|
ÖZET: Başvuru, Türk Patent ve Marka Kurumu’na yapılan bir marka tescil talebinin reddine ilişkindir. Başvuran, Z isimli şirketin 2020 yılında gerçekleştirdiği marka tescil araştırmasında herhangi bir kayıt bulunmadığını, kendi markasını “.com.tr” uzantısıyla tescil ettirdiğini belirtmiştir. Ancak, S markasının tescil edilmesi üzerine, karıştırılma ihtimali gerekçesiyle Z markasının tescil talebi reddedilmiştir. Başvuran, S markasının 2016’dan beri aktif kullanılmadığını ve tescil sınıflarının benzerlik taşımadığını iddia ederek, Türk Patent Enstitüsü’nün kararının düzeltilmesini talep etmiştir.
Türk Patent ve Marka Kurumu, başvuruya ilişkin yaptığı incelemede, Z ve S markaları arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu tespit etmiştir. İtiraz sürecinde, başvuranın itiraz gerekçesi olan S markasının kullanımına dair bilgi sunmaması nedeniyle, itiraz reddedilmiştir. Kurum, başvuru kapsamındaki mal ve hizmetlerin benzerlik düzeyini değerlendirerek, başvurunun kısmen reddine karar vermiştir. Sonuç olarak, başvuru sahibinin itirazı, yapılan incelemeler sonucunda yerinde bulunmamış ve başvurunun reddi karara bağlanmıştır. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2023/10028-S.23.16141
BAŞVURU NO : 2023/1059
KARAR TARİHİ : 10/08/2023
RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : TÜRK PATENT VE MARKA KURUMU BAŞKANLIĞI
Marka tescil talebi hakkındadır.
BAŞVURUNUN KONUSU :
BAŞVURU TARİHİ : 19/01/2023
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. tarafından Kurumumuza yapılan tarihli başvuruda, özetle; adı geçen, Z isimli şirket isim tescili araştırmasını 2020 yılında yaptığında her hangi bir kayıt ve tescil olmayıp markasının “.com.tr” uzantısına kadar aldığını, sonradan kendi firmasıyla ile aynı sınıfta olmayan
S markasının tescile itiraz ettiğini, firması ile benzerlik sebebiyle karıştırılabileceği gerekçesiyle
Z markasının kendi adına tescil edilmesi talebinin reddedildiğini, muterizin tescilinin 2016 yılı civarı olup sınıf benzerliği olmaması ve markanın aktif kullanım yapmadığını, buna karşın kendi firmasının aktif olduğunu sınıfı ve başvuru yaptığı alanlar için yapılan işler ve düzenlenen faturalara kadar beyan ettiğini, firmanın 2020 yılında logo değişikliği yaparak tekrar güncellediğini, firmanın marka kullanım beyanında bulunamadığını ama Türk Patent Kurumuna başvuru yaptıklarında yine tescil edilmediğini benzer kararlar göstererek bir üst makam YİK başvuru yaptığında benzerlik kıyaslaması yapılarak reddedildiğini, kendi sınıf unvanında bulunan 5/6 madde sınıfında tescil ve istediğim sınıfların hepsi üretim yaptığı sınıflar olduğunu, ilgili firma markanın bütün sınıflarını kapatmış logo, yazı, amblem, marka kelime anlamı ve sektör olarak hiç bir bağlantısı olmadığı halde bu hakkının engellendiğini, Türk Patent Enstitüsü Yönetim
İnceleme Kurulunun emsali olan bu yanlış durumun düzeltilmesi tescil edilmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Başvuru konusu ile ilgili olarak Türk Patent ve Marka Kurumu Başkanlığından 08/02/2023 tarihli ve – – sayılı yazımızla bilgi ve belge talep edilmiş olup Türk Patent ve
Marka Kurumu Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından gönderilen 09/03/2023 tarihli ve E– – sayılı cevabi yazıda özetle;
2.1. İlgili tarafından Kurum sicilinde adına kayıtlı 1 adet marka tescilinin, 1 adet de marka başvurusunun bulunduğu bu kayıtlardan ilkinin 20.12.2019 tarihinde başvurusu yapılan 2019 numaralı ve “ z” ibareli tescilli markaya ait olduğu, başvurunun 6769 sayılı Sınai Mülkiyet
Kanununun mutlak ret nedenlerini içerir 5 inci maddesi (b) ve (c) bentleri kapsamında incelenerek kısmi ret kararı verilmiş olup kısmi ret kararının dışında kalan mallar ve hizmetler için yapılan başvuru
27.02.2020 tarihinde Resmi Marka Bülteni’nde (Bülten) ilan edilmiş, söz konusu ilana süresi içinde
Turizm ve Madencilik AŞ. tarafından numaralı ve “ s” ibareli tescilli marka gerekçe gösterilerek Sınai Mülkiyet Kanunun nispi ret nedenlerine ilişkin 6.maddesinin 1.fıkrası kapsamında karıştırılma ihtimali gerekçesiyle itirazın reddedildiği, itiraza ilişkin bilginin başvuru sahibine 07.09.2020 tarihinde tebliğ edilen Kurumumuz yazısıyla bildirilmiş ve karşı görüşleri için başvuru sahibine bir aylık süre verildiği bu bir aylık süre içinde başvuru sahibi tarafından herhangi bir karşı görüş sunulmamış olduğundan yayıma itirazın mevcut bilgi ve belgeler ışığında incelenmesine geçildiği, bu çerçevede yapılan incelemede başvuruya konu “ z” ibaresi ile itiraz gerekçesi “ s” tescilli markasının görsel ve işitsel olarak benzer nitelikte olduğu, ayrıca söz konusu işaretlerin aynı ve aynı tür mal ve hizmetleri içerdiği gerekçeleriyle karıştırılma ihtimalinin ortaya çıkacağı kanaatine varılarak başvuru kapsamındaki 16/18/40 ve 41’nci sınıflardaki mal ve hizmetler için yayıma itirazın kabulüne ve başvurunun bu sınıflar yönünden reddine karar verildiği,yayıma itiraza ilişkin bu karara Kurum nezdinde taraflarca itiraz edilmediği ve başvurunun hem ilk incelemede hem de yayıma itiraz incelemesinde reddedilen mallar ve hizmetler hariç olmak üzere 35’inci sınıftaki kalan hizmetler için tescil edildiği, 2.2. Kurum sicilinde adına bulunan diğer kayıt, ilgi yazınızda belirtilen uyuşmazlığın da konusu olduğu düşünülen numaralı ve “ z” ibareli marka başvurusuna aittir. Söz konusu başvuru için 19.02.2021 tarihinde 16/18/35/40 ve 41’inci sınıflardaki mal ve hizmetler için tescil talebinde bulunulmuştur. Şekli inceleme açısından herhangi bir eksikliği bulunmayan başvurunun mutlak ret nedenleri incelemesi sonucunda söz konusu “ z” ibaresinin İspanyolca dilindeki “kalem” anlamından dolayı SMK’nın 5/1(b) ve (c) bentleri gereğince ilgili mallar ve hizmetler için kısmi reddine karar verilmiştir. Kısmi ret kararının dışında kalan mallar ve hizmetler için başvuru 27.04.2021 tarihinde
Bülten’de ilan edilmiş, söz konusu ilana süresi içinde yine Turizm ve Madencilik AŞ. tarafından itiraz edilmiştir. Turizm ve Madencilik AŞ. yayıma itirazını bu defa ve numaralı markaları gerekçe göstererek SMK’nın 6/1 ve tanınmışlığa ilişkin 6/5 fıkralarına dayandırmıştır.
İtirazın başvuru sahibi vekiline bildirimi 11.08.2021 tarihinde tebliğ edilen Kurumumuz yazısıyla yapılmış ve karşı görüşleri için başvuru sahibine bir aylık süre verilmiştir. Başvuru sahibi Kuruma süresi içinde sunduğu karşı görüşünde yayıma itirazın reddedilmesi gerektiğine ilişkin görüşlerini ileri sürmüş ve bunlara ek olarak da SMK’nın 19/2 fıkrası kapsamında itiraz sahibinden numaralı itiraz gerekçesi markanın kullanılıp kullanılmadığına ilişkin bilgi ve belge sunulmasını talep etmiştir. Başvuru sahibinin bu talebi itiraz sahibine iletilmiş ancak itiraz sahibinin kendisine verilen sürede söz konusu tescil numaralı itiraz gerekçesi markanın kullanılmakta olduğuna ilişkin herhangi bir bilgi ve belge sunmadığı görülmüştür. Bu çerçevede yayıma itirazın esastan incelenmesine geçilmiş ve kullanıma ilişkin herhangi bir bilgi ve belge sunulmamış olduğundan tescil numaralı itiraz gerekçesi marka karıştırılma ihtimali incelemesinde dikkate alınmamıştır. İtiraz sahibinin tanınmışlığa ilişkin 6/5 hükmü kapsamında yaptığı itiraz da reddedilmiştir. Öte yandan itiraz sahibi karıştırılma ihtimali kapsamındaki itirazına numaralı markasını da gerekçe göstermiş olduğundan ve bu marka SMK’nın 19/2 hükmü kapsamında kullanım ispatı talebine konu edilemeyecek bir marka olduğundan 6/1 hükmü kapsamındaki itiraz bu marka üzerinden de incelenmiş ve başvuruya konu “ z” ibaresi ile itiraz gerekçesi “ s” markasının görsel ve işitsel olarak benzer nitelikte olduğu, ayrıca söz konusu işaretlerin aynı ve aynı tür mal ve hizmetleri içerdiği gerekçeleriyle karıştırılma ihtimalinin ortaya çıkacağı kanaatine varılarak başvuru kapsamındaki 16/18/35/40 ve 41’nci sınıflardaki bazı mal ve hizmetler için yayıma itirazın
kabulüne ve başvurunun bu sınıflar yönünden reddine karar verilmiştir. Yayıma itiraz üzerine verilen bu kısmi ret kararına başvuru sahibi Kurumumuz Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığı (YİDDB) nezdinde karara itiraz etmiş ancak YİDDB nezdinde yapılan incelemede verilen kısmi ret kararını değiştirecek herhangi bir husus bulunmayarak başvuru sahibi ‘ın itirazı reddedilmiştir.
Söz konusu başvuru için yapılan itirazlara ilişkin Kurumumuz nezdindeki tüm süreçler tamamlanmış olup
marka tescil ücretinin ödenmesi halinde başvuru mevcut durumda yalnızca emtia listesinde kalan “Sınıf 35:
Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri; Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri.” için tescil edilebilir durumda bulunmaktadır.
2.3.Başvuru sahibinin uyuşmazlık konusu marka başvurusunun Kurumumuz nezdindeki inceleme sürecinin bir gereği olarak sunmuş olduğu yayıma itiraza ilişkin karşı görüş, yayıma itirazın kararına itiraz gibi dilekçeleri haricinde Kurumumuza 6769 Sayılı SMK Yönetmeliği’nin 131 inci maddesi kapsamında ilettiği ayrı bir dilekçesi bulunmamaktadır.
2.4.Marka başvurusu ve tesciline ilişkin usul ve esaslar 6769 Sayılı SMK ve Yönetmelik hükümleri ile belirlenmiştir. Marka başvuruları ilk aşamada SMK’nın mutlak ret nedenlerine ilişkin 5’nci maddesi, başvuruların yayımlanması ve yayımlanan başvurulara ilgili üçüncü kişiler tarafından itiraz edilmesi halinde de SMK’nın nispi ret nedenlerine ilişkin 6’ncı maddesi hükmü kapsamında incelemeye tabi tutulmaktadırlar. Marka başvurusunun SMK’nın 5’inci maddesi kapsamında kısmen ya da tamamen reddine karar verilmesi durumunda başvuru sahibinin YİDDB nezdinde karara itiraz hakkı bulunmaktadır.
Benzer şekilde yapılan yayıma itiraz üzerine verilen kararlarda da hem başvuru sahibinin hem de itiraz edenin YİDDB nezdinde karara itiraz hakları bulunmaktadır. Yayıma itiraz ve karara itirazların incelenmesine ilişkin usul ve esaslar SMK’nın 18-21’inci, SMK’nın Uygulanmasına Dair Yönetmelik’in de 28-34’üncü maddelerinde hüküm altına alınmıştır. Başvuru sahibinin uyuşmazlık konusu numaralı başvuru için Kurumumuza yaptığı marka başvurusu, bu başvuruya ilişkin mutlak ret ve nispi ret nedenleri bakımından yapılan inceleme süreçlerine ilişkin diğer evraklar ve Kurumumuz tarafından verilen karar yazılarına ilişkin doküman yazımız ekinde iletilmektedir.
2.5.Karıştırılma ihtimali kavramı SMK’nın 6/1 fıkrasındaki “Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.” hükmünden yola çıkarak incelenmektedir. Karıştırılma ihtimaline ilişkin değerlendirmede, malların veya hizmetlerin benzerlik düzeyi, işaretlerin benzerlik düzeyi, önceki markanın ayırt edici niteliğinin gücü/derecesi ve ilgili tüketici kesiminin dikkat düzeyi gibi hususlar dikkate alınır. Bu çerçevede mal/hizmetlerin benzerliği yanında işaretlerin de görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzer olduğu yönünde bir kanaat oluşması durumunda itirazın kısmen ya da tamamen kabulüne karar verilmektedir.
Mevcut olay özelinde bakıldığında, adına başvurusu yapılmış “ z” ibaresi ile itiraz gerekçesi “ s” markasının görsel ve işitsel olarak oldukça benzer nitelikte olduğu, ayrıca söz konusu işaretlerin aynı ve aynı tür mal ve hizmetleri içermesi nedeniyle yerleşik uygulamalar çerçevesinde işaretler arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğu düşünülmektedir. 4.Başvuru sahibi ’a ait olan 2 kayıttan tescilli olan numaralı ve “ z” ibareli marka 19.10.2021 tarihinde tescil edilmiştir. Başvuru sahibinin diğer başvurusu için tescil süreci devam etmektedir. SMK’nın 6/8 fıkrası yenilememe nedeniyle marka hakkı sona eren önceki marka sahiplerine Kuruma sonraki tarihte yapılan
/
marka başvurularına itiraz etme hakkı tanımaktadır. Söz konusu hükümde sayılan koşulların gerçekleşmiş olduğuna kanaat getirilmesi halinde 6/8 fıkrası kapsamında yapılan itirazların da kabul edilerek marka başvurularının kısmen ya da tümden reddine karar verilmesi mümkündür. SMK 6/8 hükmünün en önemli koşullarından biri yenileme yapılmadığı için koruma süresi dolan bir markanın varlığıdır. Mevcut olayda hem başvuru sahibi ’a ait “ z” ibareli markalar hem de itiraz sahibi Turizm ve
Madencilik AŞ. firmasına ait itiraz gerekçesi ve tescil numaralı markalar için yenilememe nedeniyle marka hakkının sona ermesi durumu söz konusu olmadığından 6/8 fıkrasının uyuşmazlık kapsamında uygulama alanı bulunmamaktadır. 5.Kurumumuz tarafından karıştırılma ihtimaline ilişkin yapılan incelemeler Kurumumuz yerleşik uygulamaları ve ihtisas mahkemeleri kararları da dikkate alınarak hazırlanmış olan Marka İnceleme Kılavuzu kapsamında yürütülmektedir. Uyuşmazlık konusu olayla ilgili verilen yayıma itiraz kararlarının ilgi yazınızda örnek olarak verilen Yargıtay ve
Kurumumuz YİDDB kararlarıyla uyumlu ve yerinde olduğu, düşünülmektedir. Kazanılmış haklara ilişkin yerleşik mahkeme içtihatları ve Kurumumuz uygulamaları dikkate alındığında ’a ait mevcut marka bilgilerinin başvuru sahibi lehine bir kazanılmış hak teşkil etmediği düşünülmektedir.
2.6. Başvuru sahibinin “ z” ibareli marka başvurularına ilişkin yukarıda da detaylı olarak yapılan açıklamalarda da belirtildiği üzere Kurumumuz tarafından verilmiş olan kararların mevzuata uygun ve yerleşik uygulamalarla da uyumlu olduğu düşünülmektedir. Kurumumuz marka başvurularına yapılan itirazları tarafların sunduğu bilgi ve belgeler çerçevesinde ve ilgili mevzuat kapsamında incelemekte ve buna göre karar tesis etmektedir. Başvuru sahibinin, itiraz gerekçesi markanın kullanılmadığına ilişkin beyanı ve itiraza ilişkin karşı görüşündeki bu yöndeki talebinin bir gereği olarak itiraz sahibine yazı yazılarak SMK’nın 19/2 hükmü kapsamında numaralı tescilli markasını 16/18/35/40 ve 41’nci sınıflarda yer alan mal ve hizmetler için kullanıp kullanmadığına ilişkin bilgi ve belgelerin bir aylık süre içinde Kurumumuza sunması istenmiştir. İtiraz sahibi süresi içinde herhangi bir evrak sunmadığından numaralı marka karıştırılma ihtimali incelemesinde dikkate alınmamıştır. Öte yandan, uyuşmazlık konusu numaralı başvuruya Turizm ve Madencilik AŞ. firması tarafından 2 marka gerekçe gösterilerek itiraz edilmiş olduğundan ve numaralı diğer itiraz gerekçesi marka için
SMK’nın 19/2 hükmünde belirtilen en az 5 yıl tescilli olma koşulu gerçekleşmemiş olduğundan bu marka kullanım ispatı talebinin dışında tutulmuştur. Nitekim başvuru sahibi de itiraza karşı görüşünde numaralı itiraz gerekçesi için kullanım ispatı talebinde bulunmamıştır. Hal böyleyken karıştırılma ihtimali incelemesi numaralı itiraz gerekçesi marka üzerinden yapılmış ve başvuruya konu “ z” ibaresi ile itiraz gerekçesi s” markasının görsel ve işitsel olarak benzer nitelikte olduğu, ayrıca söz konusu işaretlerin aynı ve aynı tür mal ve hizmetleri içerdiği gerekçeleriyle karıştırılma ihtimalinin ortaya çıkacağı kararı verilmiştir. Başvuru sahibi adına kayıtlı uyuşmazlık konusu başvuru için Kurumumuz nezdinde itiraz incelemesi işlemleri tamamlanmıştır. Başvuru sahibinin ilerleyen dönemde yapmayı düşüneceği benzer yöndeki marka başvurularına Turizm ve Madencilik AŞ. tarafından itiraz edilmesi halinde aynı/benzer kararların çıkması yüksek ihtimal olduğundan başvuru sahibinin konunun sulh yoluyla çözümü için itiraz eden tarafla uzlaşı zemini arayabileceği değerlendirilmektedir.
2.7.Kayıtlarımızda konuyla ilgili başvuru sahibi ya da başka bir gerçek/tüzel kişi tarafından Kurumumuza açılmış ya da devam etmekte olan bir dava bilgisi bulunmamaktadır.
2.8.Tüm bu açıklamalar ışığında ve uyuşmazlık konusu başvurunun inceleme süreçleri dikkate alındığında
Kurumumuzca yapılan incelemelerde ve verilen kararlarda mevzuata aykırı bir hususun bulunmadığı görülmüştür.”
hususlarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın; 3.1. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”, 3.2. “Yasama yetkisi” başlıklı 7 inci maddesinde; “Yasama yetkisi Türk Milleti adına Türkiye Büyük
Millet Meclisinindir. Bu yetki devredilemez.” , “Kanun önünde eşitlik” başlıklı 10 uncu maddesinin birinci ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir… Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar.” , 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 5. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun; 5.1. Amaç ve kapsam başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Kanunun amacı; marka, coğrafi işaret, tasarım, patent, faydalı model ile geleneksel ürün adlarına ilişkin hakların korunması ve bu suretle teknolojik, ekonomik ve sosyal ilerlemenin gerçekleştirilmesine katkı sağlamaktır.
Bu Kanun; marka, coğrafi işaret, tasarım, patent, faydalı model ile geleneksel ürün adlarına ilişkin başvuruları, tescil ve tescil sonrası işlemleri ve bu hakların ihlaline dair hukuki ve cezai yaptırımları kapsar.”, 5.2. “Korumadan yararlanacak kişiler” başlıklı 3 üncü maddesinde; “Bu Kanunla sağlanan korumadan; a) Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları, b) Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde yerleşim yeri olan veya sınai ya da ticari faaliyette bulunan gerçek veya tüzel kişiler, c) Paris Sözleşmesi veya 15/4/1994 tarihli Dünya Ticaret Örgütü Kuruluş Anlaşması hükümleri dâhilinde başvuru hakkına sahip kişiler, ç) Karşılıklılık ilkesi uyarınca, Türkiye Cumhuriyeti uyruğundaki kişilere sınai mülkiyet hakkı koruması sağlayan devletlerin uyruğundaki kişiler, yararlanır.”, 5.3. “Marka olabilecek işaretler” başlıklı 4 üncü maddesinde; “Marka, bir teşebbüsün mallarının veya hizmetlerinin diğer teşebbüslerin mallarından veya hizmetlerinden ayırt edilmesini sağlaması ve marka sahibine sağlanan korumanın konusunun açık ve kesin olarak anlaşılmasını sağlayabilecek şekilde sicilde gösterilebilir olması şartıyla kişi adları dâhil sözcükler, şekiller, renkler, harfler, sayılar, sesler ve malların veya ambalajlarının biçimi olmak üzere her tür işaretten oluşabilir.”,
5.4. Marka tescilinde mutlak ret nedenleri başlıklı 5 inci maddesinde; “Aşağıda belirtilen işaretler,
marka olarak tescil edilmez:
a) 4 üncü madde kapsamında marka olamayacak işaretler.
b) Herhangi bir ayırt edici niteliğe sahip olmayan işaretler.
c) Ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirten veya malların üretildiği, hizmetlerin sunulduğu zamanı gösteren veya malların ya da hizmetlerin diğer özelliklerini belirten işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretler.
ç) Aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetlerle ilgili olarak tescil edilmiş ya da daha önceki tarihte tescil başvurusu yapılmış marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer işaretler.
d) Ticaret alanında herkes tarafından kullanılan veya belirli bir meslek, sanat veya ticaret grubuna mensup olanları ayırt etmeye yarayan işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretler.
e) Malın doğası gereği ortaya çıkan şeklini ya da başka bir özelliğini veya teknik bir sonucu elde etmek için zorunlu olan veya mala asli değerini veren şeklî ya da başka bir özelliğini münhasıran içeren işaretler.
f) Mal veya hizmetin niteliği, kalitesi veya coğrafi kaynağı gibi konularda halkı yanıltacak işaretler.
g) Paris Sözleşmesinin 2 nci mükerrer 6 ncı maddesine göre reddedilecek işaretler.
ğ) Paris Sözleşmesinin 2 nci mükerrer 6 ncı maddesi kapsamı dışında kalan ancak kamuyu ilgilendiren, tarihi ve kültürel değerler bakımından halka mal olmuş diğer işaretler ile yetkili mercilerce tescil izni verilmemiş olan armaları, nişanları veya adlandırmaları içeren işaretler. h) Dinî değerleri veya sembolleri içeren işaretler.
ı) Kamu düzenine veya genel ahlaka aykırı işaretler.
i) Tescilli coğrafi işaretten oluşan ya da tescilli coğrafi işaret içeren işaretler.
Bir marka, başvuru tarihinden önce kullanılmış ve başvuruya konu mal veya hizmetler bakımından bu kullanım sonucu ayırt edici nitelik kazanmışsa bu markanın tescili birinci fıkranın (b), (c) ve (d) bentlerine göre reddedilemez.
Bir marka başvurusu, önceki marka sahibinin başvurunun tesciline açıkça muvafakat ettiğini gösteren noter onaylı belgenin Kuruma sunulması hâlinde birinci fıkranın (ç) bendine göre reddedilemez.
Muvafakatnameye ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir.”, 5.5. Marka tescilinde nispi ret nedenleri başlıklı 6 ncı maddesinde; “Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.
Paris Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.
Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.
Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir.
Kötü niyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir.”,
5.6 “Yayıma itiraz” başlıklı 18 inci maddesinde; “ Bültende yayımlanmış bir marka başvurusunun, 5 inci
veya 6 ncı maddelere göre tescil edilmemesi gerektiğine ilişkin itirazlar ilgili kişiler tarafından marka başvurusunun yayımından itibaren iki ay içinde yapılır.
İtiraz, yazılı ve gerekçeli olarak Kuruma yapılır. İtiraz gerekçelerinin birinci fıkrada belirtilen süre içinde sunulmaması hâlinde itiraz yapılmamış sayılır. İtirazın incelenmesi için itiraz süresi içinde ücretin ödenmesi ve aynı süre içinde ücretin ödendiğine ilişkin bilginin Kuruma sunulması zorunludur.” 5.7. “Yayıma itirazın incelenmesi” başlıklı 19 uncu maddesinde; “Enstitü, başvuru sahibinden itirazlara ilişkin görüşlerini süresi içinde bildirmesini ister. Enstitü gerekli gördüğü takdirde taraflardan ek bilgi ve belge sunmalarını isteyebilir. Görüşlerin veya istenilen ek bilgi ve belgelerin süresinde Enstitüye sunulmaması halinde itiraz, mevcut bilgi ve belgeler kapsamında değerlendirilir.
6 ncı maddenin birinci fıkrası kapsamında yapılan itirazlarda, itiraz gerekçesi markanın itiraza konu
başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinde Türkiye’de en az beş yıldır tescilli olması şartıyla, başvuru sahibinin talebi üzerine, itiraz sahibinden, itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinden önceki beş yıllık süre içinde itiraz gerekçesi markasının itirazına dayanak gösterdiği mal veya hizmetler bakımından Türkiye’de ciddi biçimde kullanmakta olduğuna ya da kullanmamaya dair haklı sebepleri olduğuna ilişkin delil sunması talep edilir. İtiraz sahibi tarafından bu hususların ispatlanamaması durumunda itiraz reddedilir. İtiraz gerekçesi markanın, tescil kapsamındaki mal veya hizmetlerin sadece bir kısmı için kullanıldığının ispatlanması halinde itiraz, sadece kullanımı ispatlanan mal veya hizmetler esas alınarak incelenir.
İnceleme neticesinde markanın, başvuru kapsamındaki mal veya hizmetlerin bir kısmı ya da tamamı için tescil edilemeyeceği sonucuna varılırsa, başvuru bu mal veya hizmetler bakımından reddedilir. Aksi halde itirazın reddine karar verilir.
5.8. “Karara itiraz” başlıklı 20 nci maddesinde; “Kurum tarafından bu Kitap kapsamında alınan kararlardan zarar gören taraflar, kararlara karşı Kurum nezdinde itiraz edebilir.
İtiraz, kararın bildirim tarihinden itibaren iki ay içinde yazılı ve gerekçeli olarak Kuruma yapılır. İtiraz gerekçelerinin bu süre içinde sunulmaması hâlinde itiraz yapılmamış sayılır. İtirazın incelenmesi için itiraz süresi içinde ücretin ödenmesi ve aynı süre içinde ücretin ödendiğine ilişkin bilginin Kuruma sunulması zorunludur. İtiraz süresinden sonra itiraz gerekçeleri değiştirilemez ve yeni gerekçeler eklenemez.
5.9. “Karara itirazların incelenmesi” başlıklı 21 inci maddesinde; “Şeklî eksiklik içermeyen itirazlar, Kurul tarafından incelenir.
Kurul, taraflardan itirazlara ilişkin görüşlerini süresi içinde bildirmelerini ister. Kurum gerekli gördüğü takdirde taraflardan ek bilgi ve belge sunmalarını isteyebilir. İstenilen ek bilgi ve belgelerin veya görüşlerin süresinde Kuruma sunulmaması hâlinde itiraz, mevcut bilgi ve belgeler kapsamında değerlendirilir.
Kurul, 19 uncu maddenin üçüncü fıkrası uyarınca verilen kararlara karşı yapılan itirazlarda, gerekli görürse, tarafları 19 uncu maddenin dördüncü fıkrasına göre uzlaşmaya teşvik edebilir.
Kurul, itiraz hakkında yapacağı inceleme ve değerlendirme sonucunda Kurumun nihai kararını verir.”, 5.10. Koruma süresi ve yenileme başlıklı 23 üncü maddesinde; “Tescilli markanın koruma süresi başvuru tarihinden itibaren on yıldır. Bu süre, onar yıllık dönemler hâlinde yenilenir.
Yenileme talebinin marka sahibi tarafından koruma süresinin sona erdiği tarihten önceki altı ay içinde yapılması ve aynı süre içinde yenileme ücretinin ödendiğine ilişkin bilginin Kuruma sunulması gerekir. Bu süre içinde talebin yapılmaması veya yenileme ücretinin ödendiğine ilişkin bilginin Kuruma sunulmaması hâlinde, yenileme talebi, koruma süresinin sona erdiği tarihten itibaren altı aylık süre içinde ek ücretin ödenmesi şartıyla da yapılabilir.
Marka, tescil kapsamında bulunan mal veya hizmetlerin bir kısmı için de yenilenebilir.
Ortak markanın yenilenmesi için gruba dâhil işletmelerden birinin talebi yeterlidir.
Yenileme, önceki koruma süresinin sona erdiği tarihi izleyen günden itibaren hüküm ifade eder. Yenileme, sicile kaydedilir ve Bültende yayımlanır.” hükümleri yer almaktadır.
IV. KAMU DENETÇİSİ ARİF DÜLGER’İN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
6. Başvuru sahibinin iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde başvuru konusuna ilişkin “Ret Karar Önerisi” Kamu
Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 7. Başvuru sahibi “ Z” isimli şirket isim tescili araştırmasını 2020 yılında yaptığında her hangi bir kayıt ve tescil olmayıp markasının” .com.tr” uzantısına kadar aldığını, sonradan kendi firmasıyla ile aynı sınıfta olmayan “ S” markasının tescile itiraz etmesi nedeniyle onay alamadığını, kendisinin ilk tescilinin 2016 yılı civarı olup sınıf benzerliği olmaması ve itiraz eden markanın aktif kullanımının bulunmadığını, bu sebeple yasal bir hakkı olduğunu öğrendiğini, kendi firmasının aktif olduğunu, sınıfı ve başvuru yaptığı alanlar için yapılan işler ve düzenlenen faturalara kadar beyan ettiğini, firmanın 2020 yılında logo değişikliği yaparak tekrar güncellediğini, itiraz eden firmanın marka kullanım beyanında bulunamadığını ama Türk Patent Kurumuna başvuru yaptıklarında yine tescil edilmediğini benzer kararlar göstererek bir üst makam YİK başvuru yaptığında benzerlik kıyaslaması yapılarak reddedildiğini, tescil talebinde bulunduğu sınıfların hepsinin üretim yaptığı sınıflar olduğunu, ilgili firmanın markanın bütün sınıflarını kapattığını, logo, yazı, amblem, marka kelime anlamı ve sektör olarak hiç bir bağlantısı olmadığı halde bu hakkının engellendiğini Türk Patent Enstitüsü Yönetim İnceleme Kurulunun hatalı kararının düzeltilerek tescil talebinin kabul edilmesini talep etmektedir.
8. Konuyla ilgili olarak Türk Patent ve Marka Kurumu Markalar Dairesi Başkanlığı özetle; Z ve
S ibareli iki marka arasında karıştırılma ihtimalinin var olduğunu; başvuru konusu olayda, numaralı ve “ Z” ibareli marka başvurusunun Bültende yayımlanmasından sonra yasal süresi içerisinde Turizm ve Madencilik AŞ. Tarafından ve numaralı markaları gerekçe gösterilerek Sınai Mülkiyet Kanununun 6 ncı maddesinin birinci fıkrası ve aynı Kanunun tanınmışlığa ilişkin 6 ncı maddesinin beşinci fıkraları uyarınca itiraz edildiği;
9. İtiraza karşı verilen dilekçe üzerine Turizm ve Madencilik AŞ.’den Sınai Mülkiyet Kanununu 19 uncu maddesinin ikinci fıkrası kapsamında numaralı itiraz gerekçesi markanın kullanılıp kullanılmadığına ilişkin bilgi ve belge sunulmasını talep edilmiş, ancak verilen süre içerisinde itiraz sahibinin markanın kullanımına ilişkin bilgi ve belge sunmaması nedeniyle tescil numaralı itiraz yönünden esastan incelemeye geçilerek marka karıştırılma ihtimali ve tanınmışlığa ilişkin itiraz reddedildiği; 10. Bununla birlikte itiraz sahibinin numaralı markasını da karıştırılma ihtimali kapsamındaki itirazına da gerekçe göstermiş olduğu, numaralı markanın Sınai Mülkiyet Kanununun 19 uncu maddesinin ikinci fıkrası kapsamında kullanım ispatı talebine konu edilemeyecek bir marka olduğu, aynı
Kanunun 6 ncı maddesinin birinci fıkrası hükmü kapsamındaki itirazın bu marka üzerinden incelendiği ve başvuruya konu “ z” ibaresi ile itiraz gerekçesi s” markasının görsel ve işitsel olarak benzer nitelikte olduğu, ayrıca söz konusu işaretlerin aynı ve aynı tür mal ve hizmetleri içerdiği gerekçeleriyle karıştırılma ihtimalinin ortaya çıkacağı belirtilerek başvuru kapsamındaki 16/18/35/40 ve 41’nci sınıflardaki bazı mal ve hizmetler için yayıma itirazın kabulüne ve başvurunun bu sınıflar yönünden reddine karar verildiği; 11. Karıştırılma ihtimaline ilişkin değerlendirmede, malların veya hizmetlerin benzerlik düzeyi, işaretlerin benzerlik düzeyi, önceki markanın ayırt edici niteliğinin gücü/derecesi ve ilgili tüketici kesiminin dikkat düzeyi gibi hususların dikkate alındığı; bu çerçevede mal/hizmetlerin benzerliği yanında işaretlerin de görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzer olduğu yönünde bir kanaat oluşması durumunda itirazın kısmen ya da tamamen kabulüne karar verildiği; Mevcut olayda tescili talep edilen “ z” ibaresi ile itiraz gerekçesi s” markasının görsel ve işitsel olarak oldukça benzer nitelikte olduğu, ayrıca söz konusu işaretlerin aynı ve aynı tür mal ve hizmetleri içermesi nedeniyle yerleşik uygulamalar çerçevesinde işaretler arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğu,
Belirtilmektedir.
12. Sınai Mülkiyet Kanununun “Koruma süresi ve yenileme” başlıklı 23 üncü maddesinde, tescilli markanın koruma süresinin başvuru tarihinden itibaren on yıl olduğu, bu sürenin, onar yıllık dönemler hâlinde yenileneceği ve yenilemenin, önceki koruma süresinin sona erdiği tarihi izleyen günden itibaren hüküm ifade edeceği; aynı Kanunun “Yayıma itirazın incelenmesi” başlıklı 19 uncu maddenin ikinci fıkrasında, itiraz gerekçesi markanın itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinde Türkiye’de en az beş yıldır tescilli olması şartıyla kullanıma ilişkin delil sunulması talep edilebileceği, dolayısıyla beş yıldan daha az süreli tescil edilen markalarda kullanıma ilişkin delil sunulmasının talep edilemeyeceği; “marka tescilinde mutlak ret nedenleri” başlıklı 5 inci maddesinde de aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetlerle ilgili olarak tescil edilmiş ya da daha önceki tarihte tescil başvurusu yapılmış marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer işaretlerin marka olarak tescil edilemeyeceği hüküm altına alınmıştır. Bu hükümler uyarınca, koruma altına alınmış olan tescilli bir markanın koruma süresi sona ermeden benzer isimle yeni bir markanın tescil edilmemesi gerektiği anlaşılmaktadır.
13. Bir markanın Sınai Mülkiyet Kanununa uygun şekilde tescil ettirildikten sonra koruma süresi sona ermeden karıştırılma ihtimali bulunan benzer isimli başka bir markanın tescil edilmesinin önceki marka sahibinin koruma hakkından yararlanmasının engellenmesi sonucunu doğuracağı tabiidir.
14. Başvuru konusuna benzer olup dava konusu yapılmış olaylarla ilgili olarak Yargıtay 11 inci Hukuk
Dairesince aynı yönde verilen çeşitli kararlardan bazılarına bakıldığında, -12/05/2003 tarihli ve E.2002/12399, K.2003/4710 sayılı kararda, “DİAMO” markasının önceden tescil edilmiş “DİA+ŞEKİL” markası ile benzerlikleri nedeniyle karıştırılma ihtimali bulunduğundan tescil edilemeyeceğine hükmedildiği, -05/05/2003 tarihli ve E.2002/12018, K.2003/4432 sayılı kararda, 1994 yılında tescil edilmiş “PORT” markası ile daha sonra tescil edilen “İNTERPORT” markasının ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğuna hükmedildiği, -15/12/2011 tarihli ve E.2010/164, K.2011/17116 sayılı kararda, “MİS” ve “MİSMİL” markalarının benzer olduğuna hükmedildiği, -05/02/2007 tarihli ve E.2005/13645, K2007/1319 sayılı kararda, “CASA” ve “CASAMIA” marklarının benzer olduğuna hükmedildiği, Görülmektedir.
15. Türk Patent ve Marka Kurumu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu tarafından geçmişte benzer konularla ilgili olarak verilen bazı kararlara bakıldığında, -19/03/2012 tarihli ve2011-M-424 sayılı kararda, “TEKNOBİM” ve “BİM” ibareli markaların karıştırılma ihtimaline yol açabilecek ölçüde benzer olduğu yönünde karar verildiği, -19/11/2014 tarihli ve 2014-M-15658 sayılı kararda, “DAMLA” ve “ÖZDAMLA” markalarının benzerliği nedeniyle sonraki başvuru olan “ÖZDAMLA” markasının başvurusunun reddi yönünde karar verildiği, -26/08/2011 tarihli ve2011-M-3262 sayılı kararda, “LOFÇÖZ” markasının başvurusunun “ÇÖZ, PORÇÖZ, KİR-ÇÖZ, DÖLÇÖZ, POR-ÇÖZ” markalarıyla karıştırılma ihtimali bulunduğu gerekçesiyle reddi yönünde karar verildiği
görülmektedir.
16. Sınai Mülkiyet Kanununun “Marka olabilecek işaretler” başlıklı 4 üncü maddesinde de belirtildiği üzere markanın en önemli işlevlerinden birinin bir teşebbüsün mal ve hizmetlerini diğer teşebbüsün mal ve hizmetlerinden ayırmak suretiyle koruma sağlamak olduğu, söz konusu tescil işleminin daha önce aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzer bir markanın marka sicilinde bulunup bulunmadığına dair benzerlik araştırmasının itiraz üzerinde gerçekleştirildiği göz önünde bulundurulduğunda başvuraya konu “ S” ibareli markanın 2020 yılında başlayan 10 yıllık koruma süresi sona ermeden, karıştırılma ihtimaline yol açabilecek ölçüde benzer olan “ Z” ibareli markanın tescil edilmesinin iki markanın karıştırılma ihtimali olabileceği ve haksız rekabete yol açacağının kabul edilmesi gerektiği değerlendirilmektedir.
17. Marka başvuru sürecinde, markalar arası benzerliğin öncelikle Sınai Mülkiyet Kanununun 5 inci maddesinin 1 inci fıkrasının ç bendi kapsamında Türk Patent ve Marka Kurumunca resen incelenerek daha önce aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzer bir markanın marka sicilinde bulunup bulunmadığına dair benzerlik araştırması yapılması gerekmekte olduğu dikkate alındığında; red ve nisbi red kararlarının yasada belirtilen usule uygun olarak verildiği, dolayısıyla idarenin hatalı bir işleminin bulunmadığı, hukuka ve hakkaniyete aykırı bir durum olmadığı tespit edilmiştir.
18. Şikayete konu uyuşmazlık,tescil başvurusunun reddine itirazın değerlendirilmesi sonucu verilen itiraza reddin yerinde olup olmadığı olduğundan, şikayet dosyasının teknik incelemeyi gerektirmesi nedeniyle, uyuşmazlığın çözümü için uzman bilirkişilerin görüşüne başvurmak gerekmiştir. Bu nedenle, konuyla ilgili bilirkişi görevlendirmesi yapılmıştır.
19. Görevlendirilen bilirkişi tarafından hazırlanan raporda başvuranın iddialarına ilişkin yapılan inceleme
ve varılan kanaat şu şekildedir:
“Taraf markaları arasında işitsel açıdan benzer olması, aynı mal ve hizmetleri kapsaması, 16 (kısmen)18., 35. (kısmen), 41. ve 42. sınıflarda orta düzeyde bilinçli bir kitleye hitap ediyor olması nedeniyle ve markaların bütünsel algılarının ilgili tüketiciler nezdinde karıştırılma ihtimaline yol açacak düzeyde benzer olarak görüleceği, tarafların idarî ve ekonomik anlamda bağlantılı bir işletmeymişçesine algı oluşturmasının mümkün olabileceği, taraf markalarının nihai algıları itibariyle karıştırılabilecek düzeyde benzer görülmesinin ve buna bağlı karıştırılma ihtimalinin ortaya çıkmasının mümkün olabileceği görüş ve kanaatine varılmıştır.”
Söz konusu bilirkişi raporları incelendiğinde, Türk Patent Ve Marka Kurumu’nun yaptığı değerlendirmenin uygun bulunduğu anlaşılmaktadır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 20. 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu
Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı
6 ncı maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmede, şikâyet başvurusu
kapsamında, idarenin, başvurana ilişkin işlemlerle ilgili bilgi ve belgeleri süresi içerisinde ve gerekçeli olarak kurumumuza gönderdiği, bu anlamda “kararların gerekçeli olması”, “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ve “makul sürede karar verme” ilkelerine; ayrıca şikâyetçiye verilen cevapta işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceğinin gösterilmiş olması sebebiyle “karara karşı başvuru yollarının ve süresinin gösterilmesi” ilkesine uygun davranıldığı görülmüştür.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
21. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup, Ankara Fikri Sınai Haklar Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE; Kararın BAŞVURANA ve TÜRK PATENT VE MARKA KURUMU BAŞKANLIĞI’NA tebliğine; Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi