|
ÖZET: Başvuran, KOSGEB Başkanlığı’nda müfettiş yardımcısı olarak görev yaparken, 15 Temmuz Darbe Girişimi sonrası gerekçe gösterilmeden muhasebeci kadrosuna atanmış ve 02/08/2016 tarihinde kamu görevinden ihraç edilmiştir. OHAL İşlemlerini İnceleme Komisyonu’na yaptığı başvuru reddedilmiş, ardından Ankara 19. İdare Mahkemesi, ihraç kararını iptal etmiştir. Mahkeme kararının KOSGEB Başkanlığı’na 14/07/2023 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen, başvuranın göreve iadesi ve özlük haklarının ödenmesi talebi yerine getirilmemiştir.
Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi, başvuranın kamu görevine son verilmesinin 672 sayılı KHK ile gerçekleştirildiğini ve mahkeme kararının uygulanması için istinaf sürecinin devam ettiğini belirtmiştir. Ancak, başvuranın göreve başlaması için gerekli işlemlerin yapılmadığı ifade edilmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın talebinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu tespit etmiş ve mahkeme kararının geciktirilmeden uygulanması gerektiğini vurgulamıştır. Sonuç olarak, Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın görevine iade edilmesi ve kamu görevinden çıkarıldığı tarihten itibaren özlük ve mali haklarının ödenmesi yönünde KOSGEB Başkanlığı’na tavsiyede bulunmuştur. İdarenin bu tavsiyeye uyması için 30 gün içinde işlem yapması zorunludur. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2024/434-S.24.678
BAŞVURU NO : 2023/17628
KARAR TARİHİ : 15.01.2024
TAVSİYE KARARI ,TCKN:
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : KÜÇÜK VE ORTA ÖLÇEKLİ İŞLETMELERİ GELİŞTİRME VE
DESTEKLEME İDARESİ BAŞKANLIĞI
Mahkeme kararının uygulanması talebi hk.
BAŞVURUNUN KONUSU :
BAŞVURU TARİHİ : 06.11.2023
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza yaptığı başvuruda başvuran, KOSGEB Başkanlığı Rehberlik ve Denetim Kurulu’nda müfettiş yardımcısı olarak çalışmakta iken 15 Temmuz Darbe Girişiminden sonra gerekçe gösterilmeksizin bu görevinden alınıp muhasebeci kadrosuna geçirildiğini, 02/08/2016 tarihinde kamu görevine son erildiğini, 672 sayılı KHK ile de kamu görevinden ihraç edildiğini açıklamaktadır. Başvuran, OHAL
İşlemlerini İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurusunun reddedilmesi üzerine Ankara İdare
Mahkemesinde dava açtığını, Ankara 19. İdare Mahkemesinin kamu görevinden ihraç edilme işlemini iptal ettiğini, mahkeme kararının KOSGEB Başkanlığına 14/07/2023 tarihinde tebliğ edilmesine karşın yerine getirilmediğini belirtmektedir. Başvuran Kurumumuzdan yargı kararının ivedilikle uygulanmasını ve kamu görevine son verilen 03/08/2016 tarihinden göreve başlayacağı tarihe kadarki özlük ve mali haklarının ödenmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığının 21/12/2023 tarihli ve sayılı yazısında; 2.1. FETÖ/PDY terör örgütü ile mücadele çalışmaları kapsamında Başkanlıkça oluşturulan Kurul kararıyla başvuranın kamu görevine 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile son verildiği, 2.2. OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonunun başvuranın talebini reddettiği,
2.3. , Ankara 19. İdare Mahkemesinin 15/06/2023 tarihli ve sayılı kararıyla başvuranın kamu görevine son verilmesi işlemini iptal ettiği, Başkanlığın karar için istinaf sürecini başlattığı, yargılama sürecinin tamamlanmasının beklendiği, 2.4. Başvuran kamu görevinden çıkarılmadan önce muhasebeci pozisyonunda görev yaptığından talebine ilişkin yapılacak bir atamanın kamu zararına sebebiyet vermesi unsuru ile istinaf sürecinin devam etmesi dikkate alınarak talebinin yerine getirilmediği, açıklamalarına yer verilmektedir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36 ncı maddesinin birinci fıkrasında “Herkes meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir”, Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”, “Yargı yolu” başlıklı 125 inci maddesinin on fıkrasında “İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür.”, “Mahkemelerin bağımsızlığı” başlıklı 138 inci maddesinin dördüncü fıkrasında; “Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez.” 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir…”, 5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun “Kararların sonuçları” başlıklı 28 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez.” düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
6. Kamu Denetçisi tarafından, İdarenin başvuranın talebine ilişkin işlemlerinin hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığı sonuç ve kanaatine varılarak başvurunun kabulü yönündeki öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 7. Başvuran, Ankara 19. İdare Mahkemesinin 15/06/2023 tarihli ve sayılı kararının uygulanarak göreve başlamasının sağlanmasını ve kamu görevine son verilen 03/08/2016
tarihinden göreve başlayacağı tarihe kadarki özlük ve mali haklarının ödenmesini Kurumumuzdan talep etmektedir.
8. Anayasanın 138 inci maddesinde yasama ve yürütme organları ile idarenin, mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu; bu organlar ve idarenin, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği hüküm altına alınmıştır. Aynı şekilde 2577 sayılı İdari Yargılama
Usulü Kanununun 28 inci maddesinde Danıştay, bölge idare ve idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idarenin, gecikmeksizin işlem tesis etmeye ve eylemde bulunmaya mecbur olduğu ve bu sürenin hiçbir şekilde tebliğden İtibaren otuz günü geçemeyeceği düzenlenmiştir.
9. Hukuk devleti; insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, hukuki güvenliği sağlayan, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, anayasa ve kanunlarla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlettir (Anayasa Mahkemesi
E.2013/44, K. 2013/59, Resmi Gazete tarihi: 02/05/2013).
10. Anayasa Mahkemesinin 14/01/2010 tarihli ve E.2009/27, K.2010/9 sayılı kararında; “Anayasa’nın 36.
maddesinde ifade edilen hak arama özgürlüğü, diğer temel hak ve özgürlüklerden gereken şekilde yararlanılmasını ve bunların korunmasını sağlayan en etkili güvencelerden biri olmakla birlikte aynı zamanda toplumsal barışı güçlendiren, bireyin adaleti bulma, hakkı olanı elde etme, haksızlığı önleme uğraşının da aracıdır. Hak arama özgürlüğü ve adil yargılanma hakkı, sadece yargı mercileri önünde davacı ve davalı olarak iddia ve savunmada bulunma hakkını değil, yargılama sonunda hakkı olanı elde etmeyi de kapsayan bir haktır.” ifadeleri kullanılmıştır.
11. Anayasa’nın 138 inci maddesi ile yargı kararlarının ne olursa olsun uygulanmamasından idarenin sorumlu tutulduğu görülmektedir. Öte yandan idarenin kararı uygulama yükümlülüğü devam ettikçe, yargı kararının uygulanmamasından doğan sorumluluğunun da devam edeceği bir gerçektir. Yukarıda anılan
Anayasa Mahkemesi kararından; Anayasanın 36 ncı maddesinde yer alan ‘hak arama hürriyeti’nin yalnızca yargı mercileri karşısında davalı veya davacı olma sıfatını değil aynı zamanda mahkeme nezdinde verilmiş olan kararın idari mercilerce gereğinin yerine getirilmesini de kapsadığı anlaşılmakta olup, ayrıca mahkeme kararlarının uygulanması yargılama sürecinin devamı niteliğinde görülerek yargılama sürecini tamamlayan ve yargılamanın bir anlam ve sonuç doğurmasını sağlayan unsur olarak nitelendirildiği görülmektedir.
12. Buna göre, mahkeme kararlarının Anayasa’nın 138 inci maddesi ve idari yargılama usulü kanununun
28 inci maddesi uyarınca geciktirilmeksizin uygulanması gerektiği, uygulanma süresinin hiçbir şekilde
tebliğ tarihinden itibaren 30 günü geçemeyeceği, Ankara 19. İdare Mahkemesinin 15/06/2023 tarihli ve sayılı kararının gereğinin yerine getirilmediği, anlaşılmıştır.
13. Bilindiği üzere mahkeme kararıyla birlikte dava konusu işlem tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte ortadan kalkmış sayılacağından, başvuranın kamu görevinden çıkarıldığı tarih ile görevine başladığı tarih arasındaki süreye ilişkin tüm özlük ve mali haklarının ödenmesi gerekmektedir.
14. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; yukarıda açıklanan nedenlerle idare tarafından mahkeme kararının gereğinin yerine getirilmeyip başvuranın göreve başlatılmamasında ve kamu
görevinden çıkarıldığı tarih ile görevine başladığı tarih arasındaki süreye ilişkin ödemeleri yapmamasında hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilmiştir.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 15. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarenin ‘karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, İdarenin bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
16. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa)
dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULÜNE;
Ankara 19. İdare Mahkemesinin 15/06/2023 tarihli ve sayılı kararı gereğince başvuranın görevine başlatılması ve kamu görevinden çıkarıldığı tarihten tekrar kamu görevine alındığı tarihe kadar geçen süre için yolsun kaldığı özlük ve mali haklarının ödenmesi yönünde KÜÇÜK VE ORTA
ÖLÇEKLİ İŞLETMELERİ GELİŞTİRME VE DESTEKLEME İDARESİ BAŞKANLIĞINA
TAVSİYEDE BULUNULMASINA;
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca,
Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemlerin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın başvurana ve KÜÇÜK VE ORTA ÖLÇEKLİ İŞLETMELERİ GELİŞTİRME VE
DESTEKLEME İDARESİ BAŞKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi