ÖZET: Başvuran, geçmişteki bir hırsızlık suçundan dolayı GBT kaydının silinmesini talep etmiştir. İçişleri Bakanlığı’nın Kaçakçılık İstihbarat, Harekat ve Bilgi Toplama Dairesi, GBT kaydının silinmesi için yalnızca ölüm veya mahkemece gaiplik kararı verilmesi durumlarını kabul ettiğini belirtmiştir. Bu durum, başvuranın memnu haklarının iadesi kararının GBT kaydının silinmesini gerektirmediği sonucuna varılmasına yol açmıştır.

Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın GBT kaydının silinmesi talebini reddetmiş, ancak kayıtların tutulması ve silinmesi ile ilgili mevzuatın gözden geçirilmesi gerektiğini tavsiye etmiştir. Bu karar, kişisel verilerin korunması ve özel hayata saygı hakkı açısından önemli bir değerlendirme sunmaktadır. Sonuç olarak, GBT kayıtlarının silinmesi için mevcut yasal düzenlemelerin yetersiz olduğu ve bu konuda bir mevzuat çalışması yapılması gerektiği vurgulanmıştır.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 14181-14181 |sayi|94019529-101.07.06-E.94019529-101.07.06-E.

BAŞVURU NO : 2018/3408 2018/ 3408

KARAR TARİHİ : 13/08/2018 |tarih|

KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI

BAŞVURU VEKİLİ / TEMSİLCİSİ :

BAŞVURUYA KONU İDARE : İçişleri Bakanlığı Kaçakçılık, İstihbarat, Harekat ve Bilgi Toplama Dairesi

Başkanlığı (Resen)

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuran, GBT kaydının silinerek mağduriyetinin giderilmesini talep etmektedir .

BAŞVURU TARİHİ : 17/03/2018 17.3.2018

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza şikayet başvurusunda bulunan özetle; 22/ 09/ 1987 tarihli İstanbul/Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesinin karar sayılı ceza ilamı ile itimadı suiistimal neticesi olarak tevdi olunan eşya hakkında işlenmiş hırsızlık suçundan yargılanıp 6 ay hapis cezası ile cezalandırıldığını, sabıka kaydında sabıkası yoktur arşiv kaydı vardır ibaresi çıktığı ve bu arşiv kaydının silinebilmesi için yargılandığı

İstanbul/Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesinden 16/ 01/ 2017 tarihinde memnu hakların iadesi için başvurduğunu ve mahkeme tarafından (dosya No: Karar

Tarihi :25 / 01/ 2017) yasaklanmış haklarının iadesine karar verildiğini, söz konusu kararın 26/ 01/ 2017 tarihinde kesinleştiğini, mahkemenin verdiği kararla birlikte adli arşiv kaydının da silindiğini, yıllardır Milli Eğitim Kurumuna bağlı özel bir otizm rehabilitasyon okulunda öğrenci servisi şoförlüğü yaptığını, daha önce İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne sabıkası yoktur kaydı verdiklerini fakat son bir kaç aydır emniyetin kişilik hakkı gereğince saklı tutması gereken GBT kayıtlarının da verildiğini, sabıkası olmayıp yıllar önce poliste kaydı bulunan kendisi dahil herkesin potansiyel suçlu ve sabıkalı konumuna düşüp işlerinden olduklarını, polisteki GBT kaydını öğrendikten sonra kaydın

1 / 12bulunduğu İstanbul Bağcılar İlçe Emniyet Müdürlüğüne yaptığı tüm müracaatların sonuçsuz

kaldığını, mahkemenin vermiş olduğu memnu haklarının iadesi kararının dahi kabul edilmediğini, KİHBİ Yönergesi’ nin ya ölünce ya da suç kaydı işlendikten 80 yıl sonra silineceğini söylediklerini, bunun neticesinde BİMER ’e başvurduğunu, sonuçta her defasında KİHBİ kaydının bulunduğu

Bağcılar İlçe Emniyet Müdürlüğünden aynı olumsuz cevap geldiğini, Anayasa Mahkemesinin

20.01.2011 tarih ve Esas, Sayılı Kararı ile 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu’nun

12.maddesinin ( 1) numaralı “ Arşiv bilgileri, ilgilinin ölümü üzerine ve her halde kaydın girildiği tarihten itibaren seksen yılın geçmesiyle tamamen silinir .” fıkrasını “Kişinin belli bir tarihte aldığı herhangi bir mahkûmiyet kararına ilişkin kaydın kişinin ölümüne kadar ya da seksen yıl süreyle muhafaza edilmesi, Anayasa’nın 5. ve 17. maddelerinde belirtilen kişinin maddi ve manevi varlığının geliştirilmesi ilkesi ve cezaların ıslah edici olma amacı ile bağdaşmamaktadır .” gerekçesi ile iptal ettiğini, Anayasa Mahkemesinin 20.01.2011 tarih ve Esas, Sayılı Kararının Resmi

Gazetenin 14 Nisan 2011 tarih ve sayılı nüshasında yayınlandığını ve bu karar doğrultusunda

TBMM tarafından 6290 sayılı ve 11.04.2012 tarihli Resmi Gazetede Yayımlanan Adli Sicil

Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun kabul edildiğini ve bu kanunla, Anayasanın 76 ncı maddesi ile bazı özel kanunlarda yer alan ve hak mahrumiyetine neden olan mahkûmiyetler bakımından, yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı alınması koşuluyla, kaydın arşive alınma koşullarının oluştuğu tarihten itibaren on beş yıl ve her halde otuz yıl geçmesiyle; diğer mahkumiyetler bakımından, kaydın arşive alınma koşullarının oluştuğu tarihten itibaren beş yıl geçmesiyle silineceğinin düzenlendiğini, resmi gazetede dahi yayınlanma gereği duyulmadan ulusal mevzuata dahil edilen KİHBİ yönergesi nedeniyle yaşadığı mağduriyetinin giderilerek, söz konusu kaydın silinmesini talep etmektedir .

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzun 09/ 04/ 2018 tarih ve sayılı yazısı ile şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla İçişleri Bakanlığı Kaçakçılık İstihbarat, Harekat ve Bilgi Toplama Dairesi

Başkanlığından bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur . İçişleri Bakanlığı Kaçakçılık İstihbarat, Harekat ve Bilgi Toplama Dairesi Başkanlığı tarafından gönderilen 18/ 04/ 2018 tarih ve sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle;

2.1 Başvurana ait İstanbul İl Emniyet Müdürlüğünce işlem yapılmış 1 adet “Hırsızlık”

suçundan kaydın bulunduğu, Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesiyle Hırsızlık suçundan

Esas ve Karar Numarası ile 6 Ay Hapis Cezası aldığı, “KİHBİ Bilgi Toplama

Yönergesinin 9/b maddesinde belirtilen suç sayılan fiilleri işleyenler hakkında adli makamlarca .

beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, davanın düşmesi veya dava zaman aşımı nedeniyle davanın ortadan kaldırılmasına karar verilmiş ve kararın kesinleşmiş olması halinde bilgi formu İptal edilir .” hükmü doğrultusunda şahsa ait kaydın silinemediği,

2.2 Memnu Hakların İade Edilmesi Kararları’ nın KİIIBİ Bilgi Toplama Yönergesinin 9/b

maddesi kapsamında sayılan suçların iptal ve düşüm şartları kapsamında değerlendirilmediği,

2.3 Yine Başkanlıkça 09/ 03/ 2018 tarihinde 81 İl Valiliğine gönderilen yazıda; 765 sayılı Türk

2 / 12Ceza Kanunu’nun 95. Maddesinin; “ 1- Kabahat ile mahkum olan bir kimse hüküm tarihinden

itibaren bir sene İçinde bir cürümden veya evvelki hükmün verildiği mahaldeki Asliye mahkemesinin kazası dairesinde diğer bir kabahatten dolayı aynı cinsten veya daha ağır bir cezaya, 2- Cürüm ile mahkum olan bir kimse hüküm tarihinden itibaren beş sene içinde işlediği diğer bir cürümden dolayı evvelce verilen ceza cinsinden bir cezaya yahut hapis veya ağır hapis cezasına mahkum olmazsa cezası tecil edilmiş olan mahkumiyeti esasen vaki olmamış sayılır . Aksi takdirde her İki ceza ayrı ayrı tenfiz olunur .” Hükmü , 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanunun “Cezaların Ertelenmesi” başlıklı 6. maddesinin; “Adliye mahkemelerince para cezasından başka bir ceza ile mahkum olmayan kimse, işlediği bir suçtan dolayı ağır veya hafif para veya bir yıla kadar (bir yıl dahil) hapis veya hafif hapis cezalarından biriyle mahkum olur ve geçmişteki hali ve suç işleme hususunda eğilimine göre cezanın ertelenmesi ileride suç işlemekten çekinmesine sebep olacağı hakkında mahkemece kanaat edilirse, bu cezanın ertelenmesine hükmolunabilir . Bu halde ertelemenin sebebi hükümde yazılır .” Hükmü, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 51 inci maddesi (erteleme) ile 765 sayılı ceza kanunun 9512 (tecil) hükümleri karşılaştırıldığında; doğurduğu sonuç açısından bu iki müessese arasındaki en önemli farkın; 5237 sayılı Kanunun 51 inci maddesi gereği, ertelemede belirlenen denetim süresinin yükümlülüklere uygun veya iyi halli olarak geçirilmesi durumunda “cezanın infaz edilmiş sayılması” 765 Sayılı Kanun ve 647 sayılı Cezaların İnfazı Kanununun 6. maddesi gereği; tecilde ise hüküm tarihinden itibaren beş yıl içinde evvelce verilen ceza cinsinden veya hapis cezasını gerektiren yeni bir suç işlenmediği takdirde tecil edilen “mahkumiyetin esasen vaki olmamış sayılması” şeklinde hüküm bildirildiği, dolayısı ile yukarıda açıklanan şekilde hüküm ile mahkumiyet alan şahısların suçun işlendiği tarihte yürürlükte olan 765 sayılı Türk Ceza

Kanunu ve 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun hükümleri doğrultusunda; hakkında hüküm verilen ve cezası ertelenen şahısların 765 sayılı Kanun ile düzenlenen tecilde, hüküm tarihinden itibaren beş yıl içerisinde evvelce verilen ceza cinsinden veya hapis cezasını gerektiren yeni bir suç işlemediği takdirde tecil edilen cezanın esasen vaki olmamış sayılacağı anlaşılması gerektiğinin hükme bağlandığı, bu nedenle; Yeni TCK’nın yürürlüğe girdiği tarihten önce eski 765 Sayılı Türk Ceza Kanunu hükümlerine göre yargılanıp, 647 sayılı

Kanunun 6. maddesi gereği erteleme kararı verildiği anlaşılan şahısların, müracaatı olması halinde, beş yıl içinde başkaca bir suç işlemediğinin adli sicil arşiv kaydı ile tespitinin yapılarak iptal işlemlerinin gerçekleştirilmesi gerektiğinin bildirildiği ifade edilmiştir .

3. Kurumumuzun 09/ 04/ 2018 tarih ve sayılı yazısı ile şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığından bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur . Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığı tarafından gönderilen 18/ 04/ 2018 tarih ve sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle;

3.1 25/ 01/ 2017 tarih D. İş sayılı kararı ile hükümlü Memnu

Haklarının İadesine karar verildiği, verilen kararın 26/ 01/ 2017 tarihinde kesinleştiği, 09/ 03/ 2018 tarihinde UYAP sisteminde yapılan değişiklik nedeniyle memnu hakların iadesine ilişkin kararın kolluk birimleri ile paylaşımının engellenmesine ilişkin 17/ 04/ 2018 tarihinde tutanak düzenlendiği belirtilmiştir .

3 / 12III. İLGİLİ MEVZUAT

4. 2709 sayılı T.C. Anayasasının “Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması” başlıklı 13 üncü maddesinde; “Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir . Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz”,

4.1 “Özel hayatın gizliliği” başlıklı 20 nci maddesinde; “Herkes, özel hayatına ve aile hayatına

saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir . Özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz .

… Herkes, kendisiyle ilgili kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına sahiptir . Bu hak; kişinin kendisiyle ilgili kişisel veriler hakkında bilgilendirilme, bu verilere erişme, bunların düzeltilmesini veya silinmesini talep etme ve amaçları doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığını öğrenmeyi de kapsar . Kişisel veriler, ancak kanunda öngörülen hallerde veya kişinin açık rızasıyla işlenebilir .

Kişisel verilerin korunmasına ilişkin esas ve usuller kanunla düzenlenir .”,

4.2 “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin

üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir . Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler .”, 5. İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına İlişkin Sözleşmenin “Özel ve aile hayatına saygı hakkı” başlıklı 8 inci maddesinde; “1. Herkes özel ve aile hayatına, konutuna ve yazışmasına saygı gösterilmesi hakkına sahiptir . 2. Bu hakkın kullanılmasına bir kamu makamının müdahalesi, ancak müdahalenin yasayla öngörülmüş ve demokratik bir toplumda ulusal güvenlik, kamu güvenliği, ülkenin ekonomik refahı, düzenin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın veya ahlakın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması için gerekli bir tedbir olması durumunda söz konusu olabilir .”, 6. 3152 sayılı İçişleri Bakanlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun “Kaçakçılık

İstihbarat, Harekat ve Bilgi Toplama Dairesi Başkanlığı” başlıklı 13 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde; “Kaçakçılık İstihbarat, Harekat ve Bilgi Toplama Dairesi Başkanlığının

görevleri şunlardır :

c) Suç işleyip ele geçmeyen kişilerin, çalınan veya kaybedilen motorlu taşıtların, ateşli silahların, kimliği ispata yarayan her türlü belgelerin kayıtlarını tutarak güvenlik kuvvetlerine bildirmek, görevli kuruluşlarla ilgili kuvvetleri arasında koordinasyon sağlamak .”, 6.1. “Bakanlığın düzenleme görev ve yetkisi” başlıklı 33 üncü maddesinde; “Bakanlık, kanunla yerine getirmekle yükümlü oldukları hizmetleri; tüzük, yönetmelik, tebliğ, genelge ve diğer idari metinlerle düzenlemekle görevli ve yetkilidir .”

[ Yukarıda bahse konu Kanun maddeleri 02/ 07/ 2018 tarihli ve 703 sayılı KHK’ nın 18. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olup, 1 Numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 262.

maddesinin c bendinde; “Kaçakçılık İstihbarat, Harekat ve Bilgi Toplama Dairesi Başkanlığı”

4 / 12“Kaçakçılık İstihbarat, Harekat ve Bilgi Toplama Dairesi Başkanlığının görev ve yetkileri

şunlardır :

c) Suç işleyip ele geçmeyen kişilerin, çalınan veya kaybedilen motorlu taşıtların, ateşli silahların, kimliği ispata yarayan her türlü belgelerin kayıtlarını tutarak güvenlik kuvvetlerine bildirmek, görevli kuruluşlarla ilgili kuvvetleri arasında koordinasyon sağlamak”; denmek şeklinde düzenlenmiştir .] 7. 2559 sayılı Polis Vazife ve Salȃhiyet Kanununun Ek 7 nci maddesinde; “Polis, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne, Anayasa düzenine ve genel güvenliğine dair önleyici ve koruyucu tedbirleri almak, emniyet ve asayişi sağlamak üzere, ülke seviyesinde istihbarat faaliyetlerinde bulunur, bu amaçla bilgi toplar, değerlendirir, yetkili mercilere veya kullanma alanına ulaştırır . Devletin diğer istihbarat kuruluşlarıyla işbirliği yapar .”, 8. 5352 Adli Sicil Kanunu’nun “Yasaklanmış Hakların Geri Verilmesi” başlıklı 13/A maddesinde; “ ( 1) 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu dışındaki kanunların belli bir suçtan dolayı veya belli bir cezaya mahkûmiyete bağladığı hak yoksunluklarının giderilebilmesi için, yasaklanmış hakların geri verilmesi yoluna gidilebilir . Bunun için; Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinin beşinci ve altıncı fıkraları saklı kalmak kaydıyla, a) Mahkûm olunan cezanın infazının tamamlandığı tarihten itibaren üç yıllık bir sürenin geçmiş olması, b) Kişinin bu süre zarfında yeni bir suç işlememiş olması ve hayatını iyi halli olarak sürdürdüğü hususunda mahkemede bir kanaat oluşması, gerekir .

( 2) Mahkûm olunan cezanın infazına genel af veya etkin pişmanlık dışında başka bir hukukî nedenle son verilmiş olması halinde, yasaklanmış hakların geri verilmesi yoluna gidilebilmesi için, hükmün kesinleştiği tarihten itibaren beş yıl geçmesi gerekir . Ancak, bu süre kişinin mahkûm olduğu hapis cezasına üç yıl eklenmek suretiyle bulunacak süreden az olamaz .

( 3) Yasaklanmış hakların geri verilmesi için, hükümlünün veya vekilinin talebi üzerine, hükmü veren mahkemenin veya hükümlünün ikametgâhının bulunduğu yerdeki aynı derecedeki mahkemenin karar vermesi gerekir .

( 4) Mahkeme bu husustaki kararını, dosya üzerinde inceleme yaparak ya da Cumhuriyet savcısını ve hükümlüyü dinlemek suretiyle verebilir .

( 5) Yasaklanmış hakların geri verilmesi talebi üzerine mahkemenin verdiği karara karşı, hükümle ilgili olarak Ceza Muhakemesi Kanununda öngörülen kanun yoluna başvurulabilir .

( 6) Yasaklanmış hakların geri verilmesine ilişkin karar, kesinleşmesi halinde, adlî sicil arşivine kaydedilir .

( 7) Yasaklanmış hakların geri verilmesi yoluna başvurulması nedeniyle oluşan bütün masraflar hükümlü tarafından karşılanır .”, 9. 3/ 11/ 1983 tarihli ve 83/ 7362 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Jandarma

Teşkilatı Görev ve Yetkileri Yönetmeliğinin 42 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f)

bentlerinde; “Jandarma; emniyet ve asayişi sağlamak, kamu düzenini korumakla yükümlü olup, bu

5 / 12görevlerini iki şekilde yürütür .

(e) Eski hükümlülerin, sabıkalı ya da şüpheli ve serserilerin, iş ve ilişkilerini araştırır . Belirli zaman aralıklarıyla çevrelerinde gizlice soruşturur ve elde ettiği bilgileri kayıtlara geçirerek; toplumun emniyet ve asayişi yönünden, gerekli önlemleri alır . Bu gibilerin suç işlemesini önler . Jandarmanın bu konuya ilişkin görevleri bir yönergede gösterilir .

(f) Suç faili olarak aranan kişilerin, izlenmesi ve ele geçirilmesi amacıyla gerekli teşkilatı kurar, kayıtlarını tutar, diğer kamu kurum ve kuruluşlarıyla işbirliği sağlar . Bu konuyla ilgili ayrıntılar, bir yönergeyle düzenlenir . ”

[Yukarıda bahse konu Yönetmelik 21/ 1/ 2017 tarihli ve 29995 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Yönetmeliği ile yürürlükten kaldırılmış olup, yeni Yönetmeliğin “Mülki görevlerin esasları” başlıklı 11 inci maddesinin (ğ) bendi

“Emniyet ve asayişin sağlanması, suçların ortaya çıkarılması, işlenmiş suçlarda faillerin tespiti ve yakalanması maksadıyla istihbarat toplar, diğer istihbarat ve kolluk birimleri ile işbirliği yapar, bilgi paylaşır .” denmek şeklinde düzenlenmiştir .] 10. İçişleri Bakanlığı Kaçakçılık, İstihbarat, Harekât ve Bilgi Toplama Daire Başkanlığı Bilgi

Toplama Yönergesinin, 9.1. “Tanımlar” başlıklı 4 üncü maddesinde; “Form İptali”; “…9/b maddesine giren suçlar için açılan bilgi formlarının ise iptal koşulları oluştuğunda tasniften çıkarılarak iptal evrakı ekinde arşive alınması işlemidir… . ”,

10.1 “Şahıslar, hakkında bilgi formu düzenlenmesi halleri ve yapılacak işlemler” başlıklı 7 nci

maddesinde; “ … 2) Bu Yönergenin 9/b maddesinde sayılan suçları işleyenler, yakalanmış olsalar da haklarında bilgi formu düzenlenir…”,

10.2 “Sanıkların yakalanması halinde dahi bilgi formu düzenlenecek suç türleri ve bunlar

hakkında yapılacak işlemler” başlıklı 9 uncu maddesinde; “a) Bu maddenin (b) fıkrasında belirtilen suçları işlemiş ve yakalanmış olan sanıklar için suç türüne uygun bilgi formu doldurulur .

Bilgi Toplama Programına veri girişi yapıldığında “YAKALANDI” seçeneği işaretlenir ve bilgi formunun ortasına “YAKALANDI” kaşesi basılır . Bilgi Toplama Programının “SUÇ DETAY

BİLGİLERİ” sayfasındaki bölüme ve ilçe güvenlik kuvvetinde ve emniyet şube müdürlüklerinde kalan bilgi formuna soruşturma evrakının Cumhuriyet Başsavcılığına gönderiliş tarih ve numarası yazılır .

b) Sanığı yakalanmış olsa dahi hakkında bilgi formu açılacak suç türleri .

33- TCK 491,492,493,494 Hırsızlık Suçu… .”,

10.3 “Belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma (Kamu hizmetlerinden men) cezası

alanlara yapılacak işlemler” başlıklı 11 inci maddesinde; “İşlemiş olduğu bir suç nedeniyle ayrıca Belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma (Kamu hizmetlerinden men) cezası alanlara suç yeri güvenlik kuvvetince; a) Sanık karar takip formuna göre mahkeme sonuçlarını takip ederek, b) Kamu kuruluşlarının bildirmesiyle, c) Vatandaşın ihbarı veya güvenlik kuvvetlerinin duyumları üzerine önce mahkeme kararına ulaşıp, doğruluğunu teyit ettikten sonra, kişi hakkında belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma (Kamu hizmetlerinden men) cezası aldığı suçla ilgili bilgi formu olup olmadığı araştırılır .

( 1) Mahkeme kararında belirtilen suçla ilgili şahıs bilgi formu varsa Bilgi Toplama Programının suç detay bilgileri sayfasından, belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma (kamu hizmetlerinden men)

6 / 12cezasının işlenip işlenmediği kontrol edilir . Eğer işlenmemişse, kanun maddesi alt fıkra ve bentleri

ile yoksun bırakılma süresi de (Örnek : TCK 53/ ( 1),a,b md. iki yıl yoksun bırakma) bilgisayara işlenip , aynı bilginin, tasnifteki bilgi formuna da yazılması sağlanır .

( 2) Mahkeme kararında belirtilen suçla ilgili şahıs bilgi formu yoksa; Belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma (Kamu hizmetlerinden men) cezası kararının mahkemelerce nüfus yeri güvenlik kuvvetine gönderilmesi durumunda, nüfus yeri güvenlik kuvveti tarafından karar, ilgili adli makam kanalıyla suç yeri güvenlik kuvvetine gönderilerek kayıtlara işlenmesi sağlanır .

Belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma (Kamu hizmetlerinden men) cezası için konulan şerh men ceza süresi sonunda kaldırılır .”,

10.4 “Şahıslar hakkında açılmış olan bilgi formlarının iptal edilmesi” başlıklı 16 ncı maddenin b

bendinde; “Yönerge’nin 9/b maddesi kapsamına giren suçlara ait bilgi formlarının iptali;

1) Bu Yönerge’nin 9/b maddesinin bentlerinde yazılı suç sayılan fiilleri işleyenler hakkında adli

makamlarca, beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, davanın düşmesi veya dava zaman aşımı nedeniyle davanın ortadan kaldırılmasına karar verilmiş ve kararın kesinleşmiş olması halinde bilgi formları iptal edilir . ”

4) Bu Yönergenin 9/b maddesinde yazılı suçlardan, hüküm giymiş olanların ölümleri veya

mahkemelerce gaiplik kararı verilmesi halinde açılmış olan bilgi formları iptal edilir .

Her yıl sonu itibariyle, KİHBİ Daire Başkanlığı tarafından veri tabanında kaydı olan şahısların bilgileri Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü bilgileri ile karşılaştırılarak; kaydı olup da ölmüş olanların tespiti yapılıp, ilgili güvenlik kuvvetlerine bildirilerek, kayıtların silinmesi sağlanır…”,

10.5 “Şahıslar hakkında açılmış olan bilgi formlarının iptal edilmesi” başlıklı 16 ncı maddenin c)

bendinde; “ İptal ve düşümlerde genel prensipler;

1) 9/b maddesi kapsamına giren suçların iptalinde; af, şartlı tahliye, adli sicil kaydının silinmesi,

cezanın paraya çevrilmesi, tecil edilmesi ve ceza zaman aşımı dikkate alınmaz .

2) Geçmiş dönemlerde kanunlarla suç sayılan fiillerden haklarında bilgi formu düzenlenen

kişilerin kayıtları, kanunda yapılan değişiklik ile suç olmaktan çıkarılmış ise iptal edilir…”

Düzenlemelerine yer verilmiştir .

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ

11. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; hazırlanan “Kısmen Tavsiye Kısmen Ret Karar Önerisi” Kamu

Başdenetçisi’ne sunulmuştur .

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 12. Başvurucu 1 numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen başvurusunda ; GBT kaydının silinmesini ve 3. Kişiler ile kolluk birimleri tarafından bu verilere erişimin engellenmesini

7 / 12talep etmektedir .

13. “GBT (Genel Bilgi Toplama) kaydı ” olarak bilinen Kaçakçılık İstihbarat, Harekât ve Bilgi

Toplama (KİHBİ) Şahıs Programı; Devletin ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğüne, Anayasa düzenine ve genel güvenliğe dair önleyici ve koruyucu tedbirleri almak üzere; suç işlemesi sebebiyle aranmasına karar verilen, kaybolan, yakalansalar dahi bazı suçları işlemiş olan, kamu haklarından yararlanmaları konusunda sınırlama getirilen kişiler ile çalınan, kaybolan, gasp edilen veya bir olaya karışmaktan dolayı aranan ve müsaderesine karar verilip de ele geçirilemeyen motorlu taşıtların, ateşli silahların ve kimliği ispata yarayan her türlü belgelerin, güvenlik kuvvetleri ile görevli kuruluşlar arasında koordinasyon sağlamak suretiyle kayıtlarının tutulması ve bu kuruluşlar arasında iletişimin sağlanması amacıyla oluşturulmuş bir programdır .

14. Söz konusu programın hangi esas-usuller dâhilinde hüküm ve sonuç doğuracağı, İçişleri

Bakanlığı Kaçakçılık İstihbarat, Harekat ve Bilgi Toplama Dairesi Başkanlığının 04/ 06/ 2007 tarihli ve sayılı Bilgi Toplama Yönergesinde düzenlenmiştir .

15. Yönergenin kanuni dayanağını; 1 numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 262. maddesi ile

2559 sayılı Polis Vazife ve Salahiyetleri Kanununun Ek 7 nci maddesi oluşturmaktadır .

15.1 2559 sayılı Polis Vazife ve Salahiyetleri Kanununun Ek 7 nci maddesinde; kolluğun önleyici ve

koruyucu işlevini gerçekleştirmeye yönelik alması gereken tedbirler kapsamında yürüteceği istihbarat faaliyetlerine ilişkin genel nitelikte yetki ve görev verildiği, kanunda belirtilen amaç çerçevesinde kaydı tutulacak unsurların, bu amaçla toplanacak bilginin, toplanan bilgilerin kayıt altına alınması ve hangi durumlarda iptal edileceğine ilişkin ayrıntılı hükümlerin Yönerge ile düzenlendiği anlaşılmaktadır . Ancak; bahse konu Yönergenin maddelerinin incelenmesinden, başvurana ait bilgi formunun iptalinin ancak “ölüm” ya da “Mahkemece gaiplik kararı verilmesi” durumunda söz konusu olabileceği, bunun dışında bilgi formlarının tutulacağı süreye ilişkin bir düzenlemeye yer verilmediği anlaşılmaktadır .

15.2 04/ 12/ 2008 tarihli S.ve Marper-Birleşik Krallık davasında AİHM, “özel hayata saygı hakkı

kapsamında kişisel verilerin korunması için iç hukukta yeterli güvencelerin sağlanması gerektiğini, bu tür güvencelere olan ihtiyacın otomatik olarak işlenen kişisel verilerin korunmasının söz konusu olduğu durumlarda, özellikle de bu verilerin polis tarafından kullanılması halinde, daha da önem kazandığını, verilerin saklanma amaçlarına uygun ve aşırı olmamalarını ve verilerin saklanma amacının gerektirdiğinden daha uzun süre tutulmamalarına olanak tanıyan ve ilgili kişinin tespitini sağlayan bir biçimde muhafaza edilmelerinin temininin gerektiğini” vurgulamıştır .

15.3 Kişisel verilerin Polis tarafından kullanılması nedeniyle AİHM’ e yapılan başvurularda;

Mahkeme, söz konusu verilerin saklanma amaçlarına uygun olarak ve kaydedilme amacının gerektirdiğinden daha uzun süre tutulup tutulmadığı, verilerin gizlilik koşullarına uygun olarak muhafaza edilip edilmediği ve verilerin silinmesine ilişkin usul güvencelerinin bulunup bulunmadığı hususlarını dikkate almaktadır .

8 / 1215.4 Genel Bilgi Toplama Sisteminde yer alan bilgilerin AİHM ve Anayasa Mahkemesi kararları

çerçevesinde özel hayata saygı hakkı kapsamında kişisel veri niteliğinde bilgi olduğunda şüphe bulunmaması karşısında; kolluğun önleyici ve koruyucu işlevini gerçekleştirmeye yönelik alması gereken tedbirler kapsamında yürüteceği istihbarat faaliyetlerinin muhtevasının tespit ve tayininin özel yetkilerle saptanmasının her zaman mümkün olmadığı dolayısı ile kişisel verilerin kayıt muhafaza ve kullanımını içeren tedbirlerin, tutulacak kayıtlarla ilgili süre, stoklama, kullanım, üçüncü kişilerin erişimi ve verilerin gizliliğinin korunmasına ilişkin hususların, bu konularda izlenecek yöntemin yasal güvenceye bağlanmasının öngörülebilirliğin sağlanması ve uygulayıcıların keyfi davranışlarının önüne geçilmesi açısından önemli olduğu ve hukuki güvenliği sağlayacağı değerlendirilmektedir . (Bkz : Kamu Denetçiliği Kurumunun 29/ 01/ 2018 tarihli ve 2017/ 9518 başvuru numaralı Kısmen Tavsiye Kısmen Ret Kararı)

16. Somut olayda;

16.1 Ba şvurucunun; Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesiyle Hırsızlık suçundan Esas ve

Karar Numarası ile 6 Ay Hapis Cezası aldığı, kişi hakkında İstanbul İl Emniyet

Müdürlüğünce İçişleri Bakanlığı Kaçakçılık İstihbarat, Harekat ve Bilgi Toplama Dairesi

Başkanlığının 04/ 06/ 2007 tarihli ve 3 sayılı Bilgi Toplama Yönergesinin 9. Maddesinin b fıkrası gereğince işlem yapılarak 1 adet “Hırsızlık” suçundan kaydın oluşturulduğu,

16.2 Başvuranın ; Arşiv kaydının silinmesi ve memnu haklarının iadesi için 16/ 01/ 2017 tarihinde

yargılandığı İstanbul/Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesine başvurduğu ve mahkeme tarafından (dosya No: , Karar Tarihi : 13/08/201825 / 01/ 2017) yasaklanmış haklarının iadesine karar verildiği, söz konusu kararın 26/ 01/ 2017 tarihinde kesinleştiği, mahkemenin verdiği kararla birlikte adli arşiv kaydının da silindiği ancak GBT kaydının bulunduğu anlaşılmıştır .

17. Başvuranın “Memnu haklarının iadesi kararı alınmış olmasına rağmen GBT kaydının halen gözüktüğü” iddiasına ilişkin olarak;

17.1 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanununun 223. Maddesinde Duruşmayı sona erdiren bir

neden olan hüküm tek tek sayma suretiyle belirtilmiştir . Söz konusu madde de; beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkûmiyet, güvenlik tedbirine hükmedilmesi, davanın reddi ve düşmesi kararlarının hüküm olduğu düzenlenmiştir . 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu’nun 13/A maddesinde düzenlenen Yasaklanmış Hakların Geri Verilmesi Kararı bir hüküm olmayıp , “… asıl cezayı silmeyen fakat asıl cezanın infazından sonra toplumun suçludan korunması amacı ile uygulanan ek cezanın (kamu haklarından süresiz yasaklı olma ve di ğ er ehliyetsizlik halleri) ömür boyu çektirilmesinden belli bir sürenin hükümlü tarafından iyi halli olarak geçirilmesi ve bunun ispatı halinde ve talebi üzerine bir yargı kararı ile vazgeçilmesi, yitirilmiş bu hak ve ehliyetlerin gelece ğ e dönük olarak hükümlüye geri verilmesi(dir) …” (Yargıtay 1.CD, 26.10.2001, 2001/ 3256–3895)

17.2 Belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma (Kamu hizmetlerinden men) cezası alanlara

9 / 12yapılacak işlemler Yönergenin 11. Maddesinde düzenlenmiştir . Madde düzenlemesinde esas suç

9/b kapsamına giriyorsa şahıs bilgi formu düzenlenerek, belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma (Kamu hizmetlerinden men) süresi, kanun maddesi alt fıkra ve bendleri ilgili bölüme işleneceği ve yine belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma (Kamu hizmetlerinden men)

cezası için konulan şerhin men ceza süresi sonunda kaldırılacağı hüküm altına alınmıştır .

17.3 Yönergenin 9/b maddesi kapsamına giren suçlar hakkında açılmış olan bilgi formlarının

iptal edilmesine ilişkin hususlar ise Yönergenin 16. Maddesinin b fıkrasında düzenlenmiştir .

İlgili madde de yasaklanmış hakların iadesine yönelik karar aldırılmış olması kaydın iptal edilme sebebi olarak sayılmamıştır . Dolayısı ile Başvuranın 26/ 01/ 2017 tarihinde kesinleşen yasaklanmış haklarının iadesi kararı Yönerge kapsamında kaydın silinmesini gerektirecek bir husus değil yalnızca kişi hakkında ayrıca tutulmuş olan şerhin kaldırılmasını sağlayacak bir husustur .

18. Kişisel verilerin işlenmesi halinde, kişilerin temel hak ve özgürlüklerinin korunması ve bu verileri işleyen gerçek ve tüzel kişilerin yükümlülükleri ile uyacakları usul ve esasları ortaya koyan 24/ 03/ 2016 tarihli ve 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamında yapılan incelemede;

18.1 Başvuruya konu mahkeme kaydının özel nitelikli kişisel veri niteliğinde olduğu, Ancak

6698 sayılı Kanunun uygulanmayacağı hususlara değinen “İstisnalar ” başlıklı 28 inci maddesinin

1 inci fıkrasının (ç) bendinde; kişisel verilerin, millî savunmayı, millî güvenliği, kamu güvenliğini,

kamu düzenini veya ekonomik güvenliği sağlamaya yönelik olarak kanunla görev ve yetki verilmiş kamu kurum ve kuruluşları tarafından yürütülen önleyici, koruyucu ve istihbari faaliyetler kapsamında işlenmesinin Kanunun kapsamında yer almadığı açıkça belirtildiğinden KİHBİ

Şahıs Programı aracılığıyla suç kayıtlarının tutulması işleminin de, kamu güvenliği ve kamu düzenini koruyucu niteliği gözetildiğinde, başvuruya konu kaydın kişisel verilerin korunmasını isteme hakkını düzenleyen 6698 sayılı Kanun kapsamında bir ihlale yol açmadığı anlaşılmaktadır . (Bkz : Kamu Denetçiliği Kurumu 29/ 06/ 2017 tarihli ve Başvuru numaralı

Tavsiye Kararı)

19. Başvuranın iddiaları, idarenin konuyla ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat, Kurumumuz kararları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;

19.1 Yasaklanmış hakların iadesi kararının asıl cezayı silmeyen fakat asıl cezanın infazından sonra

yitirilmiş hak ve ehliyetlerin geleceğe dönük olarak hükümlüye geri verilmesi anlamına geldiği, Başvuranın 26/ 01/ 2017 tarihinde kesinleşen yasaklanmış haklarının iadesi kararının Yönerge kapsamında kaydın silinmesini gerektirecek bir husus olmadığı,

19.2 Genel Bilgi Toplama Sisteminde yer alan bilgilerin AİHM ve Anayasa Mahkemesi kararları

çerçevesinde özel hayata saygı hakkı kapsamında kayıt muhafaza ve kullanımını içeren tedbirlerin, tutulacak kayıtlarla ilgili süre, stoklama, kullanım, üçüncü kişilerin erişimi ve verilerin gizliliğinin korunmasına ilişkin hususların, bu konularda izlenecek yöntemin yasal güvenceye bağlanmasının öngörülebilirliğin sağlanması ve uygulayıcıların keyfi

10 / 12davranışlarının önüne geçilmesi açısından önemli olduğu ve hukuki güvenliği sağlayacağı

değerlendirilmektedir .

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirm e 20. İyi yönetim ilkelerine 28/ 03/ 2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan

Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında

Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup, söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; istenilen bilgi ve belgelerin Kurumumuza süresi içinde gönderildiği anlaşılmıştır .

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAM A

21. 14/ 06/ 2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 17 nci maddesinin sekizinci fıkrasına göre Kamu Denetçiliği Kurumuna dava açma süresi içinde yapılan başvuru, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurmakta olup, anılan Kanunun 21 inci maddenin birinci fıkrası uyarınca başvurunun Kurum tarafından reddedilmesi hâlinde, (varsa) durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlar, 21 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca ise tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise (varsa) durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup ilgili İdarenin işlemine karşı Ankara İdare

Mahkemelerinde yargı yolu açıktır .

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre, Başvuranın hakkındaki mahkûmiyet kaydının, içişleri bakanlığı nezdinde kihbi bünyesinde tutulan genel bilgi toplama sisteminden silinmesi talebinin REDDİNE, Genel bilgi toplama sisteminde tutulacak kayıtlarla ilgili süre, stoklama, kullanım, üçüncü kişilerin erişimi ve verilerin gizliliğinin korunmasına yönelik izlenecek usule ilişkin hususların yasal güvenceye bağlanması konusunda mevzuat çalışması yapılması hususunda İÇİŞLERİ

BAKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca,

İçişleri Bakanlığı tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde

Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Tavsiye Kararının BAŞVURANA VE İÇİŞLERİ BAKANLIĞINA tebliğine;

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi .

Şeref MALKOÇ

11 / 12Kamu Başdenetçisi