ÖZET: Başvuru, öğretmen olarak görev yaparken Kanun Hükmünde Kararname ile ihraç edilen ve OHAL Komisyonu tarafından görevine iade edilen bir bireyin, Ankara 27. İdare Mahkemesi’nin 27 Eylül 2024 tarihli kararının uygulanmasını talep etmesi üzerine yapılmıştır. Başvuran vekili, mahkeme kararının gereğinin yerine getirilmesini istemektedir. İlgili idare, İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğü aracılığıyla, ödenek talebinin yıl sonu nedeniyle reddedildiğini ve 2025 yılı içinde tekrar talepte bulunulacağını bildirmiştir.

Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın talebinin kabul edilmesi yönünde bir öneri sunmuştur. Anayasa ve ilgili mevzuat gereği, idarelerin mahkeme kararlarını zamanında uygulama yükümlülüğü bulunmaktadır. Yargı kararlarının uygulanmaması, adil yargılanma hakkının ihlali anlamına gelebilir. Başvurunun içeriği, idarenin mahkeme kararına uyması gerektiğini ve gecikmelerin hukuka aykırı olduğunu ortaya koymaktadır.

Sonuç olarak, Kamu Denetçiliği Kurumu, Milli Eğitim Bakanlığı’na, mahkeme kararının yerine getirilmesi için makul bir süre içinde işlem yapılması yönünde tavsiyede bulunmuştur. İdarenin, bu tavsiyeye uygun hareket etmesi ve gerekli işlemleri 30 gün içinde bildirmesi gerekmektedir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2025/1221-S.25.1879

BAŞVURU NO : 2024/14759

KARAR TARİHİ : 05.02.2025

TAVSİYE KARARI

BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ :

BAŞVURUYA KONU İDARE : MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Mahkeme kararının yerine getirilmesi talebi hk.

BAŞVURU TARİHİ : 29.11.2024

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza yapılan başvuruda, başvuran vekili özetle, öğretmen olarak görev yapmakta iken Kanun

Hükmünde Kararname ile kamu görevinden ihraç edilen ve takiben Ohal Komisyonu Kararı ile görevine iade edilen müvekkilinin tazminat talebine ilişkin Ankara 27. İdare Mahkemesinin 27/09/2024 tarih ve E. / , K. / sayılı kararının uygulanmasını talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Başvuruya konu iddialar hakkındaki bilgi ve belge talep yazımıza istinaden İzmir İl Milli Eğitim

Müdürlüğü tarafından gönderilen 08/01/2025 tarih ve sayılı cevabi yazıda özetle;

2.1. Başvurana ait ödenek talebinin MEBBİS Ödenek Talep Modülünden istendiği, ancak yıl sonu olması hasebiyle ödeneklerde sıkıntı yaşandığı, Bakanlık tarafından sırada bekleyen ödenek talepleri olduğu gerekçesiyle reddedildiği, Bornova İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünce 2025 yılı içinde tekrar ödenek talebinde bulunulacağı,

2.2. Ankara 27. İdare Mahkemesinin 27.09.2024 tarihli ve E: / , : / sayılı kararının

11.10.2024 tarihinde Bakanlık UETS adresine ulaştığı, Ankara 27. İdare Mahkemesinin 27.09.2024 tarihli

E: / , K: / sayılı kararının Bakanlığın 17.10.2024 tarih ve sayılı yazısı ekinde, Gaziosmanpaşa İcra Dairesinin / Esas sayılı İcra Emri ile Dayanak Belge Suretinin ise, 26.11.2024 tarih ve sayılı yazı ekinde Bornova İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne ve Konak İlçe Milli Eğitim

Müdürlüğüne gönderildiği,

ifade edilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın,

3.1. “Cumhuriyetin nitelikleri” başlıklı 2’nci maddesinde; “Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir.”,

3.2. “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36’ncı maddesinde; “Herkes, meşrû vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.

Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz.”,

3.3. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkrasında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye

Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”,

3.4. “Yargı yolu” kenar başlıklı 125’inci maddesinde; “…İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür.”

3.5. “Mahkemelerin bağımsızlığı” başlıklı 138’inci maddesinin son fıkrasında; “Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez.”,

4. 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,

5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 28’inci maddesinde: “1. Danıştay, Bölge İdare

Mahkemeleri, İdare ve Vergi Mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz (30) günü geçemez.

2. Konusu belli bir miktar paranın ödenmesini gerektiren davalarda hükmedilen miktar ile her türlü davalarda hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama giderleri, davacının veya vekilinin davalı idareye yazılı şekilde bildireceği banka hesap numarasına, bu bildirim tarihinden itibaren, birinci fıkrada belirtilen usul ve esaslar

çerçevesinde yatırılır. Birinci fıkrada belirtilen süreler içinde ödeme yapılmaması halinde, genel hükümler dairesinde infaz ve icra olunur. …”,

Hükümleri yer almaktadır.

IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

6. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın talebinin kabulü ve tavsiyede bulunulması yönünde öneri, Kamu Başdenetçisine sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

7. Başvuran vekili, Ankara 27. İdare Mahkemesinin 27/09/2024 tarih ve E. / , K. / sayılı kararının gereğinin yerine getirilmesini talep etmektedir.

8. “Hukuk devleti; insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, hukuki güvenliği sağlayan, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve kanunlarla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlettir.” (Anayasa Mahkemesini

E.2013/44, K. 2013/59, Resmi Gazete Tarihi: 02/05/2013). Kanun koyucu, Anayasa’nın 138’inci ve İdari

Yargılama Usulü Kanunun 28’inci maddesi ile yargı kararlarının her ne gerekçe ile olursa olsun uygulanmamasından idareyi sorumlu tutmuş ve idarenin yargı kararlarını uygulaması hususunda idareye anayasal ve kanuni bir zorunluluk yüklenmiş olup, idarenin kararı uygulama yükümlülüğü devam ettikçe, yargı kararının uygulanmamasından doğan sorumluluğun da devam edeceği vurgulanmıştır (Bkz: 2017/5018 başvuru numaralı ve 24/10/2017 tarihli Tavsiye Kararı). Dolayısıyla idareler, mahkeme kararlarına uymak zorunda oldukları gibi bağımsız ve tarafsız mahkemeler tarafından verilmiş kararların yerine getirilmesini de geciktiremeyeceklerdir.

9. Başvurucuların, Mahkeme ilamına dayalı icra takibine rağmen hükmedilen bedellerin ödenmediği, kamu mallarının haciz edilemezliğine dayalı kanun hükümlerine dayanarak ödemeden kaçınıldığından bahisle, mülkiyet ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini ileri sürdükleri başvuruda, Anayasa Mahkemesi;

“mahkemeye erişim hakkının adil yargılanma hakkının unsurlarından biri olduğu ve bir uyuşmazlığı mahkeme önüne götürmenin, mahkemece verilen kararın uygulanmasını isteme haklarını da kapsadığını” ifade ederek yargı kararlarının uygulanmasını “mahkemeye erişim hakkı” kapsamında değerlendirmiş, ayrıca Devletin bir kurumunun aleyhinde verilen nihai ve bağlayıcı mahkeme kararı ile ortaya konulan borcunu ekonomik kaynak yokluğunu ileri sürerek makul sürede ifa etmekten kaçınamayacağı, bunun adil yargılanma hakkının ihlali sonucunu doğuracağını açıkça ifade etmiştir. (Anayasa Mahkemesi’nin 03/04/2014 tarih ve 2013/711 sayılı

Bireysel Başvuru Kararı)

10. Nitekim, yargılama sonunda verilen kesin hükmün, hüküm tarihinin üzerinden beş yıl geçmesine rağmen yetkili makamlarca yerine getirilmemesini konu alan Hornsby/Yunanistan kararında, Yunanistan’da yabancı dil okulu açmak isteyen, ancak talepleri okul açmanın sadece Yunan vatandaşlarına münhasır bir yetki olduğu

gerekçesiyle reddedilen başvurucular, taleplerinin reddine ilişkin kararın iptali istemiyle Yüksek İdare

Mahkemesinde dava açmışlar ve söz konusu karar iptal edilmiştir. 6’ncı maddenin birinci fıkrasının uygulama alanı bulup bulamayacağının irdelendiği mevcut olayda, AİHM, ulusal hukuk sistemince nihai ve bağlayıcı bir yargı kararın davanın zarar gören tarafı açısından işlevsiz hale getirilmesi halinde mahkemeye başvurma hakkının hayali bir haktan öteye geçemeyeceğini ifade ederek mahkemeye başvurma hakkının ihlal edildiğine hükmetmiştir. (Hornsby/Yunanistan, 19/03/1997, No: 18357/91, p. 40, http://hudoc.echr.coe.int/eng?i=00158020, Erişim Tarihi, 08.01.2025.)

11. Somut olayda; Ankara 27. İdare Mahkemesinin 27/09/2024 tarih ve E. / , K. / sayılı ilamında hükmedilen alacağa ilişkin Gaziosmanpaşa İcra Dairesinin / Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, anılan icra dosyası için ödenek talebinde bulunulduğu, İdarenin bütçe imkânları dâhilinde gerekli ödenek temin edildiğinde başvuranın talebinin yerine getirileceğinin ifade edildiği anlaşılmıştır.

12. Başvuranın iddiaları, idarenin konuyla ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat, yargı kararları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Türkiye Cumhuriyeti’nin bir hukuk Devleti olduğu, hukuk devleti ilkesi ve Anayasanın 8’inci maddesi hükmü gereğince idari makamların görevlerini yerine getirirken hukuka, kanunlara ve çağdaş hukukta evrensel olarak kabul görmüş ilkelere de uygun hareket etmek zorunda olduğu, Anayasa’nın 138’inci maddesi hükmü gereği idarelerin, bağımsız ve tarafsız mahkemeler tarafından verilmiş kararların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği, yargı kararlarının uygulanmasının “mahkemeye erişim hakkı” kapsamında değerlendiren ve Devletin bir kurumunun aleyhinde verilen nihai ve bağlayıcı mahkeme kararı ile ortaya konulan borcunu ekonomik kaynak yokluğunu ileri sürerek makul sürede ifa etmekten kaçınamayacağı, bunun adil yargılanma hakkının ihlali sonucunu doğuracağına yönelik Avrupa İnsan Hakları

Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesinin yerleşik içtihatları, söz konusu yargı kararının gecikmeli olarak yerine getirilmesinin hizmet kusuru olduğu ve Anayasa’nın 125’inci maddesi uyarınca, idarenin, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı da ödemekle yükümlü olduğu hususları göz önünde bulundurularak, mahkeme kararının gecikmeli ifa edilmesinin hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığı kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

13. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmede, şikayet başvurusu kapsamında, idarenin, başvurana ilişkin işlemlerle ilgili bilgi ve belgeleri süresi içerisinde ve gerekçeli olarak kurumumuza gönderdiği, bu anlamda “kararların gerekçeli olması”, “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ve “makul sürede karar verme” ilkelerine uygun hareket ettiği ancak, başvuru sahibine verdiği cevapta idari işleme karşı hangi sürede hangi mercie başvurabileceğini göstermediği bu nedenle de karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, idarenin bahse konu ilkeye de uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

14. 6328 sayılı Kanunun 21’inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan nedenlerle BAŞVURUNUN KABULÜNE,

Söz konusu mahkeme kararının yerine getirilmesine yönelik makul sürede işlem tesisi için MİLLİ EĞİTİM

BAKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, MİLLİ

EĞİTİM BAKANLIĞINCA bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,

Kararın başvurana ve gereği için MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞINA tebliğine,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Mehmet AKARCA

Kamu Başdenetçisi