ÖZET: Yapı Kayıt Belgesi’nin verilmesi, mera alanlarına yapılan müdahaleleri artırabileceği ve bu belgenin mülkiyet hakkı sağlamayacağı ifade edilmiştir. 6 Haziran 2018 tarihinde yürürlüğe giren düzenlemelere göre, Hazineye ait taşınmazlar üzerine inşa edilen yapılar için Yapı Kayıt Belgesi alınması mümkün olsa da, bazı özel kanunlar kapsamında kalan yapılar için bu belge düzenlenememektedir. Yapı Kayıt Belgesi’nin iptali durumunda, belge ile sağlanan hakların geri alınacağı ve belge bedelinin iade edilmeyeceği belirtilmiştir. Kayseri Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’ne, 02.10.2019 tarihinde yapılan yazılı başvuru ile bu belgelerin iptali talep edilmiştir.

Mera Kanunu’nun 20. maddesi gereğince, mera alanları üzerinde inşaat yapılması yasaktır. Kaymakamlık, yapılan incelemeler sonucunda, Değirmentaş Mahallesi’ndeki yapının mera vasfında olduğunu tespit etmiş ve bu nedenle dostane bir çözüm önerisi sunulmamıştır. Yapı Kayıt Belgesi alınan yapılarla ilgili yıkım kararları, yalnızca 3194 sayılı İmar Kanunu çerçevesinde iptal edilebilirken, diğer özel kanunlar kapsamında alınan yıkım kararları bu belge ile etkilenmeyecektir. Dolayısıyla, mera alanları üzerindeki yapılar için yasal işlemler devam etmektedir ve bu alanların korunması amacıyla gerekli adımlar atılmaktadır.

verilmesinin mera alanlarına yapılan müdahaleleri çoğaltacağı, yapı kayıt belgesi düzenlense dahi mülkiyete hak teşkil etmeyeceği belirtilmiştir. 6 Haziran 2018 Çarşamba tarihli ve 30443 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin

Usul ve Esasların Hâzineye ve Belediyeye Ait Taşınmazlar Üzerindeki Yapılar başlıklı 7.

Maddesine ‘Yapı Kayıt Belgesi alman yapıların Hâzineye ait taşınmazlar üzerine inşa edilmiş olması halinde, bu taşınmazlardan özel kanunları kapsamında kalan ve bu özel kanunlara göre değerlendirilmesi gerekenler dışında kalanlar Bakanlığa tahsis edilir’ aynı usul ve esasların

Yapı kayıt belgesi düzenlenemeyecek yapılar başlıklı 8. Maddesinde ‘Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemeyecek yapılar için bu belgenin düzenlendiğinin tespit edilmesi durumunda, Yapı

Kayıt Belgesi iptal edilir, bu belgenin sağlamış olduğu haklar geri alınır, Yapı Kayıt Belgesi bedeli olarak yatırılmış olan bedel iade edilmez ve belge düzenlenmesi safhasında yalan ve yanlış beyanda bulunulan müracaat sahibi hakkında 10 uncu maddenin ikinci fıkrası uyarınca suç duyurusunda bulunulur.’ maddelerine binaen Kayseri Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne

02.10.2019 tarihli ve sayılı yazı gönderilerek Yapı Kayıt Belgelerinin incelenerek iptali

talep edilmiştir.

2.3. Bahse konu mera tecavüzleri ile alakalı kurumumuz tarafından gerekli tüm iş ve işlemler yürütülmüş ve hala da imkanlar dahilinde yürütülmekte olup Kurumumuz tarafından herhangi bir dostane çözüm önerisi bulunmamaktadır. Kurumumuz tarafından sürdürülen tüm iş ve işlemlerin birer suretleri yazımız ekindedir.

2.4. 4342 sayılı Mera Kanununun İnşaat Yasağı başlıklı 20. Maddesinde ‘ Yaylak ve kışlaklarda, 442 sayılı Köy Kanununda öngörülen inşaatlar ile Valiliklerden izin alınmak suretiyle imar mevzuatına göre yapılacak kullanma amacına uygun mandıra, suluk, sundurma ve süreklilik göstermeyen barınak ve ağıllar ile Turizm Bakanlığının talebi üzerine turizme açılması uygun görülen bölgelerde ahşap yapılar dışında, ev, ahır ve benzeri inşaatlar yapılamaz. ’ hükümleri gereğince mera parselleri üzerinde yapılaşmaya izin verilmesi mevcut yapılara verilmiş men kararlarının kaldırılması söz konusu olmayıp bahse konu taşınmaz sorumluluğu Kayseri Tarım ve Orman İl Müdürlüğündedir.” 3. Şikâyet konusu hakkında Kurumumuzun 12/02/2020 tarih ve sayılı bilgi-belge isteme yazısına istinaden Sarız Kaymakamlığı’ndan alınan 25/11/2019 tarih ve sayılı yazıda; “ İlgi tarihli ve sayılı yazınızda bahsedilen konu ile ilgili olarak; İlçemiz

Değirmentaş ada, numaralı parselle ilgili Kaymakamlığımızca 3091 Sayılı Kanun kapsamında yapılan keşif neticesinde bahse konu taşınmazın mera olduğu tespit edildiğinden

“dostane çözüm” kapsamında değerlendirilemeyeceğinden, 1- Değirmentaş ada, parsel üzerindeki yapılarla ilgili 3091 sayılı kanun kapsamında men kararı verilmiş, bu kararın kaldırılması veya yıkım kararının durdurulması işlemi

Kaymakamlığımız yetkisinde olmayıp, ilgili işlemlerle hakkındaki itirazlar için idari yargı yolu açıktır.

2- Şikayetçi ile Kurumumuz ve Kurumumuz ile diğer Kurumlar arasındaki yazışmalar ektedir.

3-Başvuru hakkında yargı organlarında görülmekte olan veya yargı organlarınca karara bağlanmış uyuşmazlıklarla ilgili Kurumumuzda herhangi bir bilgi belge bulunmamaktadır.”

4. Şikâyet konusu hakkında Kurumumuzun 12/02/2020 tarih ve sayılı bilgibelge isteme yazısına istinaden Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan alınan 24/02/2020 tarih ve sayılı yazıda; ““ …. Öncelikle belirtmek gerekir ki, 3194 sayılı İmar Kanununun

Geçici 16 ncı maddesinin (9) uncu ve (11) inci fıkrası hükümlerinde, Yapı Kayıt Belgesi alınamayacak olan alan ve yapılar açıkça belirtilmiş olup; bu hükümlerde belirtilen yapılar ve alanlar dışında kalan diğer bütün alanlardaki 31/12/2017 tarihinden önce ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı olarak inşa edilmiş yapılar için yapı sahipleri veya vekillerince Yapı

Kayıt Belgesi alınması mümkündür. Bu çerçevede, mera niteliğindeki orta malı taşınmazlar da dâhil olmak üzere, Özel Kanunlara (Mera Kanunu, Orman Kanunu, Toprak Koruma ve Arazi

Kullanımı Kanunu vs.) tabi alanlarda bulunan ve 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış olan ruhsatsız ve ruhsat ve eklerine aykırı yapılar için de Yapı Kayıt Belgesi alınarak Geçici 16 ncı madde hükmünden faydalanılması mümkündür.

4.1. Ancak, söz konusu Geçici 16 ncı maddenin (4) üncü fıkrasında açıkça belirtildiği üzere, Yapı Kayıt Belgesi alınan yapılarla ilgili olarak sadece 3194 sayılı Kanun ile 2960 sayılı Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezaları iptal edilecek olup, belirtilen Kanunlar dışında herhangi başka bir Kanun (mesela 775 sayılı Kanun veya Mera

Kanunu) uyarınca verilmiş yıkım kararı veya para cezası var ise, Yapı Kayıt Belgesi bahse konu cezaların veya kararların iptalini sağlamayacaktır. Yani, Özel Kanunlar (Mera Kanunu, Orman Kanunu, Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu vs.) kapsamında kalan yapılar için Yapı Kayıt Belgesi alınarak Geçici 16 ncı madde hükmünden faydalanılması mümkün olmakla birlikte, Özel Kanuna tabi alanlarda bulunan yapılar hakkında bu Özel Kanunlar veya

3194 ve 2960 sayılı Kanunlar dışındaki diğer Kanunlar uyarınca veya herhangi bir Mahkemece

verilmiş yıkım kararı veya para cezası var ise alınan Yapı Kayıt Belgesi bu kararların uygulanmasına engel teşkil etmeyecektir. Yine bu bağlamda söz konusu kararların uygulanabilmesi için Yapı Kayıt Belgesinin iptal edilmesine gerek olmayacaktır.

4.2. Diğer taraftan, yukarıda da belirtildiği üzere, Yapı Kayıt Belgesi müracaatta bulunan tarafından e-Devlet sistemi üzerinden yapıya ilişkin bilgilerin beyan edilmesi üzerine sistem tarafından otomatik olarak üretilmekte olup, Yapı Kayıt Belgesi için herhangi bir idareye müracaat edilmesi, herhangi bir idare tarafından belge verilmesi veya belgenin herhangi bir idarece onaylanması söz konusu değildir. Ancak, anılan Geçici 16 ncı maddeye hükümlerine aykırı olarak (yapının yapılış tarihi, mülkiyet durumu vb. sebeple) Yapı Kayıt Belgesi alındığı yönünde ilgili belediyeler, diğer idareler veya vatandaşlarca Valiliklere (Çevre ve Şehircilik İl

Müdürlüğü) bildirimde bulunulması halinde gerekli incelemeler yapılmakta ve buna göre Yapı

Kayıt Belgesinde yanlış veya eksik beyan tespit edilmiş ise başvuru sahibinden söz konusu Yapı

Kayıt Belgesinin doğru beyana göre güncellenmesi veya doğru beyanla yeni Yapı Kayıt Belgesi alınması istenilebilmektedir. Ancak yapılan inceleme neticesinde usulsüz olarak alındığı tespit edilen Yapı Kayıt Belgeleri, Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında

Yönetmelik’in 8 inci maddesinin (2) nci fıkrası uyarınca iptal edilmektedir.

4.3. Belirtilenler çerçevesinde, Kayseri İli, Sarız İlçesi, Değirmentaş Mahallesi, numaralı yapının 3194 sayılı İmar Kanunu’nun Geçici 16 ncı maddesine aykırı olduğu iddiasıyla yapılan şikayet üzerine Kayseri Valiliğince (Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü) yapılan inceleme neticesinde şikayete konu yapı için alınmış olan Yapı Kayıt belgesinin iptal edildiği ve akabinde ilgili mevzuatınca işlem yapılmak üzere durumun ilgili Belediyesine bildirildiği, ancak ilgili

Belediyesince işlem yapılmayınca şikayet sahibince durumun ilgili Kaymakamlığa bildirildiği ve bahse konu alanın mera vasfında olması sebebiyle bu alanda bulunan tüm yapıların incelendiği ve Mera Kanunu uyarınca işlem tesis edilerek yaylada bulunan yapı için 08/08/2019 tarihli ve sayılı Men Kararı verildiği anlaşılmakta olup, bu kapsamda yukarıda da belirtildiği üzere Özel Kanunlar kapsamında kalan yapılar için Yapı Kayıt Belgesi alınarak

Geçici 16 ncı madde hükmünden faydalanılması mümkün olmakla birlikte, alınan Yapı Kayıt

ir.

Belgesi Özel Kanuna tabi alanlarda bulunan yapılar hakkında bu Özel Kanunlar uyarınca işlem tesis edilmesine (yıkım kararı alınması, para cezası verilmesi vb.) engel teşkil etmeyecektir.

4.4. Diğer taraftan, 3194 sayılı Kanun’un Geçici 16 ncı maddesine ve yapılara ilişkin diğer mevzuatlara aykırılık iddiası ile Bakanlığımıza veya diğer kurum ve kuruluşlara yapılan herhangi bir ihbara istinaden veya resen idarece yapılacak incelemelerde sadece şikâyete konu yapının değil, söz konusu alandaki tüm yapıların gerek 3194 sayılı Kanun gerekse diğer kanunlar uyarınca incelenmesi ve ilgili mevzuatı uyarınca (mesela Mera Kanunu) cezai işlem uygulanması mümkün olup, belirtilenler çerçevesinde bahse konu yapılara ilişkin olarak verilen men kararlarının kaldırılması konusunda Bakanlığımızca yapılacak herhangi bir iş ve işlem bulunmamaktadır.

4.5. Yapı Kayıt Sisteminde yapılan incelemede; Kayseri İli, Sarız İlçesi, Değirmentaş

Mahallesi, Ada, Parselde bulunan yapı için belge numaralı Yapı Kayıt

Belgesi’ nin (TCKN: ) tarafından alındığı, alınan bu Yapı

Kayıt Belgesinin “hakkında tutanak tutulmuştur. Yapı, 31/12/2017 tarihinden sonra yapılmıştır.” notu yazılarak Kayseri Valiliği (Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü)tarafından iptal edildiği tespit edilmiş olup, bahse konu Yapı Kayıt Belgesi ve ilgili evrakları yazımız ekinde gönderilmiştir.” açıklamalarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

5. Anayasanın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesi; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye

Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”

6. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrası; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” 7. 3194 sayılı İmar Kanunun Geçici 16 ncı maddesinde; “Afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla, 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için Çevre ve Şehircilik

Bakanlığı ve yetkilendireceği kurum ve kuruluşlara 31/10/2018 tarihine kadar başvurulması, bu maddedeki şartların yerine getirilmesi ve 31/12/2018 tarihine kadar kayıt bedelinin ödenmesi halinde Yapı Kayıt Belgesi verilebilir. Başvuruya konu yapının ve arsasının mülkiyet durumu, yapı sınıf ve grubu ve diğer hususlar Bakanlık tarafından hazırlanan Yapı Kayıt

Sistemine yapı sahibinin beyanına göre kaydedilir.

Yapının bulunduğu arsanın 29/7/1970 tarihli ve 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununa göre belirlenen emlak vergi değeri ile yapının Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca belirlenen yaklaşık maliyet bedelinin toplamı üzerinden konutlarda yüzde üç, ticari kullanımlarda yüzde beş oranında alınacak kayıt bedeli başvuru sahibi tarafından genel bütçenin (B) işaretli cetveline gelir kaydedilmek üzere merkez muhasebe birimi hesabına yatırılır. 6306 sayılı Kanun kapsamında kullanılmak üzere kaydedilen gelirler karşılığı Bakanlık bütçesine ödenek eklemeye Maliye Bakanı yetkilidir. Bu ödenek, dönüşüm projeleri özel hesabına aktarılarak kullanılır. Kayıt bedeline ilişkin oranı iki katına kadar artırmaya, yarısına kadar azaltmaya, yapının niteliğine ve bölgelere göre kademelendirmeye, ayrıca başvuru ve ödeme süresini bir yıla kadar uzatmaya Bakanlar Kurulu yetkilidir.

Yapı Kayıt Belgesi yapının kullanım amacına yöneliktir. Yapı Kayıt Belgesi alan yapılara, talep halinde ilgili mevzuatta tanımlanan ait olduğu abone grubu dikkate alınarak geçici olarak su, elektrik ve doğalgaz bağlanabilir.

Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarla ilgili bu Kanun ve 2960 sayılı Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezaları iptal edilir.

Yapı ruhsatı alıp da yapı kullanma izin belgesi almamış veya yapı ruhsatı bulunmayan yapılarda, Yapı Kayıt Belgesi ile maliklerin tamamının muvafakatinin bulunması ve imar planlarında umumi hizmet alanlarına denk gelen alanların terk edilmesi halinde yapı kullanma izin belgesi aranmaksızın cins değişikliği ve kat mülkiyeti tesis edilebilir. Bu durumda, ikinci fıkrada belirtilen bedelin iki katı ödenir.

Beşinci fıkra uyarınca kat mülkiyetine geçilmiş olması 6306 sayılı Kanunun ek 1 inci maddesinin uygulanmasına engel teşkil etmez.

Yapı Kayıt Belgesi alınan yapıların, Hazineye ait taşınmazlar üzerine inşa edilmiş olması halinde, bu taşınmazlar Bakanlığa tahsis edilir. Yapı Kayıt Belgesi sahipleri ile bunların kanuni veya akdi haleflerinin 31/12/2019 tarihine kadar yapacakları satın alma talepleri üzerine taşınmazlar Bakanlıkça rayiç bedel üzerinden doğrudan satılır. Bu durumda elde edilen gelirler bu maddenin ikinci fıkrasına göre genel bütçeye gelir kaydedilir. Ayrıca bu gelirler hakkında 29/6/2001 tarihli ve 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 5 inci maddesinin beşinci fıkrası, yapı ve tesisler hakkında ise onbirinci fıkrası hükmü uygulanmaz.

(Ek cümleler:4/7/2019-7181/14 md.) Yapı kayıt belgesine konu taşınmaz için 24/2/1984 tarihli ve 2981 sayılı İmar ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak Bazı İşlemler ve

6785 Sayılı İmar Kanununun Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında Kanun hükümlerine

göre tapu tahsis belgesi alınması ve bu belgeye esas arsa bedellerinin ödenmiş olması hâlinde bu madde uyarınca ayrıca satış bedeli alın-maz. Yapı kayıt belgesi alınan taşınmazların satışa konu edilen kısımlarından yapı kayıt belgesi tarihi ile satış tarihi arasındaki dönem için ecrimisil alınmaz, tahakkuk ettirilen ecrimisiller terkin edilir, satış tarihi itibarıyla tahsil edilen ecrimisil tutarı satış bedelinden mahsup edilir, bu tutardan fazlası iade edilmez.

Yapı Kayıt Belgesi alınan yapıların belediyelere ait taşınmazlar üzerine inşa edilmiş olması halinde, Yapı Kayıt Belgesi sahipleri ile bunların kanuni veya akdi haleflerinin talepleri üzerine bedeli ilgili belediyesine ödenmek kaydıyla taşınmazlar rayiç bedel üzerinden belediyelerce doğrudan satılır.

Üçüncü kişilere ait özel mülkiyete konu taşınmazlarda bulunan yapılar ile Hazineye ait sosyal donatı için tahsisli araziler üzerinde bulunan yapılar bu madde hükümlerinden yararlandırılmaz.

Yapı Kayıt Belgesi, yapının yeniden yapılmasına veya kentsel dönüşüm uygulamasına kadar geçerlidir. Yapı Kayıt Belgesi düzenlenen yapıların yenilenmesi durumunda yürürlükte olan imar mevzuatı hükümleri uygulanır. Yapının depreme dayanıklılığı hususu malikin sorumluluğundadır.

Bu madde hükümleri, 18/11/1983 tarihli ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanununda tanımlanan

Boğaziçi sahil şeridi ve öngörünüm bölgesi içinde ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alan ile İstanbul tarihi yarımada içinde ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alanlarda ve ayrıca 19/6/2014 tarihli ve sayılı Çanakkale Savaşları Gelibolu

Tarihi Alan Başkanlığı Kurulması Hakkında Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (e)

bendinde belirlenmiş Tarihi Alanda uygulanmaz.

Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Bakanlık ve Maliye Bakanlığı tarafından müştereken belirlenir.”

8. 4342 sayılı Mera Kanununun,

8.1. “Mera, Yaylak ve Kışlakların Hukuki Durumu” başlıklı 4 üncü maddesinde, “Mera, yaylak ve kışlakların kullanma hakkı bir veya birden çok köy veya belediyeye aittir. Bu yerler

Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır.

…

Mera, yaylak ve kışlaklar; özel mülkiyete geçirilemez, amacı dışında kullanılamaz, zaman aşımı uygulanamaz, sınırları daraltılamaz. …

Amaç dışı kullanılmak suretiyle vasıfları bozulan mera, yaylak ve kışlakları tekrar eski konumuna getirmek amacı ile yapılan veya yapılacak olan masraflar sebebiyet verenlerden tahsil edilir.

…

Umuma ait çayır ve otlak yerlerinin kullanılmasında ve bunlardan faydalanılmasında mera yaylak ve kışlaklara ilişkin hükümler uygulanır.” hükmü,

8.2.“Mera, Yaylak ve Kışlak Olarak Tahsis Edilecek Yerler” başlıklı 5 inci maddesinde, “Komisyonca tespit edilecek ihtiyaca göre aşağıda belirtilen yerler mera, yaylak ve kışlak olarak, köylere veya belediyelere tahsis edilir.

a) Kadimden beri mera, yaylak ve kışlak olarak kullanılan yerler ile aynı amaçla kullanılmak üzere köy veya belediyelere tahsis ya da terk edilen yerler, b) Devletin hüküm ve tasarrufunda veya Hazinenin mülkiyetinde bulunan arazilerden etüt sonucu mera, yaylak ve kışlak olarak yararlanılabileceği anlaşılan yerler, c) Mera, yaylak ve kışlak olarak kullanılmak amacıyla kamulaştırılacak yerler, d) Tapu kayıtlarında mera, yaylak ve kışlak olarak görülen ve halen işgal edilen yerler.” hükmü,

9. 3402 sayılı Kadastro Kanununun “Kamu malları” başlıklı 16 ncı maddesinde, “Kamunun ortak kullanılmasına veya bir kamu hizmetinin görülmesine ayrılan yerlerle

Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan sahipsiz yerlerden:

…

B) Mera, yaylak, kışlak, otlak, harman ve panayır yerleri gibi paralı veya parasız kamunun yararlanmasına tahsis edildiği veya kamunun kadimden beri yararlandığı belgelerle veya bilirkişi veya tanık beyanı ile ispat edilen orta malı taşınmaz mallar sınırlandırılır, parsel numarası verilerek yüzölçümü hesaplanır ve bu gibi taşınmaz mallar özel siciline yazılır.

Bu sınırlandırma tescil mahiyetinde olmadığı gibi bu suretle belirlenen taşınmaz mallar, özel kanunlarında yazılı hükümler saklı kalmak kaydıyla özel mülkiyete konu teşkil etmezler. …” , arazi içinse kendisinin yapı kayıt belgesi bulunduğu hususunda suç duyurusunda bulunduğu; Başlatılan soruşturma kapsamında, toplanan bilgi, belge, yapılan keşif ve diğer deliller ile alınan ifadelerden; , şikayete konu taşınmazı 2018 yılı bahar aylarında inşaa etmeye başladığının ve 2018 yılı içerisinde tamamladığının, ilgili taşınmazın, mülkiyeti maliye hâzinesine ait olan mera hükmündeki Ada parsel üzerine inşaa edildiğinin; yapı kayıt belgesi için yaptığı başvuruda Ada olarak Parsel olarak numara beyanında bulunduğunun; şüphelinin E-Devlet sistemi üzerinden yaptığı başvuru evrakı incelendiğinde, evrakta ilgili taşınmazın inşaa edildiği tarihe dair herhangi bir beyana rastlanılmadığının anlaşıldığı; başvuruda Ada numarasının olarak verilmesi hususunda ise ilgili taşınmazın inşaa edildiği arazinin ada parsel olduğu göz önüne alındığında şüphelinin hataya düştüğüne kanaat getirildiği; böylece şüphelinin üzerine atılı Resmi Belgenin

Düzenlenmesinde Yalan Beyanda Bulunmak Suçu için Ada numarasının olarak beyan edilmesinde kasıt bakımından Kovuşturma Yapılmasını Gerektirecek Yeterli Delil

Bulunmadığı; yine ilgili taşınmazın inşaa edildiği tarih hakkında herhangi bir beyanda

bulunulmaması sebebiyle Yalan Beyan bakımından suçun unsurlarının oluşmadığı:

Yine, dosya kapsamından, şüphelinin, mülkiyeti maliyeye, yapı kayıt belgesindeki hak bakımından ise kullanımı mağdura ait olan Ada Parseldeki araziyi işgal ederek taşınmaz inşa etmesinin Türk Ceza Kanunu’nun 154. Maddesinde düzenlenmiş bulunan Hakkı

Olmayan Yere Tecavüz Suçunu oluşturduğu düşünülecekse de; ilgili suçun zarar göreninin gerçek kişi olmadığı durumlarda ancak köy tüzel kişiliği olabileceği, arazinin mülkiyetinin ise Mâliyeye ait olduğu göz önüne alındığında. Maliye Hazinesi(Maliye Bakanlığı)

bakımından suçun yasal unsurlarının oluşmadığı; her ne kadar mağdur karşı atılı suçun unsurları oluşmuşsa da mağdurun verdiği ifadesinde görüldüğü üzere takibi şikayete tabi atılı suç için şüpheli hakkında şikayetinden vazgeçtiği görülmekle, Şüphelinin üzerine atılı suçlar için işbu sebeplerle, CMK/172/1 gereğince ayrı ayrı

KOVUŞTURMA YER ÖLMADIGIN A(Takipsizlik) Kararın, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Maliye Hazinesi, ve TEBLİĞİNE; … karar verildi.”

14.2. T.C. Sarız Cumhuriyet Başsavcılığı’nın anılan kararına şikayetçi tarafından

yapılan itiraza istinaden verilen Kayseri 3. Sulh Ceza Hakimliğinin Değişik İş No:

D.İş Kararda özetle; “ İtiraza konu soruşturma evrakı ile eklerinin incelenmesinde ve Sarız Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Ek Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Kararında gösterilen mucip sebeplere göre mezkur itirazının yerinde görülmediği ve Sarız Cumhuriyet

Başsavcılığı’nın Ek Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla itiraz eden mağdur 05/07/2019 havale tarihli itirazının reddi cihetine gidilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. Mağdur 05/07/2019 tarihli vaki itirazının REDDİNE… evrak üzerinde yapılan inceleme sonunda

CMK’nın 271/4 maddesi uyarınca kesin olarak karar verildi” şeklinde hüküm kurulduğu tespit edilmiştir.

15. Uyuşmazlık konusu hakkında şikayetçinin CİMER yoluyla yaptığı başvurulara Sarız

Kaymakamlığı tarafından verilen 27.08.2019 tarihli cevapta; “ Şikayete konu da evinin bulunduğu Değirmentaş ada, parsel hakkında 3091 sayılı kanun kapsamında yapılan işlemler sonucu 08.08.2019 tarih ve 9 sayılı men kararı verilmiştir

Bilgilerinize sunulur.” 20.11.2019 tarihli cevapta; “Değirmentaş ada parsel nolu mera alanı üzerindeki yapılarla ilgili 3091 sayılı kanun kapsamında işlem başlatılmış ilgili mera parselinde bulunan yayla yerlerinde vatandaşların sürekli ikamet etmedikleri tespit edilmiş, keşif yapılacağına dair muhtarlık yoluyla ilan yapılmış ve yapılan keşif neticesinde mera parseli üzerindeki yapılar hakkında 08/08/2019 tarih ve 9 sayılı men kararı verilmiştir kararın infazı için muhtarlık tarafından ilan yapılmış ve sadece 5 mütecavizin bulunduğu tespit edilmiş ve karar tebliğ edilmiştir 3091 sayılı kanun kapsamında verilen karara itirazların idari yargı yoluna yapılacağı belirtilmiş ve 3091 sayılı kanun ve yönetmelikte süre belirtilmemiş olsa da idari yargılama usulü kanununun 7 maddesinde de belirtildiği üzere dava açma süresi özel kanunlarda ayrıca belirtilmediği hallerde idare mahkemelerine başvurma süresinin 60 gün olup, bu süre bizzat yasada belirlenmiş bulunmaktadır. Yapı kayıt belgesi verilmesine ilişkin usul ve esasların 7. ve 8. maddelerinde yapı kayıt belgesi düzenlenmeyecek taşınmaz ve yapılar belirtilmiştir mera ve yaylak olan taşınmazlar bu kapsamda kaldığından mera alanı üzerindeki yapılarla ilgili yapı kayıt belgelerinin iptal edilmesi gerekmektedir. Bilgilerinize sunulur.” açıklamalarına yer verildiği tespit edilmiştir.

16. Uyuşmazlık konusu hakkında Sarız Belediyesi’nin cevabi yazıda özetle; “… İlçemiz

Değirmentaş Mahallesi, Değirmentaş Küme Evleri ada parselle kayıtlı taşınmaz üzerine adlı şahsa ait m2 büyüklüğünde ve bir katlı yığma kargir yayla evi yapıldığı ve mera vasıflı taşınmaz üzerinde başka yapılar da yapıldığı Belediye Başkanlığı personellerince tespit edilmiş olup, 4342 sayılı Mera Kanununun 19. Maddesi …. usul ve esaslar gereğince gerekli yazışmalar yapılarak durum Sarız Kaymakamlığına bildirilmiş ve

Kaymakamlık Makamından 10.09.2019 tarih ve sayılı yazı ile Belediye Başkanlığımıza bahse konu taşınmazlar ile alakalı men kararlan tebliğ edilmiştir. Tarafımıza gönderilen yazıda vatandaşların ikamet adresleri bulunmadığı için mütecavizlere tebligat yapılamamıştır.

Gerekli tebligatların yapılabilmesi için Sarız İlçe Nüfus Müdürlüğüne 16.09.2019 tarihli ve sayılı yazı gönderilerek vatandaşların adres bilgileri talep edilmiş ve Sarız İlçe Nüfus

Müdürlüğünden 17.09.2019 tarihli ve / sayılı yazı ile vatandaşların ikamet ettikleri adres bilgileri tarafımıza gönderilmiştir. Belediyemiz Fen İşleri Müdürlüğünce

08.10.2019 tarih ve sayılı yazı ile durum vatandaşlara tebliğ edilerek işgal ettikleri mera

parselinin yıkım ve boşaltım işleminin gerektiği yıkım ve boşaltım işlemi gerçekleşmediği takdirde işlemin Belediye Başkanlığımızca yapılarak masrafların şahıslardan tahsil edileceği bildirilmiştir.” açıklamalarına yer verildiği tespit edilmiştir.

17. Uyuşmazlık konusu hakkında Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan cevabi yazıda özetle

“…Yukarıda da belirtildiği üzere Özel Kanunlar kapsamında kalan yapılar için Yapı Kayıt

Belgesi alınarak Geçici 16 ncı madde hükmünden faydalanılması mümkün olmakla birlikte, alınan Yapı Kayıt Belgesi Özel Kanuna tabi alanlarda bulunan yapılar hakkında bu Özel

Kanunlar uyarınca işlem tesis edilmesine (yıkım kararı alınması, para cezası verilmesi vb.)

engel teşkil etmeyecektir. Diğer taraftan, 3194 sayılı Kanun’un Geçici 16 ncı maddesine ve yapılara ilişkin diğer mevzuatlara aykırılık iddiası ile Bakanlığımıza veya diğer kurum ve kuruluşlara yapılan herhangi bir ihbara istinaden veya resen idarece yapılacak incelemelerde sadece şikâyete konu yapının değil, söz konusu alandaki tüm yapıların gerek

3194 sayılı Kanun gerekse diğer kanunlar uyarınca incelenmesi ve ilgili mevzuatı uyarınca

(mesela Mera Kanunu) cezai işlem uygulanması mümkün olup, belirtilenler çerçevesinde bahse konu yapılara ilişkin olarak verilen men kararlarının kaldırılması konusunda

Bakanlığımızca yapılacak herhangi bir iş ve işlem bulunmamaktadır.” açıklamalarına yer verildiği tespit edilmiştir.

18. 3194 sayılı İmar Kanununun 21 inci maddesi hükmü uyarınca, bazı istisnalar dışında, bütün yapılar için belediye veya valiliklerden yapı ruhsatı alınması zorunludur. Ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı olarak inşa edilen yapılarda ruhsata aykırılık giderilemiyorsa, 3194 sayılı

Kanunun 32 nci maddesi hükmü gereğince, ilgili belediye veya valilikçe inşaat derhal durdurulur ve yasal hale getirilmesi olanaksız ise veya ruhsat veya eklerine ya da imar mevzuatına aykırılık öncelikle yüklenici tarafından giderilemiyorsa bu hali ile yapılan yapının yıktırılmasına karar verilir ve anılan Kanunun 42 nci maddesi hükmü gereğince de yapı sahibine ve yükleniciye ceza yaptırımı uygulanır.

19. İmara aykırı ve kaçak yapılar için uygulamadaki temel esaslar bu şekilde ise de bu tür yapılarla ilgili olarak 18.05.2018 tarihinde yürürlüğe giren 7143 sayılı Kanun’un 16 ncı maddesiyle 3194 sayılı İmar Kanunu’na eklenen geçici 16 ncı madde ile yapılmış yeni bir düzenleme bulunmaktadır. Maddede; afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla,

31.12.2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve

yetkilendireceği kurum ve kuruluşlara 31.10.2018 tarihine kadar başvurulması, bu maddedeki şartların yerine getirilmesi ve 31.12.2018 tarihine kadar kayıt bedelinin ödenmesi halinde Yapı

Kayıt Belgesi verilebileceği, başvuruya konu yapının ve arsasının mülkiyet durumu, yapı sınıf ve grubu ve diğer hususlar Bakanlık tarafından hazırlanan Yapı Kayıt Sistemine yapı sahibinin beyanına göre kaydedileceği (Geçici 16/1); Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarla ilgili bu Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezalarının iptal edileceği (Geçici 16/4); Yapı Kayıt Belgesi alınamayacak olan alan ve yapılara ilişkin düzenlemelere yer verildiği, (Geçici 16/9-11); bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasların Bakanlık ve

Maliye Bakanlığı tarafından müştereken belirleneceği (Geçici 16/12) düzenlenmiştir.

20. 3402 sayılı Kadastro Kanununun 16 ncı maddesinde kamu malları; hizmet malları, orta malları, sahipsiz mallarla genel sular ve ormanlar olmak üzere dört gruba ayrılmıştır. Anılan maddenin (B) bendinde yer verilen meraların özel mülkiyete konu teşkil etmeyeceği, kamu malı niteliğindeki meralar üzerinde özel hukuk hükümlerine göre hak iktisabına yasal olarak olanak bulunmadığı, bu nedenle meralar üzerinde muhtesat oluşturulması durumunda da bunun üzerinde hak iddiasında bulunmanın mümkün olmadığı kuşkusuzdur.(Bkz. Kamu Denetçiliği

Kurumu 19/05/2016 tarihli ve 2015/6140 sayılı Tavsiye Kararı).

21. 4342 sayılı Mera Kanunun 4 üncü maddesinde; Mera, yaylak ve kışlakların: Özel mülkiyete geçirilemeyeceği, amacı dışında kullanılamayacağı, zaman aşımı uygulanamayacağı, sınırlarının daraltılamayacağı ancak, kullanım hakkının kiralanabileceği, 20 nci maddesinde; Yaylak ve kışlaklarda: Ev, ahır ve benzeri inşaatlar yapılamayacağı, aynı Kanunun 14 üncü maddesinde; tahsis amacı değiştirilmedikçe mera, yaylak ve kışlaktan bu kanununda gösterilenden başka şekilde yararlanılamayacağı belirtilerek, tahsis amacının hangi durumlarda değiştirilebileceği düzenlemelerine yer verilmiştir.

22. 3194 sayılı Kanunun Geçici 16 ncı maddenin 4 üncü fıkrasında yer alan hükme istinaden, Yapı Kayıt Belgesi alınan yapılarla ilgili olarak sadece 3194 sayılı Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezalarının iptal edileceği, 3194 sayılı

İmar Kanunu dışında herhangi bir Kanun uyarınca verilmiş yıkım kararı veya para cezası var ise Yapı Kayıt Belgesi bahse konu cezaların veya kararların iptalini sağlamayacağı, diğer bir ifadeyle özel kanunlar (Kıyı, Orman, Mera, Toprak Koruma, Doğal Sit, Arkeolojik Sit, Kentsel

Sit, Askeri Güvenlik Alanı vs.) kapsamında kalan yapılar için Yapı Kayıt Belgesi alınabileceği, ancak bu belgenin 3194 sayılı Kanuna göre değil de ilgili mevzuata göre alınan yıkım kararları ile idari para cezalarının iptal edilmesi neticesini doğurmayacağı değerlendirilmiştir.

23. Uyuşmazlık konusu hakkında ilgili mevzuat hükümleri göz önüne alındığında: özel bir kanun olan 4342 sayılı Mera Kanunu kapsamında kalan alanlarda “Yapı Kayıt Belgesi” düzenlenmemesi gerektiği, bu alanlarda yer alan yapıların işgal ve tecavüz olarak değerlendirilerek ilgili mevzuatınca işlem tesis edilmesi gerektiği değerlendirilmiştir.

24. Yukarıdan bu yana tüm açıklananlar, şikâyetçinin iddiaları, idarelerin konu ile ilgili açıklamaları, yargı kararları, mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; şikayetçinin mezkur talepleri karşısında, mülkiyeti maliye hazinesine ait mera olduğu konusunda ihtilaf bulunmayan taşınmaz hakkında ilgili idarelerince tesis edilen idari işlemlerde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilememiştir.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

25. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmeler neticesinde; Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile Sarız Belediye’sinden istenilen bilgi ve belgelerin makul sürede karar verme ve kararların gerekçeli olması ilkelerine uygun şekilde Kurumumuza gönderildiği, ayrıca Sarız

Kaymakamlığı’ndan alınan cevabi eki belgelerde 08/08/2019 tarih ve 9 sayılı men kararında, idari yargı yolunun gösterildiği ayrıca şikayetçinin CİMER yoluyla yaptığı başvuruya verilen

20.11.2019 tarihli cevapta, uyuşmazlık konusu ve idari yargı yolu hakkında gerekçeli

açıklamalara yer verildiği tespit edilmiştir.

26. Bununla birlikte Sarız Kaymakamlığı’ndan alınan cevabi yazının, makul sürede karar verme ve kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi ilkelerine uygun olduğu ancak cevabi yazı eki belgelerde yer verilen açıklamaların şikayetçinin mezkur talepleri dışında dilekçesinde yer verdiği iddialara ilişkin değerlendirme yapılmasını mümkün kılmadığı, bu kapsamda, idarenin şeffaflık ve kararların gerekçeli olması ilkelerine de uyması beklenmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT

27. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu

“Ret Kararının başvurana tebliği tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup, Kayseri İdare

Mahkemesine yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçeler ve dosya kapsamına göre; BAŞVURUNUN REDDİNE,

Kararın BAŞVURANA, SARIZ KAYMAKAMLIĞI ile SARIZ BELEDİYE

BAŞKANLIĞI ’NA tebliğine,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi