihli Tavsiye Kararı)

12. Başvurucuların, Mahkeme ilamına dayalı icra takibine rağmen hükmedilen bedellerin ödenmediği, kamu mallarının haciz edilemezliğine dayalı kanun hükümlerine dayanarak ödemeden kaçınıldığından bahisle, mülkiyet ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini ileri sürdükleri davada Anayasa Mahkemesi; “mahkemeye erişim hakkının adil yargılanma hakkının unsurlarından biri olduğu ve bir uyuşmazlığı mahkeme önüne götürme, mahkemece verilen kararın uygulanmasını isteme haklarını da kapsadığı” ifade ederek yargı kararlarının uygulanmasını “mahkemeye erişim hakkı” kapsamında değerlendirmiş, ayrıca Devletin bir kurumunun aleyhinde verilen nihai ve bağlayıcı mahkeme kararı ile ortaya konulan borcunu ekonomik kaynak yokluğunu ileri sürerek makul sürede ifa etmekten kaçınamayacağı,

bunun adil yargılanma hakkının ihlali sonucunu doğuracağını açıkça ifade etmiştir. (bkz:

Anayasa Mahkemesi’nin 03/04/2014 tarih ve 2013/711 sayılı Bireysel Başvuru Kararı)

13. Hizmet kusuru; idarenin yürüttüğü bir hizmetin kurulmasında, düzenlenmesinde ve işleyişindeki bozukluk ve aksaklık olup, asli ve birinci derecede bir sorumluluk nedenidir.

Hizmet kusurunun bulunması durumunda idareyi sorumlu tutmak için başkaca bir neden aramaya gerek yoktur. Hizmet kusuru uygulamada 3 şekilde karşımıza çıkmaktadır.

Bunlardan hizmetin kötü işlemesi; hizmetin beklenen özen, dikkat ve kalitede yapılmaması, hizmetin gereği gibi yürütülmemesidir. Dolayısı ile idarenin konuyla ilgili hukuk kurallarına, oturmuş makul uygulamalara uymaması veya hizmetin gereklerini nesnel ölçüler içinde gözetmemesi, hizmeti beklenen dikkat ve özeni göstermeden yapması, hizmet personeli üzerinde nezaret ve denetlemenin gereğince yapılmamış olması durumlarında hizmetin kötü işlediği ve hizmet kusuru esasına göre de idarenin sorumlu olduğu kabul edilmektedir. (Zehra Odyakmaz, Ümit Kaymak, İsmail Ercan, “Anayasa

Hukuku- İdare Hukuku”, On İki Levha Yayıncılık, 15. Baskı, İstanbul, Ağustos 2012, s. 412417)

14. Başvuranın iddiaları, idarenin konuyla ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat, yargı kararları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Türkiye Cumhuriyeti’nin bir hukuk Devleti olması, Hukuk devleti ve Anayasanın 8. Maddesi hükmü gereğince idari makamların görevlerini yerine getirirken hukuka, kanunlara ve çağdaş hukukta evrensel olarak kabul görmüş ilkelere de uygun hareket etmek zorunda olması, Anayasa’nın 138. ve İdari

Yargılama Usulü Kanunun 28. Maddesi hükmü gereği idarelerin, bağımsız ve tarafsız mahkemeler tarafından verilmiş kararların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği, yargı kararlarının uygulanmasının “mahkemeye erişim hakkı” kapsamında değerlendiren ve Devletin bir kurumunun aleyhinde verilen nihai ve bağlayıcı mahkeme kararı ile ortaya konulan borcunu ekonomik kaynak yokluğunu ileri sürerek makul sürede ifa etmekten kaçınamayacağı, bunun adil yargılanma hakkının ihlali sonucunu doğuracağına yönelik Avrupa İnsan Hakları

Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesinin yerleşik içtihatları, söz konusu yargı kararının gereğinin gecikmeli yapılmasının hizmet kusuru olduğu ve Anayasa’nın 125. Maddesinde belirtilen “İdarenin, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı da ödemekle yükümlüdür.” hükmü gereğince; idare tarafından mahkeme kararının gereği gibi ifa edilmemesinin hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığı kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 15. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup, idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği anlaşılmıştır.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

16. 14/06/2012 tarih ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 17’nci maddesinin sekizinci fıkrasına göre Kamu Denetçiliği Kurumuna, dava açma süresi içinde yapılan başvuru, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurmakta olup, anılan Kanunun “Dava açma süresinin yeniden işlemeye başlaması” başlıklı 21’inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, ilgili idarece tavsiye kararı üzerine 30 gün içerisinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise durmuş olan dava açma süresinden arta kalan sürede Hakkari İdare

Mahkemesine yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre, BAŞVURUNUN KABULÜ ile; Söz konusu mahkeme kararının yerine getirilmesine yönelik makul sürede işlem tesisi için

HAKKARİ BELEDİYE BAŞKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASI,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası

uyarınca Hakkari Belediye Başkanlığı tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Tavsiye Kararının BAŞVURANA ve HAKKARİ BELEDİYE BAŞKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi