|
ÖZET: Başvuru, tapusunun haksız bir şekilde ele geçirildiğini iddia eden bir kişinin, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve Hazine ve Maliye Bakanlığı’na karşı açtığı davayı kazanmasına rağmen tazminatını alamaması üzerine yapılmıştır. Başvuran, mahkeme kararının uygulanmasını talep ederek, kamu görevlilerinin tazminatı ödememesi nedeniyle mağdur olduğunu belirtmiştir. İlgili idareler, başvuruya ilişkin açıklamalarında, tazminat ödemelerinin hangi kurum tarafından yapılması gerektiğine dair mevzuat ve düzenlemelere atıfta bulunmuşlardır.
Hazine ve Maliye Bakanlığı, tapu ve kadastro işlemlerinin yürütülmesinde sorumluluğun Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü’nde olduğunu vurgulamış ve bu süreçlerin bütçesinden ödeme yapılmasının mümkün olmadığını ifade etmiştir. Ayrıca, mahkeme kararlarının uygulanması için gerekli işlemlerin Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilmesi gerektiği belirtilmiştir. Başvuranın talebinin değerlendirilmesi ve mahkeme kararının yerine getirilmesi hususunda Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na tavsiyede bulunulmuştur. Sonuç olarak, başvuranın tazminat talebinin hukuka uygun bir şekilde değerlendirilmesi ve gerekli işlemlerin yapılması için ilgili idarelere yönlendirme yapılmıştır. İdarelerin, mahkeme kararlarını zamanında yerine getirmeleri ve vatandaşların haklarını korumaları gerektiği vurgulanmıştır. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2020/4877-S.20.7804
BAŞVURU NO : 2019/17096
KARAR TARİHİ : 27/03/2020
TAVSİYE KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : Çevre ve Şehircilik Bakanlığı (Tapu ve Kadastro Genel
Müdürlüğü)
Hazine ve Maliye Bakanlığı
BAŞVURUNUN KONUSU : Mahkeme kararının uygulanması talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 27/09/2019
I.BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1.Kurumumuza başvuruda bulunan başvuran, tapusunun haksız ele geçirilmesi nedeniyle tazminat verilmesi istemli olarak … Mal Müdürlüğü’ne … 1.Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açtığını, açtığı davayı kazandığını, istinaf aşamasından geçerek kararın kesinleştiğini, kazandığı tazminatın kendisine verilmediğini, mağdur olduğunu, hem parasını alamadığını hem de arazinin kendisinden alındığını, idarelere başvurduğunu sonuç alamadığını iddia edip mahkeme kararına rağmen tazminatı ödemeyen kamu görevlilerinden şikayetçi olduğunu, gerekli araştırma ve incelemenin yapılmasını, alacağının ödenmesinin sağlanmasını talep etmektedir.
II.İDARELERİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2.Kurumumuz tarafından bilgi-belge isteme yazısına istinaden Samsun Valiliği
Defterdarlık Muhakemat Müdürlüğü’nün … Mal Müdürlüğü’ne (Hazine Avukatlığı’na)
ve Kurumumuza ilettiği yazının tetkikinden özetle;
2.1…. 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin, 26/12/2018 tarih ve … sayılı kararında lehine hükmedilen tazminatın ödenmediğinden alacaklı … tarafından Kamu Denetçiliği Kurumu’na yapılan başvuru üzerine adı geçen kurum tarafından Defterdarlığa gönderilen ve konu ile ilgili bilgi ve belge talebini içeren yazı gönderildiği,
2.2.Yazıda istenilen bilgi ve belgelerin en kısa sürede Kamu Denetçiliği Kurumuna gönderilmesi ve işlem sonucundan Müdürlüğe de bilgi verilmesini, ifade edilmiştir.
3.Kurumumuz tarafından bilgi-belge isteme yazısına istinaden Hazine ve Maliye
Bakanlığı Başhukuk Müşavirliği ve Muhakemat Genel Müdürlüğü’nün Çevre ve
Şehircilik Bakanlığı’na (Hukuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü’ne) ve Çevre ve Şehircilik
Bakanlığı’na (Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Hukuk Müşavirliği’ne) ilettiği yazının tetkikinden özetle;
3.1.Bilindiği üzere, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne dair 4 Numaralı, Bakanlıklara
Bağlı, İlgili, İlişkili Kurum ve Kuruluşlar ile Diğer Kurum ve Kuruluşların Teşkilatı Hakkında
Kararname ile Genel Müdürlüklerinin teşkilat yapısı düzenlenmiş olup, anılan Kararname gereğince, önceki düzenlemelerde olduğu üzere, mülkiyet hakkını tespit etmek üzere taşınmazların kadastro çalışmalarını planlamak, yürütmek, yenilenmesini ve güncellenmesini sağlamak, tapu sicillerini oluşturmak, arşivlenerek korunmasını sağlamak, toplu değerleme faaliyetlerini düzenlemek ve yürütmek, harita yapmak, üretim standartlarını tespit etmek ve arşivlenmesini sağlamak görevleri Genel Müdürlüklerine tevdi edildiği,
3.2.Anılan Kararnamenin;
3.2.1. 480/1-(a) maddesi gereğince, Devletin sorumluluğu altındaki tapu sicillerinin düzenli bir biçimde tutulmasını sağlamak,
3.2.2. 48411-(a)-l maddesi gereğince, tapu hizmetlerinin etkin ve zamanında sunulmasını sağlamak, tapu işlemlerinin mevzuata uygun olarak gerçekleştirilmesi için gerekli düzenlemeleri yapmak,
3.2.3. 484/1-(a)-3 maddesi gereğince, tapu sicillerinin oluşturulmasını ve düzenli şekilde tutulmasını sağlamak,
3.2.4. 48411-(b)-l maddesi gereğince, kadastro hizmetlerinin etkin ve zamanında sunulmasını sağlamak, kadastro işlemlerinin mevzuata uygun olarak gerçekleştirilmesini sağlamak için gerekli düzenlemeleri yapmak,
3.3.Kararnamede yer alan görevler nazarı itibara alındığında, ilgi yazı ekinde alınan ilamlara ilişkin olarak nihai aşamada deva açılmasına sebebiyet veren işlemlerin Genel
Müdürlüklerinin yetki görev ve sorumluluğunda kaldığı değerlendirildiği,
3.4.Nitekim, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 18/11/2009 tarih ve 2009/4-383 Esas-2009/517
Karar sayılı ve Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatlarında da açıklandığı üzere tapu işlemleri kadastro tespiti işleminden başlayarak birbirini takip eden işlemler olup, kadastro işlemleri ile tapu işlemleri bir bütün olduğu,
3.5.Ayrıca; 5018 sayılı Kanun’da genel bütçe devlet tüzel kişiliğine dahil olan ve bu Kanun’a ekli (I) sayılı cetvelde yer alan kamu idarelerinin bütçesi olarak tanımlandığı, mülga Bütçe ve
Mali Kontrol Genel Müdürlüğünün 15/11/2013 tarihli ve 59751066-12-390/10175 sayılı yazısında da ifade edildiği üzere ilamlarda yer verilen: ”Devlet Hazinesi”, “Maliye Hazinesi” ve “Hazine” ifadelerinden, ödemenin genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri bütçelerinden yapılacağı hususunun anlaşılması ve Bakanlık tarafından yapılan bir işlemden kaynaklanmadığı gibi Bakanlığın görev alanıyla da ilgisi bulunmayan hususlarda hükmedilen ilamlara ilişkin olarak Bakanlığın bütçesinden herhangi bir ödeme yapılmasının uygun olmadığı ve dolaysıyla kadastro ve tapu işlemleri Bakanlıkça icra edilmediğinden sorumluların da Bakanlıkça tespit edilemeyeceğinin değerlendirildiği,
3.6.Yine Mülga Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğünün tüm kamu idarelerini bağlayıcı nitelikte olan 22/03/2004 tarihli ve 5003 sayılı yazısının “İlama Bağlı Borçlar” bölümünde; “Genel bütçeye dahil dairelerin 25/03/2004 tarihine kadar ödenmek üzere Bakanlığımıza (BAHUM) intikal ettirilmemiş veya bu tarihten sonra onaya çıkacak olan ilama bağlı borçları ile katma bütçeli idarelerin ilama bağlı borçları, kendi kurum bütçelerinin borcun kaynaklandığı mevcut veya yeni açılacak ilgili hizmet tertiplerinden ödenecektir.” ifadesi yer aldığı,
3.7.Genel Müdürlüğün genel bütçeye dahil dairelerle katma bütçeli idarelerin ilama bağlı borçları ile mahkeme harcı ve masraflarını kendi bütçelerinden ödemeleri sırasında uymaları gereken usul ve esasları belirleyen 11/03/2005 tarih ve 8600 sayılı genel yazısında açıklandığı üzere, 2004 mali yılında analitik bütçe sınıflandırılmasına geçilmiş olması nedeniyle genel bütçeye dahil dairelerin, 26/03/2004 tarihine kadar ödenmek üzere Bakanlığa (BAHUM)
intikal ettirilmemiş olan ilama bağlı borçları, kendi kurum bütçelerinin borcun kaynaklandığı mevcut veya yeni açılacak ilgili hizmet tertiplerinden ödenmesi gerektiği,
3.8.Analitik bütçe uygulamasına geçilmesini müteakip, 659 sayılı KHK gereğince diğer idarelerin vekil sıfatıyla takip edilen davaları sonucunda aleyhe hüküm kurulması durumunda mahkemelerce hükmedilen tutarların ödemesi yukarıda yer alan yazılar doğrultusunda ilgili idareye gönderilmekte ve ilgili idarelerce ödemeler yapılmakta olup ödeme konusunda bugüne kadar herhangi bir ihtilaf de yaşanmadığı; analitik bütçe uygulaması bağlamında
Bakanlıklarının ve Genel Müdürlüklerinin vekil sıfatıyla davalarını takip edilen diğer idarelerden farkı bulunmadığı,
3.9.Genel Müdürlüklerin sorumluluk ve görev alanında kalan iş bu yazıya konu ilama bağlı borç ödemelerinin ilgili Genel Müdürlük tarafından yapılması gerektiği izahtan vareste olup dolayısıyla; analitik bütçe uygulaması bağlamında doğru işlem yapılması, iş ve işlemlerin yargısal denetimi sonucu verilen kararların ve mali boyutunun, bizzat Genel Müdürlükleri tarafından görülmesi, bütçeye ek mali külfet getirilmesinin önlenmesi amacıyla aynı konularda yeni davalar açılmasının engellenmesi, bu suretle usul ekonomisine uygun işlem tesis edilmesi, yapılan ödemeyi müteakip iş ve işlemlerden kaynaklanan sorumluluğun en iyi şekilde değerlendirilmesinin iş ve işlemi tesis eden birim tarafından sağlanması, yargısal denetim sonucu ortaya çıkan tespit ve kararlar doğrultusunda önleyici hukuki tedbirlerin zamanında alınması ve dolayısıyla idarenin amaçlarının mevzuata uygun şekilde gerçekleştirilmesi sağlanabileceği,
3.10.Gelinen aşamada; yukarıda yer alan açıklamalar gereğince, Bakanlığın iş ve işleminden kaynaklanmayan, gerek Genel Müdürlükleri ve gerekse Milli Emlak Genel Müdürlüğünün iş veya işleminden kaynaklanan veya görev, yetki ve sorumluluk alanında olan hususlara ilişkin olarak ödemelerin ilgili Bakanlıkları tarafından yapılması gerektiği,
3.11.Ayrıca 5018 sayılı Kanun ve yukarıda yer alan açıklamalar gereğince, ödemeyi havi ilama bağlı borcun farklı bir idarenin iş veya işleminden kaynaklandığı veya görev, yetki ve sorumluluk alanında olduğu değerlendirildiği takdirde, Bakanlıkla değil, doğrudan ilgili idaresi ile irtibata geçilmesinin usul ekonomisine uygun olacağı ve ilgili işlemlerin süresi içinde tesisini sağlayacağı değerlendirilmiş olup. Hukuk Hizmetleri Genel Müdürlüğünce, Bakanlıkça (Genel Müdürlükçe) gönderilen dosyalar yazı ekinde gönderildiği, ifade edilmiştir.
4.Kurumumuz tarafından bilgi-belge isteme yazısına istinaden Hazine ve Maliye
Bakanlığı Başhukuk Müşavirliği ve Muhakemat Genel Müdürlüğü’nün Çevre ve
Şehircilik Bakanlığı’na (Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Hukuk Müşavirliği’ne)
ilettiği yazının tetkikinden özetle; Genel Müdürlük tarafından ödeme yapılmak ve rücu hususu değerlendirilmek üzere Bakanlık tarafından gönderilmiş olan, ekli listede mahkeme esas karar numaraları belirtilen davalara ilişkin olarak Bakanlık tarafından işlem yapılmasının mümkün olmadığı tespit edilmekle beraber, gelinen aşamada ekli listede belirtilen kararlara ait ödemeler hususunda ilgili Bakanlığın Hukuk Hizmetleri Genel Müdürlüğünün yazıları gereği işlem tesis edilmesi gerektiği, bu hususta gereğinin ifasının gerektiği, ifade edilmiştir.
5.Kurumumuz tarafından bilgi-belge isteme yazısına istinaden Hazine ve Maliye
Bakanlığı Başhukuk Müşavirliği ve Muhakemat Genel Müdürlüğü’nden alınan cevabi yazının tetkikinden özetle;
5.1.Yapılan incelemede; Orman Genel Müdürlüğü, … Orman İşletme Müdürlüğü tarafından, başvurucu ve diğer davalılar aleyhine, … Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/… esasında açılan
“Tapu İptali ve Tescil” davası sonucunda, 31/03/2015 tarihli ve 2015/… karar sayılı karar ile başvurucunun da hissedarı olduğu taşınmazın tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla tapuya kayıt ve tesciline hükmedildiği ve bu kararın temyiz edilmeksizin 07/07/2015 tarihinde kesinleştiği,
5.2.Tapu kaydının iptalini müteakip, başvurucu ve diğer iki davacı tarafından, Medeni
Kanunun 1007. maddesine dayanılarak ve tapunun haksız ele geçirilmesi iddiasıyla tazminat talepli olarak, … 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2018/… esasında dava açılmış, 26/12/2018 tarih ve 2018/… karar sayılı karar ile davalılar lehine tazminata hükmedildiğinin anlaşıldığı,
5.3.4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 1007. maddesinde “Tapu sicilinin tutulmasından
doğan bütün zararlardan devlet sorumludur. Devlet, zararın doğmasında kusuru bulunan görevlilere rücu eder.” düzenlemesinin bulunduğu,
5.4.Bu kapsamda “Tapu sicilinin aleniliği” ve “Tapu siciline güven” ilkelerinin yansımasının bir sonucu olarak, mülkiyet hakkı ya da başkaca bir aynî hak edinen kişinin, bu sicilin tutulması nedeniyle uğradığı zararın tazmininden devletin sorumlu olduğu,
5.5.Genel olarak bu davaların konusunu tapu sicilinin tutulması sırasında kayıtlarda yapılan hataların oluşturduğu söylenebilir ise de, Yargıtay, devletin sorumluluk kapsamını daha geniş tutan bir bakış açısı ile konuyu ele aldığı,
5.6.Tapu Sicil Tüzüğünün 7. maddesinde, tapu sicilinin ana ve yardımcı sicillerden oluştuğu belirlendiği,
5.7.Medeni Kanunun 1000-1003. maddelerin hükümleri arasında ana sicillerin; tapu kütüğü, kat mülkiyeti kütüğü, yevmiye defteri, resmi belgeler (resmi senet, mahkeme kararları ve diğerleri) ile planlardan oluştuğunun belirtildiği,
5.8.Bunun dışında kadastro görmemiş yerlerde, eski hukuka ait kayıt defterlerinin de aslında geçiş dönemi sicili niteliğinde olmalarına rağmen asli sicil niteliğine haiz olduğunun kabul edildiği,
5.9.Yardımcı sicillerin nelerden oluştuğu ise Tapu Sicil Tüzüğünün 7. maddesinde; aziller sicili, düzeltmeler sicili, kamu orta malları sicili ve tapu envanter defteri olarak belirtildiği,
5.10.Tapu sicilinin tutulması kavramına yukarıda yer verilen sicillere yapılan kayıtlar girdiği, ancak sicile yapılan kayıt sadece tescil, şerh ya da beyan ve düşünceler bölümüne yapılan yazılı kayıt olmayıp bundan daha geniş bir anlamın ihtiva ettiği,
5.11.Taşınmaza sayfa açılması, tapu kütüğündeki sayfanın kat mülkiyetine çevrilmesi ve buna ilişkin kayıtların yazımı da tapu sicilinin tutulması kavramı içerisinde yer aldığı, tapu siciline tescil, terkin, şerh ve beyan, tapu siciline kayıt hükmünde olduğu,
5.12.Tapu sicilinin tutulması ise sicile kayıttan üst bir kavram olduğu, kayıt dışında bildirim yükümlülükleri, sicilin tutulmasına ilişkin araçların korunması, saklanması, tapu sicil memurunun kayıtların yazımından önce araştırma yükümlülüğü de tapu sicilinin tutulması kavramı içerisine girdiği, bu nedenle sicildeki bilgilerin yanlış ve eksik çıkartılması nedeniyle doğacak zararlardan da devlet sorumlu tutulduğu,
5.13.Tapu işlemlerinin eski kayıtlar üzerinden yürütüldüğü kadastro görmemiş yerlerde bu eski kayıtlar ve zabıt defterleri üzerinden yürütülen işlemlerin de tapu sicili işlemi olduğunun kabulü gerektiği,
5.14.Kadastro işlemleri özetle üç aşamadan oluştuğu; ilk aşama, taşınmazın geometrik durumu ile hukuki durumunun tespit edilmesi; ikinci aşama, tespit edilen geometrik ve hukuki durumun tutanağa geçirilmesi; son aşama ise, Kadastro Kanunu’nun 12. maddesi uyarınca kesinleşen kadastro tutanağının kesinleşme tarihi tescil tarihi olarak gösterilmek üzere en geç 3 ay içerisinde tapuya tescil edilmesi olduğu,
5.15.Bu açıklamalar kapsamında; Devletin sorumluluğunun Yargıtay’ın, Genel Müdürlük tarafından iştirak edilmemekle beraber önceki içtihatlarından ayrılarak verdiği ve ciddi hukuksal sorunlar ile birlikte Devlet Hazinesi üzerine ciddi ve öngörülemeyen bir maddi yük getiren son dönem kararlarında, kadastro faaliyetlerinin ilk aşamasından itibaren başladığı kabul edildiği,
5.16.Nitekim Yargıtay; “Tapu işlemleri, kadastro tespit işlemlerinden başlayarak birbirini takip eden sıralı işlemler olup, tapu kütüğünün oluşumu aşamasındaki kadastro işlemleri ile tapu işlemleri bir bütün oluşturduğundan bu kayıtlarda yapılan hatalar, hatalı tapu sicili oluşmasına sebebiyet verdiği için, kadastro tespitinden yapılan hatalar da, MK’nun 1007. maddesi anlamında tapu sicili kavramı içerisindedir .” şeklinde değerlendirme yaparak, kadastro tespitinde yapılan hatalar nedeni ile ortaya çıkan zararlardan devleti sorumlu tuttuğu,
5.17.Analitik bütçe uygulaması bağlamında doğru işlem yapılmasını, iş ve işlemlerin yargısal denetimi sonucu verilen kararların ve mali boyutunun, bizzat işlemi tesis eden ve görev ve yetkisi olan Bakanlık tarafından görülmesini, bütçeye ek mali külfet getirilmesinin önlenmesi amacıyla aynı konularda yeni davalar açılmasının engellenmesini, bu suretle usul ekonomisine uygun işlem tesis edilmesini, yapılan ödemeyi müteakip iş ve işlemlerden kaynaklanan sorumluluğun en iyi şekilde değerlendirilmesini, yargısal denetim sonucu ortaya çıkan tespit ve kararlar doğrultusunda önleyici hukuki tedbirlerin zamanında alınmasını ve dolayısıyla idarenin amaçlarının mevzuata uygun şekilde gerçekleştirilmesini teminen, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün iş ve işlemlerinden kaynaklanan ve görev ve yetkisinde bulunan dava ve icra takipleri neticesinde ortaya çıkan ödeme talepleri, ödeme yapılmak üzere Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğüne gönderildiği,
5.18.Gelinen aşamada; Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Hukuk Hizmetleri Genel
Müdürlüğünce, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğüne hitaben yazılan yazıda açıklandığı ve kabul edildiği üzere başvuruya konu ilama ilişkin ödemenin Tapu ve Kadastro Genel
Müdürlüğünce yapılması gerektiği değerlendirilmek suretiyle başvurucunun ödeme talebi gereğinin ifasını teminen Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğüne gönderildiği,
5.19.Yukarıda arz ve izah olunan nedenlerle, başvuruya konu davaya ilişkin kadastral süreçten başlayan işlemler Bakanlık tarafından yapılmadığından ve Bakanlığın görev ve yetki alanıyla ilgisi bulunmayan hususlarda hükmedilen ilamlara ilişkin olarak Bakanlık bütçesinden herhangi bir ödeme de yapılamadığından, dostane çözüm sürecine ilişkin değerlendirmenin, ödemeyi gerçekleştirecek idarenin uhdesinde olduğu düşünüldüğü, ifade edilmiştir.
6.Kurumumuz tarafından bilgi-belge isteme yazısına istinaden Çevre ve Şehircilik
Bakanlığı Hukuk Hizmetleri Genel Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Tapu ve Kadastro Genel
Müdürlüğü’ne ilettiği yazının tetkikinden özetle;
6.1.Milli Emlak Genel Müdürlüğü’nün Bakanlığı’na bağlanmasına müteakip Bakanlığa intikal eden mahkeme incelenmesi sonucunda; bazı davalarda husumetin Maliye Hazinesine yöneltildiğinin ve ilamlarda davalı tarafın Maliye Hazinesi, Mal Müdürlüğü ve Orman Genel
Müdürlüğü olarak yer aldığının, davaya konu iş ve işlemlerin Orman Genel Müdürlüğü ile
Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü işlemlerinden kaynaklı olduğunun, Milli Emlak Genel
Müdürlüğü’nün herhangi bir dahlinin olmadığının, ilgili mahkeme kararlarında davalı olarak yer alan “Maliye Hazinesi” kavramının “Milli Emlak Genel Müdürlüğü” nü ifade etmediğinin, söz konusu mahkeme ilamları ile Milli Emlak Genel Müdürlüğü arasında hukuki bir irtibat kurulamayacağının anlaşılması üzerine, yerlerdeki ilamlara ilişkin ödemelerin Bakanlık tarafından yapılamayacağı Hazine ve Maliye Bakanlığına gönderilen yazı ile bildirildiği,
6.2.Benzer şekilde; Bakanlığa intikal eden ve Bakanlık tarafından yürütülen iş ve işlemlerden kaynaklanmayan yazı ekindeki listedeki ilamlarla ilgili ödemeler hususunda gerekli değerlendirmenin, mülga Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğünün 22/03/2004 tarihli ve
5003 sayılı genel yazısı ile Başhukuk Müşavirliği ve Muhakemat Genel Müdürlüğü’nün
11/03/2005 tarihli ve 8600 sayılı genel yazısı çerçevesinde Genel Müdürlük tarafından yapılması ilgili yazınızla istenildiği,
6.3.Bakanlığa gönderilen (Milli Emlak Genel Müdürlüğü ile Hukuk Hizmetleri Genel
Müdürlüğü) ekteki listelerde ayrıntısı bildirilen yazıda özetle;
6.3.1.Orman olduğu gerekçesiyle tapulan iptal edilen kişilerce; Maliye Hazinesi aleyhine açılan davalar sonucu verilen ilamlarda hükmedilen tazminatların, bu güne kadar Muhakemat
Müdürlükleri vasıtasıyla Hazine ve Maliye Bakanlığınca ödendiği, bu uygulamayı değiştirecek yeni bir düzenleme veya neden bulunmadığı, önceden öngörülmeyen çok yüksek miktardaki bu ödemelerin bütçe dengesini bozacağı, ödeme sonrasında oluşan Hazine zararından diğer kurum (orman idaresi personeli gibi) personelinde sorumlu olmasının muhtemel olduğu, ancak bu personel bakımından Genel Müdürlükçe yapılacak bir işlem bulunmadığı belirtilerek, bu ödemelerin Hazine ve Maliye Bakanlığınca ya da konuyla doğrudan alakalı olduğundan bahisle Milli Emlak Genel Müdürlüğünce yapılması,
6.3.2.Kadasto tespitine itiraz veya zilyetliğe dayalı tapu iptali ve tescil istemli açılan davalar sonucu verilen bazı ilamlardaki vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin, ilamlarda yazılı davalı taraf olarak Hazinece veya Orman Genel Müdürlüğünce ödenmesi,
6.3.3.Çekişmeli taşınmazların beyanlar hanesinin şerh verilmesi (6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi kapsamında zilyetlik şerhi verilmesi gibi) istemli Orman Genel Müdürlüğü ve Maliye
Hazinesi hasım gösterilerek açılan davalar sonucu verilen bazı ilamlarda Kadastro
Müdürlüklerine yönelik husumetten ret kararlarının verilmesi, 2/B parsellerine zilyetlik şerhi verilmesine ilişkin dava açılma sürecinde İdarenin görevlilerinin bir dahlinin bulunmaması, bu davalarda oluşan yargılama gideri ve vekalet ücretine ilişkin takiplerde klasik anlamda tapu sicilinin tutulmasından kaynaklı bir zararın söz konusu olmaması nedenleriyle, bu ödemelerin
Hazine ve Maliye Bakanlığınca ya da konuyla doğudan alakalı olduğundan bahisle Milli Emlak
Genel Müdürlüğünce yapılması,
6.4.İstenilmekle birlikte TMK’nın 1007. maddesi kapsamında açılan tazminat davalarında, idarenin personelinin kusurunun bulunup bulunmadığının incelenmesi sonucu düzenlenen raporlar gereğince, ilamlara konu iş ve işlemlerin Genel Müdürlükle ilgili olmadığından bahis bir ödeme yapılamayacağı belirtildiği,
6.5. 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 480 inci maddesinde, “Devletin sorumluluğu altındaki tapu sicillerinin düzenli bir biçimde tutulmasını sağlamak”, “Ülkenin kadastrosunu yapmak” görevlerinin Genel Müdürlüğüne, aynı Kararnamenin 334 üncü maddesinin (b)
bendinde yer alan “Ormanların mülkiyeti ile ilgili iş ve işlemleri, kadastrosunu, izin ve irtifak işlerini yürütmek” görevinin ise Orman Genel Müdürlüğüne verildiği,
6.6.Bu hükümlerde göz önünde bulundurularak Bakanlıkça yapılan inceleme ve değerlendirmede;
6.6.1.Yargıtayın eski tarihli kararlarında kadastro işlemlerinden doğan zararlar nedeniyle devletin sorumluluğuna gidilemeyeceği görüşü yer almışsa da yakın tarihli kararlarında; “Tapu işlemlerinin, kadastro tespit işlemlerinden başlayarak birbirini takip eden sıralı işlemler olduğu, tapu kütüğünün oluşumu aşamasındaki kadastro işlemleri ile tapu işlemlerinin bir bütün oluşturduğu, bu sebeple de, bu kayıtlarda yapılan hatalar, hatalı tapu sicili oluşmasına sebebiyet verdiği için, kadastro tespitinde yapılan hataların da, TMK’nun 1007 nci maddesi anlamında tapu sicili kavramının içerisinde olduğu…” yönünde hüküm tesis edildiği,
6.6.2.Orman İdaresince açılan davalar sonucunda; taşınmazların tapusunun iptaline ilişkin olarak mahkeme ilamları uyarınca taşınmazların tapuda Hazine adına tescillerinin Milli Emlak birimlerince sağlandığı, tazminat davalarında Muhakemat Müdürlüklerince ihtiyaç duyulan bilgi ve belgelerin temini ile bedel tespit işlemlerinin gereğinin Milli Emlak birimlerince yerine getirildiği, tapuları orman içinde kalıp tapuları iptal edilen parsel malikleri tarafından
Hazineye karşı açılan benzer tazminat davalarında da genellikle işlemlerin bu şekilde yürütüldüğü, ancak tazminatın hangi işlemler sebebiyle oluştuğuna bakıldığında ise bu işlemlerin orman veya arazi kadastrosu ya da bu kadastro sonuçlarının tapuya tesciliyle ilgili iş ve işlemler olduğu, gerek orman, gerekse arazi kadastrosu çalışmalarında ve bu çalışmalara göre yapılan sınırlandırma ve tespitlerin tapuya tescilinde Milli Emlak birimlerinin herhangi bir görev ve yetkisinin bulunmadığı ayrıca 6831 sayılı Kanunun 11 inci maddesi gereğince orman sınırlan içerisindeki tapulara dava açma görevinin kural olarak Orman İdaresine ait olduğu,
6.6.3.Yine 2/B parselleri ile ilgili tespit ve şerh verilmesi istemiyle Hazine aleyhine açılan davalara ilişkin iş ve işlem süreçlerinde Milli Emlak birimlerinin herhangi bir görev ve yetkisinin bulunmadığı,
6.6.4.İdarelerin yürüttükleri işlemlerle ilgili olarak açılan davalarda; Hazine, Maliye
Haznesinin davalı olarak yer almasının, işlemi yapan idarenin sorumluluğunu kaldırmadığı,
5018 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde devlet tüzel kişiliğinin temsil yetkisinin verildiği
idarelerin anılan Kanuna ekli cetvellerde açıkça belirtildiği,
6.6.5.İlgili yazıda da belirtildiği üzere, genel bütçeye dahil dairelerin ilama bağlı borçları ile mahkeme harcı ve masraflarının kurumların kendi bütçelerinden ödenmesi gerektiğinin açıkça belirlendiği,
6.6.6.Hazine ve Maliye Bakanlığının yazılarında da Bakanlıkça yapılan paralel görüşte bulunulduğunun, anlaşıldığı,
6.7.Bu doğrultuda; kadastro tespitinden başlayarak tapu verilmesi/iptal edilmesi süreçleri bir bütün olarak değerlendirilmeli ve dava konularının ayrımının bu şekilde yapılmasının gerektiği,
6.8.Yukarıda belirtilen hususlar çerçevesinde ekli listelerde belirtilen ilamlara ilişkin ödemelerin Genel Müdürlüğü bütçesinden yapılması, tazminat paraları ile ilgili ödeme ve zararın doğmasında kusuru bulunan görevlilerin tespiti hakkında değerlendirmenin ödemenin gerçekleştirilmesine müteakip Genel Müdürlükçe yapılması, kusuru bulunduğu değerlendirilen personel ile ilgili olarak gerekli bilgi ve belgelerin doğrudan Genel
Müdürlüğe değil personelin görev yaptığı İdareye iletilmesi gerektiği, ifade edilmiştir.
III.İLGİLİ MEVZUAT
7.Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının,
7.1.“Devletin temel amaç ve görevleri” başlıklı 5 inci maddesinde;
“Devletin temel amaç ve görevleri, Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.”,
7.2.“Devletin iktisadi ve sosyal ödevlerinin sınırları” başlıklı 65 inci maddesinde;
“Devlet, sosyal ve ekonomik alanlarda Anayasa ile belirlenen görevlerini, bu görevlerin amaçlarına uygun öncelikleri gözeterek malî kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde yerine getirir.”,
7.3.“Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde;
“Vatandaşlar… kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikâyetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir… Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.”,
8.6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun, “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci
maddesinde;
“Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir”,
9. 4 sayılı Bakanlıklara Bağlı, İlgili, İlişkili Kurum ve Kuruluşlar İle Diğer Kurum ve
Kuruluşların Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin;
9.1.“Orman Genel Müdürlüğü” başlıklı 24 üncü Bölümünün, “Görev” başlıklı 334 üncü maddesinde;
“…b) Ormanların mülkiyeti ile ilgili iş ve işlemlerini, kadastrosunu, izin ve irtifak işlerini yürütmek.
… j) Orman bütünlüğünü sağlamak amacıyla gerçek ve tüzel kişilerin mülkiyetinde bulunan taşınmazların orman rejimine alınması için kamulaştırma, kamu kurum ve kuruluşlarının mülkiyetinde bulunan taşınmazların devir ve gerektiğinde takas işlemlerini yapmak, Devlet ormanları içinde ve bitişiğinde oturan köylüleri ayni ve nakdi yardım kaynaklarıyla desteklemek, orman-halk ilişkilerini geliştirmek ve bu konuda her türlü tedbiri almak…”,
9.2.“Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü” başlıklı 34 üncü Bölümünün, “Genel
Müdürlüğün görev ve yetkileri” başlıklı 480 ncı maddesinde;
“(1) Genel Müdürlüğün görev ve yetkileri şunlardır:
a) Devletin sorumluluğu altındaki tapu sicillerinin düzenli bir biçimde tutulmasını, taşınmazlarla ilgili her türlü akitli ve akitsiz tapu işlemleri ile tescil işlerinin yapılmasını, siciller üzerindeki değişikliklerin takibini, denetlenmesini, sicil ve belgelerin arşivlenerek korunmasını sağlamak.
b) Ülkenin kadastrosunu yapmak, değişiklikleri takip etmek, tapu planlarının yenilenmesini ve güncellenmesini sağlamak, bunlara ilişkin kontrol ve denetim hizmetlerini yürütmek…”,
9.3.“Hizmet birimlerinin görevleri” başlıklı 484 üncü maddesinde;
“(1) Merkez teşkilatının hizmet birimlerinin görevleri şunlardır:
a) Tapu Dairesi Başkanlığı:
1) Tapu hizmetlerinin etkin ve zamanında sunulmasını sağlamak, tapu işlemlerinin mevzuata
uygun olarak gerçekleştirilmesi için gerekli düzenlemeleri yapmak…
3) Tapu sicillerinin oluşturulmasını ve düzenli şekilde tutulmasını sağlamak…
5) Akit ve tescil işlemleri ile tapu planlarının reddine dair tapu müdürlüklerince verilen
kararlara karşı yapılan itirazları inceleyerek Genel Müdürlük görüşünü hazırlamak.
6) Tapu müdürlüklerinin denetimi sonucunda hazırlanan raporları incelemek, gereğini tespit
ve takip etmek…”,
10.4721 sayılı Medeni Kanunun;
10.1.“Tapu kütüğü” başlıklı 1000 inci maddesinde;
“Her taşınmaza kütükte bir sayfa ayrılır ve sayfa numaraları birbirini izler.
Bir taşınmazın bölünmesi veya birden çok taşınmazın birleştirilmesi halinde uyulacak usul
Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelikle belirlenir.
Kütüğün her sayfasındaki özel sütunlara şunlar tescil edilir:
1. Mülkiyet,
2. Taşınmaz üzerinde kurulmuş olan veya o taşınmaz lehine başka taşınmaz üzerinde kurulmuş bulunan irtifak hakları ile taşınmaz yükü,
3. Taşınmaz üzerindeki rehin hakları.
Eklentiler, malikin isteği üzerine beyanlar sütununa kaydedilir. Yapılan bu kayıt, ancak kütükte hak sahibi olarak görünenlerin rızasıyla kütükten silinebilir.
Aynı malike ait olan birden çok taşınmaz, sınırları birbirine bitişik olmasa bile, malikin istemiyle kütükte ortak bir sayfaya kaydedilebilir. Bu sayfaya yapılan rehin tescilleri, o sayfada kayıtlı bulunan bütün taşınmazları bağlar; aynı sayfada kayıtlı bu gibi taşınmazlardan bir kısmı malikin istemi üzerine veya mahkeme kararıyla o sayfadan çıkarılırsa, çıkarılan taşınmazlar üzerinde tescil edilmiş bulunan haklar saklı kalır.”,
10.2.“Kat mülkiyeti kütüğü” başlıklı 1001 inci maddesinde;
“Kat mülkiyetine konu olan bağımsız bölümler, ayrıca tutulacak kat mülkiyeti kütüğüne yazılır.
Özel kanun hükümleri saklı kalmak üzere, kütükte yapılacak işlemler hakkında tapu kütüğüne ilişkin hükümler uygulanır.”,
10.3.“Yevmiye defteri ve belgeler” başlıklı 1002 nci maddesinde;
“Tapu kütüğüne tescil istemleri, isteyenin kimliği ve istemin konusu belirtilerek istem sırasına göre derhal yevmiye defterine yazılır.
Bu işlemlerin dayanağı olan belgeler, özenle sıraya konulur ve saklanır.”,
10.4.“Plan” başlıklı 1003 üncü maddesinde;
“Bir taşınmazın kütüğe kaydı ve belirlenmesinde resmi bir ölçüme dayanan plan esas alınır.
Planların nasıl hazırlanacağı Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelikle belirlenir.”,
10.5.“Tapu idareleri: Kuruluş” başlıklı 1006 ncı maddesinde;
“Tapu idarelerinin kuruluş, işleyiş ve hizmetlerinin yürütülmesi, özel kanun hükümlerine tabidir.”,
10.6.“Sorumluluk” başlıklı 1007 ncı maddesinde;
“Tapu sicilinin tutulmasından doğan bütün zararlardan Devlet sorumludur.
Devlet, zararın doğmasında kusuru bulunan görevlilere rücu eder.
Devletin sorumluluğuna ilişkin davalar, tapu sicilinin bulunduğu yer mahkemesinde görülür.”,
11.6831 sayılı Orman Kanunun;
11.1. 2 nci maddesinde;
“Orman sayılan yerlerden:…
B) 31/12/1981 tarihinden önce bilim va fen bakımından orman niteliğini tam olarak kaybetmiş yerlerden; tarla, bağ, bahçe, meyvelik, zeytinlik, fındıklık, fıstıklık (antep fıstığı, çam fıstığı)
gibi çeşitli tarım alanları veya otlak, kışlak, yaylak gibi hayvancılıkta kullanılmasında yarar olduğu tespit edilen araziler ile şehir, kasaba ve köy yapılarının toplu olarak bulunduğu yerleşim alanları,
orman sınırları dışına çıkartılır…”,
11.2. 11 nci maddesinde;
“Orman kadastro komisyonlarınca alınan kararlara ilişkin düzenlenen tutanak ve haritalar askı suretiyle otuz gün süre ile ilan edilir. Bu ilan ilgililere şahsen yapılan tebliğ hükmündedir.
Tutanak ve haritalara karşı itirazı olanlar; askı tarihinden itibaren otuz gün içinde kadastro mahkemelerinde, kadastro mahkemesi olmayan yerlerde kadastro davalarına bakmakla görevli mahkemelerde dava açabilirler. İlan süresi geçtikten sonra, dava açılmayan kararlara ilişkin düzenlenen tutanak ve haritalar kesinleşir. Orman kadastro komisyonlarınca düzenlenen tutanak ve haritaların kesinleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra, kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak Hazine hariç itiraz olunamaz ve dava açılamaz.
Hak sahibi gerçek ve tüzel kişiler tarafından açılacak sınırlamaya itiraz davalarında hasım
Orman Genel Müdürlüğü; 2 nci maddeye göre orman sınırları dışına çıkarma işlemlerine karşı açılacak itiraz davalarında ise hasım Hazine ve Orman Genel Müdürlüğüdür.
Orman Genel Müdürlüğünce açılacak davalarda hasım, hak sahibi gerçek ve tüzel kişilerdir.
Kadastrosu yapılıp kesinleşen Devlete ait ormanlar orman vasfı ile, 2 nci maddeye göre orman sınırları dışına çıkarılan yerler ise kaydında belirtme yapılarak halihazır vasfı ile; kesinleşme tarihleri tescil tarihi olarak gösterilmek suretiyle, en geç üç ay içinde hiçbir harç ve bedel alınmaksızın Hazine adına tapu kütüklerine kaydedilir.”
12.Tapu Sicili Tüzüğü’nün 7 nci maddesinde;
“Tapu sicili, aşağıda belirtilen ana ve yardımcı sicillerden oluşur:
(2) Ana siciller:
a) Tapu kütüğü,
b) Kat mülkiyeti kütüğü,
c) Yevmiye defteri,
ç) Resmi belgeler (resmi senet, mahkeme kararı ve diğerleri),
d) Plan.
(3) Yardımcı siciller:
a) Aziller sicili,
b) Düzeltmeler sicili,
c) Kamu orta malları sicili,
ç) Tapu envanter defteri.”,
13.Kamu Görevlileri Etik Davranış İlkeleri İle Başvuru Usul ve Esasları Hakkında
Yönetmeliğinin,
13.1.“Görevin Yerine Getirilmesinde Kamu Hizmeti Bilinci” başlıklı 5 inci maddesinde;
“Kamu görevlileri, kamu hizmetlerinin yerine getirilmesinde; sürekli gelişimi, katılımcılığı, saydamlığı, tarafsızlığı, dürüstlüğü, kamu yararını gözetmeyi, hesap verebilirliği, öngörülebilirliği, hizmette yerindeliği ve beyana güveni esas alırlar.” ,
13.2.“Hizmet Standartlarına Uyma” başlıklı 7 inci maddesinde;
“Kamu kurum ve kuruluşlarının yöneticileri ve diğer personeli, kamu hizmetlerini belirlenen standartlara ve süreçlere uygun şekilde yürütürler, hizmetten yararlananlara iş ve işlemlerle ilgili gerekli açıklayıcı bilgileri vererek onları hizmet süreci boyunca aydınlatırlar.”,
14.Kamu Hizmetlerinin Sunumunda Uyulacak Usul ve Esaslara İlişkin Yönetmeliğinin, “Vatandaşın bilgilendirilmesi” başlıklı 5 inci maddesinde;
“Kanunî sınırlamalar saklı kalmak kaydıyla idare, sunduğu hizmetlere ilişkin bilgileri ve mevzuatı, basılı ya da elektronik ortamda duyurur.”, hükümlerine amirdir.
IV.KAMU DENETÇİSİ HÜSEYİN YÜRÜK’ÜN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
15.Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuru konusuna ilişkin “Tavsiye Karar Önerisi”
Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V.DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A.Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme
16.Başvuran,, tapusunun haksız ele geçirilmesi nedeniyle tazminat verilmesi istemli olarak …
Mal Müdürlüğü’ne … 1.Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açtığını, açtığı davayı kazandığını, istinaf aşamasından geçerek kararın kesinleştiğini, kazandığı tazminatın kendisine verilmediğini, mağdur olduğunu, hem parasını alamadığını hem de arazinin kendisinden alındığını, idarelere başvurduğunu sonuç alamadığını iddia edip mahkeme kararına rağmen tazminatı ödemeyen kamu görevlilerinden şikayetçi olduğunu, gerekli araştırma ve incelemenin yapılmasını, alacağının ödenmesinin sağlanmasını talep ettiği tespit edilmiştir.
17.Samsun Valiliği Defterdarlık Muhakemat Müdürlüğü Kurumumuza verdiği cevapta konu hakkında gerekli bilgi ve belgelerin Kurumumuza iletilmesi için … Mal Müdürlüğü’ne talimat vermiştir.
18.Hazine ve Maliye Bakanlığı Başhukuk Müşavirliği ve Muhakemat Genel Müdürlüğü’nün
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Hukuk Müşavirliği’ne ilettiği yazıda özetle; Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne dair 4 Numaralı Kararname ile
Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü’nün teşkilat yapısı düzenlendiği, önceki düzenlemelerde olduğu üzere, mülkiyet hakkını tespit etmek üzere taşınmazların kadastro çalışmalarını planlamak, yürütmek, yenilenmesini ve güncellenmesini sağlamak, tapu sicillerini oluşturmak, arşivlenerek korunmasını sağlamak, toplu değerleme faaliyetlerini düzenlemek ve yürütmek, harita yapmak, üretim standartlarını tespit etmek ve arşivlenmesini sağlamak görevlerini Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü tevdi edildiği ifade edilmiştir.
19.Yine yazıda, Bakanlığın iş ve işleminden kaynaklanmadığı, gerek Genel Müdürlükleri ve gerekse Milli Emlak Genel Müdürlüğünün iş veya işleminden kaynaklanan veya görev, yetki ve sorumluluk alanında olan hususlara ilişkin olarak ödemelerin ilgili Bakanlıkları tarafından yapılması gerektiği, ifade edilmiştir.
20.Hazine ve Maliye Bakanlığı Başhukuk Müşavirliği ve Muhakemat Genel Müdürlüğü’nün
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Hukuk Müşavirliği’ne ilettiği yazının tetkikinden özetle; ilgili kararlara ait ödemeler hususunda ilgili Bakanlığın
Hukuk Hizmetleri Genel Müdürlüğünün yazıları gereği işlem tesis edilmesi gerektiği ve bu hususta gereğinin ifasının gerektiği, ifade edilmiştir.
21.Hazine ve Maliye Bakanlığı Başhukuk Müşavirliği ve Muhakemat Genel Müdürlüğü’nden
Kurumumuza verdiği cevap ve ekleri tetkik edildiğinde, özet olarak, başvuruya konu davaya ilişkin kadastral süreçten başlayan işlemler Bakanlık tarafından yapılmadığından ve Bakanlığın görev ve yetki alanıyla ilgisi bulunmayan hususlarda hükmedilen ilamlara ilişkin olarak
Bakanlık bütçesinden herhangi bir ödeme de yapılamadığından dolayı ödemeyi gerçekleştirecek idarenin uhdesinde olduğu, ifade edilmiştir.
22.Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Hukuk Hizmetleri Genel Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü’ne ilettiği yazının tetkikinden özetle; Tapu ve Kadastro Genel
Müdürlüğü bütçesinden yapılması, tazminat paraları ile ilgili ödeme ve zararın doğmasında kusuru bulunan görevlilerin tespiti hakkında değerlendirmenin ödemenin gerçekleştirilmesine müteakip Genel Müdürlükçe yapılması, kusuru bulunduğu değerlendirilen personel ile ilgili olarak gerekli bilgi ve belgelerin doğrudan Genel Müdürlüğe değil personelin görev yaptığı idareye iletilmesi gerektiği, ifade edilmiştir.
23.Anayasada, Devletin temel amaç ve görevleri arasında kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmayacak surette sınırlayan ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmak olarak sayılmıştır.
24.Kişilere hukuk güvenliğinin sağlanması, Anayasa’nın 2 nci maddesinde belirtilen hukuk devletinin ön koşullarındandır. Hukuk devleti, hukuk normlarının öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerinde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerektirir. Hukuk güvenliğinin sağlanması, bu doğrultuda yasaların geleceğe yönelik öngörülebilir belirlemeler yapılabilmesine olanak verecek kurallar içermesini gerekli kılar.
25.Anayasada, Devletin, sosyal ve ekonomik alanlarda Anayasa ile belirlenen görevlerini, bu görevlerin amaçlarına uygun öncelikleri gözeterek malî kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde yerine getireceği hüküm altına alınmıştır.
26. 4 sayılı Bakanlıklara Bağlı, İlgili, İlişkili Kurum ve Kuruluşlar İle Diğer Kurum ve
Kuruluşların Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin, 334 üncü maddesinde, Orman Genel Müdürlüğü’nün görevlerini, 480 inci ve 484 üncü maddelerinde ise Tapu ve
Kadastro Genel Müdürlüğü’nün görevlerini düzenlemiştir.
27.4721 sayılı Medeni Kanunda, tapu kütüğünü 1000 inci maddesinde, kat mülkiyeti
kütüğünü 1001 inci maddesinde, yevmiye defteri ve belgeleri 1002 nci maddesinde, planları 1003 üncü maddesinde düzenlemiş olup 1007 nci maddesinde ise, tapu sicilinin tutulmasından doğan bütün zararlardan devletin sorumlu olduğunu, devlet, zararın doğmasında kusuru bulunan görevlilere rücu edeceğini, devletin sorumluluğuna ilişkin davalar, tapu sicilinin bulunduğu yer mahkemesinde görüleceğini hükmetmiştir.
28.6831 sayılı Orman Kanununda, orman sayılan yerlerden 31/12/1981 tarihinden önce bilim
va fen bakımından orman niteliğini tam olarak kaybetmiş yerlerden; tarla, bağ, bahçe, meyvelik, zeytinlik, fındıklık, fıstıklık (antep fıstığı, çam fıstığı) gibi çeşitli tarım alanları veya otlak, kışlak, yaylak gibi hayvancılıkta kullanılmasında yarar olduğu tespit edilen araziler ile şehir, kasaba ve köy yapılarının toplu olarak bulunduğu yerleşim alanları, orman sınırları dışına çıkartılacağı hükmedilmiştir.
29.Tapu Sicili Tüzüğü’nün 7 nci maddesinde, tapu sicilleri açıklanmıştır.
30.Kamu Görevlileri Etik Davranış İlkeleri İle Başvuru Usul ve Esasları Hakkında
Yönetmeliğinde, kamu görevlileri, kamu hizmetlerinin yerine getirilmesinde; sürekli gelişimi, katılımcılığı, saydamlığı, tarafsızlığı, dürüstlüğü, kamu yararını gözetmeyi, hesap verebilirliği, öngörülebilirliği, hizmette yerindeliği ve beyana güveni esas alacakları; kamu kurum ve kuruluşlarının yöneticileri ve diğer personeli, kamu hizmetlerini belirlenen standartlara ve süreçlere uygun şekilde yürüteceği, hizmetten yararlananlara iş ve işlemlerle ilgili gerekli açıklayıcı bilgileri vererek onları hizmet süreci boyunca aydınlatacağı öngörülmüştür.
31.Kamu Hizmetlerinin Sunumunda Uyulacak Usul ve Esaslara İlişkin Yönetmeliğinde ise, kanunî sınırlamalar saklı kalmak kaydıyla idare, sunduğu hizmetlere ilişkin bilgileri ve mevzuatı, basılı ya da elektronik ortamda duyurulacağı belirtilmiştir.
32.Kamu hizmetlerinin vatandaşlar için yaşamsal bir önemi bulunmaktadır. Kamu hizmetinin, halkın beklentileri doğrultusunda sunulması ve hizmet alıcılarının maddi ve manevi bakımdan tatmin edilmeleri, kamu idarelerinin hızlı hareket edebilmelerine ve isabetli kararlar alabilmelerine bağlıdır.
33.Kamu hizmetlerinin sunulmasında belirli standartların yakalanması için tüm kamu görevlilerinin uyması gereken kurallar belirlenmiştir.
34…. 1 inci Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2018/55 sayılı esas, 2018/651 sayılı karar numaralı verilen karar;
“…36.932,30-TL’nin 07.07.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı …’a verilmesine…” şeklindedir.
35.Anayasa Mahkemesi’nin 18.10.2003 tarihli ve E.2003/67, K.2003/88 sayılı kararında;
“Hukukun üstünlüğünün egemen olduğu bir devlette hukuk güvenliğinin sağlanması hukuk devleti ilkesinin yerine getirilmesi zorunlu koşullardandır. Bireyin insan olarak varlığının korunmasını amaçlayan hukuk devletinde vatandaşların hukuk güvenliğinin sağlanması zorunludur. Devlet açık ve belirgin hukuk kurallarını yürürlüğe koyarak bunları uyguladığı zaman hukuk güvenliği sağlanır.” belirtilmektedir.
36.Buna göre ve Anayasa Mahkemesi kararında da ifade edildiği gibi, hukuk devletinin unsurlarından olan “hukuki güvenlik” ilkesi gereği devlet faaliyetlerinin önceden tahmin edilebilir, öngörülebilir olması gerekmekte olup, takdir yetkisini zorlayan ve keyfiliğe yol açacak kurallara yer vermemelidir. “Belirlilik” ilkesinin gereği ise, maddi hukuk ve usul kurallarının önceden öngörülebilir bir açıklıkta ve kişilerin haklı beklentilerini bariz şekilde bertaraf etmeyecek düzenlemeler yapılmasını gerektirir. Aksi takdirde, verilen yetkilerin sınırlan belirsiz olup takdir keyfiliğe dönüşmesine neden olur ve yasanın verdiği ucu açık yetki kullanımıyla tesis edilen işlemlerin hukuki denetimi de yasa engeli sebebiyle gereği gibi yapılamaz.
37.Orman Genel Müdürlüğü, … Orman İşletme Müdürlüğü tarafından, başvuran aleyhine, … Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/… esasında açılan “Tapu İptali ve Tescil” davası sonucunda, 31/03/2015 tarihli ve 2015/… karar sayılı karar ile başvurucunun da hissedarı olduğu taşınmazın tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla tapuya kayıt ve tesciline hükmedildiği ve bu kararın temyiz edilmeksizin 07/07/2015 tarihinde kesinleştiği, tapu kaydının iptalini müteakip, başvuran tarafından, Medeni Kanunun 1007. maddesine dayanılarak ve tapunun haksız ele geçirilmesi iddiasıyla tazminat talepli olarak, … 1.
Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2018/… esasında dava açılmış, 26/12/2018 tarih ve 2018/…
karar sayılı karar ile davalılar lehine tazminata hükmedildiği, ancak ödemenin yapılmadığı tespit edilmiştir.
38.Başvuran tarafından talep edilen mahkeme kararındaki tazminatın ödenmesinin gerektiği gerek Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın gerek Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın yazılarından gerekse de yapılan araştırmalardan tespit edildiği özellikle Çevre ve
Şehircilik Bakanlığı Hukuk Müşavirliği’nin Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü’ne yazdığı 26/09/2019 tarih ve … sayılı yazı ile ödemeye ilişkin sorumluluk ve ilgiliye rücu işlemi ile ilgili talimatlandırma yaptığı tespit edilmiştir.
39.Bu kapsamda; ilgili mevzuat ve ilgili bakanlıkların yazıları gereği başvuranın talebinin
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı (Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü) tarafından değerlendirilmesi, bu hususta gerekli işlemlerin tesis edilmesi ve mahkeme kararının yerine getirilmesinin hukuka ve hakkaniyete uygun olduğu tespit edilmiştir.
B.İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
40.İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiştir. Bu ilkelere göre yapılan değerlendirmede, başvurana idarece verilen cevabi yazıda hangi sürede hangi mercilere başvurabileceği bilgisinin verilmediği görülmüş olup, ilgili İdarenin “Karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı tespit edilmiştir. İdarenin bundan sonra bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir.
VI.HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
41.6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının
idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Samsun
İdare Mahkemesi’nde yargı yolu açıktır.
VII.KARAR
Açıklanan gerekçeler ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN KABULÜNE;
Başvuranın talebinin değerlendirilmesi, bu hususta gerekli işlemlerin tesis edilmesi ve mahkeme kararının yerine getirilmesi hususunda ÇEVRE ve ŞEHİRCİLİK
BAKANLIĞI’NA (TAPU ve KADASTRO GENEL MÜDÜRLÜĞÜ) TAVSİYEDE
BULUNULMASINA,
Kararın, BAŞVURANA ve ÇEVRE ve ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI’NA (TAPU ve
KADASTRO GENEL MÜDÜRLÜĞÜ) tebliğine,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası
uyarınca, idare tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde
Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi