|
ÖZET: Başvuru, Kocaeli Defterdarlığı’na yönelik mahkeme kararının uygulanması talebine ilişkindir. Başvuran, 28 Aralık 2022 tarihinde yaptığı başvuruda, Kocaeli 1. İdare Mahkemesi’nin 23 Şubat 2021 tarihli kararına ve İstanbul Bölge İdare Mahkemesi’nin 5 Ocak 2022 tarihli kesinleşmiş kararına dayanarak, Hazine ve Maliye Bakanlığı’ndan alacaklı olduğunu belirtmiştir. Ancak, ilgili alacak için icra takibi başlatılmasına rağmen, ödemelerin yapılmadığını ve bu durumun nedenine dair bilgi alamadığını ifade etmiştir.
Kocaeli Defterdarlığı, başvuranın durumuna ilişkin yaptığı açıklamada, icra emrinin yerine getirilmesi sürecinde başvuran hakkında bir ceza davası açıldığını ve bu nedenle ödeme yapılmasının uygun görülmediğini belirtmiştir. Anayasa’nın 138. maddesi gereğince, idarelerin mahkeme kararlarına uyması gerektiği vurgulanmış, ayrıca 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’na göre, idarenin mahkeme kararlarını gecikmeksizin yerine getirmesi gerektiği ifade edilmiştir. Sonuç olarak, Kamu Denetçiliği Kurumu, Kocaeli Defterdarlığı’na, mahkeme kararının uygulanması için tavsiyede bulunmuş ve bu işlemin 30 gün içinde bildirilmesini zorunlu kılmıştır. Bu karar, başvuran ve Kocaeli Defterdarlığı’na tebliğ edilmiştir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2023/6568-S.23.10843
BAŞVURU NO : 2022/19406
KARAR TARİHİ : 30/05/2023
TAVSİYE KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : KOCAELİ DEFTERDARLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Mahkeme kararının uygulanması talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 28/12/2022
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran Kurumumuza iletmiş olduğu 28.12.2022 tarihli başvurusunda özetle; (a) Kocaeli 1. İdare Mahkemesinin 23.02.2021 tarihli ve E: / , K: / sayılı ilamı ile karara bağlanan, İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 7. İdare Dava Dairesinin 05.01.2022 tarihli E: / ve
K: / sayılı kararı ile kesinleşen uyuşmazlık sonucu Kocaeli Defterdarlığı (İl KHK Bürosu) ile
Hazine ve Maliye Bakanlığından ilam alacağı olduğunu, (b) Söz konusu alacağa ilişkin olarak Kocaeli İcra Müdürlüğünün / esas sayılı dosyası kapsamında ilgili İdare aleyhine icra emri gönderildiğini ve bakiye borç muhtırası düzenlendiğini, (c) Buna karşın ilam alacağının tarafına ödenmediğini ve neden ödenmediğine ilişkin bir bilgi alamadığını, Belirtmiş ve mağduriyetinin giderilmesini talep etmiştir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Başvurunun ön inceleme şartlarını taşıdığının tespiti üzerine inceleme ve araştırma aşamasına geçilmiştir. Bu kapsamda Kocaeli Defterdarlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığından, başvuru konusu kapsamında yürütülen iş ve işlemlere ilişkin açıklamaları ile bunlara ait bilgi ve belgeleri Kurumumuza iletmesi istenmiştir.
3. Kocaeli Defterdarlığının söz konusu bilgi ve belge talebine istinaden Kurumumuza gönderdiği
03.02.2023 tarihli ve – – sayılı cevap yazısında özetle;
(a) İcra emrinin yerine getirilmesine ilişkin olarak Cumhuriyet Başsavcılığı ile yapılan yazışma sonucu başvuran hakkında Kocaeli 6.Ağır Ceza Mahkemesinde dava açıldığının tespit edildiği, (b) Kocaeli 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.11.2018 tarih ve E: / , K: / sayılı kararı ile başvuran hakkında üzerine atılı Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçunu işlediği sabit görülerek hapis cezasına hükmedildiği ve CMK 231/5 maddesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılması ile 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği, (c) 15.04.2022 tarihinde yürürlüğe giren 7394 sayılı Kanun’un 35’inci maddesi ile 7091 sayılı
Kanun’un 5’inci maddesinde bazı değişikliklerin yapıldığı ve bu kapsamda ilgili maddeye dokuzuncu fıkranın eklendiği; söz konusu fıkra hükmü de gözetilerek 5 yıllık denetimli serbestlik süresi devam eden başvurana icra dosyasındaki tutarın ödenmesinin uygun görülmediği, İfade edilmiştir.
4. Kocaeli Valiliği Defterdarlık Muhakemat Müdürlüğü tarafından bilgi ve belge talebine istinaden
Kurumumuza gönderilen 21.03.2023 tarihli ve – – sayılı cevap yazısı ile Kocaeli 1. İdare Mahkemesinde görülen dava sürecine ilişkin açıklamalar ve ilgili belgeler iletilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
5. Anayasa’nın 74’üncü maddesi ile 138’inci maddesinin ilgili hükümleri uyarınca:
VII. Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı
Madde 74 –[…]
Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler. […]
Mahkemelerin bağımsızlığı
Madde 138 – […] Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez.
6. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5’inci maddesinin birinci
fıkrası uyarınca:
Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.
7. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Kararların sonuçları” başlıklı 28’inci maddesinin birinci
ve ikinci fıkraları uyarınca:
1. Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez. […] 2. Konusu belli bir miktar paranın ödenmesini gerektiren davalarda hükmedilen miktar ile her türlü davalarda hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama giderleri, davacının veya vekilinin davalı idareye yazılı şekilde bildireceği banka hesap numarasına, bu bildirim tarihinden itibaren, birinci fıkrada
belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde yatırılır. Birinci fıkrada belirtilen süreler içinde ödeme yapılmaması halinde, genel hükümler dairesinde infaz ve icra olunur.
8. 7091 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınması Gereken Tedbirler Hakkında Kanun Hükmünde
Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun’un “Devir işlemlerine ilişkin tedbirler” başlıklı 5’inci
maddesinin ilgili hükümleri uyarınca:
MADDE 5- (1) 20/7/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan Kanun Hükmünde Kararnameler gereğince kapatılan ve Vakıflar Genel Müdürlüğüne veya Hazineye devredilen kurum, kuruluş, özel radyo ve televizyonlar, gazete, dergi, yayınevi ve dağıtım kanallarının her türlü taşınır, taşınmaz, malvarlığı, alacak ve hakları ile belge ve evraklarının (devralınan varlık); her türlü tespit işlemini yapmaya, kapsamını belirlemeye, idare etmeye, avans dahil her türlü alacak, senet, çek ve diğer kıymetli evraka ilişkin olarak dava ve icra takibi ile diğer her türlü işlemi yapmaya, devralınan varlıklarla ilgili olup kanaat getirici defter, kayıt ve belgelerle tevsik edilen borç ve yükümlülükleri tespite ve hiçbir şekilde devralınan varlıkların değerini geçmemesi, ek mali külfet getirmemesi, asıl borçlu ve diğer kefiller hakkında kesin aciz vesikası bulunan haller hariç olmak üzere kefaletten doğmaması ve Fethullahçı
Terör Örgütü (FETÖ/PDY)’ne veya diğer terör örgütlerine (Anayasa Mahkemesi’nin 26/10/2022 tarihli ve E:2018/85, K:2022/127 sayılı kararı ile fıkra metninde yer alan “aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olmayan kişilerle” ibaresi iptal edilmiştir.) gerçek mal veya hizmet ilişkisine dayanması şartıyla bu varlıkların değerlendirilmesi suretiyle bunları uygun bir takvim dahilinde ödemeye, […], tereddütleri gidermeye, uygulamaları yönlendirmeye, bütün bu işlemleri yapmak amacıyla usul ve esasları belirlemeye, vakıflar yönünden Vakıflar Genel Müdürlüğü, diğerleri yönünden Maliye Bakanlığı yetkilidir.
[…] (9) (Ek:8/4/2022-7394/35 md.) Münhasıran bu madde uyarınca yapılması gereken işlemlerin yürütülmesine esas olmak üzere talepte bulunanlar hakkında; millî güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine üyeliği veya iltisakı ya da bunlarla irtibatı nedeniyle; devam etmekte olan herhangi bir adli soruşturma veya kovuşturma bulunup bulunmadığı, kovuşturmaya yer olmadığına, beraatine, ceza verilmesine yer olmadığına, davanın reddine veya düşmesine karar verilip verilmediği hususları dikkate alınarak işlemler sonuçlandırılır.
IV. KAMU DENETÇİSİ ARİF DÜLGER’İN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ
9. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde hazırlanan “Tavsiye Karar Önerisi”
Kamu Başdenetçisine sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
1. Olay ve Olgular
Başvuru kapsamında sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinden anlaşıldığı üzere; 10. Başvuran tarafından 02.09.2016 tarihinde Kocaeli Defterdarlığına başvuruda bulunularak, 667 sayılı
KHK’nın ekli II sayılı listesi ile kapatılan […] Okulunun anaokuluna kaydolan çocuğunun 2016-2017 eğitim öğretim dönemi için ödenen 12.000 TL okul ücretinin iadesi istenmiştir.
11. İnceleme ve Değerlendirme Komisyonu tarafından düzenlenen 13.03.2017 tarihli raporda, 2016-2017 eğitim-öğretim yılı için peşin ödenen 10.000 TL’nin başvurana geri ödenmesinin uygun olduğu ve ödeme
yapılacak kişilerin (öğrenci velilerinin) FETÖ/PDY terör örgütüne aidiyeti ile iltisak ve irtibatının olmaması gerektiği hususlarına yer verilmiştir.
12. Başvuran, okul ücretinin ödenmesi yönündeki isteminin Kocaeli Valiliği Defterdarlık KHK İşlemleri İl
Bürosunun 13.01.2020 tarihli işlemi ile reddedildiğini ileri sürerek, söz konusu 12.000 TL’nin ödendiği tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tarafına ödenmesi istemiyle dava açmıştır. Kocaeli 1. İdare
Mahkemesinin 23.02.2021 tarihli ve E: / , K: / sayılı kararı uyarınca davanın 10.000 TL’lik kısmının kabulü ile başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davacıya ödenmesine; 2.000 TL’lik kısmının ise reddine karar verilmiştir.
13. Başvuran, ilgili idareye muhatap 27.04.2021 tarihli dilekçesi ile mezkûr mahkeme kararı doğrultusunda tarafına ödemenin yapılmasını talep etmiştir. Söz konusu talebe mukabil İdare tarafından verilen
06.05.2021 tarihli ve – – sayılı cevap yazısında ise anılan mahkeme kararına karşı
yürütmeyi durdurma talebi ile birlikte istinaf kanun yoluna başvurulduğu; ayrıca Muhasebe Müdürlüğünün emanet hesaplarında bulunan nakit varlıkların peşin ödenen öğrenci ücretleri ile diğer ödemeleri karşılamaya yeterli olmadığından bahisle Hazine ve Maliye Bakanlığından görüş istendiği; Bakanlıktan alınan cevap yazısında, sorunun çözümünün kurumlar arası ortak bir komisyon kurularak değerlendirileceğinin bildirildiği yönünde açıklamalara yer verilmiştir.
14. İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 7. İdare Dava Dairesinin 25.01.2021 tarihli ve E: / sayılı kararıyla İdare Mahkemesi kararının yürütülmesi durdurulması yönündeki talebinin reddine karar verilmiştir.
15. Başvuran tarafından Kocaeli İcra Dairesinin / esas numaralı dosyası kapsamında İdare nezdinde icra takibi başlatılmıştır.
16. İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 7. İdare Dava Dairesinin 05.01.2022 tarihli ve E: / , K: / sayılı kararı ile istinaf başvurusunun reddine kesin olarak (temyiz yolu kapalı) karar verilmiştir.
17. Diğer yandan, İdarenin Kocaeli Valiliği İl Emniyet Müdürlüğüne muhatap 01.09.2021 tarihli yazısı ile başvuranın da aralarında bulunduğu kişiler hakkında gerekli araştırma yapılarak terör örgütleri ile bağlantıları bulunup bulunmadığı yönünde bilgi verilmesi istenmiştir. İl Emniyet Müdürlüğü tarafından gönderilen 17.09.2021 tarihli cevap yazısında başvuran hakkında “Silahlı Terör Örgütü Kurma, Yönetme veya Üye Olma” suçlarından adli işlem yapıldığı bilgisi verilmiştir. Bunun üzerine İdare tarafından Kocaeli
Cumhuriyet Başsavcılığı ve müteakiben de Kocaeli 6. Ağır Ağır Ceza Mahkemesi ile yazışmalar yapılmıştır.
18. Kocaeli 6. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından gönderilen 01.03.2022 tarihli cevap yazısı ile başvuran hakkında yürütülen kamu davasının akıbeti hakkındaki bilgiler İdareye iletilmiştir. Söz konusu yazı ekinde yer verilen 06.11.2018 tarihli ve E: / , K: / sayılı gerekçeli karar uyarınca, başvuranın üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sabit görülerek hakkında hapis cezası verilmesine hükmedildiği ve netice itibarıyla da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve sanığın 5 yıl süre ile denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği; mezkûr kararın 14.11.2018 tarihinde itiraz edilmeden kesinleştiği anlaşılmıştır.
19. İdarenin başvurana muhatap 29.12.2022 tarihli ve sayılı yazısında; Kocaeli 6. Ağır Ceza
Mahkemesince verilen karar göz önüne alındığında, 7091 sayılı Kanun’un 5’inci maddesine eklenen dokuzuncu fıkra hükmü uyarınca talebiyle ilgili yapılacak bir işlem bulunmadığı bilgisi verilmiştir.
2. Değerlendirme 20. Başvuran, kesinleşmiş mahkeme kararına dayanan alacağının ilgili İdareye başvuru yapmasına ve alacağa ilişkin icra emri düzenlenmesine rağmen tarafına ödenmediğini ve ödenmeme sebebi hakkında bilgi alamadığını iddia etmiştir.
21. Anayasanın “Mahkemelerin bağımsızlığı” başlıklı 138’inci maddesinin dördüncü fıkrasında, yasama ve yürütme organları ile idarenin mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu; bu organların ve idarenin mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği hüküm altına alınmıştır. 2577 sayılı Kanun’un 28’inci maddesinde de idarenin, ilgili mahkeme kararlarının icaplarına göre gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur olduğu ve bu sürenin hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemeyeceği düzenlenmiştir. Aynı maddenin ikinci fıkrasında ise konusu belli bir miktar paranın ödenmesini gerektiren davalarda hükmedilen miktarın, davacının veya vekilinin davalı idareye yazılı şekilde bildireceği banka hesap numarasına, bu bildirim tarihinden itibaren, birinci fıkrada belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde yatırılması gerektiği açıkça belirtilmiştir.
22. İdarenin her türlü işlem ve eyleminin hukuka uygunluğunun yargı denetimine tabi tutulması ve buna mukabil idarenin yargı kararlarına uymak zorunda olması hukuk devleti ilkesinin gereklerinden birisidir.
Keza Anayasa Mahkemesi kararlarında da bir işlemin hukuka aykırı olduğu yapılan yargısal denetim neticesinde tespit edilmesine rağmen işlemin iptali yönündeki yargısal kararın uygulanmamasının, idarenin işlem ve eylemlerine karşı yargı yolunun açık tutulmasını anlamsız hâle getireceği; hukuk güvenliğinin ve hukukun üstünlüğünün sadece hukuka aykırılıkların tespit edilmesiyle değil, bunların tüm sonuçlarıyla ortadan kaldırılmasıyla sağlanabileceği vurgulanmıştır. (Bkz. Anayasa Mahkemesinin 03.10.2013 tarihli ve E:2012/73, K:2013/107 sayılı kararı.)
23. Bununla birlikte, idarenin mahkeme kararlarının uygulanması aşamasında fiili ya da hukuki birtakım imkânsızlık halleri ile karşı karşıya kalabileceği de kabul edilmektedir. Ancak imkânsızlık haline ilişkin bir değerlendirme yapılırken bu durumun istisnai niteliği göz önünde bulundurulmalı ve fiili ya da hukuki imkânsızlık halinin varlığı somut olayın özellikleri de dikkate alınarak şüpheye yer bırakmayacak şekilde ortaya konulabilmelidir. Danıştay 1. Dairesinin 04.04.1991 tarihli ve E:1991/54, K:1991/53 sayılı kararında da “[…] uygulamada ve öğretide de kabul edildiği gibi temel amaç yargı kararının gerekçesine uygun olarak uygulanması olmasına karşın, kimi özel durumlarda bu kararların uygulanmasında fiili ve hukuki imkânsızlık olabilir. Doğaldır ki, imkânsızlık durumunun var olup olmadığı her olayın özelliğine göre kendi içinde değerlendirilecektir […]” şeklindeki açıklama ile imkânsızlık halinin yarattığı kural dışı duruma ve bu durumun nasıl değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekilmiştir.
24. Somut olayda, başvuran tarafından İdare aleyhine açılan dava neticesinde Kocaeli 1. İdare
Mahkemesinin 23.02.2021 tarihli kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilerek davacı başvurana
10.000 TL’nin ödenmesi yönünde hüküm tesis edilmiştir. İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 7. İdare Dava
Dairesinin 05.01.2022 tarihli kararı uyarınca da İdarenin istinaf başvurusunun reddine kesin olarak karar verilmiştir. İdare tarafından, başvuran hakkında terör örgütleri ile bağlantısının olup olmadığı hususu araştırılarak bilgi verilmesi yönündeki talep ise Kocaeli İl Emniyet Müdürlüğüne muhatap 01.09.2021 tarihli yazıları ile istenmiş ve netice itibarıyla Kocaeli 6. Ağır Ceza Mahkemesi nezdinde yürütülen yargılama ve sonucu hakkında bilgiler temin edilmiştir. Başvuran hakkında yürütülen söz konusu soruşturma ve kovuşturmaya ilişkin bilgilerin gerek ilk derece mahkemesi nezdinde gerekse de Bölge İdare
Mahkemesi nezdinde sunulup sunulmadığına ilişkin bir bilgi ve belgeye dosya kapsamında rastlanmamıştır.
25. Diğer yandan, Anayasa Mahkemesinin 26.10.2022 tarihli ve E:2018/85, K:2022/127 sayılı kararı ile
7091 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınması Gereken Tedbirler Hakkında Kanun Hükmünde
Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun’un 5’inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “…aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olmayan kişilerle…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olup söz konusu karar 17.03.2023 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
26. Anayasa Mahkemesinin iptal kararının gerekçesinde, Temelindeki hukuki ilişkinin varlığı ve hukuka uygun olarak doğduğu hususunda kuşku bulunmayan bir alacağın sırf alacaklısının terör örgütleriyle irtibatlı veya iltisaklı olduğunun değerlendirilmiş olması sebebiyle ödenmemesinin demokratik bir hukuk devletinde meşru görülmesi mümkün değildir.
Kuşkusuz terör örgütleriyle irtibatlı veya iltisaklı oldukları somut ve hukuken kabul edilebilir delillerle ortaya konulan kişilerle ilgili olarak makul ve ölçülü tedbirlerin alınması devletin takdir yetkisi kapsamındadır. Ancak bunların özel hukuk ilişkileri çerçevesinde ifa ettikleri yükümlülüklerinin bir sonucu olarak doğan alacaklarının ödenmemesi yolunda düzenleme yapılması başvurulabilecek makul ve meşru tedbirler arasında kabul edilemez.
Şeklindeki açıklamalara yer verilmiştir. (Bkz. Anayasa Mahkemesinin 26.10.2022 tarihli ve E:2018/85, K:2022/127 sayılı kararı, §119.)
27. Her ne kadar İdare tarafından Kurumumuza iletilen cevap yazısında, 15.04.2022 tarihinde yürürlüğe giren 7394 sayılı Kanun ile 7091 sayılı Kanun’un 5’inci maddesine eklenen dokuzuncu fıkra hükmü uyarınca başvurana ödeme yapılmasının uygun görülmediği ifade edilmiş ise de Anayasa Mahkemesinin yukarıda zikredilen iptal kararının gerekçesi ile birlikte bir bütün halinde değerlendirilmesi gerektiği ve bu durumun 7091 sayılı Kanun’un 5’inci maddesinin dokuzuncu fıkrasının uygulanmasında göz önünde bulundurulması gerektiği değerlendirilmiştir.
28. Açıklanan tüm bu hususlar birlikte gözetildiğinde; Kocaeli 1. İdare Mahkemesinin 23.02.2021 tarihli ve E: / , K: / sayılı kararının uygulanmasına yönelik hukuki bir imkânsızlığın varlığından söz edilemeyeceği ve buna mukabil İdare tarafından anılan mahkeme kararına uygun şekilde işlem tesis edilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 29. İyi yönetim ilkelerine, Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmelik’in “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiştir. Anılan madde hükmü uyarınca, inceleme ve araştırma kapsamında ilgili idarenin iyi yönetim ilkelerine uygun işlem ve eylem ile tutum veya davranışta bulunup bulunmadığı hususları da Kurum tarafından gözetilmektedir.
30. Bu kapsamda yapılan değerlendirme neticesinde; İdarenin, “makul sürede karar verme”, “hesap verilebilirlik”, “şeffaflık”, “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uymadığı kanaatine varılmış olup bundan sonraki işlemlerinde bahse konu ilkelere uygun davranılması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
31. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 17’nci maddesinin sekizinci fıkrasına göre, Kamu
Denetçiliği Kurumuna dava açma süresi içinde yapılan başvuru işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurmakta olup anılan Kanun’un 21’inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır.
32. Buna göre ilgili idarenin eylem ve işlemlerine karşı (varsa) dava açma süresinden arta kalan sürede
Kocaeli İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULÜNE, Karar gerekçesinde yer verilen açıklamalar kapsamında söz konusu yargı kararının yerine getirilmesi için
KOCAELİ DEFTERDARLIĞINA (KHK İŞLEMLERİ İL BÜROSU) TAVSİYEDE
BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 20’nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, KOCAELİ
DEFTERDARLIĞI tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın, BAŞVURANA ve KOCAELİ DEFTERDARLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi