ÖZET: Bu Danıştay kararında, başvuranın mahkeme kararının yerine getirilmesi talebi üzerine idarenin yükümlülükleri ele alınmıştır. İdarelerin, bağımsız mahkemeler tarafından verilen kararları geciktirmeden uygulama zorunluluğu olduğu vurgulanmıştır. Anayasa’nın 138. maddesi ve İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28. maddesi gereği, idarelerin mahkeme kararlarını yerine getirmemesi durumunda sorumlu tutulacağı belirtilmiştir.

Başvuruda, mahkeme ilamına dayalı icra takibine rağmen ödemelerin yapılmadığı, bu durumun mülkiyet ve adil yargılanma haklarını ihlal ettiği ifade edilmiştir. Anayasa Mahkemesi’nin içtihatlarına atıf yapılarak, devletin bir kurumunun aleyhine verilen nihai mahkeme kararının ekonomik nedenlerle uygulanmamasının adil yargılanma hakkını ihlal edeceği sonucuna varılmıştır.

Sonuç olarak, başvurunun kabulü ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı ve Erciş Belediye Başkanlığı’na, mahkeme kararının yerine getirilmesi için makul sürede işlem tesis etmeleri tavsiye edilmiştir. Bu tavsiyenin 30 gün içinde yerine getirilmesi zorunlu kılınmıştır.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2020/28507-S.20.33334

BAŞVURU NO : 2020/2640

KARAR TARİHİ : 11/06/2020

TAVSİYE KARARI

BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ :

BAŞVURUYA KONU İDARE : ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI

AFET VE ACİL DURUM YÖNETİMİ

BAŞKANLIĞI

ERCİŞ BELEDİYE BAŞKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuran vekilinin, mahkeme kararının yerine getirilmesi talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 07/02/2020

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza tarafından yapılmış olan şikayet başvurusunda özetle; Van 3. İdare Mahkemesi tarafından karar numarası ile karar verildiği, kararın Erzurum Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari

Dava Dairesinin sayılı kararı ile kesinleştiği, ancak bugüne kadar idareler tarafından herhangi bir ödemenin yapılmadığı belirtilmiş olup; söz konusu mahkeme kararının gereğinin yerine getirilerek mağduriyetinin giderilmesi talep edilmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuz 21/02/2020 tarihli ve sayılı yazısı ile şikayet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Afet Acil Durum Yönetimi Başkanlığından bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur. Afet Acil Durum Yönetimi Başkanlığı tarafından gönderilen 03/03/2020 tarihli ve sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle;

2.1 Van 3. idare Mahkemesinin 30/03/2018 tarihli ve kararının

29/05/2018 tarihinde tebliğ edildiği,

2.2 2577 sayılı Kanunun 28. maddesi gereğince davacı vekilinin yaptığı ve 09/01/2019

tarihinde tebliğ edilen yazıl başvuru dilekçesi üzerine, Deprem Dairesi Başkanlığına kararın ifasının gerçekleştirilmesi için 09/01/2019 tarihli ve sayılı yazı ile bildirildiği,

2.3 Davacı vekili tarafından Ankara 22.İcra Dairesinin E. 2019/ sayılı dosyasına kayden

başlatılan ilamlı icra takibine ilişkin icra emrinin 04/03/2019 tarihinde tebliğ edildiği, icra emrinin gereği için Deprem Dairesi Başkanlığına 04/03/2019 tarihli ve sayılı yazı ile bildirildiği,

2.4 Deprem Dairesi Başkanlığının 27/02/2020 tarihli ve sayılı yazısında; 220 yılı için şu

ana kadar ödenek tahsisi yapılmamış olduğu, ödenek tahsisi yapıldığı taktirde ödeme işlemlerine başlanacağı, söz konusu dosyanın 633. sırada olduğu ve sırası geldiğinde ödenek yeterli olduğu taktirde ödeme işlemlerinin yerine getirileceği belirtilmiştir.

3. Kurumumuz 21/02/2020 tarihli ve sayılı yazısı ile şikayet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Çevre ve Şehircilik Bakanlığından bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Hukuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından gönderilen 04/05/2020 tarihli ve sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle;

3.1 Van 3. idare Mahkemesinin 30/03/2018 tarihli ve

kararının30/05/2018 tarihinde tebliğ edildiği,

3.2 sayılı yazı ile 10/01/2019 tarihinde davacı vekili tarafından ödeme talepli başvuru

yapıldığı,

3.3 11/01/2019 tarihinde Hukuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından sayılı yazı ile

davacı vekilinin talebi doğrultusunda ödeme yapılması suretiyle gereğinin yerine getirilmesi için Strateji Geliştirme Başkanlığına yazı yazıldığı,

3.4 05/03/2019 tarihinde Ankara 22.İcra Müdürlüğü’nün sayılı icra emri tebliğ

alındığı, 06/03/2019 tarihinde Hukuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından Strateji

Geliştirme Başkanlığına tekrar sayılı yazı yazıldığı,

3.5 08/04/2019 tarihinde anılan icra dosyasına ilişkin olarak gönderilen bakiye borç muhtırası

tebliğ alındığı, 10/04/2019 tarihinde sayılı yazı ile ödenmesi gereği belirtilerek aynı birime tekrar yazı yazıldığı,

3.6 Ayrıca Van Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından Bakanlığımıza gönderilen

04/03/2020 tarih ve sayılı yazı ile gönderilen ekli listedeki mahkeme kararlarına yapılacak ödeme için ödenek tahsis edilmesi hususu arz edildiği,

3.7 2020 yılı tahsisi ile hak sahibi başvuranın bakiye borcunun ödenmesinin öngörüldüğü

belirtilmiştir.

4. Kurumumuz 21/02/2020 tarihli ve sayılı yazısı ile şikayet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Erciş Belediye Başkanlığından bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur. Erciş Belediye Başkanlığı tarafından gönderilen 11/03/2020 tarihli ve sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle;

4.1 Van 3. idare Mahkemesinin 30/03/2018 tarihli ve kararının

29/05/2018 tarihinde tebliğ edildiğini,

4.2 Mahkeme kararlarını verine getirebilmek için yeterli ödeneğin bulunmadığını, bu sebeple

Maliye Bakanlığından 23/08/2017 tarihinde ödenek talebinde bulunulmuş olup söz konusu ödenek verildiği takdirde ödeme başvuru sırası gözetilerek mahkeme kararlarının gereklerinin gecikmeksizin verine getirileceği belirtilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

5. 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın “Cumhuriyetin nitelikleri” başlıklı 2.maddesinde; “Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir”, 5.1. “Yürütme yetkisi ve görevi” kenar başlıklı 8. maddesinde; “Yürütme yetkisi ve görevi, Cumhurbaşkanı (…)(1) tarafından, Anayasaya ve kanunlara uygun olarak kullanılır ve yerine getirilir.”,

5.2 “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesinde; “Herkes, meşrû vasıta ve yollardan

faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz”, 5.3. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkrasında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan

Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”, 5.4. “Yargı yolu” kenar başlıklı 125. maddesinde; “…İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür.”, 5.5. “Mahkemelerin Bağımsızlığı” başlıklı 138. maddesinin son fıkrasında; “Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez.”, 6. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5.

maddesine göre; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir. Ancak; Cumhurbaşkanının tek başına yaptığı işlemler ile resen imzaladığı kararlar ve emirler, Yasama yetkisinin kullanılmasına ilişkin işlemler, Yargı yetkisinin kullanılmasına ilişkin kararlar, Türk Silahlı Kuvvetlerinin sırf askerî nitelikteki faaliyetleri, Kurumun görev alanı dışındadır.”, 7. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 28. maddesinde: “(1)Danıştay, Bölge

İdare Mahkemeleri, İdare ve Vergi Mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz (30) günü geçemez. (2)Konusu belli bir miktar paranın ödenmesini gerektiren davalarda hükmedilen miktar ile her türlü davalarda hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama giderleri, davacının veya vekilinin davalı idareye yazılı şekilde bildireceği banka hesap numarasına, bu bildirim tarihinden itibaren, birinci fıkrada belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde yatırılır. Birinci fıkrada belirtilen süreler içinde ödeme yapılmaması halinde, genel hükümler dairesinde infaz ve icra olunur.” düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ

8. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; hazırlanan “Tavsiye Karar Önerisi” Kamu

Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 9. Başvuran Vekili, 1 numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen başvurusunda; mahkeme kararının yerine getirilerek mağduriyetin giderilmesini talep etmektedir.

10. “Hukuk devleti; insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, hukuki güvenliği sağlayan, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve kanunlarla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlettir.” (Anayasa Mahkemesi E.2013/44, K.2013/59, Resmi Gazete Tarihi: 02/05/2013)

11. İdare eylem ve işlemlerinde kanunun çizdiği sınırlar içerisinde kalmak zorundadır.

Anayasanın 8. maddesinde bu husus yürütme yetkisi ve görevi Anayasa ve Kanunlara uygun olarak kullanılır ve yerine getirilir denilerek ifade edilmiştir. (Kemal GözlerGürsel

Kaplan İdare Hukukuna Giriş Ekin Basın Yayın Dağıtım Ağustos 2017, s.28)

12. Yasama ve yürütme organları ile idareler, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bağımsız ve tarafsız mahkemeler tarafından verilmiş kararlar hiçbir suretle değiştirilemeyeceği gibi idareler bu kararların yerine getirilmesini de geciktiremez.

13. Kanun koyucu, Anayasa’nın 138. ve İdari Yargılama Usulü Kanunun 28. maddesi ile yargı kararlarının ne olursa olsun uygulanmamasından idareyi sorumlu tutmuş ve idarenin yargı kararlarını uygulaması hususunda idareye anayasal ve kanuni bir zorunluluk yüklenmiştir.

Dolayısı ile idarenin kararı uygulama yükümlülüğü devam ettikçe, yargı kararının uygulanmamasından doğan sorumluluğu da devam edecektir. (Bkz: 2017/5018 Başvuru

Numaralı ve 24/10/2017 tarihli Tavsiye Kararı)

14. Başvurucuların, Mahkeme ilamına dayalı icra takibine rağmen hükmedilen bedellerin ödenmediği, kamu mallarının haciz edilemezliğine dayalı kanun hükümlerine dayanarak ödemeden kaçınıldığından bahisle, mülkiyet ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini ileri sürdükleri davada Anayasa Mahkemesi; “mahkemeye erişim hakkının adil yargılanma hakkının unsurlarından biri olduğu ve bir uyuşmazlığı mahkeme önüne götürme, mahkemece verilen kararın uygulanmasını isteme haklarını da kapsadığı” ifade ederek yargı kararlarının uygulanmasını “mahkemeye erişim hakkı” kapsamında değerlendirmiş, ayrıca Devletin bir kurumunun aleyhinde verilen nihai ve bağlayıcı mahkeme kararı ile ortaya konulan borcunu ekonomik kaynak yokluğunu ileri sürerek makul sürede ifa etmekten kaçınamayacağı,

bunun adil yargılanma hakkının ihlali sonucunu doğuracağını açıkça ifade etmiştir. (bkz:

Anayasa Mahkemesi’nin 03/04/2014 tarih ve 2013/711 sayılı Bireysel Başvuru Kararı)

15. Hizmet kusuru; idarenin yürüttüğü bir hizmetin kurulmasında, düzenlenmesinde ve işleyişindeki bozukluk ve aksaklık olup, asli ve birinci derecede bir sorumluluk nedenidir.

Hizmet kusurunun bulunması durumunda idareyi sorumlu tutmak için başkaca bir neden aramaya gerek yoktur. Hizmet kusuru uygulamada 3 şekilde karşımıza çıkmaktadır.

Bunlardan hizmetin kötü işlemesi; hizmetin beklenen özen, dikkat ve kalitede yapılmaması, hizmetin gereği gibi yürütülmemesidir. Dolayısı ile idarenin konuyla ilgili hukuk kurallarına, oturmuş makul uygulamalara uymaması veya hizmetin gereklerini nesnel ölçüler içinde gözetmemesi, hizmeti beklenen dikkat ve özeni göstermeden yapması, hizmet personeli üzerinde nezaret ve denetlemenin gereğince yapılmamış olması durumlarında hizmetin kötü işlediği ve hizmet kusuru esasına göre de idarenin sorumlu olduğu kabul edilmektedir. (Zehra Odyakmaz, Ümit Kaymak, İsmail Ercan, “Anayasa

Hukuku- İdare Hukuku”, On İki Levha Yayıncılık, 15. Baskı, İstanbul, Ağustos 2012, s. 412417)

16. Somut olayda; Van 3. idare Mahkemesinin 30/03/2018 tarihli ve kararı kapsamında şikayete konu idareler aleyhine tazminata hükmedildiği ve söz konusu mahkeme kararının yerine getirilebilmesi için;

16.1 Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından ödenek talep edildiği, ödenek aktarımı

gerçekleştiğinde söz konusu ödemenin gerçekleştirileceği,

16.2 Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı’nca Deprem Dairesi Başkanlığının 27/02/2020

tarihli ve sayılı yazısında; 220 yılı için şu ana kadar ödenek tahsisi yapılmamış olduğu, ödenek tahsisi yapıldığı taktirde ödeme işlemlerine başlanacağı, söz konusu dosyanın 633.

sırada olduğu ve sırası geldiğinde ödenek yeterli olduğu taktirde ödeme işlemlerinin yerine getirileceği,

16.3 Erciş Belediye Başkanlığı tarafından ödenek talebinde bulunulduğu, söz konusu ödenek verildiği

takdirde ödeme başvuru sırası gözetilerek mahkeme kararlarının gereklerinin gecikmeksizin yerine getirileceği belirtilmiştir.

17. Başvuranın iddiaları, idarenin konuyla ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat, yargı kararları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Türkiye Cumhuriyeti’nin bir hukuk Devleti olması, Hukuk devleti ve Anayasanın 8. Maddesi hükmü gereğince idari makamların görevlerini yerine getirirken hukuka, kanunlara ve çağdaş hukukta evrensel olarak kabul görmüş ilkelere de uygun hareket etmek zorunda olması, Anayasa’nın 138. ve İdari

Yargılama Usulü Kanunun 28. Maddesi hükmü gereği idarelerin, bağımsız ve tarafsız mahkemeler tarafından verilmiş kararların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği, yargı kararlarının uygulanmasının “mahkemeye erişim hakkı” kapsamında değerlendiren ve Devletin bir kurumunun aleyhinde verilen nihai ve bağlayıcı mahkeme kararı ile ortaya konulan borcunu ekonomik kaynak yokluğunu ileri sürerek makul sürede ifa etmekten kaçınamayacağı, bunun adil yargılanma hakkının ihlali sonucunu doğuracağına yönelik Avrupa İnsan Hakları

Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesinin yerleşik içtihatları, söz konusu yargı kararının gecikmeli yapılmasının hizmet kusuru olduğu ve Anayasa’nın 125. Maddesinde belirtilen

“İdarenin, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı da ödemekle yükümlüdür hükmü gereğince; idareler tarafından mahkeme kararının gereği gibi ifa edilmemesinin hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığı kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 18. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup, idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği anlaşılmıştır.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT

19. 14/06/2012 tarih ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 17’nci maddesinin sekizinci fıkrasına göre Kamu Denetçiliği Kurumuna, dava açma süresi içinde yapılan başvuru, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurmakta olup, anılan Kanunun “Dava açma süresinin yeniden işlemeye başlaması” başlıklı 21’inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, ilgili idarece tavsiye kararı üzerine 30 gün içerisinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise durmuş olan dava açma süresinden arta kalan sürede Erzincan İdare

Mahkemesine yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre, BAŞVURUNUN KABULÜ ile; Söz konusu mahkeme kararının yerine getirilmesine yönelik makul sürede işlem tesisi için

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı ile Erciş Belediye

Başkanlığına TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası

uyarınca, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı ile Erciş

Belediye Başkanlığı tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde

Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Tavsiye Kararının BAŞVURANA, BAŞVURAN VEKİLİNE, ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK

BAKANLIĞI, AFET VE ACİL DURUM YÖNETİMİ BAŞKANLIĞI ve ERCİŞ

BELEDİYE BAŞKANLIĞINA tebliğine; Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi