ÖZET: Sigortalıların malullük aylığına başvuru süreçleri ve şartları, 5510 sayılı Kanun çerçevesinde belirlenmiştir. En az on yıl sigortalı olan ve toplamda 1800 gün prim ödemiş olan bireyler, malullük aylığı talep edebilir. Ayrıca, malûliyet nedeniyle işten ayrılan ya da işyerini kapatan sigortalıların, Kurumdan yazılı talepte bulunmaları durumunda bu aylık bağlanır. Maluliyet tespiti, sigortalının çalışma gücünün en az %60’ını kaybedip kaybetmediğine göre yapılır ve bu süreçte Ek-1 Hastalık Listesi dikkate alınır.

Bir başvuru üzerine yapılan incelemede, başvuranın çalışma gücünün %60’ını kaybettiği ve malullük aylığına hak kazandığı tespit edilmiştir. Ancak, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yapılan değerlendirme sonucunda başvuranın malul sayılmadığına karar verilmiştir. Kamu Denetçisi, bu durumu hukuka aykırı bulmuş ve malullük aylığının bağlanması gerektiğini belirtmiştir. Ayrıca, idarenin başvuru süreçlerinde iyi yönetim ilkelerine uygun hareket etmediği, başvuru yollarını belirtmediği vurgulanmıştır.

Sonuç olarak, başvuranın malullük aylığı talebinin yeniden değerlendirilmesi gerektiği ve bu konuda Sosyal Güvenlik Kurumu’na tavsiyede bulunulması gerektiği ifade edilmiştir. İdarenin, bu tavsiye kararına uygun hareket etmesi beklenmektedir.

b) En az on yıldan beri sigortalı bulunup, toplam olarak 1800 gün veya başka birinin sürekli bakımına muhtaç derecede malûl olan sigortalılar için ise sigortalılık süresi aranmaksızın 1800 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş olması, c) Malûliyeti nedeniyle sigortalı olarak çalıştığı işten ayrıldıktan veya işyerini kapattıktan veya devrettikten sonra Kurumdan yazılı istekte bulunması, halinde malûllük aylığı bağlanır…” hükmü yer almaktadır.

5. Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğinin 9’uncu maddesinde, “(1) Sigortalıların çalışma gücünün en az %60’ını kaybedip kaybetmediklerinin tespitinde Ek-1 Hastalık Listesi esas alınır.

(2) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamındaki sigortalıların, sigortalılık süresi içinde; a) Ek-1 Hastalık Listesi’nde belirtilen hastalıkların meydana geldiği, b) Eski ve çalışmaya engel olmayan bir hastalığın, Ek-1 Hastalık Listesi’nde belirtilen seviyelere yükseldiği, c) Çalışma gücünün en az %60’ını kaybetmiş haliyle ilk defa çalışmaya başlayan, ancak daha sonra ortaya çıkan farklı bir hastalık nedeniyle bu Yönetmelik hükümlerine göre çalışma gücünün en az %60’ını kaybettiği, ç) İş kazası veya meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünün en az %60’ını kaybettiği, Kurum sağlık kurulunca tespit edilen sigortalı malul sayılır…” hükmüne yer verilmektedir.

6. Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği Ek-1 Hastalık Listesinin “O. Solunum Sistemi

Hastalıkları” bölümünde, “1. Kronik Pulmoner Yetmezlik: Kronik obstruktif akciğer hastalığı, kronik restriktif akciğer hastalığı, klinik olarak belgelenmiş akciğer hastalığına bağlı olarak gaz değişiminde kronik kalıcı bozulma olan durumlar

A. Ağır fonksiyonel etkilenme; istirahat PO2 değeri 50 mmHg’dan az veya 60 mmHg’nın altında ve beraberinde pulmoner hipertansiyon, kor pulmonale, egzersizle artan ağır hipoksemi bulgularının olması…” ifadesine yer verilmektedir.

IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE

ÖNERİSİ

7. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; çalışma gücünün

%60’ını kaybettiği ve malullük aylığı bağlanması için gerekli olan diğer şartları da taşıdığı anlaşılan başvurana söz konusu aylığın bağlanması gerekirken idarece talebin reddi yönünde tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılarak “Tavsiye Kararı Önerisi”

Kamu Başdenetçisine sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 8. Başvuran ile idare arasındaki uyuşmazlığın malullük sigortası kapsamında aylık bağlanması talebinin reddine ilişkin işlemden kaynaklandığı görülmektedir. Söz konusu uyuşmazlığın adilane bir çözüme kavuşturulması için öncelikle malullük aylığına hak kazanma şartlarının tespit edilmesi, ardından başvuranın tespit edilecek bu şartları taşıyıp taşımadığının ortaya koyulması gerekmektedir.

9. Malullük aylığı bağlanması için gerekli olan şartların 5510 sayılı Kanunun 26’ncı maddesinde düzenlendiği, bu kapsamda sigortalının anılan Kanunun 25’inci maddesine göre malul sayılması, en az on yıldan beri sigortalı bulunup toplam olarak 1800 gün veya başka birinin sürekli bakımına muhtaç derecede malûl olan sigortalılar için ise sigortalılık süresi aranmaksızın 1800 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş olması, malûliyeti nedeniyle sigortalı olarak çalıştığı işten ayrıldıktan veya işyerini kapattıktan veya devrettikten sonra Kurumdan yazılı istekte bulunması halinde malûllük aylığı bağlanacağı öngörülmektedir.

10. Başvuranın 5510 sayılı Kanunun 25’inci maddesine göre malul sayılma şartı dışındaki şartları taşıdığı hususunda herhangi bir tereddüt bulunmamaktadır. Zira başvuranın talep tarihi itibariyle herhangi bir işyerinde çalışmadığı, isteğe bağlı sigortalılık kapsamında prim ödemeye devam ettiği, sigortalılık süresinin on yılın üzerinde olduğu, 3126 prim ödeme gün sayısının bulunduğu görülmektedir.

11. Bu itibarla başvuranın çalışma gücünün veya iş kazası veya meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünün en az % 60’ını kaybedip kaybetmediğinin araştırılması gerekmektedir. Başvuranın talebi üzerine idarece başvuranın sağlık kuruluşuna sevk edildiği, yapılan tetkik ve muayene neticesinde elde edilen verilerin önce Kurum Sağlık Kurulunca, ardından Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca değerlendirildiği, söz konusu değerlendirme neticesinde başvuranın çalışma gücünün %60’ını kaybetmediğine ve malul sayılmadığına karar verildiği anlaşılmaktadır.

12. Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğinin 9’uncu maddesinde, sigortalıların çalışma gücünün en az %60’ını kaybedip kaybetmediklerinin tespitinde Ek-1 Hastalık Listesinin esas alınacağı, 5510 sayılı Kanunun 4’üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamındaki sigortalıların, sigortalılık süresi içinde Ek-1 Hastalık Listesi’nde belirtilen hastalıkların meydana geldiği tespit edilen sigortalının malul sayılacağı kurala bağlanmaktadır.

13. Başvuranın çalışma gücünün veya iş kazası veya meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünün en az % 60’ını kaybedip kaybetmediğinin tıbbi bilgi ve uzmanlığa dayalı incelememeyi gerektirdiği dikkate alınarak başvuranın sevk edildiği sağlık kuruluşları tarafından yapılan tetkiklere ve düzenlenen raporlara ilişkin veriler çalışma gücü kayıp oranının tespiti amacıyla Adli Tıp Kurumu Başkanlığına gönderilmiştir.

14. Söz konusu idarece yapılan inceleme ve araştırma neticesinde, başvuranda Kronik

Obstrüktif Akciğer Hastalığı bulunduğu, Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği Ek-1 Hastalık

Listesi O-1A maddesi gereğince çalışma gücünün en az %60’ını kaybettiği, malul sayılması gerektiği, ayrıca başkasının sürekli bakımına muhtaç durumda olduğu mütalaa edilmektedir.

15. Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğinin 9’uncu maddesi uyarınca Ek-1 Hastalık

Listesi’nde belirtilen hastalıkların meydana geldiği tespit edilen sigortalıların malul sayılacağı, söz konusu listenin Solunum Sistemi Hastalıkları bölümünde kronik obstrüktif akciğer hastalığına yer verildiği, başvuranın söz konusu hastalığa düçar olduğu, bu hastalık sebebiyle ağır fonksiyonel etkilenmenin varit olduğu anlaşılmaktadır.

16. Bu itibarla çalışma gücünün %60’ını kaybettiği ve malullük aylığı bağlanması için gerekli olan diğer şartları da taşıdığı anlaşılan başvurana söz konusu aylığın bağlanması gerekirken idarece talebin reddi yönünde tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmaktadır.

B. İyi Yönetim İlkelerine Uygunluk Yönünden Değerlendirme 17. İyi yönetim ilkelerine Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; Kurumumuzca istenen bilgi ve belgelerin idare tarafından süresi içerisinde ve gerekçeli olarak gönderildiği, bu yönüyle “makul sürede karar verme ve kararların gerekçeli olması” ilkelerine uygun davranıldığı; diğer taraftan idarece başvurana verilen cevabi yazıda ilgili işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceğinin gösterilmediği, bu nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uyulmadığı anlaşılmış olup idarenin söz konusu ilkeye uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA HÜRRİYETİNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

18. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21’inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden artakalan süre işlemeye devam edecek olup İstanbul İş Mahkemesinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Başvurunun KABULÜNE,

Başvuranın malullük aylığı bağlanması talebinin reddi yönünde tesis edilen işlemin yeniden değerlendirilmesi hususunda SOSYAL GÜVENLİK KURUMUNA TAVSİYEDE

BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kanunun 20’nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, idarece bu karar üzerine

tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğunun idareye hatırlatılmasına,

Kararın başvurana ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMUNA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi