|
ÖZET: Başvuru, Ankara’da bulunan bir taşınmazın kamulaştırmasız el atma davasına ilişkin mahkeme kararının uygulanmasını talep eden bir kişi tarafından yapılmıştır. Başvuran, Ankara 12. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin verdiği kararla toplam 1.416.639,14 TL’nin Milli Eğitim Bakanlığı’ndan tahsil edilmesini istemiştir. Ancak, başvurudan sonra Bakanlık’tan herhangi bir yanıt alınamamış ve icra takibi başlatılmıştır. Bu süreçte, Bakanlık, mahkeme kararının kesinleşmediğini ve ödemelerin yapılabilmesi için gerekli prosedürlerin tamamlanması gerektiğini belirtmiştir.
Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuruyu değerlendirerek, idarenin mahkeme kararına uyması gerektiğini vurgulamıştır. Anayasa ve ilgili mevzuat gereği, idarelerin mahkeme kararlarını geciktirmeden uygulama yükümlülüğü bulunmaktadır. Başvuranın mağduriyetinin giderilmesi için Milli Eğitim Bakanlığı’na tavsiyede bulunulmuş ve bu kararın 30 gün içinde uygulanması gerektiği belirtilmiştir. Kamu Başdenetçisi, bu sürecin izlenmesi ve sonuçlandırılması için gerekli adımların atılmasını talep etmiştir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2024/6906-S.24.10808
BAŞVURU NO : 2024/5676
KARAR TARİHİ : 03.07.2024
TAVSİYE KARARI ,TCKN:
Adres:
BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ : ,TCKN:
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI
Başvuranın mahkeme kararının uygulanması talebi
BAŞVURUNUN KONUSU :
hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 02.05.2024
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza tarihinde (T.C. Kimlik No: vekili tarafından yapılan ekli şikâyet başvurusunda başvuran vekili özetle; müvekkilinin maliki olduğu
Ankara İli, İlçesi, Mahallesi ada parselde bulunan taşınmaz hakkında Ankara 12. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin sayılı dosyasında kamulaştırmasız hukuki el atmadan doğan taşınmaz davası açıldığını, Ankara 12. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin sayılı ilamı ile davanın kabul edilerek 1.176.600,00 TL kamulaştırmasız el atma tazminatı, 73.980,74 TL asıl alacağa işlenen yasal faiz, 6.632,40 TL yargılama gideri, 159.426,00 TL avukat vekalet ücreti olmak üzere toplam 1.416.639,14 TL’nin davalı Milli Eğitim Bakanlığı’ndan alınarak müvekkiline verilmesine hükmedildiğini, ilgili ilam doğrultusunda 26.10.2023 tarihinde Millî Eğitim Bakanlığına başvurularak ilamda belirtilen meblağın ödenmesinin talep edildiğini, ancak bugüne kadar herhangi bir olumlu ya da olumsuz bir cevap verilmediğini, bunun üzerine Ankara 3. Genel İcra Dairesi’nin esas sayılı dosyası ile ilamlı icra takibi başlatıldığını fakat herhangi bir şekilde ilamda belirtilen meblağın ödenmediğini belirterek mahkeme kararının uygulanmasını talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzun 14.05.2024 tarih ve S.24.8169 sayılı bilgi belge talep yazısına cevaben Ankara
Valiliği Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından gönderilen 05.06.2024 tarih ve sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle;
2.1. Başvuran tarafından Bakanlık aleyhine açılan davada Ankara 12. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin
Esas; Kararı ile “davanın kabulüne” karar verildiği, ilgili kararın Bakanlığa 29.11.2023 tarihinde tebliğ edildiği,
2.2. Söz konusu karara karşı 06.12.2023 tarih ve sayılı dilekçe ile istinaf yoluna başvurulduğu, kararın henüz kesinleşmediği,
2.3. Bilgi ve belge talebimiz sonucu ilgili birimlerce yapılan yazışma sonucunda Ankara İl Milli Eğitim
Müdürlüğü İnşaat Emlak Şube Müdürlüğünden gönderilen 17.05.2024 tarih ve sayılı yazıda, söz konusu davaya ilişkin olarak Bakanlığın İnşaat ve Emlak Genel Müdürlüğünden kesinleşmeyen mahkeme kararına göre ödenek talebinde bulunulduğunun, ancak Mahkeme kararına göre kesinleşme işlemi ve Maliye Hazinesi adına tapu tescili olmadan Bakanlık bütçe doğrultusunda ödenek gönderilmeden ödeme yapılamayacağının bildirildiği
açıklamalarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının;
3.1. “Cumhuriyetin nitelikleri” başlıklı 2.maddesinde; “Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir”
3.2. “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesinde; “Herkes, meşrû vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz”
3.3. “Temel hak ve hürriyetlerin korunması” başlıklı 40. maddesinde; “ Anayasa ile tanınmış hak ve hürriyetleri ihlal edilen herkes, yetkili makama geciktirilmeden başvurma imkanının sağlanmasını isteme hakkına sahiptir. Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır. Kişinin, Resmî görevliler tarafından vaki haksız işlemler sonucu uğradığı zarar da, kanuna göre, Devletçe tazmin edilir. Devletin sorumlu olan ilgili görevliye rücu hakkı saklıdır.”
3.4. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74. maddesinin 3. ve 4.
fıkralarında; “(3) Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. (4) Türkiye Büyük
Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”
3.5. “Yargı yolu” kenar başlıklı 125. maddesinde; “…İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür.”
3.6. “Mahkemelerin Bağımsızlığı” başlıklı 138. maddesinin son fıkrasında; “Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez.”,
4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5. maddesine göre; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir. …”,
düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ
5. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; hazırlanan “Tavsiye Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
6. Başvuran 1 numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen başvurusunda; ilam borcunun ödenerek mağduriyetinin giderilmesini talep etmektedir.
7. “Hukuk devleti; insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, hukuki güvenliği sağlayan, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve kanunlarla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlettir.” (Anayasa Mahkemesi
E.2013/44, K.2013/59, Resmi Gazete Tarihi: 02.05.2013)
8. İdare eylem ve işlemlerinde kanunun çizdiği sınırlar içerisinde kalmak zorundadır. Anayasanın 8.
maddesinde bu husus yürütme yetkisi ve görevi Anayasa ve Kanunlara uygun olarak kullanılır ve yerine getirilir denilerek ifade edilmiştir. (Kemal Gözler- Gürsel Kaplan İdare Hukukuna Giriş Ekin Basın Yayın
Dağıtım Ağustos 2017, s.28)
9. Yasama ve yürütme organları ile idareler, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bağımsız ve tarafsız
mahkemeler tarafından verilmiş kararlar hiçbir suretle değiştirilemeyeceği gibi idareler bu kararların yerine getirilmesini de geciktiremez.
10. Kanun koyucu, Anayasa’nın 138. ve İdari Yargılama Usulü Kanunun 28. maddesi ile yargı kararlarının ne olursa olsun uygulanmamasından idareyi sorumlu tutmuş ve idarenin yargı kararlarını uygulaması hususunda idareye anayasal ve kanuni bir zorunluluk yüklenmiştir. Dolayısı ile idarenin kararı uygulama yükümlülüğü devam ettikçe, yargı kararının uygulanmamasından doğan sorumluluğu da devam edecektir.
(Bkz: 2017/5018 Başvuru Numaralı ve 24.10.2017 tarihli Tavsiye Kararı)
11. Başvurucuların, Mahkeme ilamına dayalı icra takibine rağmen hükmedilen bedellerin ödenmediği, kamu mallarının haciz edilemezliğine dayalı kanun hükümlerine dayanarak ödemeden kaçınıldığından bahisle, mülkiyet ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini ileri sürdükleri davada Anayasa Mahkemesi; “mahkemeye erişim hakkının adil yargılanma hakkının unsurlarından biri olduğu ve bir uyuşmazlığı mahkeme önüne götürme, mahkemece verilen kararın uygulanmasını isteme haklarını da kapsadığını” ifade ederek yargı kararlarının uygulanmasını “mahkemeye erişim hakkı” kapsamında değerlendirmiş, ayrıca
Devletin bir kurumunun aleyhinde verilen nihai ve bağlayıcı mahkeme kararı ile ortaya konulan borcunu ekonomik kaynak yokluğunu ileri sürerek makul sürede ifa etmekten kaçınamayacağı, bunun adil yargılanma hakkının ihlali sonucunu doğuracağını açıkça ifade etmiştir. (Bkz: Anayasa Mahkemesi’nin
03.04.2014 tarih ve 2013/711 sayılı Bireysel Başvuru Kararı)
12. Somut olayda; Ankara 12. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan Kamulaştırmasız El Atma davasının Esas, Karar sayılı ilamında hükmedilen alacağa ilişkin Ankara 3. Genel
İcra Dairesi’nin Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, anılan icra dosyası için, idare tarafından mahkeme kararına göre ödenek talebinde bulunulduğu ancak Mahkeme kararına göre kesinleşme işlemi ve Maliye Hazinesi adına tapu tescili olmadan Bakanlık bütçe doğrultusunda ödenek gönderilmeden ödeme yapılmadığının belirtildiği anlaşılmıştır.
13. Başvuranın iddiaları, idarenin konuyla ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat, yargı kararları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Türkiye Cumhuriyeti’nin bir hukuk Devleti olması, Hukuk devleti ve Anayasanın 8. maddesi hükmü gereğince idari makamların görevlerini yerine getirirken hukuka, kanunlara ve çağdaş hukukta evrensel olarak kabul görmüş ilkelere de uygun hareket etmek zorunda olması, Anayasa’nın 138. maddesi hükmü gereği idarelerin, bağımsız ve tarafsız mahkemeler tarafından verilmiş kararların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği, yargı kararlarının uygulanmasının “mahkemeye erişim hakkı” kapsamında değerlendiren ve Devletin bir kurumunun aleyhinde verilen nihai ve bağlayıcı mahkeme kararı ile ortaya konulan borcunu ekonomik kaynak yokluğunu ileri sürerek makul sürede ifa etmekten kaçınamayacağı, bunun adil yargılanma hakkının ihlali sonucunu doğuracağına yönelik Avrupa İnsan
Hakları Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesinin yerleşik içtihatları, söz konusu yargı kararının gecikmeli yapılmasının hizmet kusuru olduğu ve Anayasa’nın 125. maddesinde belirtilen “İdarenin, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı da ödemekle yükümlüdür.” hükmü gereğince; mahkeme kararının gecikmeli ifa edilmesinin hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığı kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
14. İyi yönetim ilkelerine 28.03.2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup, söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde İdare tarafından istenilen bilgi ve belgelerin Kurumumuza gerekçeli olarak gönderildiği anlaşılmıştır.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
15. 14.06.2012 tarih ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Dava açma süresinin yeniden işlemeye başlaması” başlıklı 21’inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, ilgili idarece tavsiye kararı üzerine
30 gün içerisinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise durmuş olan dava açma
süresinden arta kalan sürede Ankara İdare Mahkemesine yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre, BAŞVURUNUN KABULÜ,
Söz konusu mahkeme kararının yerine getirilmesine yönelik makul sürede işlem tesisi için MİLLİ
EĞİTİM BAKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Milli
Eğitim Bakanlığı tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,
Tavsiye Kararının BAŞVURANA ve MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞINA tebliğine;
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi