|
ÖZET: Şikâyetçi dilekçesinde, yalnızca Erzurum 1. İdare Mahkemesi’nin 7 sayılı dava dosyasının tarafı olduğu belirtilmiştir. Mahkeme kararlarında, nazım imar planlarının eksikliği gerekçe gösterilerek ilgili idari işlemlerin iptaline karar verilmiştir. Bu bağlamda, Belediye, 1/5000 nazım imar planları ve 1/1000 uygulama imar planlarının hazırlanması için gerekli işlemleri başlatmıştır. 14/08/2014 tarihli Özkürtün Belediye Meclisi kararıyla İller Bankası A.Ş.’ye imar planları için yetki verilmiş ve 05/03/2015 tarihinde kredi kullanımı için Meclis kararı alınmıştır. Şikâyetçi, inşaatın mühürlenmesini talep etmiş, ancak bu işlem gerçekleştirilmemiştir. Belediye, mahkeme kararlarına uyulmaması yönünde bir irade ve işlem olmadığını, önceliklerinin imar planlarındaki eksiklikleri gidermek olduğunu ifade etmiştir.
Kamu Denetçiliği Kurumu, hukuk devleti ilkesi gereği mahkeme kararlarının geciktirilmeden yerine getirilmesi gerektiğini vurgulamıştır. İlgili idare, imar planlarının hazırlanması için çalışmalara başlamış olsa da, bu süreçlerin tamamlanma takvimi hakkında belirsizlik bulunmaktadır. Mahkeme kararının uygulanması için geri dönüşüm cetvellerinin hazırlanması ve kök parsellere dönülmesi gerektiği belirtilmiştir. Ayrıca, idarenin bu süreçteki işlemlerinin hızlandırılması tavsiye edilmiştir. Sonuç olarak, Özkürtün Belediye Başkanlığı’na, mahkeme kararlarının gereğinin yerine getirilmesi ve imar planlarının hazırlanması konusunda tavsiyelerde bulunulmuştur. İdarenin, bu karar doğrultusunda otuz gün içinde gerekli işlemleri bildirmesi zorunludur. |
2.1) Şikâyetçi dilekçesinde belirttiği mahkeme dosyalarından sadece Erzurum 1.
İdare Mahkemesinin 7 sayılı dava dosyanın kendisinin taraf olduğu dava dosyası olduğu,
2.2) Mahkeme kararlarında nazım imar planlarının olmaması gerekçe gösterilerek ilgili idare
işlemlerinin iptaline karar verildiği, bu nedenle öncelikli olarak Belediye tarafından gerek 1/ 5000 nazım imar planlarının ve gerekse 1/ 1000 uygulama imar planlarının hazırlanması adına işlemlerin başlatıldığı, söz konusu işlemlerin yapılmasına dava açılmadan önce başlanıldığı, 14/ 08/ 2014 tarih ve 2014/ 21 sayılı Özkürtün Belediye Meclisi kararında ilave ve revizyon imar planları yapım işi için
İller Bankası A.Ş.’ye yetki verilmesine ilişkin karar alındığı, yine İller Bankası’ndan bu işlemlerin yapılması için kredi kullanılmasına ilişkin olarak 05/ 03/ 2015 tarih ve 2015/ 11 sayılı Meclis kararı alındığı,
2.3) İller Bankası ile Nazım ve Uygulama İmar Planı Yapım İşi ile İmar Planına Esas Jeolojik
Jeoteknik Etüt İşi ile ilgili 09/ 09/ 2014 tarihli yazı ile İller Bankası’na yazılı talepte bulunulduğu ve akabinde de Yetkilendirme Sözleşmesi yapıldığı,
2.4) Şikâyetçi tarafından, dava edilen parsel üzerinde parsel tapu maliki
tarafından yapımı devam eden inşaatın mühürlenmesinin istendiği, ancak inşaatın mühürlenmesi işlemi yapılmamakla birlikte, ilgili tapu malikine mahkeme kararının gönderilerek durumdan haberdar edildiği,
2.5) Şikâyet konusu mahkeme kararlarına uyulmamasına yönelik irade ve işlemlerin söz konusu
olmadığı, Belediye olarak önceliklerinin mahkeme kararlarında belirtilen imar planlarındaki eksikliklerinin giderilmesi olduğu, ardından da kök parsellere dönmek amacı ile gerekli işlemlerin yapılacağı, bu konu ile ilgili olarak gerekli geri dönüşüm cetvellerinin hazırlanması için personel görevlendirmesi yapıldığı, ancak Belediyeye karşı ona yakın dava açıldığı ve davaların da henüz derdest olmaları nedeniyle kök parsellere dönme işlemlerinin zaman alacağı açıklamalarına yer verilmiştir .
III. İLGİLİ MEVZUAT
3) 18/ 10/ 1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasasının “Cumhuriyetin nitelikleri” başlıklı 2 nci
maddesinde, “ Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devletidir .”,
3.1) “Mülkiyet hakkı” başlıklı 35 inci maddesinde; “Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir .
Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir . Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz .”,
3.2) “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36 ncı maddesinin birinci fıkrasında, “ Herkes, meşrû vasıta
ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir .”,
2 / 83.3) “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü
maddesinde; “… Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir . Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler . … ” ,
3.4) “Mahkemelerin bağımsızlığı” başlıklı 138 inci maddesinin dördüncü fıkrasında; “ Yasama
ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez .”,
4) 14/ 06/ 2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi”
başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında ; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir .”,
5) 06/ 01/ 1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun “Kararların sonuçları”
başlıklı 28 inci maddesinin birinci fıkrasında, “ Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur . Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez… ”,
6) 03/ 05/ 1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanununun “Tanımlar” başlıklı 5 inci maddesinde,
“ Nazım İmar Planı; varsa bölge veya çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, detaylı bir raporla açıklanan ve raporuyla beraber bütün olan plandır .”;
“ Uygulama İmar Planı; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plandır .”
6.1) “Planlama kademeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde, “ Planlar, kapsadıkları alan ve amaçları
açısından; “Bölge Planları” ve “İmar Planları”, imar planları ise, “Nazım İmar Planları” ve
“Uygulama İmar Planları” olarak hazırlanır . Uygulama imar planları, gerektiğinde etaplar halinde de yapılabilir .”,
6.2) “Arazi ve arsa düzenlemesi” başlıklı 18 inci maddesinin birinci fıkrasında, “ İmar hududu
içinde bulunan binalı veya binasız arsa ve arazileri malikleri veya diğer hak sahiplerinin muvafakatı aranmaksızın, birbirleri ile, yol fazlaları ile, kamu kurumlarına veya belediyelere ait bulunan
3 / 8yerlerle birleştirmeye, bunları yeniden imar planına uygun ada veya parsellere ayırmaya, müstakil,
hisseli veya kat mülkiyeti esaslarına göre hak sahiplerine dağıtmaya ve re’sen tescil işlemlerini yaptırmaya belediyeler yetkilidir . Sözü edilen yerler belediye ve mücavir alan dışında ise yukarıda belirtilen yetkiler valilikçe kullanılır .”; ikinci fıkrasında, “ Belediyeler veya valiliklerce düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların dağıtımı sırasında bunların yüzölçümlerinden yeteri kadar saha, düzenleme dolayısıyla meydana gelen değer artışları karşılığında “düzenleme ortaklık payı” olarak düşülebilir . Ancak, bu maddeye göre alınacak düzenleme ortaklık payları, düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların düzenlemeden önceki yüzölçümlerinin yüzde kırkını geçemez .”; altıncı fıkrasında, “ Bu fıkra hükümlerine göre, herhangi bir parselden bir defadan fazla düzenleme ortaklık payı alınmaz . Ancak, bu hüküm o parselde imar planı ile yeniden bir düzenleme yapılmasına mani teşkil etmez .”,
7) 02/ 11/ 1985 tarihli ve 18916 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan İmar Kanununun 18 inci
Maddesi Uyarınca Yapılacak Arazi ve Arsa Düzenlenmesi ile İlgili Esaslar Hakkında
Yönetmeliğin “İmar Parsellerinin Oluşturulması ve Dağıtımındaki Esaslar” başlıklı 10 uncu maddesinin birinci fıkrasında, “ İmar parsellerinin oluşturulması ve dağıtımında aşağıdaki esaslar
dikkate alınır :
a) Düzenlemeyle oluşacak imar parsellerinin mümkün mertebe aynı yerdeki veya yakınındaki eski parsellere tahsisi sağlanır, b) Plân ve mevzuata göre korunması mümkün olan yapıların tam ve hissesiz bir imar parseline intibak ettirilmesi sağlanır, c) Mal sahibine tahsis edilen miktarın bir imar parselinden küçük olması veya diğer teknik ve hukuki nedenlerle müstakil imar parseli verilmemesi halinde, İmar parselasyon plânları ve imar durumu belirlenmiş düzenleme alanlarında yapılacak binaların toplam inşaat alanı veya bağımsız bölüm adetleri belirtilen imar adaları veya parselleri, kat mülkiyetine esas olmak üzere hisselendirilebilir .” düzenlemelerine yer verilmiştir .
IV. KAMU DENETÇİSİ AV. HÜSEYİN YÜRÜK’ÜN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
8) Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; hukuk devleti ilkesi ve adil
yargılanma hakkının bir gereği olarak yargı yerlerince verilen kararların gereğinin geciktirilmeksizin yerine getirilmesi gerekliliği göz önüne alındığında, devam eden süreçte mahkeme kararının yerine getirilmesine yönelik işlemlerin hızlandırılması, geri dönüşüm cetvellerinin hazırlanması ve kök parsellere dönülerek dava konusu parsellerde yeniden parselasyon işlemi yapılması hususunda hazırlanan Tavsiye Karar Önerisi Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur .
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme
9) Başvuran 1 numaralı paragrafta açıklandığı üzere, Özkürtün Belediye Başkanlığı tarafından
mahkeme kararlarının uygulanmasını, yapımı devam eden inşaatların durdurulmasını ve belediye
4 / 8başkanı ile ilgili gereğinin yapılmasını talep etmektedir .
10) Somut olayda şikâyetçi , Gümüşhane ili, Kürtün ilçesi, Özkürtün Beldesi,
Cayra Mahallesinde bulunan ada parsel sayılı taşınmazda yapılan 1/ 1000 ölçekli ıslah imar plan tadilatının onaylanmasına ilişkin 02/ 06/ 2003 gün ve 14 sayılı Özkürtün Belediye Meclisi kararı ile söz konusu taşınmazı kapsayan alanda 3194 sayılı İmar Kanununun 18 inci maddesi ve 2981/ 3290 sayılı Kanunun Ek 1 inci madde uygulamasının onaylanmasına ilişkin 17/ 10/ 2003 gün ve
48 sayılı Özkürtün Belediye Encümeni kararının iptali talebiyle Erzurum 1. İdare Mahkemesi’nde
dava açtığı, mahkeme tarafından dava konusu plan değişikliği ve imar uygulamasının imar mevzuatına, şehircilik ilkelerine, planlama tekniklerine uygun olup olmadığı, üst ölçekli plan kararlarına uyulup uyulmadığı hususlarının tespiti amacıyla keşif ve bilirkişi incelemesine başvurulduğu, mahallinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda hazırlanan raporun
Mahkemece hükme esas alındığı, Mahkemenin 19/ 07/ 2017 tarihli ve sayılı kararında, Özkürtün Beldesinin halihazırda nazım imar planının olmadığı, revizyon imar planı hazırlanırken nazım imar planının yapılması olanağı bulunduğu, ancak bu yasal ve teknik zorunluluk olduğu halde bunun yapılmadığı, nazım imar planı olmaksızın planlamaya yönelik kararlar geliştirmenin şehircilik ilkelerine, planlama esasları ve kamu yararına uygun olmadığı görüldüğünden, dava konusu Belediye Meclisi kararında hukuka uyarlılık bulunmadığı; diğer taraftan, imar uygulamasının daha önceden imar uygulaması yapılmış bir alanda ikinci defa yapılan bir imar uygulaması niteliğinde olduğu, düzenleme bölgesinde 2981 sayılı Kanunun Ek 1 inci maddesinin uygulanma koşullarının bulunmadığı, düzenleme bölgesinin çok farklı onumlarda birbirinden kopuk parselleri kapsadığı, bazı parsellerde hisse ayrıştırmasına ve bazı malikler adına müstakilleştirmeye gidildiği, bu nedenlerle imar uygulamasının Kanunun amacına, dağıtım-tahsis ve parselleme ilkelerine, teknik kriterlere uygun olmadığı görülerek dava konusu işlemlerde hukuka ve mevzuata uyarlık bulunmadığı sonucuna varılarak dava konusu işlemlerin iptaline karar verildiği, anılan karara karşı Özkürtün Belediye Başkanlığı tarafından
Erzurum Bölge İdaresi Mahkemesi nezdinde istinaf yoluna başvurulduğu tespit edilmiştir .
11) Başvuran, Özkürtün Belediye Başkanlığı tarafından mahkeme kararının gereğinin yerine
getirilmediğini iddia etmektedir . İlgili idare tarafından gönderilen bilgi ve belgelerden, Belediye tarafından öncelikli olarak imar planlarının hazırlanması adına işlemlerin başlatıldığı, bu kapsamda
Özkürtün Belediye Meclisi kararı ile ilave ve revizyon imar planları yapım işi için İller Bankası
A.Ş.’ye yetki verilmesine ilişkin karar alındığı ve Yetkilendirme Sözleşmesi yapıldığı, dava edilen parsel üzerinde parsel tapu maliki tarafından yapımı devam eden inşaatın mühürlenmesinin istendiği, ancak inşaatın mühürlenmesi işlemi yapılmamakla birlikte, ilgili tapu malikine mahkeme kararının gönderilerek durumdan haberdar edildiği, şikâyet konusu mahkeme kararlarına uyulmamasına yönelik irade ve işlemlerin söz konusu olmadığı, Belediye olarak önceliklerinin mahkeme kararlarında belirtilen imar planlarındaki eksikliklerinin giderilmesi olduğu, ardından da kök parsellere dönmek amacı ile gerekli işlemlerin yapılacağı, bu konu ile ilgili olarak gerekli geri dönüşüm cetvellerinin hazırlanması için personel görevlendirmesi yapıldığı, ancak Belediyeye karşı açılan davaların henüz derdest olmaları nedeniyle kök parsellere dönme işlemlerinin zaman alacağı anlaşılmıştır .
5 / 812) Hukuk devletinin en önemli unsurlarından birisi, idarenin hukuka uygunluğunun
sağlanmasıdır . Bunun için idarenin her türlü eylem ve işlemlerinin yargı denetimine tabi tutulması ve yargı yerlerince verilen kararların gereğinin geciktirilmeksizin yerine getirilmesi gerekmektedir .
Nitekim Anayasa Mahkemesinin 01/ 12/ 2016 tarihli ve sayılı bireysel başvuru kararında, “ Anayasanın 36 ncı maddesinde ifade edilen hak arama özgürlüğünün, diğer temel hak ve özgürlüklerden gereken şekilde yararlanmayı ve bunların korunmasını sağlayan en etkili güvencelerden biri olmakla birlikte aynı zamanda toplumsal barışı güçlendiren, bireyin adaleti bulma, hakkı olanı elde etme, haksızlığı önleme uğraşının da aracı olduğu, hak arama özgürlüğü ve adil yargılanma hakkının, sadece yargı mercileri önünde davacı ve davalı olarak iddia ve savunmada bulunma hakkını değil, yargılama sonunda hakkı olanı elde etmeyi de kapsayan bir hak olduğu (Anayasa Mahkemesinin 14/ 01/ 2010 tarihli ve E .2009/ 27, K.2010/ 9 sayılı kararı) , bir uyuşmazlığı mahkeme önüne götürme, mahkemece verilen kararın uygulanmasını isteme, yargılamanın sonuç doğurmasını sağlayan hak arama hürriyetinin olmazsa olmaz koşulu olduğu, hak arama özgürlüğünün bir gereği olan mahkemeye erişim hakkının, yargılama sonunda verilen kararın etkili bir şekilde aynen ve gecikmeksizin uygulanmasını da gerektirdiği ” ifade edilmiştir .
13) Diğer taraftan, Anayasanın 138 inci maddesi ve İdari Yargılama Usulü Kanununun ilgili hükmü
(Bknz . 5 numaralı paragraf) birlikte değerlendirildiğinde, idarenin yargı kararlarının uygulanmasından sorumlu tutulduğu, bu hususta bağlı yetki söz konusu olup, idareye takdir hakkı tanınmadığı, idarenin kararı uygulama yükümlülüğü devam ettikçe, yargı kararının uygulanmamasından doğan sorumluluğunun da devam edeceği anlaşılmıştır . Yukarıda yer verilen Anayasa Mahkemesi kararı incelendiğinde de, Anayasanın 36 ncı maddesinde yer alan ‘hak arama hürriyeti’nin mahkeme nezdinde verilmiş olan kararın idari mercilerce gereğinin yerine getirilmesini de kapsadığı, ayrıca mahkeme kararlarının uygulanmasının yargılama sürecinin devamı niteliğinde görülerek yargılama sürecini tamamlayan ve yargılamanın bir anlam ve sonuç doğurmasını sağlayan unsur olarak nitelendirildiği görülmektedir .
14) Somut olayda, parsel sayılı taşınmazda yapılan 1/ 1000 ölçekli ıslah imar plan
tadilatının onaylanmasına ilişkin belediye meclisi kararı ile imar uygulamasının onaylanmasına ilişkin belediye encümeni kararı Erzurum 1. İdare Mahkemesi kararı ile iptal edilmiştir . Mahkeme kararının yerine getirilmesine adına ilgili belediye tarafından öncelikli olarak imar planı çalışması için işlemlerin başlatıldığı, bu kapsamda İller Bankası A.Ş.’ye yetki verildiği, ancak çalışmanın henüz sonuçlanmadığı tespit edilmiştir . Diğer taraftan, imar uygulamasının iptaline ilişkin ilgili idare tarafından, gerekli geri dönüşüm cetvellerinin hazırlanması için personel görevlendirmesi yapıldığı, ancak kök parsellere dönme işleminin zaman alacağı bildirilmiştir .
15) İmar uygulamasının yargı kararınca iptali durumunda, iptal kararına konu parseller hakkında
‘geri dönüşüm cetvelleri’ hazırlanıp yeni bir düzenleme yapılması gerekmektedir . Parselasyon işleminin yargı kararıyla iptal edilmesinden sonra, düzenleme öncesi kadastral mülkiyete yani ilk kadastral parsele (kök parsele) dönülmesi ve yargı kararı gerekçesi dikkate alınarak söz konusu alanda yeniden parselasyon işlemi yapılması gerekmektedir (Danıştay 6. Dairesinin 08/ 03/ 2006 tarihli ve E .2004/ 1082, K.2006/ 953 sayılı kararı) .
6 / 816) Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde , mahkeme kararının yerine getirilmesi
adına ilgili idare tarafından çalışmalara başlanıldığı, ancak çalışmaların ne aşamada olduğu, bu kapsamda yapılan işlemlerin ne zaman bitirilebileceğine ilişkin takvim/program bilgisi sunulmadığı, dolayısıyla konuya ilişkin belirlilik olmadığından idarenin işleminin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu tespit edilmiştir . Bununla birlikte hukuk devleti ilkesi ve adil yargılanma hakkının bir gereği olarak yargı yerlerince verilen kararların gereğinin geciktirilmeksizin yerine getirilmesi gerekliliği göz önüne alındığında, devam eden süreçte mahkeme kararının yerine getirilmesine yönelik işlemlerin hızlandırılması, geri dönüşüm cetvellerinin hazırlanması ve kök parsellere dönülerek dava konusu parsellerde yeniden parselasyon işlemi yapılması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır .
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
17) İyi yönetim ilkelerine 28/ 03/ 2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan
Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında
Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; Kurumumuzun bilgi ve belge talebine süresi içinde cevap verildiği, dolayısıyla İdarenin ‘kanunlara uygunluk’, ‘makul sürede karar verme’, ‘kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi’ ilkelerine uygun davrandığı tespit edilmiştir .
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
18) 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye
tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Erzurum İdare
Mahkemesinde yargı yolu açıktır .
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamında göre, BAŞVURUNUN KABULÜNE;
Hukuk devleti ilkesi ve adil yargılanma hakkının sağlanması açısından, devam eden süreçte mahkeme kararının yerine getirilmesine yönelik işlemlerin hızlandırılması, geri dönüşüm cetvellerinin hazırlanması ve kök parsellere dönülerek dava konusu parsellerde yeniden parselasyon işlemi yapılması hususunda ÖZKÜRTÜN BELEDİYE BAŞKANLIĞINA TAVSİYEDE
BULUNULMASINA,
Kararın BAŞVURANA ve ÖZKÜRTÜN BELEDİYE BAŞKANLIĞINA tebliğine;
6328 sayılı Kanunun 20 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Özkürtün Belediye Başkanlığınca
bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi .
7 / 8Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi