|
ÖZET: Maluliyet tespiti için başvuran kişinin, sosyal güvenlik sistemine dahil olduktan sonra herhangi bir hastalık veya kaza sonucu çalışma gücünü en az %60 oranında kaybetmesi gerektiği belirtilmektedir. Bu tespit, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Sağlık Kurulları tarafından yapılmakta ve doğuştan veya sonradan oluşan engellilik durumları sigortalılıktan bağımsız olarak değerlendirilmektedir. Engellilik oranı ile malullük oranı, farklı yönetmelikler çerçevesinde belirlenmekte ve birbirinin yerine kullanılamamaktadır. Dolayısıyla, %60 oranındaki çalışma gücü kaybı ile %60 engellilik oranı kavramları aynı anlama gelmemektedir.
Başvuranın maluliyet durumu, 2012 yılında yemek borusu kanseri nedeniyle malulen emekli olması ve 2017 yılında yapılan kontrol muayenesi sonrasında SGK’nın çalışma gücünün %60’tan az olduğu gerekçesiyle maluliyetini iptal etmesi üzerine ortaya çıkmıştır. Başvuran, hastalığının devam ettiğini ve %89 ağır engelli raporu bulunduğunu belirtmesine rağmen, SGK tarafından malul sayılmamıştır. Yapılan incelemeler sonucunda, SGK’nın ve Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu’nun kararları doğrultusunda, başvuranın çalışma gücü kaybının %60’ın altında olduğu tespit edilmiştir. Sonuç olarak, SGK tarafından yürütülen maluliyet tespit işlemlerinin hukuka uygun olduğu ve başvuranın talebinin reddedilmesi gerektiği değerlendirilmiştir. İlgili süreçlerin tamamında usul eksikliği bulunmadığı, başvuranın maluliyet talebinin ise mevcut hastalıklarının çalışma gücüne etkisinin belirlenmesine bağlı olduğu vurgulanmaktadır. |
güvenlik il müdürlüğü ya da merkezine müracaat etmesi ve maluliyet tespiti için yeniden sevk edilmesi gerektiği, 3.6. Malul kişinin, sosyal güvenlik sistemi içerisinde çalışma hayatına girdikten sonra, herhangi bir hastalık veya kaza sonucu, çalışma veya meslekte kazanma gücünü en az %60 oranında kaybettiğine
Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Kurullarınca karar verilen kişi olduğu, kişinin çalışma ve meslekte kazanma gücü kaybının değerlendirildiği maluliyet tespitinde, söz konusu hastalık ya da kazanın sigortalı olarak çalışmaya başlandıktan sonra meydana gelmesi gerektiği, doğuştan ya da sonradan meydana gelen herhangi bir hastalık ya da kaza sonucu oluşabilen engelliliğin ise sigortalılıktan bağımsız bir durum olduğu; engellilik oranının “Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere
Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik” esas alınarak tespit edildiği, maluliyet tespitlerinde esas alınan çalışma gücü kaybı oranının ise; “Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği”ne göre belirlendiği, dolayısıyla; engellilik oranı ile malullük oranının farklı yönetmelikler esas alınarak farklı amaçlar için tespit edilen oranlar olduğu, sigortalının engellilik oranının, malullük oranı ile ilişkilendirilemediği ve birbirinin yerine kullanılamadığı, 3.7. Bu kapsamda; %60 çalışma ve meslekte kazanma gücü kaybı oram ile %60 engellilik oranı kavramlarının aynı anlama gelmediği, bir engellinin aynı zamanda malul de sayılabilmesi için; vücudunda bulunan hastalık ve arızaların sigortalının işe başladıktan sonra ortaya çıkmış olması ve maluliyet tespitinde kullanılan kriterlere göre de çalışma gücünde %60 oranında azalmaya sebep olması gerektiği, 3.8. Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğinin ”Malul Sayılmaya İlişkin Usul ve Esaslar” başlıklı üçüncü bölümünün 9 uncu maddesinin 4 üncü bendinde; sağlık kurulu raporlarında birden fazla hastalık mevcut ise çalışma gücünün en az %60’ını kaybedip kaybetmediğine dair değerlendirmede en ağır sekel bulgunun dikkate alınacağı ve Balthazard Formülünün uygulanmayacağı; ancak birden fazla hastalığın bir arada olduğu ve tedaviye rağmen çalışma olanağı vermediğine Kurum Sağlık
Kurulunca karar verilenlerin malul sayılacağının hükmedildiği, 3.9. Bu bağlamda; Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği eki Hastalık Listesi (P- 3) maddesinde de belirtildiği üzere; Kurum Sağlık Kurullarınca çalışma gücü kaybı oranı tespiti yapılırken en ağır sekel (kalıcı) bulgu dikkate alınmakla birlikte birden fazla hastalığın bir arada bulunduğu durumlarda; hastalık ve arızalar ayrı ayrı değerlendirildiğinde maluliyete sebebiyet vermese dahi;
Kurul tarafından kişinin çalışamayacağına kanaat getiriliyorsa kişinin malul sayılabildiği, 3.10. Başvuru konuşu ile ilgili olarak, anılan Sigortalı ve Kurum arasında yargı organlarınca karara bağlanmış veya yargı organlarında görülmekte olan bir uyuşmazlık bulunmadığı, 3.11. Netice itibariyle; maluliyet tespit işlemlerine yönelik sigortalı hakkında Kurumca yapılan işlemlerde usulüne aykırı bir duruma rastlanılmadığı, Hususları bildirilmiştir .
4. Başvuru konusunun tetkiki için öncelikle Kocaeli Sağlık Bilimleri Üniversitesi Derince
3 / 11Eğitim Araştırma Hastanesinden;
4.1. 29/ 08/ 2012 tarihli ve 1352 sayılı sağlık raporunun ve bu rapora ilişkin kayıtlar ve tüm dayanak belgelerin, (röntgen, MR, tahlil, tetkik, tanı, bilgi, bulgu belge, vs…)
4.2. 27/ 09/ 2017 tarihli ve 3023 sayılı sağlık raporunun ve bu rapora ilişkin kayıtlar ve tüm dayanak belgelerin, (röntgen, MR, tahlil, tetkik, tanı, bilgi, bulgu belge, vs…) gönderilmesi talep edilerek, anılan raporlar temin edilmiştir .
5. Ardından, gerekli inceleme ve araştırmanın yapılması ve çalışma gücü kayıp oranının tespit edilmesi amacıyla, temin edilen raporlar, 04/ 06/ 2018 tarihli yazıyla Adli Tıp Kurumu Başkanlığına gönderilmiştir . Adı geçen Kurumdan alınan 07/ 06/ 2018 tarihli cevabi yazıda; 5.1. Bir Tıp Fakültesi ya da Eğitim Araştırma Hastanesine sevki sağlanarak yeni çekilecek PA/
Lateral akciğer grafilerin DICOM-CD formatında, yeni yaptırılacak solunum fonksiyon testi (akım volüm halkasını içerecek şekilde), solunum sistemi muayenesi, incelemelerin düzenlenecek raporları ile birlikte gönderilmesi, 5.2. Bir Tıp Fakültesi ya da Eğitim Araştırma Hastanesine sevki sağlanarak son klinik durumunu gösterir muayenesi, nüks veya metastaz yönünden yaptırılacak tetkikleri ve tedavi planı, ameliyat edilmiş ise patoloji raporlarının gönderilmesi, 5.3. Kişinin randevu almaksızın kurulumuz muayene günleri olan pazartesi, çarşamba veya cuma günlerinden herhangi birinde kimlik belgesiyle ve tüm tıbbi belgeleriyle birlikte saat 08:30 ’da Adli
Tıp Kurumunda hazır bulunacak şekilde muayeneye gönderilmesi hususu bildirilmiştir .
6. Başvuran hakkında gerekli tetkikler tamamlandıktan sonra başvuran Adli Tıp Kurumunca da muayene edilmiştir . Bunun üzerine Adli Tıp Kurumunun 04/ 07/ 2018 tarihli ve sayılı Mütalaasında;
“ Derince Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin 22.08.2012 tarihli epikrizinde; yutma güçlüğü şikayeti, plummer winson tanılı hasta, buji dilatasyonu yapılma hikayesi mevcut, gastroskopide özofagus proksimalinde web, özofaguş alt uçta tümöral kitle ve pangastrit saptanmış, alınan biyopsi skuamöz hücreli karsİnomla uyumlu, çekilen batın BT’de gastroözofajiyal bileşkede diffüz duvar kalınlaşması ve perifundal birkaç adet lenf nodu izlendiği, 3 kür kemoterapi uygulanmış ve 1 ay radyoterapi planlanmış, takipte olduğu merkeze başvurması önerildiği, Derince Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin 29.08.2012 tarih ve sayılı raporunda; özofagus alt uçla skuamöz hücreli ca, opere olmamış, kemoterapi almış, radyoterapi planlanıyor, yaygın anksiyete bozukluğu tespit edildiği, Kartal Koşuyolu Yüksek İhtisas Hastanesi’nin 28.01.2013- 15.03.2013 tarihli epikrizinde; 1995 ve
2005 yıllarında Plummer Vinson hastalığı nedeni İle üst özofagusta darlık nedeni ile dilatasyon
uygulandığı, 2012 Ocak ayında yine yutma güçlüğü şikayeti olan hastaya yapılan endoskopide distal özofagusta kitle saplanması ve alınan biyopside skuamöz hücreli karsinom saptanması üzerine
4 / 11Musa oğlu, 1978 doğumlu Kadir Seymen’in mevcut belgelere göre 03.08.2013 tarih ve 28727 sayılı
Resmi Gazetede yayımlanan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre 22.08.2012-
17.02.2017 tarihleri arasında E- 15A maddesi kapsamında çalışma gücünün en az %60 mı
kaybetmiş olduğu, 17.02.2017 tarihinden itibaren ve halihazırda çalışma gücünün en az %60 (yüzdealtmış)’ını kaybetmemiş olduğu, malul sayılamayacağı oy birliği ile mütalaa olunur .” hususu Kurumumuza bildirilmiştir .
III. İLGİLİ MEVZUAT
7. 18/ 10/ 1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “… Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir . Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler . … ” 8. 14/ 6/ 2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında ; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir .”, 9. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 9.1. “Malul sayılma” başlıklı 25 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Sigortalının veya işverenin talebi üzerine Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurullarınca usulüne uygun düzenlenecek raporlar ve dayanağı tıbbi belgelerin incelenmesi sonucu, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamındaki sigortalılar için çalışma gücünün veya iş kazası veya meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünün en az % 60’ını, (c) bendi kapsamındaki sigortalılar için çalışma gücünün en az % 60’ını veya vazifelerini yapamayacak şekilde meslekte kazanma gücünü kaybettiği Kurum Sağlık Kurulunca tespit edilen sigortalı, malul sayılır .”, yedinci fıkrasında; “Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir .”, 9.2. “Malullük sigortasından sağlanan haklar ve yararlanma şartları” başlıklı 26 ncı maddesinin birinci fıkrasında; “Malullük sigortasından sigortalılara sağlanan hak, malullük aylığı bağlanmasıdır .”, ikinci fıkrasında; “Sigortalıya malullük aylığı bağlanabilmesi için sigortalının; a) 25 inci maddeye göre malul sayılması, b) (Değişik bent : 17.04.2008 – 5754
S.K/Madde 14) En az on yıldan beri sigortalı bulunup, toplam olarak 1800 gün veya başka birinin sürekli bakımına muhtaç derecede malul olan sigortalılar için ise sigortalılık süresi aranmaksızın
1800 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş olması, c) Maluliyeti nedeniyle
sigortalı olarak çalıştığı işten ayrıldıktan veya işyerini kapattıktan veya devrettikten sonra
Kurumdan yazılı istekte bulunması halinde malullük aylığı bağlanır .” 9.3. “Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu” başlıklı 58 inci maddesinin dördüncü fıkrasında;
6 / 11“Kurul, sigortalılar hakkında vazife malullük derecesi , iş kazası ve meslek hastalığı sonucu sürekli iş
göremezlik derecesi tespiti ile çalışma gücünün maluliyeti gerektirecek derecede kaybına ilişkin
Kurumca verilen kararlardan itiraza konu olanları inceleyerek karara bağlar .”, 10. 2659 sayılı Adli Tıp Kurumu Kanunu’nun 10.1. “Görev” başlıklı 2 nci maddesinin (a) bendinde; “Mahkemeler, hâkimlikler ve savcılıklar ile
Kurumun uygun gördüğü alanlarda kamu kurum ve kuruluşları tarafından gönderilen adlî tıpla ilgili konularda bilimsel ve teknik görüş bildirmek”, 10.2. “İhtisas Kurullarının görevleri” başlıklı 16 ncı maddesinin (II) numaralı bendinin (c) alt bendinde; “Adli Tıp Üçüncü İhtisas Kurulu : Maluliyetler, meslekte kazanma gücü kaybı, beden çalışma gücü kaybı, meslek hastalıkları, hapis cezalarının infazının ertelenmesi, sürekli hastalık, engellilik ve kocama sebepleri ile belirli kişilerin cezalarının hafifletilmesi veya kaldırılmasına ilişkin işlemler … hakkında bilimsel ve teknik görüşlerini bildirmek .”, 11. 03/ 08/ 2013 tarihli ve 28727 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Maluliyet Tespiti İşlemleri
Yönetmeliği’nin 11.1. “Malul Sayılmaya İlişkin Usul ve Esaslar” başlıklı Üçüncü Bölümünün “Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamındaki sigortalıların çalışma gücü kaybı tespiti” başlıklı 9 uncu maddesinin birinci fıkrasında; “Sigortalıların çalışma gücünün en az %60’ını kaybedip kaybetmediklerinin tespitinde Ek- 1 Hastalık Listesi esas alınır .”, ikinci fıkrasında; “Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamındaki sigortalıların, sigortalılık süresi içinde; a) Ek- 1 Hastalık Listesi’nde belirtilen hastalıkların meydana geldiği, b) Eski ve çalışmaya engel olmayan bir hastalığın, Ek- 1 Hastalık Listesi’nde belirtilen seviyelere yükseldiği, … Kurum sağlık kurulunca tespit edilen sigortalı malul sayılır .”, 11.2. “Kurum sağlık kurulu kararlarına itiraz” başlıklı 18 inci maddesinde; “Kurum sağlık kurulunca verilen kararlara yapılan itirazlar, Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunda değerlendirilir .” 11.3.“Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu kararları” başlıklı 19 uncu maddesinde; “Sosyal
Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu tarafından verilen kararlar Kurum sağlık kurullarını bağlar .”, 12. 12/ 05/ 2010 tarihli ve 27579 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Sosyal Sigorta İşlemleri
Yönetmeliği’nin “Sevk işlemleri” başlıklı 50 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; “( 1)
Sevk işlemleri, Kurumca belirlenen usul ve esaslara göre yürütülür . ( 2) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamındaki sigortalılar hariç, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları prim ödeme gün sayısı 1800 günden az olan sigortalıların sevkleri yapılmaz .” düzenlemelerine yer verilmiştir .
IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE
ÖNERİSİ
7 / 1113. Kamu Denetçisi tarafından yapılan değerlendirmede, başvuran hakkında Sosyal Güvenlik
Kurumu tarafından tesis edilen işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırı bir durumun olmadığı değerlendirildiğinden, Ret Kararı verilmesine ilişkin öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur .
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 14. Başvuranın, 2012 yılında yemek borusu kanseri nedeni ile 5 yıl sonra kontrol muayenesi şartı ile malulen emekli olduğu, 2017 Eylül ayında malulen emeklilik kontrol muayenesine sevk edildiği, Hastane Sağlık Kurulunun yaptığı muayene sonrası Kurumun kendi sağlık kurulunun, çalışma gücünün %60’ını kaybetmediği gerekçesi ile malulen emekliliğini iptal ettiği, bunun üzerine kuruma dilekçe verip Yüksek Sağlık Kuruluna itiraz ettiği; fakat Yüksek Sağlık Kurulunun 94\ 176693 sayılı kararına göre çalışma gücünün %60‘ını kaybetmediği gerekçesi ile malul sayılamayacağına karar verildiği görülmüştür . Başvuran ise hastalığının ve tedavisinin devam ettiğini, aynı zamanda hastalığı sonrası %89 ağır engelli raporu bulunduğunu, maluliyetinin tek hastalıktan dolayı iptal edildiğini, diğer hastalıklarının dikkate alınmadığını, kanser hastalığı sonrası bedensel ve ruhsal rahatsızlıkları oluştuğunu ve çalışabilecek gücünün olmadığını belirterek maluliyetinin maluliyet durumunun tespiti için SGK’na başvuruda bulunduğunu, sevk edildiği hastane tarafından düzenlenen rapora istinaden SGK’nun başvuranın çalışma gücü kayıp oranının %60’ın altında olduğu gerekçesiyle malul olmadığına karar verdiğini belirtmektedir .
15. 5510 sayılı Kanunun 9.1 no.lu paragrafta yer verilen hükmü gereği, sigortalıya malullük aylığı bağlanabilmesi için sigortalının ‘malul’ sayılması, yani çalışma gücünü en az %60 oranında kaybetmiş olması, buna ilaveten yeterli sigortalılık süresi ve prim ödeme gün sayısına sahip olması gerekmektedir .
16. Sosyal Güvenlik Kurumunun 1800 günden fazla prim ödeme gün sayısı olan ve malullük aylığı talebinde bulunan sigortalıyı, çalışma gücü kayıp oranının tespiti amacıyla Sağlık Bakanlığına bağlı bir eğitim ve araştırma hastanesine sevk etmeye ve oradan alınacak sağlık kurulu raporu ile dayanağı belgelerde kayıtlı hastalık ve arızalara göre sigortalının çalışma gücü kayıp oranını en az %60 oranında kaybedip kaybetmediğini Kurum sağlık kurulları eliyle değerlendirmeye yetkili ve görevli olduğu açıktır .
17. Başvurana ilişkin SGK kayıtlarından, Kurum Sağlık Kurulu tarafından verilen kararların itiraz üzerine Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu tarafından incelendiği ve anılan kurulca verilen kararların Kurum sağlık kurullarını bağlayıcı nitelikte olduğu, dolayısıyla maluliyetle ilgili inceleme sürecinin Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu kararıyla SGK açısından tamamlandığı anlaşılmaktadır .
18. İnceleme kapsamında tespit edilen ve başvuranın maluliyetinin tespitine ilişkin sürecin, anılan hükümlere uygun şekilde yürütülerek tamamlandığı, SGK tarafından usule ilişkin eksik bırakılan bir işlemin bulunmadığı anlaşılmaktadır .
8 / 1119. Başvuran ile SGK arasındaki ihtilafın başvuranın SGK tarafından ‘malul’ olarak kabul
edilmeyişinden doğduğu; şikayet konusunun çözümünün ise sigortalıda mevcut hastalık ve arızaların çalışma gücüne ne oranda etki ettiğinin belirlenmesine bağlı olduğu anlaşılmaktadır .
20. Söz konusu husus, tıbbi bilgi ve uzmanlığa dayalı değerlendirmeyi gerektirdiğinden ve
Kurumumuz bünyesinde bu alanda yetişmiş uzman personel bulunmadığından, 10.1 ve 10.2 no .lu paragraflarda yer verilen hükümler de dikkate alınarak, Kocaeli Sağlık Bilimleri Üniversitesi
Derince Eğitim Araştırma Hastanesi tarafından yapılan ve başvuranın mevcut hastalık ve arızalarını gösteren söz konusu tıbbi belgeler adı geçen hastaneden temin edilerek, incelenmesi ve çalışma gücü kayıp oranının tespiti amacıyla Adli Tıp Kurumu Başkanlığına gönderilmiştir . Anılan Kurumun
Üçüncü Adli Tıp İhtisas Kurulunca yapılan inceleme neticesinde verilen 04/ 07/ 2018 tarihli ve 2018/ 0055/ 41 sayılı mütalaada, başvuran Musa oğlu, 1978 doğumlu mevcut espiti belgelere göre 03.08.2013 tarih ve 28727 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Maluliyet T
İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre 22.08.2012- 17.02.2017 tarihleri arasında E- 15A maddesi kapsamında çalışma gücünün en az %60’ını kaybetmiş olduğu, 17.02.2017 tarihinden itibaren ve halihazırda çalışma gücünün en az %60 (yüzdealtmış)’ını kaybetmemiş olduğu, malul sayılamayacağının oy birliği ile mütalaa edildiği görülmektedir .
21. SGK tarafından sigortalı ve hak sahiplerinin malullük iddialarının kabul edilmediği ve Sosyal
Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu kararlarının yargıya taşındığı durumlarda Yargıtay tarafından verilen ve yerleşik içtihat haline gelmiş kararlarda da; sigortalının çalışma gücü kayıp oranının ve varsa maluliyetin başlangıç tarihinin Adli Tıp Kurumundan alınacak raporla tespit ettirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği yönünde hüküm kurulduğu görülmektedir .
22. Diğer taraftan maluliyet ile engellilik farklı kavramlar olup, bunlara ilişkin oranların tespit yöntemleri de farklılık arz etmektedir . Maluliyet tespitinde, kişinin çalışma ve meslekte kazanma gücü kaybının değerlendirilmekte ve çalışma gücü kaybı oranının tespitinde “ Maluliyet Tespiti
İşlemleri Yönetmeliği” ve eki cetveller kullanılırken; engellilik oranının tespitinde ise “Özürlülük
Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik” esas alınarak farklı bir değerlendirme yapılmaktadır . Bu nedenle engellilik oranı ile malullük oranı farklı yönetmelikler esas alınarak farklı amaçlar için tespit edilen oranlar olup, bunlar birbirleriyle ilişkilendirilemediği gibi, bunların birbirinin yerine kullanılması da mümkün değildir .
23. Maluliyet tespiti için aranan çalışma gücünün en az %60’ının kaybedilip kaybedilmediğine dair değerlendirmede en ağır sekel bulgu dikkate alınmakta olup Balthazard Formülü uygulanmasa da; birden fazla hastalığın bir arada olduğu ve tedaviye rağmen çalışma olanağı vermediğine Kurum
Sağlık Kurulunca karar verilenler hakkında maluliyet kararı verilebilmektedir . Kurum Sağlık
Kurullarınca çalışma gücü kaybı oranı tespiti yapılırken en ağır sekel (kalıcı) bulgu dikkate alınmakla birlikte birden fazla hastalığın bir arada bulunduğu durumlarda; hastalık ve arızalar ayrı ayrı değerlendirildiğinde maluliyete sebebiyet vermese dahi; Kurul tarafından kişinin çalışamayacağına kanaat getiriliyorsa kişinin malul sayılabilmektedir . Ancak somut olayda başvuran hakkında Kurum Sağlık Kurulu Yüksek Sağlık Kurulu ve Adli Tıp Kurumu tarafından yapılan tetkikler neticesinde bu yönde bir değerlendirme yapılmamıştır .
9 / 1124. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; maluliyete esas çalışma gücü kaybını
tespit etmede SGK sağlık kurullarının yetkili olduğu, itiraz üzerine ise Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık
Kurulunun yetkilendirildiği, söz konusu oranın Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine göre tespit edildiği, yetkilendirilen hastanelerce düzenlenen raporlarda oran belirtilmeyeceği, belirtilse dahi dikkate alınmayacağı, başvuranın maluliyet talebi doğrultusunda, Sağlık Bakanlığına bağlı eğitim ve araştırma hastanesine sevk edilerek muayene ettirilmesi sonucu ilgili hastane tarafından düzenlenen sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbi belgelere istinaden SGK Kurum Sağlık Kurulu ve itiraza binaen Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu tarafından verilen çalışma gücünün en az %60 oranında kaybedilmediği gerekçesiyle başvuranın malul sayılamayacağına ilişkin verilen karar ve yürütülen işlemlerde –Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulundan alınan mütalaanın da aynı doğrultuda olduğu gözetildiğinde– hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilememiştir .
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 25. İyi yönetim ilkelerine 28/ 03/ 2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan
Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında
Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; Kurumumuzun bilgi ve belge talebine süresi içinde cevap verildiği, İdarenin başvuranla ilgili işlemlerinde ‘kanunlara uygunluk’, ‘makul sürede karar verme’, ‘hesap verilebilirlik’, ‘şeffaflık’, ‘kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi’ ilkelerine uygun davrandığı, ancak idarenin, şikâyetçiye verdiği cevapta hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği bu nedenle ‘karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi’ ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, İdarenin bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir .
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
26. 14/ 06/ 2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup
Kocaeli İş Mahkemesinde yargı yolu açıktır .
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE;
Kararın BAŞVURANA ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMUNA tebliğine;
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi .
10 / 11Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi