ÖZET: Başvuran, 2005 yılında aldığı Medikal Estetik Uygulama Sertifikasının tescil edilmesini talep etmiştir. Ancak Sağlık Bakanlığı, sertifikaların tescili için belirlenen iki yıllık sürenin 2012’de sona erdiğini ve bu tarihe kadar tescil edilmemiş sertifikaların geçersiz sayılacağını belirtmiştir. Ayrıca, 2014 tarihli yeni yönetmelik gereği, medikal estetik alanının sertifikalı eğitim alanı olarak kabul edilmediği ifade edilmiştir.

Danıştay kararları, Güzellik ve Estetik Amaçlı Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelik hükümlerinin hukuka aykırı olduğunu ve bu nedenle başvuranın sertifikasının kazanılmış hak olarak değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Sağlık Bakanlığı’nın, başvuranın sertifikasını yeniden değerlendirmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Bu durum, sağlık hizmetleri alanında sertifikaların tescili ve geçerliliği konusundaki hukuki belirsizlikleri gündeme getirmektedir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2023/2622-S.23.4450

BAŞVURU NO : 2022/14569

KARAR TARİHİ : 03/03/2023

TAVSİYE KARARI ,TCKN:

Adres:

BAŞVURUYA KONU İDARE : SAĞLIK BAKANLIĞI

Başvuranın, medikal estetik uygulama sertifikasının tescil edilmesi

BAŞVURUNUN KONUSU :

talebi.

BAŞVURU TARİHİ : 07/10/2022

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza başvuru yapan tarafından özetle; 1.1. Sağlık Bakanlığı emrinde tabip olarak görev yapmakta iken, ilgili mevzuat hükümlerine göre almış olduğu eğitim neticesinde Sağlık Bakanlığı tarafından tescil edilerek adına 08/03/2005 tarihli Medikal

Estetik Uygulama Sertifikasının düzenlendiği, 1.2. Mevcut sertifikalarının geçerli olup olmadığı ile söz konusu sertifika ile özel sektörde sertifikaya haiz uygulamaları yapıp yapamayacağı hususlarının hukuki gerekçeler ile tarafına bildirilmesini dilekçeyle

Sağlık Bakanlığından talep ettiği, 1.3. Sağlık Bakanlığınca verilen cevapta; Bakanlık Çekirdek Kaynak Yönetim Sistemi (ÇKYS) kayıtlarına göre sertifikasının tescil edildiğine dair kayda rastlanılmadığının ve 21/08/2010 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Sağlık Bakanlığı Sertifikalı Eğitim Yönetmeliğine atıf yapılarak (mevcut sertifikaların geçerlilik süresinin, yönetmelik yayım tarihinden itibaren başlamak üzere 2 yılsonunda sona ereceği ve bu süre zarfında başvuru yapmayanların sertifikalarının geçersiz sayılacağından bahisle) söz konusu sertifikaların tescil edilmesinin ve kullanılmasının mevzuata uygun olmadığının belirtildiği, 1.4. Bahse konu sertifikanın kazanılmış hak kapsamında değerlendirilmesi gerektiği kanaati ile Bakanlığa tekrar başvuru yaptığı ve yine aynı cevabı aldığı, 1.5. 2005 yılında almış olduğu “Medikal Estetik Uygulama Sertifikası” ile ilgili mevzuat değişikliklerine dilekçede ayrıntı bir şekilde yer verdikten sonra konuyla ilgili Yönetmeliğin yaklaşık 7 (yedi) yıllık sürede 3 defa değiştirildiği, Yönetmelik ve beraberinde genelge, yönerge ve tebliğ vs. de birçoğunda

/

hekimlerin bilgisi olmadan ve hayatın olağan akışına uygun olmadan yapılan düzenlemeler sonucunda sertifikalarının iptal edildiği, böylelikle sayıları binlerle ifade edilen hekim grubu olarak mağdur edildikleri, bir şekilde değişikliklerden bilgi sahibi olan hekimlere herhangi bir güncelleme eğitimi verilmediği ve ilave bir bilgi-belge istenmediği, kamu idaresince eğitim-kurs vs. yöntemlerle verilen belge-sertifika vs. gibi hususların kazanılmış hak kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, Sertifikalı

Eğitim Yönetmeliğinde sertifikalara atfedilen eğitim vs. sürecinde yapılan çeşitli mevzuat değişikliklerinin yararlanan veya hak kazanan lehine işletilmesinin hukuki ve Anayasal bir hak olduğu, 1.6. Diğer taraftan sertifikaya haiz uygulamaların Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi ve Deri ve Zührevi

Hastalıkları uzmanları tarafından yapılabilir kılınması / olması nedeniyle özel sektörde hekim ihtiyacının sürekli olarak arttığı ve bu nedenle Kamu Hastanelerinden özel sektöre yoğun geçişlerin gerçekleştiği, bu alandaki sıkıntılar nedeniyle sağlık turizmi kapsamında kamu kurumlarınca verilecek hizmetlerin aksamasına neden olunduğu, bahse konu sertifika sahipleri ile vatandaşın mağduriyetinin giderilmesi açısından kamu yararının gözetilmesi gerektiği, ifade edilerek, devletin devamlılığı ilkesi doğrultusunda sertifikalarının yeniden tescil edilmesi veya konuyla alakalı yeni bir eğitim ve sınav sürecinin başlatılması hususunda gerekenin yapılması talep edilmiştir.

II. İDARENİN ŞİKÂYETE İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzun 21/10/2022 tarih ve sayılı yazısıyla Sağlık Bakanlığı dostane çözüme davet edilmiş ve başvuru dostane çözüme kavuşturulamayacak ise konuyla ilgili ayrıntılı açıklama talep edilmiş olup, Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 25/11/2022 tarih ve sayılı cevabi yazısı ve eklerinde özetle; 2.1. Bilindiği gibi 21/08/2010 tarihli ve 27679 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Sağlık Bakanlığı

Sertifikalı Eğitim Yönetmeliği’nin mevcut sertifikaların tescili ve geçerlilik süreleri başlıklı geçici 1’inci maddesinde “Sağlık alanında özel mevzuatına göre yapılmış olan eğitimler sonucunda verilen sertifikaya sahip kişiler, bu Yönetmeliğin yürürlüğe girmesinden itibaren tescil amacıyla (Değişik ibare: 26.08.2011-28037) 2 (iki) yıl içerisinde Genel Müdürlüğe başvururlar. Belirtilen süre içerisinde tescil işlemleri için başvuruda bulunmayanların sertifikaları geçersizdir. Bu Yönetmelik yürürlüğe girmeden önce sağlık alanında özel mevzuatına göre alınmış sertifikası olan kişilerin sertifikaları, mevzuatında belirtilen süre sonuna kadar geçerlidir. Bu Yönetmelik yürürlüğe girmeden önce sağlık alanında düzenlenmiş özel mevzuatı olup geçerlilik süresi belirtilmeden alınmış sertifikası olan kişilerin sertifikaları bu Yönetmeliğin yayımı tarihinden itibaren 2 (iki) yıl süreyle geçerlidir” hükmünün yer almakta olduğu, bahsi geçen mevzuat gereği sertifika tescili için tanınan iki yıllık yasal süre içerisinde sertifikalarını tescil ettiremeyen sertifika sahipleri ile ilgili olarak 04/02/2014 tarihli ve 28903 sayılı

Resmi Gazete’de yayımlanarak yeniden yürürlüğe giren Sağlık Bakanlığı Sertifikalı Eğitim

Yönetmeliği’nde düzenleme yapıldığı, yapılan düzenleme gereği söz konusu sertifikaların tescil edilebilmesi için; 1. 04/02/2014 tarihli ve 28903 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Sağlık Bakanlığı

Sertifikalı Eğitim Yönetmeliği’nin 4’üncü maddesinin 2’nci fıkrasında geçen “Bakanlıkça belirlenmiş alanlarda ve standartlarda yapılan eğitimler sonrası verilen sertifikalar tescil edilir, bunun dışındaki sertifikalar tescil edilmez.” hükmü ile, 2. Geçici 1’inci maddesinin 2’nci fıkrasındaki “Bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten önce düzenlenen eğitim programları ile ilgili olarak bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde Bakanlığa başvuruda bulunulması kaydıyla, eğitim verilen alanın sertifikalı eğitim alanı olup olmayacağı hususunda bu yönetmelik kapsamında Bakanlıkça değerlendirme yapılır. Bakanlıkça sertifikalı eğitim alanı olarak belirlenmesi halinde verilen eğitim programlarından ilgili sertifikalı

eğitim alanı standartlarına uygun olanların sertifikaları 10’uncu maddenin 4’üncü fıkrasında belirtilen esaslara göre tescil edilir.” hükmüne göre işlem yapılması gerektiği, 2.2. Bu kapsamda; Güzellik ve Estetik Amaçlı Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelik ve Uygulama

Yönergesi kapsamında alınan Medikal Estetik Uygulama Sertifikalarının hâlihazırda kullanılabilmesi için hükümde belirtilen 2 (iki) yıllık süre içinde tescil edilmiş olması gerektiği, Yönetmelikte belirtilen sürenin 21/08/2012 tarihinde sona ermiş olduğu, bu tarihe kadar tescil edilmemiş sertifikaların artık tescilinin ve kullanılmasının mevzuat açısından uygun olmamakla birlikte Medikal Estetik alanının 04/02/2014 tarihli ve 28903 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Sağlık Bakanlığı

Sertifikalı Eğitim Yönetmeliği’nin 4’üncü maddesinin 2’nci fıkrasında geçen hüküm gereği Bakanlıkça sertifikalı eğitim alanı olarak belirlenmemesi nedeniyle tescil işleminin yapılmasının hukuken mümkün olmadığı, söz konusu sertifikanın bu haliyle kullanılmasının da mevzuata uygun olmadığı, 2.3. Buna mukabil, Medikal Estetik Uygulamaları Sertifikasına sahip olup sertifikası tescilli olan hekimlerden ek herhangi bir bilgi talep edilmediği, ayrıca bahse konu sertifikaya sahip olup tescil işlemini yaptırmamış hekimlerden Bakanlık aleyhine dava açan ve kazanan kimse bulunmadığı, 2.4. Ayrıca yazı ekinde yer alan Sağlık Bakanlığı Hukuk Müşavirliğinin 16/06/2016 tarih ve sayılı “Medikal Estetik Uygulama Sertifikaları” konulu mütalaasında; “…1- Bilindiği üzere 12.05.2003 tarih ve 25106 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren

Güzellik ve Estetik Amaçlı Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğin 4. maddesinin (e) ve (f)

bendlerinin; 12. maddenin a, b, c, d, e, f bendlerinin; 13. maddenin 1. bendinin (d) alt bölümü ile 2.

bendinin (a) alt bölümünde yer alan düzenlemenin ve Güzellik Merkezlerinde Yapılacak Tıbbi

Uygulamalar İle İlgili Sertifika Eğitimi ve Eğitim Verecek Merkezlerin Nitelikleri, Tespiti, Çalışma Usul

Esaslarına Dair Yönerge’nin 8. maddesinin (e) bendinin III nolu bölümünde yer alan “Kozmetik ve estetik alanında deneyimli tabip” ibaresinin, Yönergeye ekli “Ek-4” te Medikal Estetik Teorik Eğitim

Programı içinde yer alan “Dermatoloji Uzmanı” tarafından 18 maddelik eğitim programının verilmesine dair düzenlemenin, Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı tarafından 5 maddelik eğitim programının ilk dört maddesinin verilmesine dair düzenlemenin, tıp doktoru (Uluslararası saç ekimi birliklerinden sertifikalı) tarafından üç maddelik eğitimin ilk maddesinin verilmesine dair düzenlemenin, Tıp Doktoru (kozmetik ve estetik alanında deneyimli) (31 saat) başlıklı bölümünün 12, 13, 14 ve 15 nolu maddelerde belirtilen eğitimlerin verilmesine dair uygulamanın, Ek-5’te yer alan

Medikal Estetik Uygulamalı Eğitim Programı (60 saat) başlıklı bölümün 9, 10, 11, 12, 13, 14, 22, 25,

26 ve 28. maddelerdeki düzenlemelerin iptali talebiyle açılan davada, Danıştay 10. Daire’nin

05.02.2008 tarih ve E.2005/7831-K.2008/403 sayılı kararı ile -özetle-; “1219 sayılı Yasa ile buna

dayanılarak yürürlüğe konulan Tıpta Uzmanlık Tüzüğü Hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden; pratisyen hekimlerin hastalıkları genel olarak tedaviye ehil ve yetkili oldukları; ancak bir uzmanlık dalına ve dolayısıyla tıpta uzmanlık dallarından birisi olan dermatoloji dalına ilişkin tıbbi müdahalede bulunabilmek için tıp fakültelerinden mezun olduktan sonra, Tüzükte öngörülen eğitim kurumları ve programları dahilinde, belirlenen eğiticiler tarafından verilecek eğitimi tamamlayarak o dalda uzmanlık belgesi almak gerektiği, aksi takdirde hiçbir şekilde uzmanlık yetkisinin kullanılamayacağı ve uzmanlık gerektiren tıbbi faaliyetlerin gerçekleştirilemeyeceğinin anlaşıldığı, Bu doğrultuda; dava konusu Yönetmelik ve Yönerge hükümlerinde, anılan Tüzük uyarınca uzman sıfatını kazanmamış pratisyen hekimlere dermatoloji uzmanlık dalına ilişkin tıbbi müdahalelerde bulunma yetkisi vermesi sebebiyle hukuka uyarlık görülmediği, Öte yandan; dava konusu düzenlemeler ile pratisyen hekimlere dermatoloji uzmanlık dalı dahilinde işlem yapma yetkisi, Sağlık Bakanlığı denetimindeki özel sağlık kuruluşlarınca verilecek sertifika

eğitimi sonrası tanınmakta ise de; uzmanlık dalında tıbbi müdahale yetkisi kazandıracak her türlü eğitimin, yukarıda aktarılan Tüzükte uzmanlık eğitimi için öngörülen (eğitimin verileceği kurumkuruluş, eğitici, eğitim programlarına ilişkin) nitelikleri taşıması gerektiğinden, anılan kriterlere sahip olmayan sertifika eğitimini öngören dava konusu Yönetmelik ve Yönerge hükümlerinde bu yönüyle de mevzuata uygunluk bulunmadığı” yönündeki gerekçe ile

“Yönetmeliğin 12. maddenin (b) bendinde yer alan ‘siğil, skar dokusu gibi oluşumların cilt yüzeyinden eksizyonu’ ibaresinin; 13. maddenin 1. fıkrasının (d) bendinin; Güzellik Merkezlerinde Yapılacak Tıbbi

Uygulamalar ile ilgili Sertifika Eğitimi ve Eğitim Verecek Merkezlerin Nitelikleri, Tespiti, Çalışma Usul

Esaslarına Dair Yönergenin 8. maddesinin (e) bendinde yer alan ‘III.- Kozmetik ve estetik alanında deneyimli tabip’ ibaresinin, Yönergeye ekli Ek-4’te yer alan ‘Tıp Doktoru (Uluslararası saç ekimi birliklerinden sertifikalı)’ tarafından üç maddelik eğitimin ilk maddesinin verilmesine dair uygulamanın, ‘Tıp Doktoru (kozmetik ve estetik alanında deneyimli) (31 saat)’ başlıklı bölümünün 12, 13, 14 ve 15 nolu maddelerde belirtilen eğitimlerin verilmesine dair uygulamanın Dairemizin

07.11.2006 tarih ve sayılı kararı ile daha önce iptaline karar verildiğinden,

bu maddelere yönelik iptal istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına; Yönetmeliğin 4.

maddesinin (e) ve (f) bendlerinin; 12. maddenin a, c, d, e, f bendleri ile (b) bendindeki ‘Lazer, krioterapi, koterizasyon, intradermal enjeksiyon metotları ile’ ibaresinin ve Güzellik Merkezlerinde

Yapılacak Tıbbi Uygulamalar İle ilgili Sertifika Eğitimi ve Eğitim Verecek Merkezlerin Nitelikleri, Tespiti, Çalışma Usul Esaslarına Dair Yönergenin Ek-4’te Medikal Estetik Teorik Estetik Programı içinde yer alan ‘Dermatoloji Uzmanı’ tarafından 18 maddelik eğitim programının verilmesine dair düzenlemenin; Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı tarafından 5 maddelik eğitim programının ilk dört maddesinin verilmesine dair düzenlemenin, Ek-5’te yer alan Medikal Estetik

Uygulamalı Eğitim Programı (60 saat) başlıklı bölümün 9, 10, 11, 12, 13, 14, 22, 25, 26 ve 28.

maddelerdeki düzenlemelerin ve sertifikalı tabiplere, güzellik uzmanlarına Yönetmelikte belirtilen tıbbi işlemleri yapma yetkisi verilmemesi, Yönergede belirtilen bazı meslek mensuplarının eğitim vermesi uygulamasına son verilmesi istemiyle yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptaline; Yönetmeliğin 13. maddesinin 2. bendinin (a) alt bölümünde yer alan ‘Lazer ve foto epilasyon uygulamaları haricinde diğer metodlar ile epilasyon ve depilasyon işlemleri’ şeklindeki düzenlemeye yönelik olarak davanın reddine” karar verilmiştir.

Sertifikanın tanıdığı yetkinin sadece yargı kararı ile iptal edilen hükümlerle sınırlı olmadığı, başkaca hak ve yetkileri de mündemiç olduğu cihetle, bu karara göre sertifikaların iptali gerekmeyeceği ve fakat iptal edilmeyen diğer kısımlar yönünden sınırlı yetki ile kullanılacağı malumdur. Dolayısıyla, o tarihte hukuka uygun olarak alınan sertifikalara konu eğitimin geçerliliğinin devam etiği, 2- 21.08.2010 tarihli ve 27679 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Sağlık Bakanlığı Sertifikalı Eğitim

Yönetmeliği’nin Mevcut sertifikaların tescili ve geçerlilik süreleri başlıklı Geçici 1 inci maddesinde, “(1) Sağlık alanında özel mevzuatına göre yapılmış olan eğitimler sonucunda verilen sertifikaya sahip kişiler, bu Yönetmeliğin yürürlüğe girmesinden itibaren tescil amacıyla (Değişik ibare:26.08.2011-

28037) 2 yıl içerisinde Genel Müdürlüğe başvururlar.

(2) Belirtilen süre içerisinde tescil işlemleri için başvuruda bulunmayanların sertifikaları geçersizdir.

(3) Bu Yönetmelik yürürlüğe girmeden önce sağlık alanında özel mevzuatına göre alınmış sertifikası olan kişilerin sertifikaları, mevzuatında belirtilen süre sonuna kadar geçerlidir. Bu Yönetmelik yürürlüğe girmeden önce sağlık alanında düzenlenmiş özel mevzuatı olup geçerlilik süresi belirtilmeden alınmış sertifikası olan kişilerin sertifikaları bu Yönetmeliğin yayımı tarihinden itibaren 2 yıl süreyle geçerlidir. …” hükmü yer almaktadır.

Bu durumda, Güzellik ve Estetik Amaçlı Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelik ve uygulama

Yönergesi kapsamında alınan medikal estetik uygulama sertifikalarının hâlihazırda kullanılabilmesi için hükümde belirtilen 2 yıllık süre içinde tescil edilmiş olması gerekmektedir. Yönetmelikte belirtilen süre 21.08.2012 tarihinde sona ermekte olup, bu tarihe kadar tescil edilmemiş sertifikaların artık tescili ve kullanılmasının mevzuata uygun olmayacağı, 3- Sertifikasını kaybeden tabipler, şayet yukarıda belirtilen Yönetmelik uyarınca, yine bu Yönetmelikte belirlenen sürede tescil işlemini yaptırdıklarını ispatlayabiliyorlar ise yeniden sertifika düzenlenmesi gerektiği, yukarıda ifade edilen süreç neticesinde hâlihazırda medikal estetik uygulama sertifikasına yönelik eğitim verilmediğinden ve bu eğitimleri verecek ve sertifika düzenleyecek merkez bulunmadığından, bu sertifikaların Bakanlıkça düzenlenmesi gerektiği, Değerlendirilmiştir. 659 sayılı KHK uyarınca Hukuk Müşavirliği görüşü olarak bilgilerine arz ederim.”

Denildiği görülmüştür.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. Anayasamızın 3.1. “Cumhuriyetin nitelikleri” başlıklı 2 nci maddesi; “Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devletidir.” 3.2. “Sağlık hizmetleri ve çevrenin korunması” başlıklı 56 ncı maddesi; “ Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir.

Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek Devletin ve vatandaşların ödevidir.

Devlet, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak; insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak, işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenler.

Devlet, bu görevini kamu ve özel kesimlerdeki sağlık ve sosyal kurumlarından yararlanarak, onları denetleyerek yerine getirir.

Sağlık hizmetlerinin yaygın bir şekilde yerine getirilmesi için kanunla genel sağlık sigortası kurulabilir.” 3.3. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesi; “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet

Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…” 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrası; “ Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”

5. 10/7/2018 tarihli ve 30474 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı

Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 5.1. “Görevler” başlıklı 352 nci maddesi; “(1) Herkesin bedenî, zihnî ve sosyal bakımdan tam bir iyilik hâli içinde hayatını sürdürmesini

sağlamak amacıyla, Sağlık Bakanlığının görev ve yetkileri şunlardır:

a) Halk sağlığının korunması ve geliştirilmesi, hastalık risklerinin azaltılması ve önlenmesi için çalışmalar yapmak, b) Teşhis, tedavi ve rehabilite edici sağlık hizmetlerinin yürütmek, c) Uluslararası önemi haiz halk sağlığı risklerinin ülkeye girmesini önlemek, ç) Sağlık eğitimi ve araştırma faaliyetlerini geliştirmek, d) Sağlık hizmetlerinde kullanılan ilaçlar, özel ürünler, ulusal ve uluslararası kontrole tâbi maddeler, ilaç üretiminde kullanılan etken ve yardımcı maddeler, kozmetikler ve tıbbî cihazların güvenli ve kaliteli bir şekilde piyasaya sunulması, halka ulaştırılması ve fiyatlarının belirlenmesi için çalışmalar yapmak, e) İnsan gücünde ve maddî kaynaklarda tasarruf sağlamak ve verimi artırmak, sağlık insan gücünün ülke sathında dengeli dağılımını sağlamak ve bütün paydaşlar arasında işbirliğini gerçekleştirmek suretiyle yurt sathında eşit, kaliteli ve verimli hizmet sunumunu sağlamak, f) Kamu ve özel hukuk tüzel kişileri ile gerçek kişiler tarafından açılacak sağlık kuruluşlarının ülke sathında planlanması ve yaygınlaştırılması için çalışmalar yapmak, g) Kanunlarla ve Cumhurbaşkanlığı kararnameleri ile verilen diğer görevleri yapmak.

(2) İlaç fiyatlarının belirlenmesine ilişkin usûl ve esaslar Bakanlığın teklifi üzerine Cumhurbaşkanınca belirlenir.” 5.2. “Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü” başlıklı 355 inci maddesi;

“(1) Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün görev ve yetkileri şunlardır:

a) Her türlü koruyucu, teşhis, tedavi ve rehabilite edici sağlık hizmetlerini planlamak, teknik düzenleme yapmak, standartları belirlemek ve bu hizmetler ile sunucularını sınıflandırmak, bununla ilgili iş ve işlemleri yaptırmak, …

e) Sağlık kurum ve kuruluşlarının mevzuat ile belirlenen politika ve düzenlemelere uyumunu denetlemek, gerekli yaptırımları uygulamak, f) Planlama ve standartlar oluşturulması için gerekli komisyonları kurmak, …

j) Tıpta uzmanlık eğitimi ile ilgili iş ve işlemleri yürütmek, …

m) Sağlık meslek mensuplarının uyum, hizmet içi eğitim, sertifikalı eğitim, görevde yükselme ve unvan değişikliği eğitimleri ve benzeri eğitimleri ile ilgili düzenlemeleri yapmak, koordine etmek, kredilendirme, izleme ve denetimini sağlamak, n) İlgili kuruluşlarla işbirliği yaparak sağlık mesleklerinin standartlarını belirlemek, eğitim müfredatlarının kanıta dayalı olarak güncellenmesini ve geliştirilmesini sağlamak, sağlık meslek mensuplarının sertifikasyonu ile ilgili işleri yapmak veya yaptırmak, o) Sağlık meslek mensuplarının tescil işlemlerini yapmak, kayıtlarını tutmak, personel hareketlerini takip etmek, ö) Bağlı kuruluşların sağlık hizmetleri sınıfına ait personelinin ihtiyaç planlamasını yapmak,

p) Bakan tarafından verilen diğer görevleri yapmak.” 6. 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanununun 6.1. “Temel Esaslar” başlıklı 3 üncü maddesi;

“Sağlık hizmetleriyle ilgili temel esaslar şunlardır:

a) Sağlık kurum ve kuruluşları yurt sathında eşit, kaliteli ve verimli hizmet sunacak şekilde Sağlık ve

Sosyal Yardım Bakanlığınca, diğer ilgili bakanlıkların da görüşü alınarak planlanır, koordine edilir, mali yönden desteklenir ve geliştirilir. …

c) Bütün sağlık kurum ve kuruluşları ile sağlık personelinin ülke sathında dengeli dağılımı ve yaygınlaştırılması esastır. Sağlık kurum ve kuruluşlarının kurulması ve işletilmesi bu esas içerisinde

Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca düzenlenir. Bu düzenleme ilgili Bakanlığın görüşü alınarak yapılır. Gerek görüldüğünde özel sağlık kuruluşlarının her türlü ücret tarifeleri sağlık ve Sosyal Yardım

Bakanlığınca onaylanır. Kamu kurum ve kuruluşlarına ait sağlık kuruluşları veya sağlık işletmelerinde verilen her türlü hizmetin fiyatları Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca tespit ve ilan edilir. …

e) Tesis edilecek eğitim, denetim, değerlendirme ve oto kontrol sistemi ile sağlık kuruluşlarının tespit edilen standart ve esaslar içinde hizmet vermesi sağlanır. …

i) Sağlık hizmetlerinin yurt çapında istenilen seviyeye ulaştırılması amacıyla; bakanlıklar seviyesinden en uçtaki hizmet birimine kadar kamu ve özel sağlık kuruluşları ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları arasında koordinasyon ve işbirliği yapılır. Sağlık kurum ve kuruluşları coğrafik ve fonksiyonel hizmet alanları, verecekleri hizmetler, yönetim, hizmet ilişki ve bağlantıları gibi konularda tespit edilen esaslara uymak ve verilen görevleri yapmakla yükümlüdürler. Çağdaş tıbbi bilgi ve teknolojinin ülkeye getirilmesi ve teşviki sağlanır…” 6.2. “Yönetmelikler” başlıklı 9 uncu maddesi; “…c) Bütün kamu ve özel sağlık kuruluşlarının tesis, hizmet, personel, kıstaslarını belirlemeye, sağlık kurum ve kuruluşlarını sınıflandırmaya ve sınıflarının değiştirilmesine, sağlık kuruluşlarının amaca uygun olarak teşkilatlanmalarına, sağlık hizmet zinciri oluşturulmasına, hizmet içi eğitim usul ve esasları ile sağlık kurum ve kuruluşlarının koordineli çalışma ve hizmet standartlarının tespiti ve denetimi ile bu Kanunla ilgili diğer hususlar Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca, çıkarılacak yönetmelikle tespit edilir.” 7. 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San’atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanununun 7.1. Birinci maddesi; “(Değişik: 11/10/2011-KHK-663/58 md.) Türkiye Cumhuriyeti dâhilinde tababet icra ve her hangi surette olursa olsun hasta tedavi edebilmek için tıp fakültesinden diploma sahibi olmak şarttır.” 7.2. Üçüncü maddesi; “Yukarki maddelerde zikredilen tabip diplomasını ve fenni, cerrahi veya şuabatında ihtisas sahibi olduğuna dair işbu kanunun tarifleri dairesinde vesaikı lazimeyi haiz olmıyan hiç bir kimse hiç bir ameliyei cerrahiye icra edemez. Cerrahii sağireye ait ameliyat ile sünneti her tabip yapabilir…” 7.3. Sekizinci maddesi; “ Türkiye’de icrayı tababet için bu kanunda gösterilen vasıfları haiz olanlar umumi surette hastalıkları tedavi hakkını haizdirler. Ancak her hangi bir şubei tababette müstemirren mütehassıs olmak ve o unvanı ilan edebilmek için Türkiye Tıp Fakültesinden veya Sıhhıye Vekaletince kabul ve ilan edilecek

/

müessesattan verilmiş ve yahut ecnebi memleketlerin maruf bir hastane veya laboratuvarından verilip

Türkiye Tıp Fakültesince tasdik edilmiş bir ihtısas vesikasını haiz olmalıdır.” 8. 14/11/2001 tarihli ve 24583 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Güzellik ve Estetik Amaçlı Sağlık

Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğin 4 üncü maddesi; “…d) Sağlık kuruluşu: Güzellik ve estetik amaçlı olarak açılan ve cilt bakımı, kalıcı makyaj ve benzeri hizmetlerin verildiği gerçek ve tüzel kişilere ait yerleri, e) Tabip: 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San’atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanuna göre Türkiye’de mesleğini icra etme hak ve yetkisine sahip olan bütün tabipleri ve Tababet Uzmanlık Tüzüğü’ne göre konu ile ilgili uzmanlık eğitimi görmüş tabibi, f) Güzellik uzmanı: Hizmet verdiği sahada eğitim gördüğüne dair diplomaya veya Milli Eğitim

Bakanlığı tarafından yetki verilen kurslardan alınmış kurs belgesine sahip olan kişiyi, …

ifade eder.” 9. 12/05/2003 tarihli ve 25106 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Güzellik ve Estetik Amaçlı Sağlık

Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğin (iptallerden önceki hali); 9.1. “Tanımlar” başlıklı 4 üncü maddesi; “… d) Sağlık Kuruluşu: Güzellik ve estetik merkezi, güzellik salonu, saç ekim merkezi, güzellik enstitüsü gibi isimler altında faaliyet gösteren, güzellik ve estetik amaçlı olarak kişilere cilt ve vücut bakımı, makyaj, epilasyon ve benzeri hizmetlerin verildiği özel sağlık kuruluşlarını, e) Sertifika: Güzellik ve estetik amaçlı olarak kişilere uygulayacakları tıbbî işlemlerle ilgili olarak

Bakanlıkça veya Bakanlık tarafından yetki verilen kuruluşlarca açılan eğitimi başarı ile tamamlayan tabipler adına düzenlenen belgeyi, f) Sertifikalı Tabip: 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San’atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanuna göre

Türkiye’de mesleğini icra etme hak ve yetkisi bulunan ve bu maddenin (e) bendinde belirtilen sertifikaya sahip olan tabibi, g) Uzman Tabip: Tıpta uzmanlık mevzuatına göre Dermatoloji ile Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik

Cerrahî dallarında uzmanlık belgesine sahip olan tabibi, h) Tabip: Sağlık kuruluşunda görev yapan ve bu maddenin (f) ve (g) bentlerinde tanımlanan uzman tabip ile sertifikalı tabibi, ı) Güzellik Uzmanı: 3308 sayılı Çıraklık ve Meslekî Eğitim Kanunu kapsamında güzellik uzmanlığı meslek dalında ustalık belgesine sahip olan kişileri ve bu konuda ön lisans veya lisans eğitimi düzeyinde diploması olanlar ile yurtdışında gördükleri eğitimlerinin ilgili mevzuat uyarınca denklikleri kabul edilmiş kişileri, i) Uygunluk Belgesi: Sağlık kuruluşunun faaliyet gösterebilmesi amacıyla Müdürlük tarafından düzenlenen belgeyi,..

ifade eder.” 9.2. “Tabibin Görev ve Yetkileri” başlıklı 12 nci maddesi; “ Tabip, sadece bir merkezde çalışabilir. Tabip, sağlık kuruluşunda uyguladığı tıbbî işlemlerden ve bu işlemler sonucu oluşabilecek komplikasyonlardan ve hasta kayıtlarının düzenli tutulmasından, mesul müdür ile birlikte sorumludur.

Tabiplerin uygulayacakları tıbbî işlemler şunlardır:

a) Sivilce tedavisi, b) Lazer, krioterapi, koterizasyon, intradermal enjeksiyon metotları ile siğil, skar dokusu gibi oluşumların cilt yüzeyinden eksizyonu, c) Ciltteki damar genişlemeleri, pigmentasyon (lekeler/çiller) ve kırışıklıkların azaltılmasına yönelik lazer uygulamaları, d) Lazer cihazı, %35’lik oranın üzerindeki alfa hidroksi asitler ve türevlerinin kullanımı ile derin peeling işlemleri, e) Cilt içerisine terapotik veya kozmetik amaçlı yapılan her türlü enjeksiyonlar, f) Cilde yapılan uygulamalar ile ilgili oluşabilecek yan etkilere müdahaleler, g) Saç ekimi (restorasyonu) uygulamaları, h) Kişinin fazla kilolarını vermesi (zayıflama) için gerekli işlemlerin, tıbbî değerlendirmelerle birlikte planlanmasını ve uygulanmasını sağlamak.” 9.3. “Yürürlükten Kaldırılan Hükümler” başlıklı 37 nci maddesi; “14/11/2001 tarihli ve 24583 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Güzellik ve Estetik Amaçlı Sağlık

Kuruluşları Hakkında Yönetmelik yürürlükten kaldırılmıştır.

9.4. Geçici 1 inci maddesi; “Bu Yönetmeliğin yürürlüğe girmesinden önce faaliyete geçmiş olan sağlık kuruluşları, bu Yönetmelik yürürlüğe girdiği tarihten itibaren en geç altı ay içerisinde, fizik yüzölçümleri hariç olmak kaydıyla, bu Yönetmelik hükümlerine uygun hale getirilir. Yapılan denetimler sonucunda uygunluğu sağlamamış olduğu anlaşılan sağlık kuruluşlarının faaliyetleri, eksiklikleri veya aykırılıkları giderilinceye kadar Müdürlükçe durdurulur.

Bu Yönetmeliğin yürürlüğe girmesinden önce faaliyete geçmiş olan güzellik merkezi mesul müdürlüğünü yürüten sertifikalı tabiplerin en geç bir yıl içinde bu Yönetmelikte belirtilen sertifikaya sahip olması gerekir.” 10. 15/02/2008 tarihli ve 26788 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkındaki Yönetmeliğin; 10.1.“Yürürlükten kaldırılan yönetmelikler” başlıklı 39 uncu maddesi; “ (1) Bu Yönetmelik ile a) 9/3/2000 tarihli ve 23988 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel

Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelik, b) 12/5/2003 tarihli ve 25106 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Güzellik ve Estetik Amaçlı Sağlık

Kuruluşları Hakkında Yönetmelik yürürlükten kaldırılmıştır.” 10.2.“Güzellik ve estetik veya bu amaçla açılan merkezlerin ve ünitelerin uyumu” başlıklı geçici 4 üncü maddesi; “(1) 39 uncu maddenin birinci fıkrasının (b) bendi ile yürürlükten kaldırılan Yönetmeliğe göre açılan merkezlerin ve ünitelerin uygunluk belgelerinin geçerlilik ve faaliyet süresi, 1/1/2010 tarihinde sona erer.

(2) Sağlık kuruluşu statüsü sona eren ve işleteni tabip olan müstakil merkezler, güzellik salonuna veya ilgili mevzuat ile belirlenen şartlar ve standartlar sağlanarak muayenehane veya polikliniğe dönüştürülür.

(3) İkinci fıkra uyarınca muayenehane veya poliklinik olarak faaliyet göstermesine izin verilenler ile tıp merkezi ve özel hastaneler bünyesinde ünite şeklinde olanların tabela, basılı ve elektronik ortam materyallerinde ve ünite isimlendirilmesinde “güzellik (Mülga ibare: RG-21/3/2014-28948) (…) ” ifadesi kullanılamaz.

(4) 39 uncu maddenin birinci fıkrasının (b) bendi ile yürürlükten kaldırılan Yönetmelikte sayılan tıbbî işlemlerin tamamı, sertifika veya buna benzer yetki belgesine dayanılarak unvanlarda, “estetik” veya bu anlama gelecek herhangi bir ibare kullanılmaksızın tıp mesleğini icra yetkisi sahasına göre tabip veya uzman tabiplerin tıbbi uygulaması şeklinde yürütülür…” 11. 21/08/2010 tarihli ve 27679 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Sağlık Bakanlığı

Sertifikalı Eğitim Yönetmeliğinin; 11.1. “Amaç ve kapsam” başlıklı 1 inci maddesi; “(1) Bu Yönetmeliğin amacı, Bakanlık, Türk Silahlı Kuvvetleri, üniversiteler, kamu kurum ve kuruluşları ile özel hukuk tüzel kişileri ve gerçek kişilerce, sağlık alanında mezuniyet sonrası uygulanması özel bilgi ve/veya beceriye dayalı mesleki yeterlilikleri kazandırmaya yönelik olarak yapılacak sertifikalı eğitimlere ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.

(2) Tıpta ve diş hekimliğinde uzmanlık sonrası ilgili uzmanlık alanlarına mahsus sertifika eğitimleri bu Yönetmeliğin kapsamı dışındadır.” 11.2. “Tanımlar” başlıklı 3 üncü maddesi; “… h) Sertifika: Sağlık alanında belli bir konuda özel bilgi ve/veya beceriye dayalı yeterlilik kazandırmak amacıyla düzenlenen eğitim sonunda yapılan sınavda başarılı olanlara verilen belgeyi, ı) Komisyon: Bu Yönetmelik hükümlerine göre; sağlık alanında verilecek sertifikalı eğitim taleplerini değerlendiren, karara bağlayan, sertifikalı eğitimlerle ilgili bilimsel usul ve esasları belirleyen her konu için ayrı ayrı kurulan Sertifikalı Eğitim Bilim Komisyonunu, i) Sertifikalı eğitim programı: Yeterlilik kazandırmak amacıyla sağlık alanında düzenlenecek örgün ve/veya uzaktan eğitim programını, j) Sertifika yenileme: Sertifikanın geçerlilik süresi sonunda yapılacak eğitimde ve/veya sınavda başarılı olanlara verilecek sertifikayı, … ifade eder.” 11.3. “ Sertifikalı eğitim alanlarının belirlenmesi” başlıklı 4 üncü maddesi; “(1) Sertifikalı eğitim alanları, ulusal sağlık politikaları ve Bakanlığın stratejik planları doğrultusunda sağlık alanında ülkenin ihtiyacı olan nitelikli insan gücünü yetiştirmeye yönelik olarak

Bakanlıkça belirlenir.” 11.4. “Mevcut sertifikaların tescili ve geçerlilik süreleri” başlıklı geçici 1 inci maddesi; “ (1) Sağlık alanında özel mevzuatına göre yapılmış olan eğitimler sonucunda verilen sertifikaya sahip kişiler, bu Yönetmeliğin yürürlüğe girmesinden itibaren tescil amacıyla (Değişik ibare: 26.08.2011-

28037) 2 (iki) yıl içerisinde Genel Müdürlüğe başvururlar.

(2) Belirtilen süre içerisinde tescil işlemleri için başvuruda bulunmayanların sertifikaları geçersizdir…”

(3) Bu Yönetmelik yürürlüğe girmeden önce sağlık alanında özel mevzuatına göre alınmış sertifikası olan kişilerin sertifikaları, mevzuatında belirtilen süre sonuna kadar geçerlidir.

(4) Bu Yönetmelik yürürlüğe girmeden önce sağlık alanında düzenlenmiş özel mevzuatı olup geçerlilik süresi belirtilmeden alınmış sertifikası olan kişilerin sertifikaları bu Yönetmeliğin yayımı tarihinden itibaren 2 (iki) yıl süreyle geçerlidir.” 12. 04/02/2014 tarihli ve 28903 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Sağlık Bakanlığı

Sertifikalı Eğitim Yönetmeliğinin; 12.1.“Genel esaslar” başlıklı 4 üncü maddesi; “(1) Sertifikalı eğitim alanları ve bu alanlarda eğitim programlarının standartları ulusal sağlık politikaları ve Bakanlığın stratejik planları doğrultusunda, ülkenin ihtiyacı olan nitelikli insan gücünü yetiştirmeye yönelik olarak Bakanlığa yapılan başvurular değerlendirilerek ya da doğrudan

Bakanlıkça belirlenir.

(2) Bakanlıkça belirlenmiş alanlarda ve standartlarda yapılan eğitimler sonrası verilen sertifikalar tescil edilir, bunun dışındaki sertifikalar tescil edilmez.” 12.2. “Yürürlükten kaldırılan yönetmelik” başlıklı 12 nci maddesi; “(1) 21/8/2010 tarihli ve 27679 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Sağlık Bakanlığı Sertifikalı Eğitim

Yönetmeliği yürürlükten kaldırılmıştır.” 12.3.“Mevcut sertifikaların tescili ve geçerlilik süreleri” başlıklı geçici 1 inci maddesi; “(1) Yürürlükten kaldırılan Yönetmelik hükümleri uyarınca Bakanlıkça sertifikalı eğitim alanı olarak belirlenmiş alanlarda ve standartlar doğrultusunda eğitim programları düzenlenmeye devam edilir ve bu eğitimler sonucunda verilen sertifikalar 10 uncu maddenin dördüncü fıkrasında belirtilen esaslara göre tescil edilir.

(2) Bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten önce düzenlenen eğitim programları ile ilgili olarak bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde Bakanlığa başvuruda bulunulması kaydıyla, eğitim verilen alanın sertifikalı eğitim alanı olup olmayacağı hususunda bu yönetmelik kapsamında Bakanlıkça değerlendirme yapılır. Bakanlıkça sertifikalı eğitim alanı olarak belirlenmesi halinde verilen eğitim programlarından ilgili sertifikalı eğitim alanı standartlarına uygun olanların sertifikaları 10 uncu maddenin dördüncü fıkrasında belirtilen esaslara göre tescil edilir.”

Hükümleri yer almaktadır.

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

13. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvurunun kabulü ve tavsiye kararı verilmesi gerektiği yönündeki öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 14. Başvuran özetle: 11/01/2005-14/02/2005 tarihleri arasında Estetik Eğitim Merkezi tarafından düzenlenen teorik dersler ve pratik uygulamalardan oluşan ve sonunda sınava tabi tutulduğu

Medikal Estetik Programını başarı ile tamamlaması neticesinde Güzellik ve Estetik Amaçlı Sağlık

Kuruluşları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre Sağlık Bakanlığı tarafından düzenlenmiş olan 08/03/2005 tarihli Medikal Estetik Uygulama Sertifikasını aldığını belirterek, bu sertifikasının

kazanılmış hak kapsamında değerlendirilmesini ve devletin devamlılığı ilkesi doğrultusunda tescil edilmesini talep etmiştir.

15. Konuyla ilgili olarak Sağlık Bakanlığı tarafından ise özetle; Güzellik ve Estetik Amaçlı Sağlık

Kuruluşları Hakkında Yönetmelik ve Uygulama Yönergesi kapsamında alınan Medikal Estetik

Uygulama Sertifikalarının hâlihazırda kullanılabilmesi için Sağlık Bakanlığı Sertifikalı Eğitim

Yönetmeliğinde belirtilen 2 (iki) yıllık süre içinde tescil edilmiş olması gerektiği, Yönetmelikte belirtilen sürenin 21/08/2012 tarihinde sona ermiş olduğu, bu tarihe kadar tescil edilmemiş sertifikaların artık tescilinin ve kullanılmasının mevzuat açısından uygun olmadığı, medikal estetik alanının 04/02/2014 tarihli Sağlık Bakanlığı Sertifikalı Eğitim Yönetmeliğinin 4’üncü maddesinin 2’nci fıkrasında geçen hüküm gereği Bakanlıkça sertifikalı eğitim alanı olarak belirlenmemesi nedeniyle de tescil işleminin yapılmasının hukuken mümkün olmadığı ifade edilmiştir.

16. Başvuruya konu “Medikal Estetik Uygulama Sertifikasının”, 12/05/2003 tarihli Güzellik ve Estetik

Amaçlı Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğe göre, güzellik ve estetik amaçlı olarak kişilere uygulayacakları tıbbi işlemlerle ilgili olarak Sağlık Bakanlığınca veya Bakanlık tarafından yetki verilen kuruluşlarca açılan eğitimi başarı ile tamamlayan tabipler adına düzenlenen belgeyi ifade ettiği; sertifikalı tabibin de 1219 sayılı Kanuna göre Türkiye’de mesleğini icra etme hak ve yetkisi bulunan ve bahse konu sertifikaya sahip olan tabibi ifade ettiği ve bu sertifikaya sahip kişilerin uzmanlık eğitimi aranmadan yapabileceği işlemlerin Yönetmeliğin 12 nci maddesinde sayıldığı görülmüştür.

17. Güzellik ve Estetik Amaçlı Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğin çeşitli hükümlerinin iptali istemiyle açılan davada, Danıştay Onuncu Dairesince (07/11/2006 tarihli, E.2004/13345 ve

K.2006/6302 sayılı kararla) bahse konu Yönetmeliğin 4 üncü maddesinin (d) bendinde yer alan “saç ekimi merkezi” ibaresinin, 12 nci maddede yer alan “siğil, skar dokusu gibi oluşumların cilt yüzeyinden eksizyonu”, (g) bendinde yer alan “saç ekimi (restorasyonu) uygulamaları” ibarelerinin, 13 üncü maddesinin (d) ve (e) bentlerinin, 19 uncu maddesinde yer alan “Saç ekim bölümü” ibaresinin, “Saç

Ekimi (Restorasyon) Bölümü” başlıklı 21 inci maddesinin, Yönetmeliğe ekli “Ek – 4″ de ” Saç Ekimi (Restorasyon) Bölümü”nde yer alan düzenlemelerin iptaline karar verilmiştir.

18. Yine Güzellik ve Estetik Amaçlı Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelik ile anılan Yönetmeliğin uygulanmasına ilişkin (Güzellik Merkezlerinde Yapılacak Tıbbi Uygulamalar İle İlgili Sertifika Eğitimi ve Eğitim Verecek Merkezlerin Nitelikleri, Tespiti, Çalışma Usul Esaslarına Dair) Yönergenin çeşitli hükümlerinin iptali istemiyle açılan davada Danıştay Onuncu Dairesince (05/02/2008 tarihli, ve

E.2005/7831 ve K. 2008/403 sayılı kararla) “…1219 sayılı Yasa ile buna dayanılarak yürürlüğe konulan

Tıpta Uzmanlık Tüzüğü hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden; pratisyen hekimlerin hastalıkları genel olarak tedaviye ehil ve yetkili oldukları; ancak, bir uzmanlık dalına ve dolayısıyla tıpta uzmanlık dallarından birisi olan dermatoloji dalına ilişkin tıbbi müdahalede bulunabilmek için, tıp fakültelerinden mezun olduktan sonra, Tüzükte öngörülen eğitim kurumları ve programları dahilinde, belirlenen eğiticiler tarafından verilecek eğitimi tamamlayarak o dalda uzmanlık belgesi almak gerektiği, aksi takdirde hiçbir şekilde uzmanlık yetkisinin kullanılamayacağı ve uzmanlık gerektiren tıbbi faaliyetlerin gerçekleştirilemeyeceği, bu doğrultuda; dava konusu Yönetmelik ve Yönerge hükümlerinde, anılan Tüzük uyarınca uzman sıfatını kazanmamış, pratisyen hekimlere dermatoloji uzmanlık dalına ilişkin tıbbi müdahalelerde bulunma yetkisi vermesi sebebiyle hukuka uyarlık görülmediği; öte yandan, dava konusu düzenlemeler ile, pratisyen hekimlere dermatoloji uzmanlık dalı dahilinde işlem yapma yetkisi, denetimindeki özel sağlık kuruluşlarınca verilecek sertifika eğitimi sonrası tanınmakta ise de; uzmanlık dalında tıbbi müdahale yetkisi kazandıracak her türlü eğitimin, Tüzükte uzmanlık eğitimi için öngörülen (eğitimin verileceği kurum-kuruluş, eğitici, eğitim programlarına ilişkin) nitelikleri taşıması gerektiğinden, anılan kriterlere sahip olmayan sertifika eğitimini öngören dava konusu Yönetmelik ve Yönerge hükümlerinde bu yönüyle de mevzuata uygunluk

bulunmadığı, buna göre; anılan Yönetmeliğin 4. maddesinin (e) bendinde yapılan sertifika tanımı ile (f) bendinde yapılan sertifikalı tabip tanımı; 4. maddede tanımlanan sertifikalı tabipler tarafından uygulanacak tıbbi işlemlere ilişkin olan ve 12. maddenin (b) bendindeki “Lazer, krioterapi, koterizasyon, intradermal enjeksiyon metotları ile” ibaresinde, a, c, d, e, f bendlerinde sayılan düzenlemeler ile dava konusu Yönergenin medikal estetik sertifika eğitim programı verecek kuruluşların verecekleri medikal estetik teorik eğitim programının belirlendiği Ek-4’te yer alan ve iptali istenen düzenlemeler ile Ek 5’te yer alan, Medikal Estetik Uygulamalı Eğitim Programı (60 saat)

başlıklı bölümün 9, 10, 11, 12, 13, 14, 22, 25, 26 ve 28. maddelerindeki düzenlemelerde hukuka uyarlık görülmediği” gerekçesiyle anılan düzenlemelerin iptaline karar verilmiş ve bu karar “davanın süresinde açılmadığı” gerekçesiyle Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca (22/10/2009 tarihli, E. 2008/1199 ve

K. 2009/1816 sayılı kararıyla) bozulmuştur.

19. Ancak, dosyanın temyiz incelemesi devam ederken Sağlık Bakanlığınca 15/02/2008 tarihli Ayakta

Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelik yürürlüğe konulmuş ve bu

Yönetmeliğin 39 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ile 12/05/2003 tarihli Güzellik ve Estetik

Amaçlı Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelik yürürlükten kaldırılmıştır. Bu Yönetmeliğin Geçici 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında, 39 uncu maddenin birinci fıkrasının (b) bendi ile yürürlükten kaldırılan Yönetmeliğe göre açılan merkezlerin ve ünitelerin uygunluk belgelerinin geçerlilik ve faaliyet süresinin 01/01/2010 tarihinde sona erdiği ve dördüncü fıkrasında ise 39 uncu maddenin birinci fıkrasının (b) bendi ile yürürlükten kaldırılan Yönetmelikte sayılan tıbbî işlemlerin tamamının, sertifika veya buna benzer yetki belgesine dayanılarak unvanlarda, “estetik” veya bu anlama gelecek herhangi bir ibare kullanılmaksızın tıp mesleğini icra yetkisi sahasına göre tabip veya uzman tabiplerin tıbbi uygulaması şeklinde yürütüleceği düzenlenmiştir.

20. 15/02/2008 tarihli Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğin başkaca maddeleriyle birlikte 39 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin ve geçici dördüncü maddesinin -hukuka aykırı olduğu, Bakanlıkça onaylı medikal estetik uygulama sertifikalarının geçersiz hale getirdiği ve kazanılmış hakları ihlal ettiği ileri sürülerek- iptallerinin istendiği davada, Danıştay Onuncu Dairesince (18/11/2011 tarihli, E. 2008/2577 ve K. 2011/4970 sayılı kararda); 20.1. Yukarıda belirtilen yargı kararlarıyla, Güzellik ve Estetik Amaçlı Sağlık Kuruluşları Hakkında

Yönetmelik hükümlerinin büyük ölçüde iptal edilmesi ve kararlardaki iptal gerekçeleri dikkate alındığında ise anılan Yönetmelik kapsamındaki merkez ve güzellik salonlarının sağlık kuruluşu olma niteliğini kaybetmeleri, sertifikalı tabip ve güzellik uzmanlarınca yapılmakta olan birçok uygulamanın artık yapılamayacak olması ve bu haliyle de Yönetmeliğin uygulanma olanağı kalmaması üzerine, dava konusu Yönetmeliğin 39 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendiyle Güzellik ve Estetik

Amaçlı Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğin yürürlükten kaldırılmasında hukuka aykırılık bulunmadığı; 20.2. 15/02/2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe konulan dava konusu Yönetmeliğin geçici 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında, Yönetmeliğin 39 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b)

bendi ile yürürlükten kaldırılan Yönetmeliğe göre açılan merkezlerin ve ünitelerin uygunluk belgelerinin geçerlilik ve faaliyet süresinin 01/01/2010 tarihinde sona ereceği belirtilmek suretiyle, elde edilmiş olan izin ve belgelerin kazanılmış hak kapsamında değerlendirildiği, yeni yönetmelik hükümlerine uyum sağlanması için yaklaşık iki yıllık bir geçiş sürecinin öngörüldüğü; ayrıca 39 uncu maddenin birinci fıkrasının (b) bendi ile yürürlükten kaldırılan Yönetmelikte sayılan tıbbî işlemlerin tamamının, sertifika veya buna benzer yetki belgesine dayanılarak unvanlarda, “estetik” veya bu anlama gelecek herhangi bir ibare kullanılmaksızın tıp mesleğini icra yetkisi sahasına göre tabip veya uzman tabiplerin tıbbi uygulaması şeklinde yürütüleceğinin belirtildiği; yargı kararlarının gerekçeleri ve mevzuat hükümleri uyarınca tabiplerce veya uzman tabiplerce yapılması öngörülen tıbbi işlem

niteliğindeki uygulamaların, bu tabiplerce veya uzman tabiplerce ve yürürlükten kaldırılan yönetmelik uyarınca alınmış olan unvanlar kullanılmaksızın yapılacağının belirlendiği hususlarına dikkat çekilerek, yargı kararıyla saptanmış hukuka aykırılığı ortadan kaldırmaya ve faaliyetlerin mevzuat hükümlerine uygun hale getirilmesine yönelik bu düzenlemelerde de hukuka aykırılık görülmediği, İfade edilmiştir. Yine aynı maddelerin iptali istemiyle açılan bir başka davada da, Danıştay Onuncu

Dairesince (07/06/2011 tarihli, ve sayılı kararla) davanın reddedildiği ve temyiz incelemesi sonucunda Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca (17/12/2014 tarihli, sayılı kararıyla) kararın onandığı görülmüştür.

21. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat, yargı kararları ve tüm

bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde:

21.1. 12/05/2003 tarihli Güzellik ve Estetik Amaçlı Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğinin birçok maddesinin 1219 sayılı Kanun ile buna dayanılarak yürürlüğe konulan Tıpta Uzmanlık Tüzüğü hükümlerine uygun olmadığı gerekçesiyle Danıştay tarafından iptaline karar verilmesi sonrasında adı geçen Yönetmeliğin Sağlık Bakanlığınca çıkarılan 15/02/2008 tarih ve 26788 sayılı Resmi Gazetede

Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikle geçiş hükümlerine yer verilmek suretiyle yürürlükten kaldırıldığı, 21.2. Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikle yürürlükten kaldırılan Yönetmeliğe göre açılan merkezlerin ve ünitelerin uyum süreci için 01/01/2010 tarihine kadar süre verilirken medikal estetik uygulama sertifikası almış hekimler için geçerlilik süresine dair sınırlama yapılmadığı, medikal estetik uygulama sertifikası almış hekimlerin yürürlükten kaldırılan

Yönetmelikte sayılan tıbbî işlemlerin tamamını, “estetik” veya bu anlama gelecek herhangi bir ibare kullanılmaksızın tıp mesleğini icra yetkisi sahasına göre tabip veya uzman tabiplerin tıbbi uygulaması şeklinde yürüteceğinin düzenlendiği, 21.3. Diğer taraftan, 21/08/2010 tarihinde yürürlüğe giren 26/08/2011 tarihinde değişikliğe uğrayan Sağlık

Bakanlığı Sertifikalı Eğitim Yönetmeliğiyle sağlık alanında özel mevzuatına göre yapılmış olan eğitimler sonucunda verilen sertifikaya sahip kişilerin sertifikalarını iki yıllık içerisinde tescil ettirilmesi zorunluluğu getirildiği ve belirtilen süre içerisinde tescil işlemleri için başvuruda bulunmayanların sertifikalarının geçersiz sayıldığı, 21.4. Başvuran adına 12/05/2003 tarihli Güzellik ve Estetik Amaçlı Sağlık Kuruluşları Hakkında

Yönetmelik hükümleri çerçevesinde düzenlemiş 08/03/2005 tarihli Medikal Estetik Uygulama

Sertifikasının da, Sertifikalı Eğitim Yönetmeliği hükümlerine göre iki yıllık süre içinde tescil ettirilmemiş olması nedeniyle geçersiz sayıldığı, 21.5. 04/02/2014 tarihli Sağlık Bakanlığı Sertifikalı Eğitim Yönetmeliğiyle de medikal estetik alanının sertifikalı eğitim alanı olmaktan çıkarıldığı, bu nedenle yeni bir eğitim ile sertifika düzenlenmesinin mümkün olmadığı, 21.6. Ancak, başvuran ile birlikte eğitim almak suretiyle medikal estetik uygulama sertifikası sahibi olan tabiplerin başkaca bir eğitim almaksızın veya başkaca bir belge sunmaksızın Sertifikalı Eğitim

Yönetmeliği hükümleri çerçevesinde iki yıllık süre içinde sertifikalarını tescil ettirmiş olmaları nedeniyle 15/02/2008 tarihli Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında

Yönetmelik hükümleri çerçevesinde medikal estetik uygulama sertifikalarını kullanabildikleri, 21.7. Sonuç olarak, başvuranın 08/03/2005 tarihli Medikal Estetik Uygulama Sertifikasını konuyla ilgili mevzuatlarda yapılan değişiklikleri takip edememesi nedeniyle her ne kadar sertifikasını tescil ettirememiş olsa da, kendisiyle birlikte aynı eğitime katılarak medikal estetik uygulama sertifikası alan tabiplerin başkaca bir eğitime tabi tutulmaksızın ve başkaca bir evrak sunmaksızın bahse konu

sertifikalarını kullanabildikleri anlaşıldığından, başvuranın da 08/03/2005 tarihli Medikal Estetik

Uygulama Sertifikasını 15/02/2008 tarihli Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık

Kuruluşları Hakkında Yönetmelik hükümleri çerçevesinde kullanabilmesi için gerekli işlemlerin yapılması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 22. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde; “Kurum, inceleme ve araştırma yaparken idarenin, insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde; kanunlara uygunluk, ayrımcılığın önlenmesi, ölçülülük, yetkinin kötüye kullanılmaması, eşitlik, tarafsızlık, dürüstlük, nezaket, şeffaflık, hesap verilebilirlik, haklı beklentiye uygunluk, kazanılmış hakların korunması, dinlenilme hakkı, savunma hakkı, bilgi edinme hakkı, makul sürede karar verme, kararların gerekçeli olması, karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi, kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi, kişisel verilerin korunması gibi iyi yönetim ilkelerine uygun işlem ve eylem ile tutum veya davranışta bulunup bulunmadığını gözetir ve iyi yönetim ilkelerine uyar.” hükmüne yer verilmiş olup, dosya kapsamında ilgili idare hakkında iyi yönetim ilkelerine aykırılık tespiti yapılmamıştır.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

23. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse varsa dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Ankara İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçeler ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN KABULÜYLE; Başvuranın, 08/03/2005 tarihli Medikal Estetik Uygulama Sertifikasının tescil edilmesi talebinin yeniden değerlendirilmesi yönünde SAĞLIK BAKANLIĞINA TAVSİYEDE

BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20’nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca,

SAĞLIK BAKANLIĞI tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde

Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın BAŞVURANA ve SAĞLIK BAKANLIĞI tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi