onecikan-yargitay

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, Ağrı ili Eleşkirt ilçesinde bulunan 123 ada 27, 29 ve 32 parsel sayılı taşınmazların mera niteliği taşıyıp taşımadığına dair bir hukuki uyuşmazlığı ele almaktadır. Davacı … İdaresi, bu taşınmazların orman alanı olduğunu iddia ederek dava açmış, ancak mahkeme, taşınmazların mera olarak tespit edilmesine karar vermiştir. İlk Derece Mahkemesi, 123 ada 27 parselin kısmen kabulü ile çayır vasfıyla tesciline, diğer parsellerin ise mera olarak sınırlandırılmasına hükmetmiştir.

Yargıtay, ilk mahkeme kararını bozarak, taşınmazların orman ve mera niteliğinin kesin olarak tespit edilmesi gerektiğini vurgulamıştır. Bu bağlamda, tarafların sunduğu belgeler ve deliller ışığında, mera vasfının zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığını belirterek, davacı … İdaresi’nin iddialarının geçersiz olduğuna hükmetmiştir.

Sonuç olarak, Yargıtay, 123 ada 29 ve 32 parsel yönünden ilk mahkeme kararını onarken, 123 ada 27 parselin tescilinin iptaline ve mera olarak sınırlandırılmasına dair hükmün bozulmasına karar vermiştir. Bu karar, kadastro ve taşınmaz hukuku açısından önemli bir içtihat oluşturmaktadır.

8. Hukuk Dairesi         2022/488 E.  ,  2024/7279 K.

    “İçtihat Metni”

    İNCELENEN KARARIN
    MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
    SAYISI : 2018/3 E., 2021/61 K.
    KARAR : Davacı … İdaresinin davasının reddine, birleşen kapatılan Eleşkirt Kadastro Mahkemesinin 2011/4 Esas sayılı dosya davacısı …’ın davasının kısmen kabul kısmen reddine,

    Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

    İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; Orman İdaresinin davanın reddine, asli müdahil …’ın davasının kısmen kabulüne, asli müdahiller … ve arkadaşlarının davasının reddine karar verilmiştir.

    İlk Derece Mahkemesi karalı davalı Hazine, davacı … İdaresi ve asli müdahil … ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    K A R A R

    Kadastro sırasında Ağrı ili Eleşkirt ilçesi Yağmurlu köyü çalışma alanında bulunan 123 ada 27, 29 ve 32 parsel sayılı sırasıyla 237.372.02 m2, 1490.473.65 m2 ve 890.264.47 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, mera niteliği ile orta malı olarak tespit edilmiştir.

    Davacı … İdaresi, taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunu iddia ederek dava açmıştır.

    Birleşen dosyanın davacısı …, çekişmeli 123 ada 27 parsel yönünden, 1936 tarih ve 64 sıra numaralı vergi kaydı ile 11.09.1979 tarih 9 sıra numaralı tapu kaydına tutunup, öte yandan Eleşkirt Asliye Hukuk Mahkemesinin 1980/103-152 E.K. sayılı ilâmı ile de bu yerin kendisine ait olduğunun belirlendiğini ileri sürerek dava açmıştır.

    Asli müdahil … ve arkadaşları, çekişmeli 123 ada 29 ve 32 parsel sayılı taşınmazların orman veya mera ile ilgisinin bulunmadığı ve zilyetlikle iktisap koşullarının lehine oluştuğunu ileri sürerek davaya katılmışlardır.

    Mahkemece yapılan yargılama neticesinde çekişmeli 123 ada 29 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi mera olarak sınırlandırılmasına ve özel siciline yazılmasına; 123 ada 27 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile çayır vasfıyla … oğlu … adına tapuya kayıt ve tesciline; 123 ada 32 parsel sayılı taşınmazın tespitinin iptali ile fen bilirkişisinin 22.06.2015 tarihli raporunda (C) harfi ile işaretli 207422,40 m2’lik kısmin ifrazı ile aynı ada son parsel numarası verilerek orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, (D) harfi ile işaretli 682842,07 m2’lik kısmın mera olarak sınırlandırılmasına ve özel siciline yazılmasına dair verilen kararın, davacı … İdaresi ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, hüküm Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 17.10.2017 tarihli ve 2016/2032 Esas, 2017/7924 Karar sayılı ilamıyla; “çekişmeli taşınmazların orman ve mera niteliğinin tereddüte yer bırakmayacak şekilde tespiti ile birleşen dosya davacısı …’ın dayanak kayıtlarının zemine usulünce tatbik edilerek bundan sonra zilyetlik araştırmasının usulünce yapılması gerektiği” gerekçesiyle karar bozulmuştur.

    İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda; “çekişmeli 123 ada 27, 29 ve 32 parsel sayılı taşınmazların orman niteliği taşımadığı gerekçesiyle Orman İdaresinin davasının reddine; asli müdahiller … ve arkadaşlarının 123 ada 29 ve 32 parsele yönelik açtıkları davalarını ispat edemedikleri gerekçesiyle davalarının reddi ile bu parsellerin tespit gibi mera özel siciline tesciline; birleşen dosya davacısı …’ın 123 ada 27 parsele ilişkin davasının kısmen kabulü ile 04/08/2021 hakim havale tarihli fen bilirkişi raporunun 5. sayfasına ekli krokide “A” harfi ile gösterilen 15.000,00 metrekarelik alana esas olarak davasının kabülü ile belirtilen kısmın ifrazıyla aynı adanın son parsel numarasından sonra gelen ilk parsel numarası verilerek “çayır” vasfıyla davacı … adına tapuya kayıt ve tesciline, “B” harfi ile gösterilen kısma esas olarak davasının reddi ile aynı ada ve parsel numarası altında 3402 Sayılı Kadastro Kanunu’ nun 16/B maddesi uyarınca “mera” vasfı ile sınırlandırılmasına ve özel sicillerine yazılmasına” karar verilmiş, hüküm davacı … İdaresi vekili, davalı Hazine ile asli müdahiller … ve arkadaşları vekilince temyiz edilmiştir.

    Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde orman kadastrosu, 5304 sayılı Kanun ile değişik 3402 sayılı Kanunun 4 üncü maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parseller orman alanı dışında bırakılmıştır.

    1. Davacı … İdaresi vekilinin, çekişmeli 123 ada 27, 29 ve 32 parsellere ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 Sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre ve çekişmeli taşınmazların mera vasfı taşıdıkları sabit olduğundan, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı … İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

    2. Asli müdahil … ve arkadaşlarının, 123 ada 29 ve 32 parsellere ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, meraların zilyetlikle iktisabı da mümkün olmadığından, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında, asli müdahillerin temyiz dilekçesinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

    3. Davalı Hazine vekilinin, 123 ada 27 parselin 04.08.2021 tarihli teknik krokide (A) harfi ile gösterilen bölümüne ilişkin temyiz itirazlarına gelince, İlk Derece Mahkemesince, davacı … tarafından tutunulan tapu kaydının dava konusu 123 ada 27 parsel sayılı taşınmazın bir kısımını kapsadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, bu karar usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır. Şöyle ki; yerleşik yargısal içtihatlara göre bir kaydın bir yere uyduğundan (aidiyetinden) söz edilebilmesi için, köy ve mevkisinin yanında en az üç sınırının uyduğunun kanıtlanması gerekmekte olup, tapu kaydının bir sınırının “mezarlık”, diğer üç sınırının ise “tarik”, “körpınar tariki” ve “karataş” okuduğu; mezarlık hududunun dava konusu taşınmazdan yaklaşık olarak 1 km uzakta olduğunun belirtildiği, karataş hududunun ise taşınmazın kuzey taraflarında bulunan taşların olduğunun belirtildiği, bu haliyle tapu kaydına kapsam tayin edilmesinin mümkün olmadığı ve söz konusu tapu kaydının uygulama kabiliyetinin bulunmadığı anlaşılmakta olup, bu durum karşısında, söz konusu tapu kaydının dava konusu taşınmaza uyduğunu söyleyebilme imkanı bulunmadığı gibi, davacının dayandığı Eleşkirt Asliye Hukuk Mahkemesinin 1980/103-152 E.K. Sayılı kararında da bu tapunun uymadığının belirlendiği sabit olduğundan, mera vasfı taşıyan bu yerin zilyetlik yoluyla iktisabının da hukuken mümkün bulunmadığı gözetilerek, davacı …’ın davasının reddine ve çekişmeli 123 ada 27 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi mera olarak sınırlandırılmasına ve özel siciline kaydına karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olması usul ve kanuna uygun bulunmadığından hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

    SONUÇ: Açıklanan nedenlerle;
    Davacı … İdaresi vekili ve asli müdahil … ve arkadaşlarının vekilinin hükme yönelik temyiz itirazlarının reddi ile hükmün 123 ada 29 ve 32 parsel nolu taşınmazlar yönünden ONANMASINA,

    Davalı Hazine vekilinin hükme esas alınan bilirkişi raporunda 123 ada 27 parselin (A) harfi ile gösterilen taşınmaz bölümüne ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bu taşınmaz bölümü yönünden BOZULMASINA,

    7139 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, 59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 368,30 TL’nin temyiz eden asli müdahil …’dan alınmasına,

    1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

    09.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.