| ÖZET: Başvuran, Diyarbakır 2 No.lu Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’ndan ailesine yakın bir kuruma nakil talep etmiş, ayrıca açık görüş süresinin 1,5 saate çıkarılmasını ve sağlanan gıdanın iyileştirilmesini istemiştir. Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne göre, mahkûmların aileleriyle iletişimlerinin sürdürülmesi devletin pozitif yükümlülüğüdür. Ancak, hapis cezası gereği aile hayatının sınırlandırılması doğaldır. Başvurunun reddedilmesi, kurumların doluluk oranları ve güvenlik gerekçeleriyle meşru bir sebebe dayanmaktadır. Başvuranın talep ettiği kurumların dolu olması, nakil talebinin reddedilmesinin hukuka uygun olduğunu göstermektedir. Bununla birlikte, başvuranın nakil koşullarını taşıması durumunda, ileride boşalma olması halinde nakil talebinin yeniden değerlendirilmesi gerektiği vurgulanmıştır. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2023/756-S.23.1316
BAŞVURU NO : 2022/10712
KARAR TARİHİ : 19/01/2023
KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI ,TCKN:
BAŞVURUYA KONU İDARE : ADALET BAKANLIĞI
Başvuranın ailesine yakın bir infaz kurumuna nakil, barındırıldığı infaz
BAŞVURUNUN KONUSU :
Kurumunda hükümlü ve tutukluların uygun ve yeterli şekilde beslenmesinin sağlanması ve açık görüş ziyaret süresinin 1,5 saat olarak uygulanması taleplerine ilişkindir.
BAŞVURU TARİHİ : 29/07/2022
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Diyarbakır 2 No.lu Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda barındırılmakta olan başvuran özetle, Sincan Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’ndan zorunlu nedenlerle bulunduğu kuruma nakledildiğini, bulunduğu kurumun ailesinin yaşadığı ile mesafesi ve yolculuğun maddi külfeti nedenleriyle aile fertlerinin kendisini ziyaret etmekte zorlandığını, kurum idaresince açık görüş süresinin 30 dakika olarak belirlendiğini, zahmetli bir yolculuk yaparak ziyaretine gelen ailesinin görüş süresinin yetersizliği nedeniyle de mağdur edildiğini, kurumda sağlanan gıdanın nicelik ve nitelik bakımından yetersiz olduğunu, dengeli beslenemeyen tutuklu ve hükümlülerin sık sık hastalandığını ifade ederek ailesinin yaşadığı yer yakınında bulunan Tarsus Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna nakli, açık görüşlerin 1,5 saat süre ile gerçekleştirilmesi ve kurumda sağlanan gıdanın nicelik ve nitelik bakımından iyileştirilmesi talepleriyle
Kurumumuza başvuruda bulunmaktadır.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri
Genel Müdürlüğü’nden, 28/11/2022 tarih ve S. sayılı yazımız ile bilgi ve belge talep edilmiş, Genel Müdürlüğün 29/12/2022 tarihli cevabi yazısında; 2.1. Adı geçenin, bilgi formunun incelenmesi sonucunda, infaz edilmemiş ve kaldırılmamış herhangi bir disiplin cezasının bulunmadığı,
2.2. Hükümlü ve tutukluların kendi istekleri ile bulundukları kurumdan başka kurumlara nakledilebilmeleri için 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 54 üncü maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde, ”İstekte bulunulan kurumda yer, kapsama gücü ve sınıfının uygun bulunması ve tutukevi olmaması” ifadelerine yer verildiği, 2.3. Bu nedenle, nakil taleplerinin incelenmesinde; kurumun kapasitesi, güvenliği ve hangi suç türüne ait odaların bulunduğu, kişilerin can güvenliğine ilişkin olarak da, talepte bulunanın hasım olarak bildirdiği bir kişinin talep ettiği kurumda bulunup bulunmadığı gibi hususlar göz önünde bulundurulduğundan, her talebin uygun değerlendirilemediği, 2.4. Adı geçenin, barındırıldığı Diyarbakır 2 No.lu Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu kapasitesinin 492, mevcudunun 302, doluluk oranının %61, Adı geçenin, isteğe bağlı nakil talebinde bulunduğu 03.11.2022 tarihinde naklini talep ettiği; Adana F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz
Kurumu kapasitesinin 368, mevcudunun 267, doluluk oranının %73, Tarsus 1 No.lu T Tipi Kapalı Ceza
İnfaz Kurumu kapasitesinin 1000, mevcudunun 1148, doluluk oranının %115, Tarsus 2 No.lu T Tipi Kapalı
Ceza İnfaz Kurumu kapasitesinin 1000, mevcudunun 1178, doluluk oranının %118, Tarsus 3 No.lu T Tipi
Kapalı Ceza İnfaz Kurumu kapasitesinin 1000, mevcudunun 1200, doluluk oranının %120 2.5. Adı geçenin, 5275 sayılı Kanun’un 9 uncu maddesinde barındırılması gereken tutuklu/hükümlü profili olduğundan yüksek güvenlikli veya bir bölümü yüksek güvenlikli olan kurumlarda barındırılması gerektiği, talep ettiği kurumlarda terör suçundan bulunan hükümlü/tutuklulara ayrılan odaların kapasitelerinin dolu olması, yukarıda doluluk oranları verilen ceza infaz kurumlarının verileri bir bütün halinde değerlendirildiğinde, ceza infaz kurumlarında kapasite üstünde hükümlü ve tutuklu barındırılması durumunda, kişi ve kurum güvenliğinin tehlikeye düşebileceği, 2.6. Ülke genelinde bulunan F Tipi Yüksek Güvenlikli ve Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz
Kurumlarının doluluk oranları Genel Müdürlükce titizlikle takip edilmekte, doluluk oranları %100’e ulaştığında bahse konu kurumlardan diğer kurumlara (nakli istenilen kişilerin, hükümlü ve tutuklu bilgi formu ile cezaevi dosyasında incelemeler yapıldıktan sonra, Bir Bölümü Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza
İnfaz Kurumlarında barındırılmasında bir sakınca bulunmadığı tespit edilen kişiler belirlenerek) kapasite nedeniyle nakiller yapılarak, F Tipi Yüksek Güvenlikli ve Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz
Kurumlarının mevcutları (olağan dışı durumlar hariç) hiç bir zaman kapasitenin üzerine çıkarılmadığı, Genel Müdürlükce yapılan bu uygulamanın, ülkemizde her an meydana gelmesi muhtemel olaylarla mücadele edebilmek için tedbir amaçlı uygulandığı, 2.7. Diğer yandan, ülkemizde yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumlarının sayısının kısıtlı ve bu kurumlarda bulunan odaların 1 ve 3 kişilik olduğu, 2.8. Hükümlü ve tutuklular tarafından Genel Müdürlüğe gönderilen isteğe bağlı nakil talepleri incelendiğinde, F tipi yüksek güvenlikli ve yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumlarını talep eden bir çok kişi olduğu ve bu taleplerin olumlu karşılandığı düşünüldüğünde, bu kurumların güvenli bir şekilde işleyişinin neredeyse imkansız hal alacağı, 2.9. Öte yandan, aynı suç türünden çok fazla tutuklu ve hükümlünün aynı kurumda barındırılması durumunda bu tutuklu ve hükümlülerin fikir ve eylem birliği içinde hareket etmeleri nedeniyle kurum güvenliğini zafiyete uğratabileceğinin değerlendirildiği,
2.10. Bu kapsamda adı geçenin de kendi suç türünden tutuklu ve hükümlülerin yoğun olduğu kurumlara naklini talep etmesi ve yukarıda açıklanan nedenlerle talep ettiği ceza infaz kurumlarına nakil talebinin uygun görülmediği, 2.11. Ayrıca, 5275 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesi ile 05.06.2015 tarihli ve 167 No.lu Genelgenin 15 inci maddesinin ilgili fıkraları gereğince, hükümlülerin gitmek istedikleri kurumlardan durumlarına uygun en az üç yeri belirten dilekçe vermeleri gerektiğinin hüküm altına alındığı, Genel Müdürlüğün isteğe bağlı nakillerde hükümlülerin nakil gitmek istedikleri yer dışında re’sen kurum belirleme yetkisinin bulunmadığı, 2.12. 5275 sayılı Kanun’un 9 uncu maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca (Eylem ve tutumları nedeniyle tehlikeli hâlde bulunan ve özel gözetim ve denetim altında bulundurulmaları gerekli olduğu saptananlar ile bulundukları kurumlarda düzen ve disiplini bozanlar veya iyileştirme tedbir, araç ve usûllerine ısrarla karşı koyanlar) barındırılan kişilerin, yüksek güvenlikli veya bir bölümü yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumlarında barındırılmak zorunda oldukları, dolayısıyla hükümlü ve tutukluların nakil taleplerinin ceza miktarları ve örgütteki konumlarının dikkate alınarak değerlendirildiği, 2.13. Hükümlü ve tutukluların nakil taleplerine karşın yapılan işlemlerin ırk, dil, din, mezhep, milliyet, renk, cinsiyet, doğum, felsefî inanç, millî veya sosyal köken, siyasî veya diğer fikir yahut düşünceleri ile ekonomik güçleri ve diğer toplumsal konumları yönünden ayırım yapılmaksızın ve hiçbir kimseye ayrıcalık tanınmaksızın uygulandığı, 2.14. Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutukluların; hastalık, disiplin, güvenlik, özellikle toplu nakiller ve tutukluların mahkeme nedeniyle yapılan sevkleri sonucu, ceza infaz kurumları kapasitelerinin günaşırı değişmesine yol açtığı, bu nedenle; ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlülerin nakil talepleri
Genel Müdürlüğe ulaştığı anda, talep edilen kurumların kapasitelerinin o günkü veriler göz önüne alınarak değerlendirildiği, 2.15. Ayrıca, her ayın 1’i ilâ 10’u arasında isteğe bağlı nakil taleplerinin alınacağının tüm Cumhuriyet başsavcılıklarına bildirildiği, adı geçenin nakil dönemlerinde konumuna uygun en az üç yeri belirtir dilekçesi ile nakil talebinde bulunması halinde mevzuat çerçevesinde değerlendirilebileceği, 2.16. Kayıtlarda yapılan inceleme sonucunda adı geçenin anılan Kurumda açlık grevi eyleminde bulunmadığının anlaşıldığı, 2.17. 5275 sayılı Kanun’un “Ziyaret gün ve saatleri” başlıklı 10 uncu maddesinin birinci fıkrasında, “Ziyaret günleri ve saatleri ile bir hükümlü ve tutuklunun görüşebileceği ziyaretçi sayısı, kurumun fiziki yapısı ve kapasitesi dikkate alınarak, kurumca belirlenir.”, ikinci fıkrasında, “Görüş süresi, yarım saatten az, bir buçuk saatten fazla olacak şekilde belirlenemez. Görüş süresi, görüşmenin fiilen başladığı andan itibaren işletilir” hükümlerinin yer aldığı, 2.18. Ceza infaz kurumunda barındırılan hükümlü/tutukluların ziyaret gün ve saatlerinin anılan
Yönetmelik’in ilgili maddeleri uyarınca her kurum idaresi tarafından ayrı ayrı belirlendiği, 2.19. Bu kapsamda, adı geçenin barındırıldığı kurumda açık ve kapalı ziyaretlerin anılan Kurum İdare ve
Gözlem Kurulunun 24.05.2022 tarihli ve / sayılı kararıyla 50 dakikayı geçmeyecek şekilde yaptırılmasına karar verildiği, 30.11.2022 tarihli ve / sayılı kararıyla da 60 dakika olarak yaptırılmasına karar verildiği ve bu doğrultuda işlem tesis edildiği, /
2.20. Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklulara dağıtımı yapılan yemeklerin günlük kalori miktarının Sağlık Bakanlığı ve Bakanlığımız tarafından birlikte kararlaştırıldığı, söz konusu kalori miktarını teminen ceza infaz kurumlarının günlük asgari beslenme ihtiyacının belirlendiği, bu kapsamda
26.05.2005 tarihli ve 25978 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Hükümlü ve Tutuklular
ile Ceza İnfaz Kurumu Personelinin İaşe Yönetmeliği’nin 4 ve 5 inci maddesi uyarınca günlük iaşe bedeli
15.11.2022 tarihinden itibaren uygulanmak üzere; hükümlü ve tutuklular ile görevi başında bulunan
personel için 22,00 TL’den 50,00 TL’ye, ceza infaz kurumlarında barındırılan çocuk hükümlü ve tutuklular için 44,00 TL’den 75,00 TL’ye, kurumda annesiyle birlikte kalan çocuklar ile süt emziren hükümlü ve tutuklu anneler ve hamileler için 44,00 TL’den 75,00 TL’ye yükseltildiği, 2.21. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un “Hükümlünün Beslenmesi” kenar başlıklı 72 nci maddesinde de düzenlendiği gibi hükümlü ve tutuklulara; kalori esasına göre, sağlıklı ve güçlü kalması için nitelik ve nicelik olarak besleyici, sağlık koşullarına uygun, makul çeşitlilikte, yaş, sağlık, çalıştığı işin özelliği, dinî ve kültürel gerekleri göz önünde tutularak besin verildiği ve içme suyu sağlandığı, 2.22. Hükümlü ve tutuklular ile kurum personelinin doğru ve sağlıklı beslenmesi amacıyla yemeklerin uzmanlar tarafından hazırlandığı, inancı gereği veya vegan, vejetaryen, diyet yemek gibi özel durumu olan hükümlü ve tutukluların beslenmesi ile ilgili de düzenlemelerin yapıldığı, 2.23. Bunun yanı sıra, 5275 sayılı Kanun’un 72 nci maddesinde; hükümlü ve tutuklulara Adalet ve Sağlık
Bakanlıklarınca belirlenecek kalori esasına göre besin verileceğinin hükme bağlandığı, bu kapsamda
Sağlık Bakanlığı ile yapılan çalışmalarla 1 kişi için günlük ortalama kalori değerinin 2.300 kalori olarak belirlendiği, Sağlık Bakanlığı Mahalli Teşkilatı ve Kurum Tabipliğiyle de gerekli görüşmelerde bulunularak yemek tabelalarına kalori değerlerinin yazılmasının sağlandığı, 2.24. Bu kapsamda, anılan Kurumda barındırılmakta olan hükümlü, tutuklu ve görevli personelin yemek ihtiyaçlarının uzman diyetisyen hekimlerce günlük besin değerlerine uygun şekilde programlanarak günde
3 öğün olmak üzere aynı kampüs içerisinde yer alan Diyarbakır Açık Ceza İnfaz Kurumu tarafından
karşılanmakta olduğu ve hükümlü/tutuklular ile görevli personel için aynı menünün temin edildiği, bilgilerinin verildiği ve anılan kurumda dağıtılan iaşe ile ilgili bir aylık menü örneğinin gönderildiği görülmüştür.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması” başlıklı 13. maddesi; “Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca
Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.”, 3.1. “Kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı” başlıklı 17. maddesi; “Herkes, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir.
Kimseye işkence ve eziyet yapılamaz; kimse insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir cezaya veya muameleye tabi tutulamaz.” Hükümlerine amirdir.
3.2. “Özel hayatın gizliliği” başlıklı 20. maddesi; “Herkes, özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz.”, /
3.3. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74üncü maddesinin 3. ve 4.
fıkraları; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler”, 4. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin “Yaşam hakkı” başlıklı 1. maddesi; “Herkesin yaşam hakkı yasayla korunur. Yasanın ölüm cezası ile cezalandırdığı bir suçtan dolayı hakkında mahkemece hükmedilen bu cezanın infaz edilmesi dışında, hiç kimsenin yaşamına kasten son verilemez.” Düzenlemesini içermektedir.
4.1. “Özel ve aile hayatına saygı hakkı” başlıklı 8. maddesi; “1. Herkes özel ve aile hayatına, konutuna ve yazışmasına saygı gösterilmesi hakkına sahiptir. 2. Bu hakkın kullanılmasına bir kamu makamının müdahalesi, ancak müdahalenin yasayla öngörülmüş ve demokratik bir toplumda ulusal güvenlik, kamu güvenliği, ülkenin ekonomik refahı, düzenin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın veya ahlakın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması için gerekli bir tedbir olması durumunda söz konusu olabilir.”; 5. Medeni ve Siyasal Haklar Sözleşmesi’nin 6. maddesi; “Her insanın doğuştan gelen yaşama hakkı vardır. Bu hak yasalarla korunacaktır. Hiç kimsenin yaşamı keyfi olarak elinden alınamaz” düzenlemesini içermektedir.
6. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5. maddesi; “(1)
Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir. (2) Ancak; a) Cumhurbaşkanının tek başına yaptığı işlemler ile resen imzaladığı kararlar ve emirler, b) Yasama yetkisinin kullanılmasına ilişkin işlemler, c) Yargı yetkisinin kullanılmasına ilişkin kararlar, ç) Türk Silahlı Kuvvetlerinin sırf askerî nitelikteki faaliyetleri, Kurumun görev alanı dışındadır.” hükmüne amirdir.
7. 5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun “İnfazda temel amaç” başlıklı 3. maddesinin birinci fıkrası; “Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazı ile ulaşılmak istenilen temel amaç, öncelikle genel ve özel önlemeyi sağlamak, bu maksatla hükümlünün yeniden suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek, toplumu suça karşı korumak, hükümlünün; yeniden sosyalleşmesini teşvik etmek, üretken ve kanunlara, nizamlara ve toplumsal kurallara saygılı, sorumluluk taşıyan bir yaşam biçimine uyumunu kolaylaştırmaktır.”; 7.1. ”Hapis cezalarının infazında gözetilecek ilkeler” kenar başlıklı 6. maddesi;”(1) Hapis
cezalarının infaz rejimi, aşağıda gösterilen temel ilkelere dayalı olarak düzenlenir:
a) Hükümlüler ceza infaz kurumlarında güvenli bir biçimde ve kaçmalarını önleyecek tedbirler alınarak düzen, güvenlik ve disiplin çerçevesinde tutulurlar.
b) Ceza infaz kurumlarında hükümlülerin düzenli bir yaşam sürdürmeleri sağlanır. Hürriyeti bağlayıcı cezanın zorunlu kıldığı hürriyetten yoksunluk, insan onuruna saygının korunmasını sağlayan maddî ve manevî koşullar altında çektirilir. Hükümlülerin, Anayasada yer alan diğer hakları, infazın temel amaçları saklı kalmak üzere, bu Kanunda öngörülen kurallar uyarınca kısıtlanabilir.
c) Cezanın infazında hükümlünün iyileştirilmesi hususunda mümkün olan araç ve olanaklar kullanılır.
Hükümlünün kanun, tüzük ve yönetmeliklerle tanınmış haklarının dokunulmazlığını sağlamak üzere cezanın infazında ve iyileştirme çabalarında kanunîlik ve hukuka uygunluk ilkeleri esas alınır.
d) İyileştirmeye gereksinimleri olmadığı saptanan hükümlülere ilişkin infaz rejiminde, bu hükümlülerin kişilikleriyle orantılı bireyselleştirilmiş programlara yer verilmesine özen gösterilir ve bu hususlar yönetmeliklerde düzenlenir.
e) Cezanın infazında adalet esaslarına uygun hareket edilir. Bu maksatla ceza infaz kurumları kanun, tüzük ve yönetmeliklerin verdiği yetkilere dayanarak nitelikli elemanlarca denetlenir.
f) Ceza infaz kurumlarında hükümlülerin yaşam hakları ile beden ve ruh bütünlüklerini korumak üzere her türlü koruyucu tedbirin alınması zorunludur.
g) Hükümlünün infazın amacına uygun olarak kanun, tüzük ve yönetmeliklerin belirttiği hükümlere uyması zorunludur.
h) Kanunlarda gösterilen tutum, davranış ve eylemler ile kurum düzenini ihlâl edenler hakkında
Kanunda belirtilen disiplin cezaları uygulanır. Cezalara, Kanunda belirtilen merciler, sürelerine uygun olarak hükmederler. Cezalara karşı savunma ve itirazlar da Kanunun gösterdiği mercilere yapılır.” 7.2. “Yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumları” başlıklı 9. maddesi; “(1) Yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumları, iç ve dış güvenlik görevlilerine sahip, firara karşı teknik, mekanik, elektronik ve fizikî engellerle donatılmış, oda ve koridor kapıları sürekli kapalı tutulan, ancak mevzuatın belirttiği hâllerde aynı oda dışındaki hükümlüler arasında ve dış çevre ile temasların geçe rli olduğu sıkı güvenlik rejimine tâbi hükümlülerin bir veya üç kişilik odalarda barındırıldıkları tesislerdir. Bu kurumlarda bireysel veya grup hâlinde iyileştirme yöntemleri uygulanır.
(2) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm olanlar ile süresine bakılmaksızın, suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, yönetmek veya bu örgütün faaliyeti çerçevesinde, Türk Ceza Kanununda yer alan; a) İnsanlığa karşı suçlardan (madde 77, 78), b) Kasten öldürme suçlarından (madde 81, 82), c) Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan (madde 188), d) Devletin güvenliğine karşı suçlardan (madde 302, 303, 304, 307, 308), e) Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlardan (madde 309, 310, 311, 312, 313, 314, 315), Mahkûm olanların cezaları, bu kurumlarda infaz edilir.
(4) Birinci fıkrada tanımı yapılan kurumların ihtiyacı karşılama bakımından yetersiz olması hâlinde, diğer kapalı ceza infaz kurumlarının yüksek güvenlikli bölümleri kullanılır.” 7.3. “Nakiller” başlıklı 53. maddesi; “Hükümlüler, kendi istekleri veya toplu sevk, disiplin, asayiş ve güvenlik, hastalık, eğitim, öğretim, suç ve yargılama yeri nedenleriyle başka bir kuruma nakledilebilirler.”; 7.4. “Kendi istekleri ile nakil” başlıklı 54. maddesi; “(1) Hükümlülerin kendi istekleri ile bulundukları kurumdan başka kurumlara nakledilebilmeleri için; a) Gitmek istedikleri kurumlardan durumlarına uygun en az üç yeri belirten bir dilekçe vermeleri,
b) Nakil giderlerini peşin olarak ödemeyi kabul etmeleri, c) (Değişik:14/4/2020-7242/30 md.) Ceza infaz kurumlarında bulunulması gereken sürenin üç aydan fazla olması, d) İyi hâl göstermeleri, disiplin cezası almamış veya kaldırılmış olması, e) İstekte bulunulan kurumda yer, kapsama gücü ve sınıfının uygun bulunması ve tutukevi olmaması, f) Mahkûmiyet sürelerine uygun hükümlülerin barındırıldığı bir kurum olması, g) Daha önce disiplin nedeniyle ayrılmak zorunda kaldıkları kurum olmaması, Gerekir.” 7.5. “Hükümlünün beslenmesi” başlıklı 72. maddesi; “(1) Hükümlüye Adalet ve Sağlık
Bakanlıklarınca birlikte belirlenecek kalori esasına göre, sağlıklı ve güçlü kalması için nitelik ve nicelik olarak besleyici, sağlık koşullarına uygun, makul çeşitlilikte, yaş, sağlık, çalıştığı işin özelliği, dinî ve kültürel gerekleri göz önünde tutularak besin verilir ve içme suyu sağlanır.
(2) Hükümlü, kendisine verilen günlük besin ve ihtiyaç maddeleri dışındaki ihtiyaçlarını kurum kantininden sağlayabilir. Kantini bulunmayan kurumlarda, bu maddeler, idarenin izin ve kontrolü altında dışarıdan sağlanabilir.
(3) Hasta hükümlüye, kurum hekiminin belirleyeceği besinler verilir.” Hükümlerine amirdir.
7.6. “Hükümlüyü ziyaret” başlıklı 83.maddesi; “ (1) Hükümlü, belgelendirilmesi koşuluyla eşi, üçüncü dereceye kadar kan ve kayın hısımları ile vasisi veya kayyımı tarafından haftada bir kez ve ayrıca kuruma kabullerinde, zorunlu hâller dışında bir daha değiştirilmemek üzere, ad ve adreslerini bildirdiği en fazla üç kişi tarafından, yarım saatten az ve bir buçuk saatten fazla olmamak üzere çalışma saatleri içinde ziyaret edilebilir. (Ek cümle: 24/1/2013-6411/9 md.) Çocuk hükümlüler için ziyaret süresi bir saatten az, üç saatten
[30] fazla olmamak üzere belirlenir.
(2) Birinci fıkrada belirtilenler dışındaki kimselerin ziyaretine Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yazılı olarak izin verilebilir.
(3) Görüşler, koşul ve süreleri Adalet Bakanlığınca hazırlanan yönetmelikle kapalı ve açık olmak üzere iki biçimde yaptırılır.
(4) (Ek:17/6/2021-7328/8 md.) Önceden bilgilendirilmek suretiyle, kapalı ceza infaz kurumlarında bulunan ve terör suçları, örgüt kurmak, yönetmek veya örgüte üye olmak suçları ile örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlardan mahkûm olan veya tehlikeli hâlde bulunan ya da dışarı ile iletişiminin kurum güvenliği açısından tehlikeli olabileceği değerlendirilen hükümlülerin birinci ve ikinci fıkra kapsamındaki kişilerle yapacakları görüşmeler, kamu düzeninin korunması ile kişi, toplum ve kurum güvenliğinin sağlanması veya suç işlenmesinin önlenmesi amacıyla kurum yönetimi tarafından dinlenebilir ve elektronik cihazlar da dâhil olmak üzere kaydedilebilir. Bu fıkra uyarınca tutulan kayıtlar, amacı dışında kullanılamaz ve kanunda açıkça belirtilen hâller dışında hiçbir kişi veya kurumla paylaşılamaz. Bu kayıtlar herhangi bir soruşturma ve kovuşturmaya konu edilmemiş ise en geç bir yıl sonunda silinir. Silme işlemi Cumhuriyet savcısı tarafından denetlenir.” 8. Adalet Bakanlığının 05/06/2015 tarihinde kabul edilerek yürürlüğe konulan 167 sayılı Ceza İnfaz
Kurumlarının Tahsisi, Nakil İşlemleri ve Diğer Hükümler konulu Genelgenin “Hükümlülerin Kendi
İstekleri İle Nakilleri” başlıklı 15. maddesinde, Kanunun ve Yönetmeliğin “Kendi istekleri ile nakil” maddelerinde aranan şartlara ek olarak; ‘‘h) Talep ettikleri ceza infaz kurumunda kendileri, diğer
hükümlüler ve kurum açısından güvenlik riski oluşturmaması, ı) Disiplin nedeniyle ayrıldıkları kurumlar hariç, talep ettikleri kurumlarda daha önce kalmış iseler, Bakanlıkça değerlendirilmek üzere; kendileri, diğer hükümlüler veya kurum açısından somut gerekçelerle güvenlik riski oluşturup oluşturmayacakları hususunda bu yer idare ve gözlem kurulunun taleple ilgili görüşünün alınmış olması, j) Bakanlık tarafından dönem itibariyle isteğe bağlı nakle kapatılmış olmaması, gerekir”; 9.26/05/2005 tarihli ve 25978 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Hükümlü ve
Tutuklular ile Ceza İnfaz Kurumu Personelinin İaşe Yönetmeliği’nin “Devlet tarafından iaşe edilecek kişiler” başlıklı 4. Maddesi; “Hükümlü ve tutuklular ile ceza infaz kurumlarında görevi başında bulunan personel, 14/6/1930 tarihli ve 1721 sayılı Kanunun 2 nci, eğitim merkezlerinde eğitim görenler, 29/7/2002 tarihli ve 4769 sayılı Ceza İnfaz Kurumları ve Tutukevleri Personeli Eğitim Merkezleri Kanununun 14 üncü maddeleri gereğince iaşe edilir.”, 9.1. “Günlük iaşe miktarı” başlıklı 5. maddesi; “Günlük iaşe miktarı, Sağlık Bakanlığı ile birlikte belirlenen günlük kalori ihtiyacı ve bütçe imkânları da değerlendirilerek saptanan tutardır.”, 9.2. “ İaşe miktarlarının öğünlere dağıtımı” başlıklı 6. maddesi; “Yönetmeliğe göre iaşe edilenlerin günlük gıdası, Yönetmeliğin 5 inci maddesindeki iaşe miktarı, çeşit ve gramajı üzerinden üç öğün olarak verilir. Öğünlerin gramaj ve kalori miktarları 5 inci maddeye göre belirlenmiş esaslara bağlı kalınarak kurum müdürlüklerince tespit edilir.”, 10. 29/3/2020 tarih ve 31083 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi
İle Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmelik “Hükümlünün beslenmesi” başlıklı 65. maddesi; “(1) Hükümlülerin beslenmesinde, 5275 sayılı Kanunun 72 nci maddesinde belirtilen hükümler uygulanır.
(2) Hükümlülerin beslenmesine ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikte gösterilir.” 11. Hükümlü ve Tutukluların Ziyaret Edilmeleri Hakkında Yönetmelik “Ziyaret gün ve saatleri” başlıklı 10. maddesi; “Ziyaret günleri ve saatleri ile bir hükümlü ve tutuklunun görüşebileceği ziyaretçi sayısı, kurumun fiziki yapısı ve kapasitesi dikkate alınarak, kurumca belirlenir.” 12. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin Üye Devletlere Avrupa Cezaevi Kuralları Hakkında
REC (2006) 2 Sayılı Tavsiye Kararına Ek “Temel İlkeler” başlıklı 3. maddesi;‘‘Özgürlüğünden yoksun bırakılan kişilere getirilen kısıtlamalar, asgari gereklilikte ve haklarında hükmedilen kararın meşru amacıyla orantılı olmalıdır.’’; 12.1. “Yerleştirme ve Barındırma” başlıklı 17.1, 17.2 ve 17.3. maddeleri; “Mahpuslar, mümkün olabildiğince evlerine veya sosyal rehabilitasyon ortamlarına yakın cezaevlerine yerleştirilmelidirler.”, “Cezaevlerine yerleştirmede, suçun devamlı takibi, güvenlik ve emniyet gerekleri ve tüm mahpuslara uygun rejimlerin sağlanması ihtiyacı hesaba katılmalıdır.”, “ İlk yerleştirme ve sonradan yapılacak bir cezaevinden diğerine nakil konusunda, mümkün olabildiğince mahpusa danışılmalıdır.’’; 12.2. “Dış Dünya ile İlişki” başlıklı 24.4 ve 24.5. maddeleri; “Ziyaretler için yapılan düzenlemeler, mahpuslara aile ilişkilerini mümkün olduğunca normal bir düzeyde sürdürmelerine ve geliştirmelerine izin verecek bir tarzda olmalıdır.”, “Cezaevi yetkilileri, dış dünyayla yeterli bir iletişim sürdürmelerinde mahpuslara yardım etmelidirler ve bunun için onlara “uygun destek ve yardım sağlamalıdırlar.” , 13. 11/1/2006 tarihli Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin Üye Devletlere Avrupa Cezaevi
Kuralları Hakkında Rec (2006) 2 Sayılı Tavsiye Kararı’nın (Avrupa Cezaevi Kuralları) “Beslenme”
başlıklı bölümü;“1. Mahpuslara, yaşlarını, sağlıklarını, fiziki koşullarını, dinlerini, kültürlerini ve çalıştıkları işin özelliğini hesaba katan besleyici gıdalar temin edilmelidir.
2. Asgari enerji ve protein miktarı da dâhil olmak üzere besleyici bir gıdanın gerekleri ulusal mevzuatta düzenlenmelidir.
3. Yiyecekler hijyenik olarak hazırlanmalı ve dağıtılmalıdır.
4. Mahpuslara makul aralıklarla günde üç öğün yemek verilmelidir.
5. Mahpuslar temiz içme suyuna her zaman ulaşabilmelidir.
6. Pratisyen hekim veya nitelikli bir hemşire tıbbi sebeplerle özel bir mahpusun beslenmesinde değişiklik yapmalıdır.” , 13.1. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin Üye Devletlere Avrupa Cezaevi Kuralları Hakkında
REC (2006) 2 Sayılı Tavsiye Kararına Ek “Temel İlkeler” başlıklı 3. Maddesi; ‘‘Özgürlüğünden yoksun bırakılan kişilere getirilen kısıtlamalar, asgari gereklilikte ve haklarında hükmedilen kararın meşru amacıyla orantılı olmalıdır.’’, 14. Mahpuslara Muameleye Dair Birleşmiş Milletler Asgari Standart Kuralları (Nelson Mandela
Kuralları) ‘nın 42. maddesi; “Beslenme, içme suyu, açık havaya erişim ve fiziksel egzersiz, kişisel hijyen, sağlık hizmeti ve yeterli kişisel alan ile ilgili olanlar da dahil olmak üzere bu kurallarda belirtilen genel yaşam koşulları istisnasız tüm mahpuslara uygulanır.” düzenlemelerini içermektedir.
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
15. İlgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, başvuru konusuna ilişkin “ Kısmi
Tavsiye Kısmi Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 16. Diyarbakır 2 No.lu Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda barındırılmakta olan başvuran, ailesine yakın bir infaz kurumuna nakil, barındırıldığı infaz kurumunda açık görüş süresinin 1,5 saate çıkarılması ve kurumda sağlanan gıdanın nicelik ve nitelik bakımından iyileştirilmesi talepleriyle Kurumumuza başvuruda bulunmaktadır.
17. Başvuranın ailesinden uzak bir kurumda barındırıldığı şikâyetine ilişkin olarak; 17.1. Anayasanın 20. maddesi, AİHS’nin 8. maddesi uyarınca, herkesin ‘özel ve aile hayatına saygı hakkına’ sahip olduğu düzenlenmiştir. Anayasa’nın 19. maddesi gereğince hükümlü ve tutukluların özel ve aile hayatının sınırlanması hukuka uygun olarak ceza infaz kurumunda tutulmanın kaçınılmaz ve doğal bir sonucudur. Ancak mahkûmun yakınları ile bağlantıda kalmasının, özel ve aile hayatına saygı hakkının esaslı unsurlarından olduğu ve cezaevi idaresinin bu konuda gerekli yardımı sağlaması gerektiği Avrupa
İnsan Hakları Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesi tarafından vurgulanan bir husustur. ( AİHM, Messina v.
Italy, B.No: 25498/94; EpnersGefners v. Latvia, B.No: 37862/02, AYM, Mehmet Zahit Şahin, B. No:
2013/4708).
17.2. Devletin hükümlü ve tutukluların ailesi ve yakınlarıyla iletişimini devam ettirecek önlemleri alması pozitif yükümlülüklerinin bir gereği olsa da, hapis cezasına mahkûmiyet, doğası gereği, aile hayatı kapsamındaki temasın sınırlandırılması olağandır. Kamu düzeninin ve kurum güvenliğinin sağlanması
yönündeki meşru amaç doğrultusunda ve makul bir gerekliliğin olması durumunda gerekçeleri ilgili ve yeterli şekilde açıklanarak belirli bir süre boyunca söz konusu pozitif yükümlülüğün karşılanmaması da olağan kabul edilebilir. Ancak aile hayatına saygı hakkının gereklerinin mümkün olan ilk fırsatta yerine getirilmesi ve mahpusların ailesiyle olan temasının hızlı şekilde yeniden sağlanması bir gerekliliktir (AYM, Murat Aydın, B. No: 2016/58533).
17.3. AİHM kararlarında, Birleşmiş Milletler Genel Kurulunun 9 Aralık 1988 tarihli ve 43/173 sayılı kararıyla kabul edilen, “Herhangi Bir Şekilde Tutulan veya Hapsedilen Kişilerin Korunmasına İlişkin
Prensipler Bütünü” nün ilgili maddesinde ve Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin Üye Devletlere
Avrupa Cezaevi Kuralları Hakkında REC (2006) 2 Sayılı Tavsiye Kararının 17.1. maddesinde, hükümlülerin evlerine (ailelerine) yakın ceza infaz kurumuna yerleştirilmelerinin uygun olduğu belirtilmiştir 17.4. Somut olayda başvuranın bulunduğu Ceza İnfaz Kurumunun, ailesinin yaşadığı Konya ilinden uzak olduğu, koşulların güçlüğü nedeniyle ailesinin başvuranı ziyaret edemediği gerekçesi ile nakil talebinde bulunulmaktadır. 5275 sayılı Kanunun “Hapis cezalarının infazında gözetilecek ilkeler” başlıklı 6 ncı
Maddesi gereği, idarenin hükümlülerin iyi şartlar altında cezalarını çekmesini temin etme yükümlülüğü bulunmaktadır. Başvuruya konu nakil talebinde, başvuranın suç grubu nedeniyle yüksek güvenlikli veya bir bölümü yüksek güvenlikli olan kurumlarda barındırılması gerektiği, talep ettiği kurumlarda terör suçundan bulunan hükümlü/tutuklulara ayrılan odaların kapasitelerinin ise kapasitesinin dolu olduğu gerekçesiyle ret işlemi tesis edilmiştir. İdarenin bu tavrı değerlendirildiğinde, meşru bir sebebin gözetildiği tespit edilebilmektedir. Çünkü “kurum kapasitesi” nin üstünde bir doluluğun varlığı, hem nakil talep eden bakımından hem de nakil istenen infaz kurumunda mukim hükümlüler bakımından, cezanın çekilmesini zorlaştıracak ve gayri insani şartları doğuracak bir durumdur ancak, hükümlülerin nakil taleplerine ilişkin değerlendirmelerin, genel olarak ‘cezaevi kapasitesi’ bakımından değerlendirilmesi, ‘kendi istekleri ile nakil’ düzenlemeleri kapsamında yeterli olmamaktadır. Yalnızca hükümlü açısından değil, hükümlüyü ziyaret etmek isteyen aile açısından da değerlendirme yapılmalı, ailelerin yakınını (hükümlüyü) görmek, daha rahat şartlarda ziyaret edebilmek hakkının, hükümlünün bulunduğu kurum ile ailesinin ikamet ettiği yer arasındaki mesafenin, ulaşım olanaklarının, ailenin maddi durumunun, ailenin hükümlüyü ziyarete gelme sıklığı bilgilerinin birlikte ele alınıp, nakil taleplerinin daha geniş çaplı ele alınması gerekmektedir.
17.5. Kurumumuza ulaşan benzer nitelikte, “ailesinin ikameti yakınında bir kuruma nakil” istemli 2020/844, 2020/1571, 2021/9224 ve 2021/12725 numaralı başvurular hakkında 22/05/2020 tarih, 2020/7740-S.20.12162 sayılı, 17/04/2020 tarih, 2020/6272-S.20.9914, 06/08/2021 tarih, 2021/11395S.21.18333 ve 17/01/2022 tarih, 2022/706-S.22.1105 sayılı “Kısmen Tavsiye Kısmen Ret” kararları verilmiştir.
17.6. Yukarıda yapılan açıklamalar ve tüm dosya kapsamı çerçevesinde, hükümlülerin ailelerine yakın ceza infaz kurumunda barındırılmaları, ceza infaz kurumlarının kapasitesi ve hükümlülerin yerleştirilmelerinde dikkat edilmesi gereken diğer hususlar nedeniyle maddi olarak her zaman uygun olmamaktadır. Bununla birlikte, başvuranın kendilerine yakın bir yerde barındırılması durumunda ailesinin başvuranı ziyaret edebilmesi kolaylaşacaktır. Başvuranın talep ettiği ailesine yakın ceza infaz kurumlarının kapasitesi ise oldukça doludur. Talep edilen kurumların tamamı %100 doluluk oranında değilse de ceza infaz kurumlarına hükümlü/tutukluların nakilleri yapılırken sadece doluluk oranları değil, kurumun kapasitesi, güvenliği ve hangi suç türüne ait odaların bulunduğu, kişilerin can güvenliğine ilişkin olarak, talepte bulunanın hasım olarak bildirdiği bir kişinin talep ettiği kurumda bulunup bulunmadığı gibi
/
hususlar da dikkate alınarak değerlendirme yapılmaktadır. Tüm bu hususlar gözetildiğinde, başvuranın nakil talebinin reddedilmesinin hukuka ve hakkaniyete uygun olduğu, bununla birlikte başvuranın yakın aile bireylerinin sağlık durumu da gözetildiğinde, başvuranın nakil koşullarını taşıması kaydıyla (disiplin cezası almamış olması ya da kaldırılmış olması / nakil giderlerini peşin ödemeyi kabul etmeleri gibi)
başvuranın nakil talep ettiği ceza infaz kurumlarının hâlihazırda kapasitelerinin üzerinde dolu olması nedeni ile nakli sağlanamamış olsa da nakil talep edilen kurumlarda boşalma olması yahut ailesine daha yakın illerde durumuna uygun ve kapasitesi müsait kurumların bulunması durumunda, nakil taleplerinin idarece yeniden değerlendirilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
18. Başvuranın, infaz kurumunda sağlıklı ve yeterli gıda sağlanmadığı şikâyetine ilişkin olarak; 18.1. Başvuru konusu olaya ilişkin olarak başvuran, cezaevi idaresi tarafından sağlanan yemek listesinin miktar ve besin değeri bakımından yeterli olmadığı gerekçesi ile yeterli ve dengeli beslenmesinin sağlanması isteminde bulunmaktadır.
18.2. İdarenin cevabi yazısında; Hükümlü ve tutuklular ile kurum personelinin yemek ihtiyaçlarının uzman diyetisyen hekimlerce günlük besin değerlerine uygun şekilde programlanarak günde 3 öğün olmak üzere aynı kampüs içerisinde yer alan Diyarbakır Açık Ceza İnfaz Kurumu tarafından karşılandığı belirtilmiştir.
18.3. 5275 sayılı Kanun’un 72. maddesinin 1 numaralı fıkrasında, hükümlüye, Adalet ve Sağlık bakanlıklarınca birlikte belirlenecek kalori esasına göre, sağlıklı ve güçlü kalması için nitelik ve nicelik olarak besleyici, sağlık koşullarına uygun, makul çeşitlilikte, yaş, sağlık, çalıştığı işin özelliği, dinî ve kültürel gerekleri göz önünde tutularak besin verileceği hükme bağlanmıştır. Yönetmelik’in 5. ve 6.
maddelerinde, günlük iaşe miktarının, Sağlık Bakanlığı ile birlikte belirlenen günlük kalori ihtiyacı ve bütçe imkânları da değerlendirilerek saptanacağı ve günlük gıdanın, bu şekilde belirlenen miktar, çeşit ve gramaj üzerinden üç öğün olarak verileceği tespit edilmiştir.
18.4. Uluslararası sözleşmeler ve tavsiye kararları ile sağlık ve beslenmeye dair belirtilen genel yaşam koşullarının istisnasız tüm mahpuslara uygulanılması ile mahpuslara asgari enerji ve protein miktarı da dâhil olmak üzere besleyici gıdanın temininin gerekliliği vurgulanmıştır.
18.5. Cezaevinde tutulmanın pratik gerekleri çerçevesinde mahkûmların sağlık ve esenlikleri gibi hususların yeterli bir şekilde güvence altına alınmasının gerekliliği doğrultusunda; hükümlü ve tutukluların sağlığını göz önünde bulundurmak suretiyle cezaevlerinde uygun beslenmenin sağlanmasının da
Anayasa’nın 17. maddesi kapsamında kamu otoritelerinin pozitif bir yükümlülüğü olduğu, AİHM ve
Anayasa Mahkemesi kararları ile kabul edilmektedir (AİHM, Moisejevs/Litvanya, B. No: 64846/01, 15/6/2006, AYM, Şehmus Özsubaşı, B.No: 2013/2582, 3/3/2016).
18.6. Tutuklu ve hükümlülerin uygun beslenmesini sağlamak hususundaki pozitif yükümlülüğü kapsamında devletin; himayesi altındaki hükümlü ve tutukluların verimli ve etkin şekilde iaşe etmesi ile sağlıklı ve dengeli beslenmelerinin, beden ve sağlık durumlarının korunmasını temin etmesi gereklidir.
Nitekim 5275 sayılı Kanun’un 72. Maddesi ve Hükümlü ve Tutuklular ile Ceza İnfaz Kurumları
Personelinin İaşe Yönetmeliği’nin 4, 5 ve 6. maddelerinin hükümlü ve tutukluların beslenmesi kapsamında ilgili kamu otoritelerine pozitif yükümlülük yüklediği açıktır.
18.7. Dosya içeriğine alınan aylık yemek listesinin incelenmesinde, listenin mevzuata uygun olarak; gıda mühendisi kontrolünde düzenlendiği ve yetkililerce imza altına alındığı belirlenmiştir. Mevzuat, günlük iaşe miktarının, Sağlık Bakanlığı ile birlikte belirlenen günlük kalori ihtiyacı ve bütçe imkânları da değerlendirilerek saptanacağı, gramaj, çeşit ve kalori ihtiyacının da bu kapsamda tespit edilerek, günlük
gıdanın üç öğün olarak verileceğini tespit etmiştir. Kurumumuzun benzer konuda, 2021/13138-S.21.21076 sayı, 14/09/2021 karar tarihli “kısmen tavsiye kısmen ret” kararında yer alan Ankara Şehir Hastanesi
Başhekimliği uzman değerlendirmesinde de; “Türkiye Beslenme Rehberi (TÜBER 2015) esas alınarak yapılan hesaplamalar sonucu tutuklu ve hükümlü yetişkin erkekler için enerji gereksinimi günlük 2250 kcal olarak önerilmiştir. İdare ve Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan çalışma neticesinde 1 kişi için günlük ortalama kalori gereksinimi de bu rakamla uyumlu olarak 2.300 kcal olarak belirlenmiştir. İdare tarafından sunulan 14/11/2022 – 11/12/2022 tarih aralığına ait yemek listesi ile 17/11/2022, 28/11/2022 tarihli yemek tabelası ve ihtiyaç çıkış formunun mevzuat düzenlemeleri nazarında incelenmesi neticesinde, başvuranın barındırıldığı cezaevine ait yemek listesinin günlük üç öğün olarak planlandığı, menü planlamasında besin çeşitliliğine özen göstermeye gayret edildiği ve asgari enerji gereksiniminin karşılanmakta olduğu görülmüştür. Bunun yanı sıra, yetkili makamlarca, hükümlü ve tutukluların beslenme ihtiyaçlarını karşılamak için günlük iaşe bedeli hükümlü ve tutuklular ile görevli personel için 22,00 TL’den 50,00
TL’ye, çocuk hükümlü ve tutuklular için 44,00 TL’den 75,00 TL’ye, kurumda annesiyle birlikte kalan çocuklar ile süt emziren hükümlü ve tutuklu anne ve hamileler için 44,00 TL’den 75,00 TL’ye artırılarak,
15 Kasım’dan itibaren uygulanmaya başlanmıştır. Bu bağlamda yetkili makamlarca, günlük iaşe miktarını
artırmak suretiyle de hükümlü ve tutukluların uygun ve yeterli şekilde beslenmesi ve besin çeşitliliğine önem verilmesi yaklaşımına özen gösterildiği, başvuranın beslenmesine bağlı olarak sağlık durumunun kötüleştiğini dair herhangi bir tıbbi delil de mevcut olmadığı görülmekle, idarenin tutuklu ve hükümlülerin iaşe edilmesine ilişkin mevzuat kapsamında iş ve işlemlerinde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı kanaatine varılmıştır.
19. Başvuranın barındırıldığı infaz kurumunda uygulanan açık ziyaret süresinin yetersiz olduğu şikâyetine ilişkin olarak; 19.1. Başvuru konusu olaya ilişkin olarak başvuran, cezaevi idaresi tarafından açık ziyaretlerin 30 dakika ile sınırlı olarak gerçekleştirildiği, bu sürenin yeterli olmadığı, ziyaret süresinin infaz kurumu idarelerince belirlenmesi neticesinde farklı uygulamaların söz konusu olduğu ve bu durumun eşitlik ilkesine aykırı olduğu gerekçesi ile açık ziyaret süresinin 1,5 saat olarak uygulanması isteminde bulunmaktadır.
19.2. İdarenin cevabi yazısında; Hükümlü ve tutukluların ziyaret gün ve saatlerinin Yönetmelik’in ilgili maddeleri uyarınca her kurum idaresi tarafından ayrı ayrı belirlendiği, başvuranın barındırıldığı kurumda açık ve kapalı ziyaretlerin anılan Kurum İdare ve Gözlem Kurulu kararıyla 50 dakikayı geçmeyecek şekilde yaptırılmakta iken 30.11.2022 tarihli ve / sayılı karar ile bu sürenin 60 dakika olarak belirlenerek uygulandığı belirtilmiştir.
19.3. Avrupa İnsan hakları Sözleşmesi 8. Maddesi ile Anayasa’nın 20 ve 41. Maddeleri devletin, hükümlü ve tutukluların ailesi ve yakınlarıyla temasını devam ettirecek önlemleri almasını zorunlu kılmaktadır (AYM, Mehmet Zahit Şahin, B. No: 2013/4708, 20/4/2016). Zira mahpusun yakın aile fertleri ile bağını sürdürmesi, onun aile yaşamına saygı hakkının temel bir parçasını oluşturmaktadır.
19.4. Türk hukukunda mahpusun ailesi ve yakınları tarafından ziyaret edilmesi, 5275 sayılı Ceza ve
Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un dördüncü bölümünde yer alan “Dışarıyla İlişkiler” başlığı altında 83. maddede düzenlenmiştir. Anılan düzenleme kapsamında, mahpus ebeveyn ile çocuk arasındaki ilişkinin sürdürülebilmesi kapalı ve açık ziyaretler, telefon ve mektup şeklinde gerçekleşmektedir. Görüşlerin, koşul ve süreleri Adalet Bakanlığınca hazırlanan yönetmelikle belirlenmiştir. Buna göre; açık ziyaretler ayda bir defa, yüz yüze ve fiziksel temasa imkân verecek şekilde gerçekleştirilen görüşmelerdir. Ziyaret gün ve saatleri ile bir hükümlü ve tutuklunun görüşebileceği
ziyaretçi sayısı, kurumun fiziki yapısı ve kapasitesi dikkate alınarak, kurumca belirlenmektedir. Görüş süresinin, yarım saatten az, bir buçuk saatten fazla olamayacağı düzenlenmiştir.
19.5. Mevzuat kapsamında, her infaz kurumu, fiziki yapısı ve kapasitesi dikkate alınmak suretiyle ziyaret gün ve saatleri ile bir mahpusun görüşebileceği ziyaretçi sayısını kendisi belirlemektedir. Yargıtay içtihatlarında sıklıkla yer aldığı üzere; ziyaret günlerine ilişkin kurumun ve çalışanların mevcut yapısı da dikkate alınarak bir değerlendirme yapılması hususunda idarenin bir takdir hakkı bulunmaktadır. Bununla birlikte takdir hakkının kullanılması dâhilinde belirlenen gün ve saatin, mahpusun ailesiyle görüşme hakkını fiilen kullanılamaz hale getirilmemesi gerekmektedir. (..Ziyaret günlerine ilişkin kurumun ve çalışanların mevcut yapısı da dikkate alınarak bir değerlendirme yapılması hususunda idarenin bir takdir hakkı bulunduğu ancak takdir hakkının da somut gerekçelere dayanarak kullanılması gerektiği gibi, şayet takdir hakkının kullanılması durumunda bir hakkın özüne dokunulup, o hak fiilen kullanılamaz hale getiriliyor ise orada takdir hakkı kapsamında değerlendirme yapılamayacağı nazara alındığında, her iki çocuğu da okula giden hükümlünün çocukları ile şahsi ilişki kurmak için görüş talep etmesinin anayasal bir hak olduğu, hafta içi mesai saatleri içerisinde öğrencilerin eğitimlerine devam ettiği, eğitim gören çocukların da yalnızca hafta içi ziyaret edebileceğine yönelik kararın hakkın özüne dokunduğu ve hükümlü çocuklarının ziyaret hakkını fiilen engellediğinin gözetilmemesinde, isabet görülmemiştir.” Yargıtay 1. CD, E. 2019/2406, K. 2019/3618 ve T. 09.09.2019 (www.corpus.com, E.T.: 03.01.2022).
19.6. Dosya içeriğine alınan bilgi ve belgelerin incelenmesi neticesinde; başvuranın bulunduğu kurumda açık ziyaret süresinin İdare ve Gözlem Kurulu’nun 24.05.2022 tarihli ve / sayılı kararıyla 50 dakikayı geçmeyecek şekilde belirlenmiş olduğu görülmüştür. Bu süre 30 Kasım’dan itibaren artırılarak,
60 dakika olarak uygulanmaya başlanmıştır. Başvuranın idarenin ziyaret süresine ilişkin uygulamasının bu
hakkı fiilen kullanılamaz hale getirdiğine ilişkin bir iddia ve şikâyeti bulunmadığı gibi, bu hususta dosyaya yansır herhangi bir delil de bulunmamaktadır. Bu bağlamda, idare tarafından belirlenen sürenin hükümlü yakınlarının ziyaret hakkını fiilen engellediğine ilişkin bir kanaat oluşmamış, idarenin tutuklu ve hükümlülerin ziyaret hakkına ilişkin mevzuat kapsamında iş ve işlemlerinde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı, ziyaret süresine ilişkin takdir hakkını mevzuata uygun kullandığı kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 20. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup, söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde Adalet
Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü tarafından istenilen bilgi ve belgelerin Kurumumuza süresi içinde ve gerekçeli olarak gönderildiği anlaşılmıştır.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT
21. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 17 nci maddesinin sekizinci fıkrasına göre Kamu Denetçiliği Kurumuna dava açma süresi içinde yapılan başvuru, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurmakta olup, anılan Kanunun 21 inci maddenin birinci fıkrası uyarınca başvurunun Kurum tarafından reddedilmesi hâlinde, (varsa) durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlar, 21 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca ise tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise (varsa) durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup ilgili
İdarenin hükümlü ve tutukluların beslenmelerinin sağlanması ve açık ziyaret süresinin 60 dakika olarak
uygulanması işlemlerine karşı Diyarbakır İnfaz Hâkimliği, nakil işlemine karşı Ankara İdare
Mahkemesi nezdinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçelerle; BAŞVURUNUN KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİNE, Başvuranın talep ettiği kurumlara nakledilme talebinin REDDİNE, Başvuranın barındırıldığı infaz kurumunda açık ziyaret süresinin uygulamasına ilişkin iş ve işlemlerinde mevzuat kapsamında herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı kanaatine varıldığından; başvuranın bu yöndeki şikâyetlerinin REDDİNE, Başvuranın barındırıldığı infaz kurumu tarafından, hükümlü ve tutukluların uygun ve yeterli şekilde beslenmesine önem verilmesi yaklaşımına özen gösterildiği kanaatine varıldığından; başvuranın bu yöndeki şikâyetlerinin REDDİNE, Diğer yandan, başvuranın nakil koşullarını taşıması kaydıyla, talep ettiği kurumlarda boşalma olması yahut ailesine daha yakın illerde durumuna uygun ve kapasitesi müsait infaz kurumlarının bulunması durumunda nakil talebinin yeniden değerlendirilmesi hususunda ADALET BAKANLIĞI’NA TAVSİYEDE
BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kanunun 20’nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Adalet Bakanlığınca bu karar üzerine tesis
edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın Başvurana ve Adalet Bakanlığı’na tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi