ÖZET: Bu karar, Sağlık Bakanlığı’nın mahkeme kararını yerine getirmemesi nedeniyle ortaya çıkan hukuki uyuşmazlığı ele almaktadır. Başvuran, İstanbul 18. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilen karar doğrultusunda vekalet ücreti ve yargılama gideri alacaklarının ödenmesini talep etmiş, ancak idare bu talebi, kararın istinaf incelemesinden geçerek kesinleşmediği gerekçesiyle reddetmiştir.

Danıştay, idarenin mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğunu ve bu kararların uygulanmasının geciktirilemeyeceğini vurgulamıştır. Anayasa’nın 138. maddesi gereği, idarelerin bağımsız mahkemeler tarafından verilen kararları uygulama yükümlülüğü bulunduğu belirtilmiştir. Ayrıca, mahkeme kararlarının icrai etkisinin bulunduğu ve bu kararların gecikmeli ifasının adil yargılanma hakkını ihlal edeceği ifade edilmiştir.

Sonuç olarak, Danıştay, Sağlık Bakanlığı’na mahkeme kararını yerine getirmesi için makul sürede işlem tesis etmesi yönünde tavsiyede bulunmuş ve bu işlemin 30 gün içinde bildirilmesini zorunlu kılmıştır. Bu durum, hukukun üstünlüğü ve adil yargılanma hakkının korunması açısından önemli bir değerlendirme olarak öne çıkmaktadır.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2023/8319-S.23.13530

BAŞVURU NO : 2023/6238

KARAR TARİHİ : 07/07/2023

TAVSİYE KARARI ,TCKN:

Adres:

BAŞVURUYA KONU İDARE : SAĞLIK BAKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Mahkeme kararının yerine getirilmesi talebi

BAŞVURU TARİHİ : 03/05/2023

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza şikâyet başvurusunda bulunan avukat başvurusunda özetle; Sağlık

Bakanlığı tarafından müvekkili aleyhine açılan davanın, İstanbul 18.Asliye Hukuk Mahkemesinin

07.10.2022 tarih / esas ve / karar sayılı ilamı ile reddedildiğini, müvekkili lehine

hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama gideri alacağının tahsili için, Gaziosmanpaşa İcra Müdürlüğünün

/ sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, icra emrinin tebliğ edilip takibin kesinleştiğini, ancak idare tarafından takip dosyasına bir ödeme yapılmadığını belirtmiş, icra dosya borcunun ödenmesi için gereğinin yapılması talebiyle kurumumuza başvurmuştur.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzun 08/05/2023 tarih ve S. sayılı yazısı ile şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Sağlık Bakanlığı’ndan bilgi ve belge talebinde bulunulmuş, bakanlık tarafından gönderilen 17/05/2023 tarihli yazı ve eklerinde özetle; 2.1. İstanbul 18.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin / E. / K. sayılı ve 07/10/2022 tarihli kararında hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama gideri alacağının, Gaziosmanpaşa İcra Müdürlüğü’nün

/ Esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibi ile talep edildiği, ilgili ödeme emrinin, Kurum birimine 05.01.2023 tarihinde tebliğ edildiği, 2.2. Anılan mahkeme kararı hakkında davalı şirket vekili başvurucu tarafından istinaf başvurusu yapıldığı ve henüz kesin kesinleşmediği belirtilmiştir.

/

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının; 3.1. “Cumhuriyetin nitelikleri” başlıklı 2.maddesinde; “Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir” 3.2. “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesinde; “Herkes, meşrû vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz” 3.3. “Temel hak ve hürriyetlerin korunması” başlıklı 40. maddesinde; “ Anayasa ile tanınmış hak ve hürriyetleri ihlal edilen herkes, yetkili makama geciktirilmeden başvurma imkanının sağlanmasını isteme hakkına sahiptir. Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır. Kişinin, Resmî görevliler tarafından vaki haksız işlemler sonucu uğradığı zarar da, kanuna göre, Devletçe tazmin edilir. Devletin sorumlu olan ilgili görevliye rücu hakkı saklıdır.” 3.4. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74. maddesinin 3. ve 4.

fıkralarında; “(3) Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. (4) Türkiye Büyük

Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.” 3.5. “Yargı yolu” kenar başlıklı 125. maddesinde; “…İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür.” 3.6. “Mahkemelerin Bağımsızlığı” başlıklı 138. maddesinin son fıkrasında; “Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez.”,

4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5. maddesine göre; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir. …”,

Düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ

5. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; hazırlanan “Tavsiye Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

6. Başvuran 1 numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen başvurusunda; ilama dayalı borcun idare tarafından ödenerek mağduriyetinin giderilmesini talep etmektedir.

7. “Hukuk devleti; insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, hukuki güvenliği sağlayan, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve kanunlarla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlettir.” (Anayasa

Mahkemesi E.2013/44, K.2013/59, Resmi Gazete Tarihi: 02/05/2013)

8. İdare eylem ve işlemlerinde kanunun çizdiği sınırlar içerisinde kalmak zorundadır. Anayasanın 8.

maddesinde bu husus yürütme yetkisi ve görevi Anayasa ve Kanunlara uygun olarak kullanılır ve yerine getirilir denilerek ifade edilmiştir. (Kemal Gözler- Gürsel Kaplan İdare Hukukuna Giriş Ekin Basın Yayın

Dağıtım Ağustos 2017, s.28)

9. Yasama ve yürütme organları ile idareler, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bağımsız ve tarafsız mahkemeler tarafından verilmiş kararlar hiçbir suretle değiştirilemeyeceği gibi idareler bu kararların yerine getirilmesini de geciktiremez.

10. Kanun koyucu, Anayasa’nın 138. ve İdari Yargılama Usulü Kanunun 28. maddesi ile yargı kararlarının ne olursa olsun uygulanmamasından idareyi sorumlu tutmuş ve idarenin yargı kararlarını uygulaması hususunda idareye anayasal ve kanuni bir zorunluluk yüklenmiştir. Dolayısı ile idarenin kararı uygulama yükümlülüğü devam ettikçe, yargı kararının uygulanmamasından doğan sorumluluğu da devam edecektir.

(Bkz: 2017/5018 Başvuru Numaralı ve 24/10/2017 tarihli Tavsiye Kararı)

11. Başvurucuların, Mahkeme ilamına dayalı icra takibine rağmen hükmedilen bedellerin ödenmediği, kamu mallarının haciz edilemezliğine dayalı kanun hükümlerine dayanarak ödemeden kaçınıldığından bahisle, mülkiyet ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini ileri sürdükleri davada Anayasa Mahkemesi; “mahkemeye erişim hakkının adil yargılanma hakkının unsurlarından biri olduğu ve bir uyuşmazlığı mahkeme önüne götürme, mahkemece verilen kararın uygulanmasını isteme haklarını da kapsadığını” ifade ederek yargı kararlarının uygulanmasını “mahkemeye erişim hakkı” kapsamında değerlendirmiş, ayrıca

Devletin bir kurumunun aleyhinde verilen nihai ve bağlayıcı mahkeme kararı ile ortaya konulan borcunu ekonomik kaynak yokluğunu ileri sürerek makul sürede ifa etmekten kaçınamayacağı, bunun adil yargılanma hakkının ihlali sonucunu doğuracağını açıkça ifade etmiştir. (Bkz: Anayasa Mahkemesi’nin 03/04/2014 tarih ve 2013/711 sayılı Bireysel Başvuru Kararı)

12. Somut olayda; İstanbul 18. Asliye Hukuk Mahkemesinin 07.10.2022 tarih ve / Esas; / karar sayılı ilamı ile lehine hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama gideri alacağının tahsili için, Gaziosmanpaşa İcra Müdürlüğünün 2022/206808 sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, ancak icraya konu ilamın istinaf incelemesinden geçerek henüz kesinleşmediği gerekçesiyle idare tarafından başvuranın talebinin karşılanmadığı anlaşılmıştır.

13. Başvuranın iddiaları, idarenin konuyla ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat, yargı kararları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Türkiye Cumhuriyeti’nin bir hukuk Devleti olması, Hukuk devleti ve Anayasanın 8. maddesi hükmü gereğince idari makamların görevlerini yerine getirirken hukuka, kanunlara ve çağdaş hukukta evrensel olarak kabul görmüş ilkelere de uygun hareket etmek zorunda olması, Anayasa’nın 138. maddesi hükmü gereği idarelerin, bağımsız ve tarafsız mahkemeler tarafından verilmiş

kararların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği, Türk Hukuk sisteminde mahkemelerce verilen ilamların kural olarak verildikleri anda icrai etkiye sahip oldukları, bazı istisnai durumlarda icraya konulabilmesinin kesinleşme şartına bağlı olduğu, başvuruya konu ilamın ise Hukuk Muhakemeleri Kanunu, İcra İflas

Kanunu ve bazı özel kanunlarda sayılan bu istisnai ilamlardan olmadığı, yargı kararlarının uygulanmasının

“mahkemeye erişim hakkı” kapsamında olduğu, Devletin bir kurumunun, aleyhinde verilen bağlayıcı mahkeme kararı ile ortaya konulan borcunu makul sürede ifa etmekten kaçınamayacağı, bunun adil yargılanma hakkının ihlali sonucunu doğuracağına yönelik Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Anayasa

Mahkemesinin yerleşik içtihatları, söz konusu yargı kararının gecikmeli yapılmasının hizmet kusuru olduğu ve Anayasa’nın 125. maddesinde belirtilen “İdarenin, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı da ödemekle yükümlüdür.” hükmü gereğince; mahkeme kararının gecikmeli ifa edilmesinin hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığı kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

14. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup, söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde İdare tarafından istenilen bilgi ve belgelerin Kurumumuza gerekçeli olarak gönderildiği anlaşılmıştır.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

15. 14/06/2012 tarih ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Dava açma süresinin yeniden işlemeye başlaması” başlıklı 21’inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, ilgili idarece tavsiye kararı üzerine

30 gün içerisinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise durmuş olan dava açma

süresinden arta kalan sürede İstanbul İdare Mahkemesine yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre, BAŞVURUNUN KABULÜ ile, Söz konusu mahkeme kararının yerine getirilmesine yönelik makul sürede işlem tesisi için SAĞLIK

BAKANLIĞI ’NA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Sağlık

Bakanlığı tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,

Tavsiye Kararının BAŞVURANA ve SAĞLIK BAKANLIĞI ’NA tebliğine;

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi