|
ÖZET: Başvuran, Sosyal Güvenlik Kurumu’nda yürüttüğü müdürlük görevleri nedeniyle makam tazminatı ödenmesi ve emekli aylığının yeniden hesaplanmasını talep etmiştir. 1974 yılında göreve başlayan başvuran, çeşitli unvanlarda görev almış ve 2001 yılında emekli olmuştur. Ancak, emekli aylığı ve ikramiyesi hesaplanırken, üstlendiği müdürlük görevleri dikkate alınmamıştır. Başvuran, diğer kurumlarda benzer görevlerde bulunan emeklilerle arasında özlük hakları açısından eşitsizlik bulunduğunu belirtmektedir.
Sosyal Güvenlik Kurumu, başvuranın Mimar unvanının ek gösterge rakamının, Sigorta Müdürü unvanının ek gösterge rakamından yüksek olduğunu ve bu nedenle emekli aylığının Mimar unvanı üzerinden hesaplandığını ifade etmiştir. Ayrıca, başvuranın makam tazminatına tabi bir görevde bulunmadığı ve mevzuatta bu unvanlar arasında eşdeğerlik olmadığını vurgulamıştır. Bu bağlamda, başvuranın talebinin hukuka uygun bulunmadığı belirtilmiştir. Sonuç olarak, Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın taleplerinin reddedilmesine karar vermiştir. Başvuranın, Sosyal Güvenlik Kurumu’na karşı yargı yoluna başvurma hakkı saklıdır. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2020/9277-S.20.13956
BAŞVURU NO : 2019/22167
KARAR TARİHİ : 04/06/2020
RET KARARI
SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI
BAŞVURUYA KONU İDARE :
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın ifa ettiği müdürlük görevleri dikkate alınarak tarafına makam tazminatı ödenmesi ve emekli aylığının yeniden hesaplanması talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 14/12/2019
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran Kurumumuza yapmış olduğu tarihli başvurusunda özetle; 1974 yılında Sosyal Sigortalar Kurumu Genel Müdürlüğü Yapı İşleri
Dairesi Başkanlığında mimar olarak göreve başladığını, sonrasında sırasıyla fen heyeti müdür yardımcısı, fen heyeti müdürü ve teknik şef olarak görev yaptığını, 1998 yılında Sosyal
Sigortalar Kurumu Genel Müdürlüğü İzmir İnşaat ve Emlak Sigorta Müdürü (Bölge Müdürü)
olarak göreve atandığını, 1987-1997 yılları arasında Ulaştırma Bakanlığı İzmir Alsancak Liman
İnşaatları Kontrol Amirliğini kurarak burada kontrol amiri olarak görev yaptığını, 2001 yılında emekli olduğunu, hem emekli aylığı hem de emekli ikramiyesi hesaplanırken ifa ettiği müdürlük görevlerinin dikkate alınmadığını, diğer kurumlarda emsal görevlerde bulunan emekliler ile aralarında özlük hakkı bakımından eşitsizlik bulunduğunu ifade etmekte olup makam tazminatının hesaplanmasını ve emekli aylığının da buna göre yeniden düzenlenmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzun 13/01/2020 tarihli ve sayılı bilgi-belge isteme yazısına cevaben
Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından
gönderilen 03/02/2020 tarihli ve sayılı yazı ve eklerinde özetle:
2.1. 5510 sayılı Kanunun geçici 4’üncü maddesi gereği 5510 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği
2008 yılı Ekim ayı başından önce sosyal güvenlik bakımından 5434 sayılı Kanun hükümlerine
tabi olarak çalışan sigortalılar, emekliler ile bunların dul ve yetimleri hakkında 5510 sayılı
Kanun’da aksine bir hüküm belirtilmedikçe 5510 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil olmak üzere 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapıldığı; 2.2. 5434 sayılı Kanun’un mülga ek 48’inci maddesi uyarınca aylıklarını personel kanunlarına göre alan iştirakçilerin emeklilik keseneklerine, emekli keseneğine esas aylık derece ve kademelerinin gösterge rakamlarına almakta oldukları ek gösterge rakamları eklenmek suretiyle bulunacak rakamın her yıl tespit edilen memur maaş katsayısı ile çarpımı sonunda bulunacak tutarın esas alınmakta olduğu; 2.3. Bu kapsamda 657 sayılı Kanun’un 43’üncü maddesi ve Kanun’a ekli (I) ve (II) sayılı ek gösterge cetvelleri ile hizmet sınıfları ve unvanlara göre ilgililerin yararlanacakları ek gösterge rakamlarının belirlenmiş olduğu; 2.4. Ekli (I) sayılı cetvelin “II-Teknik Hizmetler Sınıfı” bölümünün (a) bendi ile kadroları bir sınıfa dahil olup en az 4 yıl süreli yükseköğretim veren fakülte veya yüksekokullardan mezun olarak yürürlükteki hükümlere göre Yüksek Mühendis, Mühendis, Yüksek Mimar ve Mimar ile Şehir Plancısı ve Bölge Plancısı unvanı almış olanlardan 1’inci derecenin kademelerinden aylık alanların 01/01/1995 tarihinden itibaren 3600 ek gösterge rakamından yararlandırılacaklarının hüküm altına alındığı; 2.5. Ekli (II) sayılı cetvelin “5-Yargı Kuruluşları, Bağlı ve İlgili Kuruluşlar ile Yükseköğretim
Kuruluşları” başlıklı bölümü ile “Bölge Müdürü” kadrosuna atananlar ile “Sosyal Sigortalar
Kurumu Sigorta Müdürü” kadrosuna atananların ise 01/01/1995 tarihinden itibaren 3000 ek gösterge rakamından yararlandırılacaklarının hüküm altına alındığı; 2.6. Öte yandan 5434 sayılı Kanun’un makam, temsil ve görev tazminatlarına ilişkin esasları düzenleyen mülga 68’inci maddesi ve 657 sayılı Kanun’un ek 26’ncı maddesi uyarınca Kanuna ekli (IV) sayılı cetvelin 7’nci sırasında Bölge Müdürlerinin 2000 gösterge rakamı esas alınarak makam tazminatından faydalandırılacaklarının hüküm altına alındığı; 2.7. Buna karşılık söz konusu cetvelde Sosyal Sigortalar Kurumu Sigorta Müdürleri için makam tazminatı öngörülmediği gibi mevzuatta da Sosyal Sigortalar Kurumu Sigorta
Müdürlerinin Bölge Müdürleri için belirlenen makam tazminatından yararlandırılacaklarına veya bu iki unvanın birbirine denk olduğuna dair herhangi bir düzenlemenin yer almadığı; 2.8. Nitekim 657 sayılı Kanun’a ekli (II) ek gösterge cetvelinde Bölge Müdürü unvanı ile
Sosyal Sigortalar Kurumu Sigorta Müdürü unvanlarının ayrı ayrı sayılması ve ekli (IV) sayılı makam tazminatı cetvelinde yalnızca Bölge Müdürü unvanına yer verilmesi söz konusu unvanların birbirinden farklı olduğunun ve bu iki unvanın özlük haklarının birbirinden ayrı belirlenmesi gerektiğinin açık bir ifadesini oluşturduğu; 2.9. Başvuranın Sosyal Sigortalar Kurumu İzmir İnşaat ve Emlak Sigorta Müdürlüğünde 09/10/1997 tarihinde Sigorta Müdürü olarak atandığı, 24/09/1998 tarihinde yeniden Mimar kadrosuna atandığı, Mimar kadrosuna atandığı tarih itibariyle vekaleten Sigorta Müdürü olarak görevlendirildiği, 10/10/2000 tarihinde vekaleten Sigorta Müdürü görevine son verildiği ve
Mimar kadrosunda bulunmaktayken 17/07/2001 tarihinde isteği ile emekliye sevk edildiği; 2.10. Kurum 17/08/2001 tarihli ve sayılı işlemi ile 1inci derecenin 4üncü kademesi intibakı ve Sosyal Sigortalar Kurumu Sigorta Müdürü unvanının ek gösterge rakamının 3000 olmasına karşılık Mimar unvanında görev yapması nedeniyle 3600 ek gösterge rakamı esas alınarak 5510 sayılı Kanun’un 4/1-(c) bendi kapsamında 25 yıl 6 ay 14 gün fiili hizmeti ve aynı
Kanunun 4/1-(a) bendi kapsamında 2 yıl 3 ay 8 gün hizmeti olmak üzere toplam 27 yıl 9 ay 22 gün hizmet süresine karşılık 15/08/2001 tarihinden geçerli olmak üzere emekli aylığı bağlandığı ve 27 tam hizmet yılına karşılık emekli ikramiyesi tahakkuk ettirildiği; 2.11. Buna göre bulunduğu Mimar unvanının ek gösterge rakamı yine görev yapmış olduğu
Sosyal Sigortalar Kurumu İzmir İnşaat ve Emlak Sigorta Müdürü unvanının ek gösterge rakamından yüksek olması nedeniyle Mimar unvanı esas alınarak 3600 ek gösterge rakamı üzerinden emekli aylığı bağlanan, buna karşılık makam tazminatına tabi herhangi bir görevde bulunmadığından ve mevzuatta da Sosyal Sigortalar Kurumu Sigorta Müdürlerinin veya Bölge
Müdürleri için belirlenen makam tazminatından yararlandırılacaklarına veya bu iki unvanın birbirine denk olduğuna dair herhangi bir düzenleme yer almadığından makam tazminatı hükümlerinin uygulanmamasında herhangi bir yanlış bulunmadığı; ifade edilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinde “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.” hükmü yer almaktadır.
4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasında “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” hükmü yer almaktadır.
5. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 5.1. “Malullük, yaşlılık ve ölüm sigortasına ilişkin bazı geçiş hükümleri” başlıklı geçici 1’inci maddesinin birinci fıkrasında; “Bu Kanun’un yürürlüğe girdiği tarihten önce, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu ile 2925 sayılı Tarım İşçileri Sosyal Sigortalar Kanun’una tabi olanlar, bu Kanun’un 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında, 1479 sayılı
Esnaf ve Sanatkârlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanunu ve bu Kanunla mülga 2926 sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanun’una tabi olanlar, bu Kanun’un 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında, 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanun’una tabi olanlar, bu Kanun’un 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında kabul edilir.” hükmü, 5.2. “5434 sayılı Kanuna ilişkin geçiş hükümleri” başlıklı geçici 4’üncü maddesinde; “…Bu Kanunda aksine bir hüküm bulunmadığı takdirde; iştirakçi iken, bu Kanun’un yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla bu Kanun’un 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamına alınanlar, bu Kanun’un yürürlüğe girdiği tarihten önce 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olarak çalışmış olup bu Kanun’un 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine tabi olarak yeniden çalışmaya başlayanlar ile bunların dul ve yetimleri hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılır… Bu madde kapsamına girenlerin aylıklarının bağlanması, artırılması, azaltılması, kesilmesi, yeniden bağlanması, toptan ödemeleri, ilgi devamı, ihya ve borçlanmaları, diğer ödemeler ve yardımlar ile emeklilik ikramiyeleri hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılır ve bu maddenin uygulanmasında mülga 2829 sayılı Kanun hükümleri ayrıca dikkate alınır…” hükmü, 6. 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu’nun 6.1. Mülga ek 48’inci maddesinde; “(Mülga: 31/5/2006-5510/106 md.) a) Aylıklarını personel kanunlarına göre alan iştirakçilerin emeklilik keseneklerine; emekli keseneğine esas aylık derece ve kademelerinin gösterge rakamlarına almakta oldukları ek gösterge rakamları eklenmek suretiyle bulunacak rakamın her yıl Bütçe Kanununda tespit edilen katsayı ile çarpımı sonunda bulunacak tutar esas alınır. (Son cümle mülga: 21/4/2005 – 5335/29 md.)” hükmü, 6.2. Mülga Ek 68’inci maddesinde; “(Mülga: 31/5/2006-5510/106 md.) (30/12/1987 – KHK
– 306/5 md. ile gelen madde hükmü olup madde numarası teselsül ettirilmiştir; Değişik:
24/11/1994 – 4049/7 md.) Makam tazminatı ile yüksek hakimlik tazminatı ödenmesini gerektiren görevlerde toplam 2 yıl bulunduktan sonra emekliye ayrılanlara makam veya yüksek hakimlik ve temsil (Ek ibare: 4/7/2001 – KHK – 631/1 md.) veya görev tazminatları bulundukları en üst görevleri esas alınarak ödenir. (Ek cümle: 4/7/2001 – KHK- 631/1 md.) Makam veya yüksek hakimlik tazminatı ödenmesini gerektiren görevlerde toplam en az iki yıl bulunmadan veya bu görevlerde hiç bulunmadan emekliye ayrılanlara ise, en az altı ay süreyle bulundukları en üst görevleri için belirlenen görev tazminatı veya hizmet yılları itibarıyla belirlenen görev tazminatından yüksek olanı ödenir…” hükmü, 7. 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 7.1. “Göstergeler” başlıklı 43’üncü maddesinde; “(Değişik: 12/2/1982 – 2595/1 md.) Bu
Kanuna tabi kurumların kadrolarında bulunan personelin aylık ve ek göstergeleri aşağıda gösterildiği şekilde tespit edilir: A) Aylık Göstergesi: Bütün sınıflar itibariyle her derece ve kademenin aylıklarının hesaplanmasına esas teşkil edecek Aylık Gösterge Tablosu aşağıdaki I
Numaralı Cetvelde gösterilmiştir… B) (Değişik: 9/4/1990 – KHK-418/2 md.; İptal: Anayasa
Mahkemesinin 5/2/1992 tarihli ve E. 1990/22, K. 1992/6 sayılı Kararı ile; Yeniden düzenleme:
18/5/1994 – KHK-527/2 md.) Ek Gösterge: Bu Kanuna tabi kurumların kadrolarında bulunan personelin aylıkları; hizmet sınıfları, görev türleri ve aylık alınan dereceler dikkate alınarak bu kanuna ekli I ve II sayılı cetvellerde gösterilen ek gösterge rakamlarının eklenmesi suretiyle hesaplanır. II sayılı cetvelde yer alan unvanlarda değişiklik yapmaya ve yeni unvanlar ilave etmeye Cumhurbaşkanı yetkilidir. Bu ek göstergeler, ilgililerin belirtilen sınıf ve görevlerde bulundukları sürece ödemelere esas alınıp, terfi bakımından kazanılmış hak sayılmaz.
Kurumların 1, 2, 3 ve 4 üncü dereceli kadrolarına atananlara uygulanacak ek göstergeler, ilgililerin daha önce bulunmuş oldukları kariyerleri ile ilgili sınıf veya ekli I sayılı Cetvelin
Genel İdare Hizmetleri Sınıfı (g) bölümünde belirtilen görevlerde kazanılmış hak aylık derecelerine göre alabilecekleri ek göstergelerden düşük olamaz.” hükmü, 7.2. Ek 26’ncı maddesinde; “(26/6/1984 – KHK-241/39 md. ile gelen madde hükmü olup,
madde numarası teselsül ettirilmiştir; Değişik: 23/1/1987 – KHK-269/1 md.) a) (Değişik:
4/9/1990 – KHK-418/9 md.; iptal Anayasa Mahkemesinin 5/2/1992 tarih ve E. 1990/22, K.
1992/6 sayılı Kararı ile;Yeniden düzenleme: 18/5/1994 – KHK527/10 md.) Bu Kanuna ekli IV sayılı cetvelde unvanları yazılı görevlerde bulunanlara hizalarında gösterilen gösterge rakamlarının memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunan miktarda makam tazminatı ödenir. Makam tazminatı damga vergisi hariç herhangi bir vergiye tabi tutulmaz ve ödemelerde aylıklara ilişkin hükümler uygulanır. Bu tazminattan yararlananlara ayrıca yüksek hakimlik tazminatı ödenmez. b) (Değişik: 18/5/1987 – KHK-281/4 md.) Bu görevlerde (…)(2) makam tazminatını almaya müstehak oldukları tarihten itibaren toplam iki yıl süre ile çalıştıktan sonra emekliye ayrılanlara yukarıdaki fıkraya göre bulunacak miktarın tamamı (926 sayılı Kanuna tabi profesörlere yarısı) hayatta bulundukları sürece her ay T.C.
Emekli Sandığınca ödenir. T.C. Emekli Sandığı bu ödemeleri üç aylık devreler halinde faturası karşılığında Hazine’den tahsil eder.(3) 926 sayılı Kanuna tabi bulunan profesörlere bu maddenin (a) ve (b) fıkralarına göre ödenecek tazminatın, rütbelerinin karşılığı makam tazminatından az olması halinde, rütbelerinin karşılığı makam tazminatı ödenir. (Son fıkra mülga: 23/2/1995 – KHK-547/13 md.)” hükmü yer almaktadır.
IV. KAMU DENETÇİSİ C. ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE
ÖNERİSİ
8. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde; şikâyete konu edilen işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilemediğinden, başvurunun reddi yönünde hazırlanan “Ret Kararı Önerisi” Kamu
Başdenetçisine sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 9. Başvuran tarafından özetle, ifa ettiği müdürlük görevleri dikkate alınarak tarafına makam tazminatı ödenmesi ve emekli aylığının yeniden hesaplanması talep edilmektedir.
10. Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından özetle, başvuranın Mimar unvanının ek gösterge rakamının Sigorta Müdürü unvanının ek gösterge rakamından yüksek olması nedeniyle Mimar unvanı esas alınarak 3600 ek gösterge rakamı üzerinden emekli aylığı bağlandığı, başvuranın makam tazminatına tabi herhangi bir görevde bulunmadığından ve mevzuatta da Sosyal
Sigortalar Kurumu Sigorta Müdürlerinin Bölge Müdürleri için belirlenen makam tazminatından yararlandırılacaklarına veya bu iki unvanın birbirine denk olduğuna dair herhangi bir düzenleme yer almadığından makam tazminatı hükümlerinin uygulanmamasında herhangi bir yanlış bulunmadığı belirtilmektedir.
11. Dosya kapsamında Kurumumuza iletilen bilgi ve belgelerin tetkikinden; başvuranın Sosyal
Sigortalar Kurumu İzmir İnşaat ve Emlak Sigorta Müdürlüğünde 09/10/1997 tarihinde Sigorta
Müdürü olarak atandığı, 24/09/1998 tarihinde yeniden Mimar kadrosuna atandığı, Mimar kadrosuna atandığı tarih itibariyle vekaleten Sigorta Müdürü olarak görevlendirildiği, 10/10/2000 tarihinde vekaleten Sigorta Müdürü görevine son verildiği ve Mimar kadrosunda bulunmaktayken 17/07/2001 tarihinde isteği ile emekliye sevk edildiği anlaşılmaktadır.
12. Bilindiği üzere, 5510 sayılı Kanun’un geçici 4’üncü maddesine göre, iştirakçi iken 5510 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla 4/1-(c) kapsamına alınanlar ile bunların dul ve yetimleri hakkında, 5510 sayılı Kanun’da aksine bir hüküm bulunmadığı takdirde, 5510 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılmaktadır. Bu kapsama girenlerin aylıklarının bağlanması, artırılması, azaltılması, kesilmesi, yeniden bağlanması, toptan ödemeleri, ilgi devamı, ihya ve borçlanmaları, diğer ödemeler ve yardımlar ile emeklilik ikramiyeleri hakkında 5510 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılmaktadır.
Başvuranın hakkında da bu hükmün uygulanacağı açık olup uyuşmazlığa konu emekli aylığı ve makam tazminatı ödemeleri bu kapsamda ele alınacaktır.
13. 5434 sayılı Kanun’un mülga ek 48’inci maddesinde aylıklarını personel kanunlarına göre alan iştirakçilerin emekli keseneğine esas aylıklarının hesabında kazanılmış hak aylık derece ve kademe gösterge rakamının yanında almakta oldukları ek gösterge rakamlarının da değerlendirileceği düzenlenmiştir. Bu hüküm uyarınca, ilgililerin emekli keseneklerinin hesabında görevlerine tahsisli ek gösterge varsa bu ek göstergenin esas alınmak suretiyle tespit edilmesi gerekmektedir.
14. 657 sayılı Kanun’un 43’üncü maddesinde aylık ve ek göstergenin nasıl tespit edileceği belirlenmiş olup Kurumların 1, 2, 3 ve 4’üncü dereceli kadrolarına atananlara uygulanacak ek göstergelerin, ilgililerin daha önce bulunmuş oldukları kariyerleri ile ilgili sınıfta belirtilen görevlerde kazanılmış hak aylık derecelerine göre alabilecekleri ek göstergelerden düşük olamayacağı hüküm altına alınmıştır. 657 sayılı Kanun’a ekli I ve II sayılı ek gösterge cetvellerinde hizmet sınıfları ve unvanlara göre ilgililerin yararlanacakları ek göstergeler belirlenmiştir. Buna göre, ekli I sayılı cetvelin “II-Teknik Hizmetler Sınıfı” bölümünün (a)
bendinde, kadroları bir sınıfa dahil olup en az 4 yıl süreli yükseköğretim veren fakülte veya yüksekokullardan mezun olarak yürürlükteki hükümlere göre Yüksek Mühendis, Mühendis, Yüksek Mimar ve Mimar ile Şehir Plancısı ve Bölge Plancısı unvanı almış olanlardan 1’inci derecenin kademelerinden aylık alanların 01/01/1995 tarihinden itibaren 3600 ek göstergeden yararlandırılacakları, ekli II sayılı cetvelin “5-Yargı Kuruluşları, Bağlı ve İlgili Kuruluşlar ile
Yükseköğretim Kuruluşları” başlıklı bölümünde Bölge Müdürü kadrosuna veya Sosyal
Sigortalar Kurumu Sigorta Müdürü kadrosuna atananların ise 01/01/1995 tarihinden itibaren
3000 ek göstergeden yararlandırılacakları hüküm altına alınmıştır.
15. Başvuruya konu olayda, başvuranın müdürlük görevi esas alınarak emekli aylığının yeniden hesaplanmasını talep ettiği görülmekle birlikte başvuranın Sosyal Sigortalar Kurumu
Sigorta Müdürü unvanıyla 3000 ek göstergeden yararlanabilecekken Mimar unvanıyla ise 3600 ek göstergeden yararlanabileceği, nitekim yukarıda açıklanan hükümler uyarınca başvuranın
Mimar unvanıyla 3600 ek göstergeden yararlandırıldığı, bu itibarla idare tarafından yapılan işlemde hukuka veya hakkaniyete herhangi bir aykırılık bulunmadığı anlaşılmaktadır.
16. Diğer yandan, 5434 sayılı Kanun’un mülga ek 68’inci maddesinde makam, temsil ve görev tazminatlarının ödenmesine ilişkin esaslar düzenlenmiş olup 657 sayılı Devlet Memurları
Kanunu’nun ek 26’ncı maddesinde, Kanuna ekli IV sayılı cetvelde unvanları yazılı görevlerde bulunanlara, hizalarında gösterilen gösterge rakamlarının memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunan miktarda makam tazminatı ödeneceği hüküm altına alınmıştır.
17. Makam veya yüksek hakimlik tazminatları ile temsil veya görev tazminatları özü itibarıyla belirli kadro/unvan/pozisyonlarda bulunan kamu görevlilerine bu kadro/unvan/pozisyonlarda bulundukları sürece yapılan ek mahiyette ödemelerdir. Söz konusu tazminatlar belirli koşulların yerine gelmesi halinde emekli olan kamu görevlilerine emekli aylıklarıyla birlikte ödenmektedir.
18. 657 sayılı Devlet Memurlar Kanunu’na ekli IV sayılı cetvelin 7’nci sırasında Bölge
Müdürlerinin 2000 gösterge rakamı esas alınarak makam tazminatından faydalandırılacakları hüküm altına alınmıştır. Her ne kadar başvuran Bölge Müdürü gibi görev yaptığını iddia etse de, Sosyal Sigortalar Kurumu Sigorta Müdürü unvanı ile Bölge Müdürü unvanı birbirinden farklı unvanlar olup 657 sayılı Kanun’a ekli II sayılı ek gösterge cetvelinde bu iki unvanın ayrı ayrı sayılmış olması da bunun bir göstergesi niteliğindedir. Ancak Sosyal Sigortalar Kurumu
Sigorta Müdürü unvanı için makam tazminatı öngörülmediği gibi Bölge Müdürü unvanı ile denk olduğuna veya Bölge Müdürü unvanı için belirlenen makam tazminatından yararlandırılacaklarına dair herhangi bir yasal düzenleme de bulunmamaktadır. Bu itibarla, idare tarafından başvuranın makam tazminatından yararlanma talebinin reddedilmesinde de hukuka veya hakkaniyete aykırılık tespit edilememiştir.
19. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; başvuranın Sosyal Sigortalar
Kurumu Sigorta Müdürü unvanı için öngörülen ek göstergenin Mimar unvanı için öngörülen ek gösterge ile kıyaslandığında daha düşük olduğu, nitekim idare tarafından bu durumun göz önüne alınarak işlem yapıldığı ve başvurana Mimar unvanı esas alınarak 3600 ek gösterge ile aylık bağlandığı, diğer yandan Sosyal Sigortalar Kurumu Sigorta Müdürü unvanı için makam tazminatı öngörülen herhangi bir yasal düzenleme bulunmadığı için makam tazminatı ödenmediği, bu itibarla idare tarafından yapılan işlemlerde hukuka veya hakkaniyete aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 20. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmelik’in “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmeler neticesinde; başvurunun incelenmesi ve araştırılması kapsamında Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgelerin Sosyal Güvenlik Kurumu
Başkanlığı tarafından zamanında ve gerekçeli olarak iletildiği, böylece “kararların gerekçeli olması” ve “makul sürede karar verme” ilkelerine uygun davranıldığı; ancak başvuranın talebine ilişkin verilen ret kararına karşı hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğinin gösterilmediği, bu yüzden “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uyulmadığı anlaşılmış olup idareye bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
21. 6328 sayılı Kanun’un 21’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren ilgili idare işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Ankara İdare Mahkemesine yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE; Kararın BAŞVURANA ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMUNA tebliğine; Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi