ÖZET: Başvuran, imam hatip olarak görev yaparken 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarıldığını ve bu duruma karşı açtığı davada Ankara 24. İdare Mahkemesi tarafından mahkeme kararının iptal edilerek parasal ve özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verildiğini belirtmiştir. Ancak, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın bu kararı uygulamadığını ifade ederek, göreve iadesi ve geriye dönük alacaklarının ödenmesini talep etmiştir.

Diyanet İşleri Başkanlığı, başvuranın 65 yaşını doldurmuş olması nedeniyle yeniden atanmasının mümkün olmadığını açıklamıştır. Ancak, mahkeme kararının gereği olarak başvuranın hak kazandığı parasal ve özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerektiği vurgulanmıştır. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın talebinin kısmen kabul edilmesi ve Diyanet İşleri Başkanlığı’na bu yönde tavsiyede bulunulması gerektiğini belirtmiştir.

Sonuç olarak, başvurunun kısmen reddedilmesine rağmen, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın mahkeme kararını yerine getirmesi gerektiği ve başvuranın hak kazandığı parasal ve özlük haklarının ödenmesi gerektiği ifade edilmiştir. İdarenin, yargı kararlarını zamanında uygulama yükümlülüğü olduğu belirtilerek, bu durumun adil yargılanma hakkını ihlal etmemesi gerektiği vurgulanmıştır.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2023/16398-S.23.25804

BAŞVURU NO : 2023/12525

KARAR TARİHİ : 22.12.2023

KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI ,TCKN:

Adres:

BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ : ,TCKN:

Adres:

BAŞVURUYA KONU İDARE : DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI

Göreve iadesi ile parasal ve özlük haklarının yasal faiziyle

BAŞVURUNUN KONUSU :

birlikte ödenmesine ilişkin mahkeme kararının uygulanması talebi hk.

BAŞVURU TARİHİ : 04.08.2023

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran, imam hatip olarak görev yapmakta iken 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarıldığını, söz konusu işleme ilişkin açmış olduğu dava sonucunda Ankara 24. İdare

Mahkemesinin 25/01/2023 tarihli, sayılı kararı ile dava konusu işlemin iptali ile dava konusu işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal ve özlük haklarının hak ediş tarihinden itibaren dönemsel olarak işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verildiğini ancak söz konusu kararın

Diyanet İşleri Başkanlığınca uygulanmadığını belirterek söz konusu yargı kararı gereğince göreve başlatılmasını ve geriye dönük alacaklarının yasal faiziyle birlikte ödemesinin yapılmasını talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Başvuruya konu iddialar hakkındaki bilgi ve belge talep yazımıza istinaden Diyanet İşleri

Başkanlığı tarafından gönderilen 4/9/2023 tarih ve sayılı cevabi yazı eklerinde özetle; Van İli İlçesi Mahallesi Camii İmam Hatibi olarak görev yapmakta iken 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkartılan başvuranın Olağanüstü Hal

İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapmış olduğu başvurusu komisyonun 07.06.2022 tarihli ve no’lu kararıyla reddedildiği, söz konusu işlemin iptali talebiyle açılan davada Ankara 24. İdare

Mahkemesinin 25/01/2023 tarihli ve sayılı karar ile dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, mezkur karar gereği göreve iade işlemi planlanan başvuranın 5434 Türkiye Cumhuriyeti

Emekli Sandığı Kanunu’nun 40. maddesinde belirtilen “iştirakçilerin görevleri ile ilişiklerinin kesilmesini gerektiren yaş haddi 65 yaşını doldurdukları tarihtir. Bu görevlere 65 yaşını dolduranların açıktan veya naklen atamaları yapılamaz” hükmü mucibince 1955 doğumlu olduğu anlaşıldığından yeniden atanması mümkün bulunmadığı açıklamalarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın,

3.1. “Cumhuriyetin nitelikleri” başlıklı 2 nci maddesinde, “Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir.”,

3.2. “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36 ncı maddesinde, “Herkes, meşrû vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.

Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz.”,

3.3. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkrasında, “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye

Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”,

3.4. “Mahkemelerin bağımsızlığı” başlıklı 138 inci maddesinin son fıkrasında, “Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez.”,

4. 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı

5 inci maddesinin birinci fıkrasında, “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü

eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,

5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 28 inci maddesinde: “(1)Danıştay, Bölge İdare

Mahkemeleri, İdare ve Vergi Mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz (30) günü geçemez.”,

6. 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun “Yaş Hadleri” başlıklı 40 ıncı maddesinde, “İştirakçilerin görevleri ile ilişiklerinin kesilmesini gerektiren yaş haddi 65 yaşını doldurdukları tarihtir. Bu görevlere, 65 yaşını dolduranların açıktan veya naklen atamaları yapılamaz.”

hükümleri düzenlenmiş bulunmaktadır.

IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

7. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın talebinin kısmen kabulü ile kısmi red kısmi tavsiyede bulunulması yönünde öneri, Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

8. İmam hatip olarak görev yapmakta iken 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan başvuran, Ankara 24. İdare Mahkemesinin 25/01/2023 tarihli ve sayılı kararı gereğince göreve başlatılmasını ve geriye dönük alacaklarının yasal faiziyle birlikte tarafına ödemesini talep etmektedir.

9. Hukuk devleti; insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, hukuki güvenliği sağlayan, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve kanunlarla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlettir (Anayasa Mahkemesi

E.2013/44, K. 2013/59, Resmi Gazete Tarihi: 02/05/2013). Kanun koyucu, Anayasa’nın 138 inci ve İdari

Yargılama Usulü Kanunun 28 inci maddesi ile yargı kararlarının her ne gerekçe ile olursa olsun uygulanmamasından idareyi sorumlu tutmuş ve idarenin yargı kararlarını uygulaması hususunda idareye anayasal ve kanuni bir zorunluluk yüklenmiş olup, idarenin kararı uygulama yükümlülüğü devam ettikçe,

yargı kararının uygulanmamasından doğan sorumluluğun da devam edeceği vurgulanmıştır (Bkz:

2017/5018 başvuru numaralı ve 24/10/2017 tarihli Tavsiye Kararı).

10. Anayasa Mahkemesinin 14/01/2010 tarihli ve E. 2009/27, K. 2010/9 sayılı kararında; “Anayasa’nın 36.

maddesinde ifade edilen hak arama özgürlüğü, diğer temel hak ve özgürlüklerden gereken şekilde yararlanılmasını ve bunların korunmasını sağlayan en etkili güvencelerden biri olmakla birlikte aynı zamanda toplumsal barışı güçlendiren, bireyin adaleti bulma, hakkı olanı elde etme, haksızlığı önleme uğraşının da aracıdır. Hak arama özgürlüğü ve adil yargılanma hakkı, sadece yargı mercileri önünde davacı ve davalı olarak iddia ve savunmada bulunma hakkını değil, yargılama sonunda hakkı olanı elde etmeyi de kapsayan bir haktır.” ifadeleri kullanılmıştır.

11. Anayasa’nın 138 inci maddesi ile yargı kararlarının ne olursa olsun uygulanmamasından idarenin sorumlu tutulduğu görülmektedir. Öte yandan idarenin kararı uygulama yükümlülüğü devam ettikçe, yargı kararının uygulanmamasından doğan sorumluluğunun da devam edeceği bir gerçektir. Dolayısıyla, İdarenin mahkeme kararlarını uygulaması Anayasal ve kanuni bir zorunluluktur. İdarenin kararı uygulama yükümlülüğü devam ettikçe, yargı kararının uygulanmamasından doğan sorumluluğu da devam edecektir. Yukarıda anılan Anayasa Mahkemesi kararından; Anayasanın 36 ncı maddesinde yer alan ‘hak arama hürriyeti’nin yalnızca yargı mercileri karşısında davalı veya davacı olma sıfatını değil aynı zamanda mahkeme nezdinde verilmiş olan kararın idari mercilerce gereğinin yerine getirilmesini de kapsadığı anlaşılmakta olup, ayrıca mahkeme kararlarının icaplarına uygun olarak uygulanması yargılama sürecinin devamı niteliğinde görülerek yargılama sürecini tamamlayan ve yargılamanın bir anlam ve sonuç doğurmasını sağlayan unsur olarak nitelendirildiği görülmektedir.

12. Başvuru konusu olayda,

12.1. Başvuranın 701 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun

Hükmünde Kararname gereğince 8/7/2018 tarihinde kamu görevinden çıkarıldığı, buna ilişkin Olağanüstü

Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapmış olduğu başvurusunun, Komisyonun 07.06.2022 tarihli ve

no’lu kararıyla reddedildiği ve bu işleme ilişkin dava yoluna gidildiği,

12.2. Dava süreci içerisinde /1955 doğumlu başvuranın, 1/2/2020 tarihi itibariyle 65 yaşını doldurduğu,

12.3. 22/4/2021 tarihinde de başvuranın kendi isteğiyle açıktan emekli olduğu,

12.4. Ankara 24. İdare Mahkemesinin 25/01/2023 tarihli ve sayılı ilamı ile “Bu durumda, davacının durumunun değerlendirilmesinde yukarıda yer verilen Komisyon tespitinin, davacının kamu görevinden çıkarılmasını gerektirir nitelikte PKK/KCK terör örgütü ile irtibatını veya iltisakını göstermediği sonucuna varıldığından, dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmamakladır…

Açıklanan nedenlerle; dava konusu işlemin iptaline, parasal ve özlük hak talebinin kabulü ile, davacının kamu görevinden çıkarılması nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının hakediş tarihinden itibaren dönemsel olarak işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine..” karar verildiği,

12.5. Söz konusu karar çerçevesinde ilgili idare tarafından başvuranın 5434 Türkiye Cumhuriyeti Emekli

Sandığı Kanunu’nun 40. maddesinde belirtilen “iştirakçilerin görevleri ile ilişiklerinin kesilmesini gerektiren yaş haddi 65 yaşını doldurdukları tarihtir. Bu görevlere 65 yaşını dolduranların açıktan veya naklen atamaları yapılamaz” hükmü mucibince .1955 doğumlu olduğu anlaşıldığından yeniden atamasının yapılamadığı belirtilmekle birlikte başvuranın geçmişe dönük hak kazandığı parasal ve özlük haklarının hakediş tarihinden itibaren dönemsel olarak işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi yönünde de herhangi bir işlem tesis edilmediği

anlaşılmakta; ilgili idare tarafından belirtildiği üzere başvuranın söz konusu mahkeme kararının verildiği tarih itibariyle 65 yaşını doldurmuş olması nedeniyle hukuki imkansızlığa bağlı olarak göreve başlatılması mümkün olmadığından bu yönüyle mahkeme kararının uygulanmasının mümkün olmadığı ancak başvuranın /2018 tarihi ila 65 yaşını doldurduğu 1/2/2020 tarihi itibariyle hak kazandığı parasal ve özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerekmekte olup, bu yönüyle başvuranın adil yargılanma hakkının ve dolayısıyla mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği değerlendirildiğinden, ilgili idarenin mahkeme kararını yerine getirmemesi yönünde tezahür eden işleminin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu değerlendirilmiştir.

13. Yukarıda anlatılan hususlar, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, mevzuat, yargı kararları ve tüm dosya kapsamı birlikte göz önünde bulundurularak; Ankara 24. İdare

Mahkemesinin 25/01/2023 tarihli ve sayılı neticesinde başvuranın yeniden göreve başlatılması hukuken mümkün olmamakla birlikte başvuranın hak kazandığı parasal ve özlük haklarının hakediş tarihinden itibaren dönemsel olarak işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerektiği, Anayasa’nın 138 inci maddesi ile 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28 inci maddelerinde yargı kararlarına uyma zorunluluğunun açıkça belirtildiği, söz konusu düzenlemeler gereğince idarenin idari yargı organlarınca verilen kararların icaplarına göre, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur olduğu, idarenin söz konusu mahkeme kararını makul sürede ifa etmekten kaçınamayacağı, bunun adil yargılanma hakkının ihlali sonucunu doğuracağı değerlendirildiğinden söz konusu mahkeme kararı gereğince başvurana hak kazandığı parasal ve özlük haklarının hakediş tarihinden itibaren dönemsel olarak işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi yönünde tavsiyede bulunmak gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

14. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmede, başvuru kapsamında, idarenin yargı kararlarının gereği gibi yerine getirilmesine aykırı olarak işlemler tesis ettiği ve başvuru sahibine verdiği cevapta idari işleme karşı hangi sürede hangi mercie başvurabileceğini göstermediği bu nedenle de “kanunlara uygunluk” ve “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkelerine uymadığı tespit edildiğinden, idareden bundan böyle bu ilkelere uyması beklenmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

15. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca başvurunun Kurumumuz tarafından reddedilmesi hâlinde, durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlayacak; 21 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca ise tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye başlayacak olup, ilgili idarenin eylem ve işlemlerine karşı (varsa) dava açma süresinden arta kalan sürede Van İdare Mahkemesine yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan nedenlerle BAŞVURUNUN KISMEN REDDİ KISMEN KABULÜNE,

Başvuranın kamu görevine iadesi talebinin REDDİNE,

Ankara 24. İdare Mahkemesinin 25/01/2023 tarihli ve sayılı Kararı gereğince başvuranın hak kazandığı parasal ve özlük haklarının hakediş tarihinden itibaren dönemsel olarak işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerektiği yönünde DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞINA TAVSİYEDE

BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kanun’un 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, DİYANET İŞLERİ

BAŞKANLIĞINCA bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde başvurana ve Kurumumuza ve başvurana bildirilmesinin zorunlu olduğuna,

Bu kararın BAŞVURANA ve DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞINA tebliğine

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi