ÖZET: Başvuran, Kara Kuvvetleri Komutanlığında görev yaparken mecburi hizmet yükümlülüğünü tamamlamadan kamu görevinden çıkarıldığını ve bu nedenle kendisine çıkarılan borcun iptalini talep etmiştir. Başvuran, mecburi hizmet süresinin göreve başladığında 10 yıl olduğunu, ancak hesaplamanın 15 yıl üzerinden yapıldığını iddia etmektedir. İdare, başvuranın kamu görevinden çıkarılmasının 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu’nun 112. maddesine dayandığını ve bu madde gereğince mecburi hizmet yükümlülüğünü tamamlamadan ayrılanların eğitim masraflarını ödemekle yükümlü olduğunu belirtmiştir.

Danıştay, başvuranın kamu görevinden çıkarıldığı tarihte yürürlükte olan 15 yıllık mecburi hizmet süresinin esas alınmasının hukuka uygun olduğuna karar vermiştir. Ayrıca, 675 sayılı KHK’nın 10. maddesinin başvuran için uygulanamayacağını ve bu nedenle mecburi hizmete bağlı borç yükümlülüğünün ortadan kalkmadığını ifade etmiştir. Sonuç olarak, başvuranın talebinin reddine karar verilmiştir. Bu durum, mecburi hizmet yükümlülüğünü tamamlamadan ayrılan personelin eğitim masraflarına ilişkin borç yükümlülüğünün devam ettiğini göstermektedir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2023/5787-S.23.9541

BAŞVURU NO : 2023/74

KARAR TARİHİ : 09/05/2023

RET KARARI ,TCKN:

Adres:

BAŞVURUYA KONU İDARE : MİLLİ SAVUNMA BAKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Kamu görevinden çıkarılan başvuranın, mecburi hizmet yükümlülüğü nedeniyle tarafına çıkarılan borcun iptal edilmesi talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 02/01/2023

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1) Başvuran başvuru dilekçesinde özetle; Millî Savunma Bakanlığına bağlı Kara Kuvvetleri

Komutanlığından Bakanlık onayı ile ihraç olduğunu, 15 yıllık mecburi hizmet süresini doldurmadığı gerekçesi ile tarafına borç yansıtıldığını, göreve başladığında mecburi hizmet yükümlülüğünün 10 yıl olduğunu dolayısıyla hesaplamanın 10 yıl üzerinden yapılmadığını, teknisyenlik kursu nedeniyle tarafına 4.891,49 TL masraf çıkarıldığını, hesaplama yapılırken kurs almadığı tarihler baz alınarak fazla ücret çıkarıldığını, komando eğitimi için 258 TL (775 gün) borç çıkarıldığını, iki kurs karşılaştırıldığında 90 gün için 4.891 TL çıkarılmasının haksızlık olduğunu belirtmektedir. Başvuran, çıkarılan bu borçlar hakkında gerekli işlemlerin yapılmasını ve borcun iptal edilmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2) Kurumumuzun 10/01/2023 tarih ve S. sayılı bilgi ve belge talebi konulu yazısına istinaden Millî

Savunma Bakanlığı Kara Kuvvetleri Komutanlığı tarafından Kurumumuza gönderilen 13/02/2023 tarih ve sayılı yazı ve eklerinde özetle;

2.1) Başvuru konusu hususun mecburi hizmet yükümlülüğünü tamamlamaması nedeniyle tahakkuk ettirilen

öğretim-eğitim, yetiştirme ve kurs masraflarının tahsiline dayandığı, başvuranın astsubay statüsü ile

30.08.2010 tarihinde Kara Kuvvetlerinde göreve başladığı ve 22.04.2021 tarihinde 375 sayılı KHK’nın

geçici 35’inci maddesi gereğince idari işlem ile kamu görevinden çıkarıldığı,

2.2) Konuya ilişkin mevzuatta yapılan incelemede; 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu’nun

112’nci maddesi “Muvazzaf subay ve astsubaylar subay ve astsubay nasbedildikleri tarihten itibaren fiilen on beş yıl hizmet etmedikçe istifa edemezler…Durumları yukarıdaki fıkralara uyanlar ile Türk Silâhlı

Kuvvetleri’nden her ne şekilde olursa olsun mecburî hizmet yükümlülüğünü tamamlamadan ayrılan veya

ilişiği kesilen subay ve astsubaylar (Türk Silâhlı Kuvvetleri’nde görev yapamaz şeklinde sağlık raporu alanlar ile vazife malûlü olarak Türk Silâhlı Kuvvetleri’nden ayrılanlar hariç), her yıl kuvvet komutanlıkları, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı tarafından belirlenen; askerî öğrenci, subay ve astsubay nasbedildikten sonra kendilerine yapılan öğrenim, eğitim ve yetiştirme masraflarını, yükümlülük sürelerinin eksik kalan kısmı ile orantılı olarak kanunî faizi ile birlikte tazminat olarak öderler. Öğrenim, eğitim ve yetiştirme masraflarının hangi unsurlardan oluşacağı ve tahsiline ilişkin usul ve esaslar; Millî Savunma, İçişleri ve Maliye Bakanlıkları tarafından müştereken yürürlüğe konulacak yönetmelikte belirlenir.” Hükmünü,

2.3) 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu’nun 112’nci maddesi gereğince Türk Silahlı

Kuvvetlerinde görev yapamaz şeklinde sağlık raporu alanlar ile vazife malulü olarak ayrılanlar hariç, mecburi hizmet yükümlülüğünü tamamlamadan TSK’dan ayrılan veya ilişiği kesilenler ile deneme süresi sonunda kendi istekleri ile ayrılan personelden; öğrenim, eğitim ve yetiştirme masrafı tazminat olarak alınmakta olduğu,

2.4) Başvuranın 375 sayılı KHK gereğince idari işlem ile kamu görevinden çıkarıldığından dava konusu

işlem, genel mevzuat hükümleri çerçevesinde gerçekleştirilerek mecburi hizmet süresine bağlı borcun tahsiline yönelik işlem tesis edildiği, 926 sayılı Kanunu’nun 112’nci maddesi ile “her ne şekilde olursa olsun” mecburi hizmet yükümlülüğünü tamamlamadan ayrılan veya ilişiği kesilen personele tahakkuk işleminin gerçekleştirileceğinin açıkça düzenlendiği, tarafına azami 22 ay taksitlendirme talebinde bulunabileceğinin bildirildiği,

2.5) Başvuru sahibinin askeri eğitime başladığı dönende 15 yıl olan mecburi hizmet süresi, 03.06.2012

tarihinde yürürlüğe giren 6318 sayılı Kanun ile 10 yıla indirildiği, 681 sayılı KHK’nın 29’uncu maddesi ile tekrar 15 yıla çıkarıldığı ve 06.01.2017 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe girdiği, başvuru sahibine (mesleğe başlamak üzere askeri eğitime alındığı dönemde yürürlükte olan hali ile) TSK’dan ayrılması nedeniyle idari işleminin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan 15 yıl mecburi hizmet süresinin esas alınarak borç tahakkuk ettirildiği,

2.6) Başvuranın görmüş olduğu kursların tarihlerinin birbiriyle çakışmadığı, ayrıca böyle bir eğitim

planlaması yapılmasına da imkan bulunmadığı, TSK’ya bağlı eğitim merkezlerinde planlanan kurslar arasındaki maliyet miktarının kursta kullanılan malzeme türü ve miktarına, eğitim türlerine (uygulamalı eğitimler) göre değiştiği, sabit bir kurs giderinin bulunmadığı, eğitim masrafları içerisinde personel ve amortisman giderlerinin yer almadığı, yapılan hesaplama ile tahakkuk ettirilen masraf kalemlerinde herhangi bir yanlışlık bulunmadığı, tespit edilen işlem mevzuat hükümlerine uygun gerçekleştirildiğinden geri alınmasına imkan bulunmadığı, başvuru konusuna ilişkin idare mahkemelerinde davalar açıldığı, devam eden ve karara bağlanmış dava dosyalarının bulunduğu, Açıklamalarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3) 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine

başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinde: “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği

Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”

4) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5’inci maddesinin

birinci fıkrasında: “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”

5) 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanunu’nun “Subayların ve astsubayların

yükümlülüğü” başlıklı 112’nci maddesinin yedinci fıkrasında: “Muvazzaf subay ve astsubaylar subay ve astsubay nasbedildikleri tarihten itibaren fiilen onbeş yıl hizmet etmedikçe istifa edemezler.

[…]

Durumları yukarıdaki fıkralara uyanlar ile Türk Silâhlı Kuvvetleri’nden her ne şekilde olursa olsun mecburî hizmet yükümlülüğünü tamamlamadan ayrılan veya ilişiği kesilen subay ve astsubaylar (Türk

Silâhlı Kuvvetleri’nde görev yapamaz şeklinde sağlık raporu alanlar ile vazife malûlü olarak Türk Silâhlı

Kuvvetleri’nden ayrılanlar hariç), her yıl kuvvet komutanlıkları, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil

Güvenlik Komutanlığı tarafından belirlenen; askerî öğrenci, subay ve astsubay nasbedildikten sonra kendilerine yapılan öğrenim, eğitim ve yetiştirme masraflarını, yükümlülük sürelerinin eksik kalan kısmı ile orantılı olarak kanunî faizi ile birlikte tazminat olarak öderler. Öğrenim, eğitim ve yetiştirme masraflarının hangi unsurlardan oluşacağı ve tahsiline ilişkin usul ve esaslar; Millî Savunma, İçişleri ve

Maliye Bakanlıkları tarafından müştereken yürürlüğe konulacak yönetmelikte belirlenir.”

6) 7082 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde

Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun ile Yasalaşan 675 Sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında

Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin “Peşin ödenen aylıklar ve mecburi hizmet” başlıklı 10’uncu maddesinde: “(1) 20/7/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar

Kurulu Kararıyla ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan kanun hükmünde kararnameler ile doğrudan veya anılan kanun hükmünde kararnamelerde öngörülen usuller çerçevesinde meslekten, kamu görevinden veya ilgili kurumların teşkilatından çıkarılanlar ile 15/8/2016 tarihli ve 673 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde

Kararnamenin 4 üncü maddesi uyarınca öğrencilikle ilişikleri kesilenlerin;… b) Mecburi hizmet yükümlülükleri ve mecburi hizmete bağlı borç yükümlülükleri ortadan kalkar, buna ilişkin dava ve borç takibi işlemlerine son verilir. Bunlardan alınmış olan yüklenme senetleri ve muteber imzalı müteselsil kefalet senetlerinde yazılı olan tutarlar, ilgili kamu personelinden yahut kefillerinden talep ve tahsil edilmez…”

7) 25/7/2018 tarihli ve 7145 sayılı Kanun ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’ye eklenen

geçici 35’inci maddede: “…B) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren dört yıl süreyle; terör örgütlerine veya (İptal ibare: Anayasa Mahkemesi’nin 30/06/2022 tarihli ve E.:2018/137, K.:2022/86 sayılı Kararı ile) Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara (İptal ibare: Anayasa Mahkemesi’nin 30/06/2022 tarihli ve E.:2018/137, K.:2022/86 sayılı Kararı ile) iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen; 1) 27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silâhlı

Kuvvetleri Personel Kanununa tabi personel Milli Savunma Bakanının onayı ile kamu görevinden çıkarılır…”

Düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ

8) Yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın iddiaları, İdarenin konu ile ilgili açıklamaları,

ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek başvurunun reddi yönünde hazırlanan Ret

Karar Önerisi Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme

9) Kara Kuvvetleri Komutanlığında görev yapmaktayken mecburi hizmet yükümlülüğünü tamamlamadan

kamu görevinden çıkarılan başvuran, kendisine eksik kalan yükümlülük süresine orantılı olarak eğitim, öğrenim ve yetiştirme masraflarına ilişkin çıkarılan borcun göreve başladığında mecburi hizmet yükümlülüğünün 10 yıl olması sebebiyle hesaplamanın 10 yıl üzerinden yapılmasını, teknisyenlik kursu nedeniyle tarafına 4.891,49 TL çıkarılan borçlar hakkında gerekli işlemlerin yapılmasını ve borcun iptal edilmesini talep etmektedir.

10) Anayasa Mahkemesinin yerleşik kararlarında da ifade edildiği üzere hukuk devletinin gereklerinden

biri olan belirlilik; bireylerin hukuk kurallarını önceden bilmeleri, tutum ve davranışlarını bu kurallara göre güvenle belirleyebilmeleri anlamını taşımaktadır.

11) 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 35’inci maddesinde yer alan “…Bu maddenin

yürürlüğe girdiği tarihten itibaren dört yıl süreyle; terör örgütlerine veya Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen; 1) 27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununa tabi personel

Milli Savunma Bakanının onayı ile kamu görevinden çıkarılır.” hükmü uyarınca milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine iltisakı ya da bunlarla irtibatı olan kişilerin ilgili bakan tarafından oluşturulacak komisyonun teklifi üzerine ilgili bakan onayı ile kamu görevinden çıkarılabileceği belirtilmekte olup kanunda geçen iltisak kavramı kavuşan, bitişen, birleşen; irtibat kavramı ise bağlantı anlamına gelmektedir.

12) Diğer yandan anılan kavramların içinde bulunulan döneme göre farklı yorumlanabilmesi de

mümkündür. Bu bağlamda olağanüstü hâlin ilanına neden olan tehdit ve tehlikeler gözetilerek olağanüstü hâl döneminde milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine iltisakı ya da bunlarla irtibatı bulunup bulunmadığının tespiti bakımından anılan yapı, oluşum, grup ya da terör örgütleriyle üyeler arasındaki bağın varlığı konusunda yapılacak değerlendirme ile olağan dönemde yapılacak değerlendirmenin farklı olabileceğinin kabul edilmesi gerekir (AYM, E.2018/89, K.2019/84, 14/11/2019, §§ 30, 31). Bu kapsamdaki değerlendirme ise ilgili bakan tarafından oluşturulacak komisyon ve bakan tarafından yapılacak olup söz konusu değerlendirme sırasında komisyon ve bakan, kendisine yapılan bildirimlerle bağlı olmaksızın her türlü olay, olgu, bilgi ve bulguyu serbestçe gözetecektir.

13) 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanunu’nun 112’nci maddesinde ise, Türk Silâhlı

Kuvvetlerinden her ne şekilde olursa olsun mecburî hizmet yükümlülüğünü tamamlamadan ayrılan veya ilişiği kesilen subay ve astsubayların, her yıl kuvvet komutanlıkları tarafından belirlenen; askerî öğrenci, subay ve astsubay nasbedildikten sonra kendilerine yapılan öğrenim, eğitim ve yetiştirme masraflarını, yükümlülük sürelerinin eksik kalan kısmı ile orantılı olarak kanunî faizi ile birlikte tazminat olarak ödeyecekleri düzenleme altına alınmıştır. Dolayısıyla, normal şartlarda bahse konu düzenleme uyarınca, her ne şekilde olursa olsun öngörülen mecburi hizmet yükümlülüğünü tamamlamadan kamu görevinden çıkarılan subay ve astsubayların kendilerine yapılan öğrenim, eğitim ve yetiştirme masraflarını yükümlülük sürelerinin eksik kalan kısmı ile orantılı olarak ödemeleri gerektiği açıktır.

14) Başvuranın, göreve başladığı tarihte 10 yıl olan mecburi hizmet süresinin, 25/08/2017 tarihli ve 694

sayılı KHK ile yapılan değişiklikle birlikte 15 yıla çıkarıldığı anlaşılmaktadır. Somut olayda başvuranın, 30/08/2010 tarihinde Kara Kuvvetlerinde astsubay rütbesiyle göreve başladığı, astsubay kıdemli çavuş olarak görevine devam eder iken zorunlu hizmet süresi içerisinde 24/04/2021 tarihinde Bakan Olur’u ile kamu görevinden çıkarıldığı, 15 yıllık mecburi hizmet süresini tamamlamasına 5 yıl kaldığı görülmektedir.

Bu çerçevede, başvuranın kamu görevinden çıkarıldığı tarihte mecburi hizmet yükümlüğünün 15 yıl olduğu noktasında şüphe bulunmamaktadır.

15) Ülkemizde, 20/07/2016 tarihinde ilan edilen ve 18/07/2018 tarihinde sona eren olağanüstü hal

döneminde çıkarılan 675 sayılı KHK’nın 10’uncu maddesinde ise, olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan kanun hükmünde kararnameler ile doğrudan veya anılan kanun hükmünde kararnamelerde öngörülen usuller çerçevesinde meslekten, kamu görevinden veya ilgili kurumların teşkilatından çıkarılanların, mecburi hizmet yükümlülüklerinin ve mecburi hizmete bağlı borç yükümlülüklerinin ortadan kalkacağı, buna ilişkin dava ve borç takibi işlemlerine son verileceği, bunlardan alınmış olan yüklenme senetleri ve muteber imzalı müteselsil kefalet senetlerinde yazılı olan tutarların, ilgili kamu personelinden yahut kefillerinden talep ve tahsil edilmeyeceği düzenlenmiştir. Diğer bir ifade ile bu düzenleme çerçevesinde mecburi hizmete bağlı borç yükümlülüğünün ortadan kalkması için, ya olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan kanun hükmünde kararnameler ile doğrudan ya da bu kanun hükmünde kararnamelerde öngörülen usuller çerçevesinde kamu görevinden çıkarılmış olmak gerekmektedir. Söz konusu kuralın yalnızca olağanüstü hâl süresince meslekten, kamu görevinden veya ilgili kurumların teşkilatından çıkarılanlar yönünden uygulanabileceği anlaşılmaktadır.

16) Anayasa Mahkemesinin yerleşik kararlarında da vurgulandığı üzere; Anayasa’nın 10. maddesinde

belirtilen kanun önünde eşitlik ilkesi hukuksal durumları aynı olanlar için söz konusudur. Bu ilke ile eylemli değil hukuksal eşitlik öngörülmüştür. Eşitlik ilkesinin amacı aynı durumda bulunan kişilerin kanunlar karşısında aynı işleme bağlı tutulmalarını sağlamak, ayrım yapılmasını ve ayrıcalık tanınmasını önlemektir.

Bu ilkeyle, aynı durumda bulunan kimi kişi ve topluluklara ayrı kurallar uygulanarak kanun karşısında eşitliğin ihlali yasaklanmıştır. Kanun önünde eşitlik, herkesin her yönden aynı kurallara bağlı tutulacağı anlamına gelmez. Durumlarındaki özellikler, kimi kişiler ya da topluluklar için değişik kuralları ve uygulamaları gerektirebilir. Aynı hukuksal durumlar aynı, ayrı hukuksal durumlar farklı kurallara bağlı tutulursa Anayasa’da öngörülen eşitlik ilkesi zedelenmez.

17) Mecburi hizmet yükümlülüğünü tamamlamadan kamu görevinden çıkarılan subay ve astsubayların

kendilerine yapılan öğrenim, eğitim ve yetiştirme masraflarına ilişkin borç yükümlülüğü konusundaki asıl düzenlemenin 926 sayılı Kanun’un 112’nci maddesi olduğu, 675 sayılı KHK’nın 10’uncu maddesi ile getirilen düzenlemenin ise sadece bu maddede öngörülen şartlarda uygulanabilecek istisna hüküm niteliğinde olduğu, bu sebeple mecburi hizmet yükümlülüğünü tamamlamadan kamu görevinden çıkarılan subay ve astsubayların borç yükümlülüğü konusunda, 675 sayılı KHK’nın 10’uncu maddesinin kapsamı dışında kalan ve başka bir istisnai düzenleme öngörülmeyen bütün hallerde 926 sayılı Kanun’un 112’nci maddesinin uygulanması gerektiği değerlendirilmiştir.

18) Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya

kapsamında somut olay incelendiğinde; başvuranın, olağanüstü hal dönemi sona erdikten sonra çıkarılan 25/7/2018 tarihli ve 7145 sayılı Kanun ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’ye eklenen geçici

35’inci madde çerçevesinde, kamu görevinden çıkarıldığı, yani başvuranın kamu görevinden, olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan kanun hükmünde kararnameler ile doğrudan ya da bu kanun hükmünde kararnamelerde öngörülen usuller çerçevesinde çıkarılmadığı, bu sebeple 675 sayılı Kanun Hükmünde

Kararname’nin 10’ncu maddesinin başvuran bakımından uygulanamayacağı, bunun yanında, bahse konu geçici 35’inci madde kapsamında kamu görevinden çıkarılanların, mecburi hizmete bağlı borç yükümlülüğünün ortadan kalkacağına dair herhangi bir hükmün de bulunmadığı, nitekim göreve başlamadan önce başvurandan, kendisine yapılan öğrenim, eğitim ve yetiştirme masraflarına ilişkin borç yükümlülüğü bulunduğuna dair yüklenme senedi alındığı, dolayısıyla somut olayda 926 sayılı Kanun’un 112’nci maddesinin uygulanması gerektiği, İdarenin de bu hüküm kapsamında başvurana mecburi hizmet yükümlülüğüne bağlı borç çıkardığı, bununla birlikte; farklı hukuki düzenlemeler kapsamında kamu görevinden çıkarılanlar için farklı hukuki sonuçlar öngörülmüş olmasının eşitlik ilkesine de aykırılık teşkil etmediği anlaşılmış olup Kara Kuvvetleri Komutanlığı tarafından mecburi hizmet yükümlülüğünü tamamlamadan kamu görevinden çıkarılan başvurana, yükümlülük süresinin eksik kalan kısmı ile orantılı olarak öğrenim, eğitim ve yetiştirme masraflarına ilişkin borç çıkarılması işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı kanaat ve sonucuna varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

19) İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup, idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak

Kurumumuza gönderildiği ayrıca idarenin başvuranla ilgili işlemlerinde “kanunlara uygunluk”, “makul sürede karar verme”, “hesap verilebilirlik”, “şeffaflık”, “kararların gerekçeli olması” ve “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkelerine uygun davrandığı anlaşılmıştır.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

20) 6328 sayılı Kanunun 21’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ

tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup ilgili Ankara İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE, Kararın BAŞVURANA ve MİLLÎ SAVUNMA BAKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi