|
ÖZET: Bu karar, başvuranın Hazine ve Maliye Bakanlığına yaptığı mobbing iddialarını incelemektedir. Başvuran, göreve başladığı günden itibaren mobbing uygulandığını, yıllık izninin son gününde sebepsiz yere çağrıldığını ve malmüdürlüğü görevinden haksız yere alındığını öne sürmüştür. İdare, başvuranın iddialarının sübut bulmadığını, ancak başvuranın malmüdürlüğü görevinden isteği olmaksızın alındığını ve tayin talebinde bulunan personelin başvurandan kaynaklanmadığını belirtmiştir. Ayrıca, başvuran hakkında olumsuz değerlendirmelere yer veren yazının, yeni işyerinde sorunlu bir personel algısı oluşturduğu tespit edilmiştir.
Sonuç olarak, başvuranın talebi doğrultusunda, uygulanan mobbingin sonlandırılması ve olumsuz yazının iptal edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Bu durum, mobbingin sistematik, kasıtlı ve süreklilik arz eden bir davranış olarak tanımlanmasıyla ilişkilidir. Karar, başvuranın haklarının korunması ve çalışma barışının sağlanması açısından önemli bir adım olarak değerlendirilmektedir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2023/5176-S.23.8455
BAŞVURU NO : 2022/16639
KARAR TARİHİ : 18/04/2023
TAVSİYE KARARI ,TCKN:
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI
Mobbing iddiası hakkındadır.
BAŞVURUNUN KONUSU :
BAŞVURU TARİHİ : 11/11/2022
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1) Kurumumuza tarafından yapılan başvuruda, başvuran, başvuran İzmir Defterdarı
göreve başladığı ilk günden itibaren tarafına mobbing uygulamaya başladığını, Kaymakamının onayı ile aldığı 2 gün süreli yıllık izninin son gününde (05/04/2022) sebepsiz yere çağrıldığını, malmüdürlüğü görevinden hukuksuz yere alınarak müdürlük kadro ve unvanı bulunmayan
KHK İşlemleri Bürosuna görevlendirildiğini, 6 gün süreli sağlık raporunun izin vermeye yetkili
Kaymakamın iradesi ve bilgisi dışında hakem hastaneye sevk edilerek hakkında soruşturma açıldığını, planlı yıllık izin taleplerinin reddedildiğini, yaşadığı mağduriyetler sonrasında yer değişikliği yapmaya zorlandığını, eş durumu gerekçesiyle ataması yapılırken Bakanlığa yazılan üst yazıda itibarını küçük düşürecek ithamlarda bulunulduğunu, haksız yere tarafına disiplin soruşturması açılarak yeni görev yerinde de itibarsızlaştırılmaya çalışıldığını belirterek, eş durumu tayinin Bakanlığa sevk edilirken hakkında yazılan olumsuz yazının işlemden kaldırılmasını ve tarafına uygulanan mabbingin sonlandırılmasını talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2) Kurumumuzun şikâyet konusuna ilişkin bilgi/belge isteme yazısına istinaden, Hazine ve Maliye
Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğünün 27/12/2022 tarih ve E. sayılı yazısı ve eklerinde özetle;
2.1) Başvuranın Bakanlığa sunulmak üzere İzmir Defterdarlığına vermiş olduğu 20/07/2022 tarihli
dilekçesinde, eşinin 2022/Haziran dönemi atamalarında İzmir ilinden Ankara Kara Kuvvetleri Lojistik
Komutanlığına ataması yapıldığından bahisle eş durumu mazeretine binaen tayin talebinde bulunduğu,
Bakanlık Makamının 15/08/2022 tarihli onayıyla Defterdarlığı Malmüdürü olarak atamasının yapıldığı ve 26/08/2022 tarihinde görevinden ayrıldığı,
2.2) Şikayet başvurusundaki iddialar ile ilgili olarak 15/09/2022 tarihli ve sayılı yazı ile İzmir
Defterdarı izahat istenildiği, adı geçen tarafından gönderilen 11/10/2022 tarihli ve
sayılı cevabi yazıda özetle:
-Başvurana mobbing uyguladığı iddiası ile ilgili olarak;
Başvuru sahibini, bir kez makamına 10/05/2022 günü ziyarete geldiğinde gördüğü, 29/04/2022 tarihinde göreve başladığından ve kendisiyle kısa bir süre çalıştığından bahisle mobbing yapmanın hayatın olağan akışına aykırı olduğu, mobbingten söz edebilmek için ortaya konulan fiilin kasıtlı ve sistematik bir şekilde ve bir sürece bağlı gerçekleşmesi gerektiği, bu nedenle mobbing iddialarının şahsına yönelik isnat ve iftiradan ibaret olduğu, -Kaymakamın onayı ile aldığı 2 gün süreli yıllık izninin son gününde sebepsiz vere çağrıldığı iddiası ile ilgili olarak; Başvuranın vekalet onayı çıkmadan görev yerini terk ettiği, vekalet onayı alınmadan görevini Defterdarlık
Uzmanına bırakamayacağından göreve dönmesinin istenildiği, ancak il dışında olduğunun öğrenilmesi üzerine bekletilmeksizin vekalet onayını imzaladığı, -Malmüdürlüğü görevinden haksız ve usulsüz bir şekilde alınarak asli göreviyle ilgisi bulunmayan
KHK İşlemleri Bürosuna geçici olarak görevlendirildiği iddiası ile ilgili olarak;
Başvuranın, 2016/1 sıra sayılı Milli Emlak Genelgesi gereğince mevzuata uygun yetki dâhilinde, Malmüdürlüğü görevi uhdesinde kalması şartıyla İl KHK İşlemleri Bürosunda görevlendirildiği ve sonrasında iki görevin ağır geldiğini Defterdar Yardımcısı Vekili ile yapılan telefon görüşmesinde belirtmesi üzerine Malmüdürlüğü görevinin sonlandırıldığı, dolayısıyla haksız ve usulsüz görevlendirmenin söz konusu olmadığı, -6 gün süreli sağlık raporunu izin vermeye yetkili Kaymakamın iradesi ve bilgisi dışında hakem hastaneye sevk ederek henüz sonucu gelmeden hakkında soruşturma başlatıldığı iddiası ile ilgili olarak; Göreve başlaması gerektiği günde sağlık raporu alması ve göreve başlamaması nedeniyle şüphe duyulması üzerine ve verilen görevin de hassasiyeti düşünüldüğünde, usul ve fenne uygunluğu açısından tereddüt hasıl olduğundan söz konusu raporun yetkili hakem hastaneye gönderildiği ve inceleme, araştırma gerekiyorsa disiplin soruşturması yapmak üzere onay alındığı, -Yer değişikliği yapmaya zorlandığı yönündeki iddialarla ilgili olarak;
Başvuranın, eş durumundan dolayı dilekçe vererek kendi rızasıyla atama talebinde bulunması üzerine aile birliği dikkate alınarak görev yerinin değiştirildiği, Açıklamalarına yer verildiği, bu kapsamda Defterdarı başvurana karşı sergilediğini iddia ettiği hareketler ve adı geçenin açıklamaları ile sunmuş olduğu belgeler birlikte değerlendirildiğinde; mobbing kapsamında değerlendirilebilecek bir hususa rastlanılmadığından, söz konusu başvuru üzerine yapılacak başkaca bir işlem bulunamadığı,
2.3) İzmir Defterdarlığı Malmüdürü iken; eşinin atamasının iline çıkması üzerine,
başvuranın aile birliği mazereti nedeniyle iline atanma talebinde bulunmasına ilişkin 20/07/2022 tarihli dilekçesinin İzmir Valiliğinin (Defterdarlık) 21/07/2022 tarihli ve sayılı yazısı ekinde gönderildiği, söz konusu yazıda; “adı geçenin, görev yaptığı sırada mükellef ve personel ile sıkıntılar yaşaması nedeniyle iş yükü ve personel sayısı daha az Saymanlıklarda görevlendirilmesinin uygun olacağı düşünülmekte olup, atamasının yapılması Valiliğimizce de uygun görülmektedir.” denildiği, bunun üzerine, başvuranın atanma talebinin değerlendirildiği, ancak atanma talep dilekçesinin 2022 yılı yer değiştirme atamaları (07/07/2022 tarihli onay) sonrasında gönderilmesi nedeniyle merkezde boş Müdür kadrosu bulunmadığından Muhasebat Genel Müdürlüğünce Bakanlık Personelinin Yer Değiştirme
Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmeliğin 11 inci maddesi gereğince yakın çevrede uygun olan Elmadağ ilçesine malmüdürü olarak atamasının teklif edildiği ve atama onayının bu maddeye istinaden hazırlandığı, başvuranın 26/08/2022 tarihinde görevinden ayrıldığı, 09/09/2022 tarihinde yeni görevine başladığı,
2.4) Başvuranla ilgili 03/10/2022 tarihli Disiplin Soruşturması Raporunun Sonuç bölümünde; başvuranın
iş barışının ve motivasyonun bozulmasına sebep olduğu ve malmüdürlüğü nezdindeki işlemleri türlü sebeplerle sürüncemede bırakması fiillerinin 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun disiplin hükümlerine aykırılık oluşturduğu ve bu bağlamda, (eski) Malmüdürü başvuranın 657 sayılı Devlet
Memurları Kanununun “Disiplin Cezalarının Çeşitleri ile Ceza Uygulanacak Fiil ve Haller” başlıklı 125.
maddesinin A/h bendinde; yer alan “…h) Görevin işbirliği içerisinde yapılması ilkesine aykırı davranışlarda bulunmak” fiilini işlediği gerekçesiyle “Uyarma” cezası ile tecziye edilmesinin uygun olacağının önerildiği, söz konusu öneri üzerine, dosyanın incelenmesi ile alınan ifadelerin birlikte değerlendirilmesi sonucu iddiaların sübuta erdiği anlaşıldığından ve başvuranın savunması yeterli bulunmadığından, başvuranın Karşıyaka Kaymakamlığının 23/11/2022 tarihli ve sayılı yazısıyla anılan Kanunun 125/A-h bendi gereğince “Uyarma” cezası ile tecziye edildiği,
3) Kurumumuzun şikâyet konusuna ilişkin bilgi/belge isteme yazısına istinaden, İzmir Valiliği İl
Defterdarlığının 01/03/2023 tarih ve E- – – sayılı yazısı ve eklerinde özetle;
3.1) Bitlis Defterdarlığı Hizan Malmüdürlüğünde malmüdürü olarak görev yapmakta iken malmüdürlüğü
görevinden feragat talebinin kabulü ile İzmir Defterdarlığı Malmüdürlüğüne Defterdarlık
Uzmanı olarak atanan başvuranın tayini sonrasında Birim Sorumlusu olarak KHK
İşlemleri İl Bürosuna görevlendirildiği,
3.2) Defterdarlık Uzmanı vekalet onayının alınması için Defterdarlığa bildiriminin,
Defterdarlık Makamından herhangi bir onay alınmadan 29.04.2022 tarih ve – – sayılı yazıyla saat 14:49’ da başvuran tarafınca imzalanarak bildirildiği, buna müteakip Ramazan bayramı dönüşü Vekalet Onayının 05/05/2022 tarihinde saat 17:34’te onaylandığı, iş aksamasının söz konusu olmadığı, İşlemlerin Malmüdürü V. tarafından yapıldığı, diğer taraftan başvuranın vekalet onayı çıkmadan Malmüdürlüğü gibi yoğun işlem hacmine sahip bir daireyi de, izin süreci tamamlanmadan (vekâlet onayı) terk ettiğinin görüldüğü,
3.3) Malmüdürülüğü Muhasebe Şefi 19.07.2023 tarih ve sayılı,
Defterdarlık Uzmanı 28.06.2019 tarih ve sayılı, 02.06.2020 tarih ve
19.07.2023 tarih ve sayılı ve Veznedar 19.07.2023 tarih ve
sayılı dilekçeleri ile Malmüdürlüğünden ayrılmak için tayin talebinde bulunduğu,
3.4) İzmir Kâtip Çelebi Atatürk Eğitim Araştırma Hastanesinin başvuranın 28.07.2022 tarih ve
barkod numaralı ve 12.08.2022 tarih ve barkod numaralı raporlarının usul ve fenne uygun olduğuna ilişkin raporlarının ekte sunulduğu,
3.5) Valiliğe yazılan 16.12.2022 tarih ve sayılı cevabi yazıda da görüleceği üzere şikâyete konu
talep edilen bilgi ve belgelerin sayılı Bilgi Edinme Kanunu uyarınca başvurana verilmediği iddiasının yerinde olmadığı, Defterdarlıkça 07.11.2022 tarihli ve sayılı İl Sağlık Müdürlüğüne (İzmir Katip
Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi) hitaplı yazıyla Hastaneleri tarafından düzenlenen fenne uygunluk raporlarının ilgiliye bildirilmesinin istenildiği, başvurana söz konusu soruşturma raporunun bir örneğinin savunma isteyen makamca gönderildiği, soruşturma raporunun sonuç bölümünde de görüldüğü üzere Hakem Hastanesi Sağlık Kurulunca fenne uygundur raporu verilen sağlık raporlarıyla ilgili herhangi bir cezai işlem yapılmadığı, dolayısıyla başvuranın mağduriyetine sebebiyet verebilecek bir hususun bulunmadığı, başvuranın bilgi edinme başvurusunun reddedilmediği ve bilgi edinme hakkının engellenmediği, herhangi bir kasıtlı işlem yapılmadığı,
3.6) Başvuran vekili Av. Defterdarı hakkında Valilik Makamına
hitaplı çeşitli iddiaları içeren 05/09/2022 tarihli şikayet dilekçesi üzerine iddia konularına ilişkin araştırma yapılması için Valilik Makamının 21/09/2022 tarih ve sayılı Makam Olur’u ile Vali Yardımcısı başkanlığında Eğitim Müfettişi müştereken görevlendirildiği, yapılan inceleme neticesinde başvurana “Mobbing” uygulandığı iddialarının sübut bulmadığı, Defterdarı hakkında adli, idari, mali ve disiplin yönünden işlem tayinine gerek bulunmadığı sonucuna varıldığı, bu nedenle başvuranın haksız ve mesnetsiz iddialarla Defterdarlığın emir ve talimatlarını kişiselleştirerek Kurumu gereksiz yazışmalarla meşgul ettiği ve mesai kaybına sebebiyet verdiği, İfade edilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
4) 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı”
başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Vatandaşlar … kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikayetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir Kendileriyle ilgili başvurmaların sonucu, gecikmeksizin dilekçe sahiplerine yazılı olarak bildirilir. Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük
Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”
5) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun ‘Kurumun görevi’ başlıklı 5 inci maddesinin
birinci fıkrasında, “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”
6) 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun;
6.1) “Disiplin amiri ve disiplin cezaları” başlıklı 124 üncü maddesinin ikinci fıkrasında, “Kamu
hizmetlerinin gereği gibi yürütülmesini sağlamak amacı ile kanunların, Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin ve yönetmeliklerin Devlet memuru olarak emrettiği ödevleri yurt içinde veya dışında
/
yerine getirmeyenlere, uyulmasını zorunlu kıldığı hususları yapmayanlara, yasakladığı işleri yapanlara durumun niteliğine ve ağırlık derecesine göre 125 inci maddede sıralanan disiplin cezalarından birisi verilir.”
6.2) “Disiplin cezalarının çeşitleri ile ceza uygulanacak fiil ve haller” başlıklı 125 inci maddesinin A/h
bendinde, “(Değişik: 12/5/1982 – 2670/31 md.) Devlet memurlarına verilecek disiplin cezaları ile her bir disiplin cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır: A – Uyarma: Memura, görevinde ve davranışlarında daha dikkatli olması gerektiğinin yazı ile bildirilmesidir. Uyarma cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır: (…)
h) Görevin işbirliği içinde yapılması ilkesine aykırı davranışlarda bulunmak.”
7) 29/10/2011 tarihli ve 28099 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Devlet Memurlarına Verilecek
Hastalık Raporları ile Hastalık ve Refakat İznine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin
“Hastalık izni verilmesi” başlıklı 7 inci maddesinin yedinci fıkrasında, “Hastalık raporlarının fenne aykırı olduğu konusunda tereddüt bulunması hâlinde, memur hastalık izni kullanıyor sayılmakla birlikte
Sağlık Bakanlığınca belirlenen ve memurun bulunduğu yere yakın bir hakem hastaneye sevk edilir ve sonucuna göre işlem yapılır. Hakem hastane sağlık kurulları bu nitelikteki başvuruları öncelikle sonuçlandırır.”
8) Hazine ve Maliye Bakanlığı Personeli Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliğinin
“Görevde yükselme ve unvan değişikliğine tabi hizmet grupları ve unvanlar” başlıklı 5 inci maddesinde, “(1) Bu Yönetmelik kapsamında görevde yükselmeye tabi hizmet grupları ve unvanlar
aşağıda belirtilmiştir:
a) Yönetim hizmetleri grubu;
1) Şube müdürü, kütüphane müdürü, personel müdürü, maliye kursu müdürü, bilgi işlem merkezi
müdürü, muhakemat müdürü, muhasebe müdürü, saymanlık müdürü, malmüdürü, (…)”
9) 19/03/2011 tarihli ve 27879 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan “İşyerlerinde Psikolojik Tacizin
(Mobbing) Önlenmesi” konulu Başbakanlık Genelgesinde; kamu kurum ve kuruluşları ile özel sektör işyerlerinde gerçekleşen psikolojik tacizin çalışanların itibarını ve onurunu zedelediği, verimliliğini azalttığı ve sağlığını kaybetmesine neden olarak çalışma hayatını olumsuz etkilediği, kasıtlı ve sistematik olarak belirli bir süre çalışanın aşağılanması, küçümsenmesi, dışlanması, kişiliğinin ve saygınlığının zedelenmesi, kötü muameleye tabi tutulması, yıldırılması ve benzeri şekillerde ortaya çıkan psikolojik tacizin önlenmesi, iş sağlığı ve güvenliğinin ve çalışma barışının geliştirilmesi için bazı tedbirlerin alınması gerektiği, işyerinde psikolojik tacizle mücadelenin öncelikle işverenin sorumluluğunda olduğu, işverenlerin çalışanların tacize maruz kalmamaları için gerekli bütün önlemleri alacakları, bütün çalışanların psikolojik taciz olarak değerlendirilebilecek her türlü eylem ve davranışlardan uzak duracakları belirtilmiştir.
10) “Olağanüstü Hal Kanun Hükmünde Kararnameleri Uyarınca Kapatılan Kurum ve Kuruluşlar
Hakkında Yapılacak İş ve İşlemlere İlişkin Usul ve Esasları Hakkında Genelge” adlı 2016/1 sıra no.lu
Milli Emlak Genelgesinin “İl KHK İşlemleri Bürosunun oluşumu” başlıklı 8 inci maddesinde, “(I) İl
KHK İşlemleri Bürosu; Defterdarlıklar bünyesinde, doğrudan Defterdar veya görevlendireceği Defterdar
Yardımcısına/Milli Emlak Dairesi Başkanına bağlı, ilgisine göre Defterdarlık veya Vergi Dairesi
Başkanlığı tarafından görevlendirilecek ihtiyaç duyulan sayıda Müdür, Müdür Yardımcısı, Hazine Avukatı, Defterdarlık Uzmanı, Gelir Uzmanı ve diğer personelden oluşan bürodur. İhtiyaç duyulması halinde teknik
/
ve hukuki destek alınmak üzere diğer kamu kurum ve kuruluşlarından uzman veya diğer personel talep edilebilir.”
IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
11) Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; hazırlanan Tavsiye Karar Önerisi
Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
12) Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran, Defterdarı göreve başladığı ilk
günden itibaren tarafına mobbing uyguladığını, eş durumu gerekçesiyle ataması yapılmasına rağmen
Bakanlığa yazılan üst yazıda itibarını küçük düşürecek ithamlarda bulunulduğunu belirterek, eş durumu tayinin Bakanlığa sevk edilirken hakkında yazılan olumsuz yazının işlemden kaldırılmasını ve tarafına uygulanan mabbingin sonlandırılmasını talep etmektedir.
13) Bilindiği üzere, Anayasanın 5 inci maddesinde devletin amaç ve görevleri arasında kişilerin temel hak
ve hürriyetlerini sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmak sayılmış; 49 uncu ve 56 ncı maddelerinde ise, devletin çalışma hayatını geliştirmek, çalışanları korumak ve çalışma barışını sağlamak için ve ayrıca herkesin hayatını beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak için gerekli tedbirleri alacağı belirtilmiştir.
14) Ayrıca, Ülkemizin taraf olduğu İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi gibi uluslararası sözleşmeler ile
Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) sözleşmelerinde de, herkesin elverişli koşullarda çalışma, edinilen iş veya meslekte tabi olunacak muamelede eşitliğin sağlanması, kamu çalışanları dahil olmak üzere istihdam edilen bütün kişilerin çalışma sırasındaki sağlığı etkileyen fiziksel ve zihinsel unsurların dikkate alınması gerektiği düzenlenmiş ve üye devletlere bu konularda gerekli tedbirleri alma yükümlülüğü getirilmiştir. Bu bağlamda, Devletin ve kamu otoritelerinin çalışanların fiziksel ve ruhsal yönden zarar görmelerine neden olmamaları gerekmektedir.
15) Mobbing, işyerlerinde bir veya birden fazla kişi tarafından diğer kişi ya da kişilere yönelik
gerçekleştirilen, belirli bir süre sistematik biçimde devam eden, yıldırma, pasifize etme veya işten uzaklaştırmayı amaçlayan; mağdur ya da mağdurların kişilik değerlerine, mesleki durumlarına, sosyal ilişkilerine veya sağlıklarına zarar veren; kötü niyetli, kasıtlı, olumsuz tutum ve davranışlar bütünü olarak tanımlanmış, mobbingin unsurları olarak; işyerinde gerçekleşmesi, sistemli bir şekilde yapılması, süreklilik kazanmış bir sıklıkla tekrarlanması, kasıtlı yapılması, yıldırma, pasifize etme ve işten uzaklaştırma amacında olması, mağdurun kişiliğinde, mesleki durumunda veya sağlığında zarar ortaya çıkması hususları sayılmıştır. [Bkz, İşyerlerinde Psikolojik Taciz (Mobbing) Bilgilendirme
Rehberi, Psikolojik Tacizle Mücadele Kurulu, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı (Mayıs 2014)]
16) Psikolojik tacize maruz kalan bireylerin; bıktırma, yıldırma, dışlanma, aşağılanma, izin ve
görevlendirilmelerde yararlandırılmama, zorla tayin gibi psikolojik tacize neden olabilecek tutum ve davranışlara maruz kalabilmekte oldukları, bir olguya işyerinde psikolojik taciz diye bakabilmek için davranışların birbiri ardına birtakım evreler içinde geçmiş olması, uzun süre devam etmesi ve davranış
tarzlarının kişiye kötü muamele şeklinde olması gerektiği, en azından, kasıtlılık, süreklilik ve sistemlilik niteliklerini taşıması gerektiği belirtilmiş, mobbinge neden olabilecek idari işlemler ise; geçici görevlendirme (görev yeri değişikliği), mesleğin (unvanın) gerektirdiği görevleri vermeme, atama (atamama) özlük haklarının yerine getirilmemesi, disiplin soruşturması açılması olarak sayılmıştır.
[Bkz, Türkiye Büyük Millet Meclisi Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu İşyerinde Psikolojik Taciz (Mobbing) ve Çözüm Önerileri Komisyon Raporu (Nisan 2011)]
17) 19/03/2011 tarih ve 27879 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan “İşyerlerinde Psikolojik Tacizin
(Mobbing) Önlenmesi” konulu Başbakanlık Genelgesinde, kamu kurum ve kuruluşları ile özel sektör işyerlerinde gerçekleşen psikolojik tacizin çalışanların itibarını ve onurunu zedelediği, verimliliğini azalttığı ve sağlığını kaybetmesine neden olarak çalışma hayatını olumsuz etkilediği, kasıtlı ve sistematik olarak belirli bir süre çalışanın aşağılanması, küçümsenmesi, dışlanması, kişiliğinin ve saygınlığının zedelenmesi, kötü muameleye tabi tutulması, yıldırılması ve benzeri şekillerde ortaya çıkan psikolojik tacizin önlenmesi, iş sağlığı ve güvenliğinin ve çalışma barışının geliştirilmesi için bazı tedbirlerin alınması gerektiği, işyerinde psikolojik tacizle mücadelenin öncelikle işverenin sorumluluğunda olduğu, işverenlerin çalışanların tacize maruz kalmamaları için gerekli bütün önlemleri alacakları, bütün çalışanların psikolojik taciz olarak değerlendirilebilecek her türlü eylem ve davranışlardan uzak duracakları belirtilmiştir.
18) Somut uyuşmazlıkta yukarda yer verilen açıklamalar çerçevesinde başvurana mobbing
uygulanıp uygulanmadığını tespit edebilmek için mobbing iddiasına esas teşkil edecek eylem ve işlemlerin incelenmesi gerekmektedir.
19) Bu kapsamda başvuranın Kaymakamın onayı ile aldığı 2 gün süreli yıllık izninin son gününde
sebepsiz vere çağrıldığı iddiası araştırıldığında, başvuranın 05/05/2022-06/05/2022 tarihleri arasında yıllık izin talebinde bulunduğu, söz konusu iznin Karşıyaka Kaymakamınca uygun görüldüğü, sonrasında vekâlet onayı alınmadan görevini Defterdarlık Uzmanına bırakamayacağı gerekçesiyle göreve dönmesinin istenildiği, ancak başvuranın il dışında olduğunun öğrenilmesi üzerine başvuran tarafından vekâlet onayı için bildirilen Defterdarlık Uzmanı un vekâlet onayının imzalandığı, başvurandan resmi bir yazı ile göreve geri dönmesinin istenmediği, vekâletle ilgili ihtilaf nedeniyle sözlü olarak göreve dönmesinin istendiği, sonrasında vekâlet onayının imzalanarak sorunun çözüldüğü, başvuran hakkında görev yerini izinsiz terk ettiği iddiasıyla herhangi bir inceleme de başlatılmadığı dikkate alındığında başvuranın sözlü olarak göreve çağrılması işleminin mobbing amaçlı yapıldığı sonucuna varılmamıştır.
20) Başvuranın malmüdürlüğü görevinden haksız ve usulsüz bir şekilde alınarak asli göreviyle ilgisi
bulunmayan KHK İşlemleri Bürosuna görevlendirildiği iddiası araştırıldığında,
20.1) Başvuranın Defterdarlık bünyesinde bulunan KHK İşlemleri Bürosunda görev yapmakta olan KHK
Sorumlusu Uzmanı 12 gün yıllık izne ayrılması ile asli görevleri uhdesinde kalmak üzere KHK İşlemleri İl Bürosuna geçici olarak görevlendirildiği, sonrasında malmüdürlüğü görevinin sonlandırılarak sürekli olarak KHK İşlemleri İl Bürosu Birim
Sorumlusu olarak görevlendirildiği görülmektedir.
20.2) Başvuruya konu idarece başvuranın, 2016/1 sıra sayılı Milli Emlak Genelgesi gereğince mevzuata
uygun yetki dâhilinde, malmüdürlüğü görevi uhdesinde kalması şartıyla İl KHK İşlemleri Bürosunda görevlendirildiği, sonrasında iki görevin ağır geldiğini Defterdar Yardımcısı Vekili ile yapılan telefon
görüşmesinde belirtmesi üzerine malmüdürlüğü görevinin sonlandırıldığı, dolayısıyla haksız ve usulsüz görevlendirmenin söz konusu olmadığı ifade edilmektedir.
20.3) Danıştay 5. Dairesinin E:1997/2711, K:1998/270 nolu kararında; “657 sayılı Devlet Memurları
Kanunu’nda aynı kurum içinde geçici görevlendirme konusu düzenlenmemiş olmakla birlikte, bir kamu kurumunun mevzuatla belirlenmiş olan görev alanı içinde yer alan “geçici” nitelikteki bir hizmeti ya da, değişen ve gelişen sosyal, ekonomik ve kültürel koşulların sonucu olarak ortaya çıkan, henüz örgütsel altyapısı oluşturulmamış ve bir kadro ile ilgilendirilmemiş olan “yeni bir kamu hizmetini” yürütmek amacı ile durumu uygun olan kamu görevlilerinin, “kadroları ile hukuki bağlarını sürdürmek ve belli bir süre ile sınırlı olmak üzere” atamaya yetkili amir tarafından geçici olarak görevlendirilmeleri olanaklıdır. Bu
işlemin kurulmasında, yukarıda nitelendirilen kamu hizmetlerinin yürütülmesi amaç edinilmeli:
kamu yararı ile bağdaşmayan, örneğin kamu görevlisini görevinden fiilen uzaklaştırmak veya onu cezalandırmak gibi hizmet gereklerine ters düşen bir sonuç amaçlanmamalıdır.” tespitlerine yer verildiği görülmektedir.
20.4) Bu kapsamda başvuranın iddiaları ve idarenin açıklamaları birlikte dikkate alındığında, başvuranın
malmüdürü görevinden ayrılma talebinin olmadığı, KHK Büro İşlemleri Sorumlusu olarak yapılan görevlendirmeye itiraz ettiği, 2016/1 sıra no.lu Milli Emlak Genelgesi gereğince KHK Büro İşlemleri
Sorumlusu olarak görev yapacak personelin müdür olmasının zorunlu olmadığı, zira söz konusu görevin daha önce Milli Emlak Uzmanı tarafından yerine getirildiği, başvuranın tayini sonrasında ise
Uzmanı Birim Sorumlusu olarak KHK İşlemleri İl Bürosuna görevlendirildiği, başvuranın malmüdürü görevlerinde başarısız olduğuna ilişkin bir inceleme ve soruşturma raporunun bulunmadığı, başvuranla ilgili 03/10/2022 tarihli Disiplin Soruşturması Raporunda başvuranın dikkatli ve titiz çalışabileceği gerekçesiyle KHK Büro İşlemleri Sorumlusu olarak görevlendirilmiş olabileceği değerlendirilmesine yer verildiği, ancak malmüdürü unvanının görevde yükselmeye tabi unvanlar içerisinde bulunduğu, dolaysıyla malmüdürü unvanını elde eden başvuranın söz konusu unvandan feragat etmediği veya hizmet gereği söz konusu görevi yapamayacağına ilişkin bir tespit yapılmadan söz konusu görevin sonlandırılmasının hukuka aykırı olacağı anlaşılmış olup, söz konusu görevlendirmenin başvuranı malmüdürlüğü görevinden uzaklaştırmak için yapıldığı sonucuna varılmıştır.
21) Başvuran hakkında gerçekleştirilen disiplin soruşturması incelendiğinde,
21.1) Başvuranın KHK İşlemleri İl Bürosu Sorumlusu olarak göreve başlaması gereken 18/07/2022
tarihinde Hastaneye acil girişi yaparak 1 (bir) gün istirahat raporu alması ve sonrasında işe başlamadan tekrar 19/07/2022-23/07/2022 tarihlerinde 5 (beş) gün istirahat raporu alması nedeniyle söz konusu raporların usul ve fenne uygun olup olmadığı ile ilgili inceleme ve araştırma yapıldığı, İzmir Kâtip Çelebi
Atatürk Eğitim Araştırma Hastanesinin 28/07/2022 ve 12/08/2022 tarihli yazıları ile başvuran hakkında düzenlenen raporların usul ve fenne uygun olduğunun İzmir Valiliği Defterdarlık Personel Müdürlüğüne bildirildiği, bu kapsamda hastalık raporlarının fenne aykırı olduğu konusunda bir tespit yapılmadığından başvurana somut olayla ilişkin herhangi bir disiplin cezası önerilmediği, bununla birlikte Defterdarlık
Personel Müdürlüğünün 29/07/2022 tarihli yazısı ile Malmüdürlüğünde görevli Muhasebe Şefi
Defterdarlık Uzmanı ve Veznedar
Defterdarlığa dilekçe vererek naklen atanma talebinde bulunmaları ve Malmüdürlüğünde çalışmak istemediklerini belirtmeleri hususunun başvuranla ile ilgili olup olmadığının araştırılmasının da
söz konusu soruşturmaya dâhil edildiği, bu kapsamda yapılan araştırma neticesinde başvuranın iş barışının ve motivasyonun bozulmasına sebep olduğu, Malmüdürlüğü nezdindeki işlemleri türlü sebeplerle sürüncemede bıraktığı sonucuna varılarak 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125 inci maddesinin
A/h bendinde yer alan “…h) Görevin işbirliği içerisinde yapılması ilkesine aykırı davranışlarda bulunmak” fiilinin somut olayda sübut bulduğu yönünde tespite bulunulduğu, bu nedenle “Uyarma” cezası ile tecziye edilmesinin uygun görüldüğü ve Karşıyaka Kaymakamlığınca başvurana “Uyarma” cezası tecziye edildiği anlaşılmıştır.
21.2) Bu kapsamda söz konusu disiplin soruşturması süreci bir bütün olarak değerlendirildiğinde,
Malmüdürülüğü Muhasebe 19/07/2023 tarihinde, Defterdarlık Uzmanı 28/06/2019, 02/06/2020, 19/07/2023 tarihlerinde ve Veznedar 19/07/2023 tarihinde dilekçe ile tayin talebinde bulunduğu, söz konusu tayin dilekçelerinde tayin olma sebebinin başvurandan kaynaklandığına ilişkin bir ifadeye yer verilmediği, başvuranla ilgili yürütülen disiplin soruşturması kapsamında söz konusu personelin ifadelerine başvurulduğunda ise başvuranın iş barışını ve motivasyonunu bozduğu, Malmüdürlüğü nezdindeki işlemleri türlü sebeplerle sürüncemede bıraktığına ilişkin ifadelere yer verildiği, bunun haricinde ilgili İdarece başvuranın personelin iş barışı ve motivasyonunu bozduğu veya Malmüdürlüğü nezdindeki işlemleri türlü sebeplerle sürüncemede bıraktığı iddiasıyla hakkında herhangi bir şikâyet yapıldığına veya inceleme ve araştırma yapıldığına ilişkin bilgi ve belge sunulmadığı, tayin talebinde bulunan personelin tayin dilekçelerini verdiği esnada Defterdarlık
Makamının 08/07/2022 tarihli yazısı ile başvuranın malmüdürlüğü görevinin sonlandırıldığı, KHK
İşlemleri İl Bürosu işlemlerini yürütmek üzere KHK İşlemleri İl Bürosu Birim Sorumlusu olarak görevlendirildiği, dolaysıyla söz konusu personelin başvurandan kaynaklı olarak tayin talebinde bulunmasına gerek olmadığı anlaşıldığından İzmir Kâtip Çelebi Atatürk Eğitim Araştırma Hastanesinin 28/07/2022 tarihli yazısıyla başvuran hakkında düzenlenen raporların usul ve fenne uygun olduğunun İzmir
Valiliği Defterdarlık Personel Müdürlüğüne bildirilmesinin hemen sonrasında 29/07/2022 tarihinde yeni bir soruşturma konusu bulmak için söz konusu tayin dilekçelerinin disiplin soruşturmasına dâhil edildiği kanaatine varılmış olup, başvurana disiplin cezası vermek için söz konusu tayin dilekçelerinin kasıtlı olarak soruşturmaya konu edildiği sonucuna varılmıştır.
22) Başvuranın iline atanması üzerine İzmir Defterdarlığınca Bakanlığa yazılan yazıda
başvuranla ilgili olumsuz değerlendirmelere yer verildiği iddiası araştırıldığında,
22.1) İzmir Defterdarlığı Malmüdürü iken; eşinin atamasının iline çıkması üzerine,
başvuranın aile birliği mazereti nedeniyle iline atanma talebinde bulunmasına ilişkin 20/07/2022 tarihli dilekçesinin Bakanlığa gönderildiği üst yazıda “adı geçenin, görev yaptığı sırada mükellef ve personel ile sıkıntılar yaşaması nedeniyle iş yükü ve personel sayısı daha az Saymanlıklarda görevlendirilmesinin uygun olacağı düşünülmekte olup, atamasının yapılması Valiliğimizce de uygun görülmektedir.” denildiği görülmektedir.
22.2) Bu kapsamda söz konusu resmi yazı incelendiğinde, başvuranın mükellef ve personel ile sıkıntılar
yaşaması nedeniyle hizmet gereği atamasının yapılmadığı, eş durumu mazeretine binaen atamasının yapıldığı, atama hususundaki takdir yetkisinin Bakanlığın uhdesinde bulunduğu, Bakanlığın söz konusu takdir yetkisini kullanırken ilgili birimlere görüş sorabileceği, ancak somut olayda Bakanlığın başvuranın durumuyla ilgili İzmir Defterdarlığına görüş sormadığı, buna rağmen başvuranın mükellef ve personel ile
sıkıntılar yaşadığına ilişkin ifadelere Bakanlığa yazılan yazıda yer verildiği, bu durumun ise yeni işyerinde göreve başlayacak başvuranın sorunlu bir personel olduğu algısını oluşturacağı, işyerindeki itibarını olumsuz etkileyecek sonuçlara yol açabileceği anlaşıldığından, söz konusu yazının iptal edilerek işlemden kaldırılması gerektiği sonucuna varılmıştır.
23) Yargı organlarınca verilen kararlarda, mobbinge dayanan iddialarda kesin ve mutlak bir ispatın
aranmayacağı, “ilk görünüş ispatı olarak adlandırılan” vicdani kanaatin oluşmasına yetecek kadar bir ispatın yeterli olduğu, delillerin sıhhat ve kuvvetinde tereddüt edilmesi halinde çalışan lehine yorum ilkesinin uygulanması gerektiği; ayrıca kişilik haklarının ağır şekilde ihlaline gerek olmadığı, kişilik haklarına yönelik haksızlığın yeterli olduğu vurgulanmaktadır.
24) Zira Anayasa Mahkemesinin 10/03/2016 tarihli ve 2013/6235 başvuru numaralı kararında da;
“Kural olarak psikolojik tacize maruz kaldığını ileri süren başvurucuların bu iddialarını yeterli ve ikna edici açıklamalar ve delillerle ispat etmeleri gerekir. Bununla beraber, psikolojik tacizi kanıtlamak kolay değildir.
Bu yüzden, başvurucuların kendilerine yönelik sistematik ve süreklilik arz eden şekilde psikolojik tacize yol açan muamele yapıldığını hukuka uygun her türlü delille ispatlamaları mümkündür. Bunun ispatlanması durumunda, bu şekildeki muamelenin var olmadığını veya haklı sebeplere dayandığını ispat yükü muameleyi gerçekleştiren kamu makamlarına geçecektir.” değerlendirmelerine yer verilmiştir
25) Başvuru konusu olayda mobbing iddiasına esas teşkil edecek şekilde,
25.1) Başvuranın malmüdürlüğü görevinden isteği olmaksızın alınarak KHK İşlemleri Bürosuna
görevlendirildiği,
25.2) Tayin talebinde bulunan üç personelin tayin olma sebebinin başvurandan kaynaklanıp
kaynaklanmadığı hususunun başvurana disiplin cezası vermek için kasıtlı olarak disiplin soruşturmasına dâhil edildiği,
25.3) Mükellef ve personel ile sıkıntılar yaşadığına ilişkin ifadelere Hazine ve Maliye Bakanlığına yazılan
üst yazıda yer verilmek suretiyle yeni işyerinde göreve başlayacak başvuranın sorunlu bir personel olduğu algısı oluşturulduğu,
25.5) Başvuran tarafından sunulan ve dosya kapsamında yer alan disiplin soruşturması, görevlendirmeler,
itibarsızlaştırma gibi iddialar hakkında “ispat yükünü taşıyan ilgili idare tarafından” söz konusu hususların haklı sebeplere dayandığına dair herhangi bir değerlendirme/gerekçe ve belge sunulmadığından söz konusu işlemlerin hukuken yerinde olduklarına dair kanaatin oluşamadığı tespit edildiğinden; Başvuran hakkında tesis edilen iş ve işlemlerin mobbing kavramının “sistemlilik, süreklilik, kasıtlı yapılması, kişiyi yıldırma, pasifize etme ve işten uzaklaştırma amacında olması, mağdurun mesleki durumunda zarar ortaya çıkması” unsurlarını taşır nitelikte olduğu ve bu yönüyle başvuru konusu olayda mobbing olgusunun oluştuğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.
26) Yukarı anlatılan hususlar, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili
mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuranın, 20/07/2022 tarihli dilekçesinin İzmir Valiliğinin (Defterdarlık) 21/07/2022 tarihli ve sayılı yazısı ekinde Bakanlığa gönderilmesine ilişkin yazının işlemden kaldırılması ve hakkında uygulanan mobbingin tespitinin
yapılması ve sonlandırılması yönündeki talebinin kabulü gerektiğinden ilgili idareye tavsiyede bulunulması gerektiği sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
27) İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; şikâyet başvurusu kapsamında idarenin başvuranla ilgili işlemleriyle ilgili bilgi ve belgelerin, süresi içinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, bu anlamda “kararların gerekçeli olması”, “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ve “makul sürede karar verme” ilkelerine uygun hareket edildiği, ancak şikâyet konusu olayda “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkelerine aykırı davrandığı anlaşıldığından, idarenin bundan böyle bu ilkelere uygun hareket etmesi beklenmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
28) 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin ikinci
fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, İzmir İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle; Başvuran hakkında uygulanan ve mobbing unsurlarını taşıyan tutum, davranış ve işlemlerde hatalı davranıldığının kabulü ile bundan böyle mobbing olarak algılanacak davranışlarda bulunulmaması ile İzmir
Valiliğinin (Defterdarlık) 21/07/2022 tarihli ve sayılı yazısının iptal edilmesi yönünde HAZİNE
VE MALİYE BAKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
Kararın Başvurana ve HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞINA tebliğine,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Hazine ve
Maliye Bakanlığınca bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi