ÖZET: Başvuran, Nisan 2016 ile Temmuz 2019 arasında sözleşmesinin feshedilmesi nedeniyle uğradığı zararların tazmini için açtığı davada, mahkeme tarafından belirlenen tazminatın ödenmesine rağmen, ödemelerin değer kaybını hesaba katmadan yapıldığını iddia etmektedir. Başvuran, bu nedenle mahkeme kararında belirtilen tutarın değer kaybının da kendisine ödenmesini talep etmektedir.

Yapılan inceleme sonucunda, başvuranın alacaklarının yargı organlarınca karara bağlandığı ve İdare tarafından süresi içerisinde yerine getirildiği, ayrıca mahkeme kararı gereği faiz ödemesi de yapıldığı belirtilmiştir. Ancak, paranın değer kaybının giderilmesi için başka bir ödeme yapılmasının mümkün olmadığı değerlendirilmiştir. Bu nedenle, İdare tarafından tesis edilen işlemlerde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilmemiştir. Sonuç olarak, başvuranın talebi reddedilmiştir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2022/17249-S.22.26493

BAŞVURU NO : 2022/8940

KARAR TARİHİ : 30/12/2022

RET KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : KARAMAN İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ

Başvuranın değer kaybı alacağına ilişkin talebi hakkındadır.

BAŞVURUNUN KONUSU :

BAŞVURU TARİHİ : 22/06/2022

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran özetle; Nisan 2016 tarihinde işten çıkarıldığını, Temmuz 2019 tarihinde mahkeme kararı ile görevine geri döndüğünü, bunun üzerine açtığı tam yargı davası sonucu tarafına ödenmesine karar verilen tutarların ödendiğini ancak bu ödemelerin 2016-2019 yılları arasında eksik ödenen maaşlarına ilişkin olduğunu, hesaplattırılan alacağının yıllar içerisinde değer kaybına uğradığını ve bu nedenle mülkiyet hakkının ihlal edildiğini ifade ederek ödemesi yapılan tutarın değer kaybının da tarafına ödenmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Bilgi – belge isteme yazımıza istinaden gönderilen Karaman İl Sağlık Müdürlüğü’nün 20.12.2022 tarihli cevabi yazısı ve ekinde yer alan belgelerde; 2.1. Başvuranın, Karaman Merkez 53 Nolu Aile Hekimliği Biriminde aile hekimi olarak görev yapmakta iken, Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği’nin 14/3. maddesi uyarınca bir sözleşme dönemi içinde verilen ihtar puanlarının iki yüz puana ulaştığından bahisle sözleşmesinin sona erdirildiği, 2.2. Sözleşmesinin sona erdirilmesi işlemi sonrasında asli kadrosunun bulunduğu Karaman Merkez

Toplum Sağlığı Merkezine iade edildiği, 2.3. Hakkında tesis edilen işlemlere karsı açtığı davalarda verilen yargı kararları sonucunda önce 58 Nolu

Aile Hekimliği Birimine akabinde ise eski görev yeri olan 53 Nolu Aile Hekimliği Birimine atamasının yapıldığı, 2.4. İdarenin hukuka aykırı işlemleri sonucu Karaman Merkez 53 Nolu Aile Hekimliği Birimindeki görevinin sonlandırıldığı 01.04.2016 tarihinden bu birime yeniden görevlendirildiği 01.07.2019 tarihine kadar uğradığı maaş kaybı nedeniyle 185.000 TL, Aile Sağlığı Merkezinde kullanımı zorunlu tıbbi cihaz ve malzemenin muhafazasından kaynaklanan zararına karşılık 16.000 TL olmak üzere toplamda 201.000

TL maddi, idarenin haksız işlemleri nedeniyle maruz kaldığı üzüntü ve elem nedeniyle de 5.000,00-TL manevi zararın tazminine karar verilmesi talebi ile dava açtığı,

2.5. Konya 1. İdare Mahkemesinin 08.09.2021 tarih ve E: / K: / sayılı Kararında:

“Başvuranın maddi tazminat talebinin 62.267,66 TL’lik kısmının kabulüne, kalan 138.732,34-TL’lik kısmının reddine, manevi tazminat talebinin reddine, hükmedilen maddi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 4.253,50-TL nispi karar harcından, davanın açılması aşamasında pesin alınan 3.518,00-TL karar harcı düşüldükten sonra kalan 735,50-TL harcın davacıya tamamlattırılmasına, 4.253,50-TL nispi karar harcının davalı idarece davacıya ödenmesine, dava kısmen kabul kısmen ret ile sonuçlandığından aşağıda dökümü yapılan 1.007,20-TL yargılama giderinin davadaki haklılık oranları dikkate alınarak takdiren 304,45-TL’sinin davalı idare tarafından davacıya ödenmesine, geriye kalan 702,75-TL yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına, kabul edilen maddi tazminat üzerinden Avukatlık Asgari Ücret

Tarifesi uyarınca belirlenen 8.894,805-TL vekalet ücretinin davalı idare tarafından davacıya ödenmesine, reddedilen maddi tazminat yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/3. maddesi uyarınca belirlenen 8.894,805-TL vekalet ücreti ile yine reddedilen manevi tazminat yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 2.040,00-TL vekalet ücretinin ise davacı tarafından davalı idareye ödenmesine” hükmedildiği, 2.6. Maddi tazminat talebinin 62.267,66 TL’lik kısmının kabulü, kalan 138.732,34-TL’lik kısmının reddi, manevi tazminat talebinin reddi yolunda Konya 1. İdare Mahkemesince verilen 08.09.2021 tarih

E. / , K. / sayılı kararın, başvuran tarafından; maddi tazminat taleplerinin hatalı hesaplandığı ve talep ettikleri maddi ve manevi tazminat taleplerinin tamamının kabulü gerektiği, davalı idare tarafından ise; davanın yasal süresi içinde açılmadığı, Aile Hekimliği Sözleşmesinin feshinin ilgili mevzuata uygun olduğu, sözleşmenin feshine karsı açılan davanın henüz derdest olduğu, Danıstay’da temyiz aşamasında olduğu, tazmin için gerekli koşulların oluşmadığı, bir zararın olmadığı ileri sürülerek

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45 inci maddesi uyarınca istinaf başvurusu kapsamında

incelenerek kaldırılması talepli istinaf başvurusuna istinaden Konya Bölge İdare Mahkemesi 5. İdari Dava

Dairesi’nin E. / K. / sayılı Kararında; İlgili mahkeme kararında, 2577 sayılı İdari

Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinde sayılan kaldırma nedenlerinin bulunmadığı anlaşıldığından, istinaf istemlerinin reddine hükmedildiği, 2.7. Karaman İl Sağlık Müdürlüğü tarafından başvurana hitaben gönderilen cevabi yazıda; 2577 sayılı İdari

Yargılama Usul Kanunu’nun 28 inci maddesine değinilerek ödeme birimince Konya 1. İdare

Mahkemesi’nin 08.09.2021 tarih ve E. / , K. / sayılı kararı gereği ve ilgili dilekçeye istinaden; “Başvuran hesabına İdare lehine hükmedilen 10.934,80 TL.vekalet ücreti ve yasal faizi 107,85

TL ile birlikte toplam 11.042,65 TL. alacaktan mahsup edilerek) 2577 sayılı Kanun’un 28/6. maddesi gereği lehinize tecil faizi hesaplanıp (181,61 TL.) eklendikten sonra, gelir vergisi 1.507,59 TL. ve Damga Vergisi 71,45 TL. yasal kesintiler sonrası toplam 63.280,33 TL. ödeme yapılmıştır. Ayrıca Kurumumuzca kesilmesi gereken ve Vekilinizce düzenlenen serbest meslek makbuzunda tutarı belli olan KDV tevkifat tutarı olan 678,42 TL. Vekiliniz tarafından Karaman Muhasebe Müdürlüğü hesabına ödendiği” ifade edilmiştir.

2.8. Karaman İl Sağlık Müdürlüğü’nün Hukuk ve Muhakemat Hizmetleri Birimine gönderdiği yazıda:

“Mahkeme kararı gereği yapılması gereken ödemelerin tamamı yapılmış olup; paranın değer düşüklüğüyle ilgili idari ve mali ödeme mevzuatlarında herhangi bir hüküm bulunmamaktadır.”

Açıklamalarına yer verildiği anlaşılmıştır.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. “18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “Herkes, bilgi edinme ve kamu

denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan

Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”, 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 5. 06.01.1982 tarih ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun “Kararların sonuçları” başlıklı

28 inci maddesinde; “Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve

yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez.” 6. 3095 Sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanunun Temerrüt faizi başlıklı 2 nci maddesinin birinci fıkrasında; “Bir miktar paranın ödenmesinde temerrüde düşen borçlu, sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça, geçmiş günler için 1 inci maddede belirlenen orana göre temerrüt faizi ödemeye mecburdur.”, hükümleri yer almaktadır.

IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

7. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın talebinin kabulü ile tavsiyede bulunulması yönünde hazırlanan öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 8. Başvuran; Nisan 2016 – Temmuz 2019 tarihleri arasında sözleşmesi feshedilip akabinde görevine mahkeme kararı ile geri dönmesine ilişkin olarak uğradığı zararların tazmini talepli açtığı davada Konya 1.

İdare Mahkemesinin 08.09.2021 tarih ve E. / K. / sayılı Kararı ile zararının tazminine hükmedildiği ancak İdare ilgili meblağı öderken paranın değer kaybını hesaplamadan ödemeyi gerçekleştirdiği, bu nedenle mahkeme kararında belirtilen tutarın değer kaybının ödenmesini talep etmektedir.

9. Başvuruya konu olayda başvuranın; Karaman Merkez 53 Nolu Aile Hekimliği Biriminde aile hekimi olarak görev yapmakta iken, Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği’nin 14/3. maddesi uyarınca bir sözleşme dönemi içinde verilen ihtar puanlarının iki yüz puana ulaştığından bahisle sözleşmesi sona erdirildiği, bu işlem sonrasında asli kadrosunun bulunduğu Karaman Merkez Toplum Sağlığı Merkezine iade edildiği, hakkında tesis edilen işlemlere karşı açtığı davalarda verilen yargı kararları sonucunda önce

58 Nolu Aile Hekimliği Birimine akabinde ise eski görev yeri olan 53 Nolu Aile Hekimliği Birimine

atamasının yapıldığı, Karaman Merkez 53 Nolu Aile Hekimliği Birimindeki görevinin sonlandırıldığı

01.04.2016 tarihinden bu birime yeniden görevlendirildiği 01.07.2019 tarihine kadar uğradığı maaş kaybı

nedeniyle 185.000 TL, Aile Sağlığı Merkezinde kullanımı zorunlu tıbbi cihaz ve malzemenin muhafazasından kaynaklanan zararına karşılık 16.000 TL olmak üzere toplamda 201.000 TL maddi, idarenin haksız işlemleri nedeniyle maruz kaldığı üzüntü ve elem nedeniyle de 5.000,00-TL manevi zararın tazminine karar verilmesi için tam yargı davası açtığı anlaşılmıştır.

10. Konya 1. İdare Mahkemesi E. / , K. / numaralı kararında; “maddi tazminat talebinin 62.267,66 TL’lik kısmının kabulüne, kalan 138.732,34-TL’lik kısmının reddine, manevi tazminat talebinin reddine, hükmedilen maddi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 4.253,50-TL nispi karar harcından, davanın açılması aşamasında peşin alınan 3.518,00-TL karar harcı düşüldükten sonra kalan 735,50-TL

Mah. Zeytindalı Caddesi No:4 Çankaya/ANKARA

harcın davacıya tamamlattırılmasına, 4.253,50-TL nispi karar harcının davalı idarece davacıya ödenmesine, dava kısmen kabul kısmen ret ile sonuçlandığından aşağıda dökümü yapılan 1.007,20-TL yargılama giderinin davadaki haklılık oranları dikkate alınarak takdiren 304,45-TL’sinin davalı idare tarafından davacıya ödenmesine, geriye kalan 702,75-TL yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına, kabul edilen maddi tazminat üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 8.894,805-TL vekalet ücretinin davalı idare tarafından davacıya ödenmesine, reddedilen maddi tazminat yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/3. maddesi uyarınca belirlenen 8.894,805-TL vekalet ücreti ile yine reddedilen manevi tazminat yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 2.040,00-TL vekalet ücretinin ise davacı tarafından davalı idareye ödenmesine, artan posta gideri/bilirkişi avansının davacıya iadesine,” hükmettiği ve sonrasında tarafların istinaf yoluna başvurduğu ancak Konya

Bölge İdare Mahkemesi 5. İdari Dava Dairesi E. / , K. / numaralı kararı ile istinaf isteminin reddine kesin olarak karar verildiği görülmektedir.

11. Mahkeme kararı sonrası yapılan başvuru üzerine başvurana gerekli ödemelerin yapıldığına ilişkin olarak Karaman Valiliği iç yazışmalarında; “Konya 1. İdare Mahkemesinin / E. /9 K.

Sayılı kararı gereği Dr. vekili Avukat hesabına (Bakanlığımız lehine hükmedilen toplam 10934,80 TL vekalet ücreti ve yasal faizi 107,85 TL ile birlikte toplam 11042,65 TL alacaklıdan mahsup edilerek) gelir vergisi 1507,59 TL ve Damga vergisi 71,45 TL yasal kesintiler sonrası toplam (tecil faizi hesaplanıp eklendikten sonra) 63280,33 TL ödeme yapılmıştır. Ayrıca tarafımızca kesilmesi gereken serbest meslek makbuzunda tutarı belli olan %50 KDV tevkifat tutarı olan 678,42 TL tutar Avukat tarafından Karaman Muhasebe Müdürlüğü hesabına ödenmiştir.” açıklamalarına yer verildiği anlaşılmıştır.

12. Faiz, borçlunun böyle bir süreden faydalanması, alacaklının tasarruf hakkının kısıtlanmış olması nedeniyle alacaklıya kanun veya sözleşme gereğince bir oran dahilinde olmak üzere ödenmesi gerekli olan para miktarıdır. Başka bir ifadeyle konusu bir miktar paranın ödenmesinden ibaret olan borçlarda, borcun doğduğu veya muaccel olduğu tarihten ödemenin yapıldığı tarihe kadar, kısa veya uzun bir süre geçmiş ise faiz, borçlunun böyle bir süreden faydalanması dolayısıyla alacaklıya, kanun veya sözleşme gereğince ve bir oran dahilinde olmak üzere ödenmesi gerekli olan para miktarıdır. Faiz borcu hukuki mahiyeti itibariyle fer’i bir borç olup, borcun doğumu ve varlığı, asıl borcun doğumuna ve varlığına bağlıdır. Faiz, alacağın bir bölümü olmayıp, onun fer’i niteliğinde fakat ayrı bir alacaktır.

13. Alacağın geç ödenmesi durumunda arada geçen sürede enflasyon nedeniyle paranın değerinde oluşan hissedilir aşınma ile mülkiyetin gerçek değeri azaldığı gibi bu bedelin tasarruf veya yatırım aracı olarak getirisinden yararlanma imkânı da bulunmamaktadır. Bu şekilde kişiler mülkiyet haklarından mahrum edilerek haksızlığa uğratılmaktadır (AYM, E.2008/58, K.2011/37, 10.2.2011). Anayasa Mahkemesi kanun koyucunun bir hak olarak öngördüğü veya kamu borcu hâline gelmiş ödemelerin geç yapılması nedeniyle mağdur olunduğu iddiasıyla yapılan başvurularda, alacakta veya hakka konu bedelde meydana gelen değer aşınmalarının başvurucular üzerinde orantısız bir yük oluşturması hâlinde mülkiyet hakkının ihlaline karar vermiştir (Mehmet Akdoğan ve diğerleri; Akel Gıda San. ve Tic. A.Ş., B. No: 2013/28, 25/2/2015).

14. Benzer şekilde Anayasa Mahkemesi kararlarında paranın enflasyon karşısında yitirilen değerini telafi eden araçlardan birinin de faiz olduğu bu sebeple alacağın geç ödenmesi sebebiyle parada oluşan değer kaybının, borçlu aleyhine faize hükmedilmek suretiyle kısmen veya tamamen giderilebileceğini kabul etmektedir (AYM, E.2018/2994, 08.09.2021). Bu kararlarda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin benzer konularda yapılmış değerlendirmelerine de yer vermektedir. Bu kapsamda AİHM’nin istikrarlı olarak, kamu makamlarınca yapılacak geri ödemelerin gecikmesini faiz ödemeleriyle ilişkilendirdiği, mahkemenin çeşitli kararlarında makul olmayan bir gecikme gibi nedenlerle tazminatın değer kaybettiği durumlarda bu tazminatın yeterliliğinin azalacağı belirtildiği (Angelov/Bulgaristan, B. No: 44076/98, 22/4/2004, § 39; Almeida Garrett, Mascarenhas Falcão ve diğerleri, B. No: 29813/96-30229/96, § 54), böyle başvurularda

AİHM’nin, esas itibarıyla kamu makamlarının geçen süre nedeniyle ödenmesi gereken tutardaki değer kayıplarını telafi etmek için gecikme faizi ödeyip ödemediğini dikkate aldığı, mülkiyet hakkı kapsamında faiz ödemesini, esasen devletin borçlu olduğu tutar ile alacaklı tarafından nihai olarak alınan tutar arasındaki enflasyon nedeniyle oluşan değer kayıplarını giderme yükümlülüğüyle ilişkilendirdiği hususlarına yer verilmektedir (Akkuş/Türkiye, B. No: 19263/92, 9/7/1997, § 29).

15. Yargı kararları ve Kurumumuz kararları da göz önüne alındığında değer kaybını karşılamanın aracı faiz olarak görülmektedir. Bu kapsamda somut olayda başvuran, Nisan 2016 tarihi ile Temmuz 2019 yılları arasında oluşan zararlarının tazmini amacıyla tam yargı davası açmış olup mahkemece bilirkişi marifetiyle hesaplama yapılarak başvuranın alacağı hesaplanmıştır. Ayrıca mahkemece hükmedilen tazminat kararı üzerine İdarece kararın kesinleşme tarihinden itibaren gerekli faiz hesaplaması da yapılarak karar tarihi ile ödeme yapılan tarih arasında kalan süreye faiz ödemesi de yapıldığı görülmektedir.

16. Kurumumuzca yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın 2016-2019 yılları arasındaki alacaklarının yargı organlarınca karara bağlandığı, Mahkemece belirlenen alacağın İdare tarafından süresi içerisinde yerine getirildiği, Mahkeme kararı yerine getirilirken bu sürece ilişkin ayrıca bir faiz ödemesi yapıldığı ancak süreç içerisinde paranın değer kaybının giderilmesi adına başka bir ad altında ayrıca bir ödeme yapılamayacağı değerlendirilerek İdarece tesis edilen işlemlerde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilememiştir.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 17. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, ayrıca idarenin; başvuranla ilgili işlemlerinde

“kanunlara uygunluk”, “hesap verilebilirlik”, “şeffaflık”, “kararların gerekçeli olması” ilkelerine uygun davrandığı, ancak işleme karşı başvuru yollarını belirtmemesi nedeniyle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup, idareden bundan böyle bu ilkeye de uyması beklenmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

18. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Konya İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE, Kararın BAŞVURANA ve KARAMAN İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜNE tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi