ÖZET: Başvuran, malulen emeklilik talebinin reddedildiğini ve yeterli prim gün sayısına sahip olduğunu belirterek malulen emekli edilmesini istemiştir. Sosyal Güvenlik Kurumu, başvuranın 6/10/1999 tarihinde işe girdiğini, toplamda 2591 gün prim ödendiğini ve malul sayılmadığına dair çeşitli sağlık kurulu kararları bulunduğunu açıklamıştır. Kurum Sağlık Kurulu, başvuranın maluliyetinin tespitine yönelik yapılan muayenelerde çalışma gücünün en az %60’ını kaybetmediğine karar vermiştir. Adli Tıp Kurumu da benzer bir değerlendirme yaparak başvuranın malul sayılamayacağına oy birliğiyle mütalaa etmiştir.

Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın iddialarını, idarenin açıklamalarını ve ilgili mevzuatı inceleyerek bir “Ret Karar Önerisi” hazırlamıştır. 5510 sayılı Kanun’un 25. maddesine göre malul sayılabilmek için çalışma gücünün %60’ını kaybetmiş olma şartı aranmaktadır. Başvuranın durumu bu şartı karşılamadığından, malulen emeklilik talebi hukuka uygun bir şekilde reddedilmiştir. Ayrıca, Sosyal Güvenlik Kurumu’nun bilgi ve belgeleri zamanında sunduğu, ancak başvuranın başvuru yollarının belirtilmediği için iyi yönetim ilkelerine tam uyum sağlanamadığı tespit edilmiştir.

Sonuç olarak, başvuranın malulen emeklilik talebi, ilgili sağlık kurulu ve Adli Tıp Kurumu kararları doğrultusunda reddedilmiş ve karar, başvurana ve Sosyal Güvenlik Kurumu’na tebliğ edilmiştir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2021/13441-S.21.21586

BAŞVURU NO : 2020/98503

KARAR TARİHİ : 20/09/2021

RET KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI

Malulen emeklilik hakkındadır.

BAŞVURUNUN KONUSU :

BAŞVURU TARİHİ : 14/10/2020

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran malulen emekli olma talebinin reddedildiğini, malulen emekli olmak için yeterli prim gün sayısına sahip olduğunu belirterek malulen emekli edilmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 3/12/2020

tarihli ve sayılı yazısında özetle:

2.1. Başvuranın, 6/10/1999 tarihinde işe girdiği, 2394 gün 4/1-(a), 197 gün 4/1-(b) olmak üzere toplam

2591 gün prim ödeme gün sayısının bulunduğu ve son statüsünün 4/1-(a) kapsamında olduğu,

2.2. 5510 sayılı Kanun’un 26. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca başvurana, 1/6/2018 tarihinden geçerli olmak üzere malullük aylığı bağlandığı, 30/7/2019 tarihli kontrol muayenesine istinaden Kurum Sağlık

Kurulunun 6/9/2019 tarih, sayılı karar yazısında; 5510 sayılı Kanun’un 25. maddesine göre malul sayılamayacağına karar verildiği bildirildiğinden, sigortalının aylığının 25/8/2019 tarihi itibarıyla kesildiği, karara itirazı üzerine Yüksek Sağlık Kurulunun 20/11/2019 tarih, 2019/20319 sayılı kararında sigortalının malul sayılmayacağına karar verildiği, 20/1/2020 tarihli talebine istinaden Kurum Sağlık

Kurulunun 8/7/2020 tarih, sayılı kararında sigortalının malul sayılmayacağına karar verildiği, karara itirazı üzerine Yüksek Sağlık Kurulunun 21/9/2020 tarih, 2020/13161 sayılı kararında malul sayılmayacağına karar verildiği, sonuç olarak Kurum Sağlık Kurulunca başvuranın 5510 sayılı

Kanun’un 25. maddesine göre malul sayılmadığından malullük aylığı bağlanamadığı,

2.3. Başvuranın, maluliyetinin tespiti talebiyle yapmış olduğu ilk başvurusu üzerine sevkinin gerçekleştirildiği Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesince düzenlenen sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbi belgelerin incelenmesi neticesinde Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği

E/28 maddesine göre malul sayıldığı ancak 30/7/2019 tarihli kontrol muayenesinde malul olmadığına hükmedildiği, başvuranın itirazı üzerine yapılan Yüksek Sağlık Kurulu değerlendirmesinde de çalışma gücünün en az % 60’nı kaybetmediğinden malul olmadığı yönünde karar verildiği,

2.4. Bunun üzerine başvuranın, 20/1/2020 tarihinde maluliyetinin tespitine ilişkin yeni bir talepte bulunduğu, Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesince düzenlenen 8/1/2020 ve 10/6/2020 tarihli raporların esas alındığı Kurum Sağlık Kurulu değerlendirmesinde ve ilgilinin bu karara itirazı üzerine yapılmış olunan

Yüksek Sağlık Kurulu değerIendirmesine ilişkin kararda da sonucun değişmeyerek malul sayılmadığı tespit edildiği,

Açıklamalarına yer verilmiştir.

3. Adli Tıp Kurumu Başkanlığının 18/8/2021 tarihli ve sayılı yazısı ekinde yer alan 3. Adli Tıp İhtisas Kurulunun mütalaa yazısında ise;

3.1. Başvuranın mevcut hastalık ve arızaları nedeniyle 3/8/2013 tarih ve 28727 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında çalışma gücünün en az % 60’ını kaybetmemiş olduğu, malul sayılamayacağının oy birliği ile mütalaa edildiği,

İfade edilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

4. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74. maddesinde; “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi

Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler…”

5. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5. maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”

6. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun;

6.1. “Malul sayılma başlıklı 25. maddesinin birinci fıkrasında; /

“Sigortalının veya işverenin talebi üzerine Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurullarınca usulüne uygun düzenlenecek raporlar ve dayanağı tıbbi belgelerin incelenmesi sonucu, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamındaki sigortalılar için çalışma gücünün veya iş kazası veya meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünün en az % 60’ını, (c) bendi kapsamındaki sigortalılar için çalışma gücünün en az % 60’ını veya vazifelerini yapamayacak şekilde meslekte kazanma gücünü kaybettiği Kurum Sağlık Kurulunca tespit edilen sigortalı, malul sayılır.”

6.2. “Malullük sigortasından sağlanan haklar ve yararlanma şartları” başlıklı 26. maddesinde;

“Malullük sigortasından sigortalılara sağlanan hak, malullük aylığı bağlanmasıdır.

Sigortalıya malullük aylığı bağlanabilmesi için sigortalının;

a) 25 inci maddeye göre malul sayılması,

b) En az on yıldan beri sigortalı bulunup, toplam olarak 1800 gün veya başka birinin sürekli bakımına muhtaç derecede malul olan sigortalılar için ise sigortalılık süresi aranmaksızın 1800 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş olması,

c) Maluliyeti nedeniyle sigortalı olarak çalıştığı işten ayrıldıktan veya işyerini kapattıktan veya devrettikten sonra Kurumdan yazılı istekte bulunması,

halinde malullük aylığı bağlanır. Ancak, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendine göre sigortalı sayılanların kendi sigortalılığı nedeniyle genel sağlık sigortası primi dahil, prim ve prime ilişkin her türlü borçlarının ödenmiş olması zorunludur.”

Düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

7. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

8. Bir numaralı paragrafta da yer verildiği üzere başvuran, malulen emekli edilmesini talep etmektedir.

9. Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından ise özetle, kontrol muayenesi sonrasında Kurum Sağlık

Kurulunca başvuranın 5510 sayılı Kanun’un 25. maddesine göre malul sayılmadığından malullük aylığı bağlanamadığı ifade edilmektedir.

10. Bilindiği üzere 5510 sayılı Kanun’un 26. maddesinde, malullük sigortasından sigortalılara malullük aylığı bağlanabilmesinin şartları sayılmış ve diğer şartların da varlığı halinde, Kanun’un 25. maddesine göre malul sayılan sigortalılara malullük aylığının bağlanabileceği hüküm altına alınmıştır. Bu noktada

Kanun’un 25. maddesinin birinci fıkrasında da, Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurullarınca usulüne uygun düzenlenecek raporlar ve dayanağı tıbbi belgelerin incelenmesi sonucu, çalışma gücünün en az % 60’ını kaybettiği Kurum Sağlık Kurulunca tespit edilen sigortalının malul sayılacağı düzenlenmiştir. Bu çerçevede somut uyuşmazlığın, başvuranın malul olup olmadığının tespiti noktasında düğümlendiği anlaşılmaktadır.

11. Bu noktada başvuranın malul olup olmadığının tespiti, tıbbi bilgi ve uzmanlığı gerektirdiğinden

Adli Tıp Kurumu Başkanlığından başvuranın malul olup olmadığı konusunda mütalaa istenilmiştir. Bunun üzerine Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 3. İhtisas Kurulunun 18/8/2021 tarihli ve numaralı kararında, başvuranın mevcut hastalık ve arızaları nedeniyle 3/8/2013 tarih ve 28727 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında çalışma gücünün en az % 60’ını kaybetmemiş olduğuna, malul sayılamayacağının oy birliği ile mütalaa edildiğine karar verildiği görülmektedir.

12. Kurumumuzca yapılan değerlendirmeler neticesinde, başvuranın malulen emekli edilme talebinin, malul sayılamayacağına yönelik Kurum Sağlık Kurulu ve Yüksek Sağlık Kurulu kararları doğrultusunda – Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 3. İhtisas Kurulundan alınan mütalaanın da aynı yönde olduğu dikkate alındığında – reddedilmesine yönelik Kurum işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilememiştir.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 13. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan

Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in

“İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6. maddesinde yer verilmiş olup; Sosyal Güvenlik Kurumunun Kurumumuz tarafından istenen bilgi ve belgeleri süresinde gönderdiği ve böylece “makul sürede karar verme” ve

“kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, ancak başvuranın dilekçelerine verilen cevaplarda başvuranın hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği, bu nedenle

“karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup; idareden bahse konu ilkeye de uygun davranması beklenilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

/

14. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Dava açma süresinin yeniden işlemeye başlaması” başlıklı 21. maddesinde, Kamu Denetçiliği Kurumunun inceleme ve araştırmasını, başvuru tarihinden itibaren altı ay içinde sonuçlandıramaması hâlinde durmuş olan dava açma süresinin kaldığı yerden işlemeye başlayacağı belirtilmiştir. Bu kapsamda incelemenin altı ayda bitirilememe gerekçesi ile dava açma süresinin 14/4/2021 tarihinden itibaren kaldığı yerden yeniden işlemeye başlayacağı hususu başvurana 7/4/2021 tarihli ve 21.9044 sayılı yazı ile bildirilmiştir.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle başvuranın talebinin reddine;

Kararın başvurana ve Sosyal Güvenlik Kurumuna tebliğine;

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi

/