onecikan-yargitay

ÖZET: Uyuşmazlık, davacıya maluliyet aylığı bağlanıp bağlanamayacağına ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi, davacının 5510 sayılı Kanun’un 25. maddesi uyarınca malul sayılmasına ve 01.12.2017 tarihinden itibaren maluliyet aylığı bağlanmasına karar vermiştir. Davalı Kurum vekili, mahkeme kararının infazının mümkün olmadığını ve muğlak ifadelerle hüküm kurulduğunu belirterek temyiz talebinde bulunmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesi, temyiz edilen kararı değerlendirirken, kararın tarafların iddia ve savunmalarına, belgelerine ve hukuki ilişkiye uygun olduğunu tespit etmiştir. 6100 sayılı Kanun’un 371. maddesi uyarınca, temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirmediğine hükmedilmiştir. Sonuç olarak, Bölge Adliye Mahkemesi kararı onanmış ve davacının maluliyet aylığı talebi doğrultusunda verilen kararın geçerliliği korunmuştur. Bu durum, maluliyet aylığı bağlanması için gerekli koşulların sağlandığını göstermektedir.

10. Hukuk Dairesi         2024/7505 E.  ,  2024/12473 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
    SAYISI : 2024/1346 E., 2024/1015 K.
    İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 9. İş Mahkemesi
    SAYISI : 2022/170 E., 2023/393 K.

    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    I. DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacıya maluliyet aylığı bağlanmasını talep etmiştir.
    II. CEVAP
    Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.
    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “davanın kabulüne,
    1)Davacının 5510 sayılı Kanun’un 25 inci maddesi uyarınca 21.04.2016 tarihinden itibaren malul sayılması gerektiğinin tespitine,
    2)Davacıya, 5510 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesindeki maluliyet aylığı için gereken yasal koşulları gerçekleştirdiği 01.12.2017 tarihinden itibaren 2829 sayılı Kanun’un 8/2 nci maddesi gereğince 5510 sayılı Kanun’un 4/1-b maddesi kapsamındaki sigortalılığından dolayı maluliyet aylığı bağlanması ve birikmiş aylıklarının, ödenmesi gereken tarihlerden itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine” karar verilmiştir.

    Gerekçeli kararda, ATK. 3. İhtisas Kurulu ve 2. Üst Kurulu kararlarına göre davacının 21.04.2016 tarihinden itibaren % 60’ın üzerinde malul durumda olduğu; davacı 01.06.2004 tarihinden 24.10.2017 tarihine kadar sigortalı olup, 13 yıl 4 ay 24 gün sigortalılığı nedeniyle 10 yıllık sigortalılık koşulunun gerçekleştiği, davacının 1583 gün 4/I-a ve 215 gün 4/I-b sigortalılığı olup, tahsis başvuru tarihinde 1798 gün hizmetinin bulunduğu; 2018/38 sayılı Kurum Genelgesi doğrultusunda davacıya, tahsis başvurusu olan Ekim 2017 sonrasına, Kasım 2017 ayına ötelenerek ve hizmet cetveline göre 1583 gün 4/I-a ve 221 gün 4/I-b sigortalılığı esas alınarak kendisine 01.12.2017 tarihinden itibaren aylık bağlanması gerektiği, zira davacının tahsis başvurusunun, maluliyetine esas ilgili sağlık kurulu raporundan sonraki tarih olduğu; öte yandan Geçici 7 nci madde gereği yürürlükteki 2829 sayılı Kanun’un 8/2 nci maddesi gereği davacıya maluliyet aylığının, tabi olduğu son sigortalılığına göre bağlanacağı, bu durumda davacıya, 01.12.2017 tarihinden itibaren 4/I-b. sigortalılğından maluliyet aylığı bağlanması gerektiği belirtilmiştir.
    IV. İSTİNAF
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Sebepleri
    Davalı Kurum vekili özetle, Mahkemenin vermiş olduğu kararın hukuken infazının mümkün olmadığını, mahkeme kararlarının açık ve net olması gerektiğini, tespit hükmü içeren kararların kesinleşmesinden sonra Kurum tarafından uygulamaya konulurken hiç bir tereddüte mahal bırakmayacak şekilde birikmiş aylıkların ödenmesi gereken tarihin belirtilmesi gerektiğini, ancak muğlak ifadelerle hüküm kurularak davanın kabulüne karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

    B. Değerlendirme ve Gerekçe
    Uyuşmazlık davacıya maluliyet aylığı bağlanıp bağlanamayacağına ilişkindir.
    Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
    Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
    05.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.