onecikan-yargitay

ÖZET: Uyuşmazlık, davacı Hazine tarafından açılan tapu iptali ve taşınmazın yayla olarak sınırlandırılması davasına ilişkindir. Mahkeme, 4342 sayılı Mera Kanunu’nun Geçici 3. maddesinde yapılan değişiklikler doğrultusunda, davacının davasından vazgeçmiş sayılmasına ve depo edilen bedelin Hazineye ödenmesine karar vermiştir. Dava, taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yayla niteliğinde olduğunu öne sürerek açılmıştır.

Yargıtay, mahkeme kararını bozmuş ve davanın çözümüne ilişkin yöntem açıklanmadığı için hükmün tereddüt uyandıracak nitelikte olduğunu belirtmiştir. Mahkeme, Hazine’nin davasının reddine karar vermesi gerektiği halde, davacının davasından vazgeçtiği gerekçesiyle hüküm kurmuştur. Bu durum, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297. maddesine aykırılık teşkil etmektedir.

Sonuç olarak, Yargıtay, mahkeme kararını düzelterek onamış ve davanın reddine karar verilmesi gerektiğini vurgulamıştır. Hazineye ödenecek bedelin yasaya uygun olarak belirlenmesi gerektiği ifade edilmiştir. Bu karar, Mera Kanunu’nun geçici maddelerinin uygulamasında dikkat edilmesi gereken hususları ortaya koymaktadır.

7. Hukuk Dairesi         2024/2538 E.  ,  2024/3849 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
    SAYISI : 2022/203 E., 2023/119 K.

    KARAR : 4342 sayılı Mera Kanunu’nun Geçici 3 üncü maddesinde yapılan değişiklik gereğince davacı Hazinenin bu davasından kanun gereğince vazgeçmiş sayılmasına, yasaya uygun biçimde belirlenmiş olan ve depo edilen bedelin Hazineye ödenmesine

    Taraflar arasındaki tapu iptali ve taşınmazın yayla olarak sınırlandırılması davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

    Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; 4342 sayılı Mera Kanunu’nun Geçici 3 üncü maddesinde yapılan değişiklik gereğince davacı Hazinenin bu davasından kanun gereğince vazgeçmiş sayılmasına, yasaya uygun biçimde belirlenmiş olan ve depo edilen bedelin Hazineye ödenmesine karar verilmiştir.

    Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    I. DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu Akçatekir Beldesi, 133 ada 66 parsel sayılı taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yayla olduğunu, özel mülkiyete konu olamayacağını ve zilyetlikle de kazanılamayacağını belirterek tapu kaydının iptali ile yayla olarak sınırlandırılmasına ve özel siciline yazılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

    II. CEVAP
    Davalılar, davaya cevap vermemişlerdir.

    III. MAHKEME KARARI
    Mahkemenin 10.10.2006 tarihli ve 2004/258 Esas, 2006/4104 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiştir.

    IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
    A. Bozma Kararı
    1. Mahkemenin 10.10.2006 tarihli kararına karşı süresi içinde bir kısım davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

    2. Dairemizin 16.02.2022 tarihli ve 2021/2365 Esas, 2022/1060 Karar sayılı ilamında; “4342 sayılı Mera Kanunu’nun Geçici madde 3, birinci ve ikinci fıkra hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının inceleme ve araştırma konusu yapılması, davalıya taşınmazın emlak ve rayiç bedeli toplamının yarısını depo ettirilerek Hazinenin bu bedel karşılığı davadan kanun gereği vazgeçmesi gerekip gerekmediği yönü üzerinde durulması gerektiği” gerekçeleriyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

    B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
    Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; 20.06.2007 tarihli ve 26558 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan 03.06.2007 tarihli ve 5685 sayılı Kanunla 4342 sayılı Mera Kanunun’un Geçici 3. maddesinde yapılan değişiklik gereğince davacı Hazinenin bu davasından kanun gereğince vazgeçmiş sayılmasına, yasaya uygun biçimde belirlenmiş olan ve depo edilen 56.340,23 TL’nin Hazineye ödenmesine karar verilmiştir.

    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

    B. Temyiz Sebepleri
    Davacı vekili; dava konusu taşınmazın, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 31.01.2001 tarihli ve 2000/8-1836 Esas, 2001/13 Karar sayılı ilamına göre Akçatekir mevkiindeki taşınmazların yaylak niteliğinde olduğunu, geçici 3 üncü madde uygulamasının hatalı olduğunu, davanın kabulünün gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
    Uyuşmazlık, tapu iptali ve taşınmazın yayla olarak sınırlandırılması istemine ilişkindir.

    2. İlgili Hukuk
    1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası.

    2. 4342 sayılı Mera Kanunu’nun 3 üncü ve geçici 3 üncü maddeleri.

    3. Değerlendirme
    1. Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme yapılarak hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşen cihetlere ait temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün olmamasına göre davacı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.

    2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Hükmün Kapsamı” başlıklı 297 nci maddesinin ikinci fıkrası “Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.” şeklinde düzenlenmiştir.

    3. 4342 sayılı Mera Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasında, “….Hazine adına tescil edilmesi gerekirken gerçek ya da özel hukuk tüzel kişileri adına tescil edilmiş taşınmazlara ilişkin Hazinece açılan davalardan, taşınmazların emlak ve rayiç bedellerinin toplamının yarısı üzerinden hesaplanacak bedelin, ilgililerce Hazineye ödenmesi kaydıyla vazgeçilir…” denilmiştir.

    4. Somut olayda, mahkemece davaya konu edilen taşınmazın yayla vasfında olduğu kabul edilerek taşınmazın rayiç bedelinin belirlendiği, davalılar tarafından taşınmazın rayiç bedelinin yarısının depo edildiği ve bunun üzerine Mahkemece davacının davasından vazgeçmiş sayılmasına karar verildiği anlaşılmış, fakat hükmün HMK’nın 297 nci maddesi uyarınca açık olmadığı, tereddüt uyandıracak nitelikte olduğu görülmüştür. Şöyle ki, hükme esas alınan 4342 sayılı Mera Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinde, davanın çözümüne ilişkin yöntem açıklanmış, ne yönde hüküm kurulacağına yer verilmemiştir.

    5. Mahkemece, bahsi geçen düzenleme esas alınarak davacının davadan vazgeçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı görülmüştür. Bu husus bozma nedeni olmakla birlikte yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 1086 sayılı HUMK’nın 438 inci maddesinin yedinci fıkrası uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir.

    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    1. Yukarıda V.C.3.1 inci paragrafında açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE,

    2. Yukarıda V.C.3.2 ve devamındaki bentlerde açıklanan nedenlerle temyiz olunan Mahkeme kararının hüküm sonucunun 1 numaralı bendindeki “Davacının davasının, 20.06.2007 tarih ve 26558 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan 03.06.2007 tarihli 5685 sayılı Kanunla 4342 sayılı Mera Kanunu’nun Geçici 3. maddesinde yapılan değişiklik gereğince davacı hazinenin bu davasından kanun gereğince vazgeçmiş sayılmasına, yasaya uygun biçimde belirlenmiş olan ve depo edilen 56.340,23 TL’nin Hazineye ödenmesine” cümlesinin çıkarılarak yerine “Davacının davasının, 20.06.2007 tarih ve 26558 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan 03.06.2007 tarihli 5685 sayılı Kanunla 4342 sayılı Mera Kanunu’nun Geçici 3. maddesinde yapılan değişiklik gereğince reddine, yasaya uygun biçimde belirlenmiş olan ve depo edilen 56.340,23 TL’nin Hazineye ödenmesine” yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

    Harçlar Kanunu’nun 13/j maddesi gereğince Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

    Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

    Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

    16.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.