|
ÖZET: Sözleşmeli personelin devlet memurluğuna geçişiyle ilgili hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından ele alınmıştır. 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 49. maddesi çerçevesinde, cinsel taciz suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı bulunan personelin durumu incelenmiştir. Mevzuat gereği, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 48. maddesi, belirli suçlardan mahkûm olmamayı şart koşmaktadır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, mahkûmiyet hükmünün hukuki sonuç doğurmaması anlamına gelir ve bu durum, ilgili personelin memur kadrolarına atanmasında dikkate alınmalıdır.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, sanığın belirli bir süre denetim altında tutulmasını ve bu süre zarfında olumlu davranış sergilemesi halinde mahkûmiyetinin ortadan kaldırılmasını sağlar. Bu uygulama, sanıkların toplumda suçlu olarak damgalanmalarını önlemeyi ve onları normal bireyler olarak topluma kazandırmayı amaçlar. Yüksek mahkeme kararları da bu kurumun işleyişine dair önemli bilgiler sunmaktadır. Dolayısıyla, bu durumun sözleşmeli personelin memuriyet geçiş sürecine etkisi, hukuki çerçevede titizlikle değerlendirilmelidir. |
NOT: Memur kadrolarına atanacak olan sözleşmeli personel hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının etkisi
T.C.
ÇEVRE, ŞEHİRCİLİK VE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ BAKANLIĞI
Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğü
Sayı: E-53773008-622.02-5979982 20/03/2023
Konu: Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması
Kararının Etkisi
BELEDİYE BAŞKANLIĞINA
İlgi: Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünün 28.02.2023 tarihli ve E-
49174663-622.03-5840718 sayılı yazısı.
Başkanlığınızda 5393 sayılı Belediye Kanununun 49 uncu maddesine tabi sözleşmeli personel olarak çalışmakta iken 7433 sayılı Kanun kapsamında Devlet memuriyetine geçirilecek personel hakkında cinsel taciz suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı olduğundan bahisle yapılacak işleme ilişkin ilgi yazı incelenmiştir.
Bilindiği üzere, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun;
48 inci maddesinde, “…
5. Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına ya da affa uğramış olsa bile devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkûm olmamak.
…” hükmü,
Geçici 48 inci maddesinde, “…
b) İl özel idaresi, belediye ve bağlı kuruluşları ile mahalli idare birliklerinde 5393 sayılı Kanunun 49 uncu maddesinin üçüncü fıkrası çerçevesinde 28/11/2022 tarihi itibarıyla çalışmakta olanlardan bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte sözleşmesi devam eden ve 48 inci maddede belirtilen genel şartları taşıyanlardan bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren otuz gün içinde yazılı olarak başvuranlar, sözleşmeli personel olarak çalıştırılmalarına esas alınan memur kadrolarına,
bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altmış gün içinde kurumlarınca atanırlar.
…” hükmü yer almaktadır
Görüldüğü üzere, mevzuat “mahkum olmamak” şartını aramakta olup, hükmün açıklamasının geri bırakılması müessesesi ise “sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün hukuki bir sonuç doğurmaması” anlamına gelmektedir. Nitekim aşağıda yer verilen bazı yüksek mahkeme kararları da bu hususa işaret etmektedir:
“Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu günümüzde Batı Avrupa ülkelerinin çoğunun ceza mevzuatında yer alan bir kurumdur. Özellikle 1950’li yıllardan sonra Kıta Avrupası ceza hukukuna girmiş olan bu kurum, ilk olarak Anglo-Sakson hukukunda ortaya çıkmıştır. Bu kurum, yargılanması tamamlanmış olan sanığın belli bir süre denetim altında tutulması esasına dayanır. Hâkim, sanığın suçluluk ve kusurluluğunu saptamakla beraber cezaya hükmetmeyi geriye bırakmakta ve onu belirli bir süre içinde denetim altında tutmaktadır. Tabi tutulduğu denetim süresi içinde davranışları olumlu bulunduğu takdirde sanık için bir mahkumiyet kararı verilmemektedir. Böylece deneme süresini başarıyla geçirmiş olan sanık, hükümlü olma süreci dışına çıkarılmaktadır. Sanıkların toplumda suçlu olarak damgalanmaması ve topluma normal bireyler olarak tekrar kazandırılması kurumun temel amaçlarındandır.” (Anayasa Mahkemesi, E:2012/9, K:2012/103, T:05/07/2012)
“Sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün hukuki bir sonuç doğurmamasını ifade eden ve doğurduğu sonuçlar itibariyle karma bir özelliğe sahip bulunan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu, denetim süresi içinde kasten yeni bir suçun işlenmemesi ve yükümlülüklere uygun davranılması halinde, geri bırakılan hükmün ortadan kaldırılarak kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223. maddesi uyarınca düşürülmesi sonucu doğurduğundan, bu niteliğiyle sanık ile devlet arasındaki cezai nitelikteki ilişkiyi sona erdiren düşme nedenlerinden birisini oluşturmaktadır.(Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E:2009/3-64, K:2009/83, T:07/04/2009)
Bilgilerini rica ederim.
Bakan a.
Yerel Yönetimler Genel Müdürü