|
ÖZET: Başvuru, Ankara Üniversitesi Rektörlüğü’ne karşı yapılan bir talep üzerine, mahkeme kararının uygulanmasıyla ilgilidir. Başvuran, müvekkilinin terör örgütüyle bağlantı iddiaları nedeniyle kamu görevinden ihraç edildiğini ve OHAL Komisyonu tarafından iptal edilmeyen bu işlemin ardından, Ankara 19. İdare Mahkemesi’nde açtığı davanın sonucunda göreve iadesinin yapılmadığını belirtmektedir. Mahkeme, 16 Mayıs 2023 tarihinde başvuranın lehine karar vermiş, ancak idare bu karara itiraz ederek yürütmenin durdurulması talebinde bulunmuştur.
Ankara Üniversitesi Rektörlüğü, başvuranın kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin iptaline yönelik OHAL Komisyonu’na yapılan başvurunun reddedildiğini, ancak mahkeme kararının uygulanmadığını ifade etmiştir. İdari Yargılama Usulü Kanunu gereğince, mahkeme kararlarının 30 gün içinde yerine getirilmesi gerektiği belirtilmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, yapılan inceleme sonucunda, başvuranın göreve iadesinin sağlanması gerektiği yönünde tavsiyede bulunmuştur. Sonuç olarak, Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın göreve başlatılması için Ankara Üniversitesi Rektörlüğü’ne tavsiyede bulunmuş, bu kararın tebliğinden itibaren 30 gün içinde gerekli işlemlerin yapılması gerektiğini vurgulamıştır. Bu süreç, hukukun üstünlüğü ve adil yargılanma ilkeleri çerçevesinde değerlendirilmiştir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2023/16734-S.23.26296
BAŞVURU NO : 2023/16285
KARAR TARİHİ : 29.12.2023
TAVSİYE KARARI
BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ :
BAŞVURUYA KONU İDARE : ANKARA ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜ
BAŞVURUNUN KONUSU : Mahkeme kararının uygulanması talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 10.10.2023
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran, Av. müvekkili (T.C. Kimlik No:
) terör örgütüne irtibat ve iltisakı nedeni ile kamu görevinden ihraç edildiğini OHAL komisyonu tarafından da işlemin iptal edilmediğini, OHAL komisyonunun kararına karşı Ankara 19. İdare
Mahkemesinde dava açtığını ve OHAL Komisyonunun kararının iptal edildiğini ancak buna rağmen hala göreve iadesinin yapılmadığını belirterek göreve iadesini talep etmektedir
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2.Ankara Üniversitesi Rektörlüğü tarafından gönderilen – – sayılı ve 21.11.2023 tarihli cevabi yazıda; Üniversitenin İletişim Dekanlığı bünyesinde görev yapmakta olan başvuranın 686 KHK ile tesis edilen kamu görevinden çıkarılma işleminin iptali amacıyla OHAL
Komisyonuna başvuru yaptığı, 24/11/2021 tarihli ve sayılı Kararla reddedildiği, Ankara 19.
İdare Mahkemesinde işlemin iptali ve işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının yasal faiziyle birlikte tarafına ödenmesi için dava açtığı, Ankara 19. İdare Mahkemesinin 16/05/2023 tarih ve / E. / K. İle kararın iptal edildiği, karara karşı yürütmenin durdurulması talepli olarak istinaf kanun yoluna Üniversite tarafından başvurulduğu, Ankara Bölge İdare
Mahkemesinin 14. İdari Dava Dairesi’nin 05/10/2023 tarih ve E. / , K. / sayılı karar ile istinaf isteminin reddedildiği, temyiz Kanun yoluna gidildiği, Ankara 19. İdare Mahkemesi’nin istinaf kararına karşı kararın yürütülmesinin durdurulması talepli temyiz kanun yoluna gidildiği, Danıştay 5. İdari
Dava Dairesi / numaralı esasa kayıtlı dosyanın halen derdest olduğu bu nedenle ilk derece mahkemesi kararının uygulanmadığı belirtilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 2709 Sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 3.1. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “Vatandaşlar ve karşılıklılık esası gözetilmek kaydıyla Türkiye’de ikamet eden yabancılar kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikâyetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir… Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”, 3.2. “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36 ncı maddesinin birinci fıkrasında “Herkes meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.” 3.3. “Mahkemelerin bağımsızlığı” başlıklı 138 inci maddesinin son fıkrasında “Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez.” 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinde; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 5. İdari Yargılama Usulü Kanununun “kararların sonuçları” başlıklı 28 inci maddesinde; “Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur.
Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez. Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemeleri kararlarına göre işlem tesis edilmeyen veya eylemde bulunulmayan hallerde idare aleyhine Danıştay ve ilgili idari mahkemede maddi ve manevi tazminat davası açılabilir. Mahkeme kararlarının süresi içinde kamu görevlilerince yerine getirilmemesi hâlinde tazminat davası ancak ilgili idare aleyhine açılabilir.”
Hükümleri mevcuttur.
IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
6. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde hazırlanan ‘Tavsiye Karar Önerisi’
Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 7. Başvuran mahkeme kararının yerine getirilerek göreve iadesini talep etmektedir.
8. İdari Yargılama Usulü Kanununda mahkemeler tarafından verilen yürütmenin durdurulması kararları da dahil olmak üzere idareye tebliğinden itibaren 30 gün içinde yerine getirilmesi gerektiği düzenlenmiştir.
Başvuran hakkında görevine son verilmesi yönünde tesis edilen idari işlemin Ankara 19. İdare
Mahkemesinin 16/05/2023 tarih ve / E. / K. İle kararın iptal edildiği, aynı şekilde istinaf başvurusunun da Ankara Bölge İdare Mahkemesinin 14. İdari Dava Dairesi’nin 05/10/2023 tarih ve
E. / , K. / sayılı karar ile reddedildiği görülmüştür. Ancak idare tarafından kararın
yürütülmesinin durdurulması istemli temyiz başvurusunda bulunulduğu için ilk derece mahkemesinin verdiği kararı yerine getirmediği anlaşılmıştır.
9. Anayasa Mahkemesinin;
9.1. E.2013/44, K. 2013/59 sayılı kararında hukuk devleti insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, hukuki güvenliği sağlayan, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve kanunlarla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlet olarak tanımlanmıştır.
9.2. E.2009/27, K.2010/9 sayılı kararında Anayasa’nın 36. maddesinde ifade edilen hak arama özgürlüğünün, diğer temel hak ve özgürlüklerden gereken şekilde yararlanılmasını ve bunların korunmasını sağlayan en etkili güvencelerden biri olmakla birlikte aynı zamanda toplumsal barışı güçlendiren, bireyin adaleti bulma, hakkı olanı elde etme, haksızlığı önleme uğraşının da aracı olduğu, hak arama özgürlüğü ve adil yargılanma hakkının, sadece yargı mercileri önünde davacı ve davalı olarak iddia ve savunmada bulunma hakkını değil, yargılama sonunda hakkı olanı elde etmeyi de kapsayan bir hak olduğu kaydedilmiştir.
10. Anayasa’nın 138 inci maddesi ile yargı kararlarının ne olursa olsun uygulanmamasından idarenin sorumlu tutulduğu görülmektedir. Öte yandan İdarenin kararı uygulama yükümlülüğü devam ettikçe, yargı kararının uygulanmamasından doğan sorumluluğunun da devam edeceği açıktır. Yukarıda anılan Anayasa
Mahkemesi kararından; Anayasanın 36 ncı maddesinde yer alan hak arama hürriyetinin yalnızca yargı mercileri karşısında davalı veya davacı olma sıfatını değil aynı zamanda mahkeme nezdinde verilmiş olan kararın idari mercilerce gereğinin yerine getirilmesini de kapsadığı anlaşılmakta olup, ayrıca mahkeme kararlarının uygulanması yargılama sürecinin devamı niteliğinde görülerek yargılama sürecini tamamlayan ve yargılamanın bir anlam ve sonuç doğurmasını sağlayan unsur olarak nitelendirildiği görülmektedir.
Somut olayın değerlendirilmesi neticesinde, söz konusu mahkemenin iptal kararı neticesinde, idarenin başvuranı göreve başlatması gerekirken göreve başlatmadığı, dolayısıyla idarenin söz konusu mahkeme kararını makul sürede ifa etmekten kaçınamayacağı ve bunun adil yargılanma hakkının ihlali sonucunu doğuracağı değerlendirilmiştir.
11. Hukuk Devleti ilkesi anayasal bir ilke olup, hukukun üstünlüğünü, işlemlerin kurallara uygun tesis edilmesini ve bunun denetimini amaçlamaktadır. Danıştay’ın 17.09.2015 tarihli E. 2012/6879 K.2015/4223 sayılı kararında da hukuk devleti ilkesi “Bu noktada, Hukuk Devleti insan hak ve özgürlüklerini ön planda tutan, bu hakları koruyucu, adaletli bir hukuk düzeni kuran ve bunu sürdürmekle kendini yükümlü sayan, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm Devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayan, yönetenlerin her türlü işlem ve eylemleri yargı denetimine tabi olan bir Devlettir.” Şeklinde tanımlanmıştır. Dolayısıyla Hukuk devleti ilkesinin sonucu olarak yargı denetimine tabii olan işlemlerle ilgili yargı yerleri tarafından verilen kararlara uyulması da
Hukuk Devleti olmanın bir sonucudur.
12. Yapılan değerlendirme neticesinde; Adil yargılanma ve Hukuk Devleti ilkesi gereğince idare tarafından ilk derece mahkemesinin verdiği karara uyulması gerektiği değerlendirilmiştir.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 13. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi
Yönetim İlkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmede; söz konusu ilkelere aykırılık saptanmamıştır.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
14. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa)
dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN KABULÜNE; Başvuranın göreve başlatılması yönünde ANKARA ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜNE
TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
Kararın BAŞVURANA ve ANKARA ÜNİVERSİTESİ REKÖRLÜĞÜNE tebliğine;
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Ankara
Üniversitesi Rektörlüğünce bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi