|
ÖZET: Başvuru sahibi, 2008 yılında tescillenen markasının yenileme başvurusunu unutarak 14 ay sonra yeniden tescil başvurusu yaptığını, ancak Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından markasının benzerliği nedeniyle yeniden tescil talebinin reddedildiğini belirtmiştir. İdare, başvuru sahibinin markasının koruma süresinin sona erdiğini ve bu nedenle itiraz hakkının bulunmadığını ifade etmiştir. Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 28/1 maddesi gereği, yenilememe nedeniyle hakların sona erdiği ve bu sebeple başvuruya yapılan itirazın reddedileceği belirtilmiştir.
İdare, 2017 yılında tescil edilen benzer bir markanın varlığını, başvuru sahibinin itirazda bulunmaması nedeniyle dikkate almış ve bu durumun karıştırılma ihtimali doğurabileceğini vurgulamıştır. Ancak, başvuru sahibinin markasının koruma süresi sona ermeden benzer bir markanın tescil edilmesinin, haksız rekabete yol açacağı ve başvuru sahibinin hak kaybına uğrayacağı sonucuna varılmıştır. Bu nedenle, başvuru sahibinin markasının iptal edilmesi ve tekrar tescil edilmesi yönünde yeni bir işlem yapılması tavsiye edilmiştir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2020/89308-S.20.97745
BAŞVURU NO : 2020/95083
KARAR TARİHİ : 09/12/2020
TAVSİYE KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : TÜRK PATENT VE MARKA KURUMU BAŞKANLIĞI
Marka tescilinin düzeltilmesi talebi
BAŞVURUNUN KONUSU :
BAŞVURU TARİHİ : 30/08/2020
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Yavuz Kalkan tarafından Kurumumuza yapılan tarihli başvuruda, özetle; başvuran 2008 yılında tescillenen ASLI markasının yenileme başvurusunu unutarak 14 ay sonra yeniden tescil başvurusu yaptığını fakat 24 ay adına bekletiliyor olmasına rağmen firması ile benzerlik sebebiyle karıştırılabileceği gerekçesiyle markasının yeniden kendi adına tescil edilmesi talebinin reddedildiğini, 2008-2018 yılları arasında markanın tescilinin kendisinde olmasına rağmen firmasına onay verildiğini, kullandığı marka yazılı çok sayıda malzemenin elinde bulunduğunu ve bu yüzden mağdur olduğunu belirterek markasının iptal edilmesini ve markasının tekrar kendi adına tescil edilmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Başvuru konusu ile ilgili olarak Türk Patent ve Marka Kurumu Başkanlığından 14/09/2020 tarihli ve S. sayılı yazımızla bilgi ve belge talep edilmiş olup Türk
Patent ve Marka Kurumu Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından gönderilen 19/10/2020 tarihli ve E.2020-OE- sayılı cevabi yazıda özetle; 2.1. İlgili tarafından 2019/99726 sayılı ve ibareli marka için 16/10/2019 tarihinde marka başvurusu yapıldığı, başvurunun 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun mutlak ret nedenlerini içerir 5 inci maddesi kapsamında incelenerek 336 sayılı Bültende 12/11/2019 tarihinde yayımlandığı, bu yayım kararına karşı 26/12/2019 tarihinde “ ” markası sahibince Sınai Mülkiyet Kanununun nispi ret nedenlerini içerir 6 ncı maddesi kapsamında itirazda bulunulduğu, ilgili itirazın incelenmesi sonucu markalar arası karıştırılma ihtimali tespiti ile itirazın kabul, başvurunun ise reddi yönünde karar verildiği, bu karara karşı başvuru sahibince 04/06/2020 tarihinde Sınai Mülkiyet Kanununun 20 nci maddesi kapsamında karara itirazda bulunulduğu, Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından itirazın incelendiği ve başvurunun reddi yönündeki kararın onandığı, 2.2. Başvuru süreçleri dikkate alındığında, markalar arası benzerliğin öncelikle Sınai Mülkiyet
Kanununun 5/1-ç bendi kapsamında Kurumlarınca resen incelendiği, bu kapsamda daha önce aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzer bir markanın Kurumlarının marka sicilinde bulunup bulunmadığına dair benzerlik araştırması yapıldığı, araştırma raporu sonucunda, tıpkı 2019/99726 sayılı başvuruda olduğu gibi, daha önce sicile kaydedilmiş markalar ile ayniyet derecesinde benzer görülmeyen markaların yayımlandığı, her başvurunun kendine özgü hususiyetleri olmakla beraber Sınai Mülkiyet Kanununun gerek 5 inci gerekse 6 ncı maddelerinde belirtilen benzerlik kriterlerine ilişkin yaklaşımlara, Kurumlarının resmi internet sitesinde yer alan ve link üzerinden üçüncü kişilerin erişimine açık İnceleme Kılavuzunun rehberlik ettiği, bu kılavuzun ise Yerel Mahkeme ve Yargıtay kararları ile mehaz hukukun uygulamasına yön veren Avrupa Adalet Divanı kararlarından yola çıkılarak hazırlandığı,
2.3. 2017/01734 sayılı ve ibareli marka için 10/01/2017 tarihinde başvuru yapıldığı, markanın 28/06/2017 tarihinde tescil edildiği, söz konusu markanın 26/02/2017 tarihli Bülten yayımına itirazda bulunulmadığı, Sınai Mülkiyet Kanununun 6 ncı maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca inceleme yapılabilmesi için yenilememe nedeniyle hakkı sona eren marka sahibince süresi içinde itirazda bulunulması gerektiği, 2017/01734 sayılı ve ibareli markaya ise herhangi bir itirazda bulunulmadığı, bu sebeple ilgili fıkra uyarınca inceleme yapılamadığı, 2.4. Bilgi ve belge talep yazımızda belirtilen Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu ve yargı kararlarından da görüleceği üzere, “ ” ve “ ” ibareli iki marka arasında karıştırılma ihtimalinin var olduğu, 2017/ sayılı ve “ ” ibareli marka sahibi tarafından 2019/ sayılı ve “ ” ibareli markanın tesciline yapılan itiraz açısından önceliğin başvuru tarihi gerekçesiyle 2017/ sayılı marka sahibinde bulunduğu, 2008/ sayılı ve “ ” ibareli markanın Sınai Mülkiyet Kanununun 28/1 fıkrasının (a)
bendi uyarınca yenilememe nedeniyle hakkının sona erdiği, sona eren bir marka nedeniyle başvuruya yapılan itirazın reddini sağlayacak kazanılmış haktan bahsedilmesinin mümkün olmadığı, 2008/ sayılı ve “ ” ibareli marka sahibinin ancak 2017/ sayılı ve ibareli markanın yayımı sonrası Sınai Mülkiyet Kanununun 6/3 ve 6/8 fıkraları uyarınca şartları karşılaması koşuluyla başvuruya itirazda bunulabileceği, fakat bu itiraz hakkını Kurumları nezdinde kullanmadığı ve 2017/ sayılı ve “ ” ibareli markanın bu sebeple tescil edildiği,
2.5. Bundan sonraki süreçte ilgilinin Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu kararına karşı süresi içinde dava açma hakkının bulunduğu veya Sınai Mülkiyet Kanununun 25/1 uyarınca 2017/ sayılı ve “ ” ibareli tescili markaya karşı hükümsüzlük talebinde bulunabileceği, hususlarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın; 3.1. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan
Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”, 3.2. “Yasama yetkisi” başlıklı 7 inci maddesinde; “Yasama yetkisi Türk Milleti adına
Türkiye Büyük Millet Meclisinindir. Bu yetki devredilemez.” , “Kanun önünde eşitlik” başlıklı 10 uncu maddesinin birinci ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir… Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar.” , 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 5. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun; 5.1. Amaç ve kapsam başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Kanunun amacı; marka, coğrafi işaret, tasarım, patent, faydalı model ile geleneksel ürün adlarına ilişkin hakların korunması ve bu suretle teknolojik, ekonomik ve sosyal ilerlemenin gerçekleştirilmesine katkı sağlamaktır.
Bu Kanun; marka, coğrafi işaret, tasarım, patent, faydalı model ile geleneksel ürün adlarına ilişkin başvuruları, tescil ve tescil sonrası işlemleri ve bu hakların ihlaline dair hukuki ve cezai yaptırımları kapsar.”, 5.2. “Korumadan yararlanacak kişiler” başlıklı 3 üncü maddesinde; “Bu Kanunla sağlanan korumadan; a) Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları, b) Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde yerleşim yeri olan veya sınai ya da ticari faaliyette bulunan gerçek veya tüzel kişiler, c) Paris Sözleşmesi veya 15/4/1994 tarihli Dünya Ticaret Örgütü Kuruluş Anlaşması hükümleri dâhilinde başvuru hakkına sahip kişiler, ç) Karşılıklılık ilkesi uyarınca, Türkiye Cumhuriyeti uyruğundaki kişilere sınai mülkiyet hakkı koruması sağlayan devletlerin uyruğundaki kişiler, yararlanır.”, 5.3. “Marka olabilecek işaretler” başlıklı 4 üncü maddesinde; “Marka, bir teşebbüsün mallarının veya hizmetlerinin diğer teşebbüslerin mallarından veya hizmetlerinden ayırt edilmesini sağlaması ve marka sahibine sağlanan korumanın konusunun açık ve kesin olarak anlaşılmasını sağlayabilecek şekilde sicilde gösterilebilir olması şartıyla kişi adları dâhil sözcükler, şekiller, renkler, harfler, sayılar, sesler ve malların veya ambalajlarının biçimi olmak üzere her tür işaretten oluşabilir.”, 5.4. Marka tescilinde mutlak ret nedenleri başlıklı 5 inci maddesinde; “Aşağıda belirtilen
işaretler, marka olarak tescil edilmez:
a) 4 üncü madde kapsamında marka olamayacak işaretler.
b) Herhangi bir ayırt edici niteliğe sahip olmayan işaretler.
c) Ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirten veya malların üretildiği, hizmetlerin sunulduğu zamanı gösteren veya malların ya da hizmetlerin diğer özelliklerini belirten işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretler.
ç) Aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetlerle ilgili olarak tescil edilmiş ya da daha önceki tarihte tescil başvurusu yapılmış marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer işaretler.
d) Ticaret alanında herkes tarafından kullanılan veya belirli bir meslek, sanat veya ticaret grubuna mensup olanları ayırt etmeye yarayan işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretler.
e) Malın doğası gereği ortaya çıkan şeklini ya da başka bir özelliğini veya teknik bir sonucu elde etmek için zorunlu olan veya mala asli değerini veren şeklî ya da başka bir özelliğini münhasıran içeren işaretler.
f) Mal veya hizmetin niteliği, kalitesi veya coğrafi kaynağı gibi konularda halkı yanıltacak işaretler.
g) Paris Sözleşmesinin 2 nci mükerrer 6 ncı maddesine göre reddedilecek işaretler.
ğ) Paris Sözleşmesinin 2 nci mükerrer 6 ncı maddesi kapsamı dışında kalan ancak kamuyu ilgilendiren, tarihi ve kültürel değerler bakımından halka mal olmuş diğer işaretler ile yetkili mercilerce tescil izni verilmemiş olan armaları, nişanları veya adlandırmaları içeren işaretler.
h) Dinî değerleri veya sembolleri içeren işaretler.
ı) Kamu düzenine veya genel ahlaka aykırı işaretler.
i) Tescilli coğrafi işaretten oluşan ya da tescilli coğrafi işaret içeren işaretler.
Bir marka, başvuru tarihinden önce kullanılmış ve başvuruya konu mal veya hizmetler bakımından bu kullanım sonucu ayırt edici nitelik kazanmışsa bu markanın tescili birinci fıkranın (b), (c) ve (d) bentlerine göre reddedilemez.
Bir marka başvurusu, önceki marka sahibinin başvurunun tesciline açıkça muvafakat ettiğini gösteren noter onaylı belgenin Kuruma sunulması hâlinde birinci fıkranın (ç) bendine göre reddedilemez. Muvafakatnameye ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir.”, 5.5. Marka tescilinde nispi ret nedenleri başlıklı 6 ncı maddesinde; “Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.
Paris Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.
Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.
Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir.
Kötü niyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir.”, 5.6. “Karara itiraz” başlıklı 20 nci maddesinde; “Kurum tarafından bu Kitap kapsamında alınan kararlardan zarar gören taraflar, kararlara karşı Kurum nezdinde itiraz edebilir.
İtiraz, kararın bildirim tarihinden itibaren iki ay içinde yazılı ve gerekçeli olarak Kuruma yapılır. İtiraz gerekçelerinin bu süre içinde sunulmaması hâlinde itiraz yapılmamış sayılır.
İtirazın incelenmesi için itiraz süresi içinde ücretin ödenmesi ve aynı süre içinde ücretin ödendiğine ilişkin bilginin Kuruma sunulması zorunludur. İtiraz süresinden sonra itiraz gerekçeleri değiştirilemez ve yeni gerekçeler eklenemez.
5.7. “Karara itirazların incelenmesi” başlıklı 21 inci maddesinde; “Şeklî eksiklik içermeyen itirazlar, Kurul tarafından incelenir.
Kurul, taraflardan itirazlara ilişkin görüşlerini süresi içinde bildirmelerini ister. Kurum gerekli gördüğü takdirde taraflardan ek bilgi ve belge sunmalarını isteyebilir. İstenilen ek bilgi ve belgelerin veya görüşlerin süresinde Kuruma sunulmaması hâlinde itiraz, mevcut bilgi ve belgeler kapsamında değerlendirilir.
Kurul, 19 uncu maddenin üçüncü fıkrası uyarınca verilen kararlara karşı yapılan itirazlarda, gerekli görürse, tarafları 19 uncu maddenin dördüncü fıkrasına göre uzlaşmaya teşvik edebilir.
Kurul, itiraz hakkında yapacağı inceleme ve değerlendirme sonucunda Kurumun nihai kararını verir.”, 5.8. Koruma süresi ve yenileme başlıklı 23 üncü maddesinde; “Tescilli markanın koruma süresi başvuru tarihinden itibaren on yıldır. Bu süre, onar yıllık dönemler hâlinde yenilenir.
Yenileme talebinin marka sahibi tarafından koruma süresinin sona erdiği tarihten önceki altı ay içinde yapılması ve aynı süre içinde yenileme ücretinin ödendiğine ilişkin bilginin Kuruma sunulması gerekir. Bu süre içinde talebin yapılmaması veya yenileme ücretinin ödendiğine ilişkin bilginin Kuruma sunulmaması hâlinde, yenileme talebi, koruma süresinin sona erdiği tarihten itibaren altı aylık süre içinde ek ücretin ödenmesi şartıyla da yapılabilir.
Marka, tescil kapsamında bulunan mal veya hizmetlerin bir kısmı için de yenilenebilir.
Ortak markanın yenilenmesi için gruba dâhil işletmelerden birinin talebi yeterlidir.
Yenileme, önceki koruma süresinin sona erdiği tarihi izleyen günden itibaren hüküm ifade eder.
Yenileme, sicile kaydedilir ve Bültende yayımlanır.” hükümleri yer almaktadır.
IV. KAMU DENETÇİSİ ARİF DÜLGER’İN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
6. Başvuranın iddiaları, İdarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Tavsiye Kararı Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 7. Başvuru sahibi, 2008 yılında tescillenen markasının yenileme başvurusunu unutarak
14 ay sonra yeniden tescil başvurusu yaptığını fakat 24 ay adına bekletiliyor olmasına rağmen
firması ile benzerlik sebebiyle karıştırılabileceği gerekçesiyle markasının yeniden kendi adına tescil edilmesi talebinin reddedildiğini, markasının 2008-2018 yılları arasında 10 yıl süre ile kendisi adına koruma altında olmasına rağmen firmasına onay verildiğini, kullandığı marka yazılı çok sayıda malzemenin elinde bulunduğunu ve bu yüzden mağdur olduğunu belirterek markasının iptal edilmesini ve markasının tekrar kendi adına tescil edilmesini talep etmektedir.
8. Konuyla ilgili olarak Türk Patent ve Marka Kurumu Markalar Dairesi Başkanlığı özetle; ve ibareli iki marka arasında karıştırılma ihtimalinin var olduğunu, 2017/01734 sayılı ve ibareli marka sahibi tarafından 2019/ sayılı ve ibareli markanın tesciline yapılan itiraz açısından önceliğin başvuru tarihi gerekçesiyle 2017/ sayılı marka sahibinde bulunduğunu, 2008/ sayılı ve ibareli markanın
Sınai Mülkiyet Kanununun 28/1 fıkrasının (a) bendi uyarınca yenilememe nedeniyle hakkının sona erdiğini, sona eren bir marka nedeniyle başvuruya yapılan itirazın reddini sağlayacak kazanılmış haktan bahsedilmesinin mümkün olmadığını, 2008/ sayılı ve ibareli marka sahibinin ancak 2017/ sayılı ve ibareli markanın yayımı sonrası Sınai
Mülkiyet Kanununun 6/3 ve 6/8 fıkraları uyarınca şartları karşılaması koşuluyla başvuruya itirazda bunulabileceğini, fakat bu itiraz hakkını Kurumları nezdinde kullanmadığını ve 2017/ sayılı ve ibareli markanın bu sebeple tescil edildiğini, ifade etmektedir.
9. Sınai Mülkiyet Kanununun “Koruma süresi ve yenileme” başlıklı 23 üncü maddesinde, tescilli markanın koruma süresinin başvuru tarihinden itibaren on yıl olduğu, bu sürenin, onar yıllık dönemler hâlinde yenileneceği ve yenilemenin, önceki koruma süresinin sona erdiği tarihi izleyen günden itibaren hüküm ifade edeceği; “marka tescilinde mutlak ret nedenleri” başlıklı 5 inci maddesinde de aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetlerle ilgili olarak tescil edilmiş ya da daha önceki tarihte tescil başvurusu yapılmış marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer işaretlerin marka olarak tescil edilemeyeceği hüküm altına alınmıştır. Bu hükümler uyarınca, koruma altına alınmış olan tescilli bir markanın koruma süresi sona ermeden benzer isimle yeni bir markanın tescil edilmemesi gerektiği anlaşılmaktadır.
10. Bir markanın Sınai Mülkiyet Kanununa uygun şekilde tescil ettirildikten sonra koruma süresi sona ermeden karıştırılma ihtimali bulunan benzer isimli başka bir markanın tescil edilmesinin önceki marka sahibinin koruma hakkından yararlanmasının engellenmesi sonucunu doğuracağı tabiidir.
11. Başvuru konusu olayda, 2008/ sayılı ibareli marka Markaların Korunması
Hakkında 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye göre 14/04/2008 tarihinden itibaren 10 yıl süreyle 04/09/2009 tarihinde tescil edilmiş, dolayısıyla 14//04/2008 ve 14/04/2018 tarihleri arasında kalan 10 yıl boyunca koruma altına alınmıştır. Ancak söz konusu koruma süresi sona ermeden önce 10/01/2017 tarihinde yapılan başvuru sonucunda 2017 sayılı ve ibareli marka 28/06/2017 tarihinde tescil edilmiş bulunmaktadır. Söz konusu tescil işleminin daha önce aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzer bir markanın marka sicilinde bulunup bulunmadığına dair benzerlik araştırması yapılmadan gerçekleştirildiği, iki markanın karıştırılma ihtimali olabileceğinin yapılan başvurunun incelenmesi sırasında göz önünde bulundurulmadığı anlaşılmaktadır.
12. İdare tarafından, başvuran 28/06/2017 tarihinde tescil edilen markasının 26/02/2017 tarihli Bülten yayımına itirazda bulunmadığından Sınai Mülkiyet Kanununun 6 ncı maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca inceleme yapılamadığı ifade edilse de; söz konusu fıkrada, “Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir.” denilmektedir. Olayda ise koruma süresi henüz sona ermemiş bir markaya benzer başka bir markanın tescili söz konusu olduğundan, idarenin koruma süresi devam eden marka sahibinin itirazını aramaksızın resen benzerlik araştırması yapması gerekmekte; söz konusu fıkra uyarınca koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan bir marka başvurusu bulunması halinde inceleme yapmak için önceki marka sahibinin itirazını araması gerekmekte idi.
13. Marka başvuru sürecinde, markalar arası benzerliğin öncelikle Sınai Mülkiyet Kanununun
5 inci maddesinin 1 inci fıkrasının ç bendi kapsamında Türk Patent ve Marka Kurumunca resen
incelenerek daha önce aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzer bir markanın marka sicilinde bulunup bulunmadığına dair benzerlik araştırması yapılması gerekmekte olduğu dikkate alındığında; markasının koruma süresi devam ederken markasının tescili için yapılmış olan başvurunun kabul edilmesinin mümkün olmadığı değerlendirilmektedir.
14. Başvuru konusuna benzer olup dava konusu yapılmış olaylarla ilgili olarak Yargıtay 11 inci Hukuk Dairesince aynı yönde verilen çeşitli kararlardan bazılarına bakıldığında, -12/05/2003 tarihli ve E.2002/12399, K.2003/4710 sayılı kararda, “DİAMO” markasının önceden tescil edilmiş “DİA+ŞEKİL” markası ile benzerlikleri nedeniyle karıştırılma ihtimali bulunduğundan tescil edilemeyeceğine hükmedildiği, -05/05/2003 tarihli ve E.2002/12018, K.2003/4432 sayılı kararda, 1994 yılında tescil edilmiş
“PORT” markası ile daha sonra tescil edilen “İNTERPORT” markasının ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğuna hükmedildiği, -15/12/2011 tarihli ve E.2010/164, K.2011/17116 sayılı kararda, “MİS” ve “MİSMİL” markalarının benzer olduğuna hükmedildiği, -05/02/2007 tarihli ve E.2005/13645, K2007/1319 sayılı kararda, “CASA” ve “CASAMIA” marklarının benzer olduğuna hükmedildiği görülmektedir.
15. Türk Patent ve Marka Kurumu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu tarafından geçmişte benzer konularla ilgili olarak verilen bazı kararlara bakıldığında, -19/03/2012 tarihli ve2011-M-424 sayılı kararda, “TEKNOBİM” ve “BİM” ibareli markaların karıştırılma ihtimaline yol açabilecek ölçüde benzer olduğu yönünde karar verildiği, -19/11/2014 tarihli ve 2014-M-15658 sayılı kararda, “DAMLA” ve “ÖZDAMLA” markalarının benzerliği nedeniyle sonraki başvuru olan “ÖZDAMLA” markasının başvurusunun reddi yönünde karar verildiği, -26/08/2011 tarihli ve2011-M-3262 sayılı kararda, “LOFÇÖZ” markasının başvurusunun
“ÇÖZ, PORÇÖZ, KİR-ÇÖZ, DÖLÇÖZ, POR-ÇÖZ” markalarıyla karıştırılma ihtimali bulunduğu gerekçesiyle reddi yönünde karar verildiği görülmektedir.
16. Sınai Mülkiyet Kanununun “Marka olabilecek işaretler” başlıklı 4 üncü maddesinde de belirtildiği üzere markanın en önemli işlevlerinden birinin bir teşebbüsün mal ve hizmetlerini diğer teşebbüsün mal ve hizmetlerinden ayırmak suretiyle koruma sağlamak olduğu göz önünde bulundurulduğunda başvuran adına tescil edilmiş bulunan ibareli markanın 14/04/2008 tarihinde başlayan 10 yıllık koruma süresi sona ermeden, karıştırılma ihtimaline yol açabilecek ölçüde benzer olan ibareli markanın tescil edilmesinin haksız rekabete yol açacağının kabul edilmesi gerektiği değerlendirilmektedir.
17. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde, başvuran adına tescilli olan markanın koruma süresi sona ermeden karıştırılma ihtimaline yol açabilecek ölçüde benzer başka bir markanın tescil edilmiş olması hak kaybına yol açacağından, başvuranın markasının iptal edilmesi ve markasının tekrar kendi adına tescil edilmesi talebinin İdare tarafından reddi işleminde hukuka ve hakkaniyete uyarlık olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden 8ed0-d018-c893 kodu ile yapılabilir.
18. 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği
Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmede, şikâyet başvurusu kapsamında, idarenin, başvurana ilişkin işlemlerle ilgili bilgi ve belgeleri süresi içerisinde ve gerekçeli olarak kurumumuza gönderdiği, bu anlamda
“kararların gerekçeli olması”, “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ve “makul sürede karar verme” ilkelerine; ayrıca şikâyetçiye verilen cevapta işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceğinin gösterilmiş olması sebebiyle “karara karşı başvuru yollarının ve süresinin gösterilmesi” ilkesine uygun davranıldığı görülmüştür.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
19. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse dava açma süresinden (varsa) arta kalan süre işlemeye devam edecek olup
Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN KABULÜNE, markasının iptal edilmesi ve markasının tekrar başvuran adına tescil edilmesi yönünde yeni bir işlem tesis edilmesi hususunda TÜRK
PATENT VE MARKA KURUMU BAŞKANLIĞI’NA TAVSİYEDE
BULUNULMASINA;
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası
uyarınca; Türk Patent Ve Marka Kurumu Başkanlığı tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Bu kararın BAŞVURANA ve TÜRK PATENT VE MARKA KURUMU BAŞKANLIĞINA tebliğine; Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi