onecikan-yargitay

ÖZET: Bu karar, maluliyet tespiti ve malullük aylığı bağlanması talebine ilişkin bir uyuşmazlığı ele almaktadır. Davacı, yüksekten düşerek malul duruma düştüğünü ve malullük aylığı talep ettiğini belirtmiş, ancak davalı Kurum, davacının gerekli sigortalılık süresini tamamlamadığını ve bu nedenle maluliyet aylığı bağlanamayacağını savunmuştur. İlk Derece Mahkemesi, davacının maluliyet şartlarını sağladığına karar vermiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi, davacının dava açıldığı tarihte maluliyet şartlarını taşımadığını, ancak dava sürecinde bu şartları sağladığını belirterek, davanın kabulüne ve davacının 01.10.2018 tarihinden itibaren emekliliğe hak kazandığına hükmetmiştir. Mahkeme, davacının emeklilik şartlarını kazanmasında davalı Kurumun bir etkisinin olmadığını vurgulamış ve bu nedenle yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar vermiştir.

Temyiz aşamasında, davalı Kurum vekili, kararın bozulmasını talep etmiştir. Ancak Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğunu belirterek, temyiz talebini reddetmiştir. Sonuç olarak, davacının maluliyet tespiti ve aylık bağlanması talebi kabul edilmiştir.

10. Hukuk Dairesi         2024/1068 E.  ,  2024/2637 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
    SAYISI : 2021/2051 E., 2023/1400 K.
    KARAR : Davanın kabulü
    İLK DERECE MAHKEMESİ : Hatay İş Mahkemesi
    SAYISI : 2015/177 E., 2020/564 K.

    Taraflar arasındaki maluliyet tespiti ve malullük aylığı bağlanması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne dair karar verilmiştir.

    Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne dair karar verilmiştir.

    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    I. DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; evinde bazı işleri yaparken yüksekten düştüğünü, bakıma muhtaç olduğunu, Kuruma başvurarak malulen emekli olmak istediğini belirttiği, % 60 çalışamaz raporunun olduğunu, borcu bulunduğundan dolayı tedavisinin de yapılmadığını beyanla davasının kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

    II. CEVAP
    Davalı Kurum vekili; davacının Kuruma verdiği işe giriş bildirgesi ile sigortasının başladığını, 31.05.2011 tarihinde talebi üzerine borçlarının yapılandırıldığını ancak ödeme yapılmadığından yapılandırmanın bozulduğunu, davacının taksitlendirme talebinde bulunduğunu, taksit miktarları ile cari ay prim ödemesi yapılmadığını, askerlik borçlanması bedelinin de yatırılmadığını, davacının maluliyet durumunun tespiti için Kuruma verdiği dilekçesine istinaden hastane sevk işlemlerinin yapıldığını, sağlık kurulunca davacının; çalışma gücünün en az % 60’ını kaybettiğine, başka birinin sürekli bakımına muhtaç olmadığını ve 2 yıl sonra 14.02.2016 tarihinde kontrol kaydı olduğuna karar verildiğini, davacıya tarafına maluliyet aylığı bağlanabilmesi için yasanın aradığı 10 yıl içinde 5 yıl sigortalılık şartının bulunmadığı nedeniyle maluliyet aylığı bağlanamayacağının bildirildiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.

    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davcının %60 malul olmasına karşın başkasının bakımına muhtaç olmaması hususu dikkate alındığında, en az on yıldan beri sigortalı bulunup, toplam olarak 1800 gün prim gününü doldurup doldurmadığı hususunun araştırılacağı, Mahkemece davacının bu şartları sağlayıp sağlamadığı, sağladı ise sağladığı tarihin SGK’dan sorulması sonucunda verilen 27.02.2020 tarihli Antakya Sosyal Güvenlik Merkezi yazı cevabında; davacının 01.10.2008 – 16.10.2015 tarihleri arası 1546 gün sigortalılık süresi mevcut olup, 300 gün askerlik borçlanması ile toplam 1846 gün hizmet süresi bulunduğunu, güncel prim borcunun bulunmadığını, 5510 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi kapsamındaki 1800 gün şartını askerlik borçlanmasını ödediği 12.07.2016 tarihinde, 10 yıllık sigortalılık şartını ise 01.10.2018 tarihinde sağladığının belirtildiğinin anlaşıldığı, davacı her ne kadar dava açtığı zamandan emekliliğe hak kazanmak için gerekli şartları sağlamamış ise de yargılama aşamasında emeklilik şartlarını sağladığı anlaşılmakla, yasal mevzuat çerçevesinde tam olarak emeklilik koşullarını sağladığı tarih itibariyle 01.10.2018 tarihinden itibaren emekliliğe hak kazandığı anlaşıldığından davanın kabulüne karar vermek gerektiği, dava açılırken davacının emeklilik şartlarını kazanmamış olması, iş bu davanın açılmamasına davalı Kurum tarafından sebebiyet verilmemiş olması hususları dikkate alındığında davacı lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmeyerek ve yargılama masrafları davacı üzerinde bırakılarak davanın kabulü ile davacının 01.10.2018 tarihinden itibaren emekliliğe hak kazandığnın tespitine dair verilmiştir.

    IV. İSTİNAF
    A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

    B. İstinaf Sebepleri
    Davalı Kurum vekili; davacının dava açma tarihinde hukuki yararı olmadığını, dava tarihindeki hukuki durumu göz önüne alınarak davasının reddine karar verilmesi gerektiğini beyanla usul ve kanulara aykırı verilen İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

    C. Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda, davacının tahsis tarihi ve dava tarihi itibariyle malulen emeklilik şartlarını taşımadığı, sonrasında dava devam ederken malulen emeklilik şartlarını taşıdığı anlaşıldığından usul ekonomisi dikkate alınarak, davanın kabulüne karar verilip, davanın açılmasına Kurumun sebebiyet vermediği anlaşılmakla, davalı Kurum lehine vekalet ücreti takdir etmek gerektiği gerekçesiyle;

    I-HMK’nın 353/1-b.2 maddesi gereğince istinaf talebinin kısmen kabulüne, yukarıda Esas ve Karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına,
    II- Davanın kabulü ile
    Davacının 01.10.2018 tarihinden itibaren emekliliğe hak kazandığnın tespitine karar verilmiştir.

    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

    B. Temyiz Sebepleri
    Davalı Kurum vekili ise istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek kararın bozulmasını talep ve dava etmiştir.

    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
    Uyuşmazlık, maluliyet tespiti ve aylık bağlanması talebine ilişkindir.

    2. İlgili Hukuk
    6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371’inci; 5510 sayılı Kanun’un 25 ve 27 nci maddeleri.

    3. Değerlendirme
    1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

    2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

    13.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi