ÖZET: Başvuran, 2021 Temmuz ayında meme kanseri teşhisi aldıktan sonra, 2022 Haziran ayında malulen emeklilik talebiyle Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK) başvuruda bulundu. Başvuru sürecinde eksik evraklar nedeniyle bir dizi belge imzalatıldı. Başvuran, maluliyet aylığının 08/07/2022 tarihinden başlaması gerektiğini, ancak SGK’nın 16/11/2022 tarihini esas alarak aylığı bağladığını iddia ederek, bu durumun memurların hatalı yönlendirmesinden kaynaklandığını belirtti.

Sosyal Güvenlik Kurumu, başvuranın ilk müracaatında maluliyet aylığı talep etmediğini ve maluliyet tespitinin ardından aylığın yazılı istek tarihini takip eden ay başından itibaren bağlandığını ifade etti. 5510 sayılı Kanun gereğince, maluliyet aylığının başlangıç tarihi, rapor tarihinden ziyade yazılı istek tarihine göre belirlenmektedir. Kamu Denetçiliği Kurumu, yapılan inceleme sonucunda başvuranın idaresinin eksik bilgilendirme veya yönlendirme yaptığına dair bir bulguya ulaşamadı ve ret kararının hukuka uygun olduğunu belirtti.

Sonuç olarak, başvuranın maluliyet aylığı başlangıç tarihi olarak yazılı istek tarihi esas alınarak bağlanmıştır. İdarenin süreçteki bilgilendirme yükümlülüğünü yerine getirdiği ve başvuranın eksik veya hatalı yönlendirildiğine dair somut bir durumun tespit edilmediği vurgulanmıştır. Başvurunun reddine karar verilmiştir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2023/7408-S.23.12047

BAŞVURU NO : 2022/19402

KARAR TARİHİ : 14/06/2023

RET KARARI ,TCKN:

Adres:

BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI

Başvuranın maluliyet aylığının başlangıç tarihi hakkındadır.

BAŞVURUNUN KONUSU :

BAŞVURU TARİHİ : 28/12/2022

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran, özetle; 2021 yılı Temmuz ayında meme kanseri teşhisi konulması sonrasında 2022 yılı

Haziran ayında malulen emeklilik talebiyle Sosyal Güvenlik kurumuna başvurduğunu, hastaneye sevk edileceğini söylenmesinin ardından ilgili memurun yönlendirmesi üzerine matbu bir belgeyi imzalayıp teslim ettiğini, sonrasında hastaneye başvurarak durum bildirir rapor aldığını, süreci öğrenmek için Kuruma yeniden gittiğinde eksik evrakının olduğu söylenerek kendisine yeniden birkaç evrak imzalatıldığını, daha sonra patoloji raporunun eksik olduğu söylenerek yeniden kuruma çağırıldığını, bir müddet daha bekledikten sonra 16/11/2022 tarihinde yeniden SGK’ya gittiğini, bu kez tahsis talep belgesini size imzalatmayı unutmuşuz denilerek anılan belgenin imzalatıldığını, malul aylığının bağlanabilmesi için bu belgeyi aslında ilk başvuru yaptığı tarihte imzalaması gerektiğini sonradan öğrendiğini, bu durumun memurların eksik ve hatalı yönlendirmesinden kaynaklandığını, bu nedenle 08/07/2022 tarihinden başlaması gereken maluliyet aylığının 16/11/2022 tarihinden geçerli olmak üzere bağlandığını belirterek maluliyet aylığının rapor tarihi olan 08/07/2022 tarihinden geçerli olmak üzere bağlanmasını ve yasal faiziyle birlikte tarafına ödenmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı (SGK) Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından gönderilen 17/04/2023 tarihli ve sayılı yazı ve eklerinde

özetle:

2.1. Sigortalının, 4/1-(a) kapsamında en son çalışma kaydı 30.04.2019 tarihi olduğu, sigortalının

07.06.2022 tarihinde ilk defa Kurumlarına maluliyet yönüyle durumunun incelenmesi için müracaatta

bulunduğu ancak bu müracaatında aylık bağlanması yönünde talebi bulunmadığı, sigortalının hastaneye

sevkinin 17.06.2022 tarihinde yapıldığı, 09.11.2022 tarihli kurul kararında malul sayıldığı ve 16.11.2022 tarihli malullük aylığı bağlanması yönündeki talebine istinaden 01.12.2022 tarihinden geçerli olarak malullük aylığı bağlandığı, 2.2. Sigortalının ilk müracaatında maluliyet durumunun incelenmesi için Sağlık Kuruluna Sevk

Dilekçesi tarafınca düzenlenerek imzalandığı, düzenlenen ve ekte yer alan 07/06/2022 tarih ve sayılı sevk dilekçesinde istenilen evrak ve bilgilerin sigortalıların açıkça anlayacağı bir şekilde olduğu, olası bir hak kaybının önlenmesi için de işten ayrılışının yapılmış olması halinde aynı zamanda tahsis talep beyan ve taahhüt belgesinin de doldurulması gerektiği hususunun belirtildiği, 2.3. 5510 Sayılı Kanunun “Malûllük aylığının hesaplanması, başlangıcı, kesilmesi ve yeniden bağlanması” başlıklı 27 inci maddesinde; “Malûllük aylığı, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamındaki sigortalılar ile (c)

bendi kapsamında sigortalı iken görevinden ayrılmış ve daha sonra başka bir sigortalılık haline tabi olarak çalışmamış olanların; a) Malûl sayılmasına esas tutulan rapor tarihi yazılı istek tarihinden önce ise yazılı istek tarihini, b) Malûl sayılmasına esas tutulan rapor tarihi yazılı istek tarihinden sonra ise rapor tarihini, c) 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında çalışmakta olanların ise, malûliyetleri sebebiyle görevlerinden ayrıldıkları tarihi, takip eden ay başından itibaren başlar.” hükmü gereği aylığı yazılı istek tarihini takip eden aybaşından başlatılması gerektiğinden rapor tarihinden itibaren aylığının başlatılması yönündeki talebi kabul edilmediği, İfade edilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan

Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler…” hükmü yer almaktadır.

4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” denmektedir.

5. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun; 5.1. “Tanımlar” başlıklı 3 üncü maddesinin birinci fıkrası; “Bu kanunun uygulanmasında;

… 14) (Değişik: 17/4/2008-5754/1 md.) Ay: Ücretleri; her ayın 15’inde ödenen 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri kapsamındaki sigortalılar için, ayın 15’inden ertesi ayın 15’ine kadar geçen, diğer sigortalılar için ise ayın 1’i ilâ sonu arasında geçen ve otuz gün olarak değerlendirilen süreyi, …

ifade eder.”,

5.2. “Malullük aylığının hesaplanması, başlangıcı, kesilmesi ve yeniden bağlanması” başlıklı 27 nci maddesinde; “Malûllük aylığı, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamındaki sigortalılar ile (c) bendi kapsamında sigortalı iken görevinden ayrılmış ve daha sonra başka bir sigortalılık haline tabi olarak çalışmamış olanların; a) Malûl sayılmasına esas tutulan rapor tarihi yazılı istek tarihinden önce ise yazılı istek tarihini, b) Malûl sayılmasına esas tutulan rapor tarihi yazılı istek tarihinden sonra ise rapor tarihini, c) 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında çalışmakta olanların ise, malûliyetleri sebebiyle görevlerinden ayrıldıkları tarihi, takip eden ay başından itibaren başlar.”, hükmünü amirdir.

IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE

ÖNERİSİ

6. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde, başvuran hakkında tesis edilen işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırı bir durumun bulunmadığı değerlendirildiğinden, ret kararı verilmesine ilişkin öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 7. Başvuran özetle; idarenin eksik ve hatalı bilgilendirme ve yönlendirmesinden kaynaklanan sebeplerle maluliyet aylığının rapor tarihi olan 08/07/2022 yerine tahsis talep tarihi olan 16/11/2022 tarihi esas alınarak bağlandığını belirterek maluliyet aylığının rapor tarihi esas alınarak bağlanmasını talep etmektedir.

8. Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından özetle; malul olan sigortalılara aylık bağlanırken rapor tarihi yazılı istek tarihinden önce olan sigortalılara yazılı istek tarihini takip eden aybaşından itibaren aylık bağlanacağının açıkça düzenlendiği, olası bir hak kaybının önlenmesi için maluliyet işlemleri sürecinde sigortalılar tarafından doldurulan formlarda bu durumun açıkça yazdığı, bu nedenle başvurana rapor tarihi değil de yazılı istek tarihi esas alınarak aylık bağlandığı ifade edilmiştir.

9. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden; başvuranın 07.06.2022 tarihinde SGK’ya müracaat ederek Sağlık Kuruluna Sevk dilekçesi verdiği, 17.06.2022 tarihli ve varideli yazı ile Ankara Dr.

Abdurahman Yurtaslan Onkoloji Eğitim ve Araştırma Hastanesine sevk edildiği, anılan Hastaneden SGK kayıtlarına 21.07.2022 tarihli ve varide ile gelen 08.07.2022 tarihli raporun Kurum Sağlık

Kuruluna gönderildiği, Sağlık Kurulunun 23.09.2022 tarihli ve sayılı yazı eki 13.09.2022 tarihli ve sayılı kararında; ıslak imzalı patoloji raporunun teminine karar verilmesine istinaden başvuranın telefonla aranarak bilgilendirildiği, başvuranın 11.10.2022 tarihinde Ek Belge Verme Dilekçesi ile patoloji raporunu sunduğu, söz konusu raporun sunulmasının ardından Kurum Sağlık Kurulu tarafından

17.11.2022 tarihli ve varideli yazı ekindeki 09.11.2022 tarihli ve sayılı kararında

sigortalının malul olduğuna ve yardıma muhtaç olmadığına 08.01.2024 tarihinde kontrol muayenesi gerektiğine karar verildiği, başvuranın 16.11.2022 tarihlinde tahsis talebinde bulunması üzerine takip eden aybaşından itibaren aylığının bağlandığı anlaşılmaktadır.

10. Somut olayda başvuranın tarafına malul aylığı bağlanmasına yönelik yazılı istek tarihinin (16/11/2022) başvuranın maluliyetine esas alınan rapor tarihinden (08/07/2022) sonra olduğu hususunda tereddüt bulunmamaktadır. Bu durumda uyuşmazlığın, başvuranın rapor tarihinden önce yazılı istekte bulunabilecekken idarenin eksik ve hatalı bilgilendirme veya yönlendirmesi nedeniyle yazılı istekte bulunup bulunmadığına bağlı olarak başvuranın aylığının başlangıç tarihinin tespitine yönelik olduğu anlaşılmaktadır.

11. 5510 sayılı Kanunun 27 inci maddesinde malûllük aylığının, sigortalının malûl sayılmasına esas tutulan rapor tarihi yazılı istek tarihinden önce ise yazılı istek tarihini takip eden aybaşından itibaren başlayacağı açık şekilde düzenlenmiştir. Buna göre, maluliyet tespiti talebiyle idareye başvuran sigortalılara bu durumlarına bağlı olarak maluliyet aylığı da bağlanabilmesi için sigortalıların ayrıca yazılı talepte bulunmaları yasal bir zorunluluktur. Salt maluliyet tespiti talebinde bulunmanın aylık bağlanması için yeterli olmadığı görülmektedir. Sigortalıların talebinin niteliğine bağlı olarak farklı hukuki sonuç doğurabilen bu şekilde bir süreçte sigortalıların iradelerini doğru bir şekilde yansıtma yükümlülüğünün sigortalılarda olduğu açıktır. Ancak bu şekilde iç içe bulunan ya da birbirine bağlı olarak ilerleyen süreçlerde sigortalıların gerçek iradelerinin ortaya çıkmasını sağlayacak ve olası eksik veya yanlış anlamalar ile bunlara bağlı hak kayıplarını önleyecek mekanizmayı kurması da idareden beklenmelidir.

12. Somut olayda başvuranın tahsis dosyasının incelenmesinde, başvuran tarafından imzalanan ve SGK kayıtlarına 07 Haziran 2022 tarihinde giren M1- SAĞLIK KURULUNA SEVK DİLEKÇESİ üzerinde başvuranın imzaladığı yerin hemen altında koyu ve kalın harflerle parantez içerisinde “(Bilgi Edinilmesi için Not: Dilekçeyi eksiksiz doldurmanız ve belgeleri eksiksiz bildirmeniz işlemlerinizin gecikmesini önleyecektir. İşten ayrılmış olmanız halinde ise olası bir hak kaybını yaşamamanız için ayrıca Tahsis

Talep Beyan ve Taahhüt Belgesi doldurmanız gerekmektedir.)” uyarısının bulunduğu görülmüştür. Söz konusu notun maluliyet tespit sürecini başlatan sigortalıların dikkatini çekmek ve eğer maluliyet aylıklarının da bağlanmasını istiyorlarsa yapmaları gereken iş ve işlemler ile bu işlemlerin sonucu hakkında uyarmak için yeterince açık ve anlaşılır olmadığı söylenemez. Bununla birlikte, başvuranın idareye verdiği sağlık kuruluna sevk dilekçesi ile tahsis talep dilekçesi arasında yaklaşık beş aydan uzun bir sürenin bulunduğu görülmektedir. Söz konusu süre içinde başvuranın birden fazla defa idare ile temas ettiği ancak tahsis talebine yönelik herhangi bir eyleminin bulunmadığı gibi maluliyet işlemlerini ne şekilde yürütmesi gerektiği hususunda idarece başvuranın eksik veya yanlış yönlendirildiğine dair somut herhangi bir hususa da rastlanmamıştır.

13. Diğer yandan yine idarenin bilgilendirme ve yönlendirme yükümlülüğüne bağlı olarak emekli aylıklarının başlangıç tarihlerinin tespitine yönelik olarak daha önce Kurumumuza yapılan benzer nitelikli başvurularda; başvuranlar SGK’dan emeklilik şartlarını tamamladıklarını gösteren “Emekli olur” yazılarını almış, bunun üzerine işlerinden ayrılmış ancak emekli aylıklarının bağlanması için “Tahsis Talep ve Beyan

Taahhüt Belgesi” ile SGK’ya müracaat etmemiş, bu nedenle emekli aylıkları işten ayrıldıkları tarihten itibaren değil de tahsis talebinde bulundukları tarihten itibaren bağlanmıştır. Söz konusu başvuruların incelemesi ve araştırma neticesinde; tahsis talebinde bulunma yükümlülüğünün başvuranlarda olduğu, başvuranların doldurup imzaladığı belgelerde “emekli olur” yazısı alıp işten ayrılanların emekli aylıklarının bağlanması için ayrıca başvuru yapmaları gerektiği şeklinde açık uyarılara yer verildiği dolayısıyla idarenin süreçteki bilgilendirme yükümlülüğünü yerine getirdiği ve aylık başlangıç tarihinin tespitinde idarenin

herhangi bir hatasının bulunmadığı hususlarına yer verilerek başvuruların reddi yönünde kararlar verilmiştir (Başvuru no: 2017/8395 ve 2018/15631).

14. Buna göre, yukarıda yer verilen çerçevede Kurumumuzca yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; maluliyet tespit işlemleri için idareye müracaat eden başvuranın ayrıca maluliyet aylığının bağlanması iradesi de bulunuyorsa bunun için ayrıca talepte bulunmasının yasal bir zorunluluk olduğu, başvuranın maluliyet işlemlerini sonucuna yönelik gerçek iradesini yansıtması hususunda idarenin üzerine düşen özeni gösterdiği, başvuranın eksik veya hatalı yönlendirildiğine dair somut bir hususun tespit edilemediği anlaşıldığından başvuranın maluliyet aylığı başlangıç tarihi olarak rapor tarihi değil de yazılı istek tarihinin esas alınması işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırı bir durum bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 15. 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu

Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı

6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarelerin Kurumumuz tarafından istenen bilgi ve belgeleri süresinde

gönderdiği ve “makul sürede karar verme” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, yine idare tarafından şikâyetçiye makul sürede cevapların verildiği ancak şikâyetçiye verilen cevaplarda işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceğinin gösterilmemiş olması sebebiyle “karara karşı başvuru yollarının ve süresinin gösterilmesi” ilkesine uygun davranmadığı görülmüş olup, idarenin bahse konu ilkelere de uygun davranması önerilmektedir

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT

16. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren ilgili idare işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, Ankara İş Mahkemesine yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE;

Kararın BAŞVURANA ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMUNA tebliğine;

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi