ÖZET: Bu karar, Hava Kuvvetleri Komutanlığı’nda görev yaparken mecburi hizmet yükümlülüğünü tamamlamadan kamu görevinden çıkarılan bir başvuranın, eğitim ve yetiştirme masraflarına ilişkin borcun iptalini talep etmesi üzerine verilmiştir. Başvuran, 675 sayılı KHK’nın 10. maddesi uyarınca mecburi hizmet yükümlülüğünün ortadan kalktığını savunmuştur. Ancak, Danıştay, başvuranın olağanüstü hal döneminde çıkarılmadığını ve bu nedenle 675 sayılı KHK’nın uygulanamayacağını belirtmiştir.

Ayrıca, 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu’nun 112. maddesi uyarınca, mecburi hizmet yükümlülüğünü tamamlamadan ayrılanların eğitim masraflarını ödemekle yükümlü oldukları vurgulanmıştır. Danıştay, başvuranın durumunun diğer benzer durumlarla eşit olmadığını, dolayısıyla farklı hukuki sonuçların eşitlik ilkesine aykırılık teşkil etmediğini ifade etmiştir. Sonuç olarak, başvuranın borç yükümlülüğünün devam ettiğine ve idarenin işleminde hukuka aykırılık bulunmadığına karar verilmiştir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2021/6770-S.21.10879

BAŞVURU NO : 2020/99844

KARAR TARİHİ : 28/04/2021

RET KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : MİLLİ SAVUNMA BAKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Kamu görevinden çıkarılan başvuranın, mecburi hizmet yükümlülüğü nedeniyle tarafına çıkarılan borcun iptal edilmesi talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 09/11/2020

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran başvuru dilekçesinde özetle; Milli Savunma Bakanlığı Hava Kuvvetleri Komutanlığı bünyesinde görev yapmakta iken Milli Savunma Bakanı Onayı ile ihraç edildiğini, 21/04/2020 tarihinde posta yolu ile tebliğ edilen evrakta öğrenim eğitim ve yetiştirme masraflarının ödenmesinin istendiğini, 675 sayılı Olağanüstü Hal KHK’sı ile ihraç olanların bu yükümlülükten kurtulduklarını, Bakan Onayı ile ihraç olanların bu yükümlüğü ödeyeceklerinin tarafına tebliğ edildiğini, söz konusu hukuksuz borçlandırmayı icra tehdidi ile hem ödemek hem de taksitlendirme yapmak amacıyla 29/06/2020 tarihinde dilekçe verdiğini, dilekçesinde sunduğu ödeme planına göre ödemeye devam ettiğini, ancak tarafına gönderilen re’sen borç senedi, kefaletname ve sulh anlaşması evraklarını imzalamadığını belirterek; kendisiyle aynı durumda olan E.B. arasında bir fark olmaması sebebiyle tebliğ edilen ve bir kısmını ödediği eğitim, öğrenim ve yetiştirme masraflarına ilişkin çıkarılan borcun iptal edilmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzun 25/11/2020 tarih ve sayılı bilgi ve belge talebi konulu yazısına istinaden Millî

Savunma Bakanlığı Hava Kuvvetleri Komutanlığı tarafından Kurumumuza gönderilen 09/12/2020 tarih ve sayılı yazı ve eklerinde özetle;

2.1) 675 sayılı Ohal KHK’sının 10’uncu maddesi gereğince 20/07/2016 tarih ve 2016/9064 sayılı BKK ile

ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan kanun hükmünde kararnameler ile doğrudan veya anılan kanun hükmünde kararnamelerde öngörülen usuller çerçevesinde kamu görevinden çıkarılanların mecburi hizmet yükümlülükleri ve mecburi hizmet yükümlülükleri ve mecburi hizmete bağlı borç yükümlülüklerinin ortadan kalkacağının hükme bağlandığı,

2.2) 7145 sayılı Kanun ile 375 sayılı KHK’ya eklenen Geçici 35’inci madde kapsamında kamu görevinden

ihraç edilenlerin yükümlülüklerinin ortadan kalkacağına ilişkin herhangi bir yasal düzenleme bulunmadığı, Geçici 35’inci madde kapsamında işlem tesis edilme usulünün 675 sayılı KHK’nın 10’uncu maddesinde ifade edildiği gibi “olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan kanun hükmünde kararnameler ile dorudan veya anılan kanun hükmünde kararnamelerde öngörülen usuller çerçevesinde meslekten, kamu görevinden veya ilgili kurumların teşkilatlarından çıkarılma” olarak nitelendirilemeyeceği, bu madde kapsamında ilişiği kesilen TSK personelinin 926 sayılı Kanun’un 112 inci maddesi uyarınca öğrenim, eğitim ve yetiştirme masraflarının, yükümlülük sürelerinin eksik kalan kısmı ile orantılı olarak kanuni faizi ile birlikte tazmini gerektiğinin Milli Savunma Bakanlığı’nın emir yazısı ile bildirildiği,

2.3) Aynı kapsamda Hava Kuvvetleri Komutanlığında görevliyken mecburi hizmet süresini tamamlamadan

13/03/2019 tarihinde görevinden ihraç edilen . ’nın öğrenim, eğitim ve yetiştirme masraflarından kaynaklanan tazminat borcuna ilişkin yapılan idari işlemin iptali istemiyle açmış olduğu davanın Ankara 6. İdare Mahkemesi tarafından reddine karar verildiği,

2.4) . ’ nın mahkeme kararına ve daha önceden alınan . hakkında Tavsiye Kararına istinaden Milli

Savunma Bakanlığı’ndan uygulamaya yönelik nihai görüş ve öneri talep edildiği, Bakanlıktan gelecek olan bu görüşe göre işlem yapılacağı, başvuranın eğitim, öğretim ve yetiştirme masraflarından tazminat borcunun MSB’nin 19/06/2019 tarihli emir yazısı, 926 sayılı Kanun, TSK Personelinin Öğrenim, Eğitim ve Yetiştirme Masraflarının Tespitine Dair Yönetmelik ve yürürlükteki mevzuat kapsamında hesaplandığı,

2.5) Milli Savunma Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü’nün 05.01.2021 tarih ve sayılı

yazısında; 7145 sayılı Kanunun 26’ıncı maddesi ile 375 sayılı KHK’ya eklenen Geçici 35’inci maddesinde, 31/07/2018 tarihinden itibaren üç yıl süreyle, terör örgütlerine ve Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisaki yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen MSB personelinin Sn. Bakan’ın Onayı ile kamu görevinden çıkarılmasına imkan sağlandığı, 375 sayılı KHK’ya eklenen Geçici 35’inci maddede Bakan

Onayı ile kamu görevinden çıkarılanlardan 926 sayılı Kanun’un 112’nci maddesinde zikredilen mecburi hizmet süresine isabet eden eğitim, öğretim ve yetiştirme masraflarından kaynaklanan borcun tahsil edilmeyeceğini öngören bir hükme yer verilmediği, bu kapsamda olağanüstü hal uygulaması kapsamı sona erdikten sonra yürürlüğe konulan 375 sayılı KHK’nın Geçici 35’inci maddesi ile 7082 sayılı Kanun ile yasalaşan 675 sayılı KHK’nın 10’uncu maddesinin uygulanmayacağı sonucuna varılamayacağı, 926 sayılı

Kanun’un 112’nci maddesi uyarınca eğitim, öğretim ve yetiştirme masraflarının yükümlülük sürelerinin eksik kalan kısmı ile orantılı olarak kanuni faizi ile birlikte tazmini gerektiğinin değerlendirildiği, Açıklamalarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinde: “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği

Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”

4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasında: “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”

5. 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanunu’nun “Subayların ve astsubayların yükümlülüğü” başlıklı 112’nci maddesinin yedinci fıkrasında: “Muvazzaf subay ve astsubaylar subay ve astsubay nasbedildikleri tarihten itibaren fiilen onbeş yıl hizmet etmedikçe istifa edemezler.

[…]

Durumları yukarıdaki fıkralara uyanlar ile Türk Silâhlı Kuvvetleri’nden her ne şekilde olursa olsun mecburî hizmet yükümlülüğünü tamamlamadan ayrılan veya ilişiği kesilen subay ve astsubaylar (Türk

Silâhlı Kuvvetleri’nde görev yapamaz şeklinde sağlık raporu alanlar ile vazife malûlü olarak Türk Silâhlı

Kuvvetleri’nden ayrılanlar hariç), her yıl kuvvet komutanlıkları, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil

Güvenlik Komutanlığı tarafından belirlenen; askerî öğrenci, subay ve astsubay nasbedildikten sonra kendilerine yapılan öğrenim, eğitim ve yetiştirme masraflarını, yükümlülük sürelerinin eksik kalan kısmı ile orantılı olarak kanunî faizi ile birlikte tazminat olarak öderler. Öğrenim, eğitim ve yetiştirme masraflarının hangi unsurlardan oluşacağı ve tahsiline ilişkin usul ve esaslar; Millî Savunma, İçişleri ve

Maliye Bakanlıkları tarafından müştereken yürürlüğe konulacak yönetmelikte belirlenir.” 6. 7082 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde

Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun İle Yasalaşan 675 Sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında

Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin “Peşin ödenen aylıklar ve mecburi hizmet” başlıklı 10’uncu maddesinde: “(1) 20/7/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar

Kurulu Kararıyla ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan kanun hükmünde kararnameler ile doğrudan veya anılan kanun hükmünde kararnamelerde öngörülen usuller çerçevesinde meslekten, kamu görevinden veya ilgili kurumların teşkilatından çıkarılanlar ile 15/8/2016 tarihli ve 673 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde

Kararnamenin 4 üncü maddesi uyarınca öğrencilikle ilişikleri kesilenlerin;… b) Mecburi hizmet yükümlülükleri ve mecburi hizmete bağlı borç yükümlülükleri ortadan kalkar, buna ilişkin dava ve borç takibi işlemlerine son verilir. Bunlardan alınmış olan yüklenme senetleri ve muteber imzalı müteselsil kefalet senetlerinde yazılı olan tutarlar, ilgili kamu personelinden yahut kefillerinden talep ve tahsil edilmez…” 7. 25/7/2018 tarihli ve 7145 sayılı Kanun ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’ye eklenen geçici 35’inci maddede: “… B) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç yıl süreyle; terör örgütlerine veya Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen; 1) 27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununa tabi personel

Milli Savunma Bakanının onayı ile kamu görevinden çıkarılır…”

Düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme

8. Hava Kuvvetleri Komutanlığında görev yapmaktayken mecburi hizmet yükümlülüğünü tamamlamadan kamu görevinden çıkarılan başvuran, kendisine eksik kalan yükümlülük süresine orantılı olarak eğitim, öğrenim ve yetiştirme masraflarına ilişkin çıkarılan borcun iptal edilmesini talep etmiştir.

9. Anayasa Mahkemesinin yerleşik kararlarında da ifade edildiği üzere hukuk devletinin gereklerinden biri olan belirlilik; bireylerin hukuk kurallarını önceden bilmeleri, tutum ve davranışlarını bu kurallara göre güvenle belirleyebilmeleri anlamını taşımaktadır.

10. 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 35’inci maddesinde yer alan “…Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç yıl süreyle; terör örgütlerine veya Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen; 1) 27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı

Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununa tabi personel Milli Savunma Bakanının onayı ile kamu görevinden çıkarılır.” hükmü uyarınca milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine aidiyeti, iltisakı ya da bunlarla irtibatı olan kişilerin ilgili bakan tarafından oluşturulacak komisyonun teklifi üzerine ilgili bakan onayı ile kamu görevinden çıkarılabileceği belirtilmekte olup kanunda geçen aidiyet kavramı ilişkinlik, iltisak kavramı kavuşan, bitişen, birleşen; irtibat kavramı ise bağlantı anlamına gelmektedir.

11. Diğer yandan anılan kavramların içinde bulunulan döneme göre farklı yorumlanabilmesi de mümkündür. Bu bağlamda olağanüstü hâlin ilanına neden olan tehdit ve tehlikeler gözetilerek olağanüstü hâl döneminde milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine aidiyeti, iltisakı ya da bunlarla irtibatı bulunup bulunmadığının tespiti bakımından anılan yapı, oluşum, grup ya da terör örgütleriyle üyeler arasındaki bağın varlığı konusunda yapılacak değerlendirme ile olağan dönemde yapılacak değerlendirmenin farklı olabileceğinin kabul edilmesi gerekir (AYM, E.2018/89, K.2019/84, 14/11/2019, §§ 30, 31). Bu kapsamdaki değerlendirme ise ilgili bakan tarafından oluşturulacak komisyon ve bakan tarafından yapılacak olup söz konusu değerlendirme sırasında komisyon ve bakan, kendisine yapılan bildirimlerle bağlı olmaksızın her türlü olay, olgu, bilgi ve bulguyu serbestçe gözetecektir.

12. 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanunu’nun 112’nci maddesinde ise, Türk Silâhlı

Kuvvetlerinden her ne şekilde olursa olsun mecburî hizmet yükümlülüğünü tamamlamadan ayrılan veya ilişiği kesilen subay ve astsubayların, her yıl kuvvet komutanlıkları tarafından belirlenen; askerî öğrenci, subay ve astsubay nasbedildikten sonra kendilerine yapılan öğrenim, eğitim ve yetiştirme masraflarını, yükümlülük sürelerinin eksik kalan kısmı ile orantılı olarak kanunî faizi ile birlikte tazminat olarak ödeyecekleri düzenleme altına alınmıştır. Dolayısıyla, normal şartlarda bahse konu düzenleme uyarınca, her ne şekilde olursa olsun öngörülen mecburi hizmet yükümlülüğünü tamamlamadan kamu görevinden çıkarılan subay ve astsubayların kendilerine yapılan öğrenim, eğitim ve yetiştirme masraflarını yükümlülük sürelerinin eksik kalan kısmı ile orantılı olarak ödemeleri gerektiği açıktır.

13. Ülkemizde, 20/07/2016 tarihinde ilan edilen ve 18/07/2018 tarihinde sona eren olağanüstü hal döneminde çıkarılan 675 sayılı KHK’nın 10’uncu maddesinde ise, olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan kanun hükmünde kararnameler ile doğrudan veya anılan kanun hükmünde kararnamelerde öngörülen usuller çerçevesinde meslekten, kamu görevinden veya ilgili kurumların teşkilatından çıkarılanların, mecburi hizmet yükümlülüklerinin ve mecburi hizmete bağlı borç yükümlülüklerinin ortadan kalkacağı, buna ilişkin dava ve borç takibi işlemlerine son verileceği, bunlardan alınmış olan yüklenme senetleri ve muteber imzalı müteselsil kefalet senetlerinde yazılı olan tutarların, ilgili kamu personelinden yahut kefillerinden talep ve tahsil edilmeyeceği düzenlenmiştir. Diğer bir ifade ile bu düzenleme

çerçevesinde mecburi hizmete bağlı borç yükümlülüğünün ortadan kalkması için, ya olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan kanun hükmünde kararnameler ile doğrudan ya da bu kanun hükmünd e kararnamelerde öngörülen usuller çerçevesinde kamu görevinden çıkarılmış olmak gerekmektedir. Söz konusu kuralın yalnızca olağanüstü hâl süresince meslekten, kamu görevinden veya ilgili kurumları n teşkilatından çıkarılanlar yönünden uygulanabileceği anlaşılmaktadır.

14. Anayasa Mahkemesinin yerleşik kararlarında da vurgulandığı üzere; Anayasa’nın 10. maddesinde belirtilen kanun önünde eşitlik ilkesi hukuksal durumları aynı olanlar için söz konusudur. Bu ilke ile eylemli değil hukuksal eşitlik öngörülmüştür. Eşitlik ilkesinin amacı aynı durumda bulunan kişilerin kanunlar karşısında aynı işleme bağlı tutulmalarını sağlamak, ayrım yapılmasını ve ayrıcalık tanınmasını önlemektir.

Bu ilkeyle, aynı durumda bulunan kimi kişi ve topluluklara ayrı kurallar uygulanarak kanun karşısında eşitliğin ihlali yasaklanmıştır. Kanun önünde eşitlik, herkesin her yönden aynı kurallara bağlı tutulacağı anlamına gelmez. Durumlarındaki özellikler, kimi kişiler ya da topluluklar için değişik kuralları ve uygulamaları gerektirebilir. Aynı hukuksal durumlar aynı, ayrı hukuksal durumlar farklı kurallara bağlı tutulursa Anayasa’da öngörülen eşitlik ilkesi zedelenmez.

15. Mecburi hizmet yükümlülüğünü tamamlamadan kamu görevinden çıkarılan subay ve astsubayların kendilerine yapılan öğrenim, eğitim ve yetiştirme masraflarına ilişkin borç yükümlülüğü konusundaki asıl düzenlemenin 926 sayılı Kanun’un 112’nci maddesi olduğu, 675 sayılı KHK’nın 10’uncu maddesi ile getirilen düzenlemenin ise sadece bu maddede öngörülen şartlarda uygulanabilecek istisna hüküm niteliğinde olduğu, bu sebeple mecburi hizmet yükümlülüğünü tamamlamadan kamu görevinden çıkarılan subay ve astsubayların borç yükümlülüğü konusunda, 675 sayılı KHK’nın 10’uncu maddesinin kapsamı dışında kalan ve başka bir istisnai düzenleme öngörülmeyen bütün hallerde 926 sayılı Kanun’un 112’nci maddesinin uygulanması gerektiği değerlendirilmiştir.

16. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamında somut olay incelendiğinde; başvuranın, olağanüstü hal dönemi sona erdikten sonra çıkarılan 25/7/2018 tarihli ve 7145 sayılı Kanun ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’ye eklenen geçici 35’inci madde çerçevesinde, kamu görevinden çıkarıldığı, yani başvuranın kamu görevinden, olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan kanun hükmünde kararnameler ile doğrudan ya da bu kanun hükmünde kararnamelerde öngörülen usuller çerçevesinde çıkarılmadığı, bu sebeple 675 sayılı Kanun Hükmünde

Kararname’nin 10’ncu maddesinin başvuran bakımından uygulanamayacağı, bunun yanında, bahse konu geçici 35’inci madde kapsamında kamu görevinden çıkarılanların, mecburi hizmete bağlı borç yükümlülüğünün ortadan kalkacağına dair herhangi bir hükmün de bulunmadığı, nitekim göreve başlamadan önce başvurandan, kendisine yapılan öğrenim, eğitim ve yetiştirme masraflarına ilişkin borç yükümlülüğü bulunduğuna dair yüklenme senedi alındığı, dolayısıyla somut olayda 926 sayılı Kanun’un 112’nci maddesinin uygulanması gerektiği, İdarenin de bu hüküm kapsamında başvurana mecburi hizmet yükümlülüğüne bağlı borç çıkardığı, bununla birlikte; farklı hukuki düzenlemeler kapsamında kamu görevinden çıkarılanlar için farklı hukuki sonuçlar öngörülmüş olmasının eşitlik ilkesine de aykırılık teşkil etmediği anlaşılmış olup Hava Kuvvetleri Komutanlığı tarafından mecburi hizmet yükümlülüğünü tamamlamadan kamu görevinden çıkarılan başvurana, yükümlülük süresinin eksik kalan kısmı ile orantılı olarak öğrenim, eğitim ve yetiştirme masraflarına ilişkin borç çıkarılması işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı kanaat ve sonucuna varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 17. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup, idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak

Kurumumuza gönderildiği ayrıca idarenin başvuranla ilgili işlemlerinde “kanunlara uygunluk”, “makul sürede karar verme”, “hesap verilebilirlik”, “şeffaflık”, ve “kararların gerekçeli olması” ilkelerine uygun davrandığı, ancak idari işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceği bildirilmediğinden

“karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uygun davranmadığı anlaşılmış olup idarenin bundan böyle bu ilkeye de uyması beklenmektedir.

V. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

18. 6328 sayılı Kanunun 21’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup ilgili Ankara İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.

VI. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE, Kararın BAŞVURANA, MİLLÎ SAVUNMA BAKANLIĞINA ve HAVA KUVVETLERİ

KOMUTANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi