onecikan-yargitay

ÖZET: Bu Yargıtay kararında, meraya el atmanın önlenmesi davası ele alınmıştır. Davacı, davalı tarafın mera vasfındaki bir taşınmaza izinsiz müdahalede bulunduğunu iddia ederek, bu müdahalenin men edilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi, davanın kabulüne karar vermiş, ancak davalı tarafın istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesi, davalının itirazlarını esastan reddetmiştir.

Mahkeme, mera vasfındaki taşınmazların özel mülkiyete geçirilemeyeceği ve amacı dışında kullanılamayacağına dair 4342 sayılı Mera Kanunu’na atıfta bulunarak, davalının taşınmaz üzerindeki yapılarının hukuka aykırı olduğuna hükmetmiştir. Temyiz aşamasında, davalı tarafın sunduğu gerekçelerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı değerlendirilmiştir. Sonuç olarak, Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararı onanmış ve davalıya temyiz giderleri yükletilmiştir.

7. Hukuk Dairesi         2023/5457 E.  ,  2024/5451 K.

    “İçtihat Metni”


    MAHKEMESİ: Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
    SAYISI : 2023/2455 E., 2023/2695 K.
    DAVA TARİHİ: 04.10.2022
    KARAR : Esastan ret
    İLK DERECE MAHKEMESİ: Çorum 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
    SAYISI : 2022/240 E., 2023/98 K.

    Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi, kâl davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

    Kararın davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    I. DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı tarafın …ilçesi, … Mevkii, …Köyünde bulunan 176 ada 2 No.lu mera parselinin 775,55 m²’lik bölümüne ev, samanlık ve bahçe yapmak suretiyle tecavüzde bulunduğunu ileri sürerek; davalının taşınmaza müdahalesinin men’ini ve taşınmaz üzerindeki kalıcı yapıların kaldırılmasını talep etmiştir.
    II. CEVAP
    Davalı cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın mera vasfında olduğunu bilmediğini, taşınmazı atalarından beridir kullandıklarını, taşınmaz üzerinde ev ve ahır yaptığını, taşınmazın şu an mera vasfında olmadığını beyan etmiştir.

    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

    IV. İSTİNAF
    A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı istinaf başvurusunda bulunmuştur.

    B. İstinaf Sebepleri
    Davalı istinaf dilekçesinde, dava konusu taşınmaz mera vasfını kaybettiğinden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, aleyhine hükmedilen yargılama gideri ile vekalet ücretinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

    C. Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı temyiz isteminde bulunmuştur.

    B. Temyiz Sebepleri
    Davalı temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesindeki nedenleri ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
    Uyuşmazlık, meraya el atmanın önlenmesi, eski hale getirme istemine ilişkindir.

    2. İlgili Hukuk
    1. Mera, bir veya birden fazla köy veya kasaba halkına bağımsız veya birlikte tahsis edilmiş ya da kadimden beri hayvan otlatmak amacıyla kullanılan, hak sahiplerinin üzerinde intifa … olan arazi parçasıdır. Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan mera, yaylak ve kışlaklar özel mülkiyete geçirilemez, amacı dışında kullanılamaz, zamanaşımı uygulanamaz, sınırları daraltılamaz (4342 sayılı Mera Kanunu m.3,4).

    2. Meraya el atmanın önlenmesi davası, kadim yararlanma … olan köy veya belediye tüzel kişiliği ya da taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olması nedeniyle Hazine tarafından açılabilir.
    3. Değerlendirme
    1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

    2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

    VI. KARAR
    Açıklanan sebeple;
    Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

    Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

    04.12.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.