|
ÖZET: Başvuran, Kara Kuvvetleri Komutanlığı’nda aşçı olarak görev yaparken malulen emekli edilmesi üzerine, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’na göre bağlanan maluliyet aylığının hatalı olduğunu iddia ederek, 5434 sayılı Kanun kapsamında yeniden hesaplanmasını talep etmiştir. Başvuru, 29 Ağustos 2019 tarihinde yapılmış olup, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından verilen yanıtta, 5510 sayılı Kanun hükümlerinin geçerli olduğu ve başvuranın aylık bağlama işleminin bu kanun çerçevesinde yapıldığı belirtilmiştir.
SGK’nın açıklamalarında, 5510 sayılı Kanun’un geçici maddeleri gereğince, başvuranın ilk defa 24 Eylül 2009 tarihinde 5510 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olduğu ve bu nedenle 5434 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanamayacağı ifade edilmiştir. Başvuranın, maluliyet aylığı bağlanmasında herhangi bir hata bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Kamu Denetçiliği Kurumu, yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğunu belirterek başvurunun reddine karar vermiştir. Sonuç olarak, başvuranın talebi, 5510 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesi çerçevesinde değerlendirilmiş ve başvurunun reddedilmesi yönünde karar alınmıştır. Bu karar, başvuran ve SGK’ya tebliğ edilmiştir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2020/2925-S.20.4728
BAŞVURU NO : 2019/14850
KARAR TARİHİ : 24/02/2020
RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Maluliyet aylığının 5434 sayılı Kanuna göre bağlanması talebi hakkındadır
BAŞVURU TARİHİ : 29/08/2019
I.BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran; Kara Kuvvetleri Komutanlığında aşçı olarak görev yapmakta iken 15/05/2019 tarihinde malulen emekliye sevk edilmesiyle 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık
Sigortası Kanununun geçici 2 nci maddesi kapsamında 15/06/2019 tarihinden geçerli olmak üzere bağlanan maluliyet aylığının hatalı olduğunu belirterek aylığının 5434 sayılı Kanun kapsamında yeniden hesaplanması talebiyle Kurumumuza başvuruda bulunmuştur.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzun 05/11/2019 tarihli ve … sayılı bilgi-belge isteme yazısına cevaben
Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı (SGK) Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü
tarafından gönderilen10/12/2019 tarih ve … yazıda özetle:
2.1. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun geçici 4 üncü maddesi ile 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı sayılan kamu görevlilerinden, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce sosyal güvenlik bakımından 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi çalışmaları bulunan sigortalılar ile dul ve yetimleri hakkında madde ile belirlenen esas ve sınırlar çerçevesinde yürürlükten kaldırılmış olsa dahi 5434 sayılı Kanun ile 2829 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmaya devam edileceği açıkça belirlendiği, 2.2. Dolayısıyla 5510 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra ilk defa Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı sayılanlar hakkında ise 5510 sayılı
Kanun hükümleri uygulandığı, 3. 5510 sayılı Kanunun geçici 2 nci maddesinin yedinci fıkrası ile, 5510 sayılı Kanunun yürürlük tarihinden önce sigortalı olup, Kanunun yürürlük tarihinden sonra aylık talebinde bulunanlardan farklı sosyal güvenlik kurumlarına ya da 5510 sayılı Kanunda belirtilen sigortalılık hallerinden birden fazlasına tabi olanlar bakımından; aylık bağlanmasına esas alınacak kanunun, mülga 2829 sayılı Sosyal Güvenlik kurumlarına Tabi Olarak Geçen
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanun hükümlerine göre tespit edildiği, bu kişiler hakkında 5510 sayılı Kanunun geçici madde hükümlerinin uygulanmasının, ancak bu kişilerden
5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu kapsamında hizmeti bulunmaması
nedeniyle 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamında bulunmayanlar olabileceği, bir diğer ifade ile ilk defa 2008 yılı Ekim ayı başından sonra 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi (4/1-(c) bendi) kapsamında sigortalı olanlara 5510 sayılı
Kanunun geçici 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamında aylık bağlandığı, 4. Diğer taraftan, mülga 2829 sayılı Kanunun “Aylık bağlayacak kurum” başlıklı 8 inci maddesi; hükmü gereği birleştirilmiş hizmet süreleri üzerinden aylık bağlanacak olanlara, son yedi yıllık fiili hizmet süresi içinde fiili hizmet süresi fazla olan kurumca / sigortalılık statüsünce, buna karşılık malullük, ölüm, 5434 sayılı Kanuna göre yaş haddinden re’sen emekli olma, süresi kanunla belirlenen vazifelere atanma veya seçilme ve bağlı oldukları kurumun kanunla değiştirilmesi hallerinde ise hizmet sürelerinden sonuncusunun tabi olduğu kurumca kendi mevzuatına göre aylık bağlandığı, 5. Öte yandan, 5510 sayılı Kanunun yukarıda bahsi geçen geçici 2 nci maddesinin birinci fıkrası; “Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı, 2/9/1971 tarihli ve 1479 sayılı, 17/10/1983 tarihli ve 2925 sayılı, bu Kanunla mülga 17/10/1983 tarihli ve 2926 sayılı Kanunlara tabi olanlara bağlanacak yaşlılık aylıklarının sigortalılığı 5510 sayılı
Kanunun yürürlük tarihi olan 2008 yılı Ekim ayı başından önce başlayıp, bu tarih sonrası tahsis talebinde bulunanlardan, ilk defa 2008 yılı Ekim ayı başı sonrasında 5510 sayılı Kanunun 4/1(c) bendi kapsamında sigortalı olanların aylıkları, gösterge ve basamak sistemi, 4447 sayılı
Kanunla getirilen sistem ve 5510 sayılı Kanunla getirilen yeni sistemin birleşiminden oluşan karma sisteme göre hesaplandığı, 5.1. Karma sistemde aylık hesaplamaları yapılırken öncelikle 2000 yılından önceki süreler için gösterge sistemine göre hesaplanan aylık ile 2000 yılından 2008 yılı Ekim ayına kadar geçen hizmet dikkate alınarak 4447 sayılı Kanuna göre hesaplanan aylık, 5510 sayılı Kanunda öngörülen esaslara göre kısmileştirilerek 2008 yılı Ocak ayında birleştirilmektedir. Sigortalının
2008 yılı Ekim ayından önceki çalışmalarına ait birleştirilmiş bu aylık tutarı güncellenerek
sigortalının tahsis talep yılı Ocak ayına taşınmaktadır. Bu tutar ise daha sonra 2008 Ekim ayından sonraki hizmetler dikkate alınarak 5510 sayılı Kanuna göre hesaplanan aylıklar ile tahsis talep yılının ocak ayında birleştirilmekte ve aylık artışları kullanılarak aylık başlangıç tarihine taşınmakta olduğu, 6. Buna karşılık, 5510 sayılı Kanunun bağlanacak aylıkların alt sınırını belirleyen 55 inci maddesi; “…
Bu Kanuna göre sigortalıya bağlanacak aylıklar ile ölen sigortalının hak sahiplerinin aylıklarının hesabına esas tutar, çalışma sürelerindeki her yıl için 82 nci maddeye göre tespit edilen prime esas günlük kazanç alt sınırları dikkate alınarak, talep veya ölüm yılına ait Ocak ayı itibariyle 29 uncu maddenin ikinci fıkrasına göre belirlenen ortalama aylık kazancın % 35’inden, sigortalının bakmakla yükümlü olduğu eşi veya çocuğu varsa % 40’ından az olamaz.
Hak sahibi kimselerin aylıkları; hak sahibi bir kişi ise bu fıkraya göre hesaplanan alt sınır aylığının % 80’inden, hak sahibi iki kişi ise % 90’ından az olamaz. Uluslararası sosyal güvenlik sözleşmeleri gereğince bağlanan kısmı aylıklar için bu fıkra hükümleri uygulanmaz.
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentleri kapsamındaki sigortalılar için ayrı
ayrı olmak üzere, malûllük sigortasından dosya bazında her yıl bağlanan aylıkların aylık başlangıç tarihinin ait olduğu yılın Ocak ayı itibarıyla yıl içine ait artışlar uygulanmaksızın hesaplanacak tutarları, yaşlılık sigortasından bir önceki yılın son ödeme ayında söz konusu sigortalılar için ayrı ayrı dosya bazında ödenen en düşük yaşlılık aylığından az olamaz.
…” hükmünü amir olduğu, 7. Yukarıdaki hükümler çerçevesinde emeklilik sicil dosyasının tetkikinde; başvuranın, 05/07/2002-01/02/2008 tarihleri arasında 5510 sayılı Kanunun 4/1-(a) bendi kapsamında 1 yıl
4 ay 7 gün hizmeti bulunmakta iken 24/09/2009 tarihinde Kara Kuvvetleri Komutanlığında
Aşçı olarak 5510 sayılı Kanunun 4/1-(c) bendi kapsamında çalışmaya başladığı ve bu görevi yürütmekte iken 15/05/2019 tarihinde malulen emekliye sevk edildiği, 7.1. Malulen emekliye sevk edilmesi üzerine 30/05/2019 tarih ve 615493 sayılı işlem ile 9 yıl
8 ay 21 gün 4/1-(c) bendi kapsamındaki hizmet süresi ve 1 yıl 4 ay 7 gün 4/1-(a) bendi
kapsamındaki hizmet süresi olmak üzere toplam 11 yıl 28 gün hizmet süresine karşılık mülga
2829 sayılı Kanunun 8 inci maddesinin ikinci fıkrası hükümlerine göre son defa 4/1-(c) bendi
kapsamında bulunması nedeniyle 5510 sayılı Kanunun geçici 2 nci maddesi esaslarına göre 15/06/2019 tarihinden geçerli olmak üzere malullük aylığı bağlandığı ve (9) tam hizmet yılına karşılık emekli ikramiyesi tahakkuk ettirildiği, 7.2. Bilahare başvuranın SGK kayıtlarına 19/06/2019 tarihinde geçen 17/06/2019 tarihli dilekçesi ile tarafına bağlanan malullük aylığı çok düşük olduğundan, aylık bağlama oranlarının tekrar değerlendirilerek 5510 sayılı Kanuna göre değil 5434 sayılı Kanuna göre aylık bağlanmasını talep ettiği ve talebinin, 4/1-(c) bendi kapsamında ilk defa 24/09/2009 tarihinde göreve başlaması nedeniyle 5510 sayılı Kanunun geçici 2 nci maddesi kapsamında hesaplanan malullük aylıklarında herhangi bir yanlışlığın bulunmadığı gerekçesiyle Kurumun 16/07/2019 tarihli yazı ile reddedildiği, 7.3. Buna göre, ilk defa 2008 yılı Ekim ayı başından sonra 5510 sayılı Kanunun 4/1-(c) bendi kapsamında sigortalı olması nedeniyle aynı Kanunun geçici 2 nci maddesinin yedinci fıkrası gereği 5434 sayılı Kanuna tabi sigortalıların Gösterge, Ek Gösterge, Taban Aylık, Kıdem Aylığı ve Emeklilik Tazminatı unsurlarından oluşan aylık hesaplama yöntemine dahil olmayıp, 5510 sayılı Kanunun geçici 2 nci maddesinin birinci fıkrasında tanımlanan Prim ödeme Gün Sayısı, Ortalama Aylık Kazanç ve Aylık Bağlama Oranı parametrelerine dayanan Karma aylık bağlama sistemine tabi olan ilgilinin, 5510 sayılı Kanunun geçici 2 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında hesaplanan malullük aylık tutarlarında herhangi bir yanlışlık bulunmadığı, hususları bildirilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
8. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesi; “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler…” hükmü yer almaktadır.
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
9. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrası; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” denmektedir.
10. 5510 sayılı sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun “Malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortasına ilişkin bazı geçiş hükümleri” başlıklı Geçici 2 inci maddesi; “Bu
Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı, 2/9/1971 tarihli ve
1479 sayılı, 17/10/1983 tarihli ve 2925 sayılı, bu Kanunla mülga 17/10/1983 tarihli ve 2926
sayılı kanunlara tabi olanlara bağlanacak yaşlılık aylıkları aşağıdaki şekilde hesaplanır:
a) Sigortalının bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar geçen sürelerdeki prim ödeme gün sayılarına veya fiili hizmet süresine ait aylık; bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önceki kanun hükümlerine göre, aylık talep tarihindeki toplam prim ödeme gün sayısı veya fiili hizmet süresi üzerinden, bu Kanunun yürürlük tarihi itibarıyla hesaplanacak aylığının bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadarki prim ödeme gün sayısı veya fiili hizmet süresi ile orantılı bölümü, aylık talep tarihine kadar geçen yıllar için, her yıl gerçekleşen güncelleme katsayısı ile çarpılarak hesaplanır.
b) Sigortalının bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra geçen sürelerdeki prim ödeme gün sayılarına ait aylığı, aylık talep tarihindeki toplam prim ödeme gün sayısı üzerinden 29 uncu madde hükümlerine göre hesaplanacak aylığının, bu Kanunun yürürlük tarihinden sonraki prim ödeme gün sayısına orantılı bölümü kadardır. Ancak, Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 3600 prim gün sayısını doldurmamış olan sigortalıların yaşlılık aylığı bağlama oranının hesabında, sigortalının Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra geçen ve Kanunun yürürlük tarihinden önceki prim gün sayısını 3600 güne tamamlayan hizmet sürelerinin her 360 günü için % 3 oranı esas alınır.
c) Aylık, (a) ve (b) bentlerine göre hesaplanan kısmi aylıkların toplamından oluşur. Aylıklar ayrıca 29 uncu maddenin son fıkrasına göre artırılarak belirlenir.
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla 17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı Kanunun geçici
82 nci maddesinin (a) bendine göre gösterge sistemi içinde hesaplanacak kısmi aylıklara esas
gösterge, sigortalıların ortalama yıllık kazanç hesabına giren takvim yılı sayısı esas alınmak suretiyle hazırlanacak olan gösterge ve üst gösterge tespit tabloları esas alınarak belirlenir.
Bu Kanunun yürürlük tarihine kadar geçen sürelere ilişkin aylığın hesabında esas alınan asgari aylık tutarı ile 17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı Kanunun geçici 82 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre belirlenen eski tam aylık tutarı, toplam prim ödeme gün sayısı içinde bu Kanunun yürürlük tarihine kadar geçen prim ödeme gün sayısının oranına tekabül eden tutar üzerinden esas alınır.
Yurt dışı hizmet borçlanması yapanların aylıkları da yukarıda belirtilen fıkralara göre hesaplanır.
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamında sigortalı sayılanlardan, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce ilgili kanun hükümleri ile bu madde hükümlerine göre yaşlılık aylığı bağlandıktan sonra çalışmaya başlaması nedeniyle aylıkları kesilenlerden, işten ayrılarak yeniden yaşlılık aylığı bağlanması için yazılı istekte bulunanların yeni aylıkları, bu Kanunun 30 uncu maddesinin üçüncü fıkrasına göre hesaplanır.
Malullük ve ölüm aylıkları, bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalılar için yukarıdaki fıkralarda belirtilen hükümler, (b) bendi kapsamındaki sigortalılar için ise bu Kanunun yürürlük tarihinden önceki hükümlere göre esas alınan süreler dikkate alınarak 27 nci veya 33 üncü madde hükümlerine göre hesaplanır.
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce sigortalı veya iştirakçi olup, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra aylık talebinde bulunanlardan, farklı sosyal güvenlik kurumlarına ya da bu Kanunda belirtilen sigortalılık hallerinden birden fazlasına tabi olanlara aylık bağlanmasına esas alınacak kanun, bu Kanunla mülga 2829 sayılı Kanun hükümlerine göre tespit olunur ve bunlar hakkında, bu Kanunun geçici maddelerindeki hükümler uygulanır.
Ancak, bunlardan bu Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamına girmeyenlere 5434 sayılı
Kanun hükümleri uygulanmaz. Bu Kanunla mülga 2829 sayılı Kanuna göre 5434 sayılı Kanun hükümleri uygulanması gerekenlerden, bu Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamına girmeyenler için, bu maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri esas alınır. (a) bendi hükümlerinin uygulamasına esas alınacak kanun, bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında geçen süreler hariç, bu Kanunla mülga 2829 sayılı Kanun hükümlerine göre belirlenir. Bu Kanuna tabi hizmetlerle 506 sayılı Kanunun geçici 20 nci maddesine tabi sandıklarda geçen hizmetlerin birleştirilmesinde de bu fıkra hükümleri esas alınmak suretiyle bu Kanunla mülga 2829 sayılı Kanun hükümleri uygulanır.
11. 5510 sayılı Yasanın Geçici 4 üncü maddesi: “Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Kanuna göre; aylık, tazminat, harp malûllüğü zammı, diğer ödemeler ve yardımlar ile 8/2/2006 tarihli ve 5454 sayılı Kanunun 1 inci maddesine göre ek ödeme verilmekte olanlara, bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanunda kendileri için belirtilmiş olan şartları haiz oldukları müddetçe bunların ödenmesine devam olunur. Ancak, 5 ilâ 10 yıl arasında fiili hizmet süresi olan iştirakçilerden dolayı dul ve yetim aylığı almakta olanların, aylık ve diğer ödemeleri, bu Kanunun 32 nci, 34 üncü ve 37 nci maddelerindeki şartları haiz oldukları müddetçe devam edilir.
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce iştirakçiliği sona erenlerden tahsis talebinde bulunacaklar ile bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre tahsis talebinde bulunanlardan işlemleri devam edenler hakkında, bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılır.
5434 sayılı Kanuna göre iştirakçi olup bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra bu
Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine tabi olarak çalışmaya başlayanlardan vazife malûllüğü kapsamına girenler hakkında, bu Kanunun 47 nci maddesinin birinci fıkrasına göre işlem yapılır. 5434 sayılı Kanunun mülga hükümlerine göre vazife malullüğü aylığı bağlananlardan malullüklerinin sürekli olduğuna Kurum Sağlık Kurulunca karar verilen iştirakçiler yine aynı Kanunun 40 ıncı maddesinde belirtilen yaş hadleri ile özel
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
kanunlarındaki yaş hadlerini doldurduğu tarihe kadar yeniden muayene edilmelerini
Kurumdan isteyebilir.
Bu Kanunda aksine bir hüküm bulunmadığı takdirde; iştirakçi iken, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamına alınanlar, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olarak çalışmış olup bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine tabi olarak yeniden çalışmaya başlayanlar ile bunların dul ve yetimleri hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılır. Bu fıkra kapsamına girenlerden 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 10 uncu maddesi kapsamında bulunanların emekli kesenekleri ile kurum karşılıklarının hesabında, işgal ettikleri kadrolar için ilgili mevzuatında belirlenen unsurlar esas alınır.
Bu madde kapsamına girenlerin aylıklarının bağlanması, artırılması, azaltılması, kesilmesi, yeniden bağlanması, toptan ödemeleri, ilgi devamı, ihya ve borçlanmaları, diğer ödemeler ve yardımlar ile emeklilik ikramiyeleri hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılır ve bu maddenin uygulanmasında mülga
2829 sayılı Kanun hükümleri ayrıca dikkate alınır. Ancak, Polis Akademisinde öğrenim
görmekte olan öğrencilerin yetim aylıkları bu öğrenimleri süresince kesilmeksizin ödenmeye devam edilir.” 12. 2829 sayılı Sosyal Güvenlik kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin
Birleştirilmesi Hakkında Kanunun “Aylık bağlanacak kanun” başlıklı 8 inci maddesi;
“Birleştirilmiş hizmet süreleri toplamı üzerinden, ilgililere; son yedi yıllık fiili hizmet süresi içinde fiili hizmet süresi fazla olan kurumca, hizmet sürelerinin eşit olması halinde ise eşit hizmet sürelerinden sonuncusunun tabi olduğu kurumca, kendi mevzuatına göre aylık bağlanır ve ödenir.
Ancak, malullük, ölüm, 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununa göre yaş haddinden re’sen emekli olma, süresi kanunla belirlenen vazifelere atanma veya seçilme ve bağlı oldukları kurumun kanunla değiştirilmesi hallerinde ilgililere hizmet sürelerinden sonuncusunun tabi olduğu kurumca, kendi mevzuatına göre aylık bağlanır.” hükümlerine amirdir.
IV. KAMU DENETÇİSİ Celile Özlem TUNÇAK’ IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE
ÖNERİSİ
13. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; tesis edilen işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilemediğinden, başvurunun reddi yönünde hazırlanan “Ret Kararı Önerisi” Kamu
Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 14. Başvurunun incelenmesi başvuranın maluliyet aylığının hangi kanun kapsamında hangi sistem esas alınarak hesaplanacağının belirlenmesi noktasında düğümlenmektedir. Başvuran ilk defa 05/07/2002 tarihinde 506 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olarak sosyal güvenlik sistemine dahil olduktan sonra 24/09/2009 tarihinde 5510 sayılı Kanun kapsamında 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı olmuştur.
15. Sosyal güvenlik reformunu somutlaştıran 5510 sayılı Yasa ile 506 sayılı Sosyal Sigortalar
Kanunu, 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar
Kurumu Kanunu, 2925 sayılı Tarım İşçileri Sosyal Sigortalar Kanunu, 2926 sayılı Tarımda
Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanunu ve 5434 sayılı Türkiye
Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu kapsamında bulunanlar sosyal güvenlik ve sağlık hizmetleri yönünden aynı sisteme bağlı tutulmuşlardır.
15.1. Yasanın genel gerekçesinde konuyla ilgili olarak, “yeni emeklilik sigortası rejimi ile halen devlet memurları, hizmet akdine göre ücretle çalışanlar, tarım işlerinde ücretle çalışanlar, kendi hesabına çalışanlar ve tarımda kendi hesabına çalışanları kapsayan beş farklı emeklilik rejiminin, aktüeryal olarak hak ve yükümlülüklerin eşit olacağı tek bir emeklilik rejimine dönüştürülmesi planlanmaktadır.” denilmektedir. Bu dönüşümü gerçekleştirmek içinse gerekli uyumlaştırılmayı sağlayan geçici maddeler öngörülmüştür.
16. Bu kapsamda öncelikli olarak 5510 sayılı Kanunun geçici 2 nci maddesinin yedinci fıkrasının amir hükmüne baktığımızda Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce sigortalı veya iştirakçi olup; Kanunun yürürlük tarihinden sonra aylık bağlanması talebinde bulunanlardan
Kanunda belirtilen sigortalılık hallerinden birden fazlasına tabi olanlara aylık bağlanmasına esas alınacak kanun, 5510 sayılı Kanunla mülga 2829 sayılı Kanunun hükümlerine göre tespit olunması gerektiği anlaşılmaktadır.
16.1. Bu kapsamdaki sigortalılar yani Ekim 2008 tarihinden önce sigortalı girişi yapılanlar hakkında, 5510 sayılı Kanunun geçici maddelerindeki hükümlerin uygulanması ancak, bu kişilerden 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu kapsamında hizmeti bulunmaması nedeniyle 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamında bulunmayanlar, bir diğer ifade ile ilk defa 2008 yılı Ekim ayı başından sonra 5510 sayılı
Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi (4/1-(c) bendi) kapsamında sigortalı olanlardır. Bu kişiler hakkında ise 5510 sayılı Kanunun geçici 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamında aylık bağlanması gerektiği yine yasa ile hüküm altına alınmıştır.
17. 5510 sayılı Kanunun yukarıda bahsi geçen geçici 2 nci maddesinin birinci fıkrası; “Bu
Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı, 2/9/1971 tarihli ve
1479 sayılı, 17/10/1983 tarihli ve 2925 sayılı, bu Kanunla mülga 17/10/1983 tarihli ve 2926
sayılı Kanunlara tabi olanlara bağlanacak yaşlılık aylıkların hesaplanma usullerini;sigortalılığı
5510 sayılı Kanunun yürürlük tarihi olan 2008 yılı Ekim ayı başından önce başlayıp, bu tarih
sonrası tahsis talebinde bulunanlardan, ilk defa 2008 yılı Ekim ayı başı sonrasında 5510 sayılı
Kanunun 4/1-(c) bendi kapsamında sigortalı olanların aylıkları, gösterge ve basamak sistemi,
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
4447 sayılı Kanunla getirilen sistem ve 5510 sayılı Kanunla getirilen yeni sistemin
birleşiminden oluşan karma sisteme göre hesaplanması gereğini düzenlemiştir.
18. Karma sistemde aylık hesaplamaları yapılırken öncelikle 2000 yılından önceki süreler için gösterge sistemine göre hesaplanan aylık ile 2000 yılından 2008 yılı Ekim ayına kadar geçen hizmet dikkate alınarak 4447 sayılı Kanuna göre hesaplanan aylık, 5510 sayılı Kanunda öngörülen esaslara göre kısmileştirilerek 2008 yılı Ocak ayında birleştirilmektedir. Daha yalın bir ifadeyle sigortalının 2008 yılı Ekim ayından önceki çalışmalarına ait birleştirilmiş bu aylık tutarı güncellenerek sigortalının tahsis talep yılı Ocak ayına taşınmaktadır. Bu tutar ise daha sonra 2008 Ekim ayından sonraki hizmetler dikkate alınarak 5510 sayılı Kanuna göre hesaplanan aylıklar ile tahsis talep yılının ocak ayında birleştirilmekte ve aylık artışları kullanılarak aylık başlangıç tarihine taşınmaktadır.
19. Bununla birlikte belirtmek gerekir ki; yukarıda yer verilen 5510 sayılı Kanunun geçici 2 inci maddesi yürürlüğe girdiği tarihte Anayasa Mahkemesinde iptal davasının konusu olarak soyut norm denetimine konu olmuşlardır. Anayasa Mahkemesi yaptığı inceleme neticesinde; Anayasa Mahkemesinin 15/12/2006 tarih ve E.:2006/111, K.: 2006/112 sayılı kararıyla, Yasa’nın 4. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamına giren sigortalılar yönünden iptal etmiş ancak maddenin diğer fıkralarını da anayasa uygun bulmuş ve yasa güncel halini almıştır.
20. Sonuç olarak başvuru dosyasının incelenmesi neticesinde başvuranın, 05/07/200201/02/2008 tarihleri arasında 5510 sayılı Kanunun 4/1-(a) bendi kapsamında 1 yıl 4 ay 7 gün hizmeti bulunmakta iken 24/09/2009 tarihinde Kara Kuvvetleri Komutanlığında aşçı olarak
5510 sayılı Kanunun 4/1-(c) bendi kapsamında çalışmaya başladığı, bu nedenle 5510 sayılı
Kanunun Geçici 4 üncü maddesi kapsamına girmediği, bu sebeple aylık bağlanmasına ilişkin düzenlemeler bakımından 5510 sayılı Kanun hükümlerine tabi olduğu, 20.1. 15/05/2019 tarihinde malulen emekliye sevk edilmesi üzerine, 11 yıl 28 gün hizmet süresinin incelenmesinde mülga 2829 sayılı Kanunun 8 inci maddesinin ikinci fıkrası hükümlerine göre son defa 4/1-(c) bendi kapsamında bulunması nedeniyle 5510 sayılı Kanunun geçici 2 nci maddesi esaslarına göre 15/06/2019 tarihinden geçerli olmak üzere malullük aylığı bağlanması işleminin başvuranın ilk defa 2008 yılı Ekim ayı başından sonra 5510 sayılı
Kanunun 4/1-(c) bendi kapsamında sigortalı olması nedeniyle aynı Kanunun geçici 2 nci maddesinin yedinci fıkrası gereği hukuka uygun olduğu bu nedenle 5434 sayılı Kanuna tabi sigortalıların gösterge, ek gösterge, taban aylık, kıdem aylığı ve emeklilik tazminatı unsurlarından oluşan aylık hesaplama yöntemine dahil olmayıp, 5510 sayılı Kanunun geçici 2 nci maddesinin birinci fıkrasında tanımlanan karma aylık bağlama sistemine tabi olarak aylık bağlanması işleminin hukuka ve hakkaniyete uygun olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 21. 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği
Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarelerin Kurumumuz tarafından istenen bilgi ve belgeleri süresinde gönderdiği ve “makul sürede karar verme” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, yine idare tarafından şikâyetçiye makul sürede cevapların verildiği ancak şikâyetçiye verilen cevaplarda işleme
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceğinin gösterilmemiş olması sebebiyle
“karara karşı başvuru yollarının ve süresinin gösterilmesi” ilkesine uygun davranmadığı görülmüş olup, idarenin bahse konu ilkelere de uygun davranması önerilmektedir.
V. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT
22. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Balıkesir İş Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VI. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE;
Bu kararın BAŞVURANA ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA tebliğine;
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.