|
ÖZET: Bu karar, Jandarma Genel Komutanlığı bünyesinde görev yapan bir subayın, mecburi hizmet süresini tamamlamadan istifa talebinin reddine ilişkin bir uyuşmazlığı ele almaktadır. Başvuran, 30 Ağustos 2005 tarihinde göreve başlamış ve 14 Ağustos 2020 tarihinde istifa etmiştir. İstifa dilekçesinde, 680 sayılı KHK ile mecburi hizmet süresinin 10 yıla düşürülmesi nedeniyle kazanılmış hak iddiasında bulunmuştur. Ancak, kurum, başvuranın 15 yıllık mecburi hizmet süresini tamamlamadığını belirterek talebini reddetmiştir.
Danıştay, başvuranın istifa ettiği tarihte mecburi hizmet süresinin 15 yıl olduğunu ve bu sürenin 10 yıl iken istifa etmeyenlerin kazanılmış hak iddiasının geçerli olmadığını vurgulamıştır. Dolayısıyla, başvuranın talebinin reddedilmesinin hukuka uygun olduğu sonucuna varılmıştır. Bu durum, kamu görevlilerinin mecburi hizmet sürelerinin değişiklik göstermesi ve kazanılmış hakların korunması konusundaki hukuki ilkeleri de içermektedir. Sonuç olarak, başvuranın mecburi hizmet süresini tamamlamadan istifa etmesi nedeniyle talebinin reddi, hukuka ve hakkaniyete uygun bulunmuştur. Bu karar, kamu görevlilerinin mecburi hizmet süreleri ve istifa hakları konusundaki yasal düzenlemelerin önemini ortaya koymaktadır. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2021/5765-S.21.9322
BAŞVURU NO : 2020/99163
KARAR TARİHİ : 08/04/2021
RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : JANDARMA GENEL KOMUTANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın görevinden istifa etme işleminin mecburi hizmet süresi içerisinde değerlendirilmesi istemi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 26/10/2020
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1) Başvuran, Kurumumuza yaptığı başvurusunda özetle; İçişleri Bakanlığına bağlı Jandarma Genel
Komutanlığında 30 Ağustos 2005 tarihinde Jandarma teğmen rütbesi ile naspedilerek fiilen hizmete başladığını, 14 Ağustos 2020 tarihinde kendi isteği ile istifa ettiğini, manuel olarak verdiği 02 Temmuz
2020 tarihli istifa dilekçesinde 6 Ocak 2017 tarihli 680 sayılı KHK’nın 48’nci maddesi ile 2803 sayılı
Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanununa eklenen fiili mecburi hizmet süresinin 10 yıla düşürülmesi ile istifa etme hakkının kazanılmış hak kapsamında değerlendirilmesini ve istifa işlemlerinin mecburi hizmet süresini tamamlamış şekilde yürütülerek istifa etmek istediğini belirttiğini, yine aynı şekilde kişisel olarak müdahaleye izin vermeyen Jandarma Genel Komutanlığı Jandarma Bilgi Sistemi tarafından otomatik verilen istifa dilekçesinde de mecburi hizmeti tamamladığının belirtildiğini, istifa işleminin hukuki konusunu oluşturan Olur’un gerekçesinde “… on beş yıllık mecburi hizmet süresinin tamamlamadan istifa talebinin kabul edilmesi ile kendisine yapılan öğretim, eğitim, ve yetiştirme masraflarının yükümlülük süresinin eksik kalan kısmı ile orantılı olarak kanuni faizleriyle birlikte geri alınması” hükmü ile mecburi hizmet süresinin tamamlanmadığının belirtildiğini, kendisinin toplam yaklaşık 11,5 yıllık (30 Ağustos 2005- 06 Ocak 2017) fiili hizmet süresi ile birlikte Jandarma Genel
Komutanlığından mecburi hizmet süresini tamamlayarak istifa etme hakkı elde ettiğini, ancak kurum tarafından talebinin uygun görülmediğini, bu durum karşısında kendisine yapılan öğretim, eğitim, ve yetiştirme masraflarının yükümlülük süresini takriben kurum adına yüksek lisans yaptığı için 1yıl 4 ay gibi eksik kalan kısmı ile orantılı olarak kanuni faizleriyle birlikte geri alınması kararının verildiğini, ayrıca sosyal hak olarak elde ettiği sosyal tesislerden yararlanma hakkının elinden alındığını ve meslek hayatı
boyunca kullandığı zati tabancasına ise el konulduğunu belirtmektedir. Başvuran Jandarma Genel
Komutanlığının Olur’daki gerekçe bölümünde belirtilen “mecburi hizmet süresini tamamlamadan istifa işlemlerinin yürütülmesi ve yapılan öğrenim, eğitim ve yetiştirme masraflarının yükümlülük süresinin eksik kalan kısmı ile orantılı olarak kanuni faizleriyle birlikte geri alınmasını” işleminin kaldırılmasını ve mecburi hizmet süresini tamamlamış olarak istifa işlemlerinin yürütülmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN ŞİKÂYETE İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2) Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Jandarma Genel Komutanlığından 10/11/2020
tarih ve sayılı, yazımız ile bilgi ve belge talep edilmiş olup, yazımıza cevaben Jandarma Genel
Komutanlığının 15/12/2020 tarih ve sayılı yazısı ve eklerinde özetle;
2.1) Başvuru yapan personelin J.Gn.K.lığı emrinde görevli iken tazminat ödemek şartıyla istifa talebine
ilişkin 02 Temmuz 2020 tarihli müracaatının uygun görülerek 21 Temmuz 2020 tarihinde istifa talebinin onaylandığı ve 14 Ağustos 2020 tarihinde ilişiğinin kesildiği,
2.2) Müracaat tarihi itibari ile yapılan hizmet hesabında 30.08.2005 tarihinde göreve başlaması nedeniyle
mevcut mevzuat kapsamında (2803 sayılı Jandarma Teşkilat Görev Yetkileri Kanununun Ek Madde 14’ü)
15 yıllık mecburi hizmet süresini tamamlamadığı, fakat adı geçenin 02 Temmuz 2020 tarihli dilekçesi ile
zorunlu hizmet süresi içerisinde istifa hakkını kullanmak istediği, bunun üzerine istifasının onaylandığı ve
14 Ağustos 2020 tarihinde ilişiğinin kesildiği,
2.3) Mecburi hizmet hesabının, 2803 sayılı Jandarma Teşkilat Görev Yetkileri Kanununun Ek Madde 14’ü
kapsamında değerlendirildiği ve hali hazırda bu mevzuatın yürürlükte olduğu,
2.4) J.Gn.K.lığı MPBS (Merkezi Personel Bilgi Sistemi) üzerinden otomatik olarak alınan istifa belgesinin
yapılan yeni Kanun çalışmalarından önce sisteme entegre edildiği, Kanunda yapılan değişiklik sonrasında personele subay/astsubay/uzman jandarma naspedildikten sonra tarafına yapılan öğrenim, eğitim ve yetiştirme masraflarını, yükümlülük sürelerinin eksik kalan kısmı ile orantılı olarak kanunî faizi ile birlikte tazminat olarak ödemeyi kabul etmesi halinde istifa etme hakkı verilmesi sonrasında bu tarz başvurularda kullanılacak dilekçe örneğinin yeni oluşturulduğu ve örnek dilekçenin sisteme entegre edilmemesi nedeniyle sistem üzerinden yapılan ilk başvuru girişlerinde (15) yıllık mecburi hizmetini tamamlayarak müracaat eden personel için hazırlanması gereken dilekçenin otomatik olarak verildiği, bu husus ile ilgili olarak ise J.Gn.K.lığının 26.12.2019 tarihli ve /Per.İşl.D.Emk.Şb. sayılı yazısı uygulama emrinde yasal yükümlülük süresini doldurmadan ayrılma talebi olan personelin sistem üzerinden dilekçe almadan emir ekinde gönderilen dilekçe örneğini kullanacaklarının açıkça belirtildiği, dolayısı ile sistem üzerinden alınan dilekçenin sadece yükümlülük süresi olan (15) yılı doldurarak istifa talebinde bulunan personeli kapsadığı bu nedenle de ilgili personelin dilekçesini sistem üzerinden almaması gerektiğinin gayet açık olduğu tespit edilerek bu hususların yazılı emre dönüştürüldüğü,
2.5) 680 sayılı KHK ile 2803 sayılı Kanun’a eklenen Geçici 9’uncu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte fiili
hizmet süresinin 11,5 yıl olması sebebiyle anılan tarih itibariyle mecburi hizmet süresini tamamlayarak istifa etme hakkını elde etmiş olması sebebiyle bu hakkın kazanılmış hak olup olmadığının değerlendirilmesi hususunda; anılan hüküm yürürlükte iken mecburi hizmet süresini tamamlayarak istifa isteği ile bir başvuru yapmış olsa idi mezkur hükmün kendisi açısından kişiselleşeceğini, böyle bir başvuru
mevcut olmadığı için değiştirilen mevzuat hükmünün kazanılmış hak teşkil etmeyeceği, hizmet gerekleri sebebiyle yapılan değişiklikte anılan maddeye geçmiş ile ilgili bir hüküm konulmamış olması sebebiyle de aksi değerlendirmenin kanun koyucunun iradesinin dışına çıkmak olacağı ve kamu yararına aykırılık teşkil edeceği,
2.6) Jandarma Genel Komutanlığı Türk Silahlı Kuvvetlerine bağlı iken muvazzaf subay ve astsubayların
mecburi hizmet sürelerinin 926 sayılı Kanun’un 112 inci maddesi gereği on yıl olarak uygulandığı, 25/07/2016 tarihli ve 668 sayılı KHK (6755 sayılı Kanun) ile Jandarma Genel Komutanlığı’nın Türk Silahlı
Kuvvetlerinden ayrılarak İçişleri Bakanlığına bağlanması sonucu 2803 sayılı Kanunun 13 üncü maddesi ile muvazzaf subay ve astsubayların her türlü özlük işlerinde, 2803 sayılı Kanunun, bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun uygulanacağı; ancak nasıp ve terfi, aylık ve diğer mali ve sosyal haklar bakımından ise statü ve rütbelerine göre 926 sayılı Kanuna tabi personel hakkındaki hükümlerin uygulanacağının düzenlendiği,
2.7) 2803 sayılı Kanuna 02/01/2017 tarihli ve 680 sayılı KHK ile eklenen geçici 9’uncu madde ile Jandarma
Genel Komutanlığında görevli muvazzaf subay ve astsubaylar için mecburi hizmet yükümlülüğünün 10 yıl olarak düzenlendiği, akabinde 25.08.2017 tarihli 694 sayılı KHK.nin 57. maddesiyle bu sürenin 15 olarak değiştirildiği, 694 S. KHK ile yapılan işlemin de 08.03.2018 tarih ve 30354 (Mükerrer) Sayılı R.G.de yayımlanan 7072 sayılı Kanunun 47. maddesiyle kabul edildiği
2.8) Jandarma Genel Komutanlığında çalışan ve diğer kaynaklardan mezun olan personel ile Jandarma ve
Sahil Güvenlik Akademisinden mezun olarak subay ve astsubay nasbedilen personelin mecburi hizmet yükümlülükleri farklı şekilde düzenlenmişken söz konusu bu farklılığın giderilmesi ve on beş yıl olan mecburi hizmet süresinin tüm personele on beş yıl olarak uygulanması amacıyla 06/12/2019 tarihli ve 7196 sayılı Kanun ile 2803 sayılı Kanundaki geçici 9’uncu madde mülga edilerek mezkur Kanuna ek 14 üncü madde eklendiği,
2.9) Sonuç olarak; personelin eğitimi, yetiştirilmesi, teminindeki zorluk yerine başkasının ikamesinin
zaman ve maddi imkan gerektirmesi, nitelikli insan gücünün teşkilatta kalmasının sağlanması, açığa alınan ve ihraç edilen personel sayısı, kolluk hizmetinin etkin ve süratli bir şekilde yerine getirilebilmesi, Jandarma
Genel Komutanlığı’nın kadro ihtiyacı, mülki, adli ve askeri görevleri icra etmek için yetişmiş personelin belirli rütbelerde kanunlarda öngörülen süre kadar görev yapmasının önemi, 2803 sayılı Kanun ile
Jandarma Genel Komutanlığına yüklenmiş mülki, adli ve askeri görevler dikkate alınarak mecburi hizmet süresinin on yıldan on beş yıla çıkarıldığı, Açıklamalarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3) 1982 Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü
maddesi: “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”,
4) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5’inci maddesinin
birinci fıkrası: “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile
tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,
5) 2803 sayılı Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanununun;
5.1) “Personel, kaynakları ve uygulanacak mevzuat” başlıklı 13 üncü maddesinde; “Jandarma
Hizmetleri Sınıfı personelinin her türlü özlük işlerinde, bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde, 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu uygulanır. (Değişik cümle:18/10/2018- 7148/11 md.) Ancak, nasıp ve terfi, aylık ve diğer mali ve sosyal haklar bakımından statü ve rütbelerine göre 27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanunu, 13/6/2001 tarihli ve 4678 sayılı
Türk Silahlı Kuvvetlerinde İstihdam Edilecek Sözleşmeli Subay ve Astsubaylar Hakkında Kanun, 28/5/1988 tarihli ve 3466 sayılı Uzman Jandarma Kanunu, 18/3/1986 tarihli ve 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu ile 10/3/2011 tarihli ve 6191 sayılı Sözleşmeli Erbaş ve Er Kanununa tabi personel hakkındaki hükümler uygulanır. Jandarma Hizmetleri Sınıfı hariç olmak üzere Jandarma Genel Komutanlığının diğer hizmet sınıflarındaki kadrolarında bulunan Devlet memurları, Türk Silahlı Kuvvetleri kadrolarındaki emsallerinin yararlandığı mali ve sosyal haklardan aynı şekilde yararlanırlar.”
5.2) 7196 sayılı Kanunun 37’nci maddesiyle mülga olan Geçici Madde 9’un, 25/08/2017 tarih ve 30165
sayılı R.G.de yayımlanan 694 sayılı KHK’nın 57’nci maddesiyle değiştirilen [08/03/2018 tarih ve
30354 (Mükerrer) sayılı R.G.de yayımlanan 7072 sayılı Kanunun 47’nci maddesiyle kabul edilen]
hali: “ Bu maddenin yayımı tarihi itibarıyla Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik
Komutanlığında muvazzaf subay ve astsubay olanlar için mecburi hizmet yükümlülükleri aşağıda
belirtilmiştir:
a) Subay veya astsubay nasbedildikleri tarihten itibaren fiilen 15 yıl hizmet esas alınmak suretiyle mecburi hizmetlerinin kalan kısmı aynen devam eder….”,
5.3) Ek Madde 14 (Ek madde: 06.12.2019 – 7196 S.K/Madde 33): “Jandarma Genel Komutanlığında
muvazzaf subay ve astsubay olanlar için mecburi hizmet yükümlülükleri aşağıda belirtilmiştir:
a) Muvazzaf subay veya astsubayların mecburi hizmetleri, subay veya astsubay nasbedildikleri tarihten itibaren fiilen on beş yıldır. Statü değiştirerek subaylığa geçirilenlerin mecburi hizmet süreleri Jandarma
Genel Komutanlığındaki ilk statülerine nasbedildikleri veya ilk sözleşmelerinin onaylandığı tarihten itibaren on beş yıldır.
b) Subay veya astsubay nasbedildikten sonra Jandarma Genel Komutanlığı hesabına yurt içindeki fakülte ve yüksekokullarda lisans veya lisansüstü öğrenim yapanların yükümlülükleri, buralarda geçen süreler kadar uzatılır.
c) Jandarma Genel Komutanlığı hesabına yurt içinde tıp veya diş hekimliğinde uzmanlık ya da yan dal uzmanlık eğitimi ile Jandarma Genel Komutanlığı hesabına yurt içinde tıpta, diş hekimliğinde veya eczacılıkta doktora eğitimini bitirenlerin yükümlülükleri, buralarda geçen sürelerin yarısı kadar uzatılır.
d) Pilotaj eğitimini (pilot adaylarına verilen uçuş eğitimini) bitirenlerin yükümlülükleri altı yıl uzatılır.
/
e) Yabancı memleketlere altı ay veya daha fazla süre ile öğrenim, staj, kurs, ihtisas veya görgü ve bilgilerini artırmak maksadıyla gidenlerin yükümlülükleri, masrafların ödenme şekline bakılmaksızın, gidiş ve dönüş tarihleri arasında geçen sürenin iki katı kadar uzatılır.
f) Yurt dışı sürekli göreve atanan subay veya astsubayların yükümlülükleri, buralarda geçen süreler kadar uzatılır. Ancak, yaş haddinden, herhangi bir nedenle resen veya kadrosuzluktan emekli edilecekler ile tutuklulardan kendi isteği ile emekli olmak isteyenlere bu yükümlülük süresi uygulanmaz.
g) (b), (c), (d), (e) ve (f) bentleri gereğince mecburi hizmet yükümlülüğüne eklenecek hizmet sürelerinin başlangıç tarihleri; yükümlülük süresini tamamlamadan gidenlerin yükümlülük süresini tamamladıktan sonra, yükümlülük süresini tamamlayarak gidenlerle yükümlülüklerini bu süre içinde tamamlayanların kadro görevine fiilen katıldıkları tarihten başlar.
Durumları birinci fıkra hükümlerine uyanlardan mecburi hizmetle yükümlü olduğu süre içinde istifa edenler veya ilişiğinin kesilmesini gerektiren bir suç işleyenler ya da sağlık sebebi hariç başka herhangi bir sebeple ayrılanlar, Jandarma Genel Komutanlığı tarafından belirlenen ve öğrenci, subay ve/veya astsubay nasbedildikten sonra kendilerine yapılan öğrenim, eğitim ve yetiştirme masraflarını, yükümlülük sürelerinin eksik kalan kısmı ile orantılı olarak kanunî faizi ile birlikte tazminat olarak öderler.
Yabancı memleketlere öğrenim, staj, kurs, ihtisas veya görgü ve bilgilerini artırmak amacıyla gitmiş olanlardan durumları bu maddede yazılı hallere uyanlar hakkında ilgili hükümler uygulanmakla birlikte, bulundukları süre içerisinde aldıkları aylık ve Devletçe yapılan masrafların dört katı ayrıca tazminat olarak alınır.
Bu Kanun, 3466 sayılı Kanun ve 4678 sayılı Kanuna göre; Jandarma Genel Komutanlığı mensubu subay, sözleşmeli subay, astsubay, sözleşmeli astsubay ile uzman jandarma statüsündeki personelin öğrenim, eğitim ve yetiştirme masraflarının hangi unsurlardan oluşacağı ve tahsiline ilişkin usul ve esaslar; İçişleri
Bakanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından müştereken yürürlüğe konulan yönetmelikle belirlenir.
6) 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar İle Diğer Aletler Hakkında Kanunun 7’inci maddesinin
birinci fıkrasının 4/A alt bendi: “ Mahkeme kararı ile ya da haklarında verilen mahkûmiyet kararının sonucu olarak Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığından tart ve ihraç edilenler, rütbesinin geri alınmasına hükmolunanlar ile 31/1/2013 tarihli ve 6413 sayılı Türk
Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu hükümleri uyarınca ayırma işlemine tabi tutulanlar, 27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununun 50 nci maddesinin birinci fıkrasının mülga (c)
bendi, 18/3/1986 tarihli ve 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanununun 16 ncı maddesinin üçüncü fıkrası ve 28/5/1988 tarihli ve 3466 sayılı Uzman Jandarma Kanununun mülga 15 inci maddesi uyarınca disiplinsizlik veya ahlaki durumları sebebiyle ayırma işlemine tabi tutulanlar, 3269 sayılı Kanunun 12 nci maddesi uyarınca başarısız görülenler ile 3466 sayılı Kanunun 13 ve 16 ncı maddeleri uyarınca ilişikleri kesilenler veya mülga 13/5/1971 tarihli ve 1402 sayılı Sıkıyönetim Kanununun 2 nci maddesi uyarınca emekli edilenler ile 31/1/2018 tarihli ve 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun
Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun gereğince meslekten veya Devlet memurluğundan çıkarılanlar hariç olmak üzere; emekli subay, astsubay, uzman jandarma ve uzman erbaşlar ile mecburi hizmetini tamamlayarak istifa etmek suretiyle Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve
Sahil Güvenlik Komutanlığından ayrılan subay, astsubay ve uzman jandarmalar ile en az on yıl görev yapıp
/
sözleşmelerinin uzatılmaması sonucu veya kendi isteğiyle Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel
Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığından ayrılan uzman erbaşlar ile en az on yıl görev yapmış olmak kaydıyla istifa etmek veya kurum değiştirmek suretiyle Emniyet Genel Müdürlüğünden ayrılan emniyet hizmetleri sınıfı personeli, … silahlarını taşıyabilirler veya mesken ya da iş yerinde bulundurabilirler.”
7) Ateşli Silahlar Ve Bıçaklar İle Diğer Aletler Hakkında Yönetmelik’in “Emekli Türk Silahlı
Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı Personeli” başlıklı 11’inci maddesi: “…mecburi hizmetini tamamlayarak istifa etmek suretiyle Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma
Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığından ayrılan subay, astsubay ve uzman jandarmalar ile en az on yıl görev yapıp sözleşmelerinin uzatılmaması sonucu veya kendi isteği ile Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığından ayrılan uzman erbaşlara silah taşıma ve bulundurma izni ilgisine göre bağlı bulundukları kuvvet komutanlıkları, Jandarma Genel Komutanlığı ve
Sahil Güvenlik Komutanlığınca verilir.” hüküm ve açıklamalarına yer verilmiştir.”
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ
8) Yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın iddiaları, İdarenin konu ile ilgili açıklamaları,
ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek başvurunun reddi yönünde hazırlanan Ret
Karar Önerisi Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme
9) Bir numaralı paragrafta yer verildiği üzere başvuran; İçişleri Bakanlığına bağlı Jandarma Genel
Komutanlığı bünyesinde 30 Ağustos 2005 tarihinde Jandarma teğmen rütbesi ile naspedilerek fiilen hizmete başladığını, 14 Ağustos 2020 tarihinde kendi isteği ile istifa ettiğini, kendisinin toplam yaklaşık 11,5 yıllık (30 Ağustos 2005- 06 Ocak 2017) fiili hizmet süresi ile birlikte Jandarma Genel
Komutanlığından mecburi hizmet süresini tamamlayarak istifa etme hakkı elde ettiğini, ancak kurum tarafından talebinin uygun görülmediğini, bu durum karşısında kendisine yapılan öğretim, eğitim, ve yetiştirme masraflarının yükümlülük süresini takriben kurum adına yüksek lisans yaptığı için 1yıl 4 ay gibi eksik kalan kısmı ile orantılı olarak kanuni faizleriyle birlikte geri alınması kararının verildiğini, ayrıca sosyal hak olarak elde ettiği sosyal tesislerden yararlanma hakkının elinden alındığını ve meslek hayatı boyunca kullandığı zati tabancasına ise el konulduğunu belirterek; mecburi hizmet süresini tamamlamadan istifa işlemlerinin yürütülmesi ve yapılan öğrenim, eğitim ve yetiştirme masraflarının yükümlülük süresinin eksik kalan kısmı ile orantılı olarak kanuni faizleriyle birlikte geri alınmasını işleminin kaldırılmasını ve mecburi hizmet süresini tamamlamış olarak istifa işlemlerinin yürütülmesini talep etmektedir.
10) Silah taşıma ve bulundurma ruhsatlarının düzenlenmesine ve kimlere bu ruhsatların verilebileceğine
dair usûl ve esaslar, 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar İle Diğer Aletler Hakkında Kanun ve bu
Kanunun vermiş olduğu yetkiye istinaden hazırlanarak Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan 21/03/1991 tarih ve 91/1779 Karar Numaralı Ateşli Silahlar Ve Bıçaklar İle Diğer Aletler Hakkında
Yönetmelik ile düzenlenmiştir.
11) 6136 sayılı Kanunun 7’nci maddesi ile 91/1779 Karar Numaralı Yönetmeliğin “Emekli Türk Silahlı
Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı Personeli” başlıklı 11’inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “…mecburi hizmetini tamamlayarak istifa etmek suretiyle Türk
Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığından ayrılan subay, astsubay ve uzman jandarmalar ile en az on yıl görev yapıp sözleşmelerinin uzatılmaması sonucu veya kendi isteği ile Türk Silahlı Kuvvetlerinden ayrılan uzman erbaşlara silah taşıma ve bulundurma izni ilgisine göre bağlı bulundukları Kuvvet Komutanlıkları, Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik
Komutanlığınca verilir.” hükmü uyarınca mecburi hizmetini tamamlayarak istifa etmek suretiyle görevlerinden ayrılan astsubaylara bağlı bulundukları Komutanlıklar tarafından silah taşıma ruhsatı verilmektedir.
12) Başvuranın, göreve başladığı tarihte 10 yıl olan mecburi hizmet süresinin, 25/08/2017 tarihli ve 694
sayılı KHK ile yapılan değişiklikle birlikte 15 yıla çıkarıldığı anlaşılmaktadır. Somut olayda başvuranın, 30/08/2005 tarihinde Jandarma teğmen rütbesiyle göreve başladığı, jandarma binbaşı olarak görevine devam eder iken zorunlu hizmet süresi içerisinde 21/07/2020 tarihli dilekçe ile bu görevinden 14/08/2020 tarihinde ayrıldığı, 15 yıllık mecburi hizmet süresini tamamlamasına 1 yıl 4 ay kaldığı görülmektedir. Bu çerçevede, başvuranın istifa ettiği tarihte mecburi hizmet yükümlüğünün 15 yıl olduğu noktasında şüphe bulunmamaktadır. Ancak mecburi hizmet süresi 10 yıl iken istifa etmeyen başvuranın, mağduriyetine yol açacak bir kazanılmış hakkın varlığının tespitine ihtiyaç duyulmaktadır.
13) Pozitif Hukukun temel ilkeleri arasında yer alan kazanılmış hak, ortaya çıkması anında hukuka uygun
olarak tamamlanmış, böylece kişiye özgü, lehte sonuçlar doğurmuş, sonradan hukuk kurallarındaki değişiklik veya işlemin geri alınması gibi nedenlere rağmen, hukuk düzeni tarafından korunma altında kalan 1 hak anlamına gelmektedir . Anayasa Mahkemesi kazanılmış hakkı, kişinin bulunduğu statüden ortaya 2 çıkan, tahakkuk etmiş, kesinleşmiş ve kişisel alacak niteliğine dönüşmüş hak olarak tanımlamıştır.
14) Anayasa Mahkemesi bir kararında, kazanılmış hak kavramı ile ilgili şu tespitleri yapmıştır (AYM.
19.12.1989 gün, E. 1989/14, K. 1989/49 sayılı kararı); “Bir statüye bağlı olarak ileriye dönük beklenen
haklar kazanılmış hak niteliğinde değildir. Bir hukuk kuralının yürürlüğü sırasında bu kurala uygun biçimde tüm sonuçları ile kesin olarak edinilmiş hakların korunması hukuk devletinin gereğidir. Yasa koyucunun bu haklara el atması, değiştirip geri alması düşünülemez ise de, önceki yasaya göre sağlanmış bir hak, kamusal düzen, toplumsal yarar açısından kazanılmış hak korunmasından sonsuza değin yararlanamaz.
Kaldı ki aydan aya ya da belirli aylarda, her alınış zamanında yürürlükte olan kurala uygunluğu esas tutulması gereken ödemeler kazanılmış hak kapsamında ve niteliğinde değildir.”
15) Diğer taraftan, bir statüye bağlı olarak ileriye dönük beklenen hakların, kazanılmış hak niteliği
taşımayacağı, çerçevesi kanunla belirlenmek kaydıyla kamu görevlilerinin çalışma koşullarının ve görevlerinin değiştirilmesinin her zaman mümkün olduğu, kamu yararının söz konusu olduğu hallerde kazanılmış hakkın korunması kuralının geçerli olamayacağı, dolayısıyla 2803 ve 3466 sayılı Kanunlarda
1
Yücel Oğurlu, İdari Hukukunda Kazanılmış Haklara Saygı ve Haklı Beklentiler Sorunu, Seçkin Yayıncılık, Ankara, Mayıs 2003, s.28.
2
Anayasa Mahkemesi’nin bu tanıma yer verdiği 27.02.2001 gün, 1999/43E., 2001/46K. ve 03.04.2001 gün, 1999/50E.
2001/67K. sayılı kararları, Yücel Oğurlu, a.g.e., s.27.
/
yapılan değişikliklerin de bu kapsamda kanun koyucunun takdirinde olduğu, bu açıklamalar çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde; J.Gn.K.lığı emrinde görevli subayların mecburi hizmet süresinin “10” yıldan “15” yıla çıkarıldığının açık ve kesin olduğu, bu hususta başvuranın görevden ayrıldığı 14/08/2020 tarihi itibariyle de mecburi hizmet süresinin 10 yıl olmasına ilişkin kazanılmış bir hakkın varlığından söz edilemeyeceği sonucuna varılmıştır.
16) Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı
birlikte değerlendirildiğinde; başvuranın, mecburi hizmet süresini tamamlamadan istifa işlemlerinin yürütülmesi, yapılan öğrenim, eğitim ve yetiştirme masraflarının yükümlülük süresinin eksik kalan kısmı ile orantılı olarak kanuni faizleriyle birlikte geri alınması talebinin, subaylar için belirlenen mecburi hizmet süresi olan 15 yıllık süreyi tamamlamadan önce ayrılması nedeniyle reddedilmesi işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı kanaat ve sonucuna varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
17) İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; başvuru kapsamında ilgili idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, ayrıca idarenin başvuranla ilgili işlemlerinde “kanunlara uygunluk”, “makul sürede karar verme”, “hesap verilebilirlik”, “şeffaflık”, “kararların gerekçeli olması”, “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, ancak idarenin, başvurana verdiği cevaplarda hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği, bu nedenle
“karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup, idareden bundan böyle bu ilkeye de uyması beklenmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
18) 6328 sayılı Kanunun 21’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ
tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Ankara İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE, Kararın BAŞVURANA ve JANDARMA GENEL KOMUTANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi
/