|
ÖZET: Başvuru, Polis Amirleri Eğitim Merkezinde eğitimini tamamlayan bir bireyin, 17 Ağustos 2017 tarihinde yapılan eğitim sonu sözlü sınavında başarısız sayılması ve sonrasında okuldan ilişiğinin kesilmesi üzerine açtığı davanın sonuçlarıyla ilgilidir. Mahkeme, başvuranın başarısız sayılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. Ancak, idarenin bu mahkeme kararını uygulamaması üzerine başvuran, Kamu Denetçiliği Kurumu’na başvuruda bulunarak kararın icra edilmesini talep etmiştir.
İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü, başvuranın sınav sonuçlarının ve mahkeme kararının uygulanması sürecinin devam ettiğini belirtmiştir. Ancak, mahkeme kararının üzerinden 11 ay geçmiş olmasına rağmen başvuranın hala eğitim sonu sınavına tabi tutulmadığı, bu durumun adil yargılanma hakkının ihlali anlamına geldiği vurgulanmıştır. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın mahkeme kararı gereği sözlü sınava alınması gerektiği yönünde tavsiyede bulunmuştur. Kamu Denetçiliği Kurumu, idarenin mahkeme kararlarına uyması gerektiğini ve bu süreçte iyi yönetim ilkelerine riayet etmesi gerektiğini ifade etmiştir. Başvuranın hak arama özgürlüğü çerçevesinde, idarenin kararını uygulamaması durumunda yargı yoluna başvurma hakkının devam edeceği belirtilmiştir. Bu bağlamda, Emniyet Genel Müdürlüğü’ne, mahkeme kararının gereğini yerine getirmesi için 30 gün süre verilmiştir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2024/10373-S.24.15927
BAŞVURU NO : 2024/7645
KARAR TARİHİ : 30.09.2024
TAVSİYE KARARI
EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜ
BAŞVURUYA KONU İDARE :
BAŞVURUNUN KONUSU : Mahkeme kararı neticesinde eğitim sonu sözlü sınavına tabi tutulma talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 14.06.2024
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1) Başvuran, Kurumumuza yaptığı başvurusunda, özetle; Polis Amirleri Eğitim Merkezinde eğitimimi
başarıyla tamamlamasına rağmen 17/08/2017 tarihinde yapılan eğitim sonu sözlü sınavında başarısız sayılarak 22/08/2017 tarihinde okuldan ilişiğinin kesildiğini, açmış olduğu dava neticesinde sözlü sınav neticesinde başarısız sayılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı bulunarak iptal edildiğini, kesinleşmiş mahkeme kararı olmasına rağmen idarenin söz konusu mahkeme kararını uygulamadığını belirterek, mahkeme kararının uygulanmasını talep emektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2) İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğünün 24.07.2024 tarihli ve – –
sayılı yazısı ve eklerinde, özetle;
2.1) PAEM öğrencilerinin eğitim sonu işlemelerinin Emniyet Genel Müdürlüğü Kadrolarına Polis Memuru
ve Komiser Yardımcısı Rütbelerine Aday Memur Olarak Atanacaklara Uygulanacak Sınav Yönetmeliği hükümlerine göre yapıldığı, bu doğrultuda başvuranın 17/08/2017 tarihinde eğitim sonu sınavına alındığı, söz konusu sınavdan 50 puan alarak başarısız sayıldığı, başarısız sayılmasına ilişkin işlemin iptali talebiyle
Ankara 5. İdare Mahkemesine dava açtığı, Ankara Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesinin
20.09.2023 tarihinde davacının istinaf başvurusunun kabulü ile idare mahkemesi kararının kaldırılmasına,
dava konusu işlemin iptaline dair kararının 10.10.2023 tarihinde Genel Müdürlüğe tebliğ olunduğu,
16.10.2023 tarihinde ise söz konusu kararın Başkanlığa gönderildiği, Başkanlıkça yukarıda verilen karara
istinaden mahkemenin kararını uygulamak üzere tarihi ayrıca bildirilecek olan eğitim sonu sınavına iştirak ettirileceğinin başvurana 24.10.2023 tarihinde tebliğ edildiği,
2.2) Daha önceki dönemlerde de bahsi geçen sınava ilişkin dava açıp kazanan benzer durumdaki adayların
herhangi bir hak kaybına uğramadığı, kurumca belirlenen tarihlerde sınava alındığı, bundan sonraki süreçlerde yine aynı titizlikle devam edileceği ve adayların yapılacak olan sınava çağrılacağı, bahse konu sınav işlemlerinin kısa bir süre içerisinde gerçekleşmemekle birlikle sınava dâhil edilecek adayların mahkeme kararı gereği yapılacak olan eğitim sonu sınavı ile ilgili iş ve işlemlerinin devam ettiği, sınav tarihinin başvurana ve sınava girecek diğer adaylara bildirileceği, Başkanlıkça yapılan tüm iş ve işlemlerin aksatılmadan yerine getirildiği ve ilgili şahısların tüm haklarının yasal çerçevede korunduğu, İfade edilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3) 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın;
3.1) “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36 ncı maddesinin birinci fıkrasında, “Herkes meşru vasıta ve
yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.”
3.2) “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin
üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”
3.3) “Yargı yolu” başlıklı 125 inci maddesinin son fıkrasında, “İdare, kendi eylem ve işlemlerinden
doğan zararı ödemekle yükümlüdür.”
3.4) “Mahkemelerin bağımsızlığı” başlıklı 138 inci maddesinin son fıkrasında, “Yasama ve yürütme
organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez.”
4) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin
birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”
5) 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Kararların sonuçları” başlıklı 28 inci maddesinin
birinci ve üçüncü fıkrasında, “Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez. (…) Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemeleri kararlarına göre işlem tesis edilmeyen veya eylemde bulunulmayan hallerde idare aleyhine Danıştay ve ilgili idari mahkemede maddi ve manevi tazminat davası açılabilir.”
6) Emniyet Genel Müdürlüğü Kadrolarına Polis Memuru ve Komiser Yardımcısı Rütbelerine Aday
Memur Olarak Atanacaklara Uygulanacak Sınav Yönetmeliğinin;
6.1) “Sınava katılacak adaylar” başlıklı 5 inci maddesinde, “(1) Polis eğitim kurumları ve Emniyet
Genel Müdürlüğü adına diğer yükseköğretim kurumlarında öğrenim gören öğrencilerden öğrenim süresini başarıyla tamamlayan öğrenciler, Emniyet Genel Müdürlüğü kadrolarına polis memuru veya komiser yardımcısı olarak atanmalarından önce sınava tabi tutulur.”
6.2) “Sınavın yeri ve zamanı” başlıklı 6 ıncı maddesinde, “(1) Sınav yerleri ve tarihleri, Polis Amirleri
Eğitimi Merkezi, Polis Meslek Eğitim Merkezi, Polis Meslek Yüksekokulu ve Emniyet Genel Müdürlüğü adına diğer yükseköğretim kurumlarından mezun olan öğrenciler için ayrı ayrı Başkanlıkça belirlenir ve sınav tarihinden en az on beş gün önce Başkanlık resmi internet sitesinde ilan edilir. (2) Sınav, mezuniyeti müteakip en geç bir ay içinde yapılır.”
Hükümleri yer almaktadır.
IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
7) Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın talebine ilişkin tavsiye
karar önerisi, Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
8) Başvuran, Polis Amirleri Eğitim Merkezinde eğitimimi başarıyla tamamlamasına rağmen 17/08/2017
tarihinde yapılan eğitim sonu sözlü sınavında başarısız sayılarak 22/08/2017 tarihinde okuldan ilişiğinin kesildiğini, açmış olduğu dava neticesinde sözlü sınav neticesinde başarısız sayılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı bulunarak iptal edildiğini, kesinleşmiş mahkeme kararı olmasına rağmen idarenin söz konusu mahkeme kararını uygulamadığını belirterek, mahkeme kararının uygulanmasını talep emektedir.
9) Başvuru konusu incelendiğinde, Polis Akademisi Başkanlığı Amirleri Eğitim Merkezinde eğitimini
tamamlayan başvuranın eğitim sonu sözlü sınavda başarısız sayılarak okuldan ilişiğinin kesilmesine ilişkin
22.08.2017 tarih ve sayılı işlemin iptali istemiyle Ankara İdare Mahkemesine dava açtığı, Ankara
Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesinin 20/09/2023 tarih ve E: / , K: / sayılı kararı ile başvuran hakkında her bir kriter yönünden komisyon üyeleri tarafından ayrı ayrı değerlendirme yapılmasına rağmen bütün kriterler için komisyon üyelerinin aynı puanı takdir etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, takdir yetkisinin objektif kullanılmadığı sonucuna varıldığı, bu nedenle başvuranın yapılan sözlü sınav neticesinde başarısız sayılması işleminde hukuka uygunluk görülemediği ve açıklanan nedenlerle; başvuranın istinaf başvurusunun kabulü ile idare mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline hükmedildiği, ancak İdarenin söz konusu Mahkeme Kararının verildiği 20/09/2023 tarihinden bu yana başvuranı eğitim sonu sözlü sınavına tabi tutmadığı görülmektedir.
10) Kararın “İlgili Mevzuat” kısmında yer verilen düzenlemelere göre; yasama ve yürütme organları ile
idarenin, mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu, bu organlar ve idarenin, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği açıkça belirtilmiştir.
11) Anayasa Mahkemesinin 14/01/2010 tarihli ve E.2009/27, K.2010/9 sayılı kararında; “Anayasa’nın
36. maddesinde ifade edilen hak arama özgürlüğü, diğer temel hak ve özgürlüklerden gereken şekilde yararlanılmasını ve bunların korunmasını sağlayan en etkili güvencelerden biri olmakla birlikte aynı
zamanda toplumsal barışı güçlendiren, bireyin adaleti bulma, hakkı olanı elde etme, haksızlığı önleme uğraşının da aracıdır. Hak arama özgürlüğü ve adil yargılanma hakkı, sadece yargı mercileri önünde davacı ve davalı olarak iddia ve savunmada bulunma hakkını değil, yargılama sonunda hakkı olanı elde etmeyi de kapsayan bir haktır. ” ifadeleri kullanılmıştır.
12) Anayasa’nın 138 inci maddesi ile yargı kararlarının ne olursa olsun uygulanmamasından idarenin
sorumlu tutulduğu görülmektedir. Öte yandan İdarenin kararı uygulama yükümlülüğü devam ettikçe, yargı kararının uygulanmamasından doğan sorumluluğunun da devam edeceği bir gerçektir. Yukarıda anılan
Anayasa Mahkemesi kararından; Anayasanın 36 ncı maddesinde yer alan ‘hak arama hürriyeti’nin yalnızca yargı mercileri karşısında davalı veya davacı olma sıfatını değil aynı zamanda mahkeme nezdinde verilmiş olan kararın idari mercilerce gereğinin yerine getirilmesini de kapsadığı anlaşılmakta olup, ayrıca mahkeme kararlarının uygulanması yargılama sürecinin devamı niteliğinde görülerek yargılama sürecini tamamlayan ve yargılamanın bir anlam ve sonuç doğurmasını saylayan unsur olarak nitelendirildiği görülmektedir.
13) Somut olayın değerlendirilmesi neticesinde, İdarenin eğitim sonu sınavı ile ilgili iş ve işlemlerinin
devam ettiği, sınav tarihinin başvurana ve sınava girecek diğer adaylara bildirileceğini belirtmekle birlikte söz konusu Mahkeme Kararının verildiği 20/09/2023 tarihinden bu zamana kadar 11 ayı aşkın sürenin, başvuranın eğitim sonu sözlü sınavda başarısız sayılarak okuldan ilişiğinin kesilmesi işleminin yapıldığı 22/08/2017 tarihinden itibaren ise 7 yılı aşkın sürenin geçmesinin makul olmadığı ve İdarenin söz konusu mahkeme kararını makul sürede ifa etmekten kaçınamayacağı, bunun adil yargılanma hakkının ihlali sonucunu doğuracağı değerlendirilmiştir.
14) Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; Ankara Bölge İdare Mahkemesinin “(…)
Açıklanan nedenlerle; davacının istinaf başvurusunun kabulü ile idare mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, (…)” kararı neticesinde başvuranın eğitim sonu sözlü sınavına tabi tutulması gerektiği, zira Anayasa’nın 138 inci maddesi ile 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28 inci maddelerinde yargı kararlarına uyma zorunluluğunun açıkça belirtildiği, söz konusu düzenlemeler gereğince İdarenin idari yargı organlarınca verilen kararların icaplarına göre, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur olduğu dikkate alındığında mahkeme kararının verildiği
Mahkeme Kararının verildiği 20/09/2023 tarihinden bu zamana kadar 11 ayı aşkın sürenin geçmesinin makul olmadığı, İdarenin söz konusu mahkeme kararını makul sürede ifa etmekten kaçınamayacağı, bunun adil yargılanma hakkının ihlali sonucunu doğuracağı değerlendirildiğinden başvuranın söz konusu mahkeme kararı gereğince başvuranın eğitim sonu sözlü sınavına tabi tutulması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
15) 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu
Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde iyi yönetim ilkelerine yer verilmiş olup; idare tarafından, Kurumumuzca talep edilen bilgi ve belgeler süresi içinde gönderildiğinden ve Gönderme Kararımız üzerine hem başvurana hem de Kurumumuza kısa sürede cevap verdiğinden “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkesine uygun hareket edildiği; ancak, başvuranın talebini reddederken bu işlem karşısında hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğinin gösterilmemiş olması sebebiyle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uyulmadığı tespit edilmiş olup, idareden bundan böyle bu ilkeye de uyması beklenmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
16) 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin ikinci
fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, Ankara İdare Mahkemesine yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre, Başvuranın mahkeme kararı neticesinde eğitim sonu sözlü sınavına tabi tutulması yönünde EMNİYET
GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
Kararın BAŞVURANA ve EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE tebliğine,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Emniyet
Genel Müdürlüğünce bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi