|
ÖZET: Bu karar, başvuranın Üçtepe Belediye Başkanlığı’ndaki sözleşmeli tekniker olarak görevine dönmesi ve yoksun kaldığı parasal haklarının ödenmesi talebine ilişkindir. Başvuran, mahkeme kararlarına rağmen göreve başlatılmadığını ve haklarının ödenmediğini belirtmiştir. Ordu 2. İdare Mahkemesi, başvuranın sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğuna ve kadronun iptal edilmediğine karar vermiştir. Ayrıca, Samsun Bölge İdare Mahkemesi de, başvuranın görevine ihtiyaç kalmadığına dair somut delil sunulmadığını belirterek, sözleşmesinin yenilenmemesinin hukuka uygun olmadığını ifade etmiştir.
Sonuç olarak, mahkeme kararları gereğince başvuranın göreve başlatılması ve yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faizi ile birlikte ödenmesi gerektiği belirtilmiştir. İdarenin, mahkeme kararlarını gecikmeksizin uygulama yükümlülüğü olduğu vurgulanmış ve bu yükümlülüğün yerine getirilmemesinin adil yargılanma hakkını ihlal edeceği sonucuna varılmıştır. İdarenin, mahkeme kararlarına uyması gerektiği ve bu yükümlülüğün devam edeceği ifade edilmiştir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2023/8811-S.23.14281
BAŞVURU NO : 2023/2953
KARAR TARİHİ : 17/07/2023
TAVSİYE KARARI
,TCKN:
Adres:
ÜÇTEPE BELEDİYE BAŞKANLIĞI
BAŞVURUYA KONU İDARE :
BAŞVURUNUN KONUSU : Mahkeme kararının uygulanması talebi hk.
BAŞVURU TARİHİ : 02/03/2023
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1) Başvuran, Kurumumuza yaptığı başvurusunda, özetle; Üçtepe Belediye Başkanlığında sözleşmeli
statüde tekniker olarak görev yapan başvuran tarafından, 31/12/2020 tarihinde sona eren hizmet sözleşmesinin yenilenmeyeceğine ilişkin 04/12/2020 tarih ve sayılı işlemin iptali ve söz konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük hakları ile maaşlarının yasal faizi ile ödenmesine karar verilmesi istemiyle açmış olduğu idari davalar neticesinde Esas Sayılı dosyada 02.03.2021 tarihinde
Ordu 2. İdare Mahkemesi tarafından belediyenin yaptığı işlem için yürütmeyi durdurma kararı verildiği, Esas Sayılı dosyada 03.06.2021 tarihinde ve Karar ile Ordu 2. İdare Mahkemesi tarafından başvuranın tüm yoksun kalınan hak kayıplarının ödenerek işe iadesi yönünde karar verildiği ancak ilgili idarenin söz konusu kararları yerine getirmediği, bu defa söz konusu mahkeme kararlarının yerine getirilmemesi nedeniyle şikayette bulunulduğu ancak red kararı verildiği, nihai olarak
31.03.2022 tarih ve sayılı kararı ile Samsun Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesi
tarafından Üçtepe Belediye Başkanlığının istinaf başvurusunun reddedilerek başvuran lehine karar verildiğini ancak yine söz konusu Mahkeme Kararlarının uygulanmadığını belirterek bahse konu yargı kararının uygulanmasını talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2) Üçtepe Belediye Başkanlığının 10/4/2023 tarihli ve sayılı yazısı ve eklerinde,
özetle,
2.1) Ordu 2.İdare Mahkemesi’nin 03.06.2021 tarih esas, Karar sayılı kararına karşı,
istinaf yolu ile Samsun Bölge İdare Mahkemesi’ne başvurulmuş, bu başvuruya karşı Samsun Bölge
İdare Mahkemesi’nin 1 .İdari Dava Dairesinin Esas, Kararına karşı da Danıştay’a başvurulmuş olup, söz konusu karara ilişkin hukuki sürecin halen devam ettiği,
2.2) Ordu 2.İdare Mahkemesi’nin 03.06.2021 tarih Esas, Kararında işlemin iptal
gerekçesi olarak çalıştığı başvurucunun kadronun iptal edilmemiş olması gösterilmiş ise de, söz konusu karar kesinleşmeden; Üçtepe Belediye Meclisinin 08.07.2021 tarih sayılı kararı ile başvurucunun çalıştığı kadronun iptal edilmiş olması, dolayısıyla kadrosuzluk nedenleriyle başvurucunun sözleşmesinin yenilenmediği,
2.3) Başvuranın devamlı olarak işine bazen hiç gelmeyen çoğu zamanda geç gelen bir personel olması,
görevden ayrılmadan iki gün önce Belediye Başkanlığına Fen ve İmar işlerinde kullanılan bilgisayarın içindeki tüm bilgi ve belge arşivlerini silmiş ve belediyenin işlerinin aksamasına yol açması, Belediye
Başkanın evinin kaçak olduğunun ve belediyenin yaptırdığı Otogarın kaçak yapıldığı iddiası ile çalıştığı kurum aleyhine CİMER’e şikayetlerde bulunması, ayrıca Belediye Başkanını tutuyor gibi gerçekle ilgisi olmayan bir gerekçe ile Yağlıdere Kaymakamını şikayet etmesi, Üçtepe beldesinin küçük bir yerleşim yeri olması, hizmet alımı sureti ile davacının ifa ettiği hizmetin komşu Yağlıdere
Belediyesince iki gün görevlendirilen personel tarafında yeterince yerine getiriliyor olması, Belediyeden hizmet almak isteyen vatandaşlarla vazifesi gereği olmasına rağmen ilgilenmemesi ve çalıştığı söz konusu kadronun Üçtepe Belediye Meclisinin 08.07.2021 tarih sayılı kararı ile iptal edilmiş olması nedenleriyle sözleşmesinin yenilenmediği,
2.4) Başvuranın söz konusu kararlara ilişkin olarak mahkemece verilen Yürütmenin durdurulması kararının
yerine getirilmediği gerekçesi ile Belediye Başkanı hakkında Espive C. Savcılığına yaptığı şikayet başvuruya ilişkin Yağlıdere Kaymakamlığının 11.02.2022 tarih sayılı soruşturmaya izin verilmediği, başvuranın yaptığı itiraz ise Samsun Bilge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava
Dairesinin Esas Karar sayılı kararı ile red edildiği ifade edilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3) 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın;
3.1) “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36 ncı maddesinin birinci fıkrasında, “Herkes meşru vasıta ve
yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.”
3.2) “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü
ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”
3.3) “Yargı yolu” başlıklı 125 inci maddesinin son fıkrasında, “İdare, kendi eylem ve işlemlerinden
doğan zararı ödemekle yükümlüdür.”
/
3.4) “Mahkemelerin bağımsızlığı” başlıklı 138 inci maddesinin son fıkrasında, “Yasama ve yürütme
organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez.”
4) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin
birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”
5) 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Kararların sonuçları” başlıklı 28 inci
maddesinin birinci ve üçüncü fıkrasında, “Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez. (…) Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemeleri kararlarına göre işlem tesis edilmeyen veya eylemde bulunulmayan hallerde idare aleyhine Danıştay ve ilgili idari mahkemede maddi ve manevi tazminat davası açılabilir.”
Hükümleri yer almaktadır.
IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ
6) Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın talebinin kabulü
yönünde hazırlanan Tavsiye Karar Önerisi Kamu Başdenetçisine sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
7) Başvuran, bir numaralı paragrafta belirtildiği üzere, Üçtepe Belediye Başkanlığından görev yapmakta
iken sözleşmesinin yenilenmemesi nedeniyle açmış olduğu idari davalar neticesinde görevine dönmesi yönündeki mahkeme kararlarına rağmen göreve başlatılmadığını, nihai olarak 31.03.2022 tarih ve sayılı kararı ile Samsun Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesi tarafından istinaf başvurusunun reddedilerek başvuran lehine karar verildiğini ancak halen söz konusu Mahkeme
Kararlarının uygulanmadığını belirterek bahse konu yargı kararlarının uygulanarak göreve başlatılmayı ve mahrum kaldığı mali hakların tarafına ödenmesini talep etmektedir.
8) Başvuran hakkında verilen Ordu 2. İdare Mahkemesi’nin 03/06/2021 gün ve
sayılı kararında, davalı idare tarafından, her ne kadar da davacının sözleşmeli olarak çalıştığı pozisyona ihtiyaç kalmadığından bahisle sözleşmesinin yenilenmemesine karar verilmiş ise de, davalı idare tarafından davacının istihdam edildiği kadronun iptal edilmemiş olduğu, dolayısıyla idare tarafından davacının kadrosuna ihtiyaç duyulmadığının açık bir biçimde ortaya konulamadığı anlaşılmakla, haklı bir nedene dayanmadığı sonucuna ulaşılan dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı, 5393 sayılı Kanun kapsamında hazırlanan tip hizmet sözleşmesinin bir ay önce ihbar etmek şartıyla sebep göstermeksizin sözleşmenin feshine imkan sağlayan kısmı Danıştay 5.Dairesinin tarihli, sayılı kararıyla iptal edilmiş olup, bu da iş bu kararda ulaşılan sonucu desteklediği, benzer uyuşmazlıklara ilişkin olarak Samsun Bölge İdare Mahkemesi 1.İdari Dava Dairesince verilen 31/10/2019 tarihli sayılı, 31/12/2020 tarihli sayılı kararlar ile İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 2.İdari Dava Dairesinin 27/10/2020 tarihli sayılı, 15/09/2020 tarihli
sayılı kararlarda bu doğrultuda olduğu, Anayasa’nın 125. maddesinin son fıkrası hükmü gereğince idarelerin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararların tazmini ile yükümlü olmaları karşısında, hukuka aykırılığı yargı yerince saptanan işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal haklarının davalı idarece dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeni ile davacının mahrum kaldığı parasal haklarının dava tarihi olan 11/01/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı idarece davacıya ödenmesine hükmedilmiştir.
9) İlgili idarenin söz konusu karara ilişkin istinaf yoluna başvurması üzerine Samsun Bölge İdare
Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesinin 31.03.2022 tarihli ve sayılı kararında, 2014 yılından itibaren davalı belediyede sözleşmeli tekniker olarak görev yapan davacının görev yaptığı pozisyona ihtiyaç kalmadığı ve görevini gereği gibi yerine getirmediğinin somut bilgi ve belgelerle ortaya konulamadığı anlaşıldığından, davacının sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk görülmediği, dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığından, Anayasanın 125.maddesi uyarınca davacının işlem sebebiyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesi gerektiği, bu durumda, İdare Mahkemesince dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeni ile davacının mahrum kaldığı parasal haklarının dava tarihi olan 11/01/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı idarece davacıya ödenmesine karar verilmesinde sonuç itibarıyla hukuka aykırılık bulunmadığından açıklanan nedenlerle, istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçe ile reddine hükmedilmiştir.
10) Hukuk devleti; insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem ve
işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, hukuki güvenliği sağlayan, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve kanunlarla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlettir (Anayasa Mahkemesi E.2013/44, K. 2013/59, Resmi Gazete Tarihi: 02/05/2013).
11) Anayasa Mahkemesinin 14/01/2010 tarihli ve E.2009/27, K.2010/9 sayılı kararında; “Anayasa’nın
36. maddesinde ifade edilen hak arama özgürlüğü, diğer temel hak ve özgürlüklerden gereken şekilde yararlanılmasını ve bunların korunmasını sağlayan en etkili güvencelerden biri olmakla birlikte aynı zamanda toplumsal barışı güçlendiren, bireyin adaleti bulma, hakkı olanı elde etme, haksızlığı önleme uğraşının da aracıdır. Hak arama özgürlüğü ve adil yargılanma hakkı, sadece yargı mercileri önünde davacı ve davalı olarak iddia ve savunmada bulunma hakkını değil, yargılama sonunda hakkı olanı elde etmeyi de kapsayan bir haktır.” ifadeleri kullanılmıştır.
12) Anayasa’nın 138 inci maddesi ile yargı kararlarının ne olursa olsun uygulanmamasından idarenin
sorumlu tutulduğu görülmektedir. Öte yandan İdarenin kararı uygulama yükümlülüğü devam ettikçe, yargı kararının uygulanmamasından doğan sorumluluğunun da devam edeceği bir gerçektir. Yukarıda anılan Anayasa Mahkemesi kararından; Anayasanın 36 ncı maddesinde yer alan ‘hak arama hürriyeti’nin yalnızca yargı mercileri karşısında davalı veya davacı olma sıfatını değil aynı zamanda mahkeme nezdinde verilmiş olan kararın idari mercilerce gereğinin yerine getirilmesini de kapsadığı anlaşılmakta olup, ayrıca mahkeme kararlarının uygulanması yargılama sürecinin devamı niteliğinde görülerek yargılama sürecini tamamlayan ve yargılamanın bir anlam ve sonuç doğurmasını saylayan unsur olarak nitelendirildiği görülmektedir.
13) Somut olayın değerlendirilmesi neticesinde, söz konusu Mahkemelerin iptal kararı ile istinaf talebinin
reddi kararı neticesinde, İdarenin başvuranı göreve başlatması gerekirken göreve başlatmadığı ve mahrum kaldığı parasal haklarının ödenmediği, İdarenin söz konusu mahkeme kararlarını makul sürede
ifa etmekten kaçınamayacağı, bunun adil yargılanma hakkının ihlali sonucunu doğuracağı değerlendirilmiştir.
14) Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; Ordu 2. İdare Mahkemesi’nin 03/06/2021 gün
ve sayılı kararı ile Samsun Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava
Dairesinin 31.03.2022 tarihli ve sayılı kararı neticesinde başvuranın göreve başlatılması ve mahrum kaldığı parasal haklarının dava tarihi olan 11/01/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesi gerektiği, zira Anayasa’nın 138 inci maddesi ile 2577 sayılı
İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28 inci maddelerinde yargı kararlarına uyma zorunluluğunun açıkça belirtildiği, söz konusu düzenlemeler gereğince İdarenin idari yargı organlarınca verilen kararların icaplarına göre, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur olduğu dikkate alındığında nihai mahkeme kararının verildiği 06/06/2022 tarihinden bu zamana kadar mahkeme kararı gereğince göreve başlatılması gerekirken başlatılmamasının makul olmadığı, İdarenin söz konusu mahkeme kararını makul sürede ifa etmekten kaçınamayacağı, bunun adil yargılanma hakkının ihlali sonucunu doğuracağı değerlendirildiğinden söz konusu mahkeme kararı gereğince başvuranın göreve başlatılması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
15) 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu
Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde iyi yönetim ilkelerine yer verilmiş olup; idare tarafından, başvuran hakkında verilen iptal kararının uygulanmadığı ve başvuru sahibine verdiği cevapta idari işleme karşı hangi sürede hangi mercie başvurabileceğini göstermediği bu nedenle de “kanunlara uygunluk” ve “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkelerine uymadığı tespit edildiğinden, idareden bundan böyle bu ilkelere uyması beklenmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
16) 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin ikinci
fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, Giresun İdare Mahkemesine yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre, Ordu 2. İdare Mahkemesi’nin 03/06/2021 gün ve sayılı kararı ile Samsun Bölge
İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesinin 31.03.2022 tarihli ve sayılı kararı gereğince başvuranın göreve başlatılması ve mahrum kaldığı parasal haklarının dava tarihi olan 11/01/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesi yönünde ÜÇTEPE BELEDİYE
BAŞKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca,
ÜÇTEPE BELEDİYE BAŞKANLIĞINCA bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde başvurana ve Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna
Kararın Başvurana ve ÜÇTEPE BELEDİYE BAŞKANLIĞINA tebliğine
/
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi