|
ÖZET: Bu karar, başvuranın Ordu İdare Mahkemesi tarafından iptal edilen görev yeri değişikliği kararının uygulanmasını talep etmesi üzerine verilmiştir. Ordu 1. İdare Mahkemesi, başvuranın görev yerinin değiştirilmesine dair işlemin hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. İdare, başvuranın atamasının Samsun iline yapılmasını gerekçe göstererek mahkeme kararını uygulamamıştır. Ancak, Anayasa ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, idarelerin mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğunu ve bu kararların uygulanmasının geciktirilemeyeceğini belirtmektedir.
Mahkeme kararlarının uygulanması, hukuk devleti ilkesinin bir gereğidir. İdarelerin, mahkeme kararlarını gerekçeleriyle birlikte dikkate alarak yeni işlemler tesis etmesi gerektiği vurgulanmıştır. Başvuranın talebi, hukuka uygun bir şekilde değerlendirilerek, Sağlık Bakanlığı’na tavsiye edilmiştir. Sonuç olarak, başvuranın Ordu Fatsa Devlet Hastanesine atanması talebi reddedilmiş, ancak idarenin hukuka aykırılığı gidermesi gerektiği belirtilmiştir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2021/16909-S.21.27077
BAŞVURU NO : 2021/10890
KARAR TARİHİ : 01/12/2021
KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : SAĞLIK BAKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Mahkeme kararının uygulanarak atamasının yapılması talebi hk.
BAŞVURU TARİHİ : 16/06/2021
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran özetle; Fatsa Devlet Hastanesinde olarak çalışmakta iken hakkında yapılan idari soruşturma nedeniyle görev yerinin re’sen değiştirilerek Ordu/Akkuş Devlet Hastanesine yapılan tayinine ilişkin olarak Ordu 1. İdare Mahkemesinin esasına kayden açılan davanın 24/10/2019 tarihli ve sayılı kararı ile dava konusu işlemin iptaline karar verildiğini, iptal kararına karşı istinaf başvurusunun reddedilerek kararın kesinleştiğini, dava sürecinde ikametgâhına daha yakın olduğundan 2019 yılı haziran dönemi isteğe bağlı iller arası yer değiştirme kurası neticesinde
Samsun/Terme Devlet Hastanesine tayininin yapıldığını ifade ederek kesinleşen dava sonucuna göre 2019 yılı haziran dönemi tayininin iptal edilerek Ordu Fatsa Devlet Hastanesine yapılmasını talep etmektedir.
II. İDARELERİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Başvuruya konu iddialar hakkındaki bilgi ve belge talep yazımıza istinaden Sağlık Bakanlığı tarafından gönderilen 11/10/2021 tarihli cevabi yazıda özetle; başvuranın Ordu İli Fatsa Devlet
Hastanesinde sağlık memuru olarak görev yapmakta iken, hakkında yapılan soruşturma nedeniyle görev yeri değiştirilerek Ordu İli Akkuş Devlet Hastanesine atamasına ilişkin işlemin iptali talebiyle Ordu İdare
Mahkemesinin sayılı kararı ile dava konusu işlemin iptal edildiği, İdare tarafından gerçekleştirilen istinaf talebinin reddedildiği, dava sürecinde 2019 yılı haziran dönemi isteğe bağlı iller arası yer değiştirme kurası neticesinde samsun iline ataması yapıldığı anlaşıldığından mahkeme kararının uygulanamadığı ifade edilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
/
3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasasının 3.1. “Cumhuriyetin nitelikleri” başlıklı 2 nci maddesinde; “Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir.”, 3.2. “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36 ncı maddesinde; “Herkes, meşrû vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.
Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz.”,
3.3 “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü
ve dördüncü fıkralarında, “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.” 3.4. “Mahkemelerin bağımsızlığı” başlıklı 138 inci maddesinin son fıkrasında; “Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez.”, 4. 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı
5 inci maddesinin birinci fıkrasında, “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü
eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” hükmüne yer verilmiştir.
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 28 inci maddesinde: “(1)Danıştay, Bölge İdare
Mahkemeleri, İdare ve Vergi Mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz (30) günü geçemez. … .”, 52 nci maddesinde; “1.
(Değişik fıkra: 05.04.1990 – 3622 S.Kanun/Madde 21) Temyiz veya istinaf yoluna başvurulmuş olması, hakim, mahkeme veya Danıştay kararlarının yürütülmesini durdurmaz. Ancak, bu kararların teminat karşılığında yürütülmesinin durdurulmasına temyiz istemini incelemeye yetkili Danıştay dava dairesi,
kurulu veya istinaf başvurusunu incelemeye yetkili bölge idare mahkemesince karar verilebilir. (Ek cümle:
10.06.1994 – 4001 S.Kanun/Madde 22) Davanın reddine ilişkin kararlara karşı temyiz ya da istinaf yoluna
başvurulması halinde, dava konusu işlem hakkında yürütmenin durdurulması kararı verilebilmesi 27 nci maddede öngörülen koşulun varlığına bağlıdır.”, düzenlemeleri bulunmaktadır.
IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
6. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın talebinin kabulü ve tavsiyede bulunulması yönünde öneri, Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 7. Başvuran Ordu İdare Mahkemesinin sayılı kararının uygulanarak atama işleminin Ordu Fatsa Devlet Hastanesine yapılmasını talep etmektedir 8. Başvuranın yer değişikliğinin iptali talebiyle Ordu 1. İdare Mahkemesi’nin 24/10/2019 tarihli ve sayılı kararında; “ ve . arasında olduğu iddia edilen gayrimeşru ilişki gerekçe gösterilerek davacının görev yerinin değiştirilmesi kararının, isnat edilen eylemin davacı tarafından yürütülen kamu görevine ilişkin olmadığı, ilgililerin özel hayatı kapsamında bulunduğu, bahse konu ilişki nedeniyle davacının görev yaptığı işyerinde çalışma barışının ve huzurunun bozulduğu, davacının söz konusu işyerinde çalışmasına imkan olmadığı yönünde idare tarafından bir tespit yapılmadığı, soruşturma raporunda da getirilen teklife dair somut bir gerekçeye yer verilmediği, sadece soruşturma raporunda yer alan teklif gerekçe gösterilerek tesis edilen Akkuş Devlet Hastanesine atanmasına dair dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı” gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline hükmedildiği
;İdare tarafından Samsun Bölge İdare Mahkemesine yapılan istinaf başvurusu neticesinde Samsun Bölge
İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesi tarafından 08/10/2020 tarihli ve sayılı kararında ise; “il memurlarının görev yerlerinin değiştirilmesi hususunda vali yetkili olduğu halde “il sağlık müdürü” oluru ile tesis edilen dava konusu işlemde yetki unsuru yönünden hukuka uygunluk, idare mahkemesince dava konusu işlemin iptaline karar verilmesinde sonuç itibariyle hukuka aykırılık bulunmamaktadır” gerekçesiyle idare mahkemesinin karar gerekçesi düzeltilmek suretiyle istinaf başvurusunun reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
9. Anayasamızın 188 inci maddesi ile 2577 sayılı Kanun, idareleri mahkeme kararlarına uymakla yükümlü kılmakta, idarenin mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceğini ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceğini hüküm altına almaktadır. Dolayısıyla, hiçbir idare ilk derece ve/veya temyiz mahkemelerinin kararlarını uygulamaktan herhangi bir gerekçe ile imtina etme hakkına haiz değildir.
10. Anayasa Mahkemesinin 27/09/2012 tarihli, E:2012/22, K:2012/133 sayılı kararındaki; “Anayasa’nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti, eylem ve işlemleri hukuka uygun, insan haklarına saygılı, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, Anayasa ve hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlettir. Hukukun ve adaletin en somut yansıması olan mahkeme kararlarının uygulanması, hukuk devleti ilkesi ve onun vazgeçilmez koşullarından biri olan hukuka bağlı idare anlayışının gereğidir. Anayasa’nın 138. maddesinin dördüncü fıkrasında, “Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir surette değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez” denilmektedir. Bu hükme göre, kamu görevlileri de mahkeme kararlarını yerine getirmek zorunda olup, bu konuda seçim hakları bulunmamaktadır. Kaldı ki, mahkeme kararlarını kasten yerine getirmeyen memur ve diğer kamu görevlilerinin eylemleri suç oluşturmaktadır.” hükmü de idarelerin mahkemelerin ilk derece, istinaf, temyiz gibi seviyelerdeki kararları arasında herhangi bir fark gözetmeden, tüm mahkeme kararlarının hukuk devleti ve yargı bağımsızlığı ilkeleri gereği uygulanması gereğini vurgulamaktadır.
11. Anayasa Mahkemesinin 02/10/2014 tarihli ve E:2014/149, K: 2014/151 sayılı kararında da; “Günümüz modern hukuk devletinde, kamu yararını gerçekleştirmek için kamu gücünü kullanma yetkisine sahip olan idarenin, hukuk kurallarıyla bağlı kalmasının sağlanmasında, bağımsız yargı organlarınca
denetimi büyük öneme sahiptir. Yargı denetimi, yönetilenlerin temel hak ve özgürlüklerinin korunması, yönetenlerin ise hukuka uygun davranması için zorunlu bir koşul olarak kabul edilmektedir. Bu nedenle, hukuk devletinde yargı denetiminden vazgeçilemez. Ancak, hukuk devletinden söz edebilmek için idarenin bağımsız yargı organlarınca denetimi yeterli olmayıp, aynı zamanda idari yargı organlarınca verilen kararların idare tarafından uygulanması da gerekmektedir. İşte bu nedenle, yasama ve yürütme organları ile idarenin, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyecekleri, bunların yerine getirmesini geciktiremeyecekleri, Anayasal bir kural olarak öngörülmüştür. Modern bir hukuk devletinde en üst sözleşme niteliğindeki Anayasa kuralları, buyurucu ve bağlayıcı temel hukuk kurallarıdır. Anayasa kurallarının gereği olarak, mahkeme kararlarının geciktirilmeksizin ve aynen yerine getirilmesi; doğru, haklı gibi niteliklere sahip olması koşulu aranmaksızın, yalnızca yargı kararı oldukları için zorunludur.
İnsan hak ve özgürlüklerini, sosyal adaleti, toplumun huzur ve refahını gerçekleştirmeyi ve güvence altına almayı amaçlamış demokratik bir hukuk devletinde, Anayasa ve hukuk kurallarına rağmen bir yargı kararının yerine getirilmemesi, söz konusu hukuki düzenlemeleri kağıt üzerinde bırakacak ve değersiz kılacaktır. Başta, Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi olmak üzere, kanunların bağlayıcılığı ve hukukun üstünlüğü değerleri etrafında şekillenen hukuk devleti ilkesinin gerekleri arasında, en başta idarenin işlemlerinin yargısal denetimi ve bu denetim sonucunda özellikle yargı kararlarının uygulanması, vazgeçilmez bir öneme sahiptir. Anayasa Mahkemesi’nin 27.9.2012 Tarihli ve 2012/22 Esas, 2012/133
Karar sayılı Kararında da vurgulandığı gibi; Anayasa’nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti; eylem ve işlemleri hukuka uygun, insan haklarına saygılı, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasaya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, Anayasa ve hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlettir.
Hukukun ve adaletin en somut yansıması olan mahkeme kararlarının uygulanması, “hukuk devleti” ilkesi ve onun vazgeçilmez koşullarından biri olan “hukuka bağlı idare” anlayışının bir gereğidir. Danıştay’ın istikrar kazanan kararlarında da, Anayasa’nın 2. maddesinde ye alan “hukuk devleti” ilkesinin doğal sonucu olarak, yasama ve yürütme organları ile idarenin, mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu, bu organlar ile idarenin mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyecekleri ve bunların yerine getirmesini geciktiremeyecekleri; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28. maddesinde ise, idarenin, mahkemenin esas ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur olduğu vurgulanmıştır. Türk hukuk doktrininde, hukuk devleti tanımlarının ortak noktasını, üstün devlet kudretinin zorlayıcılığına karşı bireylerin temel hak ve özgürlüklerinin korunması, kamu kudretinin sınırlandırılması ve denetlenmesi oluşturmaktadır. Ayrıca, hukuk devleti ilkesini gerçekleştirmenin en etkili araçlarından birisi, idarenin işlemlerine karşı açılan iptal davaları olduğu kabul edilmekte olup; gerçek bir hukuk devletinde yargı kararlarının uygulanmamasından söz edilebilmesi mümkün olmadığı gibi, yargı kararlarının uygulanmasının zorunlu olduğunun belirtilmesine de gerek bulunmamaktadır. Mahkeme kararlarının uygulanması, “hukuk devleti” ilkesinin doğal bir sonucudur.” değerlendirmeleriyle, mahkeme kararlarının uygulanmasının hukuk devleti olmanın olmazsa olmazı olduğu, idarelerin mahkeme kararlarının herhangi bir gerekçeyle uygulamamalarının hukuk devletine duyulan güveni zedeleyeceği belirlenmiştir.
12. Başvuru konusu olayda başvuranın, Ordu İli Fatsa Devlet Hastanesinde olarak görev yapmakta iken, hakkında yapılan soruşturma nedeniyle görev yeri değiştirilerek Ordu İli Akkuş Devlet
Hastanesine atamasına ilişkin işlemin iptali talebiyle Ordu 1. İdare Mahkemesinin 24/10/2019 tarihli ve sayılı kararı ile dava konusu işlemin iptal edildiği, İdare tarafından gerçekleştirilen istinaf talebinin reddedildiği, dava sürecinde 2019 yılı haziran dönemi isteğe bağlı iller arası yer değiştirme
kurası neticesinde başvuranın Samsun iline atamasının yapıldığı, bu sebeple mahkeme kararının uygulanamayacağı bildirilmiştir.
13. İdare tarafından başvuran hakkındaki mahkeme kararının uygulanmasının başvuranın atamasının
Samsun iline yapılması sebebiyle mümkün olmadığı belirtilmişse de; Ordu 1. İdare Mahkemesinin 24/10/2019 tarihli ve sayılı kararı başvuranın iptal talebinin kabulüne karar verildiği, ardından Samsun Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesi tarafından 08/10/2020 tarihli ve sayılı kararı ile İdarenin yapmış olduğu itirazın reddine ve bu kararın kesin olduğunun taraflara bildirilmesine karar verildiği, 2577 sayılı Kanunun 28 inci maddesinin ilk fıkrasında
Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idarenin, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur olduğuna ve bu sürenin hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemeyeceği, ancak başvuran hakkındaki 1. İdari Dava Dairesi tarafından 08/10/2020 tarihli ve sayılı kararını yerine getirmek için İdarece henüz bir işlem tesis edilmediği, dava sürecinde
2019 yılı haziran dönemi isteğe bağlı iller arası yer değiştirme kurası neticesinde samsun iline ataması
yapılmasının mahkeme kararının uygulanmasının önünde bir engel teşkil etmeyeceği anlaşılmış olup, yukarıda izah edildiği üzere mahkeme kararının gereğini yerine getirmek İdare için anayasal bir yükümlülük olduğundan hiçbir şekilde bu kararların uygulanmasının geciktirilemeyeceği değerlendirilmektedir.
14. “Yargı kararlarının sadece hüküm fıkraları itibarıyla değil gerekçeleri itibarıyla da bağlayıcı olmaları nedeniyle uygulanmasında idareler tarafından karardaki gerekçeler de dikkate alınmak suretiyle yeni işlemler tesis edilmesi gerektiği, öte yandan bireysel işlemlere karşı açılan davalarda iptal kararının sonuçlarından sadece davayı açan kişilerin yararlanabileceği de açıktır.” Danıştay 2. Daire, E. 2007/1627, K. 2008/698, K.t. 13.02.2008; “Yargı kararlarının icaplarına uygun şekilde yerine getirilmesinden amaç, yargı kararının gerekçesi ve hüküm fıkrasıyla bir bütün olarak değerlendirilerek gereğinin yerine getirilmesidir.” Danıştay 12. Daire, E. 2008/4343, K. 2008/5507, K.T. 28.10.2008.
15. Yukarıda yer verilen Danıştay kararlarından da anlaşılacağı üzere, idareler, idari yargı kararlarını uygularken mahkeme kararlarının gerekçelerinde belirtilen hukuka aykırılıkları gidermeye yönelik işlemler tesis etmek zorundadırlar. Somut olayımızda 8.nolu paragrafta yer verildiği üzere başvuran tarafından açılan dava sonucunda Ordu 1. İdare Mahkemesi’nin 24/10/2019 tarihli ve sayılı kararı Samsun Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesi tarafından 08/10/2020 tarihli ve , sayılı kararı ile gerekçesi düzeltilerek onanmış sonuç olarak başvuran hakkında tesis edilen işlem yetki unsuru yönünden hukuka aykırı bulunmuştur. İdare, Samsun Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari
Dava Dairesi tarafından belirtilen yetki yönünden hukuka aykırılığı gidermek zorundadır. Bu durum ise başvuranın Ordu Fatsa Devlet Hastanesine atanması sonucunu doğurmamaktadır. Bir başka anlatımla idare başvuranın atamasını geri alıp işlemdeki yetki sakatlığını giderdikten sonra tekrar atamasını yapabileceğinden bu noktada idareye başvuranın Ordu İli Fatsa Devlet Hastanesine atanması yönünde tavsiyede bulunulması mümkün değildir.
16. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; başvuranın Ordu İli Fatsa Devlet Hastanesine atanması talebinin reddine, Samsun Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesi tarafından verilen 08/10/2020 tarihli ve sayılı karar gerekçesi doğrultusunda başvuranın atamasındaki
/
yetki yönünden hukuka aykırılığı gidermesi hususunda idareye tavsiye verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 15. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde Kurumumuza gönderildiği ayrıca idarenin başvuranla ilgili işlemlerinde “kararların gerekçeli olması”, “hesap verilebilirlik”, “şeffaflık”, “makul sürede karar verme” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı; ancak idarenin, 3795 sayılı Kanunda yer verilen hükmü uygulamaması nedeniyle “kanunlara uygunluk” ilkesine ve başvurana verdiği cevapta hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği bu nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup, idareden bundan böyle bu ilkelere de uyması beklenmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
16. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 17 nci maddesinin sekizinci fıkrasına göre Kamu Denetçiliği Kurumu’na dava açma süresi içinde yapılan başvuru, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurmakta olup, anılan Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca başvurunun Kurum tarafından reddedilmesi hâlinde, (varsa) durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlar, 21 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca ise tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise (varsa) durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup ilgili
İdarenin işlemine karşı Ordu İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.
VI. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre; Başvuranın Ordu İli Fatsa Devlet Hastanesine atanması talebinin REDDİNE, Samsun Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesi tarafından verilen 08/10/2020 tarih ve E.2020/13, K.2020/418 sayılı karar gerekçesi doğrultusunda başvuranın atamasındaki yetki yönünden hukuka aykırılığı gidermesi hususunda SAĞLIK BAKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, SAĞLIK
BAKANLIĞI tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemlerin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın başvurana ve SAĞLIK BAKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Sadettin KALKAN
/
Kamu Başdenetçisi V.